ÇEVRE - 12 Ekim 2024 Cumartesi 09:47

Türkiye’de doğal afetlerde ilk sırayı heyelanlar alıyor

A
A
A
Türkiye’de doğal afetlerde ilk sırayı heyelanlar alıyor

Türkiye’de son 50 yılda yaşanan doğal afetlerde ilk sırayı heyelanların aldığı ve en fazla heyelanın da Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki illerde yaşandığı belirtildi.


Trabzon’daki Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Trabzon’da sel ve heyelan kader mi?” konulu panelde konuşan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Fırat Ersoy, son 20 yılda küresel ölçekli meydana gelen yaklaşık 7 bin doğa kaynaklı afetlerde bir milyon 250 bin insanın hayatını kaybettiğini hatırlattı.


Türkiye’nin dünyada doğal afetlerin en çok yaşandığı ülkeler arasında yer aldığını belirten Prof Dr Arzu Fırat Ersoy, “Heyelan ve taşkınlar özellikle son yıllarda iklim değişikliği ile birlikte daha sık ve yıkıcı hale gelmiştir. Ani yağışların neden olduğu su baskınları alt yapı yetersizliği ve insan eliyle doğanın tahrip edilmesi bu afetlerin olumsuz etkilerini artırmaktadır. Ülkemiz bu tür afetlerin en çok yaşandığı coğrafyalardan biridir. Geçmişte bölgemizde yaşadığımız bir çok trajedik olay heyelan ve taşkın riskinin ne kadar ciddi olduğunu bizlere göstermektedir. Afetlerle mücadelede en önemli unsurlardan biri bireylerin ve toplumların bu konuda bilinci olmasıdır. Afetler yalnızca meydana geldiklerinde değil öncesinde alınacak önlemlerle ve sonrasında izlenecek stratejilerle yönetilebilir. Toplumun her kesiminin afet yönetiminde bilinçlenmesi güvenli bir gelecek inşa etmemizin en önemli adımıdır” dedi.



"Dünyada son 20 yılda afetlerde bir milyon 250 bin insan öldü"


Dünya genelinde son 20 yılda bir milyon 250 bin insanın hayatını kaybettiğine işaret eden Ersoy, "2004 ile 2024 yılları arasındaki 20 yıllık dönemde küresel ölçekte meydana gelen yaklaşık 7 bin doğa kaynaklı afetin bunlar deprem sel fırtına kütle hareketleri olarak tanımlanabilir. Bu afetlerde bir milyon 250 bin insanımız hayatını kaybetmiştir. Sadece 2021 yılında 432 adet doğa kaynaklı afet meydana gelmiş, bunların yüzde 50’sini de taşkınlar oluşturmuştur. Dünya ölçeğinde verilen bu rakamlar dikkate alındığında heyelanların sadece yüzde 3’lük paya sahip olduğunu görüyoruz. Meydana gelen afetlere baktığımız zaman dünya ölçeğinde en fazla afetin sel, taşkınlar ve fırtınalar şeklinde meydana geldiğini görüyoruz. Yine insan kaybı da en çok depremler, sel ve taşkınlarda meydana gelmiş. Etkilenen insan sayısında taşkınlar ve bunun yanı sıra kuraklık etkili olmuş. Ekonomik kayıplarda da yine en çok sel taşkınlar ve fırtınalar etkili olmuştur. Kümülatif olarak yine dünya ölçeği üzerinde incelediğimizde dünya etkili olan afetlerin aşırı hava olayları sel ve taşkın olarak veya kasırga olarak tanımlayacağımız hava olayları ve taşkınlar olduğunu görüyoruz” diye konuştu.



“Doğu ve Batı Karadeniz en riskli bölgeler"


“Türkiye haritasını il ve ilçeler bazında incelediğimiz zaman özellikle Doğu ve Batı Karadeniz bölgelerinde sıklıkla sel, su baskınları ve heyelanlar meydana geldiğini görüyoruz" diyen Ersoy "Türkiye olarak dünya ülkelerinden daha farklı olarak son 50 yılda meydana gelen doğa kaynaklı afetleri incelediğimizde heyelanların yüzde 45’lik bir oranla ilk sırada, depremlerin yüzde 18’lik bir oranla ikinci sırada taşkınların ise yüzde 14’lük bir sırayla üçüncü sırada yer aldığını görüyoruz. Dolayısıyla iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin giderek arttığını göz önünde bulundurduğumuzda sadece 2019 yılında ülkemizde taşkın ve heyelanların diğer afetler içerisindeki oranının yüzde 70 olduğunu görüyoruz. Heyelan envanter haritasını incelediğimizde yine Türkiye’de aslında Doğu Anadolu fay hattı ile Güney Doğu Anadolu fay hattını artık son büyük depremden sonra hepimiz öğrendik ve Kuzey Anadolu fay hattına paralellik gösterecek şekilde heyelanların da oldukça sık tekrarlandığını görüyoruz ülkemizde. Ama Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz bölgeleri her hangi bir aktif fay hattı üzerinde bulunmamasına rağmen yine heyelanlardan maalesef çokça etkilenen bölgelerimiz. Bizler dünya ülkelerinden daha farklı doğa kaynaklı afetlerle maalesef mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizin kuzey doğu kesiminde bulunan Doğu Karadeniz bölgesi sel, taşkın ve heyelanlarla sık sık karşı karşıya kalmakta ve bunun sonucunda da can ve mal kayıpları meydana gelmektedir. 1950’den itibaren Türkiye’de meydana gelen heyelanların beşte biri Trabzon, Rize, Erzurum ve Giresun’da meydana gelmiş. Bu illeri takip eden Artvin, Kastamonu, Bingöl, Malatya, Sivas ve Erzincan’da da heyelanların çok meydana geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta polise saldırı Esenyurt’ta suç kaydı ve aranması olan şahsın yakınları gözaltı işlemleri sırasında polis ekibine saldırdı. Olayda yaralanan polis hastanede tedavi altına alındı. Olay, Bağlarçeşme Mahallesi 1205 Sokak’ta dün akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, çok sayıda suç kaydı bulunduğu ve aranmasının olduğu öğrenilen bir şahıs, polis ekiplerince gözaltına alınmak istendi. İddiaya göre şahsın yakınları, gözaltı işlemini engellemek için ekiplere saldırdı. Yaşanan arbedede bir polis memuru darp edilerek yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı polis, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olayın ardından kaçan saldırganlar ise ekiplerin çalışmaları sonucu yakalanarak gözaltına alındı. "Elinde tornavidayla polisin kafasına vurdu, sonra kafa attı" Olayı gören mahalle sakini Ozan Çiftçi, "Kahvedeydik, ses geldi bir çıktık iki tane sivil polis, bir tane şahsı yere yatırmışlardı, kelepçe takmışlardı. Bir kargaşa oldu orada. Sonradan bir kişi geldi galiba babasıydı polislere saldırdı, elinde tornavidayla polisin kafasına vurdu, sonra kafa attı. O gözaltına alınmak istenen kişi de kaçtı. Babası da geldi, arabaya kadınlarla beraber bindi gitti. Polis arkadaşların ağzı yüzü kan içindeydi, birinin üstü başı yırtılmıştı" dedi.
Adıyaman Tut ilçesindeki şelaleler coştu Adıyaman’ın Tut ilçesinin keşfedilmemiş doğal güzelliklerinden Pınar Önü ve Pınar Başı şelaleleri yoğun yağışlarla çağlayana dönüştü. Kış mevsimin bol yağış alması nedeniyle ilkbaharda su kaynakları canlandı. Tut ilçesine bağlı Kaşlıca köyü sınırlarında yer alan ve Akdağ’dan dökülen Pınar Önü ve Pınar Başı şelalelerini besleyen kaynakların da debisinde gözle görülür artış yaşandı. Pınar Önü Şelalesi kayalar arasından yaklaşık 50 metre yüksekten dökülerek görsel şölen sunarken, Pınar Başı şelalesi ise yaklaşık 30 metre yükseklikte çift şelale ile kendine hayran bırakıyor. 6 Şubat depremleri nedeniyle kayaların yerinden oynaması ve dağda yaşanan yıkım nedeniyle şelalelerin akım hızı ve yönü değişse de, doğaseverlere eşsiz manzara sunuyor. Bölge halkı tarafından bilinen ancak yabancılar tarafından bilinmeyen şelaleler doğaseverlerin yeni uğrak noktaların birisi olmaya aday. Şelalelerle ilgili bilgi veren Tut Kaşlıca Muhtarı Hüseyin Atalay, "Buraya bölgeden insanlar geliyor ama bizler yabancıların da gelmesini istiyoruz. Yani daha doğrusu tanıtılmadığı için ya da görünmediği için şu an Adıyaman dışında başka illerden gelen kimse yok. Şelale, yağışlarla beraber coştu ama deprem öncesinde burası daha güzeldi. Depremde şelale zarar gördü. Bu sene yağışlar da güzeldi. Suları da etkiledi. Şelalenin ve vadinin suyunu arttırdı" diye konuştu.