KÜLTÜR SANAT - 01 Aralık 2021 Çarşamba 12:32

Dünya peşinde o Yozgat’ta

A
A
A
Dünya peşinde o Yozgat’ta

Yozgat’ta antika saat tutkunu Yalçın Meral, 16.

Yozgat’ta antika saat tutkunu Yalçın Meral, 16. yüzyılda Osmanlı döneminde İngiliz ve Fransız saat ustalarınca üretilen ve koleksiyonerlerin bugüne kadar yaptırmak isteyip de yaptıramadığı antika cep saatlerinin eksik ya da bozulmuş parçalarını üreterek, onarıyor.


Meral, 4 asrı devirmiş antika değerindeki saatlerden gelecek ‘tik tak’ sesi için bazen haftalar bazen de aylar süren bir tamirat gerçekleştiriyor.


İlkokul çağında saat ustası amcası ve babası tarafından saat tamirini öğrenen 46 yaşındaki Yalçın Meral, aldığı çeşitli eğitimlerle sanatını severek devam ettiriyor. Meral, 16 yüzyılda Osmanlı pazarında yer alan İngiliz ve Fransız ustalar tarafından tamamen el işçiliği ile üretilen antika değerindeki cep saatlerinin tamir ve onarımını yapıyor. Antika saat tamirciliğini hobi olarak yapan Yalçın, 16. yüzyıldan günümüze kadar gelen 300-400 yıllık çalışmayan, işlevini kaybetmiş antika saatlerin eksik ya da bozulmuş mekanik parçalarını yeniden üreterek onarımını yapıyor. Dünyanın dört bir yanından koleksiyonerler bugüne kadar yaptırmak isteyip de yaptıramadıkları antika saatlerinin tamiri için Yalçın Meral’i buluyor. Antika saat tutkunu Meral, bazen haftalar bazen de aylar süren tamirat süreci sonrası milyonlarca değeri olan, dekoratif anlamda çok şık ve usta işi tekniğe sahip bu saatleri, ilk gün ki gibi çalıştırarak saatlere yeniden hayat veriyor.



“O dönemin ruhunu saatlerde yaşatıyorum”


Tarihe tanıklık etmiş saatleri tamir etmenin kendisine mutluluk verdiğini söyleyen Meral, “Bu mesleği hobi olarak yapıyorum. Dünyanın her yerindeki atıl haldeki bu antika saatleri topluyorum ve bu saatlere tekrar hayat veriyorum. Saatlere o zamanların ruhunu kazandırıyorum ve bu saatleri çalıştırıyorum. Bu saatler parçadan parça takma değil, tamamen el yapımı saatler torna işçiliği gerektiren saatlerdir. 1500’lü yıllardan başlayıp 19. yüzyıla kadar olan saatleri tamamen tornada bütün parçalarını yaparak o zamanın ruhunu saatlerde yaşatıyorum. Bu bana büyük bir keyif, mutluluk veriyor. Döneminde bu saatler İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılmış, çıkış yeri zaten orası. Bu saatler tamamen el yapımı hiçbir zaman fabrikasyon olayı yok, mikron çalışarak elde yapılan saatler. Bu saatler yüzyıllardır kıyıda köşede atıl vaziyette kalmış, hiçbir şekilde yaptırılamamış. Çünkü bu saatleri tamir edecek ustalar günümüzde kalmadı” dedi.



“Tamiri 1 ay sürüyor”


Saatlerin tamirinin bazen aylar sürdüğünü söyleyen Meral, “Osmanlı sarayına, pazarlarına yapılmış 1600-1700lü yıllara ait saatlerin tamiri bana daha bir keyif veriyor. O saatleri yapıp o dönemin ruhunu o saatte hissetmek ve saatin çalışmasını görmek, kendi dokunuşlarımla o saatin hayat bulması bana ayrı bir keyif veriyor. Bu saatler işçilik gerektiren çok hassas dokunuşlarla işlem yapılan saatler olduğu için yeri geliyor bazen 10 gün, 15 gün, 1 ay süren saatler oluyor. Saatlerin çok zor bir işçiliği var. Nefes kontrolü ile çalışılması gerekiyor ve tornada parçası teker teker yapılması gerekiyor. O yüzden yapımı da haliyle çok zor oluyor” şeklinde konuştu.



“Bu mesleği devam ettirecek sanatkar yetişmiyor”


Dünyada antika saatleri tamir edecek sayılı saat ustasının kaldığını da belirten Meral, “Bizden sonra bu mesleği devam edecek yok maalesef, zamanımızda bu tür sanatkarlar yetişmiyor. Bunlar parmak sayısını geçmez diye düşünüyorum. Bundan 50 yıl öncesindeki gibi ustalar yetişmiyor, kalan ustalar da kaybolmaya yüz tutmuş sanat dalları gibi yavaş yavaş bitiyor. Antika saatleri tamir edecek ustalar artık yetişmiyor” ifadelerine değindi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, nefretin dili yerine; barışın evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde bölgesel ve küresel gelişmelere yönelik açıklamaları; birlik, kardeşlik ve ortak değerler etrafında kenetlenmemizin tarihi bir sorumluluk olduğunu açıkça ilan etmektedir. Ülkemiz uluslararası alanda ‘Güvenli Liman Türkiye’ olarak anılıyorsa bu, ırk, mezhep, din ve dil ayrımlarını reddeden; insanlık ortak paydasını önceleyen duruşumuzun neticesidir. Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, "Bu çerçevede ülkemiz, krizlerin ortasında istikrarı temsil eden, kaos ve savaş çığırtkanlıklarının içinde ‘Barışın Anahtarı’ olmayı sürdürmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere, ülkemiz hakikati korkusuzca dile getiren, mazlumun yanında duran ve küresel barış için sorumluluk üstlenen bir duruş sergilemektedir. Dün olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel gelişmeleri doğru okuyan, sağduyulu ve ilkeli politikalarıyla öne çıkmaktadır. Bu anlayışla; insani ve vicdani duruşumuzu esas alarak nerede bir mazlum varsa yanında olmaya, barış ve istikrar için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Gaziantep Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’e pitbull saldırısı davasında karar Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’in iki pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğramasına ilişkin davada, 5 sanık hakkında 6 yıl, 1 sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Gaziantep 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanıklar ile avukatları katıldı. Duruşmada Asiye Ateş’in ailesi, ailenin avukatı Ender Kılıç ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın avukatı da hazır bulundu. Sanıklar, önceki savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek, haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Ailenin avukatı Ender Kılıç, sanıkların en ağır cezayı almasını talep ederken, duruşma savcısı da sanıkların cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanıklar Mustafa E., Mustafa Y., Süheyla K., Zeliha C. ve Zeynep C.’yi "olası kastla yaralama" suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırdı. Site yöneticisi Mustafa E.’nin ağabeyi sanık Mahmut E. ise güvenlik kamerası görüntülerinin silinmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Mahkeme heyeti, sanıkların yargılama sürecindeki tutumları ve suçu işledikten sonra ciddi bir pişmanlık göstermedikleri gerekçesiyle cezalarda herhangi bir indirim yapılmasına yer olmadığına hükmetti. Olayın geçmişi Merkez Şahinbey ilçesi Beştepe Mahallesi’ndeki bir sitenin bahçesinde 22 Aralık 2021 tarihinde başıboş gezen 2 pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğrayan 4 yaşındaki Asiye Ateş ağır yaralanmıştı. Küçük kız saldırının ardından Gaziantep’te ve ardından da Antalya’da tedavi görürken, saldırıya ilişkin gözaltına alınan 6 kişiden 5’i tutuklanmıştı. Saldırgan iki pitbull köpek ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Hayvan Barınağı ve Rehabilitasyon Merkezi’ne alınmıştı. 27. Asliye Ceza Mahkemesinde, 28 Nisan 2022 tarihinde görülen ikinci duruşmada tutuklu 4 sanık tahliye edilmiş, itiraz üzerine 10. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklardan Mustafa E., Süheyla K. ve Mustafa Y.’nin tutuklanmasına karar verilmişti.