GÜNDEM - 23 Ocak 2026 Cuma 11:30

Gölbaşı’nda 26 köye ulaşım sağlanamıyor

A
A
A
Gölbaşı’nda 26 köye ulaşım sağlanamıyor

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle 26 köye ulaşım sağlanamıyor.


Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde 2 gündür etkili olan kar yağışı dolayısıyla 26 köy ile bu köylere bağlı mezralara ulaşım sağlanamıyor.


Gölbaşı ilçe merkezinde kar kalınlığı 10 santime ulaşırken kırsal bölgelerde ise 25 santime kadar ulaştı. Kardan dolayı ilçeye bağlı Belören Beldesi, Haydarlı, Kösüklü, Yeniköy, Çatalağaç, Küçükören, Hamzalar, Meydan, Karabahşılı, Örenli, Yeşilova, Aşağıazaplı, Bağlarbaşı, Akçakaya, Aktoprak, Yukarıkarakuyu, Cankara, Çataltepe, Akçabel, Yaylacık, Kalemkaş, Çakmak, Aşağınasırlı, Aşağıkarakuyu, Yukarınasırlı ve Gedikli köyü ile bu köylere bağlı mezralara ulaşımın sağlanmadığı öğrenildi.


Kapan köy yollarının yeniden ulaşıma açılması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TAV İşletme Hizmetleri, Forbes Travel Guide iş birliğiyle küresel öğrenme ve gelişim stratejisini güçlendiriyor TAV İşletme Hizmetleri’nin 20 ülkede 70 lokasyondaki operasyonlarını kapsayan program, yüz yüze eğitimler, çalışanların bir araya geleceği buluşmalar ve düzenli çevrim içi oturumlarla tamamlanarak hizmet kalitesinde sürekli gelişim sağlamayı hedefliyor. Dünyanın önde gelen havalimanı misafirperverliği hizmet sağlayıcılarından TAV İşletme Hizmetleri (TAV OS), Forbes Travel Guide’ın misafir deneyimi eğitim ve kalite danışmanlık birimi ATELIER CX ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle küresel öğrenme ve gelişim yolculuğunu ileri bir aşamaya taşıyor. Mevcut eğitim ve hizmet kültürü programlarını temel alan bu iş birliği, TAV İşletme Hizmetleri’nin operasyonlarında hizmet mükemmeliyeti, insan odaklı yaklaşım ve tutarlılığı küresel ölçekte güçlendirme hedefinin yeni bir fazını temsil ediyor. TAV Havalimanları Ticari İşler Grup Başkanı (CCO) ve TAV İşletme Hizmetleri İcra Kurulu Başkanı (CEO) Aude Ferrand "Halihazırda oluşturduğumuz güçlü temeller üzerine inşa edilen bu yeni dönemde hizmet kültürümüzü pekiştirmeyi amaçlıyoruz. ATELIER CX ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, misafir deneyiminin gerçek değerini havalimanına taşımamıza katkı sağlarken, küresel operasyon ağımız geneline yayılan kalite standartları oluşturmamıza imkan tanıyor." ATELIER CX ile yürütülen çalışma küresel ölçekte kabul gören misafir deneyimi ve hizmet kalitesi metodolojilerinin havalimanı ortamına entegre edilmesini, hizmet standartlarının uyumlandırılmasını ve ileri seviye yetkinlik geliştirme programlarının hayata geçirilmesini amaçlıyor. İş birliği, TAV İşletme Hizmetleri’nin mevcut öğrenme ve gelişim ekosistemini daha da güçlendirerek operasyonel mükemmeliyet ve deneyimsel öğrenmeyi destekliyor. Forbes Travel Guide’ın danışmanlık ayağını oluşturan Atelier CX, yaklaşık 20 yıllık birikimle lüks tüketim, havacılık, moda gibi endüstrilerinde müşteri deneyimi mükemmeliyeti konusunda çalışıyor. Şirket hizmet kalitesi standartlarının geliştirilmesi, özelleştirilmiş eğitim programları ve ölçümlemeyle sürekli gelişim imkanları sunuyor. Üç ayaklı küresel öğrenme ve gelişim çerçevesi ATELIER CX iş birliği, TAV İşletme Hizmetleri’nin üç temel bileşenden oluşan küresel öğrenme ve gelişim stratejisini pekiştiriyor: Ortak Hizmet Kültürü ve Misafirperverlik Yaklaşımı: Empati, saygı, kapsayıcılık ve insani bağlar üzerine kurulu ortak bir hizmet kültürü oluşturulurken, farklı bölgelerdeki yerel dinamikler ve kültürel hassasiyetler gözetiliyor. Hizmet Mükemmeliyeti ve Küresel Standartlar: Lounge işletmeciliği, hızlı geçiş, karşılama ve ağırlama, porter hizmetleri ve havalimanı otelleri dâhil olmak üzere tüm üst düzey temas noktalarında tutarlı ve yüksek standartlı hizmet sunumu hedefleniyor. Küresel ölçekte kabul görmüş hizmet ve kalite standartları günlük operasyonlara entegre ediliyor. Sürekli İç Öğrenme ve Yetkinlik Gelişimi: Farklı görevler, deneyim seviyeleri ve kariyer gelişim yollarına göre tasarlanmış; yüz yüze, sanal ve dijital eğitimleri kapsayan, yıl boyu devam eden kapsamlı bir öğrenme programı uygulanıyor.
Kocaeli Kocaeli’de amatör lig maçlarında yaşananlar ’pes’ dedirtti! Kocaeli’de oynanan 1. Amatör Küme Play-Off A Grubu maçlarında ilginç görüntüler yaşandı. Aynı anda oynanan iki farklı mücadelede takımlar, diğer müsabakalardan gelen gol haberleri üzerine sahada hareketsiz kaldı. Gelişen ataklarda rakip takım oyuncularının herhangi bir müdahalede bulunmadan gol atılmasına izin verdiği görüntüler tepki çekti. Kocaeli 1. Amatör Küme Play-Off A Grubu’nda aynı anda başlayan maçlarda Tavşancılspor ile Uzuntarla Belediyespor ve Çerkeşlispor ile Bekirpaşa Başaranspor karşılaştı. Tek devreli lig usulüne göre oynanan ve grubu lider bitirenin adını Süper Amatör Lig’e yazdıracağı karşılaşmaların son anlarında yaşanan olaylar ise maça damga vurdu. Takımlar, kendi maçlarını oynarken bir yandan diğer mücadelenin skorunu kolladı. Tavşancıl, Uzuntarla Belediyespor karşısında 2-0 öndeyken diğer yanda da Çerkeşli ve Bekirpaşa Başaran arasında 1-1’lik beraberlik sürdü. Tavşancıl’ın önde olması, Bekirpaşa Başaran’ın da Çerkeşli karşısında berabere kalması Tavşancıl’ı Süper Amatör Lig’e çıkaracak, bu skorlar Başaran’a yaramayacaktı. Çerkeşli, Bekirpaşa Başaran karşısında 90+4. dakikada bulduğu golle 2-1 öne geçti ve bu haber anında Derince’de oynanan Tavşancıl - Uzuntarla maçına ulaştı. Ardından, Uzuntarla 90+5 ile 90+7. dakikalar arasında 3 gol atarak bir anda 3-2 öne geçti. Uzuntarla’nın galibiyeti ve Başaran’ın yenilmesi Uzuntarla’yı Süper Amatör Lig’e çıkarıyordu. Bu skorlar ise Çerkeşli’ye yaramayınca bu kez Bekirpaşa Başaran 90+8’de 2-2’yi buldu. Bu haberin diğer maça ulaşmasıyla bu kez Tavşancılspor, üst üste 2 gol atarak 4-3’lük skor üstünlüğü sağladı ve maç böyle bitti. Bekirpaşa Başaran’a bu skor yaramayınca Çerkeşlispor 90+10. dakikada 3-2’yi yakaladı ve karşılaşma bu skorla tamamlandı. Söz konusu sonuçların ardından gruptan çıkan ikili averajla Çerkeşlispor oldu. O anlar kameralara yansıdı: Takımlar topu bıraktı, kaleciler yere yattı Tavşancılspor ile Uzuntarla Belediyespor maçının son anlarında yaşananlar, kameralara yansıdı. Maça damgasını vuran ise takip edilen diğer maçtaki skorlara göre takımların kalelerini korumasız bırakarak rakiplerinin gol atmalarına izin vermeleri oldu. Görüntülerde oyuncuların durduğu, kalecilerin sakatlanarak yere yattığı, sahaya sırtını döndüğü ve topun filelere gitmesine izin verdikleri görüldü.
İstanbul Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz" İstanbul Valiliği himayesinde hayata geçirilen "Gönülden Bir Öğün" projesiyle, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına eğitim öğretim yılı boyunca okulda beslenme ihtiyaçlarını karşılamaları için destek sağlanacak. Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek" dedi. İstanbul Valiliği himayesinde, İstanbul Çocukları Vakfı tarafından İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İstanbul Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş birliğinde "Gönülden Bir Öğün" projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına kayıtlı ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları arasından belirlenen öğrencilere, başta öğle yemeği olmak üzere temel beslenme ihtiyaçlarını okul ortamında karşılayabilmeleri amacıyla İstanbul Valiliği ve hayırseverlerin desteğiyle eğitim öğretim yılı boyunca aylık maddi destek sağlanacak. "Tüm bu çalışmaların temel amacı koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" Şişli’de bir otelde düzenlenen "Gönülden Bir Öğün" projesinin tanıtımı programı İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri tarafından mini bir konser ile başladı. Proje tanıtım video gösteriminin ardından konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "2025 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İstanbul’da dezavantajlı kişilere toplam 22 milyar liralık sosyal destek sağladı. Bu rakamı özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü bugün sizleri bir araya getirerek ortak bir proje için birlikte yol almayı hedefliyoruz. Elbette içinizden bazıları, ’Biz bu çalışmayı yapıyoruz ama devlet ne yapıyor, bakanlık ne yapıyor, valilik ne yapıyor?’ diye düşünebilir. İşte tam da bu noktada, hakkı teslim etmek adına ifade ediyorum ki, sadece bir bakanlığımızın sosyal hizmetler kapsamında İstanbul’da ayırdığı ödenek 22 milyar lirayı buluyor. Bizler de yerel ölçekte, yaklaşık 1 ila 1,5 milyar liralık bir kaynak oluşturarak bu güçlü desteklere katkı sunmayı amaçlıyoruz. Toplumun meselelerini kendi meselemiz olarak görüyor ve bu anlayışla projeler geliştiriyoruz. Tüm bu çalışmaların temel amacı; çocuklarımızın boşlukta kalmaması, suça sürüklenmemesi ve koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" dedi. "20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak" 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacının İstanbul Valiliği tarafından karşılanacağını söyleyen Vali Gül, "Şartlar değiştikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmakta. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve liderliğinde sağlanan kaynaklarla, Milli Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonunda ikili eğitim oranını yüzde 26 seviyelerine kadar düşürmüş bulunuyoruz. Amacımız bu oranı tamamen sıfırlamaktır. İkili eğitimin yüzde 26 seviyelerine düşmesi, çocuklarımızın okulda daha fazla vakit geçirmesi anlamına geliyor. Bu durum, öğrencilerin öğle saatlerinde de okulda kalmasını gerekli kılıyor. Bu çerçevede, dezavantajlı çocuklarımıza yönelik yemek desteği gündemimize alındı. Yaklaşık 2 milyon 800 bin öğrencinin yüzde 4’üne yakınını kapsayacak şekilde, 100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak. 80 bin çocuğumuzun yemek ihtiyacını ise Sosyal Yardımlaşma Vakıflarımız, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, hayırseverlerimiz, kurumsal firmalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte karşılamayı hedefliyoruz. İnanıyorum ki bu adımları attığımızda, çocuklarımızın önünde sorun olarak görülen bu mesele İstanbul’unda gündem olmaktan çıkacaktır" diye konuştu. "Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak" Vali Gül, proje kapsamında belirlenecek olan öğrencilerin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacağını belirterek, "Peki, dezavantajlı çocuklarımızı nasıl tespit edeceğiz? Her ilçemizde faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız bulunuyor. Bu vakıflar aracılığıyla ailelerin tüm gelir durumları kayıt altında. Dolayısıyla, şeffaf ve objektif kriterlere dayalı bir tespit sistemiz var. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek. Çünkü temel hedefimiz, çocuklarımızın okula devamını sağlamak, okul saatleri içerisinde dışarıda bulunmalarını önlemek ve her bir çocuğumuzun okul ortamında sıcak yemek yiyebilmesini temin etmektir. Kantinlerimizde, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün koordinasyonunda çocuklarımıza verilen kartlara bakiye yüklenecek. Böylece hiçbir çocuğumuzu rencide etmeden, çocuklar yemeğe ulaşabilecekler. Bu uygulamanın birkaç önemli ve pratik faydası bulunuyor. En temel fayda; ekonomik nedenlerle varsa okula gitmeyen ya da gitmek istemeyen çocuklarımızın yemek sorununu ortadan kaldırmak. Böylece İstanbul’da devamsızlığın gündemimizden çıkmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu proje ile çocukların fasf food alışkanlığının azaltılması hedefleniyor Bu proje kapsamında çocukların fast food alışkanlığının azaltılması ve obeziteyle mücadeleye katkı sağlanacağına değinen Gül, "2 milyon 800 bin öğrencimizden bırakın yüzde birini, binde birini dahi gözden kaçırmamız 2 bin 800 çocuğumuzun risk altında kalması anlamına gelir. Bu çocuklarımızdan herhangi birinin başına olumsuz bir durum gelmesi, İstanbul gibi 16 milyonluk bir şehirde hepimizi hem vicdanen hem de hukuken rahatsız eder. İşte bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bunun yanı sıra, çocuklarımıza sıcak yemek sunarak fast food alışkanlığını azaltmayı ve bu yolla obeziteyle mücadeleye de katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Vali Gül, konuşmasında ayrıca İstanbul Çocukları Vakfı tarafından yürütülen Türkiye Yüzyılı Çocukları, Kardeş Aile ve İstanbul Valiliği Ödev evi projeleri başta olmak üzere devam eden sosyal projelere de değindi. Program, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Öte yandan programa; 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, bazı protokol üyeleri ve davetliler katıldı.
Ankara Uzmanından uyarı: "Gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı" Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Perinatoloji Uzmanı Dr. Coşkun Ümit, "Özellikle gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı" dedi. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinden Uzm. Dr. Coşkun Ümit, influenza gribine yakalanan gebelere tedavi konusunda uyarılarda bulundu. Ümit, "Gebelik fizyolojik değişiklikleri itibari ile influenza virüsünün daha tehlikeli olduğu daha etkin olduğu gebelerimizi ve fetüslerimizin hayatını tehdit edebileceği bir süreç" ifadelerini kullandı. Gebelikte bu sürecin ağır olmasının sebeplerine değinen Ümit, "Fetüsün baskısı nedeniyle diyafram dediğimiz karın zarının üste doğru çıkması ve bunun da akciğer kapasitesini azaltması. Diğer bir neden ise gebelikte bağışıklık sisteminde gerçekleşen değişiklikler ve son olarak da kardiyak output dediğimiz kalbin kan pompalama basıncının artması ve dolayısıyla oksijen tüketiminin artması. Normalde ufak tefek semptomlarla belirtilerle atlattığımız bir grip virüsü bir soğuk algınlığı gebelerimizde oldukça ağır seyredebilmek de dolayısıyla normalde ayaktan atlata bildiğimiz influenza yani grip hastalığı gebelerde oldukça ağır seyretmekte" şeklinde konuştu. İnfluenza virüsünün gebelerdeki tehlikesine vurgu yapan Ümit sözlerine şöyle devam etti: "Anne karnındaki fetüs ilk haftalarda karşılaşırsa bir kere yarık damak dudak gibi nöral tip tefek kuyruk sokumunu açıklığı gibi ateşle beraber olabilecek konjenital anomaliler fetüs etkilemekte. Yine bebekle ilgili erken doğum tehlikesi, düşük doğum ağırlığı, gelişme geriliği ve hatta fetüsün anne karnında kaybına kadar giden istemediğimiz ciddi belirtiler, ciddi sonuçlar doğurabilmekte. Peki annelerimiz de neler olabilir onlarda da çok ciddi bilinç bulanıklığı, öksürük, düşmeyen ateş, titreme, terleme ve hatta bazen yoğun bakım ihtiyacı bile doğabilmekte. Dolayısıyla influenzayı gebelikte kesinlikle ve kesinlikle küçümsemeyeceğiz ve gerekli önlemleri alacağız." Hamile bireylerin kendini nasıl koruması gerektiği hakkında bilgi veren Ümit, şu ifadeleri kullandı: "İnfluenza tabii ki hepimizin bildiği bu soğuk algınlığı belirtileri dediğimiz öksürük, ateş, boğaz ağrısı, boğazda yanma, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, terleme, düşmeyen ateş. Bir kere hastaneye başvurmamız gereken halsizlik, kırgınlık, yaygın kas ağrısı. Bunlar influenzanın hepimizin çok iyi bildiği belirtileri. Tabii ki gebelikte kullandığımız ilaçlar son derece önemli her ilacı kullanamıyoruz çünkü bazı ilaçlar bebeğe olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Dolayısıyla doktor reçetesi olmadan, doktor tavsiyesi olmadan kulaktan dolma bilgilerle asla ilaç kullanmayalım. Sadece sağlık kuruluşlarında doktorlarımızın reçete ettiği ilaçları kullanalım. Aşıyı zaten vurguladım, mutlaka özellikle eylül ve nisan ayları arasında hangi haftada olursak olalım, gebeliğin hangi haftasında, hangi periyodunda olursak olalım grip aşımızı muhakkak yaptıralım. Grip aşısı bebeğe herhangi bir zarar kesinlikle vermiyor. İlk üç ay, ikinci üç ay ve üçüncü üç ay güvenle yapılabilir. Annemizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeğimizi de koruyor. Çünkü bu antikorlar yani bu bağışıklık maddeleri bağışıklık etkenleri plasenta yoluyla bebeğe de geçmekte. Bu bizim için büyük bir avantaj, dahası bu etkiler emzirme sürecinde de gene bu olumlu etkiler, bu antikorlar anne sütü yoluyla bebeğe geçip ilk altı ayda bebeğin korunmasını sağlamakta. Bu neden önemli çünkü ilk altı ay bebeğin en savunmasız, en hassas ve dış etkenlere en açık olduğu dönem. Dolayısıyla aşımız sadece gebelerimizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeklerimizi, yeni doğanlarımızı da koruyor." Ümit, acil bir durum olmadıkça kendilerini izole etmeleri gerektiğini söyleyerek, "Bunların da gene gebelikte güvenilirlikleri ispatlanmış, çeşitli antiviral ajanlar bunları da gene güvenle gebelikte kullanabiliyoruz ve mutlaka maske takılması gerektiğini, grip belirtileri olan birinin mutlaka karantina gibi dediğimiz mümkünse dışarıya çıkmaması, acil bir durum olmadıkça kendini koruması, kendini dışarıdan izole etmesi son derece önemli" dedi.