ASAYİŞ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 17:21

Yalova’da adliye önündeki cinayetin kan donduran görüntüleri ortaya çıktı

A
A
A
Yalova’da adliye önündeki cinayetin kan donduran görüntüleri ortaya çıktı

Bursa’da görülen cinayet davası için Yalova Adliyesi’ne tanık olarak ifade vermeye giden şahsı tabanca ile öldüren sanık Ömer A. cinayeti beraber planladıkları ileri sürülen Yusuf A. ve Zübeyir A. hakkına ağırlaştırılmış müebbet, cinayete yardım eden Mehmet Şah. A hakkında ise 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istendi. Öte yandan cinayetin yaşandığı anların güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde cinayet zanlısı adliye önünde şüpheliyi soğukkanlılık öldürmesi kan dondurdu.


22 Temmuz 2024 tarihinde Bursa’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle 2 aile arasında çıkan kavgada Abdurrahman Arslan’ın hayatını kaybetmişti. Bursa 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen cinayet davasıyla ilgili Yalova Adliyesi’ne 26 Eylül 2025 ifade vermeye gelen Halis Turan (40) aracından bir eşyasını almak için otoparka doğru yürümeye başladı. Bu sırada adliye önünde bekleyen ve Bursa’da öldürülen şahsın kardeşi olduğu öğrenilen Ömer A. (31), Halis Turan’a tabancayla ateş etmeye başladı. Toplam 12 el ateş eden Ömer A., husumetlisini son olarak kafasına ateş ederek öldürdü. Bu sırada mermilerden biri yoldan geçen E.K’nin (77) sol dizine isabet ederken, biri de adliyedeki bir odanın camından içeri girdi. Zanlı Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Köpek Eğitim Merkezi civarında yakalandı. Olayla ilgili Ömer A’nı yanı sıra kardeşleri Yusuf A. ve Zübeyir A. ve yeğeni Mehmet Şah A. tutuklanmıştı.


İddianame kabul edildi


Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Ömer A. hakkında "tasarlayarak ve kan gütme saikiyle öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi, "ruhsatsız ateşli silah veya mermi bulundurma, taşımadan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi, silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralamadan 3 yıldan 9 yıla kadar, kamu malına zarar vermeden ise 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istendi.


İddianamede sanık Yusuf A. hakkı da "Tasarlayarak Kan Gütme Saikiyle Öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet talep edildi. Zübeyir A. hakkında ise "Tasarlayarak Kan Gütme Saikiyle Öldürme" suçunda ağırlaştırılmış müebbet, "Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma" suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi talep edildi.


Mehmet Şah. A hakkında "Tasarlayarak Kan Gütme Saikiyle Öldürmeye Yardım Etme" sulundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapse cezalandırılması talep edildi. İddianame 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.


Adliye çıkışında öldürmeye karar verdiler


İddianamede, 2024 yılında Turan ailesi ile Bursa’da çıkan kavgada Abdurrahman Arslan’ın hayatını kaybettiği, maktulün kardeşleri Ömer A., Zübeyir A. ve Yusuf A. ile Abdurrahman Arslan’ın yeğeni Mehmet Şah A’nın Turan ailesine bu olaydan ötürü kin ve nefret duydukları belirtildi. İddianamede olay günü Yalova Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine Halis Turan’ın tanık sıfatıyla ifade vermeye geldiği, Turan’ın 26 Eylül saat 10:00’da Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinde tanık sıfatıyla ifade vereceğini öğrenen ve kardeşleri Abdurrahman Arslan’ın öldürülmesi olayından ötürü Turan ailesine karşı kin duyan şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A.’nın Halis Turan’ın adliye girişinde X-Ray cihazından geçecek olması dolayısıyla adliyeye silahlı şekilde giremeyeceğini ve dolayısıyla adliyeden çıktığında da silahsız ve savunmasız olacağını bildiklerinden Halis Turan’ı adliyeden çıktığında öldürmeye karar verdikleri belirtildi.


Olaydan bir gün önce saat 22:00 sıralarında tüm şüphelilerin evlerinin önünde bir araya geldikleri, şüpheli Yusuf A’nın şirket sahibi ve yetkilisi olduğu, şüpheliler Ömer A., Mehmet Şah A. ve Zübeyir A.’nın da bu şirkette çalıştıkları, şüpheli Yusuf A’nın şirketin patronu oluşu, ekonomik gücü elinde bulundurması dolayısıyla çalışanı olan şüpheliler Ömer A., Mehmet Şah A. ve Zübeyir A. nezdinde de sözü geçen bir kişi olduğu ve şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A.’yı Halis Turan’ı öldürmeleri hususunda şüphelileri teşvik ettiği iddianamede yer aldı. Yusuf A’nın Yalova’ya gitmeleri için şirketine ait aracı şüphelilere verdiği, 26 Eylül 2025 günü saat 01:51 - 02:10 civarlarında şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A’nın araçla Bursa’dan Yalova’ya doğru yola çıktıkları, saat 02:10’da şüpheli Mehmet Şah A’nın şüpheli Yusuf A’yı arayarak şüpheliler Ömer A. ve Zübeyir A.’nın yola çıktıkları bilgisini verdiği de iddianamede yer aldı.


Kurşun yağdırdı


Olay sabahı adliyeye gelen Ömer A. Halis Turan’ın adliyeye giriş yaptığını adliye bahçesi içerisinde uzak bir köşede beklerken gördüğü ve dışarı çıktığı yer aldı. Halis Turan’ın Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi kalemine gittikten bir süre sonra Abdurrahman Arslan ve ailesinin vekilliği görevini yürüten tanık avukatının mahkeme kalemini sabit hattan arayarak duruşmaya kendisinin de katılacağını, yolda olduğunu ve 15 dakika içerisinde duruşma salonunda hazır olacağını söylediği, mahkemece avukatın da duruşmaya katılabilmesi için saat 09:54’te bu durum zapta geçirilerek duruşmaya saat 10:15’te başlanılmasına karar verildiği, bunun üzerine Halis Turan’ın pek muhtemel kişisel bir ihtiyacı için adliye dışına çıktığı, saat 09:53 sıralarında otopark yönüne doğru ilerlediği sırada şüphelilerin Halis Turan’ın adliyeden çıktığını gördükleri, bunun üzerine şüpheli Ömer A.’nın aracın sağ arka kapısından indiği ve elinde bulunan tabanca ile Halis Turan’a doğru koştuğu, koşarken bir taraftan da silahını Halis Turan’a doğru öldürme kastıyla ateşlediği, Halis Turan’ın adliye yönüne doğru kaçmaya çalıştığı, bu sırada Halis Turan’ın arkasında kaldırımda bulunan ve adliyeye girmek isteyen, husumetin taraflarından olmayıp duvar dibine yaklaşarak kendisini korumaya çalışan müşteki E.K’nın Ömer A’nın açtığı ateş sonucu sol dizinden vurduğu kaydedildi.


Ömer A.ın adliye giriş kapısına doğru elindeki tabancayı defaten ateşleyerek Halis Turan’ı kovaladığı, Halis Turan’a çok yakın bir mesafeye ulaştığında da tabancayı ateşlemeye devam ettiği, bu sırada Halis Turan’ın bir hamle ile şüpheli Ömer A’ya engel olmak adına Ömer A.’nın üzerine doğru atladığı lakin ayağa kalkan şüpheli Ömer A’nın yerde yatan Halis Turan’ın ense ve kafa kısmına doğru birden çok ateş ettiği, neticesinde Halis Turan’ın hayatını kaybettiği bildirildi.


(ERH-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz" başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dezenformasyonla mücadele Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, "Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum." dedi. Rektör Akkaya: "Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız." Algı ve geçeklik BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise "Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak." diye konuştu. Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, "Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler" konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti. Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu. Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Ankara Bakan Bak ve Bakan Memişoğlu Ankara Rize Günleri açılış programında Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara Rize Günleri açılış programına katıldı. Bakan Memişoğlu, "Rize Dernekleri’nin böyle sağlıkla ilgili hassasiyetinden de gurur duyuyorum. Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı diyorum. Size, bize, hepimize Rize" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara Rize Dernekler Federasyonu (RİDEF) tarafından, Rize Valiliği ve Rize Belediyesi’nin himayelerinde 7-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Ankara Rize Günleri açılış programına katıldı. Bakan Bak ve Bakan Memişoğlu, ‘Spor Kenti Rize’ temasıyla Başkent Millet Bahçesinde gerçekleştirilecek ‘EtapRize Bisiklet Turu’nda bisiklet sürdü. 2 Bakan, bisiklet sürüşünün ardından fuar alanında düzenlenecek etkinliklere iştirak etti. "Türkiye’nin dört bir yanında pek çok yatırım yaptık" Rize’nin bütün ilçelerinde spor salonları, futbol salonları gibi pek çok yatırım gerçekleştirdiklerini ve yapmaya da devam ettiklerini ifade eden Bakan Bak, "İlçelerde çocuklarımız spora ulaşsın diye yatırımlar yapıyoruz. Şu anda Rize’ye Türkiye’nin en modern çok kullanışlı spor salonunu yapıyoruz. İnşaatı devam ediyor. Yakında bitecek. Orada onu da hep beraber göreceğiz. Yine İkiz Dere’nin, Kalkan Dere’nin ve İyi Dere’nin birleştiği yere yarı olimpik yüzme havuzu yapıyoruz. Yine merkezde bir yurt yapıyoruz. Bir tanesinin inşaatı devam ediyor. Yenisine başlayacağız. Yine bütün ilçelerdeki yönetmeliği yerine getirmeye çalışıyoruz. Fındıklı’ya yeni bir spor salonu kazandıracağız. Yeni bir yatırımı da oraya kazandıracağız. Dolayısıyla Rize’nin her tarafında pek çok yatırım yapıyoruz. Rize spor şehri olmaya aday. Burada pek çok organizasyonu yapıyoruz. Sizler de takip ettiniz. Kaçkar Dağlarını tanıtmak için UTMB yani ultra maraton yapıldı. Hepiniz takip ettiniz. Eylül ayının sonundaydı. Kaçkarlar’da 2 bine yakın yabancı koşucu geldi. Turizm açısından önemli bir organizasyonu gerçekleştirdik. Yine Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nı yaptık. Çayeli’nde motosiklet yarışması yaptık. Off-road yarışmaları yaptık. Yani Rize’nin her tarafında spor turizmiyle ilgili yatırımlar var. Heyecanlar var, coşku var. Türkiye’nin dört bir yanında pek çok yatırım yaptık. Cumhurbaşkanımızın sporun içinden gelmesi, spor vizyonu, Türkiye’deki spor vizyonu, gençlik yatırımları, Türkiye’nin en güzel gençlik kampı Fındıklı’da. Yeni bir gençlik kampını da yine Ardeşen’e kazandıracağız. Bölgemizdeki yatırımlar devam ediyor. İkizdere’ye Yüzme Federasyonu’nun da olimpik çalışmaları yapacağı yeni bir tesisi kazandıracağız. Yani Rize’nin her tarafına tesisi kazandırıyoruz" diye konuştu. "Türkiye bir spor ülkesi, başarılarla dolu bir süreci yaşıyor" Türkiye’nin dört bir yanında da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 880 bin tane yurt yapıldığını ve 1 milyona yakın öğrencinin konakladığını belirten Bakan Bak, "Bu öğrencilerimiz yurtlarımızda sadece bin liraya kalıyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ücretsiz. Yatırımlar böyle. Onlara burs da sağlanıyor. Cumhurbaşkanımızın gençlere verdiği önem de burada. Yine Türkiye hepiniz takip ettiniz. Önemli uluslararası organizasyonları gerçekleştiriyor. Yanımızda, kuzeyimizde Rusya-İngiliz savaşı varken İran-İsrail, Amerika savaşı varken Türkiye’ye Cumhurbaşkanımızın önderliğinde onun siyasi tecrübesiyle, güveniyle Formula 1 organizasyonunu getirdik. 2027 yılından itibaren 5 yıl olunca dünyanın en büyük spor organizasyonu Formula 1 İstanbul’da yapılacak. Yine 2027 Avrupa Oyunları İstanbul’da yapılacak. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası Türkiye’de yapılacak. 20 Mayıs’ta da UEFA Avrupa Ligi finali İstanbul’da yapılacak. Cumhurbaşkanımızın spor için göndermesi, sporcuya destek vermesiyle Türkiye bir spor ülkesi, başarılarla dolu bir süreci yaşıyor. Büyüyen, gelişen, güçlü Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı" Bakan Memişoğlu ise, "Dumansız hava sahası, organ bağışı, hareket ve toplumun geleceğine katma değer oluşturulacak birçok şeyi bir araya getirip böyle bir toplantıda bunları dile getirip icra etmek bir Rizeli’ye, 53. Sağlık Bakanı olarak bana nasip olduğu için çok mutluyum. Arkadaşlarım bu şekilde hassasiyet gösterdiği için Rizeli olarak gurur duyuyorum. Çünkü sağlıklı toplum umutlu toplumdur. Sağlıklı toplum, güçlü toplumdur. Önce sağlığımızın değerini bilmeliyiz ve sağlıklı olmamız gerekir. Rize Dernekleri’nin böyle sağlıkla ilgili hassasiyetinden de gurur duyuyorum. Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı diyorum. Size, bize, hepimize Rize" ifadelerine yer verdi. "‘Dünya beşten büyüktür’ söyleminin insanlık kazanımı ve değerleri bakımından ne kadar önemli olduğunu yeni yeni anlayamadık" Programa katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise konuşmasında, şu ifadelere yer verdi: "Türk milleti olarak örf adetlerimiz, geleneklerimiz ve bunları ifade ettiğimiz değerlerimiz var. Bizim millet haline getiren, devletimizi güçlü hale getiren, bizim ilişkilerimizi daha güvenceli, daha inanılır, daha takip edilebilir şekle dönüştüren müthiş bir değerler malzemesine sahibiz ve bu değerleri koruyup kollamak hepimizin görevi. Bu çağda bu zamanda özellikle kitle iletişim araçlarının çeşitliliği ve dünyada bu anlamda da mesafe itibariyle düşürdüğü bir zaman diliminde ahlakı korumak, tek cümleyle insanın sahip olması gerektiği değerleri korumak, gençlerimizi korumak, aileyi korumak ve elbette ailelerin oluşturduğu devletin etik alanlarını korumak çok büyük bir performans. İşte bu anlamda Rizeli hemşerimiz Türkiye Hükümeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde bu anlamda çok iyi, önemli, sonuç alıcı projeleri hayata geçirilmiş. Fakat Cumhurbaşkanımız kaç yıl önce ‘Dünya beşten büyüktür’ dediğinde sonuçları anlamıyoruz. Ama bu yılın dünyasında şu Orta Doğu’da çevremizde olup bitenler; ABD, İsrail ikilisiyle İran arasında devam eden bu durumları dikkate aldığımızda, Gazze’de kaç yıldır devam eden soykırım görüntüsünü izlettiğimizde birisi ‘Dünya beşten büyüktür’ söyleminin insanlık kazanımı ve değerleri bakımından ne kadar önemli olduğunu yeni yeni anlayamadık."