EKONOMİ - 19 Haziran 2023 Pazartesi 12:04

15 milyon gül yaprağından çıkıyor, litresi 10 bin euroya kadar alcı buluyor

A
A
A
15 milyon gül yaprağından çıkıyor, litresi 10 bin euroya kadar alcı buluyor

Güller, göller, diyarı olarak anılan Burdur’da az bilinse de nesillerdir yapılan gül yetiştiriciliği birçok ailenin geçim kaynağı.

Güller, göller, diyarı olarak anılan Burdur’da az bilinse de nesillerdir yapılan gül yetiştiriciliği birçok ailenin geçim kaynağı. Hasat zamanına kadar gözü gibi baktıkları gülleri toplayıp suyunu ve yağını çıkaran yetiştiriciler bunları ilaç ve kozmetik alanında kullanıma sunuyorlar. İklim şartlarından dolayı eskiye nazaran daha az verim alınsa da gül yetiştiriciliğinin ata mesleği olmasından dolayı devam ettiriyorlar. 15 milyon gül yaprağına tekabül eden 4 ton gülden çıkan 1 litre gül yağı geçtiğimiz yıl 10 bin euroya kadar alıcı bulmuştu.


Burdur’un Ağlasun İlçesinde gül yetiştiriciliği ve gül yağı işletmeciliği yapan Ertaş Ailesi de bunlardan biri. Dedelerinden kalma mesleği 3 nesildir devam ettiren aile hem kendi bahçelerine diktikleri, hem de köylülerden aldıkları gülleri yine dedelerinden kalma kendi fabrikalarında işleyerek geçimlerini sürdürüyorlar.


Ağlasun’da hem gül yetiştiriciliği yapan hem de bölgedeki gülleri fabrikasında işleyen Ziraat Mühendisi Sefa Ertaş; “Gül yağı fabrikamız var. Aynı zamanda bölgede gül üretimi yapıyoruz. Yaklaşık 500 dönüme yakın gül bahçemiz var. Isparta gülü üretiyoruz. Gülümüz diktikten itibaren bir yıl içerisinde hasat yapmaya hazır hale geliyor. Mayıs ayında hasadımız başlar, haziran ayında biter. Bir aylık bir toplanma süreci olur. Bu bir ay içerisinde her gün gül toplarız. Bu gülleri hem kendi bahçelerimizden toplayıp hem de köylü halkımızdan alarak kendi gül yağı fabrikamızda işleriz. Bu güller Burdur ve Isparta’da yetişiyor sadece. Bunun nedeni de bölgenin iklim şartlarından kaynaklanıyor. Türkiye’nin her yerinde bu gül yetiştirilebilir ancak kaliteli yağ ve kaliteli gül suyu, gül mayası gibi ürünleri alabilmemiz için bu bölgenin iklim şartları daha uygundur” açıklamasında bulundu.



Gülü seven dikenine katlanır


Gül üreticisi Fatma Kazan ise gül yetiştirmenin zorluklarından bahsettiği konuşmasında; “Biz çiftçilik ile uğraşıyoruz, gül yetiştiriyoruz. Gülü yetiştirirken budanması, dibinin çapalanması, gübrelenmesi, ilaçlanması gibi zorlukları var. Gülleri toplarken ise ne kadar çok çalışan olursa o kadar kolay oluyor. Tabi gülü toplarken ellerimize diken batıyor ama gülü seven dikenine katlanır. Para kazanmamız için mecburen bunlara katlanmak zorundayız. Bazen karşımıza yılan çıkıyor, kertenkele çıkıyor biz onlardan onlar bizden korkup kaçıyor. Ama yapacak bir şey yok çalışmaya devam ediyoruz” sözlerini sarf etti.



Önceden günde 50 ton gül işlerdik şimdi ise ayda 50 ton işleyebiliyoruz


Üç kuşaktır gül yetiştirip yağını çıkaran Yüksel Ertaş; “Bu meslek bize atadan kalma bir meslek. Zamanında bizim atalarımız, dedelerimiz 12 kiloluk ibrik kazanlarda kaynatıyorlardı gülü. Odunla, su fıçısıyla yani ilkel yöntemler kullanıyorlardı. Ama şimdi artık son yıllarda biraz daha değişti. Fueloil ile buhar ile güllerimizi kaynatıyoruz. 1989 yılından beri aynı şekilde bu işi yapmaya devam ediyoruz. Tabi bu yıllarda biraz güllerde ama hava şartlarından ama iklimden dolayı gül ürünlerinin biraz rekoltelerinin düşük olduğu, ürünlerin az olduğu tespit edildi. Ama biz yine de üretime devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Eskiden günde 50 ton gül işliyorduk ancak şimdi iklimsel değişikliklerden dolayı ayda 50 ton gül işleyebiliyoruz..” dedi.



“60 yıldır burada gül üretiyoruz”


Gül deyince akla hep Isparta’nın geldiğini ancak Burdur’da da yıllardı gül üretimi yapıldığını dile getiren Ertaş; “Gül üretimi Isparta’nın Dere mahallesinde başlatılmış. Tabi ondan sonrada Burdur’da da üretilmeye başlanmış. Çünkü Burdur- Isparta arasında 25 kilometre bir fark var. İklim de benzer olduğu için iki yerde de yetiştirilebiliyor. Gül üretimi rakımın 950 ile 1250 arasında olduğu yerde yapılıyor. Gül toplama işlemi sabah günün ağarması ile başlar en geç saat 10 a kadar biter. Çünkü öğlen sıcağına kaldığında uçucu yağ olduğu için gülün yağı uçar, rekoltesi düşer. Onun için göller yöresinde aynı Isparta’da olduğu gibi Burdur’da da gül yetiştirilir. Burdur bilinmiyor ama çok eskiden beri yani neredeyse 60 yıldır burada da mazisi var.” şeklinde konuştu.



“4 ton gülden 1 litre gül yağı”


Hasat döngüsünün nasıl olduğunu da anlatan Ertaş; “Ürünlerimizi sabah 05.00 gibi toplamaya başlıyoruz. Hem Yeşilbaş Kasabamızda hem de kendi bahçelerimizde toplayıp kantarlarımızda topladığımız gülleri saat 12.00- 13.00 gibi fabrikamızda bulunan kazanlarımıza dolduruyoruz. Bu kazanlarımız bakırdır çünkü ateşte daha çabuk ısınıyor daha geç soğuyor. Bir kazan bir buçuk ton su 500 kilo da gül basıyoruz. Burada güller iki buçuk saat kısık ateşte buhar ile kaynıyor. Oradan çıkan yağlı suyu damıtma sistemi ile damıtarak 2 ton olana kadar bekliyoruz. 2 ton yağlı suya ulaştığımızda tekrar kazana aktararak tekrar kaynatıyoruz ve gül yağını elde ediyoruz. 4 ton gülden 1 litre gül yağı elde ediyoruz. Bu da 15 milyon gül yaprağına tekabül ediyor. Yine aynı şekilde 1 litre gül suyu alabilmek için de 1 ton gül yaprağı işliyoruz” dedi.


Oldukça zahmetli olan gülyağı çıkarma işlemi sezonun iyi geçmesi durumunda üreticinin de yüzünü güldürüyor. 2023 yılı gülçiçeği fiyatlarının Ekim ayında açıklanması beklenirken gülyağı geçtiğimiz yı litresi 10 bin euroya kadar alıcı bulmuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Başkan Sami Er: "Yepyeni bir Malatya oluşturuyoruz" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, hayata geçirdikleri ve kaynağı bulunarak, planlanan projelerle birlikte geleceğin Malatya’sını inşa ettiklerini söyledi. Battalgazi Belediyesi Yeşilçam Sosyal Tesisleri’nde Battalgazi Muhtarlar Derneği Başkanı Abdulvahap Ortaç ve dernek üyeleriyle bir araya gelerek istişarelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er Malatya’da ciddi, kıymetli ve kayda değer işler yaptıklarını söyledi. "Geleceğin Malatya’sını oluşturuyoruz" Sadece depremin yaralarını sarmadıklarını aynı zamanda geleceğin Malatya’sını da inşa ettiklerini aktaran Başkan Er, "Yolarıyla, bulvarlarıyla, yeşil alanlarıyla yepyeni bir Malatya oluşturuyoruz. Allah, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği olmasaydı bu işler hızlı yürümez ve bu seviyede olmazdı. Deprem bölgesine hiçbir kısıtlama yapmadı. Tasarruf tedbirlerine rağmen kaynakları verdi. Malatya Valimizin duruşu, bizim TOKİ’deki tecrübemizle işlerimiz hızla çözüldü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum göreve geldiğimde bana ‘Sen işin merkezinde ol’ dedi. Biz işi ele aldık, valimizle birlikte 3 ay içerisinde bütün rezerv alanları ilan ettik. Plan, proje ihalelerimizi yaptık. Üç ayda organize olduk, bir yılda binalar yükseldi. Yeşilevler 8 ayda tamamlandı" dedi. "35 milyar liralık altyapı yatırımı yapıyoruz" Yeniden imar ve inşa faaliyetlerinin sürdüğü Malatya’da 35 milyar liralık altyapı yatırımı yaptıklarına dikkati çeken Başkan Er, "Şebekenin tamamı değişiyor. İkizce’de 2,5 milyar liraya mal olan kolektör ve ileri biyolojik arıtma yapıyoruz. Orada çıkan suyu tekrar arıtıp, tarımsal sulamada kullanacağız. Yine oradan çıkan çamuru kurutup değerlendireceğiz. Eskimalatya’daki ikinci arıtma projemiz onaylandı. O suyu da tekrar arıtıp, tarımsal sulamada kullanacağız. Organize sanayi bölgesindeki arıtmayı da düzelteceğiz. Çevreyle ilgili çok önemli proje ve yatırımlarımız var. Malatya’da hiçbir atık su arıtılmadan deşarj edilmeyecek. Kapıkaya’da çöp döküm yeri noktasında ihalemizi yaptık. Fransa Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız 10 milyon EURO kaynakla enkaz ayrıştırmasını gerçekleştiriyoruz" bilgisini paylaştı. "Ulaşımla ilgili bir sıkıntımız olmayacak" Malatya’da yol ağlarında ciddi çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Er, "Kışla Caddesi’nin genişliğini 30 metreye çıkardık. Fuzuli Caddesi’nde yapılan çalışmaya müdahale ettik. Bir gidiş bir geliş olarak planlanan cadde iki gidiş iki geliş olacak. Raylı sistem projesi Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından onaylandı. Kuzey ve Güney Kuşak yollarını bitirdik, ikinci etaplarına başlıyoruz. Beylerderesi’nde ikinci bir viyadük çalışmamız var. Kaynağını bulduk, çalışma başladı. Bunun yanında alternatif bir yol yapıyoruz. İkizce’den konutlar arasından çıkıp, Adıyaman yoluna bağlanacak. Malatya kuşak yollarıyla rahatlayacak. Kuzey Çevre Yolu da bu sene bitecek. Şehir merkezinde de yeni yol akslarımız var. Ulaşımla ilgili bir sıkıntımız olmayacak. 122 otobüsü sisteme kattık. Elektrikli otobüsler alacağız. Akülü otobüslerle Malatya’nın ulaşımını sağlayacağız" diye konuştu. "Çok güzel bir su kaynağı getiriyoruz" Malatya’ya yeni bir su kaynağı kazandıracaklarına dikkati çeken Başkan Sami Er, "Malatya’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan Kaptaj’da su debisi 3 bin 500 litreden 2 bin 100 litreye düştü. 500 litre su ilave ettik ama depremde kesilme riskini gördük. Malatya’ya yeni bir su kazandırılması lazım. 75 milyon EURO bir kaynak bulduk. Malatya’ya çok güzel bir su kaynağı getiriyoruz. Fırat Havzası’ndan alıp İnderesi’nde büyük bir arıtma yaparak, alternatif suyu şehrimize kazandıracağız" diye konuştu.
Samsun Akıl oyunları: Çocuklar akıl ve zekalarını yarıştırdı Kendi ilçelerinde birinci olan 200’e yakın öğrenci, ülke birincisi olmak için 8. Türkiye Akıl ve Zekâ Oyunları Samsun İl Turnuvası’nda ter döktü. Türkiye Akıl ve Zekâ Oyunları Şampiyonası, 81 ilden 810 öğrenci, 180 refakatçi öğretmen ve 350 hakemin katılımıyla 5-6-7 Haziran tarihlerinde Konya Selçuklu Uluslararası Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilecek. Konya’daki Türkiye Şampiyonası’na Samsun’dan gidecek öğrencilerin belirlendiği turnuvanın finali ise Samsun Büyükşehir Belediyesi Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da bugün yapıldı. Öğrenciler turnuva kapsamında ilkokul kademesinde motif, pentago, equilibrio, abluka ve küre oyunlarında; ortaokul kademesinde ise kulami, küre, pentago, abluka ve mangala oyunlarında mücadele etti. Turnuva hakkında bilgi veren Akıl ve Zekâ Oyunları Samsun İl Formatörü Yasemin Özer, "Samsun’un 17 ilçesinden gelen öğrencilerimizle birlikte rekabet dolu bir oyun serüveni yaşıyoruz. Bu sene 8’incisi düzenlenecek ve Konya’nın ev sahipliği yapacağı Türkiye şampiyonasında kazanan öğrencilerimiz Samsun’u temsil edecek. Heyecanı bol, kaybedeni olmayan bu yarışmaya 200’e yakın öğrencimiz katıldı. İlçelerinde birinci olan çocuklarımız, Samsun’u Türkiye’de temsil etmek için mücadele ediyor. İlkokul kategorisinde motif, pentago, equilibrio, abluka ve küre oyunlarında mücadele edilirken, ortaokul kademesinde ise kulami, küre, pentago, abluka ve mangala oyunları yer alıyor. Bu alanlarda şampiyon olan öğrencilerimiz, Samsun birincileri olarak gidecekleri Konya’da Türkiye şampiyonu olmak için mücadele edecek" dedi. Tüm Akıl ve Zekâ Oyunları Federasyonu öncülüğünde düzenlenen turnuva, akıl ve zekâ oyunlarının ulusal ve uluslararası alanda sevilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla organize edilerek gençlerin ve çocukların zihinsel gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu yıl Türkiye genelinde 1,7 milyon öğrencinin katıldığı turnuvada, illerinde dereceye giren 10 öğrenci ve 2 refakatçi öğretmenin katılımıyla; 81 ilden 810 öğrenci, 180 refakatçi öğretmen ve 350 hakemin gözlemciliğinde Konya’daki Türkiye Şampiyonası’nda final yapılacak.
Samsun Canik’te Geleneksel Mangala Turnuvası başlıyor Samsun’un Canik ilçesinde geleneksel hale gelen Mangala Turnuvası, bu yıl da çocukları, gençleri ve aileleri aynı masa etrafında buluşturarak hem rekabeti hem de kültürel mirası yaşatmaya hazırlanıyor. Canik Belediyesi tarafından düzenlenen ve ilçede artık bir gelenek haline gelen Canik Mangala Turnuvası, 10 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da başlayacak birinci tur karşılaşmalarıyla start alacak. Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda, katılımcılar strateji ve zekâ gerektiren bu kadim oyunda kıyasıya mücadele edecek. Turnuvaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, mangalanın sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras taşıdığını vurgulayarak, "Canik Mangala Turnuvası’yla sevince ortak oluyor, aile içi iletişimin güçlendirilmesine katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. 4 bin yıllık geçmişiyle dikkat çeken ve UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak tescillenen mangalanın, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde bilişsel gelişime katkı sunduğuna dikkat çekilirken, turnuva kapsamında çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin de düzenleneceği belirtildi. Canik’te her yıl yoğun ilgi gören turnuva, bu yıl da ailelerin katılımıyla hem rekabet hem de dayanışma atmosferi oluşturacak şekilde gerçekleştirilecek.