EKONOMİ - 08 Mart 2026 Pazar 10:16

Eşi ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ dedi, o azim etti şimdi kendi işyeri var

A
A
A
Eşi ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ dedi, o azim etti şimdi kendi işyeri var

Bilecik’te bir kadın girişimci KOSGEB müracaat ederken, eşinin ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ lafına aldırış etmedi. 1 dikiş nakış makinesiyle başladığı iş hayatında kendi işinin patronu oldu.


Bilecik’in Osmaneli ilçesinde yıllar önce KOSGEB’ desteği ile 1 dikiş nakış makineyle başladığı iş hayatında Emine Uysal şimdi 6 makinesiyle eski el işlerini düzenleyerek çeyizlerimize taşıyoruz. Emine Uysal daha ilkokul yıllarında elinin, el becerilerine çok yatkın olduğunu anlatarak, "Okullarda teneffüslerde arkadaşlarım bahçeye çıkıp oyun oynarken, ben sıranın üstüne oturup sargı işlerdim, kanaviçe işlerdim. Okul bitince İstanbul’da fabrikalara, tekstillere başladım. Tekstillere ilk başladığında bu işi hiç bilmiyordum, yavaş yavaş öğrendim. Yıllar sonra memleketime Osmaneli’ne geldiğimde ilk makinemi el işi yaparak, dantel örerek, on tane dantel yumağı bitirerek aldım ve çok mutlu oldum. Dünyanın en mutlu insanıydım. Artık bir makinem vardı, bu işi yapabilecektim" dedi.



"Eşim benimle dalga geçti, ben azmettim ve başardım"


Kadın girişimci Emine Uysal açıklamasının devamında, "Daha önce ilk etapta bu işleri evimde yapıyordum. KOSGEB’i duydum ve müracaat ettim. Eşim benimle dalga geçti, ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ dedi. Ama devletimizden Allah bin kere razı olsun, bayan girişimcilere çok güzel bir kapısı var. Yıllar içinde bir makine, iki makine, üç makine derken şükür elhamdülillah şuan 6 makineyle çeyiz mağazam var. Ben çocuklarımı kendi elimin emeğiyle, iğnenin ucuyla büyüttüm, okuttum. Çocuklarıma da faydam oldu, evime de faydam oldu. Kendim bir bayan girişimci oldum, ayaklarımın üstüne durdum, hiç kimseye muhtaç olmadım" dedi.



"Kadınlar isteyince yapıyor"


Emine Uysal, " Küçük bir dükkandan başladım, şu an işimi büyüttüm. Büyük bir çeyiz mağaza var ve bu çeyiz mağazamın emeğiyle bir ikinci, başka bir konsepte bir iş yeri daha açtım. Bayanlar isteyince yapıyor. Dükkân açamam, yapamam diyordum ki bütün bayanlar böyledir. ’Ben yapamam’ demesinler gerçekten insan isteyince yapıyor" dedi.



"Eskileri yeni model yapmaya, kullanılacak şekilde modernize hale getirmeye uğraşıyoruz"


Kadın girişimci Emine Uysal son olarak yaptığı işlerden bahsederek, "Burada en çok yaptığımız iş şu an bu eski el işlerini köylerde toplayarak, onları kesip ütüleyip yeni nesil çeyizlerimize taşıyoruz. Artık genç kızlarımız, genç nesillerimiz bunlara pek istekle, arzuyla bakmıyor. Ama biz bunları yeni nesle uyguluyoruz, daha modernize ediyoruz. Günlerimizde salon masalarımızın üstüne örtülecek şekilde kullanılacak şekilde artık bizim mesleğimiz bitmeye yönelik, nesli tükenmiş mesleklerden. Gerçekten iğne ucuyla kuyu kazmak gibi; 24 saat batan bir iğnenin ucuna bakıyoruz, gülünü, dalına, desenini, yaprağını, modelini çıkartmaya çalışıyoruz. Ama şimdiki nesil bu kadar uğraşlarla uğraşmıyor. Bizim mesleğimiz biraz artık tarih olmaya yönelik. Biz de bu tarihi günümüze taşımaya çalışıyoruz. Eskileri yeni model yapmaya, kullanılacak şekilde modernize hale getirmeye uğraşıyoruz" ifadelerine yer verdi.



Eşi ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ dedi, o azim etti şimdi kendi işyeri var

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Göztepe’de düşüş devam ediyor Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 5 karşılaşmada galibiyet sevinci yaşayamadı. Göztepe’de son haftalardaki düşüş devam ediyor. Trendyol Süper Lig’e etkili bir başlangıç yapan ve ilerleyen süreçte hedefini Avrupa kupaları olarak belirleyen İzmir temsilcisi, ligin ilk devresini 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle toplam 32 puan toplayarak 4. sırada tamamladı. İkinci devreye de iyi bir başlangıç yapan sarı-kırmızılı ekip, 18. haftada Çaykur Rizespor’u 3-1 mağlup etti. 19. haftada Fenerbahçe deplasmanından 1-1’lik beraberlikle dönen Göztepe, 20. haftada ise sahasında Fatih Karagümrük’ü 2-1 yenerek çıkışını sürdürdü. Ancak Stanimir Stoilov’un öğrencileri bu maçın ardından ciddi bir düşüş yaşadı. Kötü gidişatın başladığı süreçte deplasmanda Konyaspor ile golsüz berabere kalan Göztepe, 22. haftada sahasında Kayserispor karşısında da golsüz eşitliğe razı oldu. Sonraki hafta Beşiktaş deplasmanında 4-0 mağlup olan İzmir ekibi, ardından evinde Eyüpspor ile de golsüz berabere kaldı. Ligin 25. haftasında dün Başakşehir’e konuk olan Göztepe, Avrupa yarışındaki doğrudan rakibine 2-1 mağlup olarak önemli bir kayıp yaşadı. Bu sonuçla 5. sırayı Başakşehir’e kaptıran sarı-kırmızılılar 6. basamağa geriledi. Böylece Göztepe, ligde oynadığı son 5 maçta galibiyet alamazken 2 mağlubiyet ve 3 beraberlik yaşayarak galibiyete hasret kaldı.
Kayseri PÜİS Kayseri Bölge Başkanı Polat: "Avrupa’nın en uygun yakıtını biz kullanıyoruz" KAYSERİ(İHA) – Petrol Ürünleri İşveren Sendikası (PÜİS) Kayseri Bölge Başkanı İbrahim Polat, dünyanın gündeminde olan akaryakıt konusu ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Avrupa’da en uygun yakıtı kullandığını söyleyerek, "Ulusal akaryakıt stokumuz 21 gün yetecek şekilde elimizde bulunmak zorunda" dedi. PÜİS Kayseri Bölge Başkanı İbrahim Polat, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla daha da değerli hale gelen akaryakıt konusunda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Akaryakıtla ilgili merak edilen soruları yanıtlayan İbrahim Polat, Türkiye’nin Avrupa’da en uygun akaryakıtı kullandığını söyledi. Orta Doğuyla Türkiye’nin kıyaslanamayacağını ifade eden Polat, "Petrol Orta Doğu’dan çıkıyor. Avrupa’da 1.80 ile 2.50 Euro arasında değişen fiyatlar var. Bizde şu anda ortalama yakıt fiyatları motorin 66 TL, benzin 61, LPG 30 TL. Biz dövizi çevirdiğimizden 1.80 Euro 80 TL’ye tekamül ediyor. O yüzden şu anda Avrupa’ya baktığımız zaman Türkiye olarak en uygun akaryakıt fiyatlarını kullanıyoruz" dedi. "Türkiye’ye 21 gün yetecek akaryakıt stokunu bulundurmak zorundayız" Savaşla birlikte akla gelen ‘Türkiye’de akaryakıt problemi yaşanır mı?’ sorusuna açıklık getiren Polat, Türkiye’de 21 gün boyunca yetecek ulusal akaryakıt stokunun bulunmak zorunda olduğunu belirterek, "Türkiye’nin ulusal stoku 21 gün yetecek şekilde elimizde bulunmak zorunda. Bu kanun olarak bu şekilde. 21 gün sonrasında da emin olabilirsiniz ki yakıt belirli bir şekilde çıkar. Hürmüz Boğazı kapansa dahi akaryakıt farklı yönlerden de gelir. Akaryakıt ithalatı hiçbir zaman durmayacak. Dünyadaki ticaret durmayacağı için farklı ülkelerden de akaryakıt gelir. Ancak ulusal stok zorunluluğu bu gibi durumlarda ülkenin akaryakıtını günlük ortalama tüketim miktarının 21 gün süreyle kurtaracak yakıtımız şu anda mevcuttur" ifadelerini kullandı. "Akaryakıtta son dönemde 11 TL’lik zam vatandaşa yansıtılmadı" Eşel Mobil Sistemiyle, vatandaşlara 11’lik akaryakıt zammının yansıtılmadığını aktaran Polat, "Devletimizin akaryakıtımızda almış olduğu 2 tane vergi türü var. Birisi Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), diğeri ise Katma Değer Vergisi (KDV). Şu anda ÖTV miktarı 13 TL 77 kuruş, benzinde 14 TL, LPG’de de 10 TL 63 kuruş. Gelen zamları süspanse etmek için devlet kendinden feragat ediyor. Allah razı olsun. Bu konuda devletimizin bu konuda çok büyük kaybı var. Çünkü milli hasılanın gerçekten azımsanamayacak kadar bir oranı akaryakıt vergilerinden karşılanıyor. Eşel Mobil Sistem de, gelen zam oranının ÖTV’den karşılanması demek. Yani vatandaşın zarar edecek noktayı devletimiz kendi zararı olarak kabul ediyor. Eğer Eşel Mobil Sistem uygulanmasaydı. Bugün motorine gelen zam 11 TL, benzin 4 TL, LPG 2 TL 50 kuruş zam gelecekti. Eğer karşılanmasaydı. Şu anda motorin 77 TL, benzin 65 TL 83 kuruş, LPG de 33 TL 37 kuruş olacaktı. Normalde bu az gözüken rakamlar toplam harcamaya bakıldığı zaman inanılmaz derece de büyük oranlar tutuyor" şeklinde konuştu. "Akaryakıt satmama lüksümüz yok" Akaryakıt istasyonları olarak güncel fiyat ne olursa olsun, depoda akaryakıt bulunduğu ve istasyonlarda bir olumsuzluk olmadığı sürece yakıt satmanın zorunlu olduğunu belirten Polat, "Bizim akaryakıtı satmama lüksümüz yok. Depomuzda olduğu takdirde satmama lüksümüz yok. O gün zam gelsin ya da indirim gelsin fark etmez. Yakıtımız olduğu sürece satmak zorundayız. Bu devlet tarafından verilmiş bir zorunluluk. Her akaryakıt zammı geldiği zaman akaryakıt satmayıp, kar edeceğimiz düşünüyor. Bu çok büyük bir yanılgı. Biz vatandaşımıza yakıtı temin etmek zorundayız. İster 1 TL olsun, isterse 20 bin TL olsun" diye konuştu. "Son 1 haftada yüzde 1.75 oranında karımız azaldı" Savaşla birlikte yaşanan gelişmeler sonrası son 1 hafta içerisinde yüzde 1.75 oranında karlarının düştüğünü dile getiren İbrahim Polat, "Bizim son 1 haftada yüzde 1.75 oranında kar oranımızda azalma var. Bizim en iyi istasyonumuzun kazanacağı miktar masrafları da çıktığımız zaman yüzde 3,5’dir. Ancak ciroların yüksekliği, rakamların yüksekliğinden dolayı bu çark dönüyor. Ben inşaatçı arkadaşlarımla karşılaştığım zaman bir istasyonu soruyor. ‘Burası ne kadar eder?’ diyor. Bende şehir içerisindeki bir istasyonun 150 milyon TL edeceğini söylüyorum. ‘150 milyona ben bu kadar blok dikerim’ diyor. Ortaya bir rakam çıkartıyor. Yüzde 25-35 arasında bir oranda kar var. Bizde o kar yok. Bizim esas karımız, mülkümüze kattığımız değerdir" diye konuştu. "Şehirlerde akaryakıt istasyonlarının artışı nüfusa göre artmalı" Akaryakıt istasyonların artışının nüfusa oranla yapılması gerektiğinin altını çizen Polat, "Birkaç tane istasyonumuzun alışverişi oldu. Bu yıl içerisinde 3 tane akaryakıt istasyonu el değiştirdi. Satılmalar ve alımlar oluyor. Büyükşehir Belediyesi’nden 3 tane istasyon yeri ihaleye çıkacakmış. Ben istasyonların eczaneler gibi olmasını istiyorum. Pandemi de devletimiz bir yazı göndermişti. 50 bin vatandaşa bir istasyon gelecek şekilde nöbet çizelgesi istenmişti. Bizde 1 yıl bunu çalışmasını yapmıştı. İşimizin her daim para gözüyle görülmemesini istiyorum. Akaryakıt istasyonlarının artışlarının nüfusa göre olması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden yeni çıkan ihaleleri istemiyoruz. Biz istasyon olarak mahalleye hizmet ediyoruz. Lastik havası, su, market olarak. ‘Açılmasın’ diyemeyiz. Ancak bir mahallede de 10 tane olmasın" dedi. "Kayseri’de yerel yöneticilerden kapısını çalıp, giremediğimiz yer yok" Kayseri’deki yerel yöneticilerin kendileri olan desteklerinden dolayı teşekkür eden Polat, "Kayseri’de yerel yöneticilerimizden kapısını çaldığımız zaman giremeyeceğimiz bir nokta yok. Gerçekten hepsi de elinden geleni yapıyor. Çünkü bizim de yöneticilerimize karşı bir kötülüğümüz yok. Bizim elektrik, su, reklam borcumuz olmaz. Aynı zamanda biz belediyelerin müşterileriyiz. O yüzden bir sıkıntı yaşatmadığımız sürece kendileri de bize bir sıkıntı yaşatmıyorlar. Tamamen iç içeyiz. Vergi daireleriyle aramız çok iyi. Çünkü onların ana müşterisiyiz. Biz Kayseri’deki OSB’lerimizden daha fazla vergi veriyoruz. Bütün vatandaşlarımızın kazandığı parayı helalleştirmesi için vergilerini vermeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı. "KDV oranı düşürülmeli" KDV’nin ÖTV’ye eklenerek, KDV oranının yüzde 1 olması gerektiğini belirten Polat, "Ben KDV’nin tamamen ÖTV’ye eklenmesi taraftarıyım. Tek bir vergi üzerinden alınmalı. KDV’nin aynı gıda da olduğu gibi düşürülmesi taraftarıyım. KDV yüzde 1 olmalı. Bu şekilde sahte fişler ortadan kalksın. Meslektaşlarımın üzerinde bulunan ‘bu kaçakçıdır’ sözleri kalksın. Çünkü vergi yükünün çok olduğu yerde bu söylemler oluyor. Maliye yönünden baktığımızda kaçakçılık olacak diye bin 653 meslek dalında teminat mektubu veren meslek grubuyuz. Vergi dairesine muhtemel vergi kaçırırsam, buradan tahsil edilsin diye teminat mektubu veriyoruz. Şu anda sıfırdan yeni istasyon yapacak bir kişi vergi dairesine gittiği zaman 14 milyon 800 bin TL’lik teminat mektubu vermek zorundadır. Bizim meslektaşımız, istasyonunun sabah tarlaya dönmemesi için vergi kaçırmaz. 2015-2016 yılına kadar etrafımızda vergi kaçıranlar vardı. Ancak o istasyonlar hala açılamadı. Mahkeme sonuçlanana kadar o istasyon satış yapamadığı için kimse bu riski göze almaz" şeklinde konuştu. "Elektrikli araç şarj istasyonu her yere kurulmamalı" Elektrikli şarj istasyonlarının belirli statüler konularak, kurulmasının uygun olacağının altını çizen Polat, sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Elektrikli araç istasyonunda yüzde 60’a geldik. Yaklaşık bu yıl içerisinde ya da 2 yıl içerisinde şarj doldurma istasyonu olacak. Bizim enerji ikmal istasyonlarına dönüşmemiz lazım. Elektrik şarj istasyonlarının, akaryakıt istasyonlarının dışında olmamasını savunuyorum. Çünkü ben personel çalıştırıyorum, ben o elektrik şarj istasyonunu kurmak için ruhsatlar alıyorum. O istasyona belirli bir konuma getiriyor. Elektrikli araç şarj istasyonu, parklarda, AVM’lerde ve kaldırımlara konulmuş haldeler. Adam iş yerinin önüne 4 tane şarj istasyonu koyabiliyor ve bunu satabiliyor. Herkes belirli bir istasyon olmaya başladı. Ben ‘elektrikli şarj istasyonu yaygın olmasın’ demiyorum. Ancak kuracak kişilerinde belirli bir standarda uyma zorunluluğu olsun. Bunlar akaryakıt istasyonunda olursa daha rahat olur. Elektrikli şarj istasyonu her yere kurulmamalı."
Siirt 14 erkek adayı geride bırakmıştı: Kadın muhtar, muhtarlığın kapısını kapalı gördükten sonra muhtar olmaya karar verdi Siirt’in tek kadın muhtarı, zamanında geldiği muhtarlık kapısını kapalı görünce, muhtar olma kararı verdi. 14 erkek adayı geride bırakarak seçilen Zeliha Akyürek, başta kadınlar, kız çocukları ve mahallesinin sorunlarıyla ilgileniyor. 2024 yılında yapılan muhtarlık seçimlerinde 14 erkek adayı geride bırakarak Barış Mahallesi muhtarı seçilen Zeliha Akyürek, Siirt’in tek kadın muhtarı oldu. Muhtar Zeliha Akyürek, 2024 yılında seçildiğini ve 14 erkeği geride bıraktığını söyledi. Akyürek, Siirt’te tek kadın muhtar olduğunu belirterek, "Beni gördüklerinde şaşırıyorlar, hala şaşırmaya devam ediyorlar, erkekler, kadınlar, çocuklar bir de genç kızların çok hoşuna gidiyor. Muhtarı bir kadın olarak gördükleri zaman örnek oluyoruz. Genç kızlarımız muhtar olmaya hevesle bakıyorlar. Erkek yapar da niye kadın yapmasın? Bunu düşündüm, niye kadın muhtar olmasın? Eşimin, çocuklarımın, ailemin desteğiyle, özellikle onlardan destek aldım. Şimdi buradayım. Kadınlardan güç alıyorum. Mahalleye çıktığımda kadınlarla konuştuğumda rahat ediyorlar. Muhtarlığa geldikleri zaman dertlerini anlatıyorlar. Bu güzel bir şey, erkeklere anlatamıyorlar. Kadın kadının derdini anlar" dedi. "Erkekler bana muhtar olamazsın dediler, şu anda bir kadın olarak buradayım" Aday olmadan önce muhtarlığa geldiğinde muhtarlığın kapalı olduğunu aktaran Akyürek, "Kapıda bekliyorlardı. O gün düşündüm ve muhtar adayı oldum. 3 tane çocuğum var. 2 tane çocuğumu meslek sahibi yaptım. 1 tane çocuğum da üniversiteye hazırlanıyor. Kız çocuğum yok, kızlara annelik yapıyorum. Erkekler bana muhtar olamazsın dediler ama şu anda bir kadın olarak buradayım. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Kadın eli değdiği yerde düzen ve emek olur" şeklinde konuştu.
İstanbul WDATF Dünya Yakın Savunma Federasyonu’ndan kadınlara şiddetsiz yakın savunma eğitimi WDATF Dünya Yakın Savunma Federasyonu, Dünya Kadınlar Günü kapsamında Mersin’de kadınlara yönelik 8 derslik "Şiddetsiz Yakın Savunma Eğitimi" düzenledi. Programı tamamlayan katılımcılara resmi katılım belgesi verildi. WDATF Dünya Yakın Savunma Federasyonu, Dünya Kadınlar Günü kapsamında Mersin ilinde kadınlara yönelik özel bir savunma ve farkındalık programı gerçekleştirdi. ÇUGİDER iş birliğiyle düzenlenen 8 derslik "Şiddetsiz Yakın Savunma Eğitimi", kadınların günlük yaşamda karşılaşabilecekleri risklere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olmalarını hedefledi. Eğitim sürecinde şiddetsiz savunma prensipleri, risk analizi, tehditten uzaklaşma yöntemleri ve güvenli davranış modelleri gibi başlıklar ele alındı. Programı başarıyla tamamlayan kadınlara WDATF tarafından katılım belgesi takdim edildi. Federasyon, kadınların güvenliğine yönelik çalışmalarını uzun süredir sürdürüyor. Bu kapsamda 2022 yılında Mersin’deki tüm kadın öğretmenlere de yakın savunma eğitimi verilmiş, eğitimlerin toplum genelinde farkındalık oluşturma açısından önemli bir etki bıraktığı belirtilmişti. WDATF, benzer programların önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğini açıkladı. Eğitimin koordinasyonunda görev alan Dünya Yakın Savunma Federasyonu Teşkilatlanma Kurul Başkanı Burak Gündüz ve Mersin İl Koordinatörü Merve Gündüz, kadınların güvenliğine yönelik projelerin Mersin’de ve diğer illerde sürdürüleceğini ifade etti. WDATF, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, kadınların güvenli, eşit ve özgür bir yaşam sürdürebilmesi için farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çekti.