EĞİTİM - 03 Kasım 2020 Salı 16:38

4B Yazılım’dan KVKK uyum süreci hizmeti

A
A
A
4B Yazılım’dan KVKK uyum süreci hizmeti

Van’da 4B Yazılım Bilgi Teknolojileri Adli Bilişim Mühendisi Olgucan Güden, kentte Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyum süreci hizmetine başladıklarını ifade etti.

Van’da 4B Yazılım Bilgi Teknolojileri Adli Bilişim Mühendisi Olgucan Güden, kentte Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyum süreci hizmetine başladıklarını ifade etti.


Avrupa Birliğine uyum kapsamında hazırlanan KVKK’nın 24 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilerek kanunlaştığını ifade eden Güden, kanunun 7 Nisan 2016 tarih ve 29677 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini söyledi. 4B Yazılım olarak başta Van olmak üzere birçok bölgedeki firmalara KVKK uyum süreci hakkında teknik ve idari danışmanlık yapmak üzere 2018 yılında KVKK uyum süreci hizmeti başlattıklarını vurgulayan Güden, “Van’da da bu hizmeti veren ilk ve tek firmayız. Eğitim hizmetini de 24 Eylül 2018 basım tarihli KOSGEB destekli kataloğumuzda dile getirdik. Bu durum cezai işlemler başladığı zaman birçok firmanın başını ağrıtacaktır. Veri barındıran herkesi bu sürece ayak uydurmaya davet ediyoruz” dedi.


Bazı firmaların KVKK hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadığının altını çizen Güden, “Bazı çevreler KVKK uyum sürecinden sadece çalışan sayısı 50’den fazla veya yıllık mali bilançosu 25 milyondan fazla olan firmalar sorumlu sanıyor. KVKK kişisel veri tutan herkesi ilgilendiriyor. Yine bazı veri sorumluları VERBİS kaydı yaparak sorumluluklarını yerine getirdiklerini düşünüyorlar. Bu konuyu kurul şu şekilde açıklamaktadır, ‘Veri sorumluları tarafından VERBİS’e kayıt başvuru formu iletilmesi ve formun kurum tarafından onaylanması, sicile kayıt yükümlülüğünün yerine getirilmesinde tek başına yeterli değildir. Son kayıt tarihinden önce, kurum tarafından iletilen kullanıcı adı ve parola ile VERBİS’e giriş yapılarak irtibat kişisi atanması ve atanan irtibat kişisi tarafından da bildirimlerin tamamlanarak VERBİS ekranı üzerinden gönderilmesi gerekir. VERBİS yükümlülüğü ’bulunan’ veya ’bulunmayan’ tüm veri sorumlularının, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa uyum göstermesi ve kişisel verilerin güvenliği konusunda gerekli olan her türlü teknik ve idari tedbirleri alması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.


Kişisel Verilerin Korunması Kanununa uyum sağlamayanlara maddi cezaların verildiğini de hatırlatan Güden, “Her şirkete maddi maliyeti en düşük ceza 36 bin 49 TL, en yüksek ceza ise 1 milyon 982 bin 902 TL’dir. Ayrıca şirket yöneticileri hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası da bulunmaktadır. Van’da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında firmaların çoğu yanlış yönlendiriyor ya da bilgiye sahip değiller. İvedilikle herkesin bu kanunun uyum sürecine göre yapılanmaları gerekmektedir. Bu anlamda 4B olarak Van’da KVKK uyum süreci danışmanlığını başlatan ilk firma olmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.