Son Dakika
|
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor
Borsa İstanbul’da yeni rekor
CHP Kurultayı davası 1 Temmuz’a ertelendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Niklas Süle, 30 yaşında futbolu bıraktı
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı
İlkay Akkaya konserinde bayraklı protestoda bulunan öğrencilere saldırı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan halka birlik çağrısı
EKONOMİ
Manisa, nisan ayını ihracatta rekorla kapattı
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:43:20
Manisa, 2026 yılının en yüksek aylık ihracatını nisan ayında gerçekleştirerek 468 milyon dolara ulaştı. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,7 artış yakalayan kentte otomotiv ve iklimlendirme sektörleri yükselişe geçerken, elektrik-elektronik sektöründeki düşüş dikkat çekti. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan dış ticaret verilerine göre Manisa, 2026 yılının en yüksek aylık ihracat performansını nisan ayında gerçekleştirdi. Kentin nisan ayı ihracatı 468 milyon dolar olurken, bu rakam geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,7 artış gösterdi. Manisa, nisan ayında Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan 7’nci il olurken, yılın ilk dört aylık toplamında ise 9’uncu sırada yer aldı. 2025 yılı nisan ayında 408 milyon dolar olan ihracat rakamı bu yıl 468 milyon dolara yükselirken, Ocak-Nisan dönemindeki toplam ihracat 1 milyar 535 milyon dolara ulaştı. Sektörel bazda en dikkat çekici artış aylık yüzde 565,5 ile su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe yaşandı. Dört aylık dönemde ise en yüksek artış yüzde 144,4 ile çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektöründe gerçekleşti. Elektrik elektronik sektörü gerilemeye devam etti Manisa’nın ihracatında uzun yıllardır lokomotif konumda bulunan elektrik ve elektronik sektöründeki gerileme ise sürdü. Geçen yıl nisan ayında 154 milyon dolar olan sektör ihracatı, bu yıl yüzde 6,3 düşüşle 144,6 milyon dolara geriledi. Dört aylık toplam ihracat da yüzde 29,4 azalarak 543 milyon dolardan 383 milyon dolara düştü. Böylece sektör dört ayda 160 milyon dolarlık kayıp yaşadı. İklimlendirme sektörü yükselişine devam ediyor Elektrik-elektronik sektöründeki düşüşe rağmen iklimlendirme sanayii yükselişini sürdürdü. Nisan ayında sektör ihracatı yüzde 31,5 artışla 63 milyon dolardan 83 milyon dolara çıktı. Dört aylık toplam ihracat ise yüzde 5,1 artarak 304 milyon dolardan 319,6 milyon dolara yükseldi. İhracatta üçüncü sırada yer alan otomotiv endüstrisi de güçlü performans sergiledi. Nisan ayı ihracatı yüzde 33,5 artışla 48 milyon dolardan 64,5 milyon dolara yükselirken, dört aylık toplam ihracat yüzde 12,1 artışla 205,9 milyon dolardan 230,8 milyon dolara çıktı. Manisa’nın ihracatında ilk üç sırayı sanayi sektörleri oluştururken, bu üç sektör dört ayda toplam 933,4 milyon dolarlık ihracata imza attı. Böylece toplam ihracatın yüzde 60,8’i bu sektörlerden sağlandı. Dördüncü sırada yer alan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü de yükselişini sürdürdü. Sektörün Nisan ayı ihracatı yüzde 51,2 artışla 19 milyon dolardan 29 milyon dolara çıkarken, dört aylık toplam ihracatı yüzde 27,7 artışla 70,6 milyon dolara ulaştı. Aylardır düşüş eğiliminde olan kuru meyve ve mamulleri sektöründe ise nisan ayında sınırlı toparlanma görüldü. Aylık ihracat yüzde 1,4 artışla 18,6 milyon dolara yükselirken, dört aylık toplam ihracat yüzde 9 düşüşle 79 milyon dolardan 71 milyon dolara geriledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:38
İşletmeler için depozito sistemine kayıt süreci başladı
Türkiye genelinde 1 Temmuz itibarıyla hayata geçecek Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulamasına işletmelerin kayıt süreci başladı. Ambalajlı içecek satan veya servis eden tüm işletmeler, "dbys.gov.tr" üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kayıt olarak operatörlerini seçebilecek. Türkiye’de Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen DOA uygulaması, 1 Temmuz itibarıyla tüm Türkiye genelinde başlayacak. Piyasadaki plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye geri kazandırılmasını hedefleyen sistemin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla ekonomiye yıllık 30 milyar lira doğrudan katkı sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi. 1 Temmuz’dan itibaren DOA logolu içecek satışı yapan market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerin depozito iade noktası haline geleceği ifade edildi. İşletmeler operatörlerle yaptıkları anlaşmalar kapsamında teşvik bedeli elde ederken, iade için yeniden gelen müşteriler sayesinde artan müşteri trafiği ile ek gelir ve rekabet avantajı sağlayacağı açıklandı. Bunun yanı sıra alışveriş merkezi, havalimanı ve hastane gibi işletmelerin de iade noktası olabileceği aktarılırken, depozito sistemine dahil olmak isteyen işletmelerin 1 Temmuz tarihinden önce dbys.gov.tr web sitesi üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne (DBYS) kayıtlarını tamamlaması ve iade süreçlerini yönetecek yetkili operatörlerden birini seçmesinin gerektiği belirtildi. "Geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz" Zaman içinde iade ve geri kazanım odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini söyleyen TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, "DOA ile Türkiye genelinde güçlü bir geri dönüşüm seferberliği başlatıyoruz. Ambalajlı içecek satışı yapan işletmelerimiz, bu sistemin sahadaki en önemli paydaşlarından olacak. Market, bakkal, büfe, otel, restoran ve kafelerimizin DBYS’ye kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olmaları, ambalajların doğru şekilde toplanıp geri dönüşüme kazandırılması açısından kritik rol oynuyor. Tüm işletmelerimizi çevresel hedeflerimize ulaşmamız ve döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz açısından büyük önem taşıyan bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz" dedi. İşletmeler, DBYS’ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçecek Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla kademeli olarak devreye alınan DOA uygulaması, üretimden geri dönüşüme uzanan sürecin dijital olarak izlenebildiği, dünyaya örnek oluşturacak entegre bir model sunuyor. Sistemle döngüsel ekonomi yaklaşımının önemli bir unsuru olarak atıkların doğaya karışmasının önlenmesi, ambalajların yeniden ekonomiye kazandırılması ve doğal kaynak kullanımının azaltılmasının hedeflendiği dile getirildi. Sistemin sahadaki işleyişinin satış noktaları üzerinden kurulacak iade altyapısı ile yürütüleceği, öncelikle işletmelerin DBYS’ye kayıt yaptırarak yetkili operatörlerden birini seçeceği açıklandı. Büyük mağazalar ile zincir mağazalar statüsündeki satış noktalarında depozito iade makinesi kurulumu zorunlu olurken; diğer işletmelere ambalaj kaydı için el terminalleri, depolama için şeffaf poşetler ve barkodlu klipsler seçtikleri operatörler tarafından ücretsiz olarak sağlanacak. HOREKA (otel, restoran ve kafe) işletmeleri ise kendi bünyelerinde tüketilen içecek ambalajlarını biriktirerek, seçtikleri operatöre teslim edecek. Yeniden hammaddeye dönüştürülecek İşletmelerde toplanan ambalajların operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak sayma ve doğrulama merkezlerine götürüleceği, ardından geri dönüşüm tesislerinde işlenerek yeniden hammaddeye dönüştürüleceği belirtildi. Sistem kapsamında tüketicilerin ambalaj iade bedellerini "DOA" logolu ambalajları iade noktalarına veya depozito iade makinelerine teslim ederek alabileceği kaydedildi. DOA mobil uygulaması üzerinden kullanıcı hesaplarına aktarılan ambalaj iade bedellerinin banka hesabına transfer edileceği açıklanırken, bu bedeller ATM’den çekilebilecek veya alışverişlerde kullanılabilecek. 2026 itibarıyla yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor Depozito yönetim sistemleri, çevre bilincinin güçlenmesiyle dünya genelinde hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Bugün 20’den fazla ülkede uygulanan ve 350 milyonu aşkın nüfusu kapsayan sistemlerin 2026 itibarıyla 70 ülke veya eyalette yaklaşık 750 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Türkiye de bu dönüşümde güçlü bir adım atarak, hayata geçirdiği uçtan uca dijital altyapısı ile uluslararası ölçekte örnek teşkil eden bir model ortaya koymayı hedefliyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:38
Vergilerde son gün 1 haziran
Haliliye Belediyesi, 2026 Yılı Emlak, İlan-Reklam ve Çevre Temizlik Vergisi ödemelerinde son günün 1 Haziran olduğunu duyurdu. Vatandaşların ödemelerini internet üzerinden de kolaylıkla yapabileceği belirtildi. 2026 yılı Emlak, İlan-Reklam ve Çevre Temizlik Vergisi ödemelerinde 1 Haziran’ın son gün olduğunu hatırlatan Mali Hizmetler Müdürlüğü Emlak Gelirler Birimi, vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için son günü beklemeden ödemelerini gerçekleştirmeleri gerektiğini bildirdi. Mali Hizmetler Müdürlüğü Emlak Gelirler Birimi, mükelleflerin cezalı duruma düşmemesi adına ödemelerin 1 Haziran’a kadar tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Ödemelerin belirlenen nol-ktalarda ve internet üzerinden yapılabileceği belirtildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:22
ATO Başkanı Ali Uçar: "Ayvalık 9 günlük tatile hazır"
Ulaşım yatırımlarıyla cazibesi artan Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde bayram hazırlıklarını değerlendiren Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, deniz sezonunun açılışıyla rekor seviyede bir ziyaretçi akını beklediklerini vurgulayarak, gastronomi ve kültür turizminin yerel ticarete çarpan etkisi yapacağını ifade etti. Konaklamalarda yüzde 90’ın üzerinde doluluk beklediklerini söyleyen Uçar, bayram hareketine hazır olduklarını belirtti. Osmangazi Köprüsü’yle birlikte İstanbul-İzmir otoyolunun açılması, Edremit Kocaseyit Havalimanı’nın geçmiş yıllara göre daha aktif olmasıyla birlikte son dönemde turizmde yıldızını daha da parlatan Ayvalık, Kurban Bayramı’nın 9 gün olmasıyla 1 milyonun üzerinde ziyaretçi bekliyor. Deniz-kum-güneş ekseninin dışında gastronomi, spor, kültür gibi çeşitli şartlara sahip olması nedeniyle yılın 12 ayı turizmin yapılmasına imkân tanıyan Ayvalık’ta bayrama sayılı günler kala rezervasyonlarda yüzde 90’ın üzerinde doluluk gerçekleşti. Beş yıldızlı otelden butik otele kadar toplamda 209 adet tesis sayısı ve 14 bin 500 yataklık kapasitesiyle ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanan Ayvalık’taki bayram hazırlıklarıyla ilgili bilgi veren Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Ayvalık, UNESCO Dünya Mirası yolculuğundaki tarihi dokusu ve tescilli gastronomisiyle rakiplerinden ayrışıyor. 9 günlük tatil kararı, butik otellerimizden restoranlarımıza kadar tüm üyelerimizin bu marka değerini misafirlerimize sunması için büyük bir fırsattır. Rezervasyon oranlarımız şimdiden yüzde 90 bandını aşmış durumda; bayram periyodunda Ayvalık genelinde tam kapasite bir doluluk öngörüyoruz. Günübirlik tekne turlarımızla deniz trafiğimizin, 9 günlük sürede rekor seviyelere ulaşmasını bekliyoruz" dedi. Kurban Bayramı’nın mayıs ayının sonuna gelmesiyle birlikte deniz sezonunun açılacağını da sözlerine ekleyen Ali Uçar, "18 mavi bayraklı plajımızla birçok turizm lokasyonundan çok daha fazla deniz konforu sunuyoruz" açıklamalarında bulundu. Zengin bir mutfak kültürü Ayvalık’ın aynı zamanda bir gastronomi durağı da olduğunu belirten Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Dünyanın en iyi 3 zeytinyağından biri olarak kabul edilen ’Ayvalık zeytinyağı’nı tadıp satın alabilecekler. Ayvalık sadece bir ürün değil, bir yaşam kültürü sunuyor. Coğrafi işaretli zeytinyağımızın yanı sıra mutfak kültürümezle de gastronomi turizminde iddiamızı sürdürüyoruz. Misafirlerimiz sadece otellerimizde konaklamakla kalmayacak; sokaklarımıza, esnafımıza ve üretim merkezlerimize dokunarak yerel ekonominin tüm çarklarını harekete geçirecekler. Özellikle bu uzun tatil döneminde, tarihi kent merkezimizdeki tescilli yapılarımız ve Cunda Adamızın eşsiz atmosferiyle kültür turizmini de ön plana çıkarıyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:42
ESOGÜ’de geliştirilen yerli gres teknolojisi Nemli A.Ş.’ye devredildi
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 16:38
Köfteci Yusuf’ta insanlık dersi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:36
Sarıgöl Ovası’nda üzüm bağlarında "Fenomen Tel" seferberliği
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde dünyaca ünlü Sultaniye üzüm bağlarında üreticiler, zararlılara karşı ’fenomen tel’ yöntemiyle önlem almaya başladı. Halk arasında ’Japon tuzağı’ olarak da bilinen sistem, bağları unlu bit ve kurtçuklardan koruyor. Sarıgöl Ovası’nın dünyaca ünlü çekirdeksiz sofralık Sultaniye üzüm bağlarında üreticiler, 2026 yılı ürünlerini zararlılardan korumak için ’fenomen tel’ yöntemiyle mücadeleye başladı. Halk arasında ’Japon tuzağı’ olarak da bilinen fenomen tel sistemi, üzüm bağlarında unlu bit ve kurtçuk gibi zararlıların yayılmasını engellemek amacıyla kullanılıyor. İki veya üç asma aralıklarla bağlanan özel tellerin yaydığı koku sayesinde dişi ve erkek zararlıların buluşması önleniyor. Yıllardır Sarıgöl ovasında uygulanan yöntem, üreticiler tarafından etkili bir koruma sistemi olarak görülüyor. Sarıgöllü üretici Hüseyin Karcı, Emcelli Mahallesi’nde başlattıkları çalışmayı şu sözlerle anlattı: "2026 yılı ürünlerimiz için üzüm bağlarımızda fenomen tel uygulamasına başladık. Unlu bit için beş metre, kurtlar için yedi metre aralıklarla tellerimizi bağlıyoruz." İlçede bağlarda çalışmaların önümüzdeki günlerde de devam edeceği öğrenildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:32
Köyceğiz’de 98 üreticiye İpekböceği larvası dağıtıldı
Muğla’da kırsal kalkınmayı destekleyen alternatif üretim modellerinden biri olan ipekböcekçiliğinin yaygınlaştırılması amacıyla, Köyceğiz ilçesi Pınarköy Mahallesi’nde ipekböceği dağıtım töreni gerçekleştirildi. Tarihi yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayanan ve doğanın sunduğu en zarif liflerden biri olan ipeğin, Muğla için önemli bir geçim kaynağı olmaya devam ettiği vurgulandı. Türkiye genelinde ipekböceği üretimi yapan işletmelerin yüzde 6,2’sinin Muğla’da bulunduğu, 2025 yılı itibarıyla 5 bin 892 kilogram üretim ile ilin Türkiye genelinde 3. sırada yer aldığı, işletme sayısı bakımından ise 5. sırada bulunduğu ifade edildi. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal yaptığı konuşmada, ipekböcekçiliğinin ilde yeniden önem kazandığını belirterek, "İlimizde 2025 yılı itibarıyla 23 mahallede 106 işletmede üretim yapılmaktadır. 2026 yılında ise bu sayının 142 işletmeye ulaşması beklenmektedir. Köyceğiz ilçemiz üretimin merkezinde yer almakta olup, Pınarköy Mahallemizde Kozabirlik tarafından temin edilen ipekböceği larvaları 98 üreticimize teslim edilecek" dedi. Topal ayrıca, İl Müdürlüğü tarafından hayata geçirilecek yeni bir proje kapsamında ipekböceği yetiştiricilerine yüzde 75 hibe desteği ile gerekli malzemelerin temin edileceğini belirterek, ilerleyen süreçte dut fidanı dağıtımının da gerçekleştirileceğini ifade etti. Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu ise konuşmasında, çocukluk yıllarından bu yana aşina olduğu ipekböceği üretiminin Pınarköy Mahallesi’nde devam etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üreticilere bereketli bir sezon diledi. 98 üreticiye ipekböceği larvaları dağıtılırken, törene; Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Mehmet Kuray, Köyceğiz İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eşref Arslan, Kozabirlik Ege Bölge Temsilcisi Faik Ramazan Akyüz ile üreticiler katıldı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:30
İş Bankası’ndan lise öğrencileri için girişimcilik programı
Workup’ın lise öğrencisi gençler için üretim odaklı bir hızlandırma programı olarak hayata geçireceği WorkupOnBoard başvuruları 15 Mayıs’ta sona eriyor. Girişimcilik motivasyonu yüksek gençlerin bu alanda gelişmesi ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmasını hedefleyen program hibrit olarak 4-26 Temmuz’da düzenlenecek. Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup, lise öğrencilerine yönelik yeni girişimcilik programı WorkupOnBoard’ı hayata geçiriyor. İş Bankası bünyesinde yer alan Yapay Zekâ Fabrikası (YZF) yürütücülüğünde gerçekleştirilecek WorkupOnBoard, bir projenin fikir aşamasından çalışan bir ürüne dönüşmesine kadar olan sürece yönelik yüksek yoğunluklu bir hızlandırma programı olarak kurgulandı. Program ile yapay zekanın geleneksel teorik eğitim modellerinden ayrışarak yalnızca bir bilgi aracı değil, doğrudan bir üretim ortağı olarak kullanıldığı bir yapı sunuluyor. Katılımcılar program boyunca yapay zekâ destekli geliştirme araçları ile ürünlerini sıfırdan oluşturacak, gerçek kullanıcılarla test edecek ve hızlı iterasyonlarla (yinelemelerle) geliştirme sürecini deneyimleyecek. 21 günlük program, fikir geliştirme ve MVP (minimum uygulanabilir ürün) oluşturma, kullanıcı doğrulama ve ürün iyileştirme, büyüme ve Demo Day hazırlığı olmak üzere üç temel fazdan oluşacak, haftanın 3 günü fiziksel mentor destekli üretim, 2 günü ise asenkron çalışma yapılacak. Katılımcılara bulut ve yapay zekâ araç kredileri ile belirli reklam/test bütçesi verilerek, geliştirdikleri ürünleri gerçek kullanıcılarla buluşturma imkânı sunulacak. Bu yaklaşım ile katılımcıların doğrudan müşteriyle temas kurabilen, test edilmiş ürünler geliştirmesi hedefleniyor. Program sonunda katılımcılar, çalışan bir MVP, kullanıcı geri bildirimlerine dayalı ürün geliştirme deneyimi ve girişimcilik refleksi kazanacak, İş Bankası Girişimcilik Ekosistemine erişim elde edecek. Ayrıca, ekipler Demo Day’de projelerini girişimcilik ekosistemi paydaşlarına sunma şansı yakalayacak. Girişimcilik motivasyonu yüksek gençlerin bu alanda gelişmesi ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmasını hedefleyen program 4-26 Temmuz arasında hibrit olarak düzenlenecek. Yüz yüze bölümleri İş Vapur’da gerçekleştirilecek programa başvurular, 15 Mayıs’a kadar workup.ist/workuponboard üzerinden yapılabiliyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:27
Bakan Işıkhan: ’’İş gücü piyasalarında yaşanan küresel değişimleri risk değil fırsat olarak görüyoruz’’
OECD 2026 Beceriler Zirvesi kapsamında düzenlenen basın toplantısında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann açıklamalarda bulundu. Işıkhan, küresel iş gücü piyasalarındaki değişimleri fırsat olarak değerlendirdiklerini ifade etti. OECD 2026 Beceriler Zirvesi çerçevesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ortak bir basın toplantısı düzenledi. Zirve kapsamında, 25’i bakan, 20’si bakan yardımcısı olmak üzere 57 ülke ve uluslararası kuruluştan yaklaşık 300 temsilci Türkiye’de ağırlanıyor. İki gün sürecek zirvede; teknolojik değişim ve dönüşümün küresel ve bölgesel etkileri ile çalışma hayatı ve eğitim sistemlerinin bu süreçle ilişkisi ele alınacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, ‘‘2023 yılında Ülkemizde açılan, OECD İstanbul Merkezi ile OECD; bölgesel programlar geliştirerek, çok daha geniş coğrafyalara erişim imkanı kazanmıştır. Bu merkezin görev süresinin 3 yıl daha uzatıldığına yönelik karar, dün Resmi Gazete yayınlanmıştır. Hayırlı olmasını diliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İş gücü piyasalarında yaşanan küresel değişimleri risk değil fırsat olarak görüyoruz’’ Basın mensuplarının da sorularını yanıtlayan Işıkhan, iş gücü piyasalarında yaşanan değişimlerle ilgili görüşlerini dile getirdi. Işıkhan, ‘‘İş gücü piyasalarının bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan değişikliklerin, ülkemiz iş gücü piyasalarını etkilemesini bekliyoruz, her ülke gibi bekliyoruz. Çünkü Türkiye dünyadan kopuk şekilde yaşayan bir ülke değil. Biz bunu bir risk olarak değil, bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Çünkü Türkiye’nin güçlü bir ekonomik yapısı söz konusu. İŞKUR’umuz özellikle yeni ortaya çıkabilecek mesleklere yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. Biz hazırız, biz bunu bir risk olarak görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu baz alarak bu istihdam politikalarımızı, hem kadınları hem de gençleri iş gücü piyasasına katacak aktif istihdam politikalarını hayata geçirmeye gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün resmi tatil ilan edilmesinin emeğe verilen hukuki bir sembol anlamına geldiğini belirten Işıkhan, "Ülkemizde de hatırlarsanız 1 Mayıs derken hep sol marjinal örgütlerin çatışmalarının yaşandığı, farklı noktalara çekildiği siyasi anlamda da farklı bir boyuta çekildiği gün olarak kutlanıyordu. Fakat Cumhurbaşkanımızın özellikle 2009 yılında 1 Mayıs’ı resmi tatil ilan etmesiyle birlikte bu topraklarda emeğe verilen değer hukuki ve sembolik anlamda da tescil edilmiş oldu. Ancak 1 Mayıs’la birlikte biz çalışma hayatımızda sendikal hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, toplu sözleşme süreçlerinin daha da demokratikleşmesi ve çalışma barışı, Bakanlık olarak bizim en çok önem verdiğimiz konuların başında geliyor; çalışma barışının da çalışma hayatında tahkim edilmesi konularında çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. Mathias Cormann’dan küresel ekonomi için beceri gelişiminin önemi vurgusu OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ise toplantıdaki değerlendirmesinde, beceri gelişiminin küresel ekonomiler için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Cormann, iş gücü dönüşümü, dijitalleşme ve eğitim politikalarının ülkelerin geleceğini doğrudan etkilediğini dile getirdi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:58
İşletmelere e-ihracat uyarısı
Küresel ölçekte daralan ekonomiler ve iç pazardaki talep yavaşlaması karşısında e-ihracatın işletmeler için bir tercihten ziyade hayatta kalma meselesine dönüştüğü, bu süreçte salt ciroya odaklanmak yerine finansal okuryazarlık ve karlılık odaklı stratejilerin benimsenmesi gerektiği belirtildi. Ekonomi uzmanları, artan operasyonel maliyetler ve enflasyonist baskılara karşı şirketlerin finansal sürdürülebilirliklerini koruyabilmeleri için sınır ötesi e-ticareti en güçlü alternatif olarak gösteriyor. Geleneksel ticaret modellerinin kar marjlarını giderek kaybettiği bu dönemde döviz girdisi sağlayan e-ihracat ekosistemi, yerel pazarlara sıkışan işletmeler için yeni bir "nefes alanı" oluşturuyor. Ancak sektör temsilcileri, global pazarlara açılmanın sadece ürün listelemekten ibaret olmadığı, ciddi bir finansal okuryazarlık, stratejik planlama ve devlet desteklerinin doğru kullanımı ile mümkün olabileceği konusunda uyardı. "Eski alışkanlıklarınızdan vazgeçin" Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, e-ticarette yaşanan yapısal dönüşümle birlikte geleneksel "al-sat" devrinin tamamen kapandığını ifade etti. Daralan ekonomilerde yeni çıkış yolunda kalıcı olabilmek için eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, e-ihracata yönelen firmaların "ciro illüzyonu" tuzağına karşı dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulundu. Demir, "Bugün birçok işletme, e-ticaret platformlarındaki yüksek satış hacimlerine bakarak büyüdüğünü zannediyor. Ancak arka plandaki gizli maliyetler, iade oranları, yanlış fiyatlama stratejileri ve lojistik giderleri hesaplanmadığında, artan ciro sadece illüzyondan ibaret kalıyor. Günün sonunda şirketler, kâr ettiklerini düşünürken aslında sermayelerini eritiyor. Daralan ekonomilerde ayakta kalmak isteyen bir işletmenin, finansal okuryazarlığı merkeze almadan global pazarlarda başarılı olma şansı sıfırdır" dedi. "Ezbere ihracat devri bitti" İç pazarda sıkışan bir işletmenin global pazarlara açılırken ilk adımı nasıl atması gerektiğini de anlatan Demir, "Bu noktada yapılan en büyük stratejik hata hesap açıp katalog yüklemek. İlk adım operasyonel değil, tamamen analitik olmalıdır. ’Elimde bu ürün var, bunu satayım’ mantığı yerini ’Hedef pazardaki veri ne söylüyor, hangi ürüne ihtiyaç var ve benim birim maliyetim (unit economics) bu rekabeti kaldırır mı?’ sorularına bırakmalı. Pazar yeri dinamiklerinin analizi, rakip araştırması ve doğru fiyatlandırma stratejisi kurulmadan sınır ötesine geçen tek bir ürün bile markaya zarar yazar. Biz e-ihracatı operasyon değil, uçtan uca tasarlanması gereken zihniyet dönüşümü olarak görüyoruz" diye konuştu. "Devlet teşvikleri küresel rekabette çarpan etkisi oluşturuyor" Demir, Ticaret Bakanlığının e-ihracatçılara sunduğu desteklerin dünyadaki en kapsamlı paketlerden biri olduğuna işaret ederek, dijital pazarlamadan sipariş karşılama (fulfillment) hizmetlerine ve E-Turquality programına kadar uzanan bu teşviklerin oyun değiştirici gücüne vurgu yaptı. Demir, "Birçok firma bürokratik süreçlerden çekindiği veya bilgi eksikliği yaşadığı için bu haktan mahrum kalıyor. Oysa sağlam finansal planlamayla entegre edilen devlet teşvikleri, sadece maliyetleri düşürmekle kalmaz, yerel KOBİ’yi global markaya dönüştüren çarpan etkisi oluşturuyor" şeklinde konuştu. E-ihracat vizyonu Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor Sektördeki dönüşüme rehberlik eden Global Seller Academy, bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek Türkiye genelinde "e-ihracat seferberliği" yürütüyor. Sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ve kamu kurumlarıyla sağlanan stratejik işbirlikleri sayesinde e-ihracat vizyonu metropollerin dışına taşınarak Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor. Kamu-özel sektör dayanışmasıyla hayata geçirilen projeler, yerelde üretim yapan sanayici ve KOBİ’lerin ürünlerini doğrudan global tüketiciyle buluşturuyor. Akademinin verilerine göre, sadece 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firmaya ulaşılarak yerel üreticilerin sınır ötesi pazarlara entegrasyonu sağlandı. Uzmanlar, yürütülen bu seferberliğin yerel üreticilerin döviz kazanma kapasitesini artırmanın yanı sıra istihdamı koruyarak Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına da stratejik ve kalıcı katkı sunduğunu belirtiyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:42
Banka kredisi olmadan mülk edinme imkanı
Memur ve sağlık çalışanlarının ev ve araç gibi temel ihtiyaçlarına faizsiz ve banka kredisiz ulaşabilmesi amacıyla HEKİMSEN tarafından ortak yatırıma dayalı yeni bir iktisadi sistem hayata geçiriliyor. Toplu alımlar ve hazine ihaleleriyle maliyetlerin düşürülmesinin hedeflendiği sistemden tüm memurlar yararlanabilecek.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57
STSO Başkanı Zeki Özdemir, meslek odaları başkanlarıyla bir araya geldi
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir ve Meclis Başkanı Osman Yıldırım, meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Sivas’ın iki önemli sivil toplum kuruluşu olan Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, şehir ekonomisini canlandırmak ve esnafa daha iyi hizmet sunmak adına güç birliği mesajı verdi. Odaların Yönetim Kurulu Üyelerinin de yer aldığı toplantıda; esnaf ve sanatkârların güncel sorunları, merkez ve ilçelerdeki sektörel gelişmeler, üretim ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar ile önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar ele alındı. "Sivas her şeyin en güzeline layık" STSO Başkanı Zeki Özdemir, seçimlerin ardından güven tazeleyen ve yeni seçilen Oda başkanlarını ve yönetimlerini tebrik ederek, görevlerinde başarılar diledi. Özdemir, "Şehrimiz adına yapılabilecek en güzel çalışmaları ortak akılla hayata geçirip, Sivas’ımızı hep birlikte daha ileriye taşıyalım" ifadelerini kullandı. Sivas’ın gelişimi için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Özdemir, kentin iki önemli kurumu olan Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin el ele verdiğini belirterek, "Sivas her şeyin en güzeline layık. İş insanımıza, tüccarımıza ve esnafımıza en iyi hizmeti sunmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" STSO Meclis Başkanı Osman Yıldırım ise, meslek odaları arasındaki iş birliği ve istişare kültürünün güçlenerek devam etmesinin Sivas’ın ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yıldırım, "Ortak akıl ve güçlü iletişimle hareket ettiğimiz sürece şehrimiz adına daha verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda, kurumlar arası güçlü iletişimin sürdürülmesinin şehir ekonomisine sağlayacağı katkılar ele alındı. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve ticari hayatın canlandırılmasına yönelik atılabilecek adımlar üzerinde duruldu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:30
Gemlik Körfezi’nde sardalya avcılığı başladı
Gemlik Körfezi içerisinde ve özellikle sahil önlerinde, su üstünde yüzer ağlar kullanılarak sardalya uzatma avcılığı yapılmaya başlandı. Bölgede faaliyet gösteren balıkçı teknelerinin sayısındaki artış, denizdeki hareketliliği de beraberinde getirdi. Yetkililer ve balıkçılar, amatör tekne kullanıcılarının bu süreçte daha dikkatli olmaları gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle balıkçı teknelerinin etrafından geçişlerde yüzer ağların görünmeyebileceği, bu durumun hem teknelere zarar verebileceği hem de kazalara yol açabileceği ifade ediliyor. Öte yandan balıkçı teknelerinin gece saatlerinde avcılık yaptığı ve tekneler üzerinde çakar lambalarla faaliyetlerini sürdürdüğü belirtiliyor. Bu nedenle gece seyir halinde olan amatör denizcilerin ışıklı teknelere karşı daha temkinli yaklaşmaları gerektiği vurgulanıyor. Deniz güvenliğinin sağlanması adına tüm amatör denizcilerin dikkatli olması istenirken, balıkçılar da "rast gelsin" diyerek sezonun bereketli geçmesini temenni ediyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:53
Anadolu kazına "milli kimlik": Anne hattı Yozgat, baba hattı Bandırma
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmaları ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ile Yozgat Bozok Üniversitesi, yerli Anadolu kazının verimini artırmak için önemli bir ıslah projesi yürütüyor. Proje kapsamında, Anadolu kazının hastalıklara karşı dayanıklılığı korunarak et verimi ve tüy kalitesinin dünya standartlarına taşınması hedefleniyor. Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 260 bin kaz bulunmasına rağmen, canlı ağırlıkların dünya ortalamasının altında kalması üzerine başlatılan çalışmalarda önemli bir aşamaya gelindi. Mevcut durumda Türkiye’deki kazlar 4 ile 5,5 kilogram arasında değişirken; Çin, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde bu ağırlıklar 10 kilogramın üzerine çıkabiliyor. Islah için "anne" ve "baba" hatları kuruldu Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, projenin stratejik bir iş birliğiyle yürütüldüğünü belirtti. Kılınç, baba hattının Bandırma’da, anne hattının ise Yozgat Bozok Üniversitesinde oluşturulduğunu ifade ederek, "Anadolu kazımızın performans özelliklerine dair ölçümleri tamamladık. Şimdi bu iki hattı melezleme çalışmalarına tabi tutarak ülkemize özgü, yüksek verimli bir ırk oluşturacağız." dedi. Kazda gelişmiş ülkelere bakıldığında Anadolu kazının verimlerinin düşük olduğunu aktaran Kılınç, "Tam olarak tanımlanmış ve ıslah edilmiş modelimiz yok. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakanlığı da bu yüzden kazla ilgili projenin daha etkin yürütülmesi için harekete geçti." ifadesini kullandı. Hastalığa dirençli, eti verimli yeni ırk Anadolu kazının en büyük avantajının coğrafi şartlara ve hastalıklara karşı yüksek direnci olduğunu vurgulayan Kılınç, şu bilgileri paylaştı: "Amacımız, elimizdeki bu genetik zenginliği koruyarak kısa sürede daha yüksek kesim ağırlığına ulaşan modeller geliştirmek. Tam olarak tanımlanmış ve ıslah edilmiş bir modelimiz henüz yoktu. Bakanlığımız bu ihtiyacı görerek projeyi etkinleştirdi. Kendi coğrafyamızdan seçilen bu kazlarla, hem üreticimizin daha fazla kazanmasını sağlayacağız hem de tüy kalitesini artırarak sanayiye destek vereceğiz. Kendimize ait kaz ırkı modeline geçmek için önümüzde az bir zaman kaldı."
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:52
Tavas’ın yöresel değerleri YÖREX’te görücüye çıktı
Antalya’da düzenlenen YÖREX Fuarı’nda Tavas standı yoğun ilgi gördü. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık öncülüğünde gerçekleştirilen tanıtımlarda ilçenin dokumaları, yöresel lezzetleri ve kültürel mirası ziyaretçilerle buluşturuldu. Antalya’da düzenlenen ve Türkiye’nin dört bir yanından yöresel ürünlerin, kültürel değerlerin ve coğrafi işaretli ürünlerin tanıtıldığı YÖREX Fuarı’nda Tavas damgası vurdu. Yerel değerlerin ekonomiye kazandırılması, üreticilerin desteklenmesi ve şehirlerin marka değerinin artırılması amacıyla gerçekleştirilen fuarda, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık da tanıtım çalışmalarına bizzat katıldı. Tavas standında ilçenin meşhur dokumaları, yöresel lezzetleri, el emeği ürünleri ve kültürel ögeleri profesyonel sunumlarla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuara katılan ziyaretçiler, Tavas’ın köklü geçmişini yansıtan ürünlere yoğun ilgi gösterirken, stant gün boyunca kalabalık ziyaretçi akınına uğradı. Fuar süresince siyaset, iş dünyası ve kamu kurumlarından önemli isimler de Tavas standını ziyaret etti. Ziyaretçiler arasında Ali Babacan, Aykut Kaya, Saniye Caran, Ali Çandır, İlhan Karayılan, Ömer Faruk Gündüzalp, Seydi Tahsin Güngör, Mustafa Kandemir ve Uğur Erdoğan yer aldı. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, fuarda yapılan görüşmelerde Tavas’ın yöresel ürünlerinin daha geniş pazarlara ulaştırılması, tanıtım ağının büyütülmesi ve ilçenin ekonomik değerlerinin güçlendirilmesi adına önemli temaslarda bulunduklarını belirtti. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Tavas’ımızın binlerce yıllık geleneğini ve bereketli topraklarımızın sunduğu eşsiz değerleri YÖREX platformunda tüm Türkiye ile buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Gayemiz, Tavas’ın markasını ulusal düzeyde hak ettiği yere taşımaktır. Yerel üreticimizi desteklemek ve kültürümüzü tanıtmak adına çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:37
Bursa’da bol yağışlar çeltik ve ikinci ürün yasağını kaldırdı
Bursa’nın Karacabey ilçesinde kuraklık endişesiyle geçtiğimiz kasım ayında getirilen çeltik ve ikinci ürün ekimi yasağı, kış ve bahar aylarında etkili olan bol yağışların ardından kaldırıldı. Manyas Barajı ve Gölü’ndeki doluluk oranının yüzde 100 seviyesine yaklaşması, bölge çiftçisine derin bir nefes aldırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa’ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey’de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa’da 105,8 kilogram yağış oldu. Mevsim ortalaması metrekareye 70 kilogram olan martta ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa’da, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerindeki yoğun yağışlar, Uluabat Gölü’nün taşmasına ve bazı tarım arazilerinin su altında kalmasına yol açarken, tarımsal sulama rezervlerini ise tamamen doldurdu. "Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok" Karacabey Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle Manyas Gölü ve barajındaki su seviyesinin kritik noktalara gerilediğini, bu sebeple Bursa Valiliği kararıyla ekim yasağı getirildiğini hatırlattı. Yağışların durumu değiştirdiğini belirten Düzen, "Hem göl hem de barajdaki durum şu anda gayet iyi. Doluluk oranının yüzde 95 seviyesinde olduğunu öğrendik. Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok. Hatta fazlasıyla var, binlerce dönüm arazi şu an su altında." dedi. Ekonomiye ikinci ürün katkısı Yasağın kalkmasının bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayan Düzen, şunları kaydetti: "Bölgemizde yaklaşık 25-30 bin dönüm alanda çeltik üretiliyor. Yasağın kalkmasıyla çiftçimiz tarlasını hazırlayıp tohumunu toprakla buluşturacak. Ayrıca ikinci ürün ekimindeki yasak da kalktı. Buğdayını hasat eden çiftçimiz yerine ikinci ürününü ekebilecek. Bu durum hem üreticimizin yüzünü güldürecek hem de ekonomiye ciddi katkı sağlayacak. Bütün çiftçilerimiz adına bereketli bir hasat dönemi diliyorum."
27 Nisan 2026 Pazartesi - 09:34
Sarıgöl’de kurbanlık pazarı hareketlendi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık satışları başladı. Vatandaşlar fiyat artışından etkilenmemek ve istedikleri hayvanı seçebilmek için alımlarını erkenden yapmaya başladı. Sarıgöl’de Kurban Bayramı öncesi küçükbaş kurbanlık satışlarında hareketlilik yaşanıyor. İlçede vatandaşlar, kurban günü kesecekleri hayvanları şimdiden satın alırken, satıcılar da yoğunluk yaşandığını ifade etti. Satın alınan kurbanlık kuzuların bir kısmı satıcılar tarafından bayrama kadar beslenmeye devam edilirken, bazı vatandaşlar ise hayvanlarını kendi evlerinde bakmayı tercih ediyor. Bu yıl kurbanlık fiyatlarının 25 bin lira ile 40 bin lira arasında değiştiği öğrenildi. Erken davranarak kurbanlığını aldığını belirten Mücahit Saraç, "Her yıl kurbanlığımı erken alıyorum. Bu yıl 36 bin liraya aldım. Satıcılar isteğe bağlı olarak kurbana kadar bakımlarını yapıyor. Kimileri de evlerinde kendileri bakıyor. Allah kesmeyi ve yedirmeyi nasip etsin." dedi. Besiciler ise bayram yaklaştıkça fiyatların daha da artabileceğini belirterek vatandaşlara erken alım tavsiyesinde bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder