SAĞLIK - 07 Nisan 2026 Salı 11:13

Teknoloji kullanımı artıyor, omurga rahatsızlıkları genç yaşlara iniyor

A
A
A
Teknoloji kullanımı artıyor, omurga rahatsızlıkları genç yaşlara iniyor

Son yıllarda klinik gözlemler ve yapılan çalışmalar sonucunda skolyoz ve bel fıtığı gibi omurga problemlerinin görülme yaşının giderek düştüğünü vurgulayan Fizyoterapist Sami Yıldırım, "Eskiden daha çok ileri yaşlarda karşımıza çıkan bu rahatsızlıklar artık çocukluk ve ergenlik döneminde de sıkça görülmeye başlandı" dedi.


Gelişen teknolojiyle birlikte çocukların ekran başında geçirdiği süre her geçen gün artarken, bu durum fiziksel sağlık üzerinde ciddi etkiler oluşturmaya başladı. Uzmanlara göre hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış duruş alışkanlıkları, özellikle omurga sağlığını tehdit ederek daha önce ileri yaşlarda görülen pek çok rahatsızlığın artık çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkmasına neden oluyor. Tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte skolyoz ve bel fıtığı gibi fizyolojik sorunların görülme sıklığında artış yaşandığı belirtilirken, erken farkındalık ve doğru alışkanlıkların kazandırılması büyük önem taşıyor.


Tunceli Sağlıklı Hayat Merkezinde görev yapan Fizyoterapist Sami Yıldırım, teknoloji kullanımının artmasıyla birlikte çocukların daha hareketsiz bir yaşam tarzına yöneldiğini, bu durumun ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade etti. Fizyoterapist Yıldırım, "Son yıllarda klinik gözlemler ve yapılan çalışmalar skolyoz ve bel fıtığı gibi omurga problemlerinin görülme yaşının giderek düştüğünü ortaya koyuyor. Eskiden daha çok ileri yaşlarda karşımıza çıkan bu rahatsızlıklar artık çocukluk ve ergenlik döneminde de sıkça görülmeye başlandı. Bu artışta en önemli faktörlerden biri ise çocukların teknolojiyle geçirdiği sürenin ciddi şekilde artması. Özellikle tablet, telefon ve bilgisayar kullanımı çocukların hareketsiz kalmasına ve yanlış duruş alışkanlıkları geliştirmesine neden olabiliyor. Saatlerce başı öne eğik şekilde ekran karşısında kalmak omurgaya binen yükü artırarak kas iskelet şeklindeki dengeyi ciddi şekilde değiştirebiliyor" diye konuştu.



"Erken teşhis ise bu tür rahatsızlıklarda büyük önem taşır"


Yıldırım, "Skolyoz, yani omurganın yana doğru eğilmesi, büyüme çağındaki çocuklarda erken fark edilmezde ilerleyebilen, duruşu, kas iskelet dengesini ve ileri dönemde solunum fonksiyonlarını da etkileyebilen bir durum. Teknoloji kullanımına bağlı olarak gelişen diğer bozukluklar da bu süreci olumsuz etkileyebiliyor diyebiliriz. Bu konuda ailelerin çocuklarını gözlemlemesi çok önemli. Omuz seviyelerinde eşitsizlik, kürek kemiklerinde belirgin farklılık ve bel çukurlarındaki asimetrik durum erken dönemde fark edilebiliyor. Bu da erken tanı ve takibi kolaylaştırıyor. Özellikle yüzme, esneklik ve kuvvetlendirme egzersizleri omurga sağlığını desteklerken postür egzersizleri de duruş farkındalığının kazandırılmasında etkili rol oynuyor. Aynı zamanda çalışma ortamlarının ergonomik düzenlenmesi, ekranın göz hizasında olması ve oturma sırasında belin destekli olup, ayakların tam olarak yere basmasıyla beraber düzgün oturma pozisyonunu sürdürmek mümkün kılınıyor. Erken teşhis ise bu tür rahatsızlıklarda büyük önem taşır. Şüpheli durumlarda bir uzmana danışılması ve gerekli değerlendirmenin yapılması ileride oluşabilecek daha ciddi omurga problemlerinin önüne geçebiliyor. Sadece bu problemler değil, çocukluk döneminde kazanılan duruş alışkanlıkları bireye yaşam boyu eşlik ediyor. Bu nedenle teknoloji kullanımını doğru yönetmek, çocukları hareketli yaşama teşvik etmek, omurga sağlığının öneminin farkındalığını kazandırmak hepimizin ortak sorumluluğudur" şeklinde konuştu.



Teknoloji kullanımı artıyor, omurga rahatsızlıkları genç yaşlara iniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Akyüz: "Turizmi hedef alan ırkçı paylaşımlara karşı yasal düzenleme şart" Trabzon’un dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl’de faaliyet gösteren işletmeciler, son dönemde özellikle sosyal medyadan Arap turistleri hedef alan ayrımcı ve ırkçı paylaşımların bölge turizmine zarar verdiğini belirterek yasal düzenleme çağrısında bulundu. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Uzungöl Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Mustafa Akyüz, Trabzon ve Uzungöl’ün sadece bölge ekonomisinin değil, Türkiye turizminin de stratejik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Akyüz, "Trabzon ve Uzungöl her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan, ülkemize önemli döviz girdisi sağlayan turizm merkezleridir. Özellikle Körfez ve Arap ülkelerinden gelen misafirlerimiz yıllardır bölgemizin turizm hareketliliğine önemli katkılar sunmaktadır. Turizm sektöründe faaliyet gösteren binlerce vatandaşımızın geçimi doğrudan bu hareketliliğe bağlıdır" dedi. Son dönemde sosyal medya platformlarında yabancı turistleri hedef alan nefret söylemlerinin ve ayrıştırıcı paylaşımların arttığına dikkat çeken Akyüz, bu durumun yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye’nin turizm markasını da olumsuz etkilediğini ifade etti. Akyüz "Türkiye misafirperverliğiyle dünyada örnek gösterilen bir ülkedir. Ancak sosyal medyada yapılan sorumsuz paylaşımlar ülkemizi ziyaret etmeyi düşünen turistler üzerinde olumsuz algı oluşturmakta, yılların emeğiyle oluşturulan turizm imajımıza zarar vermektedir. Birkaç kişinin yaptığı ayrımcı paylaşımın bedelini esnafımız, işletmecimiz, çalışanlarımız ve bölge ekonomimiz ödemektedir" şeklinde konuştu. Başkan Mustafa Akyüz, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili bakanlıklara, milletvekillerine ve devlet kurumlarına çağrıda bulunarak, turizmi hedef alan nefret söylemleri ve ayrımcı içeriklerle ilgili daha caydırıcı yasal düzenlemelerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Akyüz açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Turizm, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında stratejik sektörlerden biridir. Uzungöl, Trabzon ve Doğu Karadeniz sadece bölgenin değil ülkemizin dünyaya açılan önemli vitrinlerinden biridir. Hiç kimsenin sosyal medya üzerinden bir milleti veya toplumu hedef alarak ülkemizin turizmine zarar verme hakkı yoktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ilgili kurumlarımızın bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyoruz. Turizmi korumak, istihdamı korumaktır; esnafı korumaktır; ülke ekonomisini korumaktır. Turizme zarar veren her söylem, Türkiye ekonomisine zarar vermektedir."
İstanbul Otomotivde 2026’da büyüme yavaşladı Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,40 oranında daralarak 453 bin 138 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 66 bin 353 adetle yüzde 18,6 pay alırken, yerli otomobil Togg, Mayıs ayında 3 bin 505 adet satış gerçekleştirdi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,40 oranında daralarak 453 bin 138 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde geçen yıla göre yüzde 9,65 oranında daralarak 356 bin 256 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 1,94 artarak 96 bin 882 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2026 Mayıs ayında yüzde 22,55, otomobil pazarı yüzde 23,19 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 20,13 oranında daraldı. 2026 yılı Mayıs ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 yılı Mayıs ayına göre yüzde 22,55 oranında daralarak 83 bin 442 adet oldu. 2026 Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,19 daralarak 65 bin 386 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 20,13 daralarak 18 bin 56 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 5 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 5,1 oranında daraldı. Otomobil pazarı, 5 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 6, hafif ticari araç pazarı, 5 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 1,7 daraldı. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 10,3 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 9,6, hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 12,8 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 85’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 193 bin 210 adetle yüzde 54,2 pay, B segmenti otomobiller 108 bin 660 adetle yüzde 30,5 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 64,8 pay, 230 bin 921 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 19,8 pay ve 70 bin 396 adet satış ile Sedan, yüzde 15,1 pay ve 53 bin 855 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 148 bin 75 adetle yüzde 41,6 pay, hibrit otomobil satışları 119 bin 22 adetle yüzde 33,4 pay, elektrikli otomobil satışları 66 bin 353 adetle yüzde 18,6 pay ve dizel otomobil satışları 20 bin 683 adetle yüzde 5,8 pay, otogazlı otomobil satışları 2 bin 123 adetle yüzde 0,6 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 18,8 artarak yüzde 16,7 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 31,8 azalarak yüzde 1,9 pay aldı. Otomatik şanzımanlı otomobiller; 347 bin 345 adetle yüzde 97,5 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 8 bin 911 adetle yüzde 2,5 pay aldı. Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 76,7 pay ve 74 bin 355 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; kamyonet gövde tipi yüzde 8,8 pay ve 8 bin 505 adetle 2. sırada yer aldı. Mayıs ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle: Renault: 10 bin 926 adet Volkswagen: 7 bin 374 adet Fiat: 6 bin 310 adet Peugeot: 5 bin 616 adet Hyundai: 5 bin 485 adet Ford: 5 bin 108 adet Toyota: 4 bin 779 adet Citroen: 3 bin 601 adet Togg: 3 bin 505 adet Opel: 3 bin 251 adet Mayıs ayında Tesla 370 adet satış rakamına ulaşırken, Çinli otomobil markası Chery, 2 bin 200 adet satış gerçekleştirdi. Diğer bir Çinli marka olan BYD ise 152 adet satış yaptı.
Denizli Egekent Karaman Güneşli Günler Çocuk Gelişim Merkezi hızla yükseliyor Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hayırsever desteğiyle hayata geçirdiği Egekent Karaman Güneşli Günler Çocuk Gelişim Merkezi’nde önemli bir aşama geride kaldı. Kaba inşaatı tamamlanan ve 220 öğrenci kapasitesiyle hizmet verecek merkezde ince işlere başlanırken, proje çocukların nitelikli eğitimle buluşmasına ve çalışan ailelerin yükünün hafiflemesine katkı sağlayacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin eğitim yatırımları arasında yer alan Egekent Karaman Güneşli Günler Çocuk Gelişim Merkezi’nde çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürüyor. Projede kaba inşaatın tamamlanmasının ardından ince işçilik aşamasına geçildi. Karaman Mahallesi’nde yükselen merkezde, binanın estetik ve işlevsel yapısını şekillendirecek iç mekan sıvaları, yalıtım uygulamaları, elektrik ve mekanik tesisat altyapıları ile zemin kaplama imalatlarına başlandı. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Denizli, çocukların gelişimine katkı sunacak modern bir eğitim merkezine daha kavuşacak. Çocuklar için güvenli ve modern eğitim ortamı Çocukların bilişsel, sosyal ve motor gelişimlerini destekleyecek şekilde uluslararası standartlarda tasarlanan merkez, güvenli ve konforlu bir eğitim ortamı sunacak. Üç kattan oluşan ve toplam 1.666 metrekare kapalı alana sahip tesis; 84 kişilik yemekhane, çok amaçlı etkinlik salonu, oyun odası ve öğretmenler odası gibi donatılarla hizmet verecek. Toplam 11 dersliğin yer aldığı merkezde aynı anda 220 öğrenci eğitim alabilecek. Çocukların erken yaşta nitelikli eğitimle buluşmasını sağlayacak proje, özellikle çalışan annelerin günlük yaşamını kolaylaştırarak aile bütçesine ve sosyal yaşama da önemli katkı sunacak. Egekent Karaman Güneşli Günler Çocuk Gelişim Merkezi, tamamlandığında Denizli’nin çocuk odaklı sosyal belediyecilik yatırımları arasında önemli bir yer edinecek.