EKONOMİ - 21 Mart 2025 Cuma 14:46

ATB’de tarımdaki enflasyon değerlendirildi

A
A
A
ATB’de tarımdaki enflasyon değerlendirildi

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 5,95, yıllık yüzde 29,02 arttığını, Ocak ayları itibariyle aylıkta ve yıllıkta 2024 yılından daha düşük veriler ilan edildiğini söyledi.


ATB Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ocak ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Ocak ayında aylık yüzde 5,89 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başladığı 2015 yılından itibaren Ocak ayları ortalamasının (3,99) oldukça üzerinde bir artış olarak ilan edilmiştir. Böylece Eylül ayından itibaren ilan edilen düşüşler, aylık göstergelerde son bulmuştur" dedi. Tarım-GFE’nin yıllık yüzde 30,49 arttığını kaydeden Çandır, "Bu yıllık rakam, son 9 yılın Ocak ayları ortalamasına (30,55) yakındır. TÜİK’in Ocak ayı için açıkladığı tarımsal girdi fiyatları enflasyonu, 10 yıllık Ocak ayı ortalamalarına göre aylıkta ciddi artış gösterirken yıllıkta ortalama civarında artmıştır" değerlendirmesinde bulundu.



"En fazla artış veteriner hizmetlerinde"


Ocak ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerini değerlendiren Çandır, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 5,95, yıllık yüzde 29,02 arttığını, Ocak ayları itibariyle aylıkta ve yıllıkta 2024 yılından daha düşük veriler ilan edildiğini söyledi. Çandır, tohumda aylık yüzde 4,17, enerjide yüzde 4, gübrede yüzde 6,79, ilaçta yüzde 2,15, veteriner hizmetlerinde yüzde 32,87, yemde yüzde 2,79 ve diğer kalemlerde ise yüzde 19,79’luk artışa dikkat çekerken, ocak ayında yıllık değişimlere bakıldığında, tohumda yüzde 50,09, enerjide yüzde 21,43, gübrede yüzde 27,77, ilaçta yüzde 21,66, veteriner hizmetlerinde yüzde 49,01, yemde yüzde 24,30, diğer kalemlerde ise yüzde 49,13 artış olduğunu belirtti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 5,56, yıllık yüzde 39,58 artış ilan edildiğini kaydetti. Çandır, "Tarım-GFE alt kalemlerindeki değişimler, geçen yıl Eylül ayından itibaren derece derece düşüş eğilimi gösterirken, Ocak ayında bu düşüş yerini yükselişe bırakmıştır" dedi.



"Tarım-GFE üretici fiyatlarının üzerinde seyretti"


TÜİK tarafından Ocak ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 2,70 artış ile 10 yıllık Ocak ortalamasının (4,25) çok altında ilan edildiğini kaydeden Çandır, "Yıllıkta ise yüzde 29,89 ile 10 yıllık ortalamanın (24,43) üzerinde ilan edilmişti. Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Kasım aylarında bu aleyhte eğilim yerini üretici lehine çevirmişken Ocak ayında yeniden üretici aleyhine seyir söz konusu olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.


Yıllık girdi maliyetlerinin üretici fiyatları artışından yüksek seyrettiğine dikkat çeken Başkan Ali Çandır, "Üretici, Ocak ayında aylıkta ve yıllıkta aleyhte bir durum yaşamıştır. Aylıkta ve yıllıkta üretici fiyatlarının nispi olarak tarımsal girdi fiyatlarından ciddi bir yükseklikte seyretmesi sürdürülebilirlik bakımından önem taşımaktadır. Çünkü üreticinin tek maliyet grubu, girdi kalemleri değil en az onun kadar da diğer maliyetleri söz konusudur" dedi.


Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Ocak’ta aylık yüzde 2,01, yıllık yüzde 20,47 arttığı, yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 3,06, yıllık yüzde 27,20 arttığına dikkat çekti. Çandır, üretici düzeyindeki gıda kaleminin aylık yüzde 4,31, yıllık yüzde 37,23 arttığını belirtirken, "Bu durum, Ocak ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir" dedi.



"Manşet enflasyon yüksek"


Ocak ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 5,03, yıllık yüzde 42,12 arttığını kaydeden Çandır, "Son 10 yıllık Ocak ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 2,24 ve yıllıkta yüzde 16,93 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır" dedi. Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Ocak ayında aylık yüzde 3,86 ve yıllık yüzde 41,76 attığını kaydeden Çandır, "İşlenmemiş gıda enflasyonu Ocak’ta aylık yüzde 2,66 ve yıllık yüzde 44,17 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu aylık yüzde 3,41, yıllık 62,14 artmıştı. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bayram tatilinin adresi Muğla’da oteller dolu, yollar kilit 9 günlük Kurban Bayramı tatilini geçirmek için Türkiye’nin birçok ilinden araçlarıyla Muğla’ya gelen vatandaşlar, kent girişlerinde yoğunluk oluşturdu. Özellikle Marmaris, Datça, Fethiye, Ortaca, Dalaman ve Ula ilçelerine ulaşmak isteyen tatilciler nedeniyle Menteşe girişinde uzun araç kuyrukları meydana geldi. Konaklama tesislerinde doluluk oranları yüzde 95’e ulaştı Muğla genelinde Turizm Bakanlığı ve belediye belgeli yaklaşık 220 bin yatak kapasitesine sahip konaklama tesisi bulunuyor. Tatil köyü, otel, motel, pansiyon ve apartlardan oluşan tesislerde özellikle yerli turistlerin tercihi daha sakin olması nedeniyle apart ve pansiyonlar oldu. Vatandaşların daha ekonomik ve sakin olması nedeniyle tercih ettiği bu tesislerde doluluk oranları bayramın son 5 günlük döneminde zirveye çıktı. Doluluk oranı yüzde 95’le ulaştı 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde Bodrum, Marmaris ve Datça’da doluluk oranı yüzde 95, Fethiye bölgesinde yüzde 87, Ortaca, Köyceğiz, Dalaman ve Ula bölgesinde ise yüzde 83 seviyesine ulaştı. Bu oranlar rezervasyon yaptıran tatilciler için geçerli olurken, rezervasyon yaptırmadan Kurban Bayramının son günleri bölgeye gelecek vatandaşlar ile birlikte bu oranın daha yükselmesi bekleniyor. Bayram süresince 3 bin 391 güvenlik personeli görev yapacak Muğla Valiliği, bayram tatilini huzur ve güven ortamında geçirmek isteyen vatandaşlar için geniş kapsamlı güvenlik tedbirleri aldı. Bu kapsamda bayram süresince; 1.622 emniyet personeli, 1.003 jandarma personeli, 125 sahil güvenlik personeli, 641 trafik personeli olmak üzere toplam 3 bin 391 güvenlik görevlisi sahada olacak. Trafik yoğunluğunun yaşandığı ana arterlerde ekiplerin denetimlerini artıracak. Orman yangınlarına karşı İHA destekli önlem Türkiye’nin yangına en hassas illeri arasında yer alan Muğla’da, Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri de bayram boyunca teyakkuz halinde görev yapacak. Bayram süresince insansız hava araçları (İHA) ile ormanlık alanlar sürekli takip edilecek. Ayrıca 1.516 orman personeli ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 144 itfaiye görevlisi de muhtemel yangınlara karşı hazır bekletilecek. Bayramda sağanak yağış uyarısı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Merkezi verilerine göre, önümüzdeki 8 günlük süreçte Bodrum ve Datça dışında kalan Marmaris ve Fethiye dahil 11 ilçede yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Yağışlı havaya rağmen sıcaklıkların artış göstereceği belirtilirken, özellikle Bodrum, Marmaris ve Fethiye gibi kıyı ilçelerinde hava sıcaklığının 28 derece dolayına çıkması tahmin ediliyor.
Adana Sunar Yatırım’dan sürdürülebilirlik vurgusu: "Üretimin geleceği dönüşümde" Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir" dedi. Türkiye’nin tarıma dayalı en köklü sanayi gruplarından biri olan Sunar Yatırım’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Yeşil İş Platformu’nun COP31 çerçevesinde Adana’da düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılarak, sanayideki dönüşümün üretimin geleceği üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sanayide karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıkları ele alındığı konferansta Çomu, Sunar Yatırım’ın entegre üretim modeli, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve biyoendüstriye dönüşüm stratejilerini de paylaştı. "Çukurova’dan dünyaya uzanan biyoendüstri yolculuğu" Konuşmasında Sunar Yatırım’ın dönüşüm hikayesini anlatan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şirketin üretim modelini anlatarak, "Sunar Yatırım olarak yapımızı Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu olarak görüyoruz. 1974 yılında başlayan üretim serüvenimiz bugün 6 kıtaya yayılan, 120’den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştü. Bizim yaklaşımımız yalnızca tarımsal hammaddeleri işlemek değil; onları gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmektir" dedi. Çomu konuşmasında, sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, üretim kararlarının artık yalnızca ekonomik değil, çevresel etkileri de dikkate alacak şekilde şekillendiğini ifade etti. "Entegre yapı ile çevresel etkiyi azaltıyor, verimliliği artırıyor" Mustafa Nuri Çomu, entegre yapıları sayesinde aynı tarımsal hammaddenin gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda katma değerli ürünlere dönüştürülebildiğini, böylece hem kaynak verimliliğinin artırıldığı hem de döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine entegre edildiğini söyledi. Çomu, sürdürülebilir üretim yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde, "Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir. Enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçlerimizi birbirine entegre bir sistem olarak ele alıyor; üretimimizi hem çevresel etkiyi azaltacak hem de verimliliği artıracak şekilde sürekli geliştiriyoruz" ifadelerini kullandı. 2027’de tesislerin tüm elektrik ihtiyacını kendi GES santrallerinden karşılayacak Konferansta Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik stratejisine de değinilerek, şirketin yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim yaklaşımını üç ana eksende yürütüldüğü ifade edildi. 41,5 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi yatırımlarının bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olduğu belirtildi. 2025 yılı itibarıyla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandığı ve 3.529 ton karbon salımının önlendiği paylaşıldı. Ayrıca 36 ambalaj optimizasyon projesiyle plastik kullanımının azaltılması ve kaynak verimliliğinin artırılması yönünde önemli ilerleme kaydedildiği ifade edildi. İleri biyolojik atıksu arıtma sistemleri ve biyogaz üretimi uygulamalarıyla da suyun yeniden kullanımının sağlandığı ve atıkların enerjiye dönüştürülerek üretim süreçlerine geri kazandırıldığı aktarıldı. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı; karbon salınımını da 2027’ye kadar yüzde 50, 2030’a kadar ise yüzde 75 azaltmayı hedefliyor. "Petrol bazlı plastiklere alternatif olan biyobozunur biyopolimerleri, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz" Konferansta Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, sanayi ölçeğinde uygulanabilirlik ve dönüşüm kapasitesi açısından da değerlendirildi. Bu kapsamda Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki üretim modelleri içindeki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çomu, biyoplastik dönüşümünü "alternatif bir ürün geliştirme süreci" olarak değil, doğrudan sanayinin üretim altyapısını etkileyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak tanımladı. Bu çerçevede Sunar NP’nin geliştirdiği çözümlerin yalnızca çevresel fayda değil, aynı zamanda mevcut endüstriyel sistemlerle uyumlu çalışabilirlik hedefi taşıdığını vurguladı. Çomu, "Plastik tartışması bugün dünyada çok kritik bir noktaya geldi. Ancak burada önemli olan, her malzemenin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğidir. Sunar NP olarak biz, petrol bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirilen biyobozunur biyopolimerleri yalnızca çevresel bir çözüm değil, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz" dedi. "Dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür" Biyoplastik üretiminde en kritik unsurun üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini koruyabilmek olduğunu söyleyen Çomu, geliştirilen ürünlerin mevcut üretim hatlarında kullanılabilir, proses stabilitesi sağlayan ve ölçeklenebilir yapıda tasarlandığını belirtti. Sunar NP’nin W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Bu ürünlerin 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünerek mikroplastik oluşumunu engellediği ve böylece döngüsel ekonomi yaklaşımına doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki rolüne ilişkin değerlendirmesinde "Biz biyoplastikleri yalnızca çevre dostu bir alternatif olarak değil, geleceğin üretim standardını şekillendiren temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür" ifadelerini kullandı. Konferansta Sunar Yatırım’ın tarımdan biyoendüstriye uzanan entegre üretim modeli, sürdürülebilir sanayi dönüşümüne yönelik örnek yaklaşımlar arasında gösterildi.
İstanbul Sezai Karakoç Kütüphanesi yenilenen yüzüyle hizmete açıldı Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un talimatlarıyla yenilenen Sezai Karakoç Kütüphanesi, artırılan kapasitesi, modern çalışma alanları ve yeni sosyal donatılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Esenyurt Belediyesi, öğrencilerin daha konforlu ve verimli bir ortamda ders çalışabilmeleri amacıyla Sezai Karakoç Kütüphanesi’nde kapsamlı yenileme çalışmaları gerçekleştirdi. Atatürk Mahallesi’nde bulunan Necmettin Erbakan Parkı içerisindeki kütüphane, modern altyapısı ve genişletilen kapasitesiyle yeniden hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar kapsamında kütüphanenin elektrik altyapısı tamamen yenilenirken, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun yeni nesil çalışma masaları yerleştirildi. Priz ve internet erişimine sahip modern masalar sayesinde öğrenciler daha rahat çalışma imkânına kavuştu. Ayrıca kütüphanede daha önce bulunmayan mola alanları oluşturularak öğrencilerin hava şartlarından etkilenmeden dinlenebileceği sosyal alanlar hizmete sunuldu. Kütüphanede uygulamaya alınan turnike sistemiyle giriş-çıkışlar kontrollü hale getirilirken, öğrencilerin daha düzenli ve disiplinli bir çalışma ortamında vakit geçirmesi sağlandı. Yapılan yenileme çalışmalarıyla birlikte kütüphanenin kapasitesi 80 kişiden 124 kişiye çıkarıldı. İç ve dış cephesi tamamen yenilenen kütüphane, modern görünümü ve sessiz çalışma ortamıyla öğrencilerden yoğun ilgi görüyor. Öğrencilere çay, çorba ve çeşitli ikramların da sunulduğu kütüphane, Esenyurtlu gençlerin önemli çalışma alanlarından biri haline geldi. "Kütüphanenin yeni halinden çok memnunuz" Sezai Karakoç Kütüphanesi öğrencilerinden Resul Yağız yapılan yenileme çalışmalarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: "Geçen sene de bu kütüphaneyi kullanıyordum. O dönem yoldan geçen küçük çocuklar ya da ders çalışmayan kişiler de içeri giriyordu. Bu durum ders çalışan öğrencileri olumsuz etkiliyordu. Yapılan yeni düzenlemelerle birlikte artık daha kontrollü bir sistem oluştu. Şu anda kütüphaneye daha çok düzenli ders çalışan öğrenciler geliyor ve ortam çok daha sessiz hale geldi. Eskiden öğrenciler için mola alanı yoktu. Soğukta, yağmurda ya da sıcak havalarda dışarı çıkmak zorunda kalıyorduk. Yapılan yenilemeyle birlikte artık kendimize ait bir mola alanımız var. Böylece hava şartlarından etkilenmeden molalarımızı daha rahat geçirebiliyoruz. Ayrıca masalar büyütüldü ve priz sistemi yenilendi. Geçen yıl ciddi şarj sıkıntısı yaşıyorduk. Her masada priz bulunmadığı için telefonumuzun ya da bilgisayarımızın şarjı bittiğinde ders çalışmayı bırakmak zorunda kalıyorduk. Şimdi ise her masada priz bulunuyor. Hem daha geniş hem de daha konforlu çalışma alanları oluşturuldu. Yapılan bu yenilikler öğrenciler için çok daha rahat ve verimli bir çalışma ortamı sağladı. Bize bu imkânları sağlayan Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’a teşekkür ederim." (RU-