ASAYİŞ - 14 Aralık 2023 Perşembe 16:07

Köpek saldırısına uğrayan çocuğun ailesi, Çankaya Belediyesine dava açmaya hazırlanıyor

A
A
A

Ankara’da okula giderken başı boş köpeklerin saldırısına uğrayan 16 yaşındaki Ahmet Furkan Tanrısever’in ailesi Çankaya Belediyesine dava açmaya hazırlanıyor. Aile kazandığı para ile Çankaya Belediyesine barınak yapması için bağışta bulunacak.

Çankaya Dikmen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Tanrısever, okul yolunda başı boş köpeklerin saldırısına uğradı. Etrafını çeviren köpeklerin saldırısından kurtulmak isteyen Tanrısever, bacağından ısırılması sonucu yere düştü. Öğretmeninin sopalı yardımıyla kurtulan Tanrısever, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Bacağına 7 dikiş atılan Tanrısever, taburcu edilirken yara aldığı yerde kalıcı iz olmasından korkuyor.

Tanrısever, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, okul kapısına doğru ilerlerken etrafını köpeklerin çevirdiğini belirterek, “Bir anda köpekler havlamaya başladı. Hocam, ‘Furkan koş’ dedi. Bende bir anda koşmaya başladım. Köpeklere döndüm arkamı ve bir baktım yaklaşmışlar. O sırada köpekler koşmaya başladı. Köpeklerden bir tanesi ayağımı yakalayınca bende düştüm. Yerde bir daha tuttu. Öğretmenim sağ olsun kovaladı köpekleri” diye konuştu.

“İlla başımıza bir şey mi gelmesi lazım”

Çankaya Belediyesinin okulun etrafındaki köpekleri toplamadığı için mağdur olduğunu ifade eden Tanrısever, “Ben şikayetçiyim, daha önce de bir şikayet oluşturmuştum. Olaydan üç gün önce aradım ‘İlla başımıza bir şey mi gelmesi lazım’ dedim. Orada iki köpek saldırdı ama aşağıda gözükmeyen daha 5 tane köpek vardı. Köpeklerin toplatılmasının istiyorum” ifadelerini kullandı.

Köpek saldırısına uğrayan çocuğun ailesi, Çankaya Belediyesine dava açmaya hazırlanıyor“Evin içinden çıkamıyorum babam bırakıyor”

Bir firmada staj yaptığını anlatan Tanrısever, iş dönüşlerinde sokakta yürüyemediğini aktararak, şunları kaydetti:

“Stajdan eve gelirken beni babam alıyor. Köpeklerden korkuyoruz ve gelemiyoruz. Evin içinden çıkamıyorum babam bırakıyor. Herhangi bir arkadaşlarımla gezmeye de gidemiyorum bundan dolayı. Herhangi bir bahçeye çıkamıyorum, bisiklet süremiyorum ve top oynayamıyorum. Tek ben değil tüm mahalle şikayetçi.”

“Mahallede kimse yürüyemiyor, korkuyor”

Gündüzleri köpeklerden dışarıya çıkamadıklarını hatırlatan Tanrısever, “Gündüzleri rahatsız olduğumuz gibi geceleri de rahatsız oluyoruz. 5 ile 6 tane köpek havlıyor. Mahallede kimse yürüyemiyor, korkuyor. Burada çiğ etle besleyen hayvanseverler var. Sokakta köpek çetesi var” açıklamalarında bulundu.

“Bu ceza davasının takipçisi olacağız”

Tanrısever ailesinin avukatı Avukat Fırat Bilici ise teknik raporları beklediklerini ve dava açmaya hazırlandıklarını kaydederek, “Bu raporlar çıktıktan sonra maliyetinin boyutu ortaya çıkacak. Bacağından belki sabit bir iz kalacak ciddi bir saldırıdan bahsediyoruz. Hastanede adli vaka olarak geçti. Bu ceza davasının takipçisi olacağız” ifadelerine yer verdi.

“Davadan gelecek gelirle barınak yapılması için bağışlayacağız”

Saldırıya uğrayan gencin babası Hakan Tanrısever ise mahallede her saniye korku dolu dakikalar yaşadıklarını dile getirdi. Sokak köpeği çeteleriyle tek başlarına mücadele ettiklerine dikkati çeken Tanrısever, şöyle konuştu:

“Mahalle boyunca 4 tane sokak var. 4 sokağın her başında çete köpek var. Bu sokakta daha yaklaşık 40’a yakın köpek var. Bunlar önce birbirlerine saldırıyorlar. Yolda yürürken bize de saldırıyorlar ve yürüyemiyoruz. Arabası olmayan vatandaşlar ellerinde sopalarla yürüyor. Biz bu olaya bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Bu davadan gelecek gelirle köpeklerin barınması için bir barınak yapılması için bağışlayacağız.” Mürsel Uluç Mahallesi’nde oturan Tanrısever ailesi, Çankaya Belediyesinden bölgedeki köpeklerin toplatılmasını ve bir barınak yapılmasını talep ediyor.

Kaan Taşkın - Mert Cerrahoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanlardan sanayiciye ‘eksik sigorta’ uyarısı Eksik sigorta için sanayicileri uyaran uzmanlar, hasar gerçekleşene kadar kendini belli etmeyen bir risk olduğunu belirtiyor. Sorunun çoğu zaman sigortanın olmaması değil, yanlış bedelle yapılmış olmasına dikkat çekiyor. 2026 yılının ilk ayı geride bırakılırken sigorta sektörü ve sanayi tesisleri mercek altına alındığında özellikle bir konunun güncelliğini koruduğu görülüyor. Doğan Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetim Kurulu Başkanı Selcen Doğan Gür, Türkiye’de sanayicilerin uzun süredir genel anlamda finansmana erişim, artan maliyetler ve belirsizliklerle boğuştuğunu ifade ederken, bu başlıkların gölgesinde kalan ve çoğu zaman hasar yaşandığında fark edilen bir riskin de ‘eksik sigorta’ olduğunu söyledi. Sorunun çoğu zaman sigortanın olmaması değil, yanlış bedelle yapılmış olmasını belirten Gür, "Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon, sanayi tesislerinin gerçek değerlerini çok hızlı biçimde yukarı taşıdı. Buna karşın pek çok işletmede sigorta bedelleri yıllardır güncellenmiyor. Makine parkları büyüyor, bina maliyetleri artıyor, yeniden yapım süreleri uzuyor, ancak poliçedeki teminat bedeli aynı kalıyor. Bu durum hasar anında sanayiciyi şu gerçekle karşı karşıya bırakıyor. Sigorta şirketleri zararın tamamını değil, sigortalanan oran kadarını ödüyor" dedi. Gür, eksik sigortayı örnekle şöyle açıkladı: "Tesisin değeri 100 birimken 60 birim üzerinden sigortalanmışsa, hasarın yalnızca yüzde 60’ı karşılanıyor. Kalan kısım doğrudan işletmenin bilançosuna yazılıyor." Eksik sigortanın en tehlikeli tarafının, yalnızca büyük felaketlerde değil, kısmi hasarlarda da devreye girmesi olduğunu vurgulayan Gür, yangın veya depremin tüm tesisi yok etmesinin gerekmediğini, bir üretim hattının zarar görmesinin bile, ‘eksik sigorta’ halinde, beklenenden çok daha düşük ödeme anlamına geldiğini ifade etti. Bu nedenle ‘eksik sigorta’ çoğu zaman ancak hasar dosyası açıldığı zaman sanayici tarafından fark edilebiliyor. Hasar gerçekleşene kadar kendini belli etmeyen bir risk olan ‘eksik sigorta’ konusunda sanayicileri uyaran Gür, ‘eksik sigortanın’ bu denli yaygın olmasının temel nedenlerini şöyle açıkladı: ’’Teminat bedellerinin yıllık olarak güncellenmemesi, rayiç bedel ile ikame bedel farkının yeterince bilinmemesi, poliçelerin yalnızca fiyat odaklı yenilenmesi ve risk analizinin sahada yapılmaması.’’ ’’En büyük risk yalnızca fiziki hasar değil, üretimin durması’’ Günümüzde sanayi işletmeleri için en büyük riskin yalnızca fiziki hasar değil, üretimin durması olduğunu kaydeden Gür, makine onarımının haftalar, bazen aylar sürebildiğini, bu süreçte kaybolan cironun, iptal edilen siparişlerin, bozulan müşteri ilişkilerinin çoğu zaman hasarın kendisinden daha büyük zarara yol açtığına işaret etti. Eksik sigortayla düzenlenmiş poliçelerde, iş durması teminatlarında da tazminat aynı oranda eksik ödeniyor. Yani yalnızca bina ve makinede değil, kâr kaybında da eksik tazminat alınıyor. Sigortanın yalnızca bir satın alma işlemi olmadığını belirten Gür, brokerlik hizmetinin de yalnızca poliçe temini değil, sanayicinin karşı karşıya olduğu riskleri önceden görme ve olası bir hasarda bilanço dengesini koruyacak yapıyı kurma anlamına geldiğinin altını çizerek, "Doğru bedelin belirlenmesi, doğru teminat setinin kurulması ve işletmenin risk profilinin bütüncül değerlendirilmesiyle mümkündür. Çünkü sigorta, hasardan sonra değil; hasar olmadan önce doğru kurgulanırsa anlam kazanır" dedi.