GÜNDEM - 24 Aralık 2024 Salı 15:05

Bakan Uraloğlu: "Şam ve Halep havalimanlarında gerekli tespitleri yaptık"

A
A
A

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Şam ve Halep havalimanlarında gerekli tespitleri yaptık. Bir kere hiçbir radar sistemi yok. Bizim cep telefonlarından takip ettiğimiz hava radar uygulaması var" dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da katıldığı bir programda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Uraloğlu, Suriye ile ilgili açıklamalarda bulunarak Bakanlık olarak ulaştırmanın ve iletişimin tamamında varlık gösterdiklerini kaydetti. Uraloğlu, "Bulunduğumuz coğrafya gerçekten kıymetli. Bizim coğrafyamızı bilmeyen bir insana haritamızı gösterirseniz gerçekten en kıymetli yer Türkiye diyecektir. Sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye, yaklaşık 1,5 milyar insana ulaşabiliyoruz. 51,2 trilyon dolar gayrisafi milli hasıladan, yıllık 12,5 trilyon dolar ticaret hacminden bahsediyoruz böyle bir coğrafyadayız" ifadelerini kullandı.

"77 ili bölünmüş yollarla birbirine bağladık"

Türkiye’nin altyapısını jeopolitik konumunun getirdiği avantajlara göre şekillendirdiklerini kaydeden Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"2002 yılında sadece 6 bin 101 kilometre bölünmüş yolumuz vardı. Bugün 29 bin 700 kilometreye çıkardık. Sadece 6 tane ili birbirine bağlıyorduk, bugün 77 ili bölünmüş yollarla birbirine bağladık. Bakın o günkü şartlarda Türkiye’deki araç sayısı yaklaşık 8 buçuk milyon ve şehirler arasındaki ortalama hız yaklaşık 40 kilometre saat. Bugün araç sayısı yaklaşık 30 buçuk milyona geldi. 31 milyona yaklaştı. Şehirler arasındaki yolda ortalama hızımız 90 kilometre civarında siz düşünün. Eğer biz bunları yapmamış olsaydık bugün nerede olurduk?"

Demiryolları yatırımları hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Cumhuriyetin ilk yıllarında da ciddi bir hamle oldu. Sonra komple bir tarafa bırakıldı, AK Parti hükümetlerimizle beraber oraya el attık. Ülkemizi Avrupa’da 6., dünyada 8. hızlı tren işletmecisi yaptık. 2 bin 251 kilometre hızlı demiryolu yaptık. Mevcut demiryollarımızı da komple elden geçirdik diyebilirim" dedi.

Havayollarında da 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayısını 58’e çıkardıklarını kaydeden Uraloğlu, "Dile kolay bakın 2002 yılında 34 milyon olan yolcu trafiği geçen sene 213 milyon olarak gerçekleştirildi. Bu sene 231 milyonla muhtemelen kapatacağız. Bakın Sabiha Gökçen Havalimanı yani orada kargalar mı uçacak diye konuştuğumuz havalimanı geçen sene 36 milyonla tamamladı. Bu sene 38-40 milyonlarla tamamlamış olacağız. Sadece İstanbul Havalimanı’nda 80 milyonu görmüş olacağız bu sene" diye konuştu.

"80 megabit kadar bir hıza ortalama hizmet edebilecek durumdayız"

Türkiye’deki internet hızına da değinen Bakan Uraloğlu, "Çok teknik terimlere girmeden, biz bir kere fiber kabloları aşağı yukarı 580 bin kilometreye çıkardık. 600 bin kilometrelere çıkardık. Bir sokağın başına kadar getiriyoruz ya da caddenin başına kadar getiriyoruz, iki bütün caddede dolaştırabiliyoruz. Üç, ev girişine kadar getirebiliyoruz. Eski binaların neredeyse tam tamamı bakır kaplama bir kere orada otomatikman hız düşüyor. Bir de şu andaki bütün bu söylediklerimi dikkate aldığımızda yanlış hatırlamıyorsam 80 megabit kadar bir hıza ortalama hizmet edebilecek durumdayız ama abonelerin, abone şartları ve istekleri aşağı yukarı 35-40 megabit seviyesinde. Yani talep de bu noktada yeterli değil. Dolayısıyla biz internet noktasında çok istediğimiz hızda değiliz eleştirilerine muhatap kalıyoruz ama gerçek durumunun bu olduğunu söylemek isterim" ifadelerini kullandı.

"Suriye’nin her şeye ihtiyacı var"

Bakan Uraloğlu, Türkiye ve dünya gündemindeki Suriye hakkında da açıklamalarda bulundu. Suriye’nin her şeye ihtiyacı olduğunu anlatan Bakan Uraloğlu, "6 Şubat depremlerinden sonra aileler önce yakınlarını nasıl çıkarır, nasıl defneder vesaire bununla uğraşıyor. Sonra bir çadıra nasıl girebilir, sonra bir konteynere nasıl girebilir? Sonra da eve. Şimdi o çadırları gezerken bizim arkadaşlarımızdan bir tanesi oradaki bir bacımıza şöyle bir soru sordu: Abla bir şeye ihtiyacınız var mı? Cevap şu: Çadırda olanın neye ihtiyacı olmaz? Cevap bu kadar ve mükemmel bir cevap. Şimdi Suriye’de olanın neye ihtiyacı olmaz? Yani her şeye ihtiyacı var gerçekten. İlk etaptaki aldığımız bilgiler bunlar" dedi.

"Şam ve Halep havalimanlarında gerekli tespitleri yaptık"

Bakan Uraloğlu, ulaştırma noktasında da bilgi vererek "5 tane havalimanı var Suriye’de. 2 tane havalimanı daha ön plana çıkmış ve son zamanlara kadar da işletilen havalimanları. Şam ve Halep. Şam Havalimanı’nda geçen sene 100 bin civarında bir yolculuk olmuş. İstanbul Havalimanı’nın işte 5-6 saatlik seyahat trafiği. Halep’te 50-60 bin civarında bir seyahat olmuş. Bir ekip gönderdik. Şam ve Halep havalimanlarında gerekli tespitleri yaptık. Bir kere hiçbir radar sistemi yok. Bizim cep telefonlarından takip ettiğimiz hava radar uygulaması var. Düşünün o cep telefonu aplikasyonundan yönetmeye çalışıyorlarmış" ifadelerine yer verdi.

"Şam ve Halep seferi tamamen pilotların inisiyatifiyle yapılmış"

Bakan Uraloğlu, 1990’lı yıllardaki tüplü bilgisayarların havalimanlarında kullanılmaya devam edildiği bilgisini de paylaştı. Uraloğlu, "Doğru dürüst bu x-ray cihazları, dedektörler doğru dürüst hiçbir şey yok. Pistlerde ciddi eskimeler var ve şu anda oradaki ilk yapılan Şam ve Halep seferi tamamen pilotların inisiyatifiyle yapılmış. Yani görerek şartlarda hiçbir sistem olmaksızın yapıldı, onun için arkadaşlarımız bir tespit yaptı. Bir eylem planı ortaya koyduk" dedi.

"Hızlıca tespiti yapıp demiryolu bütünlüğünü yine Şam’a kadar ilk etapta sağlama ile ilgili bir vaziyet alacağız"

Uraloğlu, ilk etapta Şam Havalimanı’nı ayağa kaldırma ile ilgili Devlet Hava Meydanları İşletmesi ile vaziyet alacaklarını kaydederek, "Orada Türkiye’den çıkıp Hicaz’a kadar giden demiryollarının parçaları var. Oralarda belli bir bütünün parçaları olarak uzun zamandır çalıştırılmadığını biliyoruz. Hızlıca tespiti yapıp demiryolu bütünlüğünü yine Şam’a kadar ilk etapta sağlama ile ilgili bir vaziyet alacağız. 2009-2010’larda oraya yolcu trenlerini uğurlamışız. Bir yolculuk yapmışız. Orada bir altyapı var. Bazı bölgelerde mesela Irak’ta demiryollarının raylarını sıfırdan demir olarak çalınıp satıldığını biliyoruz Suriye’de de bununla karşılaşabiliriz" şeklinde konuştu.

"Yıkılan köprüleri tamir ettiğimizi söyleyebilirim"

Terör operasyonlarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Suriye’deki iç dinamiklerde olsun, M4 karayolu hem M5 karayolu hep konuşuldu. Yani bir karayolu ülkenin siyasetinde bu kadar etki edebilecek durumda. Onun için o karayollarında da durum nedir? Onlara bir vaziyet ediyoruz ama Türkiye’nin operasyon yaptığı bölgeleri zaten biliyoruz ve oralarda da birçok iş yaptığımızı söylemek isterim, özellikle karayolları noktasında. Karayolları Genel Müdürlüğümüzün eliyle olsun. Yine Milli Savunma Bakanlığımızın eliyle olsun. Orada birçok iş yaptığımızı birçok yıkılan köprüleri tamir ettiğimizi söyleyebilirim" dedi.

"Suriye’nin parasının Rusya tarafından basıldığını biliyor muydunuz?"

Suriye’nin haberleşme noktasında Türkiye’nin 20-30 yıl gerisinde olduğunu ifade ederek birçok noktada cep telefonu ile iletişimin sağlanamadığını kaydeden Uraloğlu, "Bunlarla ilgili gerekli tespitleri yapacağız ve biz Bakanlık olarak bunları hayata geçirmeye çalışacağız ki orada dediğim gibi her şeye ihtiyaç var. Yani bir para basımı ya da Suriye’nin parasının ne olacağından düşünün. Mesela Suriye’nin parasının Rusya tarafından basıldığını biliyor muydunuz? Düşünün bir ülkenin parasını bir başka ülke basıyor. Şu anda Afrika’da birçok ülkenin de benzer konumda, bazı gelişmiş ülkeler onların paralarını basıyor. Türkiye bu noktada da muhtemelen oraya bir destek verme noktasında olacak" dedi.

Suriye ile Deniz Yetki Anlaşması olacak

Suriye’nin Akdeniz’e açılan önemli bir kapı olduğunu kaydeden Uraloğlu, "Limanlarının neredeyse hiç gelişmediğini biliyoruz. Oralara muhtemelen belli yatırımların yapılması noktasında hani tespitlerimiz ve gayretlerimiz olacak. Tabii bir Deniz Yetki Anlaşması muhtemelen hani yapalım diye Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızın korunması ve mavi vatan konusunda günü geldiğinde orada ilgili kurumlarımız vaziyet alacaktır. Ticaret noktasında esasında Şam’ın Suriye’nin bir tarihi var, onu yeniden canlandırma adına biz de elimizden geleni yapacağız" açıklamasında bulundu.

"Uluslararası hukuku da dikkate alarak her türlü yetkiyi 2 ülke olarak paylaşmış oluruz"

Böyle bir anlaşmanın hem Suriye’nin hem Türkiye’nin etkinlik ve yetkinliğini artıracağını belirten Uraloğlu, "Oradaki petrol ve hidrokarbon arama noktasında uluslararası hukuku da dikkate alarak her türlü yetkiyi 2 ülke olarak paylaşmış oluruz ya da genişletmiş oluruz. Tabii orada öncelikle bir otoritenin kurulması lazım. Bakın orada memurların maaşlarının verilmesi lazım. Silahlı grupların silah bırakması ile ilgili gündem var, bu kesinlikle gündemde olur ama bugünün gündemi olduğunu söylersek çok doğru olmaz" diye konuştu.

"Sosyal mecralarda yasakçı bir zihniyet içerisinde değil, korumacı bir gayret içerisindeyiz"

Sosyal medyada beklenen ve uygulanan kısıtlamalar hakkında da konuşan Uraloğlu, "Dünyada birçok ülkede bu anlamada alınmış kararlar ve düzenlemeler var biz de bunları takip ediyoruz. Sosyal medya hayatımızın bir gerçeği, elbette bunu yok saymamız söz konusu değil. Ancak muhakeme yetenekleri daha az olan, duyduğu her şeye inanma potansiyeli olan çocuklarımızı öncelikli olarak korumamız gerekir diye düşünüyoruz. En azından bilgiyi sunan kaynakların belli sorumlulukları olması ve belli yaş grubunun altına da bir erişim engeli getirme noktasında çalışmalarımız var. Burada bir yasakçı zihniyet içerisinde değil, korumacı bir zihniyetle bunu yapma gayreti içerisindeyiz" şeklinde konuştu.

"Ülkemizin kriterlerini dikkate alarak belli düzenlemeler yapalım istiyoruz"

Fransa, Almanya, Belçika, Avusturya ve Amerika gibi ülkelerde sosyal medyaya yönelik düzenlemeler olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Avrupa’nın birçok ülkesinde devlet memurlarının Tik Tok uygulamasını kullanmasının yasak olduğunu biliyoruz. Bu anlamda birçok uygulama var. Biz de ülkemizin kriterlerini dikkate alarak belli düzenlemeler yapalım istiyoruz" diye konuştu.

Ömer Faruk Karataş - Berkay Hasan Karayakas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kazdağları’nda Karadeniz rüzgarı esecek Kadıköy Karadenizliler Derneği tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenecek olan geleneksel yayla şenliği için hazırlıklar tamamlandı. Dernek Başkanı Mehmet Ali Aslan, 28 Haziran’da Kazdağları Hanlar ve Kumluca bölgesinde gerçekleştirilecek şenliğe tüm Körfez halkını davet ederek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Balıkesir’in Edremit Körfezi bölgesi, Karadeniz kültürünün en renkli motiflerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Geleneksel hale gelen ve bu yıl büyük bir coşkuyla 20’nci kez kapılarını açacak olan Yayla Şenliği için geri sayım başladı. Haziran ayının son haftasında geniş bir katılımla gerçekleştirilmesi planlanan şenlikte, Karadeniz’in köklü gelenekleri ile Körfez bölgesinin kültürel zenginliği bir araya gelecek. Horondan kemençeye, yöresel lezzetlerden halk oyunlarına kadar birçok etkinliğin yer alacağı organizasyon, bölgede tam bir şölen havası estirecek. "Amacımız kardeşçe, birlik ve beraberlik içinde olmak" Düzenlenecek dev organizasyon hakkında heyecan verici detayları paylaşan Kadıköy Karadenizliler Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan, şenliğin temel misyonunun kültürel entegrasyon ve kardeşlik bağı olduğunu vurguladı. Başkan Aslan, "Bu sene Haziran’ın 28’inde 20.sini düzenleyeceğimiz yayla şenliğimiz var. Çok renkli bir organizasyon olacağına yürekten inanıyorum. Bizim bu şenliği yapmaktaki asıl amacımız; Karadeniz’imizin köklü örf ve adetlerini, eşsiz kültürümüzü buralarda, bu topraklarda yaşayan yerli insanlarla, Romanıyla, Yörüğüyle pekiştirmek, tam bir birlik ve beraberlik içinde olmaktır. Kardeşçe, aynı coğrafyanın üstünde ortak değerleri paylaşarak yaşamayı yansıtmaktır bizim en büyük amacımız" dedi. "Horonumuzla, kemençemizle bu şenliğin tadını çıkaracağız" Şenliğin gerçekleştirileceği lokasyonları ve içerikleri de aktaran Başkan Aslan, etkinliğin nesiller boyu aktarılacağını belirtti. Aslan, "Horonumuzla, kemençemizle, yöresel ürünlerimizle ve Karadeniz’in o eşsiz yöresel yemekleriyle bu şenliğin tadını hep birlikte çıkaracağız. Büyük heyecanla beklenen Yayla Şenliğimiz Hanlar bölgesinde ve Kumluca bölgesinde gerçekleştirilecek. Bu gelenek gelecek sene de, bir sonraki sene de üstüne koyarak devam edecek. Her zaman daha fazla renk katarak, birlik beraberlik içerisinde yolumuza devam edeceğiz. Herkesi, bütün Körfez halkını şenliğimize, yayla şenliğimize bekliyoruz. Sizleri oraya gönülden, gerçekten canıgönülden davet ediyorum" diyerek tüm bölge sakinlerine açık çağrıda bulundu.
Bursa Leylek Şenliği, Eskikaraağaç’ta başlıyor Karacabey’in dünyaca ünlü Eskikaraağaç Avrupa Leylek Köyü’nde düzenlenecek olan Leylek Şenliği, 6-7 Haziran tarihlerinde doğa, kültür ve eğlenceyi buluşturacak. Doğa yürüyüşlerinden Yaren Leylek Koşusu’na, sandal gezilerinden sergilere, söyleşilerden çocuk atölyelerine ve konserlere kadar onlarca etkinliğe ev sahipliği yapacak şenlikte, binlerce ziyaretçi Eskikaraağaç’ta unutulmaz bir hafta sonu yaşayacak. Karacabey Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenecek organizasyon, bölgenin doğal zenginliklerini ve uluslararası tanınırlığa sahip leylek dostu kimliğini bir kez daha gözler önüne serecek. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, tüm vatandaşları şenliğe davet ederek, "Yaren Leylek’in dünyaya tanıttığı Eskikaraağaç’ta doğanın, kültürün ve dostluğun buluşacağı bu özel organizasyonda herkesi aramızda görmekten mutluluk duyacağız" dedi. Avrupa Leylek Köyleri Birliği üyesi olan Eskikaraağaç’ta düzenlenecek festival kapsamında iki gün boyunca çocuklardan yetişkinlere her yaş grubuna hitap eden etkinlikler gerçekleştirilecek. Doğa yürüyüşlerinden fotoğraf sergilerine, söyleşilerden konserlere, sandal gezilerinden atölye çalışmalarına kadar onlarca etkinlik ziyaretçilerle buluşacak. Festivalin ilk günü olan 6 Haziran Cumartesi sabahı Türkiye Dağcılık Federasyonu Bursa İl Temsilciliği rehberliğinde gerçekleştirilecek doğa yürüyüşü ile başlayacak etkinliklerde, gün boyunca köy meydanında kurulacak stantlarda çok sayıda atölye faaliyeti düzenlenecek. Çocuklar ve aileler; leylek yuvası yapımı, dijital kodlama, yüz boyama, mikroskop gözlemi, seramik boyama, kuş gözlemi ve drama atölyeleri gibi birçok etkinliğe ücretsiz katılabilecek. BURFOD iş birliğiyle çocuklara yönelik fotoğraf atölyeleri gerçekleştirilirken, Uluabat Gölü’nde düzenlenecek ücretsiz sandal gezileriyle ziyaretçiler gölün eşsiz doğal güzelliklerini keşfetme fırsatı bulacak. Gün içerisinde Yaren Leylek ve Adem Amca Uluslararası Poster Sergisi ile Uluabat’ın köylerini konu alan fotoğraf sergisi de ziyaretçilere açılacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek söyleşi programlarında doğa ve çevre alanında önemli isimler vatandaşlarla bir araya gelecek. Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Gündoğdu, gezgin Mehmet Genç (Rotasız Seyyah) ve gazeteci-yapımcı Güven İslamoğlu, doğa koruma, ekoturizm ve kuş gözlemciliği üzerine deneyimlerini paylaşacak. Cumartesi akşamı düzenlenecek festival kortejinin ardından gerçekleştirilecek açılış programı ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası konseriyle şenlik coşkusu zirveye ulaşacak. Festivalin ikinci günü olan 7 Haziran Pazar günü Karacabey Belediyesi tarafından düzenlenecek Yaren Leylek Koşusu ile başlayacak. Doğa ve sporun buluşacağı organizasyonda dereceye giren sporcular için ödül töreni gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde AFAD Bilgi Yarışması, Kahoot yarışmaları, genç sahne performansları, leylek temalı uçurtma şenliği ve çeşitli çocuk etkinlikleri ziyaretçilere keyifli anlar yaşatacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz dağıtılacak uçurtmalarla gökyüzü rengârenk görüntülere sahne olacak. Festivalin kapanış bölümünde ise Karacabey Belediyesi Kadın Ritim Grubu sahne alacak, ardından Karacabey Musiki Derneği Rumeli Türküleri Korosu sevilen eserleri seslendirecek. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Leylek Şenliği’nin ilçenin doğal ve kültürel değerlerini tanıtmak açısından büyük önem taşıdığını belirterek, tüm vatandaşları Eskikaraağaç’a davet etti. Başkan Karabatı, "Yaren Leylek ve Adem Amca dostluğu artık yalnızca Karacabey’in değil, tüm dünyanın ilgiyle takip ettiği bir hikâyeye dönüştü. Bu eşsiz değeri doğa, kültür ve sanatla buluşturduğumuz Leylek Şenliği’nde hemşehrilerimizi ve tüm doğaseverleri Eskikaraağaç Avrupa Leylek Köyü’ne bekliyoruz. İki gün boyunca doğanın, dostluğun ve dayanışmanın en güzel örneklerini hep birlikte yaşayacağız" ifadelerini kullandı.
Manisa Selendi Halk Eğitim Merkezinin sergisi göz doldurdu Manisa’nın Selendi ilçesinde Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında açılan yıl sonu sergisinde kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Geleneksel el sanatlarının da yer aldığı sergi yoğun ilgi gördü. Manisa’nın Selendi ilçesinde, Selendi Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından 1-7 Haziran Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen yıl sonu sergisi törenle açıldı. Fatih Ortaokulu’nda gerçekleştirilen serginin açılışına ilçe protokolü, kurum personeli, kursiyerler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sergide, halk eğitimi kurslarında eğitim gören kursiyerlerin yıl boyunca büyük emekle hazırladığı çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Giyim alanında hazırlanan kıyafetler, çeyizlik ürünler ve yöresel kıyafetlerin yanı sıra el sanatları alanında filografi, iğne oyası, nakış, punch çalışmaları, çantalar ve çeşitli el işlemeleri sergilendi. Özellikle unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yer aldığı eserler ziyaretçilerden yoğun ilgi görürken, kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünleri büyük beğeni topladı. Selendi Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Ali Filiz, hayat boyu öğrenmenin bireysel ve toplumsal gelişimde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek tüm vatandaşları sergiyi ziyaret etmeye davet etti. Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında açılan yıl sonu sergisi, 4 Haziran 2026 Perşembe günü saat 16.00’ya kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Samsun Vatandaştan yaya geçidine sinyalizasyon talebi SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik ilçesinde vatandaşlar, yoğun araç ve yaya trafiğinin olduğu bulvardaki yaya geçidine, trafik kazalarının önüne geçilmesi için trafik lambası ya da alternatif geçit yapılmasını istiyor. Özel bir hastane, alışveriş ve iş merkezlerinin yanı sıra konutlaşmanın yoğun olduğu Kuzey Yıldızı Mahallesi Şehri Bahçe Konutları önü Ali Rıza Bey Bulvarı’nda yolun karşısına geçişlerde sorun yaşayan vatandaşlar, uyarıcı trafik levhalarının yetersiz olduğunu belirterek, hız kesici kasisler ya da daha güvenli olması için üst geçit veya sinyalizasyon yapılmasını talep ediyor. Söz konusu geçidin her an tehlike oluşturduğunu ifade eden çevre sakinlerinden Seyit Arar, "Yolumuz yoğun araç trafiğine maruz kalan bir yer. Can güvenliği her an burada tehlikede. Yolun bir kısmında yaklaşık bin kişinin ikamet ettiği konutlar var. Diğer kısmında da insanlar yaşıyor. Yoldan araçlar çok süratli bir şekilde geçiyor. Hız sınırı yok, sinyalizasyon yok. O nedenle bu alanda her an tehlike yaşanıyor. Buraya bir sinyalizasyon sistemi yapılması gerekiyor. Ölümcül kazalar meydana gelebilir, daha önce de yaşandı. Münferit olaylar başımıza geldi. Yetkililere de durumu ilettik, talebimizin karşılanmasını istiyoruz" dedi. "Yaya geçidinde hiçbir araba durmuyor" Yaya geçidinde araçların karşıya geçecek kişilere yol vermediğini dile getiren Cengiz Kaya, "Burada ölümle baş başayız. Karşıya geçerken tehlike yaşıyoruz. Bir trafik lambası yok. Yaya geçidinde hiçbir araba durmuyor. Sadece bazen kadın sürücüler bizlere yol veriyor. Yetkililerden bu yaya geçidine bir sinyalizasyon sistemi ya da geçit seçeneği istiyoruz. Burada birçok kaza da meydana geldi. Bir daha böyle olumsuz vakaların olmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor" diye konuştu. "Üst geçit, alt geçit ya da trafik lambası şart" Bölgedeki karşıya geçişlerin güvenliği açısından bir düzenleme gerektiğini belirten Adem Arslan, "Bu yolu yaşlılar da çoluk çocuk da kullanıyor. Araç yol verse bile arkadan gelen araç çarpma tehlikesi oluşturuyor. Daha önce de burada kaza yaşandı. Bir yakınımız kazadan sonra hâlâ kendine gelemedi. Yol şu anda büyük tehlike arz ediyor. Üst geçit, alt geçit ya da bir trafik lambası buraya muhakkak şart" şeklinde konuştu. "Yetkililerden yardım bekliyoruz" Tehlike oluşturan bölgedeki sıkıntının giderilmesi için yetkililerden yardım beklediklerini vurgulayan Nimet Dilektaş ise "Söz konusu yerde yoğun yaya ve araç trafiği var. Ayrıca buradan semt pazarına da geçiliyor. Yaya geçidi uyarı tabelası var ama bunları dikkate alan yok. Şoförler çok hızlı geçiyor. Bazen karşıya geçmek için dakikalarca beklediğimiz oluyor. Ya trafik lambası ya da bir üst geçit yapılabilir. Bu konuda acil bir şekilde yetkililerden yardım bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan çevre sakinleri, gece saatlerinde bulvarda aydınlatma olmadığı için sürücülerin yayaları fark edemediğini belirterek, bulvar yolunun aydınlatılması gerektiğini de ifade etti.