EKONOMİ - 16 Ekim 2023 Pazartesi 16:42

Özel Halk Otobüsleri ücretsiz biniş hakkı olan yolculara 4 gün sınırlama getirdi

A
A
A

Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, ücretsiz biniş hakkı olan tüm grupları ayda 4 gün ücretsiz taşıyacaklarını duyurdu.

Özel halk otobüsü esnafı, ücretsiz toplu taşımadan yararlanan vatandaşlara Türkiye genelinde ayda yalnızca 4 gün hizmet vermeyi kararlaştırdı. Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, bugün Ankara Yenimahalle’de bulunan Başkent İlçeler Terminali’nde yaptığı basın açıklamasında, “Şehit yakınları, gaziler, basın mensupları ve emniyet mensupları haricinde ücretsiz biniş hakkı olan diğer tüm grupları ayda sadece 4 gün taşıyacağız” dedi. Dördüncü günden sonra yolcuları taşımayacaklarını, kamu araçlarına yönlendireceğini belirten Kara, Türkiye genelinde her ayın 1’i ile 4’ü arasındaki günler dışında ücretsiz yolcu taşınamayacağını ve konuyla ilgili olarak özel halk otobüsçüleri, Ankara’daki araçlarına konuyla ilgili bilgilendirme yazısı yapıştırdı.

“Ücretsiz biniş hakkı olan gruplar ve abonmanlar belimizi büküyor”

Şehit yakınları, gaziler, basın mensupları ve emniyet mensupları haricinde ücretsiz biniş hakkı olan diğer tüm grupları ayda sadece 4 gün taşıyacaklarını belirten Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Kurtuluş Kara, “Akaryakıt, yedek parça, personel sigortaları ve kasko maliyetlerinin artışından kaynaklı ücretsiz biniş hakkı olan gruplar ve abonmanlar belimizi büküyor. Yalnızca 65 yaş ve üstü değil, 4 grup haricindeki ücretsiz biniş hakkı olan tüm grupları ayda sadece 4 gün taşıyacağız. 26 gün taşımama kararı aldık. Bu uygulama yalnızca Ankara’ya mahsus değil. Türkiye geneli halk otobüslerinde 26 gün 4 grup hariç taşınmayacak. Şehit yakınları, gaziler, basın mensupları ve emniyet mensupları haricinde ücretsiz biniş hakkı olan diğer tüm grupları ayda sadece 4 gün taşıyacağız. Ayrıca yönetimle birlikte aldığımız karara göre, tekerlekli sandalyeli engelli vatandaşlarımızı ve görme engelli vatandaşlarımızı bu gruba dahil ettik. Bu gruplar haricindeki grupları kesinlikle taşımayacağız. Halk otobüsü sektörü Türkiye’de battı. Biz her 2 ayda bir basının önündeyiz. Her ay Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin önündeyiz. Dün, İYİ Parti Ankara Milletvekili Adnan Beker toplantımıza katıldı ve bize ‘arkadaşlar lütfen kontak kapatmayın’ dedi. Vekilimize kontak kapatmayalım da bu esnaf akaryakıtı nasıl alacak dedim. ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi sizlere destek verecek dedi’ ama yalnızca ABB ile olmuyor bu iş. Yalnızca birkaç belediyenin desteği ile olacak iş değil. Tüm Türkiye’de ki belediyelerin destek vermesi gerekiyor. Mansur Yavaş ile görüşmelerimiz devam ediyor. Türkiye’de 20’ye yakın belediye özel halk otobüslerine destek veriyor. Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi İl Kongresinde bu araçların satın alınacağını söyledi. Araçlarını satmak isteyen esnaflar başvuru talebinde bulundu. Şu an da EGO Genel Müdürlüğü tarafından araçlarda ekspertiz kontrolleri yapılıyor. Ama verilen teklifler çok düşük çıkıyor. Şoförlerde ‘ben bu aracı bu fiyata satarsam ne yapacağım’ diyor. Sadece araçları satın almak yetmiyor. Personelleri ve mal sahiplerine de belediyenin istihdam sağlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Evet hukuki olarak taşımamız gerekiyor ama maliyetleri karşılayamıyoruz”

Hukuki olarak ücretsiz biniş hakkı olan tüm vatandaşların taşınması gerektiğini bu konuda cezai işlem uygulanabileceğini ama maliyetlerin karşılanamadığını vurgulayan Kara konuya ilişkin her otobüse bir yazı yapıştırılacağı vurgulayan Kara şu sözleri kaydetti:

Özel Halk Otobüsleri ücretsiz biniş hakkı olan yolculara 4 gün sınırlama getirdi

“Bu yazıyı gören tüm vatandaşlarımızın Özel Halk Otobüslerini kullanmamalarını rica ediyoruz. Otobüslerimiz ayın sadece 4 günü tüm gruplara ücretsiz olacak. Günlerin bilgisini sosyal medya ve basın aracılığıyla tüm Türkiye’de paylaşacağız. 4 gün boyunca otobüse binen herkesi uyaracağız. 4. günün sonunda kalan 1 ay boyunca vatandaşlarımızı taşımayacağız. Binmek isteyen vatandaşları kamu araçlarına yönlendireceğiz. Evet hukuki olarak taşımamız gerekiyor ama maliyetleri karşılayamıyoruz. Bize uygulanacak yaptırımlar olacak ama biz her şeyi göze aldık. Tüm kamuoyuna sesleniyorum. Bizi yanlış anlamasınlar. Ankara’da tam ilet kullanan oranı yüzde 27’ye düştü. Geçe sene bu oran yüzde 62’ydi. 6 ay sonra bu oran yüzde 15’lere düşecek. Abonman alan öğrenci, 65 yaş üstü ve engelli oranı her geçen gün artıyor. Vatandaşlarımızla şoförlerimizin tartışmaya girmesini istemiyoruz. Otobüse binen yolcularımızı mecbur götüreceğiz ama lütfen bu konuda vatandaşlarımız hassasiyet göstersin. Bu böyle giderse yılbaşına kadar Türkiye genelinde bir tane bile halk otobüsü kalmaz.” Açıklamanın ardından Ankara’da faaliyet gösteren özel halk otobüslerine konuyla ilgili bilgilendirme yazısı asıldı.

Evren Doğru - Mert Cerrahoğlu


 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.