ASAYİŞ - 20 Mart 2024 Çarşamba 14:08

Pahalı diye dava dilekçesini arzuhalciye yazdırdı, yaklaşık 18 bin liralık adli para cezası ödemek zorunda kaldı

A
A
A

Sorun yaşadığı ağız ve diş sağlığı merkezi için dava açmak isteyen Süleyman Yılmaz, dava dilekçesini avukat yerine arzuhalciye yazdırdı. Yılmaz, arzuhalcinin yazdığı yanlış dilekçe sonrası hem davayı kaybetti hem de yaklaşık 18 bin liralık adli para cezası ödemek zorunda kaldı.

Ankara’da yaşayan Süleyman Yılmaz, iki sene önce trafik kazası geçirdi. Geçirdiği trafik kazası sonrası dişlerini kaybeden ve implant yaptırmaya karar veren Yılmaz, 34 bin lira karşılığında bir ağız ve diş sağlığı merkezi ile anlaştı. Daha sonra ise merkez tarafından Yılmaz’ın çene ölçüleri alındı ve protezleri yapıldı. Protezlerinin takılmasının ardından eve giden Yılmaz, ekmek yediği sırada implantın kırıldığını görünce şok oldu. Tekrar ağız ve diş sağlığı merkezine giden Yılmaz, tam 4 kere aynı sorunu yaşadı. Bunun üzerine yaşadığı mağduriyetini gidermek için dava açmaya karar veren Yılmaz, avukat danışmanlık ücretinin fazla olduğunu düşünerek dava dilekçesini arzuhalciye yazdırdı. Açılan dava sonrası ise Yılmaz, bin 800 lira ödediği arzuhalcinin yazdığı yanlış dilekçe nedeniyle hem davayı kaybetti hem de karşı tarafın avukatlık masrafını ve yaklaşık 18 bin liralık adli para cezasını ödemek zorunda kaldı.

Pahalı diye dava dilekçesini arzuhalciye yazdırdı, yaklaşık 18 bin liralık adli para cezası ödemek zorunda kaldı

Mağdur Süleyman Yılmaz, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, iki sene önce trafik kazası geçirdiğini ve kaza sonrası dişlerini kaybettiğini dile getirerek, “Birkaç dişim kalmıştı ama onları da çektirdim. Trafik kazası sonrası aldığım tazminat ile de dişimi yaptırmak istedim. Bizim oturduğumuz yerde var olan merkez tanıdık diye oraya yaptırmak istedim. Konuştuk, anlaştık ve 34 bin liraya tamam dedik. Ameliyat ettiler ve implantları taktılar. Protezin ölçüsünü alıyorlar, dişleri takıyorlar, eve gidiyorum ve ekmek yerken diş kırılıyor. Bunu söylediğimde ‘tamam hallederiz’ diyorlar. Dört kere oldu bu ve en sonunda bizim yapabileceğimiz bir şey yok dediler. Bana da implantlar için 10 sene garantili olduğunu söylediler” dedi.

Pahalı diye dava dilekçesini arzuhalciye yazdırdı, yaklaşık 18 bin liralık adli para cezası ödemek zorunda kaldı

Dava açmaya karar verdiğinde dilekçe yazdırması gerektiğini öğrenen Yılmaz, “Orada arzuhalciler ile karşılaştım. Onlardan bir tanesi de bana ‘ben sana bir dilekçe yazayım, hiç sıkıntı yaşamazsın’ dedi. Onun yazdığı dilekçe yüzünden davayı kaybettim, üstüne bir de adli para cezası ödedim. Avukat pahalı diye gitmedim. Halbuki arzuhalciye verdiğim parayı zaten avukata verebilirmişim” diye konuştu.

Mağdur Süleyman Yılmaz’ın durumunu değerlendiren Avukat Selim Ünal ise şu ifadeleri kullandı:

“Mağdurumuzun dişleri döküldüğü için implant yaptırmaya karar veriyor ve implant için de başvuru yapıyor. ‘Evet biz bunu yapabiliriz, bir miktar ücret ödersiniz. Bunun karşılığında da sizin dişlerinizi yaparız ve eski haline getiririz’ diyorlar. Sonrasında bizim müvekkilimiz gidiyor ve dişlerini yaptırıyor. 4 kere yapıyorlar olmuyor hatta ‘tekrar yapalım, olmamış bizim hatamız diyorlar’. Sonrasında da ‘bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok, gidin isterseniz dava açın’ diyorlar. Vekilimiz de sonrasında da arzuhalcilere dilekçe yazdırıyor ve dava açıyor. Arzuhalciye bin 800 lira bir ücret ödüyor. Bin 800 liralık ücreti ödedikten sonra da tüketici mahkemesinde implantı yapan şirkete karşı dava açıyor.”

Davanın reddedildiğini dile getiren avukat Ünal, “Reddedilmesiyle de kalmıyor ve 17 bin 900 liralık ücret ödemek zorunda kalıyor. Vatandaşlarımız avukatlara 2 bin 300 liralık danışmanlık ücreti vermiyor ama arzuhalciye gidiyor. Bunda da çok daha büyük hak kayıplarına uğruyorlar. Arzuhalcilerin kapanması ile ilgili Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu savaş açtı ama bir türlü kapatılmıyor. Hatta adliyenin baş köşesinde kendilerinin yazıhaneleri bile var” diye konuştu.

Pahalı diye dava dilekçesini arzuhalciye yazdırdı, yaklaşık 18 bin liralık adli para cezası ödemek zorunda kaldı

Muhammed Musab Gümüşer - Tolga Başer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kent müzesi 17’nci yaşını "zarafetin mirası" sergisiyle kutluyor İnegöl Kent Müzesi, kuruluşunun 17’nci yılını özel bir sergiyle taçlandırdı. 10 Ocak 2009’da açılan müzenin açılış yıl dönümünde İnegöl’ün geleneksel kıyafet kültürünün ihtişamını gözler önüne seren "Zarafetin Mirası-Her Kıyafet Bir Hikaye" sergisi düzenlenen törenle açıldı. İnegöl Belediyesi tarafından 10 Ocak 2009 tarihinde açılışı yapılarak şehre kazandırılan ve açıldığı dönemde Türkiye’nin ilk ilçe kent müzesi olma özelliğini taşıyan İnegöl Kent Müzesi, bugün kuruluşunun 17’nci yılını kutluyor. 2005 yılında başlayan kuruluş çalışmaları kapsamında o dönem ciddi bir emekle ortaya çıkarılan İnegöl Kent Müzesi, 4 yılda çok büyük fedakarlıklarla köy köy, belde belde dolaşılarak, cami imamlarından muhtarlara, oda ve derneklere kadar herkesin katkı sunmasıyla, ilçe halkının müze için yüzlerce materyal, onlarca eşya bağışı yapmasıyla oluşmuştu. Bu yönüyle İnegöl Kent Müzesi İnegöl halkının ortak eseri olarak ortaya çıktı. İnegöl Kent Müzesi’nin kuruluşunun 17’nci yılı kapsamında bugün özel bir sergi ilçe halkının seyircisine sunuldu. Kent Müzesi Serdar Rubacı Sergi Salonunda aynı zamanda müzenin 181’inci sergisi olma özelliğini taşıyan ve İnegöl’ün geleneksel kıyafet kültürünün ihtişamını gözler önüne seren "Zarafetin Mirası - Her Kıyafet Bir Hikaye" sergisi düzenlenen törenle açıldı. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş, Kent Konseyi Başkanı Bülent Temelli ile kurum amirleri, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli sergi açılışında yerini aldı. Sergi açılışında davetlilere yönelik bir konuşma yapan Belediye Başkanı Alper Taban, "İnegöl Kent Müzemiz 10 Ocak 2009 tarihinde açılışı gerçekleştirildi. Bugün de 10 Ocak, Müzemizin kuruluşunu 17’nci yılı. İnegöl’ümüz adına önemli bir değer olan müzemi kolay oluşmadı. Çok büyük bir emek ve gayret var bu işin arkasında. Başta Alinur Aktaş Başkanımız olmak üzere; sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurumlarımız, muhtarlarımız, vatandaşlarımız bu işe katkı koydu. Nedim Bayram, Serdar Rubacı, Bayram İnaltekin, İsmail Hakkı Özak ve Ali Osman Olgun’dan oluşan bir Koordinasyon Kurulumuz vardı. Yine Akademik Danışma Kurulu Üyelerimi vardı. Burası bağışlarla kuruldu. Burası şehrin bir hafızası aslında. Burada kültürümüzü tarihimizle buluşturmuş oluyoruz" dedi. Müzenin şehrin tanıtımı ve turizm açısından önemine de değinen Başkan Taban, "İnegöl Kent Müzesi turizm açısından da İnegöl adına önemli bir değer. 17 yılda 1 milyon 150 bin ziyaretçi müzemizi gezdi. Aynı zamanda Kent Müzemiz şehrimizin kültür sanat hayatına da yön veren bir merkeze dönüştü zamanla. Bugüne kadar 180 farklı sergi gerçekleştirildi. Bugün de 181’inci sergimizi açmış oluyoruz" diye konuştu. Sergi hakkında da konuşan Başkan Taban, şöyle devam etti: "Müzemizin kuruluşunun 17’nci yılına özel olarak hazırlanan Zarafetin Mirası sergimizde İnegöl’ün geleneksel kıyafet kültürünün ihtişamını gözler önüne sermeyi amaçladık. İnegöl köklü geçmişiyle güçlü bir şehir. Bizler de tarihimizi önemsiyoruz. Bu düşünceyle geçmiş ile gelecek arasında köprü kuracak başka çalışmalar da yaptık. Şehir Araştırmaları Merkezini hayata geçirdik. Çalıştaylar ve sempozyumlar yaparak araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bu şehrin derinliklerinde neler var bunları gün yüzüne çıkarmak istiyoruz. Kırsal mahallelerimizi tarayıp saklı kalmış değerlerimizi ortaya çıkarmaya gayret ediyoruz. Gastronomi çalışmalarında da 200’ü aşkın yöresel lezzeti yeniden gün yüzüne çıkardık. Bu çalışmalarımıza devam edeceğiz." "Sergi içeriğimizde geleneksel giyim kültürünü yansıtan toplam 12 adet giysi bulunuyor. Kaftanlar, bindallılar, nişanlıklar, gelinlikler ve günlük elbiseler. Özelliklerde gelinliklerde kullanılan özel işlemeler serginin temel odak noktalarından birisi olacaktır. Serginin en dikkat çekici unsurlarından biri de yaklaşık 150 yıllık gelinlik. Ana giysilere ek olarak geleneksel kıyafetleri tamamlayan 11 adet özel parça yer alıyor. Kartal Kanat Takımı, İnegöl yöresine ait şalvar takımları, Boşnak ailesinden Leyla İlovaya ait cepken, Üsküp, Rumeli ve Manav - Yörük kültürüne ait cepkenler yer alıyor. Sergide İnegöl Kent Müzesi arşivinde yer alan ve geçmiş dönemlerin giyim kültürünü yansıtan 17 seçkin fotoğrafta ziyaretçilerle buluşacak. Bu fotoğraflar aracılığıyla, kıyafetlerin günlük yaşam içindeki kullanımı, toplumsal statüyle ilişkisi ve dönemsel estetik anlayışı görsel bir anlatımla aktarılacaktır. Sergide yer alan kıyafetler İnegöl Kent Müzesi envanterinde kayıtlı olup, merkez ve kırsal mahallelerden bağış yoluyla müzemize kazandırılmıştır. Sergimiz 10 Şubat Salı gününe kadar 1 ay süreyle İnegöl Kent Müzemizde ilçe halkımızın ziyaretine açık olacak. Sergimizin hayırlı olmasını diliyor tüm ilçe halkımızı ziyaret etmeye davet ediyorum." Başkan Taban’ın ardından AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. İnegöl’ün çok özel bir şehir olduğuna dikkat çeken Salman, "Ama insanlar, şehirler, ülkeler geçmişlerini bilmezlerde geleceklerini de planlayamazlar. Biz bazen hayatın içerisinde yaşarken zannediyoruz ki her şey bugün olmuş. Halbuki birikimlerimizin birçoğunun da aslında geçmişten gelenler olduğunu bu tarz programlarla hatırlamış oluyoruz. Örneğin bugün bakıyoruz İnegöl mobilyada çok önemli noktalara geldi. Bunda son 5-10 yılda yapılanlar çok değerli. Ancak geriye bakıyoruz, 1500’lü yıllarda bu şehirde ahşapla alakalı çok önemli başarılar elde edilmiş, çalışmalar yapılmış. Yani bir temel var. Bu binaya bakıyoruz, müze haline getirilmiş estetik bir mimari. Ancak bu bina geçmişte bizim şehrimizin belediye binasıydı. İnegöl’ün bu gelişiminde önemli etkenlerden biri de göçler. Kafkaslardan gelenler kültürlerini getirmiş, Balkanlardan gelenler kültürlerini getirmişler, 81 vilayetin tamamından İnegöl’e gelmiş, buraya katkı sağlamış herkesin bu gelişimde payı var. Bu sergilerin de ben çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hem nostaljik olarak hoşumuza gidiyor hem de yeni nesil olarak aslında geçmişte ne kadar güzel tasarımlar olduğunu, geçmişin bizlere modernizmin sunduğundan çok daha fazlasını vadettiğini görmüş oluyoruz. Sergimiz hayırlı olsun" ifadelerinde bulundu. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle serginin açılışı gerçekleştirildi. Ardından davetliler sergiyi gezip içerideki kıyafetleri ve fotoğrafları ilgiyle incelediler. Sergi açılışına özel konuklara İnegöl Belediyesi tarafından içerisinde İnegöl Kolonyası bulunan özel hazırlanmış hediye şişeler günün hatırası olarak takdim edildi. Sergi ise 10 Şubat’a kadar Kent Müzesinde ziyaret edilebilecek.
Ordu THF Başkanı Mesut Çebi: "Türk hentboluna ilki yaşatmak istiyoruz" Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Mesut Çebi, "İnşallah Türk hentboluna bir ilki yaşatmak istiyoruz. Türk hentbolda daha önce erkek milli takımlar seviyesinde Avrupa Şampiyonası oynamış yok, biz de ekibimizle beraber inşallah buna vesile olacağız" dedi. A Milli Erkek Hentbol Takımı, 2028 Avrupa Şampiyonası ön eleme turu rövanş karşılaşmasında Bulgaristan ile yarın Ordu’da karşı karşıya gelecek. Başpehlivan Recep Kara Spor Salonu’nda 11 Ocak 2026 tarihinde oynanacak mücadele saat 16.00’da başlayacak. "Ordu tarihinde ilk kez milli maç oynanacak" THF Başkanı Mesut Çebi, düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Ordu tarihinde ilk kez bir milli maç oynanacak. Bunun da hentbol olması bizim için çok özel. Bu gururu yaşadığımız için çok mutluyuz. Ordulu vatandaşlarımıza ve tüm sporseverlere burada inşallah çok güzel bir mücadele sunmayı planlıyoruz. Takım ve hocalarımıza güveniyoruz. Çok güzel bir organizasyon yaptık. Tüm kurumlarımız buradaki organizasyon için özverili bir çalışma yaptılar" diye konuştu. "Heyecanlıyız, Türk hentboluna ilki yaşatmak istiyoruz" Bulgaristan ile oynanacak olan rövanş maçının kendilerini heyecanlandırdığını, hedeflerinin kazanmak olduğunu belirten Çebi, "Şu anda oynayacağımız maç Bulgaristan ile ikinci maçımız olacak. İlk maçı Bulgaristan’da oynadık, 2 farkla maçı kazanmıştık. Yarın oynayacağımız maça önde başlayacağız. Önde bitiren de gruplarda oynama hakkı kazanacak. 19 Mart tarihinde de Lizbon’da grupların kurası çekilecek, bir sonraki grup müsabakaları da kasım ayında başlayacak. İnşallah Türk hentboluna bir ilki yaşatmak istiyoruz. Türk hentbolda daha önce erkek milli takımlar seviyesinde Avrupa Şampiyonası oynamış yok, biz de ekibimizle beraber inşallah buna vesile olacağız" ifadelerine yer verdi. Bir otelde düzenlenen basın toplantısına Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürü Hakan Yüksel, Erkek A Milli Hentbol Takımı Başantrenörü Oliver Roy Camino ile milli takım sporcuları da katılarak değerlendirmelerde bulundu.