GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 15:28

BEUN’da Türk-Macar dostluğunu güçlendiren anlamlı buluşma

A
A
A
BEUN’da Türk-Macar dostluğunu güçlendiren anlamlı buluşma

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Türkiye ile Macaristan arasındaki köklü dostluk ve kültürel iş birliğine katkı sunan önemli bir programa daha ev sahipliği yaptı. "Antal Bartus: Türk-Macar Teknik İş Birliğinin Biyografik Portresi" adlı kitabın tanıtım etkinliği kapsamında BEUN’u ziyaret eden Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Mtis ile Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Müdürü ron Sipos, Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’i makamında ziyaret etti.


Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette; Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Mtis, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, BEUN Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yücel Namal ile Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Müdürü ron Sipos yer aldı.


"Antal Bartus: Türk-Macar teknik iş birliğinin portresi" BEUN’da tanıtıldı


Macaristan heyeti, Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda düzenlenen "Antal Bartus: Türk-Macar Teknik İş Birliğinin Biyografik Portresi" adlı kitabın tanıtım etkinliği kapsamında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine geldi. Gerçekleşen görüşmede, Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli görevler üstlenen Macar mühendis Antal Bartus’un hayatı ve çalışmaları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Bartus’un özellikle Çatalağzı Termik Santrali’nin inşa ve işletme süreçlerinde teknik uzman olarak görev aldığı, ayrıca Ankara’daki birçok bakanlık binasının yapımında önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Antal Bartus’un yaşam öyküsünün; Türk-Macar dostluğu ile teknik ve kültürel iş birliğinin güçlü bir sembolü olduğu vurgulandı.


Program kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Türkiye ile Macaristan arasındaki tarihî bağların yalnızca diplomatik ilişkilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ortak kültür, dostluk ve bilim anlayışıyla güçlendiğini ifade ederek şu sözleri dile getirdi:


"Üniversitemizde 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar’ başlıklı sergi ve konferans programı ile 2025 yılında düzenlediğimiz ‘Türk-Macar İlişkileri: Misafirperver Bir Devlet’ adlı sergi ve konferans programı, ülkelerimiz arasındaki köklü dostluğun akademik ve kültürel zeminde buluştuğu önemli platformlar olmuştur. Bununla birlikte şehrimizin Çatalağzı beldesinde Sayın Büyükelçimizin kıymetli destekleriyle hizmete açılan Türk-Macar Dostluk Parkı da oldukça değerlidir. Bugün tanıtımı yapılan eser; Türk-Macar dostluğunu, iş birliğini ve ortak medeniyet anlayışını gelecek nesillere taşıyan çok kıymetli bir çalışmadır. Antal Bartus’un hayatını titizlikle araştırarak akademik dünyaya kazandıran değerli hocamız Prof. Dr. Yücel Namal’a canıgönülden teşekkür ediyorum. Hocamızın ortaya koyduğu bu eser, tarihî ve kültürel hafızamıza önemli katkılar sunmaktadır. Nitekim üniversiteler milletler arasında gönül köprüleri kuran ilim ve medeniyet merkezleridir. Türk dünyası ile gerçekleştirilen bilimsel ve kültürel iş birliklerinin daha da artmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle nazik ziyaretlerinden dolayı Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Mtis ile Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Müdürü ron Sipos’a teşekkürlerimi sunuyor, üstün vazifelerinde kendilerine sıhhat, mutluluk ve başarı diliyorum."


Ziyaret, yapılan değerlendirmelerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



BEUN’da Türk-Macar dostluğunu güçlendiren anlamlı buluşma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün savunma yaptı Tutukluluğun devamı istenen Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ifade verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 3. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada ara mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı 4 sanığın da tutukluluk halinin devamını talep etti. "Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, kimseye vermedim" Tutukluluğunun devamına yönelik ara mütalaaya karşı stratejist Necati Özkan, "Biz burada 2 nedenle bulunuyoruz. Ekrem Bey’in itibarını biraz daha zedelemek, 2019 seçimlerini kirletmek ve Sayın Merdan Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyabilmek. Bu raporlarda ortaya konan çabanın bir casusluk davası meselesini çözmekle ilgili bir çaba olmadığını, tam tersine bu tutuklulukları uzatmakla ilgili bir çaba olduğunu görüyoruz. Burada bir siyasi dava görülüyor ve biz bu siyasi davada olmayan bir suçtan dolayı, yapmadığımız bir eylemden dolayı kendimizi savunmakla meşgul ediliyoruz. Savcının yorumları var o kadar. O yorumların hiçbirisi hiçbir tanığın ifadesine, hiçbir sanığın ifadesine, hiçbir delile, hiçbir gizli tanığın ifadesine falan da dayanmıyor. Ben masumum Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım, hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu dosyanın içeriğinde. Lütfen bu zulme son verin. Beni, Ekrem Bey’i ve Merdan Bey’i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin" ifadelerini kullandı. "Sahte belgeler var" Gazeteci Merdan Yanardağ ise, "Dün de söyledim bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var. Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Cumhuriyet savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi? Mesela benim Hüseyin Gün’le bir WhatsApp mesajımın yarısını alıp yarısını almaması olabilir mi? Bu dosyada anlaşılan şu, bir, itirafçı olmaya zorlanıyor. Ne yapılmaya çalışılıyor biliyor musunuz? ‘Televizyonun finansman kaynağı ne?’ Çünkü onlar bir gazetecilik başarısının nasıl böyle bir sonuç doğurabileceğine inanamadılar. Cezalarla geldiler, soruşturmalarla geldiler. RTÜK cezalarıyla vesaire mali ambargolar uyguladılar. Reklam veren firmalara müfettişler, vergi müfettişleri göndererek televizyon yayınlarını önlemeye çalıştık. Neden bir MİT değerlendirmesi yok bu casusluk davasında? Mütalaayı olduğu gibi reddediyorum" dedi. "Kimseye casusluk iftirası atmadım, beyanlarım, ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi" Ardından söz verilen Hüseyin Gün, "Bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek ‘etkin pişmanlık’ olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Ben casus değilim. 10 günlüğüne, rahmetli manevi annemin ricası üzerine İmamoğlu’nu çok sevdiği için ve 1. seçim iptal edildikten sonra sıradan bir sosyal medya analizi yaptırdığım için şimdi karşınızda ben casus oluyorum. Nasıl bir casusum ben? Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? İddianamede yazıyor, yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor. Beraber yargılandığımız Sayın İmamoğlu’na 10 günlüğüne sosyal medya analizi yaptırdım diye bunun içinden bir manipülasyonun çıkarılabilmesi mümkün değildir" şeklinde konuştu. Duruşma avukat beyanları ile sürüyor.
Mersin Mersin’deki fabrika yangınına köpüklü müdahale Mersin’de 1 işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangına köpüklü müdahale gerçekleştirildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu tanktaki alevlerin büyük bölümü kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilirken, tanktaki alevlerin kısmen söndürüldüğü ve bölgede yoğun şekilde soğutma çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.