ÇEVRE - 19 Kasım 2022 Cumartesi 13:14

Su seviyesi düştü, kayalık göründü

A
A
A
Su seviyesi düştü, kayalık göründü

Tokat’ta baraj gölünde su seviyesinin düşmesi sonucu kayalık alan ortaya çıktı.

Tokat’ta baraj gölünde su seviyesinin düşmesi sonucu kayalık alan ortaya çıktı.


Almus ilçesinde tarımsal sulama, elektrik üretimi ve balıkçılık yapılan baraj gölünde su seviyesi yüzde 28’e düştü. Yaz aylarında tarımsal sulama, elektrik üretimi için suyun bırakılması yetersiz yağış ve kuraklığın da etkisiyle barajda su seviyesi kıyı şeridinden yaklaşık olarak 200 metre çekildi. Suların çekilmesiyle Türk bayrağının dikili olduğu kayalık alan ortaya çıktı. Yaz aylarında çevresi su ile kaplı olması nedeniyle tekne ile gidilen kayalığa yürüyerek gitmek mümkün oldu. Yöre sakinlerinden Fatih Mehmet Karlı, her yıl aynı manzaranın yaşandığını söyledi. Barajda bir önceki yıla göre su seviyesinin daha iyi olduğunu belirten Karlı, kış mevsiminde yağışlarla birlikte su seviyesinin yükselmesini beklediklerini ifade ederek, "Suyun azalması insanları tedirgin ediyor. Burası doğa güzellikleri ile meşhur bir yer. O nedenle insanlar su seviyesinin düştüğünü görünce şaşırıyor" dedi.


Mehmet Bingöl, su seviyesindeki düşüşün balık tesislerini olumsuz etkilediğini kaydetti. Yöre sakinlerinden Yusuf Karaca ise barajın tam dolu olduğunda kayalık alanın tamamen suyla kaplandığı dile getirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.