EKONOMİ
Palandöken: "Tarımsal analiz yapılıp bölge haritaları çıkarılmalı" 28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:36:32 Tarımsal ürünler, et, bakliyat, meyve ve sebze olmak üzere gıda ürünlerindeki enflasyonu düşürmek için üretimin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Tarımsal analiz yapılıp bölge haritaları çıkarılmalı" dedi. Tarladan sofraya gelinceye kadar en önemli unsurun lojistik desteği olduğunu belirten Palandöken, "Lojistik destekleri yaptığınız zaman, üretim merkezinden, nihai tüketim merkezine veya sofranıza gelinceye kadarki aracıların fiyat artıranların önüne geçilmesi lazım. Yani taşımadaki zayiat yönünden ürünün muhafazasının zorluğu, araçların donanımlı olmamasından kaynaklanan maliyetlerin artması. Bireysel işletmelerde çiftçiye verilecek destekler, gübreler vs. özendirici olmalı. Bu bilinç yerleşmediği sürece de mücadele etmek çok zor. Evinin yanında maydanozunu, soğanını veya meyve ağacını yetiştirip belirli katkı sunacak kadar meyve almasını o şehirde onların satılmasıyla bir gelir elde etmesindeki kazancının yükseltilmesi lazım. Belirli yaş gruplarının buna teşvik edilmesi lazım" diye konuştu. Üreticinin kazancının artırma yollarının seçilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Köyde yaşayan sayısı yüzde 20’lerde. Herkes şehirde daha sosyal yetkinliği olan bölgelere yerleşmiş. Yani kendi arazisinde kazanacağından daha az kazanmasına rağmen büyük şehirleri tercih ediyor. Onun için bireysel işletmelere ağırlık verilmeli. Yani insanların bir iki tane koyunu, beş olmasını sağlamalı. İneğinin, büyükbaş hayvanın muhafazasını ekilecek alanların girdilerinin tamamını destekleseniz enflasyondaki düşüşü sağlamış olacaksınız. Yani üretimdeki kazançlarını artırma yollarının seçilmesi lazım" ifadelerini kullandı. "Zeytin alanlarına sahip çıkalım" Vatandaşın en çok kırmızı et, beyaz et ve bakliyat fiyatlarından rahatsız olduğuna işaret eden Palandöken şunları kaydetti, "İnsanların rahatsızlığı en çok tüketimdeki fiyat farkının aralığı görülen kalemler. Onun için bunları mahallinde üretip en yakın oturdukları yere, yakın bölgelerde üretimi artırdığımız sürece bunlar ortadan kalkacak. Aynı şekilde ekim arazilerindeki ayçiçeği yağı, zeytin ağacı, zeytin yağı fiyatlarının yüksekliğinden millet şikayet ediyor ama maalesef buralar konuta açıldığı için bu verimlilikte insanlar yararlanması veyahut kardan daha ziyade yapmış olduğu emeğin karşılığını alamamasından kaynaklı bir haksız rekabetle karşı karşıya kalıyor." "Hal yasası ve perakende sektöründe düzenlemeler yapılmalı" Hal yasasındaki ve perakende sektöründeki düzenlemelerin birleştirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Yeni bir düzenleme yapılması lazım. Hem hal yasasında hem de perakende sektöründeki düzenlemeler birleştirildiği zaman o bölgedeki harita çıkarıldığı zaman eminim ki artık fiyat yüksekliğinden şikayet son derece azalacak. Rekabet oluşacak. İnsanlar gördükçe bu karlılığı üretime hız verilecek. Üretim olmayan bir yerde bu kadar süratli bir şehirleşme ve tüketim olduğu sürece fiyatları regüle etmenin veya düşürmenin çaresi, polisiye tedbirlerle de mümkün değil" dedi.
27 Şubat 2026 Cuma - 22:19 OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını korumayı başardı ve 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla başarılı performansını sürdüren OYAK Çimento sektör ortalamasının üzerinde kar marjı yakalarken; sahip olduğu yüksek likit pozisyonu ve sağlam bilanço yapısıyla önümüzdeki dönemde yeni büyüme ve genişleme yatırımlarına hız vereceğinin sinyalini verdi. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını koruyarak, 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento, 2025 yılına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Açıklanan verilere göre şirket, 2025 yılında toplam 56,5 milyar TL net satış rakamına ulaştı. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento finansal dayanıklılığını ve operasyonel gücünü koruyarak 2025’te de Çimento sektöründe olumlu olarak ayrıştı. İhracat hacmi yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında arttı 2025’te şirketin satış gelirleri, sınırlı fiyat artışlarının etkisine rağmen hacimlerdeki büyümenin etkisiyle 56,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, çimento ve hazır beton hacmi de bir önceki yıla göre (yıllık bazda yüzde 3 ve yüzde 25) artış gösterdi. Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteren OYAK Çimento’nun toplam beton hacmi, 60 adet beton tesisinin sektördeki güçlü konumuna paralel olarak ikinci ve üçüncü çeyrekteki çift haneli büyümesi sonrasında, yılın son çeyreğinde de yüzde 4 oranında arttı. İhracat hacmi ise yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında artış gösterdi. 2025 yılında Türkiye’nin yedi bölgesindeki yaygın tesis ağı ve lojistik gücüyle fark oluşturan OYAK Çimento, özellikle beton ve agrega operasyonlarında yakaladığı çift haneli büyüme ivmesini yıl geneline yayarak pazar liderliğini pekiştirdi. "Finansal gücümüzü yeni yatırımlarla taçlandıracağız" Yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp Tunçsoy, "Sağlam bilanço yapımız ve güçlü likidite pozisyonumuzla desteklenen; TCC ve OYAK’ın bütünleşik sinerjisi ve CIMPOR’un global çimento pazarındaki gücü, OYAK Çimento’nun sınır ötesi büyüme yolculuğunda yatırım stratejisini hızlandıran ve ölçeklendiren belirleyici bir kaldıraç görevi görmektedir. 2025 yılı, küresel ve yerel piyasalardaki tüm zorlu şartlara rağmen operasyonel gücümüzü kanıtladığımız bir yıl oldu. Etkin maliyet yönetimimiz ve verimlilik odaklı stratejimiz sayesinde sektörde yine en yüksek kâr marjını yakalayarak liderliğimizi perçinledik. Enerji verimliliği yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederken, asıl heyecan verici olan nokta ulaştığımız finansal olgunluktur. Sahip olduğumuz güçlü bilanço ve yüksek likit pozisyonumuz, bize ilerleyen dönemlerde büyüme yatırımlarına hız verme noktasında güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Yeni döneme hazırız; sadece mevcut konumumuzu korumakla kalmayacak, stratejik yatırımlarla büyüme hamlemizi bir üst seviyeye taşıyacağız" dedi "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi koruduk" 2025 yılı genelinde, enflasyonun altında kalan fiyat hareketlerine karşın etkin maliyet yönetimi ve operasyonel çeviklik sayesinde OYAK Çimento’nun performansını en üst seviyede tuttuğunu belirten Tunçsoy, şöyle devam etti: "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi korurken, çevre coğrafyalardaki potansiyel büyüme alanlarına odaklanarak bölgesel bir güç olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik. Yıl genelinde karbon nötr yolculuğumuzun en kritik halkası olan sürdürülebilir enerji projelerimize odaklandık. Alternatif yakıt kullanım oranımızı yüzde 30 seviyelerine taşırken, 115 MW kapasiteli güneş enerjisi ve atık ısı geri kazanım sistemlerine yönelik yatırımlarımızla yüzde 70 sürdürülebilir enerji hedefimize bir adım daha yaklaştık." Finansal şeffaflık ve kurumsal disiplinin altını çizen Tunçsoy, WisdomTree’nin yedi küresel endeksine dahil edilmelerini, GRI onaylı ilk entegre raporun yayımlanmasını ve Ekim ayında gerçekleştirilen 4,9 milyar TL’lik temettü ödemesini hatırlatarak, "2025 yılını, finansal dayanıklılığımızı ve operasyonel gücümüzü bir kez daha kanıtlayarak geride bırakıyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımızla sektördeki öncü konumumuzu daha da sağlamlaştırmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Geleceğe güvenle bakıyoruz" OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti: "CIMPOR-OYAK Çimento’nun, 2024 yılında küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi bir adım atması ile başlayan sürecin devamında, dayanıklı finansal performansımızı 2025 yılında da devam ettirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin yedi bölgesindeki entegre tesis ağımız ve küresel bilgi birikimimizle sadece finansal değil, toplumsal ve çevresel sorumluluk alanlarında da sektöre yön veriyoruz. OYAK Çimento’nun sergilediği sağlam finansal tablo ve sürdürülebilir nakit üretme gücü, uluslararası sermaye piyasalarında gördüğümüz güvenle 2025 yılında da teyit edilmeye devam etti. Küresel arenada karşılık bulan bu başarımızın odağında, verimlilik temelli büyüme stratejimiz yer alıyor. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisine olan sarsılmaz inancımızla hem yerel hem de küresel pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeyi 2025 yılında da sürdürdük. Tavizsiz mali disiplinimiz, küreselleşme ve yatırımlarımız konusundaki kararlılığımız, sürdürülebilirlik taahhütlerimizle tüm paydaşlarımız için kalıcı değer oluşturmaya devam edeceğiz. Bu istikrarlı yolculuğumuza emekleri ve güvenleriyle katkı sağlayan tüm çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum."
27 Şubat 2026 Cuma - 18:11 Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Bayraktar burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda da bulunan Bayraktar, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bayraktar, Bakanlık olarak da etkinliklerde yer aldıklarını söyleyerek, "Özellikle Bakanlığımızla ilgili kurumlarımızı burada, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerle buluşturmak adına burada daha yoğun bir şekilde varız. Ramazan zaten çok özel bir zaman, çok bereketli bir zaman. Dolayısıyla bunun milletin evinde, milletle buluşması ayrı bir anlam ifade ediyor. Ve dediğim gibi her geçen yıl buradaki yoğunluk artmaya devam ediyor. Tabii özellikle bizim açımızdan biz insana dair, aslında çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize dair bir iş yapıyoruz. Enerji dediğimiz iş, evet bugüne dair çok önemli bir iş çünkü her an 7 gün 24 saat enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ama aslında çocuklarımızın geleceği için de önümüzdeki 30-40-50 yılları planladığımız bir süreci işletiyoruz. Ama yaptığımız işlerin kavranması, anlatılması açısından aslında burası da bizim için bir anlamda önemli bir platform oldu" açıklamasında bulundu. "Çalışmalarımızı adeta bir oyun gibi sergiliyoruz" Etkinlikte yer alan stantları da gezdiğini söyleyen Bayraktar, "çocuklarımıza onların anlayabileceği dilden, biraz da böyle onları işin içerisine katmak suretiyle anlatmaya gayret ediyoruz. İşte maden tarafından başlıyoruz, Türkiye Petrolleri’nin petrol-doğalgaz işlerimiz, nükleerle alakalı yaptığımız çalışmalar. Onlar çocuklarımıza burada anlatılıyor. Adeta bir oyun gibi sergiliyoruz. Dediğim gibi yaptığımız işin toplumun bütün kesimlerince ama özellikle geleceğimizi aydınlatacak gençlerimize, çocuklarımıza buluşması açısından hakikaten güzel bir ortam olmuş oldu burada" ifadelerine yer verdi. "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Bakan Bayraktar, basın mensuplarının Pakistan’da yapılması planlanan sismik aramalara ilişkin sorunu da yanıtlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Şu anda sıcak bir durum var, gelişme var, savaş durumu var. Şimdi burada gemilerimizin maketleri var. Malumunuz biz Türkiye olarak petrol ve doğalgaz aramacılığında kendi gemilerimizle, kendi sismik ve sondaj gemilerimizle çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Somali’de tabii özellikle nisan ayında inşallah gemimiz Çağrı Bey gemisi oraya varacak ve oradaki çalışmalara başlayacak. Oradan oldukça ümit var. Libya’da çalışıyoruz. Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Şu anda biz programda devam ediyoruz. Elbette ki Pakistan ve Afganistan’ın arasındaki bu çatışmaların bir an önce barışla neticelenmesi ve durması bizim için öncelikli konu. Ama yaptığımız iş esas itibariyle zorlu bir iş. Buna ilave zorluk çıkmaması bizim tabii ki beklentimiz, isteğimiz. Biz şu anda planladığımız şekilde devam ediyoruz. Bu sene için Pakistan’da bir sismik çalışma hedefimiz vardı. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz." "Enerjide dünyada yaşanan değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık" Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmaların doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yansımasına ilişkin de konuşan Bakan Bayraktar, "Malumunuz dünyada şekillenen bir petrol ve doğal gaz piyasası var. Fiyatlar vesaire burada belirleniyor. Ve buradaki en önemli etkenlerden bir tanesi arzın nasıl etkilendiği. Elbette ki talep tarafı da önemli. Ama arz tarafında bugün farklı jeopolitik riskler var. İran’a müdahale konuşuluyor. Burası tabii petrol kaynaklarının dünya piyasalarıyla buluştuğu önemli lokasyonlardan bir tanesi. Ümit ediyoruz bunlar sıcak çatışmaya dönmeden, farklı bir yöne evrilmeden daha makul bir düzeyde ve piyasayı etkilemeyecek şekilde neticelenir. Ve normal bir dengede bir petrol piyasası ve doğal gaz piyasası görürüz. Ama onun ötesinde özellikle doğal gaz ve elektrik tarafında malumunuz bizim vatandaşlarımıza desteklememiz devam ediyor. Zaten biz çok uzun zamandır dünyada yaşanan bu kırılganlık, bu değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık. İnşallah bundan sonra da bununla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
27 Şubat 2026 Cuma - 17:55 Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılışta, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da yer aldı. Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biz Türkiye’de taşra teşkilatı en yaygın bakanlık olarak, ülkemizin dört bir tarafında kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bütün kurumlarımızla beraber, merkez teşkilatımızla beraber vatandaşımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz, nasıl yapabiliriz onun derdindeyiz. Bunun için elbette kadim kurumlarımız var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bu kadim kurumlarımızdan bir tanesi. Ülkemizde üretilen ve bizler için iftihar vesilesi olan her bir ürünü, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ve üreticinin dostu olarak alım garantisi veriyor biliyorsunuz, özellikle stratejik ürünler başta olmak üzere. Bu hizmeti verebilmek için de hem depolama tesisleri hem idari tesisler mutlaka ki gerekiyor. Ama şunu söylüyoruz, çok basit, bu tesisler, bu binalar benim arkadaşlarımın, beraber görev yaptığım, vatandaşlarımıza hizmet etmek için beraber görev yaptığım arkadaşlarımın çalışması için bir ortam ama buralar üreticilerimizin, çiftçimizin, vatandaşımızın yerleri. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olsun diliyorum. Buradaki verilecek olan hizmetin üretim olarak, üreticilerimizin emeklerine bir gösterge olarak da bizleri götürmeyi nasip etsin diyorum. Hep beraber kurdeleyi kesmek üzere, bu binanın açılışını yapmak üzere sizleri davet ediyorum" dedi. Konuşmamanın ardından dua edildi. Dua akabinde kurdele kesimi yapıldıktan sonra protokol üyeleri, yeni hizmet binasını gezmek için içeri girdi.
Aydın’daki tarım fuarı ekonomiye 11 milyar liralık katkı sağladı
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:08 Aydın’daki tarım fuarı ekonomiye 11 milyar liralık katkı sağladı Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün bölgedeki en kapsamlı organizasyonlarından biri olan 13. Uluslararası Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı, bu yıl da yoğun ilgi gördü. Toplam 360 firma ve 800 markanın katılımıyla gerçekleştirilen fuar, yaklaşık 390 bin ziyaretçiyi ağırlarken, organizasyon süresince 11 milyar TL’lik sıcak satış hacmine ulaşıldı. Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün önemli organizasyonları arasında yer alan Uluslararası Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı, bu yıl da üreticiler, yatırımcılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirerek güçlü bir buluşma platformu oluşturdu. Fuar süresince yerli ve yabancı firmalar ürün ve hizmetlerini tanıtma imkanı bulurken, sektör paydaşları arasında yeni iş birliklerinin temelleri atıldı. Üreticiler ile sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan fuar; tarım teknolojilerinden hayvancılığa, gıda sanayisinden ekipman ve makine sektörüne kadar geniş bir alanda iş birliklerine zemin hazırladı. Yerli ve yabancı firmaların ürün ve hizmetlerini tanıtma fırsatı bulduğu organizasyon, aynı zamanda bölge ekonomisine de önemli katkı sağladı. Fuarın sektöre ve ekonomiye sağladığı katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, şu ifadelere yer verdi: "Bu yıl fuarımızda 360 firma ve 800 marka yer aldı. Yaklaşık 390 bin ziyaretçiyi ağırladık ve 11 milyar TL’lik sıcak satış hacmine ulaşıldı. Ortaya çıkan bu tablo, fuarımızın yalnızca Aydın için değil, ülke tarımı ve ekonomisi açısından da ne denli önemli bir organizasyon haline geldiğini açıkça göstermektedir. Üreticilerimizle sektör temsilcilerini buluşturan bu platformun her geçen yıl daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz" Çondur ayrıca, fuarın çiftçilerden sanayicilere, girişimcilerden yatırımcılara kadar sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdiğini vurgulayarak, gerçekleştirilen görüşmelerin ve ticari temasların önümüzdeki dönemde yeni yatırımlara ve iş birliklerine dönüşmesini beklediklerini ifade etti.
Safranbolu TSO, Culinary Forum’da ’Safranbolu Safranı’nı tanıttı
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:44 Safranbolu TSO, Culinary Forum’da ’Safranbolu Safranı’nı tanıttı Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası, gastronomi dünyasının önemli buluşmalarından Antalya Culinary Forum’da Safranbolu safranını tanıtarak bölgenin marka değerini ulusal ve uluslararası katılımcılara aktardı. 17-18 Şubat tarihlerinde düzenlenen forum, sektörün önde gelen profesyonellerini, şeflerini ve gastronomi tutkunlarını bir araya getirdi. İki gün süren etkinlikte yenilikçi fikirler, trendler ve lezzetler paylaşıldı. Katılımcılar, alanında uzman konuşmacılarla bilgi alışverişinde bulunurken; yaratıcı atölye çalışmaları ve gösterimler aracılığıyla sektördeki son gelişmeleri yakından takip etme imkânı buldu. Etkinlikte yer alan Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası, tarihi ve kültürel mirasıyla öne çıkan Safranbolu’yu bu kez eşsiz aroması ve yüksek kalitesiyle dünya çapında ün kazanan Safranbolu safranı ile temsil etti. Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, yaptığı açıklamada, "Tarihi ve kültürel mirasıyla öne çıkan Safranbolu’muzu, bu kez eşsiz aroması ve yüksek kalitesiyle dünya çapında ün kazanan Safranbolu safranını tanıtmak için Culinary Forum’da yerimizi aldık. Safranbolu safranının tanıtımını gerçekleştirerek bölgenin gastronomi alanındaki değerini ulusal ve uluslararası katılımcılara aktarma fırsatı bulduk." dedi. Forum kapsamında ünlü şeflere ve gastronomi tutkunlarına Safranbolu safranının üretim süreci, hasat aşamaları ve Türk mutfağındaki önemi hakkında detaylı bilgiler verildiğini belirten Altuntepe, "Forum’a konuşmacı olarak katılan ve fuar boyunca standımızda ziyaretçilerimizi ağırlamakta destek olan Karabük Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tolgahan Tabak’a teşekkür ediyorum. Safranbolu safran’ının hem tarımsal hem de ekonomik açıdan bölge için büyük önem taşıyor. Bu tür organizasyonlara katılımın ürünün markalaşmasına ve bilinirliğinin artırılmasına da ayrı katkı sağlıyor. Gastronomi turizminin gelişmesiyle birlikte Safranbolu safran’ına olan ilginin her geçen gün artmasını da bekliyoruz" ifadelerinde bulundu. Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası’nın önümüzdeki dönemde de benzer organizasyonlara katılarak Safranbolu’nun yerel değerlerini daha geniş kitlelere tanıtmayı sürdüreceği bildirildi.
Kısa vadeli dış borç stoku, Aralık ayında 165,7 milyar dolar oldu
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:38 Kısa vadeli dış borç stoku, Aralık ayında 165,7 milyar dolar oldu Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 oranında azalarak Aralık ayı itibarıyla 165,7 milyar ABD dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Aralık 2025 Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 oranında azalarak Aralık ayı itibarıyla 165,7 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 225,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,8 oranında azalarak 72,5 milyar ABD doları olurken, Merkez Bankası yükümlülükleri yüzde 10,0 oranında azalarak 25,0 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki çeyreğe göre yüzde 10,8 oranında azalarak 8,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 2,6 oranında azalışla 19,0 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 1,1 oranında artışla 21,2 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 3,0 oranında artarak 23,7 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki çeyreğe göre yüzde 4,5 oranında artarak 68,3 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 4,7 oranında artarak 62,5 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 1,7 artarak 5,8 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 35,0’ının ABD doları, yüzde 27,9’unun Euro, yüzde 22,7’sinin Türk lirası ve yüzde 14,4’inin diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’de yerleşik bankalardaki mevduat stoku 63,9 milyar dolara düşerken, ticari kredi yükümlülükleri ise 63,1 milyar dolara yükseldi.
Vergi denetiminde "yapay zeka" dönemi
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:37 Vergi denetiminde "yapay zeka" dönemi Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yapay zeka destekli Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda iş dünyasına tanıtılarak tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Vergi denetiminde ’akıllı uyum’ dönemini başlatan sistemle, sahte belge kullanımı ve kayıt dışılıkla mücadelede proaktif bir yaklaşıma geçilerek risklerin anlık takibi ve vergi adaletinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 1 Ekim 2025 itibarıyla devreye alınan ve ’vergi denetiminde devrim’ olarak nitelendirilen Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN), İzmir’de tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Birbirinden farklı sektörlerde hizmet veren iş insanlarının katılımıyla gerçekleşen bilgilendirme toplantısında, yapay zeka destekli vergi denetimi sistemi olarak tanımlanan ve tüm mali işlemleri anlık olarak analiz ederek, sahte belge kullananları ve riskli mükellefleri tespit etmeyi amaçlayan sistem hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Yoğun katılımla gerçekleşti KURGAN Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde yoğun bir katılımla düzenlendi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, İzmir Defterdarı Ömer Alanlı ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan’ın açılış konuşması yaptığı toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy ile üyeler katıldı. Atcı: "Kayıtdışılık oranı yüzde 30 seviyelerine ulaştı" Vergi Denetim Kurulu’nun son iki yılda yoğun denetim sürecine girmesinin temel gerekçesinin kayıt dışılık oranının yaklaşık yüzde 30 seviyelerine ulaşması olduğunu belirten T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, "Sahte belge kullanımı yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin en büyük mali sorunlarından biri. Beyana dayalı vergi sisteminin sağlıklı işlemesi için vergi ahlakının güçlendirilmesi gerekiyor. Sadece ceza odaklı değil rehberlik edici ve yönlendirici denetim anlayışının esas alınması önemli. Vergi idaresinde "ceza kes - düzeltme bekle" yaklaşımından uzaklaşılarak, mükellefi ikna eden ve gönüllü uyumu artırmayı hedefleyen akıllı uyum (smart compliance) modeline geçilmesi gerekiyor" dedi. Amaç, vergi uyumunu kalıcı şekilde artırmak Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) aracılığıyla, potansiyel riskli işlemlerin erken aşamada tespit edilmesinin ve kullanıcı mükelleflerin uyarılarak sürece uyum sağlamalarının hedeflendiğini belirten Atcı sözlerine şöyle devam etti: "Yapay zeka ve ileri veri analiz teknolojileri denetim süreçlerinde yoğun şekilde kullanılarak reaktif denetimden proaktif denetime geçilmesi, geçmiş yıllar yerine güncel risklerin anlık olarak izlenmesi başarı oranını artırıyor. Bu noktada yeni denetim yaklaşımının temel amacının vergi uyumunu kalıcı biçimde artırmak, kamu gelir kayıplarını azaltmak ve adil bir vergi sistemi oluşturmak olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum" Alanlı: "Öncelikli bir kamu politikası olarak ele alınmalı" Ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi için kayıt dışı ekonomi ve sahte belge düzenlenmesiyle mücadelenin öncelikli bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan İzmir Defterdarı Ömer Alanlı, "Geçmiş dönemde mükellef inceleme süreçleri 5 yıla kadar uzayabiliyor, hatta bazı dosyaların zamanaşımına uğrayabiliyordu. Yeni denetim yaklaşımıyla mükelleflerin iz bırakmadan işlem yapmalarının önüne geçildiğini görüyoruz. Risk Analiz Merkezi tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda riskli olduğu değerlendirilen mükelleflerin incelemeye sevk ediliyor. Bu noktada sahada görev yapan denetim elemanları ile Risk Analiz Merkezi’nin çalışmalarının uyum içinde yürütülmesi sistem etkinliğinin artması açısından önem taşıyor. KURGAN sistemi ile mükellefler, muhtemel riskler konusunda önceden uyarılıyor ve ileride karşılaşabilecekleri hukuki ve mali sonuçlara karşı tedbir almaya yönlendiriliyor. Uygulama yeni olduğu için bazı aksaklık ve eksiklikler yaşanabilir. Ancak meslek mensuplarından ve paydaşlardan gelen geri bildirimler dikkate alınarak çözüm odaklı bir yaklaşım benimseyebiliriz" dedi. Arıkan: "Kurgan’ın en önemli katkısı, öngörülebilirlik" İzmir Ticaret Odası olarak teknolojiyi merkeze alan, veriye dayalı ve şeffaflığı esas alan tüm dönüşüm süreçlerini güçlü şekilde desteklediklerini ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, "Şirketlerin mali verilerini ileri analiz yöntemleriyle değerlendirerek riskleri erken aşamada tespit eden, önleyici denetim anlayışını esas alan çağdaş bir gözetim sistemi olan KURGAN, yalnızca kamunun vergi uyumunu artırmasına hizmet eden bir araç değil; aynı zamanda özel sektör için güçlü bir kurumsallaşma mekanizması olarak da karşımıza çıkıyor. Sanayiden ticarete, inşaattan turizme, lojistikten tarıma, finansal hizmetlerden perakendeye kadar ekonomimizin tüm sektörleri bu sistemden doğrudan etkilenecek. Çünkü KURGAN’ın odağında yalnızca rakamlar değil; şirketlerin finansal davranışları, sürdürülebilirliği ve uzun vadeli sağlamlığı yer alıyor. İş dünyamız açısından KURGAN’ın sağladığı en önemli katkılardan bir diğeri ise, öngörülebilirlik. Bu sayede şirketlerimiz, mali süreçlerini daha şeffaf ve düzenli yürüttükçe, denetim risklerini önceden görebilecek, belirsizlikler azalacak ve daha sağlıklı planlama yapabilecek" dedi. Bakanlık’tan detaylı sunum Açılış konuşmalarının ardından, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Selim tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Selim sunumunda, KURGAN sisteminin teknik altyapısını, risk analiz mekanizmasını, uygulama aşamalarını ve sahte belgeyle mücadele stratejisindeki yerini detaylı biçimde katılımcılarla paylaştı. Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) hakkında: Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi, kurumun mali ve idari süreçlerini önceden belirlenen kriterler doğrultusunda sürekli izleyen, muhtemel riskleri erken aşamada tespit eden ve yönetime veri temelli karar desteği sunan bütüncül bir yapıdır. Bu sistem sayesinde süreçlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik güçlendirilirken, kaynakların etkin kullanımı ve mevzuata uyum da güvence altına alınmaktadır.
Tarsus Belediyesinde personele yüzde 32 zam
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:31 Tarsus Belediyesinde personele yüzde 32 zam Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, belediye personeline şubat ayı itibarıyla yüzde 32 zam yapıldığını açıkladı. Yeni maaş düzenlemesiyle en düşük işçi maaşı 47 bin 708 TL’ye yükselirken, belediye envanterine yeni araçların da peşin ödemeyle kazandırılacağı duyuruldu. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, başkanlık binası önünde belediye personeline hitap ederek belediyenin mali yapısından personel haklarına, maaş düzenlemelerinden yeni araç yatırımlarına kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Kendisini çalışanlardan farklı görmediğini vurgulayarak konuşmasına başlayan Başkan Boltaç, "Sizin efendiniz değilim. Sizinle beraber bu memleketin hizmetkarıyım ve hizmetkar olmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. Çalışanların emeğini ve alın terini gözeten bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Başkan Boltaç, Tarsus’a sunulan her hizmette personelin katkısının farkında olduklarını söyledi. Bu emeğin karşılığını en iyi şekilde vermeyi öncelikleri arasında gördüklerini ifade eden Başkan Boltaç, belediyenin güçlenen yapısıyla hizmet kalitesini daha da ileri taşıyacak adımlar attıklarını belirtti. Göreve geldikleri ilk dönemde mali zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Başkan Boltaç, "Göreve geldiğimiz ilk dönemde personel maaşlarını ödemekte zorlandığımız günleri hatırlıyoruz. Ancak bütçemizi disipline ettik, imkanlarımızı güçlendirdik ve mali yapımızı daha sağlam bir noktaya taşıdık. Geldiğimiz yeri unutmadan, yönümüzü daima ileriye çeviriyor, Tarsus’u muasır medeniyetler seviyesine taşıma hedefiyle kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, personel maaşlarının gününde ve eksiksiz yatırıldığını belirtti. Boltaç, TÜİK tarafından yüzde 30,89 olarak açıklanan artış oranının üzerine çıktıklarını belirterek, sendika ile yürütülen toplu iş sözleşmesi kapsamında kadrolu, 696 KHK’lı ve İmar Limited Şirketi çalışanlarına şubat ayı itibarıyla yüzde 32 zam yapıldığını duyurdu. Yapılan düzenlemeyle en düşük KHK’lı işçi maaşı 47 bin 708,20 TL’ye, en yüksek KHK’lı işçi maaşı ise 64 bin 500,14 TL’ye yükseldi. Kadrolu işçilerde ise en düşük maaş 60 bin 840,40 TL, en yüksek maaş 80 bin 882,12 TL oldu. Başkan Boltaç, yapılan düzenlemeyle Tarsus Belediyesi personelinin Mersin’deki ilçe belediyeleri arasında en yüksek maaş seviyesine ulaştığını ifade etti. Artışın bir lütuf olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan Boltaç, "Bu bir lütuf değil. Bu sizin alın terinizdir, ananızın ak sütü gibi helaldir" dedi. Kamu kaynaklarını titizlikle yönetirken çalışanını da koruyan bir belediyecilik anlayışıyla, her yıl bütçe imkanları doğrultusunda çalışanlara verilen desteğin artacağını belirten Boltaç, "Her sene bir öncekinden daha iyi olacak, bu da size sözümüz olsun" ifadelerini kullandı. Mali disiplinle birlikte hizmet kapasitesini artıracak yatırımların da sürdüğünü belirten Başkan Boltaç, belediye envanterine yeni araçlar kazandırılacağını açıkladı. Bu kapsamda 1 greyder, 1 ekskavatör, 3 damperli kamyon, 3 çöp kamyonu, 2 adet 21+1 servis aracı ve 2 traktörün peşin ödemeyle alınacağını duyurdu. Boltaç, "Ekip güçlü, araç ve envanter de güçlü olacak ki sahaya en iyi hizmeti yansıtalım" dedi.