EKONOMİ - 10 Şubat 2025 Pazartesi 16:11

Türkiye’nin önde gelen markasıyla anlaşma sağladı

A
A
A
Türkiye’nin önde gelen markasıyla anlaşma sağladı

Van’da yaklaşık bir yıl önce hizmete başlayan ve GLA Yönetim A.Ş. tarafından yönetilen Van Mall Alışveriş Merkezi, Türkiye’nin önde gelen mutfak gereçleri ve elektrikli ev aletleri markalarından "Korkmaz" ile kiralama anlaşması imzaladı.


Van Mall AVM’nin sunduğu zengin mağaza çeşitliliği bölge ekonomisine katkı sunmayı sürdürüyor. Türkiye’nin önde gelen mutfak gereçleri ve elektrikli ev aletleri markalarından "Korkmaz" ile kiralama anlaşması imzalayan Van Mall neredeyse tüm mağaza kiralama sürecini tamamlanmış oldu. Yapılan sözleşme ile ilgili açıklamada bulunan GLA Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Çelik, "Van Mall, şehrin en prestijli alışveriş merkezlerinden biri olarak hızla gelişmeye devam ediyor. Korkmaz markasının AVM’mizde yer alacak olması, hem bölgesel ticaretin hem de alışveriş deneyiminin kalitesini artıracak" dedi.


Van Mall AVM Müdürü İsmet Yılmaz ise bu yeni anlaşmaların, AVM’nin ticari anlamda büyük bir adım atmasını sağladığını belirterek, "Neredeyse tüm mağaza kiralamalarımızı tamamladık ve Van Mall’ın bir alışveriş merkezi olarak sunduğu imkanları, çeşitliliğiyle bir adım daha ileriye taşıyoruz" ifadelerini kullandı.


Yapılan anlaşma sonrası mülk sahiplerinden Turan Karadağ, franchise alan Cevdet Arvas ve İkbal Arvas da, "Van Mall gibi kaliteli ve dinamik bir alışveriş merkezinde yer alması, markanın daha geniş bir kitleye ulaşması için büyük bir fırsat. Yeni iş birliği için heyecanlıyız ve müşterilerimize en iyi alışveriş deneyimini sunmak için sabırsızlanıyoruz" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "2025 yılının son çeyreğinde mobil cepten internet abone sayısı 75,6 milyon seviyesine ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan İletişim Hizmetleri İstatistikleri Raporu’nu değerlendirerek, "2025 yılının son çeyreğinde mobil cepten internet abone sayısı 75,6 milyon seviyesine ulaştı" dedi. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan İletişim Hizmetleri İstatistikleri Raporu’nu değerlendirdi. Elektronik haberleşme sektörüne ilişkin 2025 yılının dördüncü çeyreğine ait verileri açıklayan Uraloğlu, kullanıcı sayısı ve veri kullanımındaki artışın Türkiye’nin dijitalleşme sürecini hızlandırdığını ifade etti. Mobilde abone sayılarında yükseliş Uraloğlu, 2024 yılı dördüncü çeyrekte 9,03 milyon olan sabit telefon abone sayısının geçen yılın son çeyreğinde 8,4 milyon olarak gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, "Mobil telefon abone sayısı 2025’in son çeyreğinde 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 5,7 artarak 99,7 milyona ulaştı" şeklinde konuştu. İnternet aboneliğinde genel artış eğiliminin sürdüğünü belirten Uraloğlu, özellikle mobil internet ve fiber altyapının bu büyümede öne çıktığını vurguladı. Uraloğlu, "2025 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla toplam internet aboneliğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre mobil internet ve fiber abonelerinden kaynaklı yüzde 1,1 artış gerçekleşerek internet abone sayısı 97,4 milyona ulaştı" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, 2025’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre eve kadar fiber (FTTH) aboneliğinin 6 milyon 845 bin 641’den 8 milyon 670 bin 664’e yükselerek yüzde 26,7 arttığını, toplam fiber abone sayısının ise 8 milyon 72 bin 629’dan 9 milyon 845 bin 226’ya çıkarak yüzde 22 artış gösterdiğini aktardı. Uraloğlu, "İnternet abonelikleri içinde en yüksek paya sahip olan mobil cepten internet abone sayısı ise 75,6 milyon seviyesine ulaştı" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, genişbant internet kullanımındaki artışa dikkati çekerek "Genişbant internet data trafiği 2024 yılının son çeyreğine göre 17,1 artarak 24,2 milyon terebayta ulaştı. Sabit internet trafiği yüzde 15,8, mobil internet trafiği ise yüzde 23 arttı" dedi. Sabit ses trafiği 1,3 milyar, mobil ses trafiği 76,8 milyar dakika oldu Bakan Uraloğlu, ses trafiğine ilişkin değerlendirmesinde 2025 yılı dördüncü çeyreğinde sabit ses trafiğinin 1,3 milyar dakika, mobil ses trafiğinin ise 76,8 milyar dakika olarak gerçekleştiğini bildirdi. (ECE-
İstanbul Haliç’te alarm: Yağmur sularıyla taşınan kirlilik balık ölümlerine yol açabilir İstanbul’da etkili olan aralıksız yağışların ardından Haliç’te gözlenen renk değişiminin yaklaşık 10-15 gün içinde yeniden normale dönmesi bekleniyor. 48 saat süren yoğun yağış sonrası dereler ve kanalizasyon hatlarından taşınan suların Haliç’e karışmasıyla suyun rengi kahverengiye dönerken, Boğaz’ın turkuaz tonları ile Haliç’in kahverengi suları arasındaki belirgin fark dron görüntülerine yansıdı. Uzmanlar ise taşınan kirliliğin balık ölümlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Havadan görüntülenen Haliç’te, yağış sonrası oluşan yoğun bulanıklık ve kahverengi renk dikkat çekti. Derelerin büyük bölümünün yapılaşma nedeniyle kapanmasıyla birlikte yağmur sularının caddeler üzerinden taşınarak Haliç’e ulaştığı, bu süreçte çamur ve atıkların da suya karıştığı gözlemlendi. Yağmur suyu altyapısı yetersiz Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, yağmur suyu toplama sistemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek, "Bütün belediyelerin başta yağmur sularını toplama kanallarını yeniden aktif hale getirmesi gerekiyor. Haliç çevresindeki kollektörlerde bu suların toplanıp kullanılabilmesi gerekirken bugüne kadar yüzde beşi bile gerçekleştirilemedi. Derelerin büyük kısmı yapılaşma nedeniyle kapatıldı. Bu nedenle yağmur suları artık caddelerden akarak Haliç’e ulaşıyor" dedi. Kirlilik balık ölümlerine yol açabilir Çetintaş, kirliliğin canlı yaşamını doğrudan tehdit ettiğini ifade ederek, "Caddelerden gelen çamur ve partiküller Haliç’e taşınıyor. Bu durum fauna ve florayı bozuyor. Suda yaşayan canlıların solungaçlarına partikül kaçması ölümcül sonuçlara yol açar. Bunun benzerini daha önce balık çiftliklerinde gördük. Aynı risk Haliç için de geçerli. Bu şekilde devam ederse hem balık ölümleri yaşanır hem de bölgede ağır koku oluşur" diye konuştu. Haliç 10-15 günde temizlenebilir Haliç’in hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Çetintaş, çözüm önerisine de değinerek, "Haliç’in temiz kalabilmesi için Karadeniz’den temiz su basılması gerekiyor. Bu işlem devam ederse yaklaşık 10-15 gün içerisinde suyun yeniden eski haline dönmesi mümkün. Temiz su, kirli suyu iterek çökmesini sağlar" ifadelerini kullandı. Yetkililerin yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısını ayrıştıracak çalışmalar yapması gerektiğini vurgulayan Çetintaş, mevcut durumun İstanbul için ciddi bir çevre riski oluşturduğunu sözlerine ekledi.