EĞİTİM - 25 Mayıs 2024 Cumartesi 13:03

Psikolog Meral’den öğrencilere sınav stresi yönetimiyle ilgili tavsiyeler

A
A
A
Psikolog Meral’den öğrencilere sınav stresi yönetimiyle ilgili tavsiyeler

Yalova İl Sağlık Müdürlüğü Merkez Toplum Sağlığı Merkezi Psikoloğu Aslıhan Meral, yaklaşan Liselere Geçiş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde öğrencilere sınav stresi yönetimiyle ilgili tavsiyelerde bulundu.


2 Haziran Pazar günü yapılacak LGS, 8-9 haziran tarihinde yapılacak YKS sınavı öncesi öğrencilere tavsiyelerde bulunan Psikolog Aslıhan Meral, "Önümüzde hem Lise Giriş Sınavı, sonraki hafta üniversite giriş sınavları var. Çocukların heyecanlı anları, son bir hafta kaldı. Kalan bu son bir haftayı değerlendirin. Mümkün olduğunca kaygılarını yönetmeleri, hafif tempolu bir egzersiz, yürüyüş yapmaları onlara iyi gelecektir” dedi.



“Kendi potansiyelimizi ortaya çıkaracak düşüncelere yönelmek iyi olacaktır”


Kaygıyı yönetmek için pozitife odaklanmak ve düşünce içeriğini birazcık daha istemli bir şekilde pozitife doğru yöneltmenin iyi geleceğine vurgu yapan Meral, “Kendi potansiyelimizi ortaya çıkaracak düşüncelere yönelmek iyi olacaktır. Nefes egzersizleri de öneriyoruz. Hem sınav öncesinde hem sınav esnasında nefeslerini kontrol ederek kendilerini sakinleştirebilir beyinlerine her şey yolunda, her şey iyi gidiyor mesajını canlandırabilirler, sakin bir nefesle” diye konuştu.



“Sonuca değil sürece odaklanmaları aileler için kritik noktalardan”


Meral, bu süreçte ailelerin kaygılarını yönetmelerinin de önemli olduğuna vurgu yaparak şöyle konuştu:


“Ailelerin bu dönemdeki kaygılarını biliyorum, anlayabiliyorum. Aileler kendi kaygılarını mümkün olduğunca yönetmeleri çocuklara iyi gelecektir. Sınava yükledikleri anlamı birazcık daha işlevsel bir yere çekmek, bunun hayatın bir sonu olmadığı, sadece uzun yaşam döneminin küçük bir parçası olduğu, sonuca değil sürece odaklanmaları aileler için kritik noktalardan. Çocuklarına rol model olmak, sorumluluklarını yerine getirmek, kendi sorumluluklarıyla ilgili pozitif bir algıyı çocuklara yansıtmak onların da kendi sınavlarıyla ilgili, pozitif algısının oluşmasına yarayacaktır. Okunmuş pirinçle ilgili bir şey diyemiyorum ama işe yarayacağını düşündükleri, onları sakinleştirecek her şeye açık olmalıyız.”



“Hafif egzersizler yapmak, keyifli vakit geçirmek de iyi gelecektir”


Öğrencilere sınavdan bir gece önce mümkün olduğunca yaşam rutinlerini bozmasını öneren Meral, “Tabi erken uyumak, erken uyanmak, yemeleri, içmeleri, rutini sürdürmek önemli. Adeta bir deneme sınavına gider gibi rahat, günlük kıyafetleriyle yaşamın olağan bir parçasını yapmaya gittiklerini, hissetmeleri çocuklara iyi gelecektir. Tabi ki sınav salonuna erken gitmek, belgelerini kontrol etmek yapacakları şeylerden ama bir gün öncesinde artık sınavla ilgili bir çalışma yapmamak, dinlenmeye geçmek, kafayı boşaltmak dediğim gibi yürüyüşler, hafif egzersizler yapmak, keyifli vakit geçirmek de iyi gelecektir” ifadesini kullandı.


“İstediğimiz üniversiteye gitmesek bile tekrar sınava girme şansı var”


Meral, sınavda beklenen sonuç gelmediğinde, sınavı kazanamadığında veya istediği yere yerleşemediğinde, her şey bitecek algısının çocukları, gençleri, öğrencileri daha çok kaygıya sürükleyebileceğine dikkati çekti. Aynı zamanda ailelerini de onlarla birlikte kaygı yaşayabileceğini söyleyen Meral, şunları kaydetti:


“Dolayısıyla her şey bitmiş değil, bu bir öğrenme süreci. Sınav da bir öğrenme süreci. Güzel olan taraf öğrendiğimiz her şey bizimle kalmaya devam ediyor. Bu bir donanım, bilgi birikimi oluyor ve sonraki aşamalarda bu öğrendiklerimizi yeniden kullanabiliyoruz. İstediğimiz liseye gitmesek bile lise eğitimi boyunca edindiğimiz bilgileri kullanarak üniversite sınavında kullanacağız. İstediğimiz üniversiteye gitmesek bile tekrar sınava girme şansı var. Veya tekrar bu bilgileri kullanma şansı var. Yaşam boyu gelişim dediğimiz şey de tam olarak böyle bir şey. Hep gelişiyoruz, hep öğreniyoruz, tek bir sınavla hayatımız bitmiyor veya kurtulmuyor.”



Psikolog Meral’den öğrencilere sınav stresi yönetimiyle ilgili tavsiyeler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Erkek hegemonyasına kadın eli değdi Diyarbakır’da daha çok erkeklerin yer aldığı tatlı imalat sektörüne kadın eli de değdi. Ünü neredeyse dünyaya yayılan tatlı yapımının her aşamasında yer alan Oya Şeker, erkek hegemonyasını tek başına dağıttı. Diyarbakır’ın asırlık tatlı geleneğini sürdüren Hacıbaba Pastaneleri, kadın istihdamına verdiği önemle dikkat çekiyor. Erkek egemen mutfak kültüründe kadın ustalar yetiştiren firma, üretim alanında kadın emeğini ön plana çıkarıyor. Baklava ustası olma hayali kuran Oya Şeker, işletmede baklava yapımının her aşamasında görev alıyor. Hamurun yoğrulmasından açılmasına, tepsiye dizilmesinden fırın sürecine kadar üretimin her noktasında aktif rol üstlenen Şeker, ustalık yolunda emin adımlarla ilerliyor. 100’ün üzerinde erkek çalışanın bulunduğu üretim alanında tek kadın olarak çalışan Oya Şeker, azmi ve çalışkanlığıyla dikkat çekiyor. 28 yaşında olduğunu ve çıraklık görevi yaptığını dile getiren Şeker, kademe kademe işi öğrendiğini söyledi. Şeker, "Ustalarım bana her konuda destek oluyorlar. Hamur açarken, yağlama yaparken, Hasanpaşa tatlısında her zaman destek oluyorlar. Yavaş yavaş ben de öğrenmeye çalışıyorum. Ustalarımdan çok memnunum. Kadın baklava ustası sayısı yok denecek kadar az. Hiçbir kadın pes etmesin. Sabah kalkınca güneş doğdu her şey düzelecek diyorum ama sonra da olmuyor ama yine de pes etmiyorum. Çoğu zaman ben pes ettim ama bırakmadım başa sardım" ifadelerini kullandı. Şeker’in ustası ve Hacıbaba Pastaneleri baklava sorumlusu Ali Kaya ise firma olarak çalışmalarının arasında hanımefendilere bu mesleği daha çok sevdirip, kadın ustalar yetiştirmek olduğunu söyledi. Kaya, "Kadın çalışanlarımızın sayısını baklava sektöründe artırma niyetimiz var. Oya arkadaşımız mesleğe gayet hızlı bir şekilde adapte oldu. Çünkü merakı vardı. Şu an özel olarak onunla ilgileniyoruz hepimiz. En kısa zamanda Diyarbakır’da ilk denecek gibi kadın baklava ustası yetişmiş olacak inşallah" şeklinde konuştu. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, sadece bir pastane olmadıklarını ve ülke çapında kocaman bir aile olduklarını söyledi. Elaldı, "İnsanların hayatlarına dokunarak geleceklerine yön vermek adına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Benim de hayatıma dokunan oldu ki bu seviyeye geldik. Biz de insanların hayatına dokunmaya çalışıyoruz. Geleceklerini kurmalarında yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi. Elaldı, Oya usta gibi birkaç tane daha çalışkan kadın arkadaşlarının olduğunu söyledi. Elaldı, "Bütün birimlerde kadın arkadaşlarımız var. Kadınların çalışmasından da bu anlamda çok memnunuz. Kadınlarımızın da meslek sahibi olmalarında katkı sağlıyoruz. Onlarında hayatına dokunmaya çalışıyoruz. Oya kızımızı belki bölgenin belki de Türkiye’nin en büyük ustalarından biri yapacağız inşallah. Onda da o ışık var. Ustalarımızın genelinin işine sevgi katması, ürünlerimizin kaliteli ve lezzetli çıkmasına vesile oluyor" ifadelerini kullandı.
Sivas Görevi başında felç oldu, 5 yıldır gazilik unvanının verilmesini bekliyor Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş, 2021 yılında görevi başındayken felç oldu, böcek ısırması sonucu felç kaldığı düşünülen Taş, başlattığı hukuk mücadelesinin neticesinde kendisine gazilik unvanı verilmesini bekliyor. Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş (36) , 2011 yılında göreve başladı. Barış Pınarı Harekatı başta olmak üzere bir çok zorlu görevde fedakarca görev aldı. 2021 yılında ise görevi başındayken fenalaşarak felç oldu. Yürüme ve konuşma yeteneğini kaybetti. Devam eden tedavi sürecinin neticesinde bu yıl güçte olsa ayağa kalkıp konuşmaya başladı. Rahatsızlık nedeni tam olarak tanımlanamadığı için Taş’a gazilik unvanı verilemedi. Geçirdiği felç nedeniyle artık çalışması mümkün olmayan Taş, gazilik unvanını alabilmek için konuyu yargıya taşıdı. Şimdi mahkemenin vereceği kararı bekliyor. Yalnız bırakılmadı Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci süreç boyunca Taş’ı hiç yalnız bırakmadı. Taş’la ilgili süreci yakından takip eden Deveci ve yönetim kurulu iftar yemeğinde Taş’la bir araya geldiler. Taş, burada yaptığı açıklamada, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’nin her zaman yanında olduğunu belirterek, "Görevde rahatsızlandım. 2021 yılından beri bu haldeyim. Fatih başkanım bana destek oldu. Bana kimse destek olmuyor. Ben mahkemelerde bekliyorum. Gazi olmak istiyorum" dedi. "İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek" Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, mahkemenin vereceği kararla İbrahim’in yüzünün gülmesini beklediklerini ifade edip, "İbrahim bizim çok değerli bir kardeşimiz. 21 Eylül 2021 yılında Barış Pınar’ı Harekatına da katılıyor. Kendisi zaten tankçı uzman çavuş olarak görev yapıyordu. Görev esnasında kendisi bir rahatsızlık geçiriyor ve felç kalıyor. 2021 yılında İbrahim ile tanıştığımız zaman yürüyemiyordu ve tamamen felçliydi. Kendisini ifade dahi edemiyordu. 5 yıl sonra ise ayağa kalkmaya başladı. İbrahim derneğimize gelerek gazilerimizle muhabbet etti. Bu da bizim çok hoşumuza gitti. Daha sonra ise bu ay mübarek bir ay olduğu için biz de İbrahim’e iftar yapmaya gittik. Bizim ve İbrahim, 10 yıl boyunca kutsal emanetimiz olan bayrağımızı korumuş ve üniformamızı üzerinde taşımıştır. Görev esnasında kendisi ile birlikte 3 arkadaşı daha rahatsızlanıyor. Şu an da hukuk savaşı veriyoruz. İbrahim’in hak ettiği gazilik unvanını alması için uğraşıyoruz. İnşallah bu davamızı kazanacağız. İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek ve kendisi gazi olacak" dedi.