ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 12:21

Tokat Belediyesi tarafından sel ve taşkın riskine karşı önlemler artırıldı

A
A
A
Tokat Belediyesi tarafından sel ve taşkın riskine karşı önlemler artırıldı

Tokat’ta etkili olan yağışlar sonrası Yeşilırmak’ta oluşabilecek sel ve taşkın riskine karşı yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor.


Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, sahada yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek süreci yakından takip etti. Şehir genelinde sürdürülen çalışmalarda; dere yatakları, köprü çevreleri ve riskli bölgelerde kontroller sıklaştırılırken, su baskını, heyelan ve zemin çökmesi riski bulunan alanlarda önlemler artırıldı. Muhtemel olumsuzluklara karşı ekiplerin sahadaki hazırlıkları sürüyor.


İlk andan itibaren sahada etkin mücadele


Yağışın etkisini göstermeye başladığı ilk andan itibaren sahaya intikal eden Tokat İl Özel İdaresi, Tokat Belediyesi, Devlet Su İşleri (DSİ) ve AFAD ekipleri, sel ve taşkın riskine karşı yoğun bir çalışma yürütüyor. Şehrin farklı noktalarında eş zamanlı olarak sürdürülen çalışmalarla süreç anlık olarak takip ediyor.


Başkan Yazıcıoğlu: "Tüm imkanlarımızla sahadayız"


Sahadaki incelemeleri sırasında açıklamalarda bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirterek; "Yağışın etkisini göstermeye başladığı ilk andan itibaren ekiplerimiz ve ilgili kurumlarımızla birlikte sahada görev başındayız. Yeşilırmak’ta oluşabilecek sel ve taşkın riskine karşı gerekli tüm tedbirleri alıyor, süreci anbean takip ediyoruz. Hemşerilerimizin can ve mal güvenliği için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Sel ve taşkın riski bulunan dere yataklarından uzak durulmasını, zemin çökmesi ve heyelan riski taşıyan bölgelerden kaçınılmasını, riskli alanlarda azami dikkat gösterilmesini ve resmi kurumlar tarafından yapılacak uyarıların yakından takip edilmesini önemle rica ediyoruz" dedi.



Tokat Belediyesi tarafından sel ve taşkın riskine karşı önlemler artırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında 41 sanık yeniden hakim karşısında Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanık yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmada suçtan zarar gören şahıslar tarafından; reklam ödemeleri, lüks saat alımı, ruhsat ve iskan işlemleri, araç alımı ve daire devri iddialarına ilişkin ifadeler verildi Mağdur sıfatıyla ifadesi alınan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Şikayetçi değilim" derken, duruşmada suçtan zarar görenlerin beyanları alındı. Yusuf Yadoğlu, "Hakkedişlerimi almayacağımı düşündüğümden mecbur kaldım, düzenli alabilmek için ödeme yaptım" derken, Berkan Genç, "Saat talebi oldu. Bunu almazsanız hakkedişlerinizi alamazsınız dedi, bunun ısrarı üzerine saati aldık" derken, Hakan I. ise "Dairenin verilmesi karşılığında iskanı alabileceğimizi söyledi. İşimiz yürüsün diye kabul ettik" ifadelerini kullandı. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Dava kapsamında tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu 41 sanık yargılanıyor. Muhittin Böcek, Fazlı Ateş mahkeme salonunda hazır bulunurken, Zuhal Böcek, Yasin Yellice ve Mehmet Okan Kaya duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. İlker Arslan ve rahatsızlığı sebebiyle Gökhan Böcek’in katılmadığı duruşmayı taraf yakınları ve avukatların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de takip etti. 702 sayfalık iddianamede 26 ayrı iddia değerlendirildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede, özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirildiği, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri gerçekleştirildiği, iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığı yönündeki değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine de yer verildi. Savcılık, olaylara ilişkin değerlendirmelerin taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. "Suçu meslek edinme" değerlendirmesi İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında da dikkat çeken bir değerlendirme yer aldı. Savcılık, Böcek’in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği öne sürülen menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu kapsamda Mustafa Gökhan Böcek’in Türk Ceza Kanunu’nun 58’inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle kamu davası açılmıştı. Davanın ikinci duruşması Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda yeniden başladı. "Gökhan Böcek’e verdiğim para tamamen borçtur" Dava kapsamında tutuksuz yargılanan Çağrı Gümüşlü, duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Gümüşlü, Zuhal Böcek’in 26 Aralık 2022 ile 31 Ekim 2024 tarihleri arasında 4 ayrı lüks aracın devir ve satışları, Zuhal Böcek’in yeğeni Nurhak E.’ye lüks araç alınması ve Zuhal Böcek’e dubleks daire alınması eylemine ilişkin beyanda bulundu. Kollukta verdiği ifadeleri tekrar ettiğini belirten Gümüşlü, "Kollukta verdiğim ifadelerimi aynen tekrarlıyorum. Gökhan Böcek’e verdiğim para tamamen borçtur. Ben paramı alırım karşılığında tezahür ettim. Bir ay sonra tekrar borç talebinde bulundu, Zuhal Böcek’in hesabına 900 bin TL borç gönderdim" dedi. "Muhittin Böcek dükkanlar için para ödedi mi bilmiyorum" Çağrı Gümüşlü, Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e 3 adet, diğer belediye çalışanlarına da maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin de ifade verdi. Gümüşlü, "Gökhan, İsmail Bey’le beni tanıştırdı. Üç tane arsa planlaması oldu, ödemesini daha önce kendi hesabımdan gerçekleştirdim. Konu, dostluk ilişkisine dayanan, nereden geldiğini bilmediğim üç tane dükkanı kendi üzerime almamdan ibarettir. Dükkanlardan gelen kira bedelini savcılık hesabına ilettim. Muhittin Böcek dükkanlar için para ödedi mi bilmiyorum" ifadelerini kullandı. Ümit Uysal: "Şikayetçi değilim" Duruşmaya mağdur sıfatıyla katılan CHP’li Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da beyanda bulundu. Uysal, "Şikayetçi değilim, eski beyanlarımı tekrar ederim. Davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Gökhan Böcek destek istedi, ısrarcı oldu" Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan Yusuf Yadoğlu, Mustafa Gökhan Böcek’e 2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firması üzerinden yapılan ödemelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Yadoğlu, "Seçimlerden önce Gökhan Böcek destek istedi. Ben de önce yapamayacağımı söyledim, sonra Anadolu Reklam üzerinden 8 buçuk milyon fatura ödemesi yaptım. Destek istedi, ısrarcı oldu, ben de destek sağladım. Gökhan Böcek destek istiyor diye Muhittin Böcek’i aramadım. Seçimlerde aktif olarak çalışan Gökhan Böcek’ti, Muhittin Böcek’in oğlunun sıfatıyla geldi. Kollukta vermiş olduğum ifadeler doğrudur. Destek verdiğim tarihte belediyeyle iş yapıyordum. Muhittin Böcek’le hakkedişlerimi almam konusunda anlaşınca destek verdim" diye konuştu. "Babamın bilgisi dahilinde geliyorum deyince 30 milyon TL ödedim" Yadoğlu, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu’na lüks dubleks daire alınması eylemine ilişkin de ifade verdi. Gökhan Böcek’in ofisine geldiğini belirten Yadoğlu, boşanma süreci nedeniyle kendisinden para istendiğini söyledi. Yadoğlu, "Gökhan ofisime geldi. Eşi ile boşanacağını, yeni eşiyle evlenebilmek için eşine ev alması gerektiğini söyleyerek 30 milyon TL para istedi. ‘30 milyonu nasıl vereceğim?, Başkanın bilgisi var mı?’ dedim. Babasını aradı, o da ‘Bilgim dahilinde geldi’ dedi. ‘Babamın bilgisi dahilinde geliyorum’ deyince 30 milyon TL olarak evi alacağı şirkete ödemesini yaptım. Dairenin hangi bölgede olacağını söylemedi. Dairesini satınca bana ödeme yapacağını söyledi. Ardından birkaç kez sordum, dairesinin satılmadığını söyledi. Sonrasında da bu olaylar yaşandı" dedi. Belediyeyle iş yaptığı için herhangi bir belge istemediğini anlatan Yadoğlu, "Belediyeyle iş yapıyorum. Herhangi bir belge istemem imkansız. İş yaptığım kurumla karşı karşıya gelmek istemem. Hakkedişlerimi almayacağımı düşündüğümden mecbur kaldım, düzenli alabilmek için ödeme yaptım" ifadelerini kullandı. Yadoğlu, Zeynep Kerimoğlu’na 80 milyon TL boşanma tazminatı ödemesi eylemine yönelik de açıklamada bulundu. Yadoğlu, "85 milyonu verdiğini söyleyen kişi Bülent Çeken’dir. Adliyede boşanmanın olduğu gün 85 milyonu verdiğini söyledi. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" dedi. "Yapı ruhsatı alamıyorduk" Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan ve başka bir suçtan tutuklu bulunan Sezgin Köysüren de SEGBİS aracılığıyla ifade verdi. Köysüren, Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin beyanda bulundu. Köysüren, "Güneş Mahallesi’nde inşaat yapmaktayım. Yapı ruhsatı alamıyorduk. 5 parseli belediyeye yaptım, 3 parseli kendime aldım. İşlerimde aksama vardı. Serkan Bey, 6 tane dükkandan 5 tanesini başkan beye, bir tanesini kendine istedi" ifadelerini kullandı. "Seçimle ilgili 475 bin TL ödeme yaptım" Köysüren, 2024 yılı yerel seçimleri öncesinde fatura üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin de beyanda bulundu. Köysüren, "Serkan Bey aradı, ‘Destek olmamız, yalnız bırakmamamız lazım’ dedi. 475 bin TL verdim. Şikayetçiyim" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanık, yeniden hakim karşısına çıktı. Suçtan zarar gören şahısların ifadelerinin alındığı duruşmada, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklanan Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor. Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. "Suçu meslek edinme" değerlendirmesi İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek’in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek’in Türk Ceza Kanunu’nun 58’inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Zuhal Böcek, Yasin Yellice, Mehmet Okan Kaya ve Gökhan Böcek duruşma salonuna SEGBİS ile bağlanırken, Muhittin Böcek, Fazlı Ateş ve Levent Şapçılar mahkeme salonunda duruşmaya katıldı. İlker Arslan’ın bulunmadığı duruşmaya; taraf yakınları ve avukatları katılırken Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de davayı takip etti. Dava kapsamında tutuksuz yargılanan şüpheli Çağrı Gümüşlü, SEGBİS aracılığıyla bağlandığı duruşmada; Zuhal Böcek’in 26/12/2022 ile 31/10/2024 tarihleri arasında 4 ayrı lüks araç devir ve satışları, Zuhal Böcek’in Yeğeni Nurhak E.’ye lüks araba alınması ile Zuhal Böcek’e dubleks daire alınması eylemine yönelik ifade verdi. Gümüşlü, "Kollukta verdiğim ifadelerimi aynen tekrarlıyorum, Gökhan Böcek’e verdiğim para tamamen borçtur, ben paramı alırım karşılığında tezahür ettim. Bir ay sonra tekrar borç talebinde bulundu, Zuhal Böcek’in hesabına 900 bin TL borç gönderdim" dedi. Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması eylemine yönelik de ifade veren Gümüşlü, "Gökhan, İsmail beyle beni tanıştırdı, üç tane arsa planlaması oldu, ödemesini daha önce kendi hesabımdan gerçekleştirdim. Konu, dostluk ilişkisine dayanan, nereden geldiğini bilmediğim üç tane dükkanı kendi üzerime almamdan ibarettir, dükkanlardan gelen kira bedelini savcılık hesabına ilettim. Muhittin Böcek dükkanlar için para ödedi mi bilmiyorum" ifadelerini kullandı. Mağdur sıfatıyla duruşmaya katılan CHP’li Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Şikayetçi değilim, eski beyanlarımı tekrar ederim. Davaya katılmak istemiyorum" dedi. Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan Yusuf Yadoğlu, Muhittin Böcek’in Oğlu Mustafa Gökhan Böcek’e 2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firması üzerinden yapılan ödemeler için açıklamalarda bulundu. Yadoğlu, "Seçimlerden önce Gökhan Böcek destek istedi, ben de önce yapamayacağımı söyledim, sonra Anadolu Reklam üzerinden 8 buçuk milyon fatura ödemesi yaptım, destek istedi, ısrarcı oldu, ben de destek sağladım. Gökhan Böcek destek istiyor diye Muhittin Böcek’i aramadım, seçimlerde aktif olarak çalışan Muhittin Böcek’ti, Muhittin Böcek’in oğlunun sıfatıyla geldi. Kollukta vermiş olduğum ifadeler doğrudur. Destek verdiğim tarihte belediyeyle iş yapıyordum, Muhittin Böcek’le hakkedişlerimi almam konusunda anlaşınca destek verdim" dedi. Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu’na lüks dublex daire alımı eylemine yönelik de ifade veren Yadoğlu, " Gökhan ofisime geldi, eşi ile boşanacağını, yeni eşiyle evlenebilmek için eşine ev alması gerektiğini söyleyerek, 30 milyon TL para istedi. 30 milyonu nasıl vereceğim dedim, başkanın bilgisi var mı dedim, babasını aradı, o da ‘Bilgim dahilinde geldi’ dedi. Babamın bilgisi dahilinde geliyorum deyince 30 milyon TL olarak evi alacağı şirkete ödemesini yaptım. Dairenin hangi bölgede olacağını söylemedi. Dairesini satınca bana ödeme yapacağını söyledi, ardından birkaç kez sordum dairesinin satılmadığını söyledi. Sonrasında da bu olaylar yaşandı. Belediyeyle iş yapıyorum, herhangi bir belge istemem imkansız, iş yaptığım kurumla karşı karşıya gelmek istemem. Hakkedişlerimi almayacağımı düşündüğümden mecbur kaldım, düzenli alabilmek için ödeme yaptım" diye konuştu. Zeynep Kerimoğlu’na 80 Milyon TL boşanma tazminatı ödemesi eylemine yönelik de açıklamada bulunan Yadoğlu, "85 milyonu verdiğini söyleyen kişi Bülent Çeken’dir. Adliyede boşanmanın olduğu gün 85 milyonu verdiğini söyledi. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" ifadelerini kullandı. Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan başka bir suçtan tutuklu Sezgin Köysüren, SEGBİS aracılığıyla verdiği ifade de Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması eylemine yönelik, "Güneş mahallesinde inşaat yapmaktayım. Yapı ruhsatı alamıyorduk, 5 parseli belediyeye yaptım 3 parseli kendime aldım. İşlerimde aksama vardı. Serkan bey, 6 tane dükkandan 5 tanesini başkan beye bir tanesini kendine istedi" dedi. 2024 seçimi öncesi fatura üzerinden ödeme yapılamasına ilişkin ise Köysüren, "Seçimle ilgili 500 bin TL ödeme yaptım, Serkan bey aradı destek olmamız, yalnız bırakmamız lazım dedi, 475 bin TL verdim. Şikayetçiyim" dedi. "Bunu almazsanız hakedişlerinizi alamazsınız dedi" Suçtan zarar gören Berkan Genç, Melek K.’ya 20 Mart 2025 tarihinde 14 bin 500 Euro bedelle Rolex marka saat satın alındığı ve faturanın kendi adına düzenlendiği eyleme ilişkin ifade verdi. İfadesinin sonunda şikayetçi olmaktan vazgeçtiğini belirten Genç, plaj işletmeciliği yaptıkları dönemde Serkan Bey’in işletmeye gelip gittiğini söyledi. Genç, "Plaj çalıştırıyorduk, Serkan Bey gelip giderdi. İhale almaya başladıktan bir süre sonra Serkan Bey, plaj işletmemde yanımıza gelerek, ‘Paralarınızı rahat almak istiyor musunuz, almak istiyorsanız istediklerimi yapmak zorundasınız’ dedi. ASAT’la iş yapıyorduk, hakkedişlerimi almam konusunda söyledi. Önce saat talebi oldu, eşine saat alması gerektiğini söyledi. ‘Bunu almazsanız hakkedişlerinizi alamazsınız’ dedi. Bunun ısrarı üzerine saati aldık. Antalya’da Rolex saat bir yerde bulunuyordu, faturası bana kesildi. Saati şoför Ali Bey’e iletti, Ali Bey de Yasin Yellice’ye iletmiş. Hepsini hakkedişlerimi alamamak, personelime zamanında maaşını ödeyememek korkusuyla yaptım" dedi. "Üzerime atılan iftirayı kabul etmiyorum" Suçtan zarar gören Fikret Bayram, Antalya Büyükşehir Belediyesinde İmar Müdürü olarak görev yapan Tuncay K.’nin 25 Ekim 2025 tarihinde alınan ek şüpheli ifadesinde kendisinden 250 bin TL para aldığı ve devam eden süreçte diğer kişilerden de alınan paralarla K.’nin üzerine Fiat 600E marka araç alındığı eyleme ilişkin beyanda bulundu. Bayram, "Tuncay K.’nin ifadesinde söylediği, üzerime atılan iftirayı kabul etmiyorum. Tuncay K.’den şikayetçiyim. Çok yerim var, hepsini denetlediler, yine denetleyebilirler. Özlem Yıldız K.’yi tanıyorum. İskanımızı aldık, üzerimize iftira attılar. ‘250 bin rüşvet vermiş’ diye iftira attılar. Özlem Yıldız K.’ya proje kapsamında ödeme yaptım" diye konuştu. "Benden para istenmedi ve vermedim" Antalya Büyükşehir Belediyesinde İmar Müdürü olarak görev yapan Tuncay K.’nın 25 Ekim 2025 tarihinde alınan ek şüpheli ifadesinde kendi anlatımıyla ortaya koyduğu üzere, ruhsat işlemlerini hızlandırmak amacıyla kendisine elden 750 bin TL ödeme yapıldığı iddiasına ilişkin suçtan zarar gören İbrahim Tunç da ifade verdi. Tunç, "Benden para istenmedi ve vermedim. Tuncay K. ile ilgili çalışmam olmadı, kendisinin hiçbir ilgisi yok. Eşi mimar Özlem Hanım’la bir çalışmam oldu, ödemesini de gerçekleştirdim. Elden 750 bin TL vermedim, şikayetim yok" dedi. "Dairenin verilmesi karşılığında iskanı alabileceğimizi söyledi" Muhittin Böcek’in Konyaaltı Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde başkan yardımcısı olarak çalışan Tuncay S. aracılığıyla, iskan ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması amacıyla 1 adet dairenin İsmail E.’nin üzerine yaptırıldığı iddiasına ilişkin suçtan zarar gören Hakan I. ifade verdi. Hakan I., "Konyaaltı Sahili’nde 2012 yılında dükkan karşılığı sözleşme yaptık. Proje bittikten sonra Konyaaltı Belediyesine iskan almamız konusunda görüşme yaptık. Tuncay S.’ye yönlendirdiler. O da sözleşmeyi aşağı bırakabileceğimizi, gerekeni yapacağını söyledi. Belli bir süre geçti, dönüş olmayınca Tuncay Bey’e tekrar gittik. Yine bize dönüş yapacağını söyledi. Bu sırada zaman geçiyordu, 6-7 aylık bir süreçti. Tuncay Bey, ‘Ne yapmamız gerekiyorsa bize yardımcı olun’ dedi. Bir daire söz konusuydu. Ardından tekrar Tuncay Bey’e gittik, dairenin verilmesi karşılığında iskanı alabileceğimizi söyledi. Bu görüşmeyi Tuncay S. ile yaptık. İşimiz yürüsün diye kabul ettik. İsmail E. üzerine daireyi verdik. İsmail E. konuyu biliyordu, kendisi aracılığıyla dairenin Muhittin Böcek’e gideceğini biliyorduk" dedi. İskan sürecinin gecikmesi nedeniyle arsa sahiplerine ödeme yaptığını belirten Hakan I., "İskan gecikmesi nedeniyle arsa sahiplerine 450 bin Euro ödedim. Tuncay Bey, dairenin ön cephede, 4+1 ve 240 metrekare olmasını istediklerini söyledi. Daireyi vermeden önce avukat arkadaşlara da danışmıştık. ‘Dava açarsanız çok uzun bir yola çıkarsınız’ dedikleri için daireyi verme kararı aldık" diye konuştu. "Daireyi vermeseydik iskan alamayacağımızı Tuncay S. söyledi" Suçtan zarar gören Mehmet Akif Kiraz ise Hakan I. ile iskan sürecinde daire vermelerine yönelik eyleme ilişkin beyanda bulundu. Emniyette verdiği ifadelerin doğru olduğunu belirten Kiraz, iki firma olarak mal sahipleriyle sözleşme imzaladıklarını söyledi. Kiraz, "Emniyette verdiğim ifadeler doğrudur. İki firmaydık, mal sahipleriyle sözleşme imzaladık, süreç öyle gelişti. Tuncay Bey kanalıyla bir daire istendi. İsmail Bey’in kimliğini gönderdiler. Tapuyu İsmail Bey’e devrettik. Bu konuda Muhittin Bey’le hiç görüşmedik. İsmail E. emanetçi olduğunu söylüyordu, tapuda da bize emanetçi olduğunu söyledi. Daireyi vermeseydik iskan alamayacağımızı Tuncay S. söyledi" dedi. Muhittin Böcek: "10 yıldır şikayetleri varsa neden şikayetçi olmadılar?" Mehmet Akif Kiraz’ın ifadesi sırasında söz alan Muhittin Böcek, iddialara ilişkin değerlendirmede bulundu. Böcek, "Yerle ilgili yasal süreç, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesi tarafından ilerler. 10 yıldır şikayetleri varsa neden şikayetçi olmadılar? Bu olay çok üzücü bir olaydır. Siyaseten de Hakan Bey AK Parti’den 11’inci sırada meclis üyesi adayıydı. Şikayetlerini dile getirebilirlerdi" ifadelerini kullandı. Duruşmada suçtan zarar görenlerin beyanlarının alınmasına devam ediliyor.
Denizli Yukatel Merkezefendi’den deplasmanda kritik galibiyet Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli, deplasmanda Büyükçekmece Basketbol’u mağlup ederek sezonu 9. sırada tamamlamayı garantiledi. Denizli temsilcisi bu sonuçla yalnızca kulüp tarihinin en iyi derecesine ulaşmakla kalmadı, aynı zamanda Avrupa kupalarına katılma hakkı elde ederek önemli bir eşiği de geride bıraktı. Sezonun kritik karşılaşmalarından birinde sahaya çıkan Yukatel Merkezefendi Belediyesi , Büyükçekmece deplasmanında ortaya koyduğu etkili performansla galibiyete uzandı. Bu sonuç, lig sıralamasında 9.’luğu kesinleştirirken takımın sezon boyunca gösterdiği istikrarlı performansın da bir ödülü oldu. Denizli ekibinin elde ettiği en önemli kazanımlardan biri ise Avrupa kupalarına katılma hakkı oldu. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan başantrenör Zafer Aktaş, maçın kendisi adına özel bir anlam taşıdığını dile getirdi. Daha önce Büyükçekmece Basketbol’da görev yaptığını hatırlatan deneyimli isim, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Bu salonda çok maç oynadım. Büyükçekmece Basketbol ligimizin değerli kulüplerinden. 2. Lig’den yükseliş hikayelerinde ben de vardım. Şimdi onları bir alt lige uğurlamak benim için duygusal oldu. Ancak tekrar geri döneceklerine inanıyorum. Burada önemli bir basketbol kültürü var." 5 Yıllık Emek, Tarihi Sonuç Yukatel Merkezefendi’de beşinci sezonunu geçiren başantrenör Zafer Aktaş, elde edilen başarının kulüp açısından tarihi bir anlam taşıdığını vurgulayarak, "5 yıldır bu kulüpteyim ve en iyi derecemizi aldık. Çok zorlu bir ligde mücadele ediyoruz. Her maç adeta final gibi. Bu ortamda 9.’luğu garantilemek çok değerli. Avrupa kupalarına katılma hakkı elde ettik. Bundan sonrası kulübün vizyonuyla ilgili. Eğer yatırımlar artarak devam ederse Avrupa sahnesi bizim için çok önemli bir fırsat olabilir. Bu kulüp tarihinin en iyi sonucu. Bu başarı tamamen oyuncularımızın ve teknik ekibimizin emeğiyle geldi. Hepsini gönülden tebrik ediyorum" dedi.
Edirne Edirne’de buğday ekili alanlarda hastalık uyarısı Edirne’nin Suakacağı, Yolüstü, Büyükismailçe, Sarayakpınar, Hacıumur, Musabeyli, Demirhanlı, Kemalköy, Karabulut ve Ekmekçi köylerinde buğday tarlalarında yapılan incelemeler sonucu bazı alanlarda pas ve septorya hastalığı belirtilerine rastlandı. Edirne Ziraat Odası ekiplerince tarım arazilerinde yürütülen haftalık saha çalışmaları kapsamında üreticilere önemli bir uyarı yapıldı. Suakacağı, Yolüstü, Büyükismailçe, Sarayakpınar, Hacıumur, Musabeyli, Demirhanlı, Kemalköy, Karabulut ve Ekmekçi köylerinde gerçekleştirilen incelemelerde, bazı ekili alanlarda pas ve septorya hastalıklarının ilk belirtilerine rastlandığı bildirildi. Yapılan değerlendirmelerde, özellikle bahar aylarında etkili olan yüksek nem oranı ve artan hava sıcaklıklarının bu tür fungal hastalıkların yayılması için oldukça elverişli bir ortam oluşturduğu vurgulandı. Önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da yükselmesinin beklendiği belirtilirken, bu durumun hastalık riskini ciddi şekilde artırabileceğine dikkat çekildi. Üreticilerin bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizerken, tarlaların düzenli ve sık aralıklarla kontrol edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Hastalığın bitkinin üst kısımlarına doğru ilerlemesi durumunda ise özellikle verim açısından kritik öneme sahip olan "bayrak yaprağının" korunması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda, vakit kaybetmeden yeşil aksam ilaçlamasına başlanmasının ürün kaybını önlemede etkili olacağı kaydedildi. Öte yandan, hava şartlarının hastalık lehine seyretmeye devam etmesi halinde, kullanılan ilaçların etki süresine bağlı olarak uygulamaların tekrarlanması gerektiği de üreticilere hatırlatıldı. Ekipler, sadece kimyasal mücadeleye değil, kültürel önlemlere de dikkat çekti. Sık ekimden kaçınılması, aşırı azotlu gübre kullanımının sınırlandırılması ve yabancı otlarla zamanında mücadele edilmesinin hastalıkların yayılımını önlemede önemli rol oynadığı ifade edildi. Üreticilere bereketli bir sezon temennisinde bulunurken, erken teşhis ve doğru müdahalenin verim kaybını en aza indireceğini vurguladı.