ASAYİŞ - 25 Ocak 2025 Cumartesi 16:41

Otomobilleriyle ‘kutu kutu pense’ oynadılar

A
A
A
Otomobilleriyle ‘kutu kutu pense’ oynadılar

Bursa’da bir gurup genç, araçlarıyla ‘kutu kutu pense’ oynayıp o anları kaydetti. Vatandaşları tebessüm ettiren o görüntüler sosyal medyada ilgi odağı oldu.


Bursa’nın Osmangazi ilçesi Gökdere mevkiinde bulunan park alanına otomobilleriyle bir araya gelen bir gurup genç, aralarında sohbet ettikten sonra direksiyon başına geçip daire çizerek ilerlemeye başladı. Ortada duran kişiler ise müzik eşliğinde ‘kutu kutu pense’ oynadı. Gençlerin ilginç oyunu, sosyal medyada yayılınca, vatandaşlar o anları tebessüm ederek izledi.



Otomobilleriyle ‘kutu kutu pense’ oynadılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Başkan Güngör: "Manavgat, vergi tahsilatında Türkiye’ye örnek bir kent" MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, KURGAN ve Dijital Uygulamalar ile vergi denetimlerinde yeni dönem başlıklı toplantıda yaptığı konuşmada Manavgat’ın tahsilat gücü yüksek, Türkiye genelinde 52 ilden daha fazla vergi ödeyen örnek bir ilçe konumunda olduğunu söyledi. Antalya Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) iş birliğinde, Otogar Toplantı Salonu’nda "Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) ve Dijital Uygulamalar ile Vergi Denetimlerinde Yeni Dönem" başlıklı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, vergi denetimlerinde dijitalleşmeyle başlayan yeni dönemin uygulama detaylarını ve iş dünyasına yansımalarını ele almak üzere bir araya geldiklerini belirtti. Güngör, Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) ile denetimlerin daha etkin yürütüldüğünü, kayıt dışılıkla mücadelenin güçlendiğini ve mükellefler açısından daha öngörülebilir ve şeffaf bir denetim sürecinin oluşturulduğunu söyledi. Manavgat’ın vergi tahsilatındaki yükselişi dikkat çekiyor Manavgat’ın tahsilat performansı ve kayıtlı mükellef yapısıyla istikrarlı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Güngör, ilçede 2023 yılında 8 milyar 64 milyon TL, 2024 yılında 14 milyar 211 milyon TL, 2025 yılında ise 22 milyar 38 milyon TL vergi tahsilatı gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu verilerin, Manavgat’ın vergisini düzenli ödeyen, tahsilat gücü yüksek, ticari disiplini gelişmiş ve ekonomik sorumluluk bilinci güçlü bir ilçe olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Manavgat’ın ekonomik gücü ve yeni nesil vergi denetimi anlatıldı İş dünyasının mali yükümlülüklere gösterdiği hassasiyetin kayıtlı ekonomiyi güçlendirdiğini vurgulayan Güngör, bu yapının Manavgat’ı kamu maliyesi açısından örnek bir konuma taşıdığını, aynı zamanda yatırımcılar için güven veren ve istikrarlı bir iş ortamı sunduğunu kaydetti. Başkan Güngör, söz konusu tahsilat rakamlarının Manavgat’ı Türkiye genelinde 52 ilden daha fazla vergi ödeyen, ekonomik açıdan güçlü ve üst sıralarda yer alan bir ilçe konumunda olduğunu açıkça ortaya koyduğunu sözlerine ekledi. Antalya Vergi Denetim Kurulu Başkanı Emre Gök ile Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çağrı Türkyılmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, KURGAN ve dijital uygulamalar kapsamında vergi denetimlerinde başlayan yeni döneme ilişkin sunumlar yapıldı. Katılımcılara sistemin işleyişi ve denetim süreçleri hakkında bilgi verildi. Toplantı sonunda katılımcıların soruları da yanıtlandı.
İstanbul "Türkiye ekonomisine 1 milyar dolar üretim katkısı sağladık" McDonald’s Türkiye, yüzde 98 yerli girdi yaklaşımıyla 2025 yılı için belirlediği, Türkiye ekonomisine 1 milyar dolarlık üretim katkısı hedefine ulaştığını açıkladı. Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığı 1986 yılından günümüze kadar sunduğu hizmetle ve oluşturduğu ekonomik değerle Türkiye’ye katkı sağlayan McDonald’s Türkiye, 2025 yılında da büyümesini sürdürdü. Yerel tedarik ekosistemine dayalı yaklaşımıyla Türkiye ekonomisine sağladığı üretim katkısını 1 milyar dolara çıkaran şirket, dijitalleşme yatırımlarının yanı sıra istihdamda fırsat eşitliğini destekleyen uygulamalarıyla öne çıktı. "5 yıl içinde 500 restorana ulaşmayı hedefliyoruz" 2025 yılında 36 yeni restoranı devreye alan şirket, İstanbul ve İzmir’in yanı sıra Antalya, Ankara, Eskişehir ve Bursa’da da lezzet severlerle buluştu. Turizm hattındaysa Fethiye, Göcek, Kuşadası, Selçuk, Bodrum ve Altınoluk’ta restoran açılışları gerçekleştirdi. "2025’te büyümemizi ülke genelinde sürdürdük" diyen McDonald’s Türkiye CEO’su Mwaffak Kanjee, "306 restoranımız ve 10 bini aşkın çalışanımızla hizmet ağımızı genişletmeye devam ediyor, yüzde 98 yerlilik oranımızla güçlü bir biçimde bağlı olduğumuz bu topraklara katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz. 2026 yılında da gerçekleştirmeyi planladığımız 38 yeni restoran açılışıyla misafirlerimizi memnun etmeyi ve ülkemiz için değer üretmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Kanjee, beş yıl içinde 500 restorana ulaşmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. "Bu yıl 2 bin kişiyi daha istihdam edeceğiz" Şirketin güçlü ve kapsayıcı bir istihdam politikasına sahip olduğunu belirten Mwaffak Kanjee; "Büyüme planlarımız dahilinde geçen yıl 2 bin kişilik istihdamla çalışma arkadaşlarımızın sayısını 10 bine yükseltmiştik. Bu yıl 2 bin kişi daha istihdam ederek büyümemizi sürdüreceğiz" dedi. Kadın çalışma oranına da değinen Kanjee, "Toplam çalışanlarımız içinde kadınların payı yüzde 50,5’e ulaştı. Restoranlarda ekip üyeliğinden yöneticiliğe uzanan tüm pozisyonlarda aktif rol alan kadın çalışanlarımız, markamızın sahadaki iş gücü yapısında önemli bir yer tutuyor. İŞKUR ve yerel belediyelerle yürüttüğümüz iş birlikleriyle kadın istihdamını desteklemeye, esnek çalışma düzeniyle daha fazla kadına istihdam fırsatı oluşturmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "ABD’den Güney Kore’ye pek çok ülke başarımızı görmeye geldi" 2025’te restoran içi deneyimi bir üst noktaya taşıyan dijital yatırımlara da ağırlık veren şirket, "Geleceğin Restoran Deneyimi" kapsamında ülke genelinde 594 sipariş kioskunu devreye aldı. "Ortaya koyduğumuz bu standart, global ölçekte yakından takip ediliyor" diyen Kanjee, bu dönüşümün sahadaki karşılığını görmek üzere Amerika Global Yönetim Kurulu’nun da aralarında bulunduğu Dubai, Güney Kore, Latin Amerika ve Güney Afrika’dan yönetim ekiplerini yıl boyunca Türkiye’de ağırladıklarını belirtti. İletişim çalışmaları uluslararası ödülleri getirdi Yapılan açıklamaya göre şirket, yıl boyunca yüksek görünürlük oluşturan kampanyalarıyla da gündeme geldi. Minecraft, Friends, Sekizinci Aile, Grimace ve McHesaplı Menüler gibi çalışmalarıyla geniş kitlelere ulaşan marka, iletişim ve pazarlama alanında önemli ödüllere layık görüldü. 2025 yılında Kristal Elma’dan gümüş ödülle dönen McDonald’s Türkiye; IPRA Golden World Awards ve Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri gibi prestijli yarışmalarda iletişim alanında büyük ödüller kazandı. Etkili reklam ve kampanyaların ödüllendirildiği Effie ve Mixx Awards’ta da ikişer altın ödül elde eden şirket, Great Place to Work’ün "Genç Kuşaklar İçin En İyi İşverenler" listesinde yer aldı. Ayrıca 2024 EMEA Development ve 2025 T3 Market Zero gibi uluslararası ödüller de markanın başarılı çalışmalarının nişanesi oldu.
Balıkesir Pinalar son sığınağı Marmara’da çoğalıyor; umut oluyor Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırı ve pinaların Marmara için önemine işaret ederek, "Pina, son sığınak Marmara’da canlılığını, sağlıklı yaşamını sürdürüyor. Pinaları çok az biliyoruz. Bilmek, tanımak korumanın temeli." dedi. Sarı, yaptığı açıklamada, bu yıl Marmara Denizi’nde bebek pina sayısında artış olduğunu belirterek, Marmara ve pinanın, kirliliğe, deniz suyu sıcaklıklarındaki artışa, yanlış kıyı yönetimine ve yanlış avcılığa rağmen birlikte direndiğini kaydetti. Saatte 6 litre suyu filtre ederek temizleyen, Akdeniz’in endemik türü olan pinanın, müsilajsız Marmara için umut olduğunu dile getiren Sarı, İstanbul’da Tuzla kıyılarındaki dalışta pinayla karşılaştığı için sevindiğini anlattı. "Okullarda pinalar anlatılmalı" Yoğun kentleşme, sanayi, kirlilik, kıyı dolguları yüzünden Marmara’nın kuzey kıyılarında sınırlı alanda varlığını sürdürebilen pinanın sağlıklı populasyonlarından biriyle Tuzla Yelken Kulübü kıyılarında karşılaştığını aktaran Sarı, şöyle konuştu: "Pırıl pırıl sularıyla bizi şaşırtan bu ilginç alanda, çok sayıda sağlıklı pinayı görüntülemek bizi şaşırttı. İstanbul’un en yoğun endüstriyel alanlarından birinin kıyılarında böyle sağlıklı ve güçlü bir popülasyonun varlığı umudumuzu artırdı. 2016-2019 yılları arasında bir hastalık yüzünden, Cebelitarık Boğazı ile Çanakkale Boğazı arasında neredeyse bütün Akdeniz’de toplu ölüme maruz kalan pina, son sığınak Marmara’da canlılığını, sağlıklı yaşamını sürdürüyor. Kirlilik, kıyı dolguları, tekne çapaları, iklim değişimine bağlı deniz suyu sıcaklıklarındaki artış yüzünden tehdit altında olan pinaları korumak için azami gayret göstermemiz lazım. Pinaları çok az biliyoruz. Bilmek, tanımak korumanın temeli. Marmara Denizi çevresinde okullarda pinaları anlatmalı, sahil ve plajlara panolar koyarak bilgilendirmeyi artırmalıyız." "Metrekarede 3-4 pina görüldü" Sarı, İzmit Körfezi girişinde Eskihisar Kalesi dibinde, kıyı dolgularından kendini kurtarabilmiş küçücük bir alanda da hem deniz çayırı hem oldukça yoğun pina (Pinna nobilis) popülasyonuna rast geldiklerini vurgulayarak, "Neredeyse her metrekarede 3-4 pina var." dedi. Son yıllarda İzmit Körfezi’nde yürütülen temizleme çalışmalarının etkisinin tüm körfeze yayılması durumunda deniz çayırlarının da geri gelebileceğine dikkati çeken Sarı, şöyle devam etti: "Müsilajsız Marmara için umut bağladığımız pina ve onun en önemli habitatı olan, 1 metrekaresi günde 10 litreden fazla oksijen üreten deniz çayırlarını korumak zorundayız. Çayır alanının hemen yanında devam eden yağmur suyu tahliye borularına yönelik inşaatın bu alana zarar vermemesi için gerekli önlemleri acilen almalıyız. Hergün binlerce insanın yürüdüğü, zaman geçirdiği bu alana pina ve deniz çayırlarının önemini anlatan bilgilendirme panosu koymalıyız. Pinanın ve deniz çayırlarının umudu sönmemeli, bütün Marmara’ya yayılmalı." "Her saat 2 futbol sahası deniz çayırı yok oluyor" Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının 1 metrekaresinin günlük 10 litreden fazla oksijen ürettiğine dikkati çekerek, şunları söyledi: "Yavru balıklar, pinalar ve bütün deniz canlılarına saklanma, beslenme, barınma, üreme alanı olur. Tropik ormanlardan kat kat fazla karbon tutar. Bulanıklık yapan askıda katıları çöktürerek suyu berraklaştırır. Plaj sularını temizler. Rizomlu kökleriyle sedimenti tutarak, kıyısal erozyonu önler. Dünyada her saat 2 futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı yok oluyor. Çayırları korursak, iklim değişimi etkisiyle artan şiddetli hava olaylarına bağlı kıyı tahribini azaltma şansımız var."