EKONOMİ
Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 05 Mayıs 2026 Salı - 20:50:36 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:52 Manisa’ya 50 bin dolarlık uluslararası hibe Manisa Büyükşehir Belediyesi, Bloomberg Philanthropies tarafından desteklenen "Gençlik İklim Eylemi Fonu" (YCAF) kapsamında 50 bin dolarlık hibe almaya hak kazandı. Dünya genelinde sadece 300 şehrin kabul edildiği programla Manisalı gençlerin iklim projelerine 5 bin dolara kadar finansal destek sağlanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre projeleriyle uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. Bloomberg Philanthropies desteğiyle yürütülen Gençlik İklim Eylemi Fonu’na kabul edilen Manisa, kente kazandırılan 50 bin dolarlık kaynağı tamamen gençlerin fikirleri için kullanacak. 15-24 yaş arası gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını hedefleyen program kapsamında, gençlerin geliştireceği projelere 1.000 ile 5.000 dolar arasında mikro hibe desteği verilecek. Şeffaf ve katılımcı bir süreçle yürütülecek başvurular, bağımsız bir değerlendirme komitesi tarafından incelenecek. Seçilen projeler, tamamen gençlerin liderliğinde belediyenin teknik desteğiyle hayata geçirilecek. Programın her aşamasını yakından takip edeceğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin enerjisini ve hayal güçlerini kentin iklim stratejisine dahil edeceklerini vurguladı. Proje süreci sonunda elde edilen başarılar, Dünya Günü (Earth Day) etkinlikleri kapsamında küresel platformlarda Manisa imzasıyla paylaşılacak. Başarı halinde hibe ikiye katlanacak Manisa’nın iklim değişikliğine karşı direncini artıracak olan bu stratejik adım, aynı zamanda yeni bir kapıyı da aralıyor. Programın ilk yılının başarıyla tamamlanması durumunda Manisa, ikinci yıl için de aynı miktarda hibe alma hakkına sahip olacak. Bu sayede gençlerin çevre vizyonu, kentin sürdürülebilir geleceğinde kalıcı bir yer edinecek.
DTO Başkanı Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur"
28 Nisan 2026 Salı - 16:24 DTO Başkanı Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur" Ticaret Bakanlığı bünyesinde yürütülen Kültürel Miras Projesi kapsamında Denizli Ticaret Odası’nda düzenlenen E-ticaret Eğitimleri yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa bakanlık temsilcileri, sektör yöneticileri, girişimciler ve iş insanları katıldı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde yürütülen Kültürel Miras Projesi kapsamında E-ticaret Eğitimleri, Denizli Ticaret Odası’nda (DTO) gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen programa Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, Pazarlama Satış Direktörü Enes Kuşçu, Pazarlama ve Satış Takım Lideri Hüseyin Soylu, Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, Zeytinyağı Şirket Kurucusu Hatice Avcı, genç girişimciler ve iş insanları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, dijitalleşmenin hız kazandığı ve ticaretin sınır tanımadığı bir dönemde e-ticaretin işletmeler açısından artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. Türkiye’de e-ticaret hacminin son yıllarda büyük artış gösterdiğini belirten Erdoğan, resmi verilere göre 2024 yılında sektör hacminin yüzde 60’ın üzerinde artarak 3 trilyon liranın üzerine çıktığını, işlem sayısının ise 6 milyara ulaştığını ifade etti. 2025 yılı itibarıyla sektör büyüklüğünün 4,5 trilyon liraya yaklaşmasının beklendiğini kaydeden Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur" dedi. E-ticaretin özellikle KOBİ’ler için yalnızca bir satış kanalı değil, aynı zamanda dünyaya açılan bir kapı olduğunu vurgulayan Erdoğan, Denizli gibi üretim gücü yüksek, tekstil ve sanayide markalaşmış bir şehir için bu dönüşümün kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Eğitim programıyla üyelerin e-ticaret süreçlerini daha bilinçli, daha yetkin ve daha rekabetçi şekilde yönetmelerinin amaçlandığını belirten Erdoğan, marka yönetiminden lojistik süreçlerine kadar geniş kapsamlı eğitimlerin firmalara önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Denizli Ticaret Odası’nın 100. yılını geride bıraktığını hatırlatan Erdoğan, bir asırlık bilgi ve birikimi yeni dünyanın dinamikleriyle buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Projenin yalnızca ticari bir dönüşüm olmadığını kaydeden Erdoğan, aynı zamanda kültürel mirasın dijital dünyada değer bulması açısından büyük fırsat sunduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından program, sunumlar ve eğitimlerle devam etti.
DKİB Genel Kurulu’nda Selçuk İskender başkan seçildi
28 Nisan 2026 Salı - 16:21 DKİB Genel Kurulu’nda Selçuk İskender başkan seçildi Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği’nin (DKİB) 2025 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. DKİB hizmet binasının 8. katında bulunan toplantı salonunda düzenlenen genel kurul, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Genel kurula bölge iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı. Tek aday olarak seçime giren iş insanı Selçuk İskender, yapılan oylama sonucunda Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği’nin yeni başkanı oldu. Genel kurulda birlik faaliyetleri ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin değerlendirmeler de ele alındı. Konuşmasında 2026 yılının ilk çeyrek verilerine göre Doğu Karadeniz Bölgesi olarak 425 milyon doları aşan bir ihracat gerçekleştirildiğini belirten Selçuk İskender, "Bu ihracatın yaklaşık 300 milyon doları Trabzon, 57 milyon doları Rize, 44 milyon doları Gümüşhane, 20 milyon doları Artvin’den yapılmıştır. Ülkemizin ve bölgemizin ihracat serüvenini bizzat yaşamış bir iş insanı olarak bu büyük başarı için şahsen her birinizi; bölgem, ülkem ve milletim adına tebrik ediyorum. Aynı verilere göre Artvin ilimizin geçtiğimiz yıla nazaran ihracatını yüzde 17, Rize’nin yüzde 25, Gümüşhane’nin ise yüzde 112 oranında arttırdığı gözüküyor. Bu istatistikler, bu rakamlar bizleri mutlu ediyor, gururlandırıyor. Bu rakamların daha ileriye taşınması, bölgemizdeki tüm firmaların istikrarlı büyüme trendiyle ürünlerini dünyanın dört bir yanına ihraç edebilen birer marka haline gelmesi en büyük dileğimizdir" dedi. "Ülkemizin 100 yıl mottosu olan istihdam, üretim, ihracat hedeflerine hep birlikte ulaşıp bu rakamları çok daha yukarı çıkartmaya çalışacağız" diyen İskender, "Malumunuz Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bu yılın ilk çeyreğinde 425 milyon doları aşan bir ihracatımız oldu. İhraç ettiğimiz ürünlerden fındık, madenler, metaller, su ürünleri mamulleri ile sebze, meyve ürünlerimiz ana sektörlerimizi oluşturuyor. Bu sektörlerimizin ihracatını arttırmanın yanı sıra sektörler çeşitliliği de güçlendirmeliyiz. Katma değeri yüksek ürünler, nitelikli ürünler ve bunların ihracatı üzerine stratejiler belirlemeliyiz" ifadelerini kullandı.
Kadın Emeği ve Yerel Tasarım, ’Anadoludakiler’ ile Cemre Çarşısı’nda buluştu
28 Nisan 2026 Salı - 16:04 Kadın Emeği ve Yerel Tasarım, ’Anadoludakiler’ ile Cemre Çarşısı’nda buluştu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ’Anadoludakiler’ projesi, yerel üretimi ve kadın girişimciliğini destekleyen vizyonuyla Cemre Çarşısı etkinliklerine güç kattı. Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN); bu anlamlı süreçte yerel üreticilerin ve kadın girişimcilerin yanında yer alarak, onların ürettikleri özel tasarım mobilyaların tanıtılmasına ve görünürlüğünün artırılmasına yönelik aktif destek verdi. Etkinlik kapsamında kadın girişimciler tarafından titizlikle üretilen özel tasarım mobilyalar, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Yerel üretimin ekonomik değerine ve kadın emeğinin özgün tasarım anlayışına dikkat çekilen stantlarda, kırsal kalkınmanın ve kadın istihdamının önemi vurgulandı. Anadoludakiler Projesi, köklü coğrafyanın sunduğu estetik birikimi, modern tasarımın diliyle yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yerel üretimi küresel rekabete taşıma vizyonu istikametinde hayata geçirilen bu girişim, kadın girişimcilerin potansiyelini bir marka kimliğine dönüştürme misyonunu üstleniyor. Anadolu’nun farklı yörelerinden gelen zanaat ve tasarımın sürdürülebilir kalkınma ilkeleriyle buluştuğu bu platform, üreticilere ulusal pazarlarda ihtiyaç duydukları profesyonel vitrini sunuyor. Kayseri adına sunulan seçkide, sadece mobilya parçaları değil, birer kültür anlatısı yer alıyor. Tasarım diliyle hayat bulan eserler, Anadolu’nun kadim desenlerini ve binlerce yıllık birikimini modern bir estetik anlayışla yeniden yorumluyor. Bu yaklaşımda her bir motif, geçmişin derinliklerinden gelen bir hikâyeyi bugünün yaşam alanlarına taşıyor; geleneksel el sanatlarının izleri, çağdaş tasarımın akıcı çizgileriyle bütünleşerek zamansız bir sanat formuna dönüşüyor. Yerel değerlere stratejik destek Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, ’Anadoludakiler’ projesinin temel hedefleri istikametinde, kadın girişimcilerin tasarımlarını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Ajansın bu süreçteki faaliyetleri, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek’in yerel değerlerin markalaşması ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi üzerine odaklanan stratejik yaklaşımı ile şekilleniyor. Bu vizyon, yerel üreticilerin görünürlüğünü artırarak dayanışma kültürünü ekonomik bir değere dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında sunulan her bir tasarım; Anadolu’nun köklü kültürel mirasının modern dokunuşlarla yeniden yorumlandığı özgün birer eserdir. Geleneksel estetiği günümüz tasarım trendleriyle buluşturan bu çalışmalar, kadın girişimcilerin potansiyelini ve toplumsal katma değerini somut bir şekilde güçlendirmektedir. Kadın emeğini bölgesel kalkınmanın temel taşı olarak kabul eden Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, bu değerlerin ulusal ölçekte tanınması ve girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi adına stratejik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.
Bakan Bolat’tan kritik minerallere erişim için küresel iş birliği çağrısı
28 Nisan 2026 Salı - 15:16 Bakan Bolat’tan kritik minerallere erişim için küresel iş birliği çağrısı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlediği ‘OECD Kritik Mineraller Forumu’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Bolat, OECD üyeleri, ortak ülkeler ile özel sektör ve sivil toplumdan kilit paydaşlar arasında, ortak kalkınma sorunlarına çözüm arayışına yönelik üst düzey, kapsayıcı ve bölgeler arası bir diyalog platformu sunduğunu ifade etti. Küresel ticaret ve dünya ekonomisi açısından belirsizliklerin arttığı bir dönemde bir araya gelindiğini belirten Bolat, "Jeopolitik gerilimler yalnızca artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geliyor. Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor’’ ifadelerini kullandı. Ticaret politikalarında açık bir yön değişimi yaşandığına da dikkat çeken Bolat, "Korumacı önlemler artış gösteriyor. Stratejik sektörler daha fazla devlet desteği alıyor. Ekonomik güvenliğe ilişkin kaygılar, ulusal kararları her zamankinden daha fazla şekillendirmektedir. Tüm bu gelişmeler birlikte ele alındığında, daha parçalanmış ve daha az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret etmektedir. Bu geçici bir durum değil. Bu yapısal bir dönüşüm ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. Nitekim kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolüne ilişkin zorluklar da bu yapısal dönüşümün bir parçasıdır" açıklamasında bulundu. Son 10 yılda kritik minerallere talebin önemli ölçüde arttığını da ifade eden Bolat, "Lityuma olan talep yaklaşık 4 kat arttı, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talep ise yaklaşık iki katına çıktı. Elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji altyapısındaki büyüme ve gelişmiş elektronikler nedeniyle bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da sürmesi bekleniyor" diye konuştu. Bakan Bolat, ihracat kısıtlamaları veya vergileri gibi piyasayı bozucu politika ve uygulamaların da kritik mineraller alanında giderek daha önemli hale geldiğini belirtti. Bu durumun küresel tedarik zincirlerine ilave bir karmaşıklık kattığına dikkat çeken Bolat, "Önümüzdeki soru, kritik minerallerin önemli olup olmadığı değildir. Asıl soru, kritik minerallerin küresel tedarik zincirine ilişkin yönetişimin eski dengesizlik ve bağımlılık kalıplarını derinleştirip derinleştirmeyeceğidir" diye konuştu. "Kritik minerallere erişimde geniş kapsamlı küresel işbirliğine ihtiyaç var" Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bolat, şeffaf piyasa bilgisi, riskleri önceden tespit edecek erken uyarı sistemleri, uyumlu standartlar, daha güçlü teknoloji ortaklıkları, daha iyi finansman araçları ve yatırımların riskten arındırılmasına yönelik güvenilir mekanizmalar üzerinde çalışılması gerektiğini söyledi. Bakan Bolat OECD Kritik Mineraller Forumu’ndaki açılış programının ardından basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. Bolat, kritik ham maddelerin artık yalnızca birer emtia olmadığını, stratejik varlıklar olduğunu ve enerji dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Yarı iletkenlerden yenilenebilir enerji sistemlerine, savunma teknolojilerinden yüksek katma değerli sanayi üretimine kadar uzanan tüm değer zincirlerinin bu materyallere güvenli erişime bağlı olduğunu ifade eden Bolat, söz konusu erişimin giderek daha belirsiz hale geldiğini belirtti. Kritik minerallere erişimin öneminden bahseden Bakan Bolat, "Kritik ham maddelere yönelik ihracat kısıtlamaları 2009 yılından bu yana 5 kat artmıştır. Bugün de tarihsel olarak yüksek seviyelerde kalmaya devam etmektedir. 2022 ile 2024 yılları arasında küresel kritik ham madde ticaretinin yaklaşık yüzde 16’sı ihracat kısıtlamalarından etkilenmiştir. Bazı minerallerde bu oran daha da yüksektir. Kobalt ve manganez ihracatının yaklaşık yüzde 70’i etkilenmektedir. Grafit ihracatının neredeyse yarısı etkilenmektedir. Nadir toprak elementlerinin ise yüzde 45’i etkilenmektedir" açıklamasında bulundu.
EKK: "Ülkemizin küresel transit ticaretteki konumunu güçlendirecek, enerji ve ticaret koridoruna dönüştürecek politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz"
28 Nisan 2026 Salı - 14:51 EKK: "Ülkemizin küresel transit ticaretteki konumunu güçlendirecek, enerji ve ticaret koridoruna dönüştürecek politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz" Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılının dördüncü toplantısında Türkiye’nin küresel transit ticaretteki konumunun güçlendirileceği, Türkiye’nin enerji ve ticarette işlevsel bir koridora dönüştürecek politikaların hayata geçirilmesine devam edileceği vurgulandı. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılı dördüncü toplantısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, küresel ekonominin belirsizliklerin ve jeopolitik gerginliklerin arttığı zorlu bir dönemde geçildiği ifade edilerek, uygulanan program sayesinde makrofinansal istikrarın önemli ölçüde güçlendiği, ekonomide kırılganlıkların azaldığı ve şoklara karşı dayanıklılığın arttığı vurgulandı. Bölgede yaşanan gelişmelerin Türk ekonomisine olası etkilerini en aza indirmek ve piyasaların sağlıklı işleyişini sürdürmek için gerekli tedbirlerin alındığı kaydedilen açıklamada, "Artan petrol fiyatlarına yönelik eşel mobil sistemi geçici olarak uygulamaya alınmış, gübre başta olmak üzere kritik tarımsal girdilere yönelik dış ticaret tedbirleri getirilmiş ve stratejik stok yönetimi güçlendirilmiştir. Turizm sektörüne yönelik destek paketi devreye alınmış ve ihracatçılarımızın kefalet limitleri artırılarak finansmana erişimleri kolaylaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi. Tedarik zincirlerinde değişimin hız kazandığı, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı bir dönemde; yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretimi güçlendirmek amacıyla aktif sanayi politikalarına öncelik verildiğine dikkat çekilen açıklamada, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile stratejik yatırımlar ve yüksek teknolojili üretimin desteklendiği belirtildi. Öte yandan, açıklamada, KOSGEB aracılığıyla KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıran, üretim kapasitesini geliştiren, yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandıran, rekabetçiliğini güçlendiren ve inovasyon odaklı üretimlerini destekleyen adımların atıldığının altı çizilerek, "Ayrıca savunma sanayiimizin yerli ve milli imkânlarla geliştirilmesi, ihracat ve yüksek teknoloji üretimi teşvik edilmekte bu alandaki yatırım ve Ar-Ge çalışmaları desteklenmektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçen hafta açıklanan ‘Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı’na değinilen açıklamada, "Program çerçevesinde atılacak hukuki, idari, mali ve kurumsal adımlarla; ülkemizin bölgesel bir yönetim merkezi haline gelmesi, küresel transit ticaretten daha fazla pay alması, girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi ve İstanbul Finans Merkezi’nin önde gelen finans merkezlerinden biri olması hedeflenmektedir. Program çerçevesinde hayata geçirilecek yatırımcı dostu düzenlemeler, vergi teşvikleri, ‘Tek Durak Büro’ uygulamasıyla sadeleştirilen ve hızlandırılan bürokratik süreçler ile İstanbul Finans Merkezi (İFM) odaklı politikalar sayesinde daha rekabetçi bir yatırım ortamı oluşturulması amaçlanmaktadır" ifadelerine yer verildi. "Ülkemizin küresel transit ticaretteki konumunu güçlendirecek, enerji ve ticaret koridoruna dönüştürecek politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz" Açıklama şöyle devam etti: "İmalat sanayindeki gelişmeler ile KOBİ’lerimizin güçlendirilmesine yönelik yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Sanayi gücümüzün korunması, geliştirilmesi ve ihracata yönlendirilmesi konusunda ‘Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı’ başta olmak üzere öngörülen adımların hızla hayata geçirilmesi kararlaştırılmıştır. Son dönemdeki finansal gelişmeler ele alınmış; ABD/İsrail-İran Savaşı’nın finansal piyasalar ve bankacılık sektörü üzerindeki muhtemel etkileri Kurul üyeleriyle istişare edilmiştir. İFM başta olmak üzere finansal sistemimizin küresel piyasalardan daha fazla pay almasını hedefleyen tedbirler gözden geçirilmiştir. Kamu bankalarının yurt dışında şube açmalarına ilişkin yürütülen çalışmalar ele alınmıştır. Türkiye, güçlü üretim altyapısı ve jeostratejik konumuyla önemli bir potansiyele sahiptir. Ülkemizin küresel transit ticaretteki konumunu güçlendirecek, ülkemizi enerji ve ticarette işlevsel bir koridora dönüştürecek politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’yi yeni enerji merkezi yapabilir
28 Nisan 2026 Salı - 14:31 Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’yi yeni enerji merkezi yapabilir Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından, ‘Orta Doğu’daki Çatışmaların Türkiye Ekonomisi ve Plastik Hammadde Piyasasına Etkileri’ Konferansı gerçekleştirildi. Sektör sanayicilerinin katıldığı, TTCP Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Dr. Mevlüt Çetinkaya tarafından verilen konferansta, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımaları ile plastik hammadde piyasasında oluşan riskler, fırsatlar ve beklentiler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Konuşmasında petrol ve hammadde fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, "Bu savaşta 84 enerji tesisi hasar gördü. Bunlardan yaklaşık 50 tanesi petrokimya tesisiydi. Geçmişteki kriz dönemlerinde petrol fiyatları yüzde 25-30 yükselişin ardından, 5 ay sonra normal seyrine dönüyordu. Ancak bugün yaşanan İran, ABD-İsrail savaşında tesisler vurulduğu için petrol fiyatları 10 günde yüzde 60’a yakın arttı. Bu savaştan sonra fiyatların normale dönmesi 18 aya kadar sürebilir" dedi. Yaşanan savaşın küresel tedarik zincirlerinin kırılmasına sebep olduğunu belirten Çetinkaya, Suudi Arabistan’daki tesislere yapılan saldırıların da tedarik riski oluşturduğunu ifade etti. Savaşın plastik hammaddeler üzerinden tüm sanayi sektörlerini etkilediğini kaydeden Çetinkaya, "Petrokimya hammaddeleri ve plastik ara girdileri bakımından Körfez bölgesi, küresel sistemde çok yüksek bir ağırlığa sahip. Orta Doğu’nun Polietilen (PE) ihracatı 2025’te 12,5 milyon ton ile dünya toplam ihracatının yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturmuştur. Ayrıca, Orta Doğu’daki polietilen kapasitesinin yaklaşık yüzde 84’ü, denizyolu ihracatı için doğrudan Hürmüz geçişine bağımlıdır. Polietilen, gıda ambalajı, otomotiv, beyaz eşya, boru sistemleri ve tıbbi ekipman üretiminde kullanılan en yaygın plastiklerden biridir. Akıştaki bir kesinti, geniş bir sanayi ekosisteminde maliyet baskısı oluşturuyor. Hürmüz’ün kapanması, yalnızca enerji piyasasını değil, plastik hammaddelere dayalı üretimi ve küresel arzı baskılamaktadır" diye konuştu. "Türkiye enerji merkezi haline gelebilir" Türkiye’nin bölgede yaşanan savaşı kendi lehine çevirebileceğini ve buradaki fırsatları değerlendirmesi gerektiğinin altını çizen Çetinkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye yeniden hızlı tedarik ve üretim merkezi haline gelebilir. Hızlı teslim gerektiren tekstil, hazır giyim, gıda işleme, beyaz eşya, yan sanayi, makine ve bazı kimya alt dallarında yakın tedarikçi avantajı elde edebilir. Türkiye, enerjide hem transit ülkelerden birisi hem de Körfez-Avrupa-Asya arasında bir ticaret köprüsü. Kriz yönetimi, tahliye, ikmal, sigorta, yönlendirme ve ticari koordinasyon alanlarında bir rol üstlenebilir. Enerji üretim ve dağıtım merkezi Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde savaşın yaptığı tahribat nedeniyle Türkiye, Doğu Akdeniz enerji merkezi haline gelebilir. Bu kapsamda Irak’ın petrolünün Türkiye üzerinden Akdeniz’e ve oradan dünyaya ulaştırılmasına başlanması bir işaret olarak değerlendirilebilir. Türkiye, savaşta tahrip olan Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin savaş sonrası imarında etkin bir rol alabilir." Çetinkaya, konferansın sonunda katılımcıların sorularını cevaplandırdı.
Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nde görev dağılımı yapıldı
28 Nisan 2026 Salı - 14:20 Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nde görev dağılımı yapıldı Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nde göreve seçilen yönetim kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirerek görev dağılımını yaptı. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nde Ömer Madırlı dönemi başladı. İhracatçı birliklerinde genel kurulun ardından belirlenen yönetim kurulları, ilk toplantılarını yaparak yeni dönem çalışmalarına start verdi. 11 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısı’nda Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Ömer Madırlı başkanlığında yapılan ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nda; Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılıklarına, Birliğin önceki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapan Ethem Tanrıver ile Mehmet Taşkın oy birliğiyle seçildi. Yönetim Kurulu ise Ramazan Çelik, Tamer Arslantürk, Osman Boz, Mehmet Özel, M. Senar Kendisever, Çiğdem Emir, Abdullah Şimşek ve Sait Dervişoğlu’ndan oluştu. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) Başkanı Ömer Madırlı, yeni dönemin birliğe hayırlı olmasını dileyerek, "Öncelikle Genel Kurulumuzun ihracatçımıza ve Birliğimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizlere güvenerek bir dönem daha camiamıza hizmet etme görevi veren ihracatçılarımıza ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. DAİB Yönetim Kurulu Başkanlığı Ömer Madırlı, yeni seçilen üyelere rozet taktı.
Bakan Bayraktar: ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’
28 Nisan 2026 Salı - 14:02 Bakan Bayraktar: ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kritik minerallere sahip olmanın yeterli olmadığını, bunları işlemek gerektiğini belirterek, "Detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini açıklayacağız." dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, OECD İstanbul Merkezi tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu’nun açılış programına katıldı. Programda konuşan Bakan Bayraktar, dünyanın yakın tarihin en büyük enerji krizlerinden birini yaşadığına dikkat çekti. Bayraktar, "Son gelişmeler bize bölgesel çatışmaların etkilerinin yalnızca o bölgelerle sınırlı kalmadığını bir kez daha göstermiştir" dedi. Bayraktar, Türkiye’nin Kritik Ham Maddeler stratejisini de yakında açıklayacaklarını belirtti. ‘‘Küresel enerji talebi yüzde 1,3, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü’’ Bakan Bayraktar, küresel enerji sahnesinde halihazırda hızlı bir değişim yaşandığını dile getirerek "Dünyanın enerji talebi artıyor ve resmi olarak Elektrik Çağı’na giriyoruz. Geçtiğimiz yıl küresel enerji talebi yüzde 1,3 oranında arttı, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü" diye konuştu. ‘‘ OECD gibi kuruluşlar, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır’’ Ülkelerin bugünün zorluklarıyla tek başına yüzleşemeyeceğini vurgulayan Bayraktar, "Uluslararası iş birliğine, değer zinciri şeffaflığına ve ortak sorumluluğa ihtiyacımız var. OECD gibi kuruluşlar burada, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır" değerlendirmesini yaptı. ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik minerallerin yer aldığını belirterek, "Bu yeni dönemde, yalnızca kaynaklara sahip olmak yeterli değildir; bunları işleyebilmeniz gerekir. Türkiye tam olarak bunu inşa etmektedir: Kaynak çıkarımını, derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer üretimi ile birleştiriyoruz" açıklamasında bulundu. ‘‘Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini yakında açıklayacağız’’ Bu vizyonun, 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporu’nda ana hatlarıyla belirtildiğine değinen Bayraktar, "Raporun bulgularına dayanarak detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız" şeklinde konuştu. Bayraktar, Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahasının Kritik Ham Maddeler stratejisinin temel taşı olduğunu vurguladı. Bayraktar, ‘‘Beylikova’nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inanıyoruz. ETİ Maden, ortaklarıyla birlikte bu konu üzerinde çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Beylikova’daki pilot tesis halihazırda faaliyettedir ve şu anda ayırma ve işleme kabiliyetlerini içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgâr türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz’’ ifadelerini kullandı.
Yerli ve milli çift namlulu deniz topları görücüye çıkıyor
28 Nisan 2026 Salı - 13:51 Yerli ve milli çift namlulu deniz topları görücüye çıkıyor Ermaksan, 5-9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek SAHA EXPO 2026 fuarında, tamamen yerli imkânlarla geliştirdiği ileri savunma çözümlerini tanıtacak. Bursa merkezli Ermaksan, fuarda THUNDERBOLT 40/70 T Çift Namlulu Deniz Topunu sergileyerek, modern deniz harekâtında yakın savunma ihtiyaçlarına yönelik yerli çözüm yaklaşımını ziyaretçilerle buluşturacak. Sistem; alçak irtifadan yaklaşan insanlı ve insansız hava araçları, helikopterler, seyir füzeleri ve benzeri hava hedefleri, sürü konseptinde seyreden suüstü unsurlar ve kıyıda konuşlu asimetrik tehditler gibi yoğun ve kısa reaksiyon pencereli senaryolara yanıt vermek üzere konumlandırılıyor. 40 mm sınıfındaki sistem; dakikada toplam 600 atım ateş gücü, 736’ya kadar hazır mühimmat kapasitesi, 12 bin 500 m azami menzil, 1000 m/s çıkış hızı ve -13/+85 irtifa ile 360 yanca hareket kabiliyetiyle kısa reaksiyon pencereli, çoklu hedef ve doygun saldırı senaryolarına odaklanıyor. Kompozit kupola yaklaşımı ise düşük radar izi hedefiyle platformun imza yönetimi hedefleriyle uyumu destekliyor. THUNDERBOLT’un üretim sürecinin, Haziran 2022’de imzalanan Stratejik İş Birliği Anlaşması sonrası ivme kazandığı; Temmuz 2025’te Konya/Karapınar’da gerçekleştirilen kara atış testleriyle doğrulama safhasına geçilerek sistemin seri üretim fazına taşındığı belirtiliyor. Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ahmet Özkayan, "60 yılı aşkın üretim ve mühendislik tecrübesiyle geliştirilen THUNDERBOLT 40/70 T Türk Tipi Deniz Topu ile Deniz Kuvvetlerimize; ateş gücü yüksek, yerli ve sürdürülebilir bir savunma çözümü sunuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
YEDAŞ’tan Amasya’ya 5 milyar TL’lik enerji yatırımı
28 Nisan 2026 Salı - 13:50 YEDAŞ’tan Amasya’ya 5 milyar TL’lik enerji yatırımı Geleceğin enerji altyapısını inşa etme vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (YEDAŞ), Amasya’da 2026-2030 yılları arasında 5 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. Yapılacak yatırımlarla birlikte şehirde enerji altyapısının daha güçlü, kesintisiz ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo merkezleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını basın toplantısıyla duyurdu. 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ile yıllık 650 bin MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. Kesinti adedi ve süresinde önemli iyileşme Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde bin 57 artış sağlandı. Barış Demir: "Hedefimiz kesintisiz ve sürdürülebilir enerji" YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, "Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi. 5 yıllık dönemde 5 milyar TL’lik yatırım planı YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek. Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen toplantıya YEDAŞ Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç de katıldı.
Kocaeli’deki manda yetiştiricilerine 3,4 milyon liralık destek
28 Nisan 2026 Salı - 13:48 Kocaeli’deki manda yetiştiricilerine 3,4 milyon liralık destek Kocaeli’de "Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi" ile üreticilere bugüne kadar 3,4 milyon liralık destek sağlayan Büyükşehir Belediyesi, düzenlenen kura töreniyle damızlık mandaları yeni sahiplerine teslim etti. Babaköy Mahallesi’nde düzenlenen törende, üretimi canlandırmak ve manda neslini korumak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında kura çekimi yapılarak damızlık mandalar sahiplerine teslim edildi. Törende konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Abdullah Köktürk, kırsal kalkınma ve sürdürülebilir tarım hedefleri doğrultusunda hayvancılık projelerine önem verdiklerini belirterek, "Kandıra’mızın meşhur mandası inşallah eski günlerine kavuşacak" dedi. Kocaeli Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Niyazi Yelkencioğlu ise kurdukları modern çiftlik ve mandırada süt, yoğurt ve peynir üretimiyle bölgesel bir marka haline geldiklerini ifade ederek, sağlanan desteklerin üretimin sürdürülebilirliğine büyük katkı sunduğunu kaydetti. Konuşmaların ardından Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin ve Yelkencioğlu tarafından protokol üyelerine manda sütünden elde edilen ürünler ikram edildi. Et ve süt veriminde artış hedefleniyor Büyükşehir Belediyesinin 2023 yılından bu yana manda üreticilerine toplam 3,4 milyon lira destek sağladığı projede, canlı hayvanın 200 kilogramlık kısmı hibe ediliyor, kalan ağırlığın bedeli ise üreticiler tarafından karşılanıyor. Islah çalışmaları sayesinde, hastalıklara daha dirençli sürüler oluşturulurken, manda yavrularının doğum ağırlığı ve et veriminde yüzde 30, dişi yavruların süt veriminde ise yüzde 80 artış yaşanması hedefleniyor. Ayrıca Büyükşehir Belediyesine bağlı veteriner hekimler, üreticileri ziyaret ederek süreci takip ediyor.