GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 16:51

Kahreden tesadüf...6 yıl önce annesi patates püresinden, kızı ise elma yerken öldü

A
A
A
Kahreden tesadüf...6 yıl önce annesi patates püresinden, kızı ise elma yerken öldü

Zonguldak’ta evinde elma yerken nefes borusuna parça kaçması sonucu hayatını kaybeden güvenlik görevlisi Nazmiye Esen son yolculuğuna uğurlandı. Talihsiz kadının annesinin de 2020 yılında patates püresi yerken boğazına takılması sonucu öldüğü, oğlunu ise 2016 yılındaki trafik kazasında kaybettiği ortaya çıktı. Esen’in, eşi Özkan Esen ile annesini kaybettiği yıl olan 2020’de dünyaevine girdiği öğrenildi.


Olay, dün akşam saatlerinde Karaelmas Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde güvenlik personeli olarak görev yapan 45 yaşındaki Nazmiye Esen, mesai bitimi evine geldi.


Ailesiyle birlikte akşam yemeği yiyen Esen, bir süre sonra mutfakta elma yediği sırada nefes borusuna parça kaçması sonucu nefessiz kaldı. Durumu fark eden kızı Sude’nin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan Esen, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.


Annesi de patates püresinin boğazına kaçması sonucu ölmüş


Nazmiye Esen’in ölümü kahreden bir tesadüfü de ortaya çıkardı. Esen’in annesi Hatice Yarbaşı’nın 2020 yılında pandemi döneminde evinde patates püresi yediği sırada yiyeceğin boğazına takılması sonucu nefessiz kalarak hayatını kaybettiği öğrenildi.


Öte yandan Nazmiye Esen’in 2016 yılında Konya’da geçirdikleri trafik kazasında ilk evliliğinden olan oğlu Yahya Muslu’yu kaybettiği, aynı araçta bulunan kendisi ve kızı Sude Muslu’nun ise kazadan yaralı olarak kurtulduğu belirtildi.


Pandemi döneminde evlenmişlerdi


Hayatını kaybeden Nazmiye Esen ile ilgili yürek burkan bir detay daha ortaya çıktı. Esen’in, eşi Özkan Esen ile 4 Ekim 2020 tarihinde pandemi döneminde dünyaevine girdiği öğrenildi. Çiftin nikahını ise dönemin Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan kıymıştı.


"Kızı ağzından köpükler gelirken buldu"


Nazmiye Esen’in amcasının oğlu olan Kozlu Merkez Mahallesi Muhtarı Muhammet Yarbaşı, yaşanan olayı anlattı. Muhtar Yarbaşı, şunları söyledi:


"Saat 16.30 civarı işten geliyor. Biraz yorgun olduğunu beyan ediyor ve 2-3 saat uyuyor. Sonra enişte geliyor. Yemek falan yedikten sonra uyuyorlar. Nazmiye ise elmayı çok sever. Mutfakta elma yiyor, sandalyede otururken. Ondan sonrasını kızı görüyor. Kalktığında zaten ağzından köpükler gelmiş. Aktığında yere düşüyor. Yaşadığımız bildiğimiz bu."


Annesinin ölümüyle ilgili soruyu da yanıtlayan Yarbaşı, "O zaman ben nöbetteydim. Kozlu ilçesindeki evlerinde olmuştu. Olayın çok akışını hatırlamıyorum ama patates püresinden hayatını kaybetti. 2020 yılıydı. Nazmiye’nin oğlu Yahya da 2016 yılında trafik kazasında hayatını kaybetti" diye konuştu.


"Sözün bittiği yerdeyiz"


Cenaze törenine katılan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse ise büyük üzüntü yaşadıklarını ifade ederek, "Anlatacak çok şey yok. Üzgünüz. Personelimizi kaybettik. Yediği elmanın boğazında kalması, soluğunun kesilmesiyle birlikte ne yazık ki rahmetli oldu. Üzgünüz. Rabbim geride kalanlara sabırlar versin. Mekanı cennet olsun" dedi.


Eşini Vali teselli etti


Nazmiye Esen için Kozlu Merkez Mahallesi Çavdar Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Eşi ve kızını kaybetmenin acısını yaşayan baba Yahya Yarbaşı cenaze töreninde güçlükle ayakta durabildi. Yaklaşık 6 yıl önce evlendiği eşini aniden kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan Özkan Esen’i de Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu teselli etti.


Nazmiye Esen’in sevdiklerinin yanı sıra protokol üyelerinin de katıldığı cenaze namazını İl Müftüsü İbrahim Halil Demir kıldırdı. Esen’in cenazesi ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Kozlu Askeri Tepe Aile Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine dikkat çekerek, son 23 yılda sanayi katma değerinin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıktığını söyledi. Bakan Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’na geçen Kacır, burada İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve partililerle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. "Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz" Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ’aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek ülkemizin her bir köşesini ihya etmek için canla başla hep birlikte gayret ediyoruz. Hep birlikte adeta bir demokrasi ve kalkınma destanı yazıyoruz. Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz. Son 23 yılda sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. "Yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik" Yerli ve milli savunma sanayi altyapısı inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurgulayarak, "Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve rekabetçi şekilde ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik. Türkiye’yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa liderliğine taşıdık. Bugün dünyada acımasız bir bölüşüm savaşı yaşanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, kendi savunma sanayisini oluşturamayan milletlerin bu dönemde ayakta kalma şansı yok. Böylesi bir ortamda Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, kendi rotasını çizen, ilkelerinden asla taviz vermeyen ve masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülkedir" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Kocasını öldüren kadından tüyler ürperten savunma Kocaeli’nin İzmit ilçesinde tartıştığı kocasını silahla vurarak öldüren kadın, ilk kez hakim karşısına çıktı. Kocasının terör örgütü geçmişi bulunduğunu, uyuşturucu madde kullandığını iddia eden sanık, "Bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım" dedi. Olay, 19 Temmuz 2025 tarihinde Alikahya Fatih Mahallesi’nde bulunan 3 katlı evin 1. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kadın, evde bulunan tüfekle 1 çocuk babası eşine ateş etti. Şükrü Okur kanlar içinde yerde kalırken, ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Şükrü Okur’un hayatını kaybettiğini belirledi. Gözaltına alınan kadın, emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. "Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti" Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Fatmanur Okur (36), maktul Şükrü Okur’un (29) babası müşteki Hacı Ahmet Okur, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan Fatmanur Okur, 11 yıllık evlilikleri boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürdü. Eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ mensubu olmak suçundan cezaevine girdiğini öne süren sanık, "Daha önce boşanmak istedim ancak kafama silah dayadı, kızıma ve aileme zarar vereceğini söyledi. Kayınbabam da biliyor kasti olarak Şükrü’yü öldürmeyeceğimi. Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım" dedi. Olay gecesini anlatan Fatmanur Okur, "Olay gecesinde çocuğumla yemek yiyorduk. Uyuşturucu etkisindeydi. Çocuğun ondan olmadığını iddia etti. Gece sakinleştirdim, yemeğini yedirdim. Çocuğum ile uyuyakaldım, bir süre sonra beni uyandırdı. Beni bir kadının evine götürüp pazarlamak istedi. Madde krizine girdiğinde farklı eylemlerde bulunuyordu" diye konuştu. "Güzel kafa keserim iyi bilirsin" Okur, savunmasına şöyle devam etti: "Uyuyakalmıştım. ’Kalk gidiyoruz, geldiler’ dedi. Kızım seslere uyandı, onu tekmeledi. ’Tamam kendimi satacağım, sana uyuşturucu alacağım’ dedim. Sonra çocuğumu uyuttum. Üst kattan babamın tüfeğini aldım. Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, ’Güzel kafa keserim iyi bilirsin’ dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne şiddetine maruz kaldım." Ayrıca Okur, "Ev hapsi ile yargılanmamın devam etmesini talep ediyorum" şeklinde konuştu. Cezai ehliyet raporu tam çıktı Mahkeme başkanının, emniyet ve savcılıktaki "eşini uyuduğu sırada vurduğu" yönündeki beyanlarını hatırlatması üzerine sanık, "Şu anki ifadem doğrudur. Ben o şekilde söylemedim, olayı anlattım ancak tutanağı okumadan imzaladım. Cezaevine girmeden önce psikiyatrik tedavi görüyordum ancak şu an ilaç kullanmayı bıraktım" şeklinde savunma yaptı. Duruşmada ayrıca sanık hakkında hazırlanan sağlık raporu da okundu. Mahkeme başkanı, rapora göre sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu bildirdi. "Şükrü çocuğu için ölürdü" Sanıktan şikayetçi olan maktulün babası müşteki Hacı Ahmet Okur ise, "Olayı görmedim. Erzincan’da polisin haber vermesi ile oğlumun öldüğünü öğrendim. Benim uyurken evladımı vurmuş. Bunun ne açıklaması olabilir? Kendilerine 8 sene baktım. Şükrü’nün paraya ihtiyacı yoktu. Ben onlara para gönderiyordum. Oğlumun uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Tartışmaları olunca ben Fatmanur’un tarafını tutuyordum. Şükrü çocuğu için ölürdü, satmak ne demek? Şükrü nasıl sabahın 06.30’unda uyuşturucu içebilir? Ben bunlar için canımı feda ettim. Uyurken oğlumu öldürdü. Oğlum uyuşturucudan 2 sene cezaevinde yattı ancak beraat etti, bu ispatlı. Cinayetin tek başına işlenmediğini düşünüyorum" dedi. Tanık olarak dinlenen sanığın babası Turan K. ise damadının geçmişte DEAŞ suçlamasıyla cezaevinde yattığını iddia ederken, çiftin 3 yaşlarındaki kızlarına kayyum olarak atanan teyze Elifnur ise, "Sanıktan şikayetçi değilim. Şükrü birçok kez ablama şiddet uyguladı. Evlerinde de uyuşturucu gördüm" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.