GÜNDEM - 01 Nisan 2025 Salı 16:03

Bayram trafiği durma noktasına geldi

A
A
A
Bayram trafiği durma noktasına geldi

Ramazan Bayramı tatilinin dönüş yolculuğunda TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde trafik durma noktasına geldi.


9 günlük Ramazan Bayramı tatilinin 4’ncü gününde tatilciler dönüş yolculuğuna başladı. Tatil sebebiyle memleketlerine veya tatil beldelerine giden vatandaşlar, İstanbul’a dönüş için yollara düştü. Tatil bitmeden geri dönüş yolculuğuna çıkan sürücüler, TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde yoğunluk oluşturdu. Yoğunluk sebebiyle trafik durma noktasına geldi. Bolu geçişinde polis ve jandarma ekipleri önlemlerini aldı. Yoğunluğun akşam saatlerine kadar devam etmesi beklenirken, erken yola çıkmayan sürücülerin ise hafta sonu geri dönüş yolunda yoğunluk oluşturması bekleniyor.



Bayram trafiği durma noktasına geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nin yüzde 17’si tamamlandı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yapımı devam eden Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde 2 bin 511 adet fore kazığının 878’inin tamamlandığını, projede yüzde 17 seviyesine gelindiğini kaydederek, "Kartal Katlı Kavşağı Projesi, Kayseri’nin geleceğine yön veriyor" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yapımı devam eden Kartal Katlı Kavşağı’nda basın toplantısı düzenleyerek, projede gelinen son durumu anlattı. Büyükkılıç, Trafik Haftası gibi anlamlı bir günde anlamlı projeyi değerlendirmek adına bir araya geldiklerini kaydederek, basın mensuplarına şehre sahip çıkma anlayışıyla toplantıya göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür etti. Büyükkılıç, "Malumunuz şehrimiz yapılan çalışmalar ile dünyada ve ülkemizde kendisinden söz ettiriyor. Bizler de bu anlayış içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Kartal Katlı Kavşağı Projesi, Kayseri’nin geleceğine yön veriyor" Büyükkılıç, Kayserililerin Kartal Katlı Kavşağı Projesi ile ilgili beklenti ve merakları karşısında altyapı ve deplase çalışmalarını hızlı bir şekilde hayata geçirdiklerini ifade ederek, "Kartal Kavşağı’mız tek kavşak gibi gözükse de 3 tane kavşağın yapıldığını görüyoruz. Birincisi K1 dediğimiz kısım. İkincisi şu anda bulunduğumuz kısım. Üçüncüsü de Tacettinveli istikametine giden kısım olmak üzere 3 kavşaktan oluşuyor. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, toplantı alanında kurulun dev ekran üzerinden projenin detaylarını bir kez daha basın mensupları ile paylaşıp, projenin tamamlanmış haline dair videoyu izleterek, "İnşallah bittiğinde bu tabloyu birebir hayata geçireceğiz. Günlük 120 bin aracın geçtiği kavşağı böylece daha dinamik, daha arzu edilen seviyeye getirme yönünde çalışmalarımızı tamamlayacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Projenin ihale tarihinin 15 Aralık 2025, sözleşme tarihinin 17 Mart 2026 ve teslim tarihinin 3 Nisan 2026 olduğunu belirten Büyükkılıç, "Yaklaşık maliyeti 1 milyar 371 milyon 517 bin civarındayken ihale sonucu 17 milyon 609 bin 981 euro, yani 865 milyon artı KDV oldu" dedi. Başkan Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı Projesi’nde çalışma başlamadan önce Talas güzergâhı ağırlıklı olmak üzere 4 kilometre yağmur suyu hattı ve kanalizasyon deplase çalışması yaptıklarını dile getirerek, "Kayserigaz, KASKi, KCETAŞ ve Türk Telekom deplase çalışmalarını tamamlamıştı. Saha imalatlarının önündeki engeller böylece kaldırılmış ve firmamıza hazır hale getirerek teslim edilmişti. Alternatif yollarımızın da hepsi değerli ve hepsi yüzde yüz yararlanılan boyutta. En anlamlı ve önemlisi Köşk Kışla diye bilinen bölgeden, çok değerli Milli Savunma Bakanımız Yaşar Paşamızın bizlere vermiş olduğu destek ile oradan kestirme olarak en önemli güzergâh" şeklinde konuştu. Büyükkılıç, diğer alternatif ulaşım güzergâhlarını da tek tek anlatarak, kurum ve kuruluşlara da anlayışlı yaklaşımlarından dolayı teşekkür etti. 2 bin 511 adet fore kazığın 878 adedi tamamlandı Başkan Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı projesinin yapım çalışmalarının yaklaşık 1 aylık süre içerisinde yüzde 17’lik bir tamamlanma seviyesine ulaştığına dikkat çekerek, "Toplam 2 bin 511 adet fore kazığın 878 tanesi tamamlanmış durumda. Totalde 42 bin metre olarak planlanan fore kazığın 14 bin metresi yapılmış durumda. Yani yüzde 35’e tekabül etmekte. Yaya altgeçit kazı çalışmaları başladı. Tünel perde yapım çalışmaları da devam etmektedir" şeklinde konuştu. "24 saat esasına göre çalışılacak" Proje alanında çalışmaları yürüten makine ve ekipmanlar hakkında bilgiler veren Büyükkılıç, "8 adet fore kazık makinesi görüyoruz, 4 vinç, 5 ekskavatör, 20 kamyon ve 1 loder var. Mobil beton santrali var. Ayrıca 150 personel çalışmakta. 24 saat esasına göre çalışma yönündeki süreç tamamlandı. Şimdiye kadar 24 saat çalışılamamıştı, şimdi 24 saat esasına göre olunca Allah’ın izniyle daha da hızlı devam edeceğini ifade etmek istiyorum. Bugüne kadar yapılan çalışmalar yaklaşık 2 ayda yapılması gerekirken 35 günde yapılmış çalışmalar olarak nitelendirilebilir. Bu da 12 ayda bitmesi gereken inşaatın rahatlıkla 9 ayda biteceğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Vali Dallı: "Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin kurduğu Şabaniyye kolunun Endonezya’da Samaniyye adıyla bir kolu var" Kastamonu’da, 31. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası kapsamında gerçekleştirilen konferansta konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Halveti tarikatının Şabaniyye kolunun Endonezya’da da Samaniyye adıyla bir kolu olduğunu belirterek, "Hz. Pir’in etkisinin, tesirinin nerelere kadar gittiğini, ne kadar büyük bir zat olduğunu görmüş olduk" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kastamonu Valiliği ile Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı iş birliğinde gerçekleştirilen 31. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası kapsamında, Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde konferans gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı’nın konuşmacı olarak katıldığı konferans öncesinde Araştırmacı Yazar Mustafa Gezici tarafından oluşturulan "Hicaz Demir Yolu" konulu sergisinin açılışı yapıldı. Sergide Hicaz Demir Yolu’nun tarihini anlatan belge ve fotoğraflar katılımcılardan büyük ilgi gördü. "Esma-i Hüsna listelerinde Allah’ın emrediciliğini ifade eden bir sıfat yoktur" Serginin ardından başlayan konferansta konuşan Prof. Dr. Emin Maşalı, "İlahi Rahmetin Gölgesinde Kulluk Bilinci" başlığıyla yaptığı konuşmasında, "Allah kelimesini zikrettiğim zaman içinizde Cenab-ı Hakkın rahmeti, şefkati, merhameti mi şekilleniyor. Duygu olarak zihinlerinizde, gönül dünyanızda yok ise Cenab-ı Hakkın emrediciliği, yasak koyuculuğu mu zihinlerinizde, gönüllerinizde vücut buluyor? Öyle tahmin ediyorum; Allah kelimesini zikrettiğimde, zihinlerinizde, gönüllerinizde şekillenen şey, daha ziyade bir takım emirler gönderen ya da bir takım yasaklar koyan yüce irade şekillenir. Ama size bir şey söyleyeyim, mesela Esma-i Hüsna listelerinde Allah’ın emrediciliğini ifade eden ya da Allah’ın yasaklayıcılığını ifade eden, emreden ve yasak koyan şeklinde bir sıfat yoktur. Birinci sırada Rahman, Rahim ve Amir, Nahi, emreden ve yasak koyan şeklinde bir Esma-i Hüsna arasında bir isim, bir sıfat bulunmamaktadır. Ama ilginçtir, Cenab-ı Hakkın bütün isim ve sıfatlarını anlamlı kılan, onlara esas teşkil eden Rahman sıfatı bizim Allah’la irtibatımızı tesis etmezken, Esma-i Hüsna listelerinde yer almayan Amir ve Nahi sıfatları bizim Allah ile irtibatımızı daha çok şekillendirmektedir. Bu aslında bizim Allah ile irtibatımızı Kur’an-ı Kerim’in kurduğunu, sünnetin kurduğunu ifade eder. Peygamber Efendimizin(sallallahu aleyhi ve sellem) kurduğu yerden kurmuyoruz, oradan bağlamıyoruz demektir" dedi. Konferansta konuşan Vali Meftun Dallı ise Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin Anadolu’nun dört manevi direğinden birisi olduğunu hatırlatarak, "Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerini, sadece bölgemizde veya Anadolu coğrafyamızda değil, Kuzey Afrika’dan Orta Doğu’ya, Afganistan’a varıncaya kadar müntesipleri olduğunu biliyoruz. Fakat birkaç ay önce İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi Başkanımız Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç hocamız, Kastamonu’ya geldiğinde, türbeyi ziyarete gittik. Hocamız Endonezya’da büyükelçiyken bir gün birkaç gencin yanına geldiğini söyledi. Demişler ki ’siz Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisisiniz, orada Kastamonu diye bir yer var, orada da Şeyh Şaban-ı Veli adında bir büyük zat var, onu duydunuz mu?’ Hoca bu konuyu enine boyuna bilen birisi. ’Ben biliyorum da siz nereden biliyorsunuz’ demiş. Demişler ki, ’Halvetiyye bugün çok büyük tarikatlarımızdan bir tanesi.’ Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin kurduğu Şabaniyye kolunun Endonezya’da da Samaniyye adıyla bir kolu var. Bunu da ilk defa öğrenmiş olduk. Bu da son derece önemli bir şey. Hz. Pir’in etkisinin, tesirinin nerelere kadar gittiğini, ne kadar büyük bir zat olduğunu görmüş olduk. İnşallah bundan sonraki yıllarda da bu kıymetlerin bizden sonraki nesillere aktarılması için bu haftanın hayırlara vesile olacağını, katkısı olacağını biliyoruz. Hep beraber elimizden gelen gayreti göstereceğiz" diye konuştu. Konferansın sonunda Vali Dallı, Prof. Dr. Maşalı’ya plaket takdim etti.
Nevşehir Nevşehir’de Eda Özden’in öldüğü olayı damar yolu çözecek Nevşehir’de yaklaşık 18 ay önce ruhsatsız işletildiği öne sürülen bir klinikte ozon tedavisi gördüğü sırada fenalaşarak hayatını kaybeden 36 yaşındaki Eda Özden’in ölümüne ilişkin dava dosyasına giren yeni belgeler dikkat çekti. Sanık doktor B.B.’nin "tedavi uygulamadım" yönündeki savunmasına rağmen, olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerinin ifadelerinde hastanın elinde açık damar yolu bulunduğu ve serum takılı olduğu yönünde beyanlar yer aldı. Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve sanık doktor B.B.’nin Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesi kapsamında "taksirle ölüme neden olma" suçlamasıyla yargılandığı dava dosyasına yeni deliller girmeye devam ediyor. Dosyada yer alan belgeler, sanığın savunması ile olay anına ilişkin tutanaklar arasındaki çelişkileri yeniden gündeme taşıdı. Dosyada bulunan 112 Acil Sağlık personeli ifadelerine göre ekipler olay yerine ulaştığında Eda Özden’in elinde açık damar yolu bulunduğu ve serum takılı olduğu görüldü. Sağlık çalışanlarının beyanları, sanık doktorun daha önce verdiği "hastaya aktif tedavi uygulanmadı" yönündeki savunmasıyla çelişen önemli detaylardan biri olarak dosyada yer aldı. Ayrıca aynı personelin ifadelerinde hastanın ozon tedavisi uygulanan odada olduğu ve hemen yanında bulunan cihazın da açık olduğu yönündeki ifadeleri de dosyada yer aldı. Sanık doktor B.B. daha önceki ifadesinde, kliniğin henüz faaliyete başlamadığını, olay günü yalnızca fenalaşan hastaya ilk müdahaleyi yaptığını ve ardından ambulans çağrıldığını savunmuştu. Ancak soruşturma dosyasına daha önce giren telefon yazışmalarında da hastalarla randevulaşıldığı, tedavi gün ve saatlerinin planlandığı görülmüştü. Olay, 1 Mart 2024 tarihinde Nevşehir’de meydana geldi. İddiaya göre, kilo verme amacıyla ozon tedavisi almak isteyen Eda Özden, ikinci seans için gittiği klinikte fenalaştı. İlk müdahalesi klinikte yapılan Özden, ambulansla Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki yoğun bakım sürecinin ardından Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilen genç kadın, 5 Mart 2024 tarihinde hayatını kaybetti. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda ise Özden’in ölümünün "ilaçlara bağlı oluşan alerjik reaksiyon sonucu meydana gelmiş olabileceği" değerlendirmesine yer verildi. Raporda kesin ölüm nedeninin net olarak belirlenemediği ancak ilaç uygulamasına bağlı reaksiyon ihtimalinin bulunduğu kaydedildi. İddiaya göre, Özden’in ilk hastaneye geldiği anda çekilen beyin tomografisinde beyninde hava olduğu ve bu görüntülerin de dosyaya gireceği öğrenildi. Hayatını kaybeden Eda Özden’in eşi Yasin Özden, eşinin herhangi bir kronik rahatsızlığı olmadığını belirterek adalet mücadelesini sürdürdüklerini söyledi. Özden, eşinin yalnızca kilo verme amacıyla ozon tedavisi almak istediğini ifade etti. Eda Özden’in ölümünün ardından mühürlenen kliniğin, sağlık il müdürlüğü tarafından verilen ruhsat ile çalışmalarına başladığı öğrenildi.
Burdur Öldürülüp yakılan Kübra Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü Korkuteli Barajı’nda bulundu Burdur’da silahla vurularak öldürüldükten sonra önce toprağa gömülen, ardından yakılan Kübra Yapıcı’nın cesedinin bir bölümünün Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulunduğu bildirildi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı için ekipler tarafından yapılan çalışmalarda cansız bedeni dün gece yakılmış halde bulunmuştu. İncelemede Yapıcı’nın silahla vurularak öldürüldükten sonra gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılıp cesedinin yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla şüpheli Ataberk S. de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı başlatılan soruşturmada İlyas Umut D.’nin cesedin bir kısmının Korkuteli Barajı’na atıldığını itiraf etmesi üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve Korkuteli İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bölgede arama çalışması başlattı. Akşam saatlerine kadar süren aramadan sonuç çıkmazken, çalışmalar sabah da devam etti. Yapılan çalışmalar neticesinde Kübra Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü barajda bulundu. Ekipler tarafından yapılan incelemenin ardından Bucak Devlet Hastanesi morguna götürülen Yapıcı’nın cesedinin parçalarının daha sonra Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderileceği bildirildi.