SAĞLIK - 27 Mayıs 2024 Pazartesi 11:58

Diyetisyen Üstün, fazla tuz tüketiminin zararlarına dikkati çekti

A
A
A
Diyetisyen Üstün, fazla tuz tüketiminin zararlarına dikkati çekti

Yalova Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Gülhanım Kaya Üstün, fazla tuz tüketiminin zararlarına dikkati çekti.


Diyetisyen Üstün, tuzun insan sağlığı için önemine vurgu yaparken fazla tüketiminin ise zararlarından bahsetti. Dünya Tuza Dikkat Haftası çerçevesinde açıklamada bulunan Üstün, tuzun fazla tüketimini istemediklerini dile getiren Üstün, “Özellikle böbrek sağlığı için birçok hastalığı tetiklediği için tuzun fazla tüketimini istemiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği 5 gramdan daha fazla tüketimi istemiyoruz. Çalışmalara baktığımızda Türkiye’de bu 10 gramın da üstünde maalesef. Bizim tükettiğimiz ekmeler de aslında tuzlu. Genel politika olarak tuz miktarını azaltmak önemli. 5 gram tuz dediğimiz bir tepeleme çay kaşığı ya da bir silme tatlı kaşığı kadar tuz miktarıdır, geçmemiz gerekir gün içinde” dedi.


Yemeklerden ziyade gizli tuz kaynaklarının olduğuna vurgu yapan Üstün, şöyle konuştu:


“Mesela paketli, ürünlerde içerik olarak baktığımızda monosodyum glutamat gibi içinde sodyum geçen katkı maddeleri bizim için sodyum kaynağıdır. Aslında tuz tüketiminde aşırı sodyum alınımı istemeyiz. Onun için buna da dikkat etmek gerekir. Kişi bazen yemeklerde tuza dikkat eder ama işte salamura ürünler ya da paketli ürünlerin tüketimini aşırı tutarsa bu da aslında fazla tuz alımını tetikler. O yüzden de buna dikkat etmek gerekiyor.”


İyotlu tuzun önemli bir mineral olduğunu da belirten Üstün, “Özellikle çocukluk döneminde büyüme gelişmek için, beyin yapısındaki dallanma için oldukça önemli. O sebeple iyodun yeterli alınımını önemsiyoruz. Bunun için iyotlu tuz kullanımını öneriyoruz. Bazı tuz türlerinde maalesef iyot bulunmuyor. Biz paketli iyotlu tuz kullanımını öneriyoruz. Evdeki tuz kutularımızın da cama değil de ışık geçirmeyen, seramik kutularda olması lazım. Çünkü ışıkla birlikte iyotta kayıplar olabiliyor. Biz besin değeri kaybı olsun istemiyoruz, özellikle iyodun kaybını istemiyoruz. Bu sebeple tuzu muhafaza ederken de daha koyu renkli paketlerde almak, seramik kavanozlarda saklamak önemli. Tuz bizim için temelde iyot açısından önemli” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Erkek hegemonyasına kadın eli değdi Diyarbakır’da daha çok erkeklerin yer aldığı tatlı imalat sektörüne kadın eli de değdi. Ünü neredeyse dünyaya yayılan tatlı yapımının her aşamasında yer alan Oya Şeker, erkek hegemonyasını tek başına dağıttı. Diyarbakır’ın asırlık tatlı geleneğini sürdüren Hacıbaba Pastaneleri, kadın istihdamına verdiği önemle dikkat çekiyor. Erkek egemen mutfak kültüründe kadın ustalar yetiştiren firma, üretim alanında kadın emeğini ön plana çıkarıyor. Baklava ustası olma hayali kuran Oya Şeker, işletmede baklava yapımının her aşamasında görev alıyor. Hamurun yoğrulmasından açılmasına, tepsiye dizilmesinden fırın sürecine kadar üretimin her noktasında aktif rol üstlenen Şeker, ustalık yolunda emin adımlarla ilerliyor. 100’ün üzerinde erkek çalışanın bulunduğu üretim alanında tek kadın olarak çalışan Oya Şeker, azmi ve çalışkanlığıyla dikkat çekiyor. 28 yaşında olduğunu ve çıraklık görevi yaptığını dile getiren Şeker, kademe kademe işi öğrendiğini söyledi. Şeker, "Ustalarım bana her konuda destek oluyorlar. Hamur açarken, yağlama yaparken, Hasanpaşa tatlısında her zaman destek oluyorlar. Yavaş yavaş ben de öğrenmeye çalışıyorum. Ustalarımdan çok memnunum. Kadın baklava ustası sayısı yok denecek kadar az. Hiçbir kadın pes etmesin. Sabah kalkınca güneş doğdu her şey düzelecek diyorum ama sonra da olmuyor ama yine de pes etmiyorum. Çoğu zaman ben pes ettim ama bırakmadım başa sardım" ifadelerini kullandı. Şeker’in ustası ve Hacıbaba Pastaneleri baklava sorumlusu Ali Kaya ise firma olarak çalışmalarının arasında hanımefendilere bu mesleği daha çok sevdirip, kadın ustalar yetiştirmek olduğunu söyledi. Kaya, "Kadın çalışanlarımızın sayısını baklava sektöründe artırma niyetimiz var. Oya arkadaşımız mesleğe gayet hızlı bir şekilde adapte oldu. Çünkü merakı vardı. Şu an özel olarak onunla ilgileniyoruz hepimiz. En kısa zamanda Diyarbakır’da ilk denecek gibi kadın baklava ustası yetişmiş olacak inşallah" şeklinde konuştu. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, sadece bir pastane olmadıklarını ve ülke çapında kocaman bir aile olduklarını söyledi. Elaldı, "İnsanların hayatlarına dokunarak geleceklerine yön vermek adına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Benim de hayatıma dokunan oldu ki bu seviyeye geldik. Biz de insanların hayatına dokunmaya çalışıyoruz. Geleceklerini kurmalarında yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi. Elaldı, Oya usta gibi birkaç tane daha çalışkan kadın arkadaşlarının olduğunu söyledi. Elaldı, "Bütün birimlerde kadın arkadaşlarımız var. Kadınların çalışmasından da bu anlamda çok memnunuz. Kadınlarımızın da meslek sahibi olmalarında katkı sağlıyoruz. Onlarında hayatına dokunmaya çalışıyoruz. Oya kızımızı belki bölgenin belki de Türkiye’nin en büyük ustalarından biri yapacağız inşallah. Onda da o ışık var. Ustalarımızın genelinin işine sevgi katması, ürünlerimizin kaliteli ve lezzetli çıkmasına vesile oluyor" ifadelerini kullandı.
Sivas Görevi başında felç oldu, 5 yıldır gazilik unvanının verilmesini bekliyor Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş, 2021 yılında görevi başındayken felç oldu, böcek ısırması sonucu felç kaldığı düşünülen Taş, başlattığı hukuk mücadelesinin neticesinde kendisine gazilik unvanı verilmesini bekliyor. Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş (36) , 2011 yılında göreve başladı. Barış Pınarı Harekatı başta olmak üzere bir çok zorlu görevde fedakarca görev aldı. 2021 yılında ise görevi başındayken fenalaşarak felç oldu. Yürüme ve konuşma yeteneğini kaybetti. Devam eden tedavi sürecinin neticesinde bu yıl güçte olsa ayağa kalkıp konuşmaya başladı. Rahatsızlık nedeni tam olarak tanımlanamadığı için Taş’a gazilik unvanı verilemedi. Geçirdiği felç nedeniyle artık çalışması mümkün olmayan Taş, gazilik unvanını alabilmek için konuyu yargıya taşıdı. Şimdi mahkemenin vereceği kararı bekliyor. Yalnız bırakılmadı Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci süreç boyunca Taş’ı hiç yalnız bırakmadı. Taş’la ilgili süreci yakından takip eden Deveci ve yönetim kurulu iftar yemeğinde Taş’la bir araya geldiler. Taş, burada yaptığı açıklamada, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’nin her zaman yanında olduğunu belirterek, "Görevde rahatsızlandım. 2021 yılından beri bu haldeyim. Fatih başkanım bana destek oldu. Bana kimse destek olmuyor. Ben mahkemelerde bekliyorum. Gazi olmak istiyorum" dedi. "İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek" Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, mahkemenin vereceği kararla İbrahim’in yüzünün gülmesini beklediklerini ifade edip, "İbrahim bizim çok değerli bir kardeşimiz. 21 Eylül 2021 yılında Barış Pınar’ı Harekatına da katılıyor. Kendisi zaten tankçı uzman çavuş olarak görev yapıyordu. Görev esnasında kendisi bir rahatsızlık geçiriyor ve felç kalıyor. 2021 yılında İbrahim ile tanıştığımız zaman yürüyemiyordu ve tamamen felçliydi. Kendisini ifade dahi edemiyordu. 5 yıl sonra ise ayağa kalkmaya başladı. İbrahim derneğimize gelerek gazilerimizle muhabbet etti. Bu da bizim çok hoşumuza gitti. Daha sonra ise bu ay mübarek bir ay olduğu için biz de İbrahim’e iftar yapmaya gittik. Bizim ve İbrahim, 10 yıl boyunca kutsal emanetimiz olan bayrağımızı korumuş ve üniformamızı üzerinde taşımıştır. Görev esnasında kendisi ile birlikte 3 arkadaşı daha rahatsızlanıyor. Şu an da hukuk savaşı veriyoruz. İbrahim’in hak ettiği gazilik unvanını alması için uğraşıyoruz. İnşallah bu davamızı kazanacağız. İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek ve kendisi gazi olacak" dedi.