POLİTİKA - 24 Eylül 2025 Çarşamba 17:21

ABB Başkanı Yavaş: "Pahalı yaptılarsa cezalarını çekerler, pahalı yapmamışlarsa da aklanırlar"

A
A
A
ABB Başkanı Yavaş: "Pahalı yaptılarsa cezalarını çekerler, pahalı yapmamışlarsa da aklanırlar"

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’da kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada gözaltına alınan şüphelilere ilişkin, "Pahalı yaptılarsa cezalarını çekerler, pahalı yapmamışlarsa da aklanırlar" dedi.


ABB Başkanı Yavaş, Ankara’da kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla başlatılan ve 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilen ‘konser’ soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Belediye olarak daha önce geçmişe yönelik konser incelemelerinin gerçekleştirildiğini ve herhangi bir zarar saptamadıklarını dile getiren Yavaş, "Mülkiye müfettişleri birtakım bilirkişi heyeti oluşturdular. Ben bunların uzmanlık alanının bu konuyla hiç alakası olmadığını tespit ettim. Medya bilirkişisi, Elmadağ Gençlik ve Spor İlçe Müdür Vekili, Ankara Defterdarlığı muhasebe uzmanları ve Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli olmak üzere bunlardan bir heyet oluşturmuşlar. Oysa bu bilirkişinin Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bu işi yapan uzman kişilerden olması gerekirdi. Dolayısıyla bunlar bir rapor düzenlemiş, bu bilirkişi raporu üzerine mülkiye müfettişleri dosyayı savcılığa göndermiş. Buna yapılan karşılıklı itirazlar sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bir dosyayı savcıya göndermek suretiyle o da yeni bir inceleme başlatmış. Bir bilirkişi heyeti tespit etmiş. Heyet de bu eski bilirkişinin yaptığı rapor üzerinden kamu zararını açıklıyor. Usulüne uygun yapılmayan bir inceleme üzerine yapılıyor. Savcılığa dilekçe verdik, ‘Eğer kıyaslayacaksanız Mercedes ile Mercedes’i kıyaslayın’ dedik" diye konuştu.



"Biz adalet istiyoruz"


Kamu zararı adı altında bahsedilen 154 milyon liradan fazla tutarın neye göre hesaplandığını anlamadıklarını söyleyen Yavaş, "Örneğin, sahne 3-5 milyona kurulurdu. Sahnedekilerin her biri ayrı bir bedel ve bunlar otomatik robot. Biz şunu istiyoruz; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için yapılmış Türkiye’nin en büyük sahnesi, daha ucuza olabilir miydi? Elbette olabilirdi, o konudaki özeleştirilerin hepsini ben kabul ediyorum. Mesela bize verilen hak edişte 146 kişi çalışmış. 146 kişi, yaklaşık 15-20 gün yevmiye usulü çalışmış. Çok özellikli elemanlar var, günlük 20 bin lira, 100 bin lira civarında para alanlar da var. Bunların tamamı uzmanlık istiyor. Bu ekipmanların tamamı 20 tırda gelmiş. Biz adalet istiyoruz" dedi.



"Pahalı yaptılarsa cezalarını çekerler, pahalı yapmamışlarsa da aklanırlar"


"Konserle ilgili benim savunacağım hiçbir şey yok" diyen Yavaş, sözlerine şöyle devam etti:


"Pahalı yapmışlarsa cezasını çekerler, eğer pahalı yapmamışlarsa da aklanırlar ama elbette şunu eleştiriyorum; sabaha karşı evlerinden apar topar alınmak. Bunlar kaç yıldır ABB’de çalışıyorlar. Bir tanesi hariç tamamı bizden önceki dönemin personeli. Kaç yıldır çalışıyorlar. İfadeye, emniyete çağırdınız da gelmediler mi? Artık bu usulün Türkiye’de kalkması lazım. Apar topar alınmalarının hukukta yeri yoktur."



"Gökçek ve ailesi yargılanmadan asla adaletten bahsedemeyiz"


Eski ABB Başkanı Melih Gökçek’in operasyon öncesinde operasyon olacağına dair sosyal medya hesabından paylaşım yaptığını savunan Yavaş, "Şimdi de tepkiyi görünce ’Ben onu kast etmedim’ diyor. Bu ülkede Gökçek ve ailesinin tümü yargılanmadan, hapse girmeden ve yaptıklarının hesabı sorulmadan asla adaletten bahsedilemez" dedi.


Kendisi hakkında son 6 yıl boyunca sürekli şikayetlerin yapıldığını söyleyen Yavaş, "Mülkiye müfettişleri de boş geçmiyor. Yaklaşık 109 tane şikayet yapıldı. Bunların hepsi tahkik edildi, 100 küsür tanesi şu anda ‘suç unsuru yok’ diye kapatıldı. Elbette kapatılacak, biz buraya ‘suç işlemeyeceğiz’ diye geldik. Kendimize sonuna kadar güveniyoruz, istedikleri kadar şikayet etsinler. Biz böyle yaparken eski döneme ait, yolsuzlukları arşa kadar çıkmış, dünyanın her yanından bilinen bu aile ile ilgili neler yaptık. Gökçek dönemi dosyalarından ‘ihaleye fesat’, ‘kamu zararı’ iddiasıyla 100’e yakın suç duyurusunda bulunduk. Bu dosyaların sonucuna baktığımızda 55 dosyada bilirkişi raporu alınmak suretiyle takipsizlik kararı verilmişti. 11 dosyada bilirkişi raporu dahi ihtiyaç duyulmadan takipsizlik kararı verilmiş. Bürokratlar hakkında da 11 dosyada iddianame düzenlendi ancak bu 11 dosyada yargılamalar devam ediyor. Bu bürokratların hiçbirisi gece evinden alınmadı, adli yaptırım da yapılmadı. Yargılanıyorlar, doğrusu da budur. Yargılandıktan sonra mahkeme cezayı kesinleştirince biz o insanlara suçlu diyebileceğiz" ifadelerini kullandı.


Yavaş, verdikleri 100’e yakın suç duyurusundan ise şu örnekleri verdi:


"Oğlan boş geziyor, oğlana bir iş vermesi lazım. Futbol takımı verip onunla oyalanması lazım, çünkü hiçbir iş yapmıyor, elinden hiçbir iş gelmiyor. Babası ona bir tane futbol takımı almış, buna para lazım. Bazı şirketlerden ihale vermek suretiyle bir de hafriyat gelirini, belediyenin oldukça büyük bir gelirini ANFA’ya, ANFA üzerinden de Osmanlıspor’a vermiş. Çok şikayet oldu bu konuda ve Sayın Mustafa Tuna gelir gelmez bunu sonlandırdı ve ne kadar gelir kaybı olduğunu gösterdi. Biz gelir gelmez ‘kamu zararı var’ diye hafriyat dosyasını şikayet ettik. Bu dosyada takipsizlik kararı çıktı. Neden? Gökçek’in orada imzası yokmuş. Ancak belgesi var, olur belgesi. Hadi bilirkişi görmedi bunu, savcı da mı görmedi? Takipsizlik verildi. Buradaki zararı tespit etmenin imkanı yok. Bizim ilk aydaki ciromuz 1 milyar 182 milyon. Oğlanın futbol hevesine gitti bu paralar. Bunun hesabı sorulmamalı mı arkadaşlar? Bu kamu zararı değil mi? Kamu zararı kaç para olursa bunları gözaltına alıp tutuklarsınız? Başka bir soruşturma; Ankapark hukuki süreci. Ankapark’ı da şikayet ettik. Savcılık önce soruşturma izni istedi, Süleyman Soylu soruşturmaya ‘zarar yok’ diye izni vermedi. Bunun üzerine biz Danıştay 1. Dairesine itiraz ettik. Danıştay itirazımıza ‘Bu dosyadaki bütün iddiaların tek tek incelenmesi lazım. İnceledikten sonra hangisi 4483 sayılı Kanun’a giriyor, Gökçek’i ilgilendiriyor, kaç tanesinde ihaleye fesat karıştırma var, bunları tek tek inceleyin’ diye geri gönderdi. Maalesef bir önceki mahkeme bunları yapmadı ve iki tane dosyayı öylesine inceleyerek -halbuki 52 dosya var- takipsizlik kararını verdi ve geçti. Biz, sulh cezaya itiraz ettik, onlar da reddetti. Yapabileceğimiz tek şey var, o da kanun yoluna bozma talebi. Kanun yoluna bozma talebine gittik, dosyamız 2024’ten beri hala adliyede bekliyor. ABB kapsamında yine 52 ayrı suç unsuru bulundu."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pamukkale’nin yanındaki antik kente yeni düzen Pamukkale’deki Hierapolis Ören Yeri’nde alanın dokusuna uyumlu şekilde ziyaretçi karşılama merkezleri yapıldı. Hafif çatı, geçirgenlik ve modüler kurgu ile tasarlanan yapılarla hem ziyaretçi ihtiyaçları tek merkezde toplandı hem de antik kentin doğal hava ve ışık dengesi korunarak düzenli bir hizmet altyapısı oluşturuldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden sürdürülebilir ve esnek bir kullanım alanı oluşturduk" dedi. Antik dönemin izlerini günümüze taşıyan Hierapolis’te hayata geçirilen düzenlemelerle ören yerinde ziyaretçi akışı daha kontrollü ve planlı hale getirilirken, çalışmalar alanın tarihi bütünlüğünü koruyan bir yaklaşımı da beraberinde getirdi. Antik Havuz ve Güney Kapı’da oluşturulan yeni karşılama alanlarıyla birlikte ziyaretçilerin ihtiyaçlarına hızlı ve düzenli çözümler sunulması hedeflendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Pamukkale travertenlerinin hemen yanı başında konumlanan, Antik Çağ’dan günümüze ulaşan önemli bir kültür ve inanç merkezi Hierapolis Ören Yeri’nde alanın dokusuna uyumlu projeler kapsamında Antik Havuz ve Güney Kapı Ziyaretçi Karşılama Merkezleri’ni tamamladık. Hafif çatı örtüsü, geçirgenlik ilkesi ve modüler kurgu esas alınarak planlanan bu yapılarla antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden, sürdürülebilir ve esnek bir kullanım alanı oluşturduk. Antik Havuz’da ziyaretçi ihtiyaçlarını tek merkezde toplayarak kullanım kalitesini artırırken, Güney Kapı’da günümüzden antik döneme geçişi tanımlayan düzenli ve kapsamlı bir hizmet altyapısını hayata geçirdik. Tarihi mirasa saygılı, ölçülü ve geri planda kalan bir mimari yaklaşımla ziyaretçi deneyimini güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu sürecin hayata geçirilmesinde görev alan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." Alanın dokusuna uyumlu esnek ve sürdürülebilir yapı anlayışı Hierapolis Ören Yeri’nde tamamlanan ziyaretçi karşılama merkezleri, hafif çatı örtüsü, geçirgenlik ilkesi ve modüler kurgu esas alınarak planlandı. Bu sayede yapılar, antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden, arkeolojik dokuya kalıcı müdahalede bulunmadan varlığını sürdürebilen bir sistem olarak kurgulandı. Antik Havuz’da konumlandırılan karşılama merkezinde restoran, hediyelik eşya birimi, mutfak, ibadet alanları, soyunma odaları, duşlar, teknik hacimler ve buggy durak alanı yer aldı. Ziyaretçi ihtiyaçlarının tek merkezde karşılanmasıyla alan üzerindeki dağınık ve kontrolsüz kullanım baskısı azaltıldı. Güney Kapı’da hayata geçirilen karşılama merkezi ise Bizans sur duvarlarının dışında konumlanarak, günümüzden antik döneme geçişi tanımlayan bir eşik olarak tasarlandı. Bu alanda bilet satış noktaları, buggy kiralama birimi, kafeterya, hediyelik eşya bölümü ve ibadet alanlarını içeren düzenli ve kapsamlı bir hizmet altyapısı oluşturuldu. Oluşturulan bu yeni düzenlemelerle ziyaretçiyi karşılayan, yönlendiren ve bilgilendiren modern bir hizmet alanı sağlanırken, antik kentin tarihi atmosferine saygılı, ölçülü ve geri planda kalan bir mimari dil benimsendi.
Elazığ Klima ustasından sürücülere uyarı: 2 bin liralık masraftan kaçıp 30 bin lira masrafa girmeyin Elazığ’da oto bakım ustası Erhan Ulukaya, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte sürücülere uyarılarda bulunarak klima kontrollerini mutlaka yaptırmaları gerektiğini, 2 bin liralık klima bakımından kaçınanların ise 30 bin liralık masrafla karşılaşabileceklerini belirtti. Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte Elazığ oto sanayi sitesinde hareketlilik yaşanmaya başlandı. Başta yazlık bakım için sanayiye gelen sürücüler, bunun yanında yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan araç klimasına da baktırmaya başladı. Uzun yıllardır araç bakım ve klima ustalığı yapan Erhan Ulukaya, sürücülere seslenerek klima kontrollerini mutlaka yaptırmaları gerektiğini, 2 bin liralık bakımdan kaçmaları durumunda ise 30 bin liralık masrafla karşılaşabileceklerinin altını çizdi. Klima bakımı hakkında değerlendirmelerde bulunan oto bakım ve klima ustası Erhan Ulukaya, "Yaz şartlarında aracımızda bunaldığımız için klimayı açmak zorunda kalıyoruz. Klimanın bakımı, kompresörün içerisinde yağ olması lazım. Ekstra olarak klima filtresinin temiz olması lazım. Kirli olduğu zaman aracın içerisinde rutubet kokusu gelir. Temizledikten sonra içerisine parfüm sıkıyoruz ki aracın içerisi hem temiz koksun hem de başımız ağrımasın. Klima kompresörüne bakım yaptığımız zaman klima cihazımız içinde bakım yapıyor. İlk önce kaç gramsa içindeki gaz gramını çekiyoruz. Vakumdan sonra da yeni gaz ve yağını basıyoruz. Klima bakımı yapılmazsa, klima kompresörünün kayış kısmındaki bilye ses yapar veya kayışı koparır. Şu anda bir klima kompresörünün maliyeti 15 ile 35 bin lira arasında değişiyor. Şu anda bir aracın gaz dolumu ve vakumu bin 500 ile 2 bin lira arasında değişiyor. Klima bakımını yaptırmazsak eğer bozulduğu taktirde 30 bin lirayı gözden çıkarmanız lazım. Bu da hem müşteri açısından sıkıntı hem de bizim açımızdan sıkıntı. Normalde klimanın yaz kış bakım yapılması her şartta iyidir. Kış şartlarında camlar buğu yapınca klimanın sıcak kısmını değil de soğuk kısmını açınca çok çabuk açılacağını göreceksiniz" diye konuştu.
Van Özalp ilçesinde çiftçilere eğitim VAN (İHA) – Van’ın Özalp Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile Özalp İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen "Gıda Tarım ve Hayvancılıkta Bilinçlendirme ve Sertifikalandırma Projesi" kapsamında çiftçilere yönelik eğitimler hız kesmeden devam ediyor. Özalp ilçesinde düzenlenen kurslara üreticiler yoğun ilgi gösterirken, bilinçli tarım ve hayvancılık alanında önemli adımlar atılıyor. Proje çerçevesinde açılan kurslar arasında büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, çayır ve mera yönetimi, serin iklim tahıl yetiştiriciliği, ekmek çeşitleri ve yapımı, sürü yönetim elemanlığı ile sebze ve fide yetiştiriciliği gibi başlıklar yer alıyor. Kurslara katılan çiftçiler, alanında uzman eğitmenlerden hem teorik hem de uygulamalı eğitim alarak bilgi ve becerilerini geliştiriyor. Eğitimlerin sonunda verilen sertifikalar sayesinde üreticilerin daha bilinçli ve planlı üretim yapmaları hedefleniyor. Özalp Halk Eğitim ve Akşam Sanat Okulu Müdürü Cengiz Ergül, amaçlarının ilçede tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin verimini artırmak olduğunu belirterek, "Çiftçilerimizin yaptıkları işi uzman kişilerden destek alarak daha bilinçli şekilde sürdürmelerini sağlamak istiyoruz. Bu sayede hem üretimde kaliteyi hem de verimi artırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda çiftçilerimizi sertifikalandırarak ilçe tarım ve hayvancılığına katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi.
İstanbul TF-2000 Hava Savunma Muhribi 2028’de denize inecek "Çelik Kubbe" hava savunma mimarisinin denizdeki uzantısı olacak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi, 2028’de denize inecek. Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT) Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa İlbaş, "TF-2000 Hava Savunma Muhribi bizim ana yüklenicisi olduğumuz ülkemizin en büyük projelerinden bir tanesi. Oldukça iyi gidiyor şu anda 6 bloğun inşası yapıldı ve devam ediyor. 2028’de denize inmesi planlanıyor" dedi. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi’nin ana yüklenicisi ASFAT da yerini aldı. ASFAT Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa İlbaş özellikle bakım onarım çalışmalarının önemini vurgulayarak, "Biz ASFAT olarak, Milli Savunma Bakanlığı bağlısı bir şirket olarak, askeri fabrikalarımız 27 askeri fabrika ve 10 askeri tersane imkan ve kabiliyetlerini kullanıyoruz bilindiği gibi. Buralarda biz bakım, onarım, iyileştirme faaliyetleri yapıyoruz. Biz özellikle bunu öne çıkardık. Çok platform geliştirebilirsiniz, çok ürün yaparsınız ama bunları hiç kullanamayabilirsiniz. Ya da bir kere kullanabilirsiniz. Ama bunu sürekli kullanabilmek ve kullanılabilecek şekilde onu idame etmek ve savunmada kullanmak için hazır halde tutmak bir kabiliyet işidir. O da bakım, onarım, iyileştirme ile oluyor. İşte tam da ASFAT bu yönünü öne çıkaran bir dönem yaşıyor. Bununla da yurt dışından çok ciddi talepler geliyor. Mesela çok yakın zamanda Senegal’in uçağı Kayseri’ye geldi, onun bakım onarım işini yapıyoruz. Bunun devamı geldi; birçok Afrika ülkesinden, Avrupa’dan, yakın Avrupa’dan, Orta Doğu’dan görüşmelerimiz devam ediyor. Yurt dışından uçaklar ve diğer platformları Türkiye’ye getirerek onların bakım, onarım ve iyileştirme faaliyetlerine başladık. Bu önemli bir aşamadır. ASFAT bu yönünü öne çıkaran bir şekilde savunma sanayiinde sürdürülebilirlik anlamında söylüyorum bunu, dünyaya pazarlıyoruz. Dost ve müttefik ülkelerimizde bu imkan ve kabiliyetlerimizi kullanarak onlara destek oluyoruz" ifadelerini kullandı. "TF-2000 2028’de denize inecek" TF-2000 hava savunma muhribi hakkında bilgi veren İlbaş, "TF-2000 Hava Savunma Muhribi, o da bizim ana yüklenicisi olduğumuz ülkemizin en büyük projelerinden bir tanesi. Tabii ona Faz-1 ana yüklenicisi olarak başlamıştık, şimdi Faz-2’ye de başladık devam ediyor. Oldukça iyi gidiyor; blok blok inşası yapılıyor, şu anda 6 bloğun inşası yapıldı ve devam ediyor. Herhangi bir sorun yok. Sistemlerle ilgili biraz önce TÜBİTAK BİLGEM ile sözleşme imzaladık. Degaussing sistemi mesela TÜBİTAK’tan tedarik ediyoruz. Yerli ve milli sistemleri tercih ediyoruz özellikle. 2028’de denize inmesi planlanıyor, 2031’de ise tam teslimatın tamamlanması hedefleniyor. Hedefte herhangi bir aksama olmayacağını öngörüyoruz" dedi.
Kastamonu Kastamonu’da 4 ayda 8 bin 800 kişiye afet bilinci kazandırıldı Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından 2026 yılının ilk dört ayında gerçekleştirilen eğitimlerle 8 bin 800 vatandaşa afet bilinci kazandırıldı. Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü verdiği eğitimlerle vatandaşları afetlere karşı bilinçlendirmeye devam ediyor. Bu çerçevede 2026 yılının ilk dört ayında düzenlenen 107 eğitimde 8 bin 800 vatandaşı bilinçlendirdi. Afetlere dirençli toplum oluşturma hedefi doğrultusunda düzenlenen eğitimlerde, afet farkındalık, yangın farkındalık ve uygulama eğitimleri başta olmak üzere enkazda arama kurtarma, KBRN farkındalık, çadır kurma, çığ farkındalık ve gönüllülük eğitimleri gibi birçok başlıkta faaliyet yürütüldü. Afet farkındalık eğitimlerinde 3 bin 304 ,yangın farkındalık ve uygulama eğitimlerinde ise 2 bin 423 kişi bilgilendirildi. Eğitimlerde vatandaşlara deprem anında "çök-kapan-tutun" davranışı, yangın söndürme teknikleri, güvenli tahliye yöntemleri ve acil durumlarda doğru müdahale konularında hem teorik hem uygulamalı bilgiler verildi. Kastamonu’da son dört yılda gerçekleştirilen bin 100’den fazla eğitimde yaklaşık 190 binden fazla vatandaşın bilgilendirildiği belirtildi. Afet ve acil durumlara müdahale kapasitesinin kurumsal düzeyde güçlendirilmesi amacıyla akreditasyon süreçlerine devam eden AFAD, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü OR-KUT, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ekiplerinin eğitim süreçlerine başladı. Destek AFAD Gönüllülük Eğitimleri kapsamında son dört ayda 56 vatandaş da eğitimlerini başarıyla tamamlayarak kimlik almaya hak kazandı. Gönüllülük sisteminin güçlendirilmesiyle afet anında daha hızlı ve etkin müdahale edilmesinin hedeflendiği ifade edildi. Yürütülen çalışmalarla ilgili yapılan açıklamada, "Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü hem bireysel farkındalığı artırmaya hem de kurumsal kapasiteyi geliştirmeye yönelik eğitim ve akreditasyon çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kurum ve kuruluşlarımızdan gelen eğitim talepleri hızla cevaplandırılarak dirençli bir toplum olma yolunda ilerlenmektedir" ifadelerine yer verildi.