ÇEVRE - 08 Nisan 2026 Çarşamba 14:26

Meteoroloji’den Tunceli ve Bingöl için kuvvetli yağış uyarısı

A
A
A
Meteoroloji’den Tunceli ve Bingöl için kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü, Tunceli ve Bingöl için kuvvetli yağış uyarısı yaptı.


Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Bugün (08.04.2026 Çarşamba) akşam saatlerinden itibaren beklenen yağışların, Tunceli ve Bingöl’ün kuzey kesimlerinde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Ulaşımda aksamalar, yüksek kesimlerde tipi, buzlanma ve don, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli yamaçlarda çığ riskine karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsunspor, erteleme maçı için Rize’ye gitti Samsunspor, Trendyol Süper Lig’in 27. hafta erteleme maçı için Rize’ye gitti. Samsunspor, UEFA Konferans Ligi son 16 turundaki karşılaşması dolayısıyla ertelenen Çaykur Rizespor mücadelesine yarın saat 20.00’de çıkacak. Rize’de oynanacak karşılaşmada Atilla Karaoğlan, Erkan Akbulut ve Suat Güz hakem üçlüsü görev alacak. Karşılaşma öncesindeki son antrenmanda Nuri Asan Tesisleri’nde Teknik Direktör Thorsten Fink yönetiminde ısınma ve topla aktivasyon hareketleriyle çaışmalarına başlayan Samsunspor. Çalışma; rondo, 5’e 2, orta ve şut organizasyonlarıyla devam etti. İdman, dar alanda oynanan çift kale maçla sona erdi. Samsunspor, antrenmanın ardından karayolu ile Rize’ye hareket etti. Kırmızı-beyazlı ekipte kamp kadrosu da açıklandı. En son 6 ay önce forma giyen ve uzun süredir sakatlığı bulunan Afonso Sousa da Rizespor maçıyla birlikte kadroya girdi. Samsunspor’un kamp kadrosunda ayrıca Okan Kocuk, Efe Berat Törüz, Efe Yiğit Üstün, Ali Diabate, Antoine Makoumbou, Carlo Holse, Cherif Ndiaye, Elayis Tavsan, Enes Albak, Joe Mendes, Logi Tomasson, Marius Mouandilmadji, Olivier Ntcham, Rick van Drongelen, Soner Gönül, Tanguy Coulibaly, Toni Borevkovic, Yunus Emre Çift, Zeki Yavru ve Yalçın Kayan yer aldı. Sakatlıkları bulunan Tahsin Bülbül, Jaures Assoumou, Celil Yüksel, Bedirhan Çetin, Lubo Satka ve İrfan Can Eğribayat ise Rize’ye götürülmedi. Karşılaşma öncesinde Samsunspor’un 36 puanı, Rizespor’un ise 30 puanı bulunuyor.
Erzurum Aras elektrik, yapay zeka desteği aldı Elektrik dağıtım hizmetlerini 7 ilde kesintisiz ve kaliteli enerji hedefiyle sürdüren Aras Elektrik, müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik dijital dönüşüm çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, artan çağrı yoğunluğu ve değişken hizmet taleplerine daha hızlı ve etkin yanıt verebilmek amacıyla "Yapay zeka destekli akıllı sesli yanıt sistemi" uygulaması devreye alındı. Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, düzenlediği basın toplantısında uygulamayla ilgili olarak bilgi verdi. Akbaş, "İlkleri güzel projeler yapmayı seviyoruz. Çağrı merkezimizde biz ona çözüm merkezi diyoruz. Vatandaş memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Müşteri memnuniyeti olarak şirketimiz Türkiye’de ilk beş arasında yer aldı. Hedefimiz ilk üçün içerisinde kalmak. Günümüzdeki gündemde olan yapay zekadan nasıl yararlanırız bunu düşündük. Destek aldığımız firma ile bir yeni proje geliştirdik. Arıza sayısının çoğaldığı dönemlerde yapay zekayı bu dönemlerde kullanalım diye proje geliştirildi" dedi. Aras EDAŞ Çağrı Merkezi bünyesinde kullanılan yeni nesil yapay zekâ sistemi, özellikle müşteri temsilcisi kapasitesinin yetersiz kaldığı anlarda devreye girerek hizmet sürekliliğini sağlıyor. Sistem, yoğun çağrı anlarında tüketicilerin hatta beklemesini önleyerek kesintisiz hizmet sunulmasına katkıda bulunuyor. Yapay zekâ destekli uygulama; aynı anda çok sayıda çağrıyı yönetebilme kapasitesi sayesinde insan kaynağının yetersiz kaldığı durumlarda anlık kapasite artışı sağlıyor. Standart süreçlerde hızlı ve hatasız kayıt alımı gerçekleştirerek operasyonel verimliliği artıran sistem, arıza, sokak aydınlatma ve benzeri talepleri anında ilgili birimlere ileterek müdahale sürelerini de kısaltıyor. Ayrıca çağrı merkezi çalışanlarının daha karmaşık ve katma değerli işlemlere odaklanmasına imkân tanıyor. Yoğun çağrı anlarında devreye giren yapay zekâ sistemi, arıza ve sokak aydınlatma kayıtlarını hızlı şekilde oluşturarak saha ekiplerine anında iletiyor. Bu sayede çağrı yoğunluğu dengelenirken, arızalara müdahale süreçleri de hız kazanıyor. Sistem, ihtiyaç duyulan anlarda mevcut personel kapasitesinin 3-4 katına kadar işlem gerçekleştirebilme yeteneği ile dikkat çekiyor. 2025 yılı çağrı merkezi memnuniyet sıralamasında ilk 5 içerisinde yer alan Aras EDAŞ, Çözüm Merkezi bünyesinde aylık ortalama 80 bin çağrıya yanıt veriyor. Bu çağrıların yaklaşık yüzde 7’si yapay zekâ tarafından yönetilirken, hizmetler 83 kişilik kadro ile yürütülüyor. Vardiyalı sistemde aynı anda görev yapan yaklaşık 50 personelin kapasitesine karşılık, yapay zekâ destekli sistem eş zamanlı olarak 300 tüketiciye hizmet sunarak önemli bir ölçek avantajı sağlıyor. Geliştirilen sistem sayesinde tüketicilerden gelen talepler herhangi bir ara işleme ihtiyaç duyulmadan doğrudan kayıt altına alınarak anlık şekilde saha ekiplerine iletiliyor. Mevcut durumda elektrik arızaları ve sokak aydınlatma taleplerine yanıt verebilen akıllı asistanın, ilerleyen süreçte tüm hizmet başlıklarını kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor. Sistem tarafından karşılanamayan ya da acil nitelik taşıyan çağrılar ise gecikmeksizin müşteri temsilcilerine yönlendiriliyor. Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında yeni dönem için servis seviyesi tam puan hedefi yüzde 97 olarak belirlenirken, Aras EDAŞ’ın mevcut servis seviyesi yüzde 97,90 olarak gerçekleşti. Bu oran, geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki yüzde 94,85 seviyesinin üzerine çıkarak önemli bir iyileşmeye gösterdi. Ayrıca tüketicilerin ortalama hatta bekleme süresi de 2 saniye azalarak 3 saniye gibi ciddi bir seviyeye düştü. Aras EDAŞ, yapay zekâ destekli çağrı merkezi uygulamasıyla hem operasyonel süreçlerini güçlendirmeyi hem de tüketicilerine daha hızlı, kesintisiz ve kaliteli hizmet sunmayı hedefliyor.
Ankara Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Mahkemeler, kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Yargının görevi, sendikal hakları güvence altına almaktır. Mahkemeler, kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir" dedi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Ankara 4. İş Mahkemesi’nin öğrenci gelişim raporlarının doldurulmasına yönelik Türk Eğitim-Sen ile birlikte dört sendikanın aldığı eylem kararını iptal ettiğini belirtti. Geylan, bu kararın hukuksuz olmasının yanı sıra sendika kanununa, anayasal haklara ve başta Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kararları olmak üzere evrensel kaidelere aykırı olduğunu ifade etti. "Mahkemeler kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir" Mahkemenin eylem kararını iptal etmesini hukuka aykırı bulduğunu ifade eden Geylan, "Ankara 4. İş Mahkemesi’nin öğrenci gelişim raporlarının doldurulmasına yönelik alınan eylem kararını garabet bir hükümle iptal etmesi hukuksuz olmasının yanı sıra sendika kanununa, anayasal haklara ve ILO kararları başta olmak üzere evrensel kaidelere açıkça aykırıdır. Yargının görevi, sendikal hakları güvence altına almaktır. Mahkemeler, kamu işvereninin kolaylaştırıcısı değildir. Türk Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu tarafından öğrenci gelişim raporlarının doldurulmaması konusunda 8 Ocak tarihinde eylem kararı alınmıştır. Alınan eylem kararının iptali talebi ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ankara 4. İş Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır. Yapılan yargılamada mahkeme makamınca ilk duruşmada sendikamız ile beraber 4 sendikanın aldığı eylem kararlarının iptaline karar verilmiştir. Kamu görevlilerinin sendika kurmasının yasalaştığı günden bugüne kadar herhangi bir eylem kararının mahkeme tarafından iptalinin istenildiğine hiç rastlanılmamıştır" ifadelerini kullandı. "Kamu çalışanlarının sendika kurma özgürlüğü anayasa maddesi 51 ile güvence altındadır" Türk Ceza Kanunun 118. maddesinde sendikal hakların kullanılmasının engellenmesinin suç sayıldığını vurgulayan Geylan, "Milli Eğitim Bakanlığı, sendikal faaliyetlerin korunması ve engellenmemesi adına yapılan tüm düzenlemelerin aksine mahkemeden bu faaliyetlerin engellenmesi için karar verilmesini talep etmiş ve maalesef mahkeme tarafından bu yönde karar verilmiştir. Kamu çalışanlarının sendika kurma, örgütlenme ve hak arama özgürlüğü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 51 ile güvence altındadır. Bu güvence yalnızca kağıt üzerinde bir hak değildir; bizzat korunması gereken dokunulmaz bir özgürlük alanıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi de sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini suç olarak tanımlar. Üstelik bu suç, sadece fiziki müdahalelerle değil; hukuka aykırı her türlü yöntemle ortaya çıkabilir. Yargıtay içtihatları da bu konuda son derece nettir. Sendikal faaliyetin engellenmesi bir ‘tehlike suçu’dur. Yani zararın gerçekleşmesi dahi beklenmez, hak kullanımının engellenmesi ihtimali dahi suçun oluşması için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi kararları defalarca şunu vurgulamıştır; sendikal haklar demokratik toplumun temelidir. Bu haklara yönelik müdahaleler karşısında devletin koruma yükümlülüğü vardır" dedi. "Bugün ise görünen tablo, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir" Türk Eğitim-Sen olarak bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını dile getiren Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün ise görünen tablo, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir. Anayasal bir hakkın kullanımının iptal kararıyla fiilen imkansız hale getirilmesi, TCK 118 kapsamında düzenlenen ‘sendikal hakların engellenmesi’ suçunun yargı eliyle işlenmesi anlamına gelmektedir. Ankara 4. İş Mahkemesi’nin bu kararı açıkça sendikal eylemlerin kısıtlanması ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın bundan sonraki süreçte sendikaların karar alma ve eylem yapma özgürlüğüne açıkça müdahale etme yolunu açmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay kararları doğrultusunda sendika üyelerini cezalandıramadığı için sendikamızı hedef alarak eylem kararını iptal ettirmiştir. Türk Eğitim-Sen bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır. Tüm hukuki yollara başvuruda bulunacak ve yanlış hesap Bağdat’tan dönecektir. Üyelerimizin gönlü ferah olsun, Türk Eğitim-Sen yıllardır verilen mücadeleler ile alınan birçok sendikal hakkın bir mahkeme kararı ile elimizden alınmasına asla müsaade etmeyecektir."
Gaziantep Medical Point Gaziantep Hastanesi 1 yılda 200’üncü kemik iliği nakline ulaştı Gaziantep’te sağlık alanında önemli başarılara imza atan Medical Point Gaziantep Hastanesi, kemik iliği nakli alanındaki çalışmalarına bir yenisini ekleyerek 1 yıl dolmadan 200’üncü kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi, lösemi, lenfoma ve diğer ciddi kan hastalıklarının tedavisinde hayati rol oynayan, ileri düzey uzmanlık ve donanım gerektiren bir yöntem olarak öne çıkan kemik iliği naklini 1 yıl dolmadan 200’üncüsünü gerçekleştirdi. Gaziantep’te ve bölgede kemik iliği nakli alanında tek olma özelliği taşıyan, alanında uzman hekim kadrosu, güçlü teknolojik altyapısı ve deneyimli sağlık personeliyle dikkat çeken hastane, gerçekleştirdiği başarılı nakillerle hem Gaziantep’te hem de çevre illerde yaşayan hastalar için umut kapısı olmayı sürdürüyor. Doç. Dr. Ali Eser, "Yaklaşık 2 yıl içerisinde 200’üncü naklimizi gerçekleştirmiş olacağız. Bu nedenle gerçekten çok mutlu ve gururluyuz. Gaziantep’te bu yoğunlukta nakil yapan ilk ve tek merkeziz. Başarı oranlarımız da oldukça yüksek. Dünya ortalaması genelde yüzde 70 civarındayken, bizim başarı oranlarımız yüzde 90’lara ulaşıyor" dedi. "200’üncü nakle ulaşmak bizim için de hastalarımız için de büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı" Dr. Buğra Sağlam ise, "Ben de yaklaşık 2 yıldır Medical Point Hastanesi’nde iç hastalıkları ve hematoloji uzmanı olarak görev yapıyorum. Hem hematoloji servisinde hem de kök hücre nakil ünitesinde birlikte çalışıyoruz. 100’üncü naklimizi kutladıktan sonra henüz 1 yıl dolmadan 200’üncü nakle ulaşmak bizim için de hastalarımız için de büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı" diye konuştu. "Bu tek başına yapılan bir iş değil" Uzm. Dr. Buğra Sağlam, bu başarının ekip işi olduğunu vurgulayarak, "Bu tek başına yapılan bir iş değil. Ekibimizle ve hastanemizin diğer branşlarıyla birlikte yürüttüğümüz multidisipliner yaklaşımın bir sonucu. Hastalarımıza şifa sunabildiğimiz için hepimiz çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. Kök hücre nakline ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Buğra Sağlam, "Kök hücre nakli iki ana grupta değerlendiriliyor. Birincisi, hastanın kendi hücrelerinden elde edilen otolog nakil. Bu yöntem bazı hematolojik ve onkolojik hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Daha zorlu olan ise allojenik nakil. Yani hücrelerin kardeşten ya da kök hücre bankalarından temin edildiği durumlar. Hastalarımızın büyük bir kısmını da bu grup oluşturuyor" dedi. Lösemi hastalarına dikkat çeken Uzm. Dr. Buğra Sağlam, "Özellikle akut lösemilerde, nakil yapılmadığı takdirde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 25’in altına düşüyor. Bu nedenle kök hücre nakli, hastaların yaşam süresini uzatan ve yaşam kalitesini artıran en önemli tedavi yöntemlerinden biri olmaya devam ediyor" diye konuştu.