GÜNDEM - 02 Haziran 2026 Salı 10:15

Çöpe atılan tonlarca ekmeği toplayıp hayvanlara ulaştırıyor

A
A
A
Çöpe atılan tonlarca ekmeği toplayıp hayvanlara ulaştırıyor

Ankara’da hurdacılık yaparak geçimini sağlayan Zeki Karakaya, sokaklardan ve çöplerden topladığı tonlarca ekmeği yabani ve sahipsiz hayvanlara ulaştırıyor. Ankara’dan topladığı ekmekleri kamyonlarıyla Çorum’a getiren Karakaya, hem israfı önlüyor hem de hayvanları besliyor.


Ankara’da yaşayan evli ve 4 çocuk babası Zeki Karakaya, hurdacılık mesleğiyle geçimini sağlıyor. Ekmeklerin çöplere atılmasından rahatsız olan Karakaya, işi sebebiyle gezerken gördüğü ekmekleri toplamaya başladı. Topladığı ekmekleri biriktiren Karakaya, daha sonra biriktirdiği ekmekleri kamyonetiyle memleketi Çorum’a getirerek, sahipsiz ve yabani hayvanları besliyor. Her gün yaklaşık 2 saat boyunca aracıyla şehir merkezinde dolaşarak bayat ekmekleri topladığını belirten Karakaya, topladığı ekmekleri depolamak için özel bir "ekmek ambarı" yaptığını söyledi. İki ayda bir gerçekleştirdiği dağıtımlarda 2 ila 3 ton arasında ekmeği dağlardaki yabani hayvanlara, yabani kuşlara ve köylerdeki sahipsiz hayvanlara ulaştırdığını dile getiren Karakaya, son bir yılda yaklaşık 15 ton ekmeği hayvanlara ulaştırdığını söyledi. Amacının israfın önüne geçmek olduğunu vurgulayan Karakaya, bunu yaparken büyük mutluluk yaşadığını dile getirdi.


"Hurdacılık yaparken ekmekler sağda, solda, yerde, çöpte hep gözüme takılırdı"


Çöplerdeki ekmekleri görünce büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Karakaya, "Geçimimi hurdacılık yaparak sağlıyorum. Hurdacılık yaparken ekmekler sağda, solda, yerde, çöpte hep gözüme takılırdı. ‘Allah’ım, bunları toplamayı bana nasip et’ dedim. Cenab-ı Allah da bana nasip etti. Bir yıldır topluyorum.Topladığım nimetleri Allah rızası için memleketim Çorum’un tabiatında yaşayan yabani hayvanlara, yabani kuşlara, köylerdeki sahipsiz hayvanlara ulaştırıyorum. Bunu onların duası almak için ve israfı değerlendirmeye çalışıyorum. Amacım burada israfa karşı farkındalık oluşturmak" dedi.


"Bir yılda aşağı yukarı 15 ton ekmek topladım"


Bir yıldır ekmek topladığını dile getiren Karakaya, "15 yıldır aklımdaydı, son bir yıldır aralıksız, her gün sokaklardan ekmek topluyorum. 2 saat aracımla geziyorum, 2 saatte boşaltım yapıyorum. Bunun için ambar yaptım. Eski buğday ambarı vardı, ben de adını ekmek ambarı koydum. Topladığım nimetleri 2 ayda bir dağıtıyorum. 2 ayda yaklaşık 2 ila 3 ton arasında ekmek dağıtımı yapıyorum. Bir yılda yaklaşık 15 ton ekmek topladım. Bu benim 5. dağıtımım olacak. İsraf yapmayalım. İsrafımız varsa hayvanlara verelim" diye konuştu.


(MCK-MK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Turfanda buğdayda hasat başladı: Rekolte yüz güldürdü Türkiye’nin önemli buğday üretim merkezlerinden Adana’da turfanda buğdayda hasat başladı. Yağışlar nedeniyle verimi artan buğdaydan bu sene 600-700 bin ton rekolte bekleniyor. Birçok ürünün ham maddesi olan ve savaşlar nedeniyle stratejik öneme sahip buğday hasadı için biçerdöverler Çukurova’daki tarlalarda çalışmaya başladı. Türkiye’nin en önemli hububat üretim merkezlerinden Adana’da turfanda ilk buğdayın hasadı Yüreğir ilçesinde gerçekleştirildi. Ülke ihtiyacının yaklaşık yüzde 4’ünü karşılayan Adana’da bu sene yaklaşık 1 milyon dönüm buğday ekildi. Yağmurlar rekolteyi arttırdı Bu sezon yoğun yağışlar nedeniyle buğday rekoltesi de arttı. Kıraç bölgelerde dönüme ortalama 400-450 kilogram verim alınırken ovada ise ortalama 500-700 kilogram arasında verim alınıyor. Geçtiğimiz sene 330 bin tona yakın rekolte alınan buğdaydan bu sene 600-700 bin ton rekolte bekleniyor. Çiftçi, biraz daha yüksek fiyat bekliyordu Öte yandan Çukurova çiftçisi de buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı alım fiyatının biraz üzerinde fiyat beklediğini ifade etti. TMO tarafından buğdayın ton başına alım fiyatı 16 bin 500 lira olarak belirlenirken çiftçiler ise en az ton başına 18-20 bin lira fiyat beklediklerini söyledi. "Rekolte yüksek" Hasatla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu yıl verimin yüksek olduğunu söyledi. Bu yıl serin ve yağışlı hava şartları nedeniyle hasadın önceki yıllara göre geciktiğini kaydeden Doğan, "Aşırı yağışlardan dolayı bazı bölgelerde buğday tarlaları su altında kaldı. Bu alanlarda dönüm başına 400-450 kilogram verim alınırken, su baskınından etkilenmeyen bölgelerde verimin 500 ile 700 kilogram arasında değişiyor" dedi. "Ürünlerinizi lisanslı depolara verin" Hasat edilen ürünlerde rutubet oranı henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını ifade eden Doğan, önümüzdeki günlerde rutubetin yüzde 14 seviyesine düşmesiyle birlikte Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve lisanslı depoların ürün alımlarını hızlandıracağını belirtti. Çiftçilere ürünlerini lisanslı depolara teslim etmeleri çağrısında bulunan Doğan, bu sayede yüzde 2 stopaj kesintisinden muaf olunacağını hatırlattı. "Fiyatların yeniden değerlendirilmesini bekliyoruz" TMO tarafından açıklanan kilogram başına 16,5 liralık buğday alım fiyatını değerlendiren Doğan, çiftçinin beklentisinin 20 lira seviyesinde olduğunu dile getirdi. Üretim maliyetlerinin kilogram başına yaklaşık 18 liraya ulaştığını ifade eden Doğan, "Bu sene yaş çaya yüzde 37,5 oranında artış yapıldı ancak buğdayda yüzde 22 artış yapıldı. Çiftçinin maliyetinin altında kalan fiyatlar üreticiyi zor durumda bırakıyor. Bu nedenle fiyatların yeniden değerlendirilmesini bekliyoruz. Ayrıca lisanslı depolara ürün veren üretici parasını 45 gün içerisinde alacak. Bu konuda da yeniden değerlendirme talebimiz var. 45 gün uzun bir süre" dedi. "Ülke ihtiyacı karşılanacak" Türkiye genelinde bu yıl 24-25 milyon ton seviyesinde buğday rekoltesi beklendiğini belirten Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu miktarın ülkenin ihtiyacını karşılayacak düzeyde olduğunu söyledi. Adana’da bu yıl buğday ekim alanlarının geçen yıla göre yüzde 5 arttığını aktaran Doğan, kent genelinde yaklaşık 1 milyon dönüm alanda buğday ekimi yapıldığını ve yüksek rekolte beklendiğini de belirtti. Buğday hasadı yapan üretici Mehmet Kaya ise verimden memnun olduğunu ifade etti.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 3 kişi gözaltına alındı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde yeni bir operasyon düzenlendi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, Muhittin Böcek’in kuaförü Ö.S., Antalya Büyükşehir Belediyesi sosyal medya sorumlusu B.Ü. ve belediyede görevli bir mimar gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı bulunan gazeteci C.D.’nin ise adreslerinde bulunamadığı, yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma doğrultusunda sabah saatlerinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan B.Ü. ve bir mimar, Muhittin Böcek’in kuaförü Ö.S. ve gazeteci C.D. hakkında gözaltı kararı verildi. Ekiplerin belirlenen adreslere yaptığı operasyonda, Muhittin Böcek’in kuaförü Ö.S., Antalya Büyükşehir Belediyesi sosyal medya sorumlusu B.Ü. ve yine Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan bir mimar gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı bulunan gazeteci C.D.’nin ise adreslerinde bulunamadığı bildirildi. C.D.’nin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.
Eskişehir Eskişehir’in en sosyal sokaklarından birinde kaza ve gürültü eksik olmuyor Eskişehir’in en işlek noktalarından biri olan ve kafelerin yoğunlukta bulunduğu sokakta egzoz patlatan ve yüksek sesli müzik yayını yapan araçlar vatandaşları canından bezdirdi. Eskibağlar Mahallesi Genez Sokak’ta araçların yüksek sesli egzoz patlatması ve müzik açmaları çevredeki vatandaşların tepkisini çekiyor. Sosyalleşmek için sokaktaki kafelerde vakit geçiren 25 yaşındaki Nehir Tan, aynı araçların sokağı defalarca turlayarak gürültü kirliliği oluşturduğunu belirtiyor. Ayrıca Tan, duyarsız sürücülerin sokaktan geçtikleri esnada kendilerini rahatsız ettiklerini belirtti. Kazalar eksik olmuyor Öte yandan, bahse konu sokağın kronikleşen bir diğer sorunun ise bitmek bilmeyen trafik kazaları olduğu çevre esnafı tarafından aktarıldı. Dar sokaklar ve kontrolsüz kavşaklar nedeniyle bölgede sık sık maddi hasarlı ve yaralanmalı kazalar meydana gelmesi sokakta bulunan vatandaşları ve işletme sahiplerini tedirgin ediyor. Yaşanan bu tehlikeli anlar, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarına da anbean yansıyor. "Eskişehir’in simgesini kirletiyorlar" Bahse konu sokakta esnaf olan Arda Yücel, "Buranın mülkiyetindeki öncelikli sorun trafik. Burada çok manasız bir trafik var. Vatandaşlar buraya geliyor; turlayıp, el freni çekip sürekli bir tavaf halindeler. Hiçbir yere varmayan, manasız bir yuvarlak çizerek; müzik açarak, egzoz patlatarak, sağa sola sarkıntılık yaparak ve camdan sarkarak. Hayal gücünüzü zorlayacak çeşitli ilginç aktivitelerle burada bir trafik oluşturuyorlar. Buranın en ölümcül, en acil sorunu bu. Egzoz patlatmak, lastik yakmak, ara gazı vermek, yüksek sesli müzik açmak. Sağa sola sarkıntılık etmek, laf atmak, değişik değişik sorular sormak. Mantar tabancası gibi silahlarla havaya sıkmak, torpil atmak. Kolluk kuvvetleri de ara ara buraya giriyor. Onlar geldiklerinde buralar nefes alıyor ama gittikleri zaman, yarım saat içinde her şey hemen tekrar başlıyor. Müşterilerimiz genel anlamda buradaki yüksek sesten rahatsız ve ses kirliliğinden dolayı artık buraya gelmek istemediklerini söylüyorlar. Müşterilerimizin ayağını çekmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi bu. Aslında burası gençlerin buluştuğu, sosyalleştiği güzel bir yer. Buraya şehir dışından turlar geliyor; gelin ve damatlar fotoğraf çektirmeye geliyor. Yani burası artık Eskişehir’in simge bir yeri hâlini almış durumda" şeklinde konuştu. "Bize rahatsızlık veriyorlar" Sokakta bulunan kafelerde otururken çok fazla gürültü olduğunu anlatan Nehir Tan, "Çok gürültü oluyor; hani çok sesli geçiyorlar. Özellikle araçların motorlarını bağırtarak geçiyorlar. Sonrasında araçlardan laf atmaya çalışmalar oluyor; bunlar açıkçası sıkıntı oluşturuyor. Bu sorundan dolayı buraya gelmek istemeyenler oluyor. Hatta hava güzelken yol kenarına oturmak yerine, içeriye geçip oturmak zorunda kaldığımız bile oluyor. Bence burada trafik denetimi olsa ya da burası trafiğe kapatılsa çok tatlı ve güzel olur. Burada bu tür trafik kazaları çok oluyor; özellikle motorlar çarpıyor, arabalar da aynı şekilde. Bir de sürekli durup trafiği sıkıştırıyorlar" dedi
İzmir 80 yaşındaki kalp hastasına ameliyatsız mitral kapak operasyonu Aydın’da ikamet eden 80 yaşındaki Tülin Güzel, yıllardır süren yorgunluk, yürümekte zorlanma şikayeti ve sonrasında geçirdiği kalp krizi üzerine tedavi için İzmir’e geldi. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akar Yılmaz’ın uyguladığı kapalı mitral kapak müdahalesiyle yeniden sağlığına kavuşan Tülin Güzel, hastanede geçen uzun tedavi sürecinin ardından yeniden rahat nefes alarak yürümeye başladığını söyledi. Aynı zamanda şeker hastası olan Tülin Güzel, son zamanlarda yürürken çok çabuk yoruluyor, 1 kilometrelik yolu neredeyse 10-15 kez dükkan önlerindeki sandalyelerde dinlenerek tamamlayabiliyordu. Yaşadığı bu halsizlikleri yaşına bağlayarak önemsemeyen Tülin Güzel, Mayıs ayı başında ani bir öksürük ve karın ağrısıyla uyandı. Semptomların geçmemesi üzerine acilen hastaneye kaldırılan Tülin Güzel’in, göğüste sıkışma veya şiddetli ağrı gibi klasik belirtiler yerine mide bulantısı ve karın ağrısı eşliğinde kalp krizi geçirdiği anlaşıldı. Yapılan acil anjiyoda kalbi besleyen ana damarlardan birinin yüzde 99, diğerinin ise yüzde 80 tıkalı olduğu tespit edilerek stent ve balon yöntemleriyle açıldı. Ancak Tülin Güzel’in tedavi süreci burada bitmedi. Kalp yetmezliği şikayetleri devam eden Tülin Güzel, Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akar Yılmaz tarafından gerçekleştirilen ameliyatsız kapak operasyonuyla sağlığına kavuştu. Yaşadığı süreci anlatan Tülin Güzel, şeker hastası olduğu için sağlıklı beslenmesine rağmen yürürken tıkanmasını yaşlılığa yorduğunu belirtti. Kriz gecesi göğsünde hiç ağrı hissetmediğini ifade eden Güzel, "Mayıs ayından beri hastanelerdeyim ama moralimi hiç düşürmedim. Bu tedavi sonrasında nefes almam tamamen düzeldi. Artık yürürken eskisi gibi yorulmuyorum. Şu an sadece geçirdiğim ağır hastalıklar yüzünden bacaklarımda bir güçsüzlük var, kalbimle ilgili hiçbir sıkıntım kalmadı" diye konuştu. İleri yaşta açık kalp ameliyatı risk oluşturabilir Operasyon hakkında bilgi veren Prof. Dr. Akar Yılmaz, kalp kapaklarındaki kaçakların hayati risk taşıdığına dikkat çekti. Kalp içindeki kapakçıkların tam kapanamadığı durumlarda kanın geriye doğru sızdığını belirten Prof. Dr. Akar Yılmaz, "Kalp kapağındaki kaçaklar kanın akciğerde birikmesine, bu da hastanın oturduğu yerde bile nefes alamamasına yol açar. Kapaklardaki bu bozulmalar yaşa bağlı kireçlenmelerden kaynaklanabildiği gibi kalbin kendi yapısı dışındaki faktörlerden de etkilenebilir. Kapak halkası kalp kası tarafından oluşturulduğundan; kapakların kendi hastalıkları dışında kalp kasında, kalp yetmezliği sonucu oluşan gevşeklik ya da damar tıkanıklığı sonucu meydana gelen bozulmalar da kapak yetmezliklerine neden olmaktadır. Nitekim 80 yaşındaki hastamızda da bir damar tıkanıklığı tablosu mevcuttu ve açık kalp ameliyatı oldukça yüksek risk taşıyordu. Bu nedenle göğsü hiç açmadan, tamamen kapalı yöntemle kasıktan girerek kapağa mandallama işlemi uyguladık" dedi. Yemek borusundan ultrason kılavuzluğunda müdahale İşlem sırasında yemek borusuna yerleştirilen küçük bir ultrason kamerasıyla kalbin anlık görüntüsünün alındığını aktaran Prof. Dr. Akar Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Kasıktaki toplardamardan girilerek kalbin sağ tarafından sol tarafına küçük bir iğne yardımıyla geçiş yapılıyor. Kameralarla kapağın sızdıran bölgesi net olarak görülerek mandal sistemi yerleştiriliyor ve kapağın uçları birbirine tutturuluyor. Böylece sızıntı ortadan kaldırılabiliyor. İşlem süresi kapağın yapısına ve takılan mandal sayısına göre değişmekle birlikte ortalama 1 saat sürebilmektedir. Ameliyatsız bir yöntem olduğu için hastalarda büyük kesiler veya yaralar olmuyor. Hastalar, operasyonun ertesi günü taburcu edilebiliyor."
Antalya Corendon Airlines Düsseldorf’tan Curaçao’ya direkt seferlerini başlatıyor Corendon Airlines, 2026-2027 kış sezonunda Almanya’dan ilk kez uzun menzilli uçuş gerçekleştirecek. Düsseldorf-Curaçao hattında başlayacak direkt seferlerle Karayipler artık Avrupa’nın en önemli çıkış noktalarından biri olan Düsseldorf’tan yaklaşık 9,5 saatte ulaşılabilir olacak. Seferler 14 Aralık 2026 itibarıyla başlayacak. 2026-2027 kış tarifesi kapsamında gerçekleştirilecek uçuşlar; pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri olmak üzere haftada üç kez düzenlenecek. Yaklaşık 9,5 saat sürecek direkt uçuşlarla Curaçao, Almanya, Hollanda ve Belçika’daki tatilciler için çok daha erişilebilir hale gelecek. Corendon Airlines Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CCO) Paul Schwaiger, yeni hatla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Düsseldorf-Curaçao hattı, Corendon Airlines’ın büyüme yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Uzun yıllardır Avrupa’nın önde gelen tatil destinasyonlarına hizmet veren bir havayolu olarak, şimdi ilk kez Almanya çıkışlı uzun menzilli operasyon gerçekleştirmenin heyecanını yaşıyoruz. Güçlü talep gördüğümüz Almanya pazarında bu yeni hatla misafirlerimize daha fazla seçenek sunarken, Curaçao’nun uluslararası görünürlüğüne de katkı sağlamayı hedefliyoruz Yeni hatta, kiralık Airbus A330-300 tipi geniş gövdeli uçak kullanılacak. Yolcular, farklı ihtiyaçlara hitap eden üç ayrı kabin seçeneğiyle seyahat edebilecek. Kabinlerde, Business Class: 30 koltuk, Economy Plus: 16 koltuk ve Economy Class: 239 koltuk olarak yer alıyor. Tüm kabin sınıflarında kahvaltı, atıştırmalık ikramlar ile kahve ve çay ücretsiz olarak sunulacak. Yolcular ayrıca uçuş boyunca Air Bistro menüsünden ek yiyecek ve içecek seçeneklerinden faydalanabilecek. Corendon Hotels Ticari Direktörü Martin de Boer ise yeni destinasyonun potansiyeline ilişkin "Curaçao uzun yıllardır misafirlerimizin en çok ilgi gösterdiği uzak destinasyonlardan biri. Almanya çıkışlı tatillere yönelik talebin de her geçen yıl arttığını görüyoruz. Düsseldorf’tan başlayacak direkt uçuşlarımız sayesinde Curaçao’yu Alman, Hollandalı ve Belçikalı tatilciler için daha erişilebilir hale getirirken, destinasyonun büyüme potansiyeli yüksek bir pazardaki bilinirliğini de artıracağız" açıklamasında bulundu.