ASAYİŞ - 04 Nisan 2026 Cumartesi 12:42

Tunceli merkezli sahte kripto operasyonu: 8 kişi tutuklandı

A
A
A
Tunceli merkezli sahte kripto operasyonu: 8 kişi tutuklandı

Tunceli’de sahte kripto yatırım platformları üzerinden yürütülen dolandırıcılık ağına yönelik 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 8 kişi tutuklandı.


Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Nazımiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, geniş çaplı bir siber dolandırıcılık şebekesine darbe vuruldu. Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı teknik ve mali incelemelerde, müşteki T.S.Ö.’nün sahte yatırım platformları aracılığıyla 8 farklı şirket hesabına toplam 3 milyon 480 bin TL göndererek dolandırıldığı ortaya çıkarıldı. Elde edilen deliller doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri tek tek tespit edilirken, İstanbul, Balıkesir, Hatay, Mersin ve Manisa’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 6’sı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 2 şüphelinin ise farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi. Böylece dosya kapsamında toplam 8 şüpheli tutuklanmış oldu.


Soruşturma sürecinde şüphelilerin, elde ettikleri paranın izini kaybettirmek amacıyla çok sayıda transfer gerçekleştirdiği ve paraları farklı kripto hesaplarına aktardığı tespit edildi. Yapılan mali analizlerde, kullanılan 8 ayrı şirket hesabında toplam 55 milyon TL’lik işlem hacmine ulaşıldığı ortaya konuldu. Operasyon kapsamında yapılan aramalarda 5 cep telefonu, 3 SIM kart ve 1 dizüstü bilgisayar ele geçirildi.


Yetkililer, vatandaşları hedef alan siber dolandırıcılık suçlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgularken, özellikle yüksek kazanç vaadiyle sunulan yatırım tekliflerine karşı dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Haliç’te alarm: Yağmur sularıyla taşınan kirlilik balık ölümlerine yol açabilir İstanbul’da etkili olan aralıksız yağışların ardından Haliç’te gözlenen renk değişiminin yaklaşık 10-15 gün içinde yeniden normale dönmesi bekleniyor. 48 saat süren yoğun yağış sonrası dereler ve kanalizasyon hatlarından taşınan suların Haliç’e karışmasıyla suyun rengi kahverengiye dönerken, Boğaz’ın turkuaz tonları ile Haliç’in kahverengi suları arasındaki belirgin fark dron görüntülerine yansıdı. Uzmanlar ise taşınan kirliliğin balık ölümlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Havadan görüntülenen Haliç’te, yağış sonrası oluşan yoğun bulanıklık ve kahverengi renk dikkat çekti. Derelerin büyük bölümünün yapılaşma nedeniyle kapanmasıyla birlikte yağmur sularının caddeler üzerinden taşınarak Haliç’e ulaştığı, bu süreçte çamur ve atıkların da suya karıştığı gözlemlendi. Yağmur suyu altyapısı yetersiz Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, yağmur suyu toplama sistemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek, "Bütün belediyelerin başta yağmur sularını toplama kanallarını yeniden aktif hale getirmesi gerekiyor. Haliç çevresindeki kollektörlerde bu suların toplanıp kullanılabilmesi gerekirken bugüne kadar yüzde beşi bile gerçekleştirilemedi. Derelerin büyük kısmı yapılaşma nedeniyle kapatıldı. Bu nedenle yağmur suları artık caddelerden akarak Haliç’e ulaşıyor" dedi. Kirlilik balık ölümlerine yol açabilir Çetintaş, kirliliğin canlı yaşamını doğrudan tehdit ettiğini ifade ederek, "Caddelerden gelen çamur ve partiküller Haliç’e taşınıyor. Bu durum fauna ve florayı bozuyor. Suda yaşayan canlıların solungaçlarına partikül kaçması ölümcül sonuçlara yol açar. Bunun benzerini daha önce balık çiftliklerinde gördük. Aynı risk Haliç için de geçerli. Bu şekilde devam ederse hem balık ölümleri yaşanır hem de bölgede ağır koku oluşur" diye konuştu. Haliç 10-15 günde temizlenebilir Haliç’in hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Çetintaş, çözüm önerisine de değinerek, "Haliç’in temiz kalabilmesi için Karadeniz’den temiz su basılması gerekiyor. Bu işlem devam ederse yaklaşık 10-15 gün içerisinde suyun yeniden eski haline dönmesi mümkün. Temiz su, kirli suyu iterek çökmesini sağlar" ifadelerini kullandı. Yetkililerin yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısını ayrıştıracak çalışmalar yapması gerektiğini vurgulayan Çetintaş, mevcut durumun İstanbul için ciddi bir çevre riski oluşturduğunu sözlerine ekledi.