GÜNDEM - 03 Nisan 2026 Cuma 09:09

Başkan Gençay: "Didim’e yeni yaşam alanı kazandırıyoruz"

A
A
A
Başkan Gençay: "Didim’e yeni yaşam alanı kazandırıyoruz"

Didim Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Mavişehir Atatürk Kültür ve Yaşam Alanı’ projesinde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Sosyal, kültürel ve yeşil alanlarıyla kente yeni bir soluk kazandırması hedeflenen proje, her yaştan bireye hitap edecek şekilde planlanıyor.



Didim Belediyesi öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında; yürüyüş yolları, dinlenme alanları, kültürel etkinlik sahaları ve yeşil dokunun ön planda olduğu sosyal yaşam alanları inşa ediliyor. Doğayla iç içe bir yaşam sunması hedeflenen alanın, şehir hayatının yoğun temposundan uzaklaşmak isteyenler için önemli bir buluşma noktası olması amaçlanıyor.



"Geleceği planlayan bir kent inşa ediyoruz"


Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kentin geleceğine yönelik yatırımlara dikkat çekerek, "Didim’imiz için yalnızca bugünü değil, geleceği de planlıyoruz. Mavişehir Atatürk Kültür ve Yaşam Alanı ile halkımıza nefes alabilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve kültürel faaliyetlere katılabilecekleri modern bir yaşam alanı kazandırıyoruz. Yeşil alanları artıran, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir projeler üretmeye devam edeceğiz" dedi.



Mavişehir Atatürk Kültür ve Yaşam Alanı’nın tamamlanmasıyla birlikte, Didim’de sosyal yaşamın güçlenmesi ve bölgenin önemli çekim merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.



Başkan Gençay: "Didim’e yeni yaşam alanı kazandırıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Azerbaycan sağlık turizmi heyeti Özel İmperial Hastanesi’ni gezdi Sağlık turizmi alanında uluslararası iş birliklerini geliştirmek amacıyla, Özel İmperial Hastanesi’nin öncülüğünde Azerbaycan’dan Trabzon’a gelen sağlık turizmi heyeti Özel İmperial Hastanesi’ni ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mesul Müdür Op. Dr. Ekrem Sağlam, Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Şahin, Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Doğan, Başhekim Uzm. Dr. Cemil Bayarslan ile Genel Müdür Cihan Başoğlu hazır bulundu. Azerbaycan Sağlık ve Termal Turizme Destek Derneği Kurucu Başkanı Ruslan Guliyev, Özel Tibbi Müesseseleri Topluluğu Baş Sekreteri Vugar Eyvazov, Kalkınma ve Reformlara Destek Veren Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Ramil Aliyev, Azerbaycan Sağlık ve Termal Turizm Derneği Temsilcisi Ceyhun Aşirov, Referans Medikal Grup temsilcisi Anar Yusifovi ve Azerbaijan Health Tourism CEO’su Elnara Cabbarova’dan oluşan Azerbaycan heyetine; hastanenin altyapısı, uzman kadrosu ve uluslararası hasta hizmetleri süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Ayrıca sağlık turizmi alanında gerçekleştirilebilecek ortak projeler üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. "Sağlık turizmi, yalnızca ülkeler arası hasta transferinden ibaret değil" Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mesul Müdür Op. Dr. Ekrem Sağlam, sağlık turizminin çok yönlü yapısına dikkat çekerek "Sağlık turizmi, yalnızca ülkeler arası hasta transferinden ibaret değil; aynı zamanda bilgi, deneyim ve güven paylaşımını da içeren çok yönlü bir iş birliği alanıdır. Bizler, bu alanda sürdürülebilir ve nitelikli iş birlikleri kurmayı önemsiyoruz. Azerbaycan ile sahip olduğumuz güçlü bağları sağlık alanında da somut projelerle daha ileriye taşımayı hedefliyoruz" dedi. Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Şahin ise iki ülke arasındaki kardeşliğe vurgu yaparak "Azerbaycan ile aramızdaki güçlü kardeşlik bağlarını sağlık alanında daha da pekiştirmek bizim için büyük önem taşıyor. Bu tür temasların sadece bugünle sınırlı kalmayıp, uzun vadeli iş birliklerine dönüşeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Sağlık turizmi, hem ülkemiz hem de bölgemiz açısından büyük bir potansiyel barındırıyor" Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Doğan, sağlık turizminin stratejik önemine değinerek "Sağlık turizmi, hem ülkemiz hem de bölgemiz açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Bu ziyaretin, karşılıklı güvene dayalı güçlü iş birliklerinin başlangıcı olacağına inanıyoruz. Karşılıklı güven ve ortak vizyonla önemli projelere imza atabileceğimizi düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Başhekim Uzm. Dr. Cemil Bayarslan ise hastanenin tıbbi kapasitesine anlatarak "Hastanemiz, alanında uzman hekim kadrosu ve modern tıbbi altyapısıyla uluslararası hastalara güvenilir ve kaliteli sağlık hizmeti sunmaktadır. Azerbaycanlı misafirlerimizle bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmaktan büyük memnuniyet duyduk. Bu tür etkileşimlerin, sağlık hizmetlerinde kaliteyi daha da artıracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Genel Müdür Cihan Başoğlu da hastanenin uluslararası vizyonuna dikkat çekerek şu açıklamada bulundu: "Özel İmperial Hastanesi olarak, uluslararası standartlarda sunduğumuz kaliteli sağlık hizmetini Azerbaycanlı kardeşlerimizle buluşturmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Azerbaycan ile kurulacak iş birliklerinin bu vizyonumuza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte ortak projeler geliştirerek sağlık turizmi alanında örnek çalışmalara imza atmayı hedefliyoruz." Programın sonunda, hastanede görev yapan hekimlerle bir araya gelinerek tanışma gerçekleştirildi ve karşılıklı soru-cevap şeklinde bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Görüşmelerin ardından, Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu tarafından heyet üyelerine günün anısına plaket takdim edildi.
Aydın Anne adayları doğuma ’Gebe Okulu’ ile bilinçli hazırlanıyor Aydın’ın Nazilli ilçesinde anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmeleri amacıyla başlatılan eğitimler aralıksız sürüyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Gebe Okulu’nda, görevli ebeler tarafından anne adaylarına yönelik kapsamlı eğitimler veriliyor. Eğitimlerde gebeliğin oluşum sürecinden doğuma, lohusalıktan bebek bakımına kadar birçok önemli konu ele alınıyor. Program kapsamında anne adaylarına; bebeğin anne karnındaki gelişim süreci, gebelikte düzenli sağlık kontrollerinin önemi, bağışıklama ve rutin tetkikler hakkında bilgiler aktarılıyor. Ayrıca gebelik sürecinde anne vücudunda meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimler detaylı şekilde anlatılıyor. Eğitimlerde, anne adaylarının günlük yaşamda dikkat etmesi gereken kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, beslenme, uyku düzeni ve fiziksel aktiviteler gibi konular da ele alınıyor. Bunun yanı sıra gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklar, tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenmesi gereken yollar da anlatılarak farkındalık oluşturuluyor. Doğum süreciyle ilgili olarak ise doğumun evreleri, doğum yöntemleri ve normal doğumun anne ile bebek açısından faydaları hakkında bilgilendirme yapılıyor. Eğitimlerde ayrıca lohusalık dönemi, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri de yer alıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde, doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık çalışmaları da anne adaylarına aktarılıyor. Yetkililer, tüm anne adaylarını Gebe Okulu’na davet ederken, eğitimlere katılmak isteyenlerin 0256 502 87 47 numaralı telefondan kayıt yaptırabileceğini belirtti.
Trabzon Of’un Dünya Kupası gururu Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanmasının ardından dikkat çeken bir detay, Trabzon’un Of ilçesinde büyük bir gururla karşılandı. Ay-yıldızlıların 2002 ve 2026 yıllarında Dünya Kupası bileti aldığı dönemlerde görev yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlarının Oflu olması ilçede sevince neden oldu. 2002 yılında Haluk Ulusoy ve 2026 yılında İbrahim Hacıosmanoğlu’nun federasyon başkanlığı dönemlerinde gelen Dünya Kupası katılımları, özellikle Haluk Ulusoy ve İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Of ilçesinden olması nedeniyle ilçede ayrı bir anlam kazandı. Salim Salih Sarıalioğlu: "Bu başarılarda da Ofluların olması da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim" Konuyla ilgili açıklama yapan Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu, yaşanan sürecin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Tesadüf bizim inanışımızda yeri olmayan bir kavram, bizim inanışımızda tevafuk var. Bu başarılarda da Ofluların olmasına da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim. Tabi Oflu olmaları bize ayrı bir gurur da veriyor. 2002 yılında Haluk Ulusoy başkanımız ve şimdiki başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu. 2002 yılında ise ev sahibi Güney Kore’yi yenerek üçüncü olmuştuk" dedi. "Hedefimiz kupayı kazanmak" Sarıalioğlu, A Milli Takım’a olan inançlarını dile getirerek "İbrahim Hacıosmanoğlu başkanımızın da temenni ve dualarına katılıyorum. O bizim kardeşimiz, hemşehrimiz. Buradan kendisine de başarılar diliyorum. Biz de milli takımımız ile beraber orada olup, kupayı hep birlikte alıp, önce Of’a bir selam verip ardından tüm Türkiye ile kucaklaşmak istiyoruz. Bu durum Of için gurur verici, sonuçta Dünya Kupası büyük bir organizasyon. Türkiye’nin bu turnuvada olması ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı’nın da Oflu olması bizim için çifte gurur kaynağı" ifadelerini kullandı. "Of sınırları aşmış bir ilçe" Of’un bir çok alanda yetiştirdiği isimlerle ön plana çıktığını vurgulayan Sarıalioğlu, "Zaten Of’un nüfusu bayağı fazla. Sadece futbolda değil, hem siyasette, hem sanatta, hem spor dünyasında ve hayatın değişik alanlarında çok başarılı hemşehrilerimiz ve yöneticilerimiz var. Biz hepsiyle gurur duyuyoruz. Of zaten sınırları aşmış, ismini dünyaya duyurmuş bir yer ancak bir kez daha dünyaya damgasını vurur diye Allah’a dua ediyorum. Takımımızdan temennim en üst neresi ise orası o da dünya kupasını kazanmak olur inşallah. Milli Takım’daki oyuncularımız bizim evlatlarımız, onlara dua ediyoruz. Rabbim onlara güç ve kuvvet versin. İnşallah da dünya kupasını alıp ülkemize dönerler" şeklinde konuştu. İhsan Hacıbektaşoğlu: "Bu başarılar tesadüf değil" Oflu vatandaş İhsan Hacıbektaşoğlu ise A Milli Takım’ın başarısını değerlendirerek "Milli Takım’ın dünya kupasına katılmasına mutlu oldum. Gençlerimizin böyle başarılı olması ve böyle zor bir süreci başarıyla tamamlaması bizim açımızdan çok önemli. Ülkemiz adına mutluluk verici bir durum. Ülke olarak böyle mutlu anlara ihtiyacımız var. Trabzon farklı bir coğrafya, Of da bunun içinde yer alıyor. Of’un tabi bir özelliği de çok girişimci olması. Of insanının da atılgan ve gözü kara bir yapısı var. Böyle olunca başarılar da geliyor. Bunu ben çok normal karşılıyorum" dedi. "Karadeniz’in mücadeleci ruhu sahaya yansıyor" Hacıbektaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece milli takım değil, Trabzonspor’un da gelişmesinde Oflu başkanların, buradaki girişimci ve atılgan bir ruha sahip olmaları Trabzonspor’a da büyük bir katkı sunmuştur. Of’un gerek kültür-sanatta olsun gerekse sporda olsun yapılmış olan çalışmaları tamamına yakınını Oflu iş insanları destek veriyorlar. Onlar sanatta, kültürde ya da sporda başarılı insanların çıkması için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar maddi manevi. Elbette bunlar olunca başarı da beraberinde geliyor. Milli takımımız çok iyi, gençlerimiz çok başarılı. Vincenzo Montella da iyi bir hoca. TFF başkanımız Hacıosmanoğlu da bizim arkadaşımız, yakınımızdır. O da gerekli bütün desteğini verecektir." "Düşüncem çeyrek final, neden final olmasın" Hacıbektaşoğlu, "Bu bütünlük içerisinde iyi bir başarı geleceğini düşünüyorum. Çeyrek finale kalırız diye düşünüyorum ama inşallah finale kadar gideriz. Doğu Karadenizli bir çok futbolcu A Milli Futbol takımında oynuyor. Bunun sebebi ise, Karadeniz’de insanlar doğayla çok ciddi mücadele ederek ayakta kalıp hayatlarını sürdürmek zorundalar. Bu durum kültürel kodlarımıza da geçmiş. Zorluklar yörenin insanına pek etki etmiyor, bir de çok hızlı düşünen, çabuk karar veren ve hızlı hareket etmek zorunda olan insanlar olmak durumundayız bu coğrafyada. Dolayısıyla bu durum futbolda da böyle. Coğrafyanın vermiş olduğu özellikler oynanan futbola da yansıyor" diye konuştu. Ömer Saral: "24 yıl sonra gelen gurur Of’ta katlandı" Ömer Saral, "24 yıl sonra tekrar dünya kupasına katılmak bizim için son derece gurur verici bir olay. Federasyon başkanlarının Oflu olmaları ilginç bir olay. Oflular olarak her alanda olduğumuz için bu durum da ayrıca gurur verici. Of olarak futbola ayrı bir sempatimiz var tabiki de. A Milli Futbol takımımızdan beklentim mümkünse final oynamaları. Milli takımda Karadeniz furyası var. Karadeniz ağırlığı da futbolda olmalı" dedi. Yılmaz Koçbıyıkoğlu: "Oflular Türk futboluna damga vurdu" Yılmaz Koçbıyıkoğlu ise, "A Milli Takımın dünya kupasına katılması gururdan başka bir şey düşündürmedi bana. Geçmişte üçüncülüğümüz var, bana onu hatırlattı. Demek ki o nesil devam ediyor. Ne mutlu bize. Federasyon başkanlarının Oflu olması tesadüf eseri gibi görünebilir ama ağırlıklı olarak Of insanın her konuda duyarlı olmasından kaynaklanır. Oflular Türk futboluna damga vurmuştur. Bu takımla, bu hocayla, bu ruhla en az üçüncülük bekliyorum. Milli takımda Doğu Karadenizli oyuncuların ağırlıklı olmasının sebebi yapısıyla azmiyle, hırsıyla alakalı. Tabiatın bize vermiş olduğu bir özellik bu. İnsanımız da bunu iyi kullanmaya çalışıyor elinden geldiğince de başarılı oluyor" ifadelerini kullandı. Baki Türkel: "Oflu olmak ayrıcalıktır" Baki Türkel de, "Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandığımız akşam güzel duygular yaşadım. Tabi TFF’nin başında Oflu İbrahim Hacıosmanoğlu’nun olması da ayrı bir gurur verici olay. Kendisi Of’un büyüklüğünü hissettirdi dünyaya. Oflu olmak ayrıcalıktır. İlçe olarak küçük olabiliriz ama geniş bir kitleye sahibiz. Gelinen bu nokta bizim için bir gurur kaynağı oldu. Hacıosmanoğlu buralı, bu durum hem kendisini hem de Of’un değerini daha da yükseltti. Bu bölgenin insanı hırslı olduğu için iyi yerlere geliyorlar. Buranın insanının temel özelliği azimli, hırslı ve başarılı olması" diye konuştu. Of’un gözü Dünya Kupası’nda A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’nda göstereceği performans, Of ilçesinde büyük bir heyecanla bekleniyor. İlçe halkı, 2002’de elde edilen tarihi başarının ardından bu kez daha büyük bir hedefe ulaşılacağına inanıyor. Ay-yıldızlıların Dünya Kupası’nda önemli bir başarı elde etmesi halinde, Of’taki gururun daha da büyümesi bekleniyor.
Aydın Didim Belediyesi’nden gıda israfı paneli: "Geleceğe bir tabak bırak" Sürdürülebilir yaşam bilincini artırmak ve gıda israfına dikkat çekmek amacıyla Didim Belediyesi tarafından düzenlenen ’Geleceğe Bir Tabak Bırak’ paneli, Aydın’ın Didim ilçesinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. DİGEM’de düzenlenen panele, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, akademisyenler ve Didimliler katıldı. Alanında uzman isimlerin yer aldığı panelde, gıda israfının önlenmesi ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, günlük yaşamda uygulanabilecek pratik çözümler ön plana çıktı. Program kapsamında, ADÜ Didim Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Okan Umut Şimşek "Gastronomide Gıda İsrafı Nedir? Nasıl Önlenir?" başlıklı sunumunda, israfın nedenleri ve azaltılmasına yönelik yöntemleri ele aldı. Gıda Mühendisi ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Hatice Nikbay ise gıda güvenliği, etiket okuma alışkanlıkları ve ürünlerin doğru saklama şartları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Danışman Şef Uğur Gömeç de mutfakta artan gıdaların nasıl değerlendirilebileceğine dair uygulamaya dönük öneriler sundu. Panelde, küçük değişimlerin büyük etkiler oluşturabileceği vurgulanırken, katılımcılar sürdürülebilir yaşam konusunda bilinçlenmenin önemine dikkat çekti. Panel’de konuşan, ADÜ Didim Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Okan Umut Şimşek, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay ile geç tanışmış olmasının kendi için büyük bir kayıp olduğunu belirtti. Şimşek, Başkan Hatice Gençay’ın topluma fayda sağlayan ve ses getiren projelere imza attığını vurguladı. Gıda israfının kaynağına değinen Şimşek, israfın satın alma, yanlış depolama ve üretim planlamasından kaynaklandığını söyledi. Panel’de konuşan Gıda Mühendisi ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Hatice Nikbay "Evde gıda israfını önlemenin en etkili yollarından biri, doğru pişirme ve muhafaza yöntemlerini öğrenmektir. Fazla yemek pişirildiğinde tüketilmeden çöpe gitmesi en büyük israf sebeplerindendir. Yemekleri dondurmak güvenli bir yöntem olup, tekrar çözülüp tüketilebilir; ’geri pişirme’gibi hurafelere inanılmamalıdır. Ayrıca, plansız alışveriş ve stok yapma alışkanlığı da tüketimde israfa yol açar. Liste hazırlayarak ve yemek planı yaparak alışverişi yönetmek, bu sorunu azaltır. Ülkemizde gıda israfının büyük kısmı üretimde değil, tüketimde gerçekleşmektedir. Özetle, gıda israfını azaltmak için doğru tüketim alışkanlıkları, bilinçli alışveriş, uygun muhafaza yöntemleri ve üretici eğitimi birlikte uygulanmalıdır" dedi. Panele katılan, Danışman Şef Uğur Gömeç ise mutfakta artan gıdaların nasıl değerlendirilebileceğine dair uygulamaya dönük öneriler sunarken hem ülkemizden hem de dünyadan çarpıcı sayısal veriler paylaştı. Gömeç, Böyle bir çalışma fırsatı sunduğu için başta Başta Belediye Başkanımız Hatice Gençay olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Etkinlikte konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, "Çağımızın tüm karmaşıklığı içinde, panelimizin merkezinde duran bir gerçeği artık yüksek sesle söylemek zorundayız: Bugüne kadar sürdürdüğümüz tüketim alışkanlıklarımızla daha fazla devam edemeyiz. Tüketim; bir ihtiyacın karşılanmasından çıkıp, bir hızın, bir alışkanlığın, hatta bir israf çılgınlığının parçası haline geldi. Ve biz farkında olmadan; yaşamak için tüketirken, tükenmeye başladık. Bir tabak yemek çöpe gittiğinde sadece bir öğünü değil, toprağın bereketini, çiftçinin alın terini ve geleceğimizden bir parçayı da kaybediyoruz" dedi. Başkan Hatice Gençay, "Araştırmaların gösterdiği üzere, gıda israfının en büyük kısmı evlerimizde, mutfaklarımızda ve günlük alışkanlıklarımızda ortaya çıkıyor. Yani çözüm aslında çok uzağımızda değil; israfı önlemek bizim elimizde. Didim Belediyesi olarak bu sorumluluğun farkındayız: Bayat ekmekleri mama üretimi için topluyor, gıda atıklarını komposta dönüştürüyor, evsel atıkları yeniden değere dönüştürmek için iş ve iş birlikleri üretiyoruz. Buradan hareketle şunu açıkça söylüyoruz: Her atık çöp değildir." dedi. Başkan Hatice Gençay, "Gıda israfını önlemek, bir anlamda annelerimizin, ninelerimizin mutfaklarına geri dönmektir. Onlar hiçbir şeyi israf etmez, artanı değerlendirir, eksikten üretir, yoktan var ederlerdi. Didim’in geleneksel lezzetlerinde de yokluk günlerinin izlerini görürüz. O yokluk bir eksiklik değil, bir bilgelikti. Bugün ise en büyük sorunumuz, ihtiyacımız olmayan şeylere bağlanmamıza neden olan tüketim alışkanlıklarımız. Oysa bu alışkanlıklardan vazgeçmek; sadece israfı azaltmak değil, varlığın ne anlama geldiğini yeniden hatırlamaktır" dedi. Dünyada gıdaya erişemeyen insanların varlığını bildiğimiz halde, her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton, ülkemizde ise 23 milyon ton gıdanın çöpe gittiğini düşündüğümüzde, bu meselenin insani ve vicdani bir yanı olduğunu daha iyi anlıyoruz. Hiçbir proje, sistem veya kurum; evde, mutfakta, alışverişte ve sofrada yapabileceklerimizin yerini tutamaz. Öneriler basit görünebilir: Planlı alışveriş yapmak, ihtiyacımız kadar tüketmek, artanı değerlendirmek Ama aslında bunlar, büyük bir zihniyet değişiminin başlangıcıdır" diye konuştu. Başkan Gençay vatandaşlara alışkanlıklarını değiştirme çağrısı yaparak, "Bu panel, sadece bir etkinlik değil; bir çağrıdır: Alışkanlıklarımızı değiştirme çağrısı, Tüketimle kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünme çağrısı, Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu hatırlama daveti, çünkü bizden sonraki nesillere bırakacağımız en büyük miras; tüketilmiş bir dünya değil, korunmuş ve sürdürülebilir bir yaşamdır. Ve bu yüzden diyoruz ki: gıda israfını önlemek, geleceği korumaktır. Bunu hep birlikte başarabiliriz. Haydi şimdi siz de geleceğe bir tabak bırakın" ifadelerini kullandı. Panelin sonunda, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay tarafından katılımcılara plaket takdim edildi.