EKONOMİ
ESOB Başkanı Keskin’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a esnaf raporu 01 Mart 2026 Pazar - 17:49:06 Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sunduğu kapsamlı raporla esnafın sorun ve taleplerini iletti. TESK Yönetim Kurulu Üyesi ve MESOB Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık üç yıldır ekonomik sıkıntılarla mücadele eden esnaf ve sanatkârların yaşadığı sorunları içeren raporu Malatya’ya ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu. Keskin, Malatya ticari hayatının bel kemiği olan esnafın halen hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, şehrin ekonomik ve sosyal olarak yeniden ayağa kalkmasının küçük işletmelerin desteklenmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Raporda deprem bölgesine özel düşük vergi oranları uygulanması, konteyner iş yerlerinden kalıcı iş yerlerine geçecek esnafa uzun vadeli faizsiz kredi ve geri ödemesiz hibe sağlanması, ulaşım sektöründe ÖTV’siz ticari araç alım hakkının yeniden verilmesi ve belediye encümen kararıyla süresiz verilen M, T ve S plakaların mülkiyet hakkının yasal güvence altına alınması talepleri yer aldı. Depremde zayi olan hammadde ve stokların tazmini için ödeme takvimi açıklanması, artan maliyetler nedeniyle yerinde dönüşüm desteğinin en az 3 milyon TL’ye çıkarılması ve TOKİ ile Emlak Konut projelerinde kullanılacak malzemelerin Malatya esnafından temin edilmesi gerektiği de raporda vurgulandı. Ayrıca esnafın emekliliği için gerekli 9 bin prim gününün 7 bin 200’e düşürülmesi, vergi kaydı olup Bağ-Kur kaydı açılmamış esnafa geriye dönük borçlanma hakkı tanınması, zincir marketler ve AVM’lere karşı esnafı koruyacak Perakende Yasası’nın hayata geçirilmesi ve 2026 itibarıyla büyükşehirlerde basit usulden gerçek usule geçiş kararının deprem bölgesi için en az 3 yıl ertelenmesi istendi. Raporda son olarak KOSGEB desteklerinin tüm meslek kollarına açılması ve deprem sonrası verilen kredilerin geri ödeme süresinin en az 1 yıl uzatılması, sanayi esnafı için modern ve teknolojik altyapıya sahip yeni bir sanayi sitesinin kampüs modeliyle inşa edilmesi ve mevcut küçük sanayi sitelerinde kiracı esnafa mülkiyet önceliği tanınması taleplerine yer verildi.
01 Mart 2026 Pazar - 16:09 Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının operasyonel yetersizlik gerekçesiyle kapatılacağı iddiaları üzerine toplanan yüzlerce vatandaş kapının kapatılmamasını istedi. Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının kapatılacak olması ilçe halkı, esnaf, oda başkanları ve muhtarları harekete geçirdi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası önünde toplanan kalabalık gümrük kapısı nöbetine başladı. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bülent Çelik, Mevlana Mahallesi Muhtarı Ahmet Akkurt ve Suriyeli tüccarlar adına Abu Arap, kapının kapatılmasının Ceylanpınar için ekonomik idam anlamına geleceğini vurguladı. Ceylanpınar ilçesinin yeniden çıkmaz sokak haline geleceğini belirten Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Bülent Çelik, "Bir tarafımız TİGEM arazileri, diğer tarafımız sınır. Ceylanpınar zaten bir dar koridora sıkışmış durumda. Mevcut gümrük kapısı bizim tek nefes borumuzdur. Madem Suriye’nin imkanları ve operasyonel hareket kabiliyeti yetersiz deniliyor, o halde neden başka bölgelerde yeni kapılar açılıyor. Biz yeni kapılara karşı değiliz ama bir tarafı ihya ederken Ceylanpınar’ı imha etmenize, burayı bir ’çıkmaz sokak’ haline getirmenize asla razı değiliz" dedi. Muhtarlar adına konuşan Mevlana Mahalle Muhtarı Ahmet Akkurt ise, "Suriye iç savaşı boyunca mermilerin gölgesinde yaşayan, tarlasını ekemeyen, dükkanını açamayan ama devletine sadakatten ödün vermeyen bu halk, bugün cezalandırılmayı değil ödüllendirilmeyi bekliyor. Kapının kapatılması fikri derhal rafa kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki Suriyeli tüccarlar adına söz alan Abu Arap ise ticaretin devamlılığının her iki halk için de hayati olduğunu belirtti. Abu Arap, "Bu kapı sadece bir geçiş noktası değil, binlerce insanın rızık kapısıdır. Ticaretin durması demek, her iki taraftaki mazlum halkın daha da fakirleşmesi demektir. Biz Ceylanpınar’ın ticaret merkezi olarak kalmasını istiyoruz" diye konuştu. Kalabalık, gümrük kapısı ile ilgili olumlu bir karar alınıncaya kadar toplanmaya devam edeceklerini belirtti.
01 Mart 2026 Pazar - 15:49 Mersin tarımı faydalı böcekle biyolojik mücadeleye odaklandı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) koordinesinde yürütülen Odak Mersin Projesi kapsamında faaliyet gösteren Mersin Tarım-Gıda-Hayvancılık Odak Çalışma Kurulu, şubat ayı toplantısını Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirdi. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, enstitünün yapılanması ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verildi. Program kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü katkılarıyla kurulan Faydalı Böcek Üretim Laboratuvarı da incelendi. Yılda 400 bin faydalı böcek üretilecek Mersin ve Akdeniz Bölgesinin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan turunçgillerde zararlılarla mücadele amacıyla kurulan laboratuvarda yılda 400 bin faydalı böcek üretilmesi hedefleniyor. Üretilen böceklerin sahada çiftçilerin kullanımına sunulması planlanıyor. Bu uygulamayla kimyasal ilaç kullanımının azaltılması, insan sağlığının korunması, bitki koruma ürünlerine yapılan harcamaların düşürülmesi ve daha sağlıklı, kaliteli ürün elde edilmesi amaçlanıyor. Yetkililer, biyolojik mücadelenin yaygınlaştırılmasıyla çevre dostu üretim modelinin güçleneceğini ifade etti. Narenciye süreçleri bilimsel modelle ele alınıyor Kurul üyeleri ayrıca, Çukurova Kalkınma Ajansı destekleriyle MTSO, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında kurulan Turunçgil Hasat ve Hasat Sonrası Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nde de incelemelerde bulundu. Bilimsel bir narenciye işleme tesisi olarak planlanan merkezde, hasattan depolama ve sarartma süreçlerine kadar tüm aşamalar simülasyon modeliyle değerlendiriliyor. Yapılan çalışmalarla narenciyede kayıpların azaltılması ve süreç verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Garanti BBVA, UNO’nun enerji verimli üretim yatırımına 13 milyon euro finansman sağladı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:20 Garanti BBVA, UNO’nun enerji verimli üretim yatırımına 13 milyon euro finansman sağladı Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman stratejisi kapsamında UNO’nun üretim hatlarını modernize etmeye yönelik, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılmasını hedefleyen yatırımına 13 milyon euro finansman sağladı. Finansman, Garanti BBVA ile İspanya’nın ulusal kalkınma bankası ICO (Instituto de Crédito Oficial) arasındaki iş birliği anlaşması kapsamında ICO tarafından sağlanan fon kaynağıyla kullandırıldı. Garanti BBVA, İspanya’nın ulusal kalkınma bankası Instituto de Crédito Oficial (ICO) ile geçtiğimiz Kasım ayında hayata geçirdiği 100 milyon dolarlık iş birliği anlaşması kapsamında, paketli ekmek markası UNO’nun üretim hatlarının modernizasyonuna yönelik yatırımını 13 milyon euro tutarında finansmanla destekledi. 30 Ocak 2026 tarihinde sağlanan finansman, UNO’nun enerji verimliliğini artırmaya ve karbon emisyonlarını azaltmaya odaklanan üretim hattı yatırımlarında kullanılacak. Yatırım kapsamında, ürün birimi başına doğal gaz ve elektrik tüketimini düşüren, enerji verimli yeni üretim hatlarının kurulması hedefleniyor. Garanti BBVA, 2018-2029 dönemini kapsayan 3,5 trilyon TL’lik sürdürülebilir finansman taahhüdü doğrultusunda, Ocak 2026 itibarıyla 1 trilyon TL eşiğini aşarak sürdürülebilir finansmanda önemli bir kilometre taşını geride bırakmıştı. Banka, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim yatırımlarını destekleyerek reel sektörün dönüşümünde aktif rol üstlenmeye devam ediyor. "BBVA Grubu’nun küresel gücüyle Türkiye ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz" Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Müşterilerimizin büyüme yolculuğuna uluslararası kaynak sağlamak üzere ICO ile yaptığımız iş birliğinin somut çıktılarından birini UNO’nun enerji verimliliği yatırımında görmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu finansman sayesinde hem sanayide enerji verimliliğini artıran hem de karbon emisyonlarını azaltan yatırımları destekliyoruz. Sürdürülebilir finansmanı hedeflerimiz doğrultusunda enerji verimliliğini ve düşük karbonlu üretimi destekleyen yatırımlarla reel sektörün uzun vadeli dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Ocak 2026 itibariyle sürdürülebilir finansman hedefimizde 1 trilyon TL eşiğini aşmış olmamız, bu alandaki kararlılığımızın ve müşterilerimizle birlikte oluşturduğumuz etkinin somut bir göstergesi. BBVA Grubu’nun küresel gücüyle Türkiye ekonomisine değer katmaya ve müşterilerimizin sürdürülebilir dönüşüm yolculuklarında uzun vadeli çözümler sunmaya devam edeceğiz." UNO Yönetim Kurulu Başkanı Federico Caruncho ise finansmanın şirket açısından önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Garanti BBVA ve ICO iş birliğiyle sağlanan bu finansman, sürdürülebilir üretim vizyonumuz açısından büyük önem taşıyor. Üretim hatlarımızın modernizasyonuna yönelik bu yatırım, sadece operasyonel verimliliğimizi artırmakla kalmayacak; aynı zamanda çevresel etkimizi azaltma hedefimize de önemli katkılar sağlayacak. Türkiye’ye yatırım yapan bir uluslararası şirket olarak Garanti BBVA gibi güvenilir bir finansal çözüm ortağıyla çalışmaktan mutluluk duyuyoruz." UNO’ya sağlanan söz konusu finansman, ICO’nun Uluslararası Kanal Programı kapsamında Garanti BBVA aracılığıyla Türkiye’de kullandırılan kaynaklar arasında yer alıyor. Kasım ayında ICO ve Garanti BBVA arasında imzalanan anlaşma ile Türkiye’de İspanya ile ticari ve yatırım ilişkisi bulunan şirketlerin sürdürülebilirlik ve dönüşüm odaklı yatırımlarına ilk etapta 100 milyon dolara kadar uzun vadeli finansman sağlanması amaçlanmıştı.
Migros Ramazan ayına özel fiyatlarını sabitlediğini duyurdu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:06 Migros Ramazan ayına özel fiyatlarını sabitlediğini duyurdu Migros, Ramazan ayı boyunca Migros markalı yaklaşık 300 temel ihtiyaç ürününde ve dana kıyma, dana kuşbaşında fiyatı sabitlediğini duyurdu. Migros, müşterilerinin temel gıda ürünlerine uygun fiyatlarla ve kolayca ulaşabilmesi amacıyla Ramazan ayına özel kapsamlı bir kampanya başlattığını açıkladı. Temel ihtiyaç ürünleri ve kırmızı ette fiyat sabitlendi Migros, Ramazan ayı boyunca Migros markalı yaklaşık 300 temel ihtiyaç ürününde fiyat sabitledi. Bu ürünler arasında, makarna, un, bakliyat çeşitleri, pirinç, salça, konserve, çay, kahve, şeker, süt ve tereyağı gibi Ramazan sofralarının vazgeçilmez ürünleri yer alıyor. Ayrıca dana kıyma ve dana kuşbaşında 28 Ocak’ta başlayan sabit fiyat kampanyası, 26 Mart tarihine kadar devam edecek. 3 bin üründe daha kampanya fırsatı Markanın, Ramazan ayı boyunca Migroskop katalogları ile sütten bakliyata, unlu mamullerden yumurtaya, deterjandan züccaciyeye kadar yaklaşık 3 bin üründe daha kampanyalarına devam edeceği belirtildi. Ramazan kolileri ile yüzde 40’a varan tasarruf Yapılan açıklamaya göre; Migros müşterileri, temel gıda ürünlerini tek tek almak yerine Ramazan kolisi şeklinde aldıklarında yüzde 40’a varan tasarruf sağlıyor. Ayrıca, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine destek olmak isteyen müşteriler, Bereket ve Lezzet Paketlerini; Türk Kızılay, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSCV), Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) veya Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma (ZİÇEV) Vakfı’na Migros Sanal Market üzerinden bağışlayabiliyor. "Bir Sofra da Sen Kur" Türk Kızılay, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ve ZİÇEV iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Bir Sofra da Sen Kur’ kampanyası kapsamında ise Migros müşterileri, iftar yemeklerinin seçtikleri bağış kurumuna Migros tarafından ulaştırılmasını sağlayacak. ‘Bir Sofra da Sen Kur’ kampanyasının, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 2026 yılı için belirlediği fitre bedeline denk geldiği aktarıldı. Çorba, ana yemek, yardımcı yemek ve tatlıdan oluşan iftar menüsü, bağışçılar adına ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.
Başkan Murzioğlu: "KOBİ’lerimizin küresel rekabet gücünü artırmaya kararlıyız"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:02 Başkan Murzioğlu: "KOBİ’lerimizin küresel rekabet gücünü artırmaya kararlıyız" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Avrupa İşletmeler Ağı (AİA) Karadeniz Projesi kapsamında bölgedeki KOBİ’lerin uluslararasılaşma süreçlerini desteklemeye ve ihracat kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı. Samsun TSO koordinatörlüğünde; KOSGEB Samsun Müdürlüğü, KOSGEB Sinop Müdürlüğü, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TTSO) ortaklığında yürütülen Avrupa İşletmeler Ağı (AİA) Karadeniz Projesi Bölgesel Koordinasyon Toplantısı Samsun’da gerçekleştirildi. Murzioğlu’nu bilgilendirdiler Toplantıya katılan KOSGEB Samsun Müdürü Nebahat Livaoğlu, KOSGEB Sinop Müdürü Nedim Kaşıkırık, Çorum TSO Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Safa Kandemirli ve Trabzon TSO Proje Ofisi Koordinatörü Cengizhan Sungurlu; Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ve Oda Genel Sekreteri Süleyman Karabük ile bir araya geldi. Ziyarette, AİA Karadeniz Projesi Proje Koordinatörü Oğuz Sandıkçı tarafından, konsorsiyum adına yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Murzioğlu: "Uluslararasılaşma ve rekabet önceliğimiz" Ziyarette konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, bölge ekonomisinin güçlenmesi adına uluslararası iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirterek, "Bölgemizdeki KOBİ’lerin uluslararasılaşma süreçlerini desteklemek ve iş birliği kültürünü geliştirmek adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Avrupa İşletmeler Ağı Karadeniz Projesi kapsamında sunduğumuz hizmetler, firmalarımızın dış dünyaya açılmalarına ve küresel pazarlarda daha rekabetçi hale gelmelerine önemli katkılar sağlıyor" diye konuştu. Bölgesel kalkınma için kurumlar arası iş birliği Murzioğlu, Karadeniz Bölgesi’nde faaliyet gösteren işletmelerin ihracat kapasitelerinin artırılması, yeni pazarlara erişimlerinin kolaylaştırılması ve sürdürülebilir büyümelerinin desteklenmesinin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını vurguladı. Bölgesel kalkınmanın kurumlar arası güçlü iş birliği ile mümkün olduğuna dikkati çeken Murzioğlu, konsorsiyum ortaklarıyla uyum içerisinde yürütülen çalışmaların somut çıktılar üretmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Faaliyetler değerlendirildi Toplantıda ayrıca, AİA Karadeniz Projesi’nin mevcut hedef gerçekleşmeleri ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
DİSİDER’den ekonomik yatırımlarda ’barış ve güvenlik’ vurgusu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 13:43 DİSİDER’den ekonomik yatırımlarda ’barış ve güvenlik’ vurgusu Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Başkanı Şeyhmus Akbaş, dünyada son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin barış ve güvenliğin ülkeler için ne denli hayati olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymakta olduğunu belirterek, "Küresel ölçekte artan belirsizlikler yalnızca güvenlik politikalarını değil; ekonomik istikrarı, toplumsal huzuru ve kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemektedir" dedi. DİSİDER Başkanı Şeymus Akbaş, dünyada son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin barış ve güvenliğin ülkeler için ne denli hayati olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymakta olduğuna dikkat çekti. Küresel ölçekte artan belirsizliklerin yalnızca güvenlik politikalarını değil; ekonomik istikrarı, toplumsal huzuru ve kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemekte olduğunu belirten Akbaş, bu nedenle sürecin doğru okunması, sağduyulu ve sorumluluk temelli yaklaşımların güçlendirilmesinin büyük önem taşımakta olduğunu kaydetti. Akbaş, terörsüz bir Türkiye hedefi doğrultusunda atılan her yapıcı adımı son derece kıymetli bulduklarını özellikle ifade etmek istediklerinin altını çizerek, "Barış ve güven ortamının kalıcı hâle gelmesi; toplumsal birlikteliği pekiştirdiği gibi, ekonomik canlılığın artması, yatırımların sürdürülebilirliği ve refahın geniş kesimlere yayılması açısından da belirleyici bir rol oynamaktadır. Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) olarak; barışın, güvenin ve istikrarın güçlenmesine katkı sunan her sürecin yanında olduğumuzu kararlılıkla vurguluyoruz. Barışın kalıcılaştığı bir Türkiye’nin; yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de huzur ve refah içinde yaşayacağı bir ülkenin en sağlam teminatı olacaktır. Bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yürüttüğü çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Demokrasi, özgürlükler ve adalet başlıklarıyla birlikte; toplumun tüm kesimlerinin kendilerini özgürce ifade edebildiği, dil meselesinin de evrensel değerler temelinde ve kapsayıcı bir anlayışla ele alındığı bir yaklaşımın toplumsal barışı güçlendireceğine inanıyoruz. Komisyonun çalışmalarının, ortak geleceğimize ışık tutacak bir raporla yakın zamanda TBMM’ye sunacaklarına inanıyoruz. DİSİDER olarak biliyoruz ki bu süreç yalnızca siyasi ya da güvenlik başlığı değildir. Bu süreç; annelerin yüreğine, gençlerin hayallerine ve çocukların umutlarına dokunmaktadır. Silahların sustuğu, sözün ve sağduyunun konuştuğu bir ülkede üretim büyür, emek değer kazanır, gelecek daha güvenle inşa edilir. Bu anlayışla; barışın ve kardeşliğin güçlenmesi için atılan her samimi adımın yanında durmaya devam ederek, tüm toplumu terörsüz Türkiye hedefi etrafında ortak bir vicdanda buluşmaya davet ediyoruz" dedi.
İş Bankası’na Global Finance’ten özel bankacılık ödülü
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:54 İş Bankası’na Global Finance’ten özel bankacılık ödülü Türkiye İş Bankası, Global Finance tarafından düzenlenen ‘Özel Bankacılık Ödülleri’nde global düzeyde ‘Özel Bankacılık Alanında Ticari İşletme Sahipleri İçin En İyi Banka’ ödülüne layık görüldü. Türkiye İş Bankası, uluslararası finans yayını Global Finance tarafından düzenlenen ‘Özel Bankacılık Ödülleri’nde global düzeyde ‘Özel Bankacılık Alanında Ticari İşletme Sahipleri İçin En İyi Banka’ ödülüne layık görüldü. Londra’da düzenlenen törende, ödülü İş Bankası Özel Bankacılık Müdürü Tuba Tepret aldı. Tepret, ödüle ilişkin değerlendirmesinde, ticari işletme sahiplerinin özel bankacılık beklentilerinin son yıllarda önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekerek, "İş dünyasındaki hızlı dönüşüm, küresel rekabet ve dijitalleşme; finansal çözümlerin de aynı hız ve esneklikle kurgulanmasını zorunlu kılıyor. İşletme sahipleri hem şirketlerinin büyümesini destekleyecek stratejik finansman çözümleri hem de kişisel servetlerini sürdürülebilir ve değer odaklı bir yaklaşımla yönetebilecekleri entegre bir hizmet modeli bekliyor. Artık yüksek getiri tek başına yeterli değil; likidite yönetimi, riskten korunma stratejileri ve küresel trendlerle uyumlu alternatif yatırım fırsatları da karar süreçlerinde belirleyici oluyor. Yapay zeka destekli yatırım tavsiyeleri, sürdürülebilirlik temalı fonlar ve uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan varlık sınıfları, ticari işletme sahiplerinin portföy tercihlerinde giderek daha fazla yer buluyor. Biz de özel bankacılık yaklaşımımızı, ticari işletme sahiplerinin hem iş hem de özel yaşam finansman ihtiyaçlarını bütüncül bir perspektifle ele alacak şekilde tasarlıyoruz" dedi. Ticari şubelerde özel bankacılık hizmeti Türkiye genelindeki 13 Özel Bankacılık İhtisas Şubesine ek olarak 20 Ticari İhtisas Şubesinde ‘Co-private’ adıyla hibrit bir özel şube modeli oluşturduklarını ve böylece ticari işletme sahiplerine daha kolay ulaştıklarını söyleyen Tepret, müşterilerin sürekli güncel verilerle değişen risk algısının ulusal ve uluslararası piyasalardaki gelişmeler; yasal düzenlemeler, vergi düzenlemeleri konusundaki içgörülerle birleştirilmesiyle kişiye özel çözümler sunulduğunu anlattı. Tuba Tepret, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ticari şubelerimize entegre edilen özel bankacılık alanları sayesinde ticari ve özel bankacılık hizmetlerini tek çatı altında buluşturan hibrit bir hizmet modeli yürütüyoruz. Firma sahipleri ve girişimcilerin özel bankacılık ihtiyaçlarına yönelik bir konsantrasyon ile geliştirdiğimiz iş modelimizle, ticari ve bireysel finansal ihtiyaçları iç içe geçen işletme sahipleri ve ailelerinin varlık yönetimine ilişkin tüm gereksinimlerini bütünsel bir bakış açısıyla tek noktadan, kapsamlı ve ayrıcalıklı bir anlayışla ele alıyoruz. Müşterilerimizin ticari faaliyetlerine yönelik uçtan uca sunduğumuz kredi, mevduat, kambiyo ve nakit yönetimi çözümlerini, şahsi varlık yönetimlerine yönelik özel bankacılık hizmet ve ürünlerimizle buluşturarak müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımayı hedefliyoruz."
Ramazan ayının sembol ürünü hurma tezgahlardaki yerini aldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:39 Ramazan ayının sembol ürünü hurma tezgahlardaki yerini aldı Ramazan’a sayılı günler kala, Aydın’da hazırlıklar tamamlandı. Merkezi Aydın’da bulunan ve ülke genelinde 127 şubesi bulunan Tuğba Kuruyemiş iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hurma ve incir ile birlikte kuruyemiş çeşitlerinde kampanya başlattı. Türkiye’de en fazla hurmanın ramazan ayında tüketildiğini ve Tuğba Kuruyemiş olarak iftar ve sahur sofraları için tonlarca incir ve hurma hazırlayıp ülke genelindeki şubelere sevklerin başladığını belirten Ahmet Tonkul, özellikle iftar sofralarında hurmayla oruç açma geleneğinin talebi artırdığını belirtti. Hurmanın yanında Aydın’ın milli ürünü ve kutsal kitaplarda adından söz edilen incir de hazırladıklarını kaydeden Tonkul, "Hurma ve incir hem lif açısından zengin hem de uzun süre tokluk hissi sağlayan meyveler. Gün boyu süren orucun ardından vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi doğal yollardan karşılamaya yardımcı oluyor. Bu nedenle ramazan ayında talep ciddi oranda artıyor" dedi. Ramazan ayına özel stantlar oluşturduklarını kaydeden Tonkul, her bütçeye uygun paket seçenekleri hazırladıklarını belirterek, "Vatandaşlarımız hem mağazalarımızdan hem de internet sitemiz üzerinden güvenle alışveriş yapabiliyor. Ramazan kampanyamız, bugün itibariyle başladı. Ramazan Bayramı’na kadar devam edecek. Vatandaşlarımız isterse sevdiklerine internet sitemiz üzerinden ramazan ayına özel hediyeler de gönderebilecek" diye konuştu.
İzmirli taksicilerden ‘Hasılata dayalı vergi’ talebi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:06 İzmirli taksicilerden ‘Hasılata dayalı vergi’ talebi İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, taksilerde zorunlu hale getirilen yeni nesil ödeme kaydedici cihazların (mali cihaz) esnafı ekonomik çıkmaza sokacağını belirterek, taksiciler için "hasılata dayalı vergi sistemi" talebinde bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğle, taksimetrelerle entegre çalışan mali cihazların kullanımı zorunlu hale getirildi. 1 Eylül tarihine kadar tüm araçlara takılması gereken cihazlarla ilgili açıklama yapan Başkan Erkan Özkan, yeni sistemin mevcut maliyetlerle birleştiğinde taksici esnafı için "taşınamaz bir yük" haline geldiğini vurguladı. "Tekerler dönmeyecek" Yeni uygulamanın esnafın belini bükeceğini ifade eden Özkan, maliyet artışlarına dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: "Üzerimize taşıyabileceğimiz bir yük yüklenmesini istiyoruz. Aksi takdirde kontaklar kapanacak, tekerler dönmeyecek ve esnaf evine ekmek götüremez hale gelecektir. Bu şartlar altında esnafın ayakta kalması mümkün değil." Hasılata dayalı vergi sistemi talebi Taksici esnafının vergilendirme süreçlerinde iyileştirme beklediğini kaydeden Özkan, çözüm önerisi olarak toplu taşıma modellerini işaret etti. Özkan, "Taksici esnafı olarak; özel halk otobüsleri ve İZTAŞIT gibi modellerde uygulanan hasılata dayalı vergi sistemine geçilmesini talep ediyoruz. Ancak bu şekilde adil bir vergilendirme ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlanabilir" ifadelerini kullandı.
DİKA’dan Şırnak’a yatırım devrimi: 12 yıl SGK desteği, yüzde 50 vergi indirimi, hibe ve arazi tahsisi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:26 DİKA’dan Şırnak’a yatırım devrimi: 12 yıl SGK desteği, yüzde 50 vergi indirimi, hibe ve arazi tahsisi Şırnak, 2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile yatırımda yeni bir döneme giriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen program kapsamında yatırımcılara 12 yıl SGK desteği, yüzde 50 vergi indirimi, hibe, faiz desteği ve hazine arazisi tahsisi gibi tarihi teşvikler sunulacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), 2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Şırnak’ta yatırım seferberliği başlatıyor. İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan DİKA Şırnak Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Berk Oğuz, yatırımcılara sunulacak tarihi teşvik paketini ve belirlenen yeni sektörleri açıkladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösteren 26 kalkınma ajansından biri olan Dicle Kalkınma Ajansının 2009 yılından beri TRC3 bölgesindeki Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’ta çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Oğuz, 2010 yılında kurulan Yatırım Destek Ofisi ile bölgenin ekonomik, sosyal ve mekansal kalkınmasını hedefleyen ajans, bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmayı amaçladığını vurguladı. Oğuz, programla GSYH ve üretim değerini artırmayı, istihdamı yükseltmeyi, özellikle mobilya ve yer fıstığı ürünlerinde ihracata dayalı üretimi gerçekleştirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Berk Oğuz, ’’Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösteren 26 kalkınma ajansından bir tanesi. 2009 yılında faaliyetlerimize başladık. 2010 yılında da yatırım destek ofisimiz kuruldu. Dicle Kalkınma ajansı TR3 bölgesinde faaliyet gösteriyor. Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak illerimizi kapsıyor. Bu illerde faaliyet gösteren bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarını azaltmaya ve bölgemizin ekonomik sosyal ve mekansal kalkınmasını gerçekleştirmeyi amaçlayan bir kurum. Bu kapsamda geçen sene çalışmasına başladığımız Yerel Kalkınma Hamlesi Programımız mevcut. Bu programımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen bir program. Geçen sene değişen 9900 sayılı yatırımlarda Devlet Yardımları hakkında karar kapsamında mevzuatımıza girmiş bir destek programı. Bu programda ajansların amaçları bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik. Her ilin kendi potansiyelini belirleyerek özel sektörün, özellikle 4 önemli yatırım konularında yatırım yapmasını her il için amaçlayan bir program. Tabii bu 4 sektörün belirlenmesi konusunda, ajansların saha tecrübeleri, kalkınma ile ilgili tuttukları envanterler ve yine bakanlığımızın yaptığı çalışmaların iş birliği içerisinde ilerleyerek belirlenmesi durumu söz konusu. Şırnak için söylediğimiz zaman geçtiğimiz sene asfaltın gazlaştırılması tesisi, yer fıstığı ürününden alternatif gıda sanayi ürünlerinin üretilmesi tesisi, mobilya üretimi gibi sektörler. Bunların yanında Habur Sınır Kapısından yapılan yoğun tır ve tanker gibi ağır vasıta geçişleri nedeni ile bu araçlara yönelik motor parçası, yedek parça imalatına yönelik olarak belirlenmişti. Geçtiğimiz sene 6 tane ön başvuru almıştık. Bu ön başvuruların dört tanesi kesin başvuruya dönüştü. En son süreçte de 3 tane önemli ölçüde tutar olacak şekilde biz kesin başvuruları aldık. Bu yatırımlar inşallah ilimizi ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. 2026 yılının 31 Ocak’ında yayımlanan tebliğe göre bu dört sektörden bir tanesi değişmiş durumda. Asfaltın gazlaştırılması. Onun yerine asgari bin baş küçük baş hayvan et ve süt entegre tesisini eklemiş bulunuyoruz. Bu yatırımın ilimizde önemli bir ekonomik kalkınma etkisi oluşturacağını düşünüyoruz. Diğer sektörler geçtiğimiz sene ki sektörler ile aynı. Yerel Kalkınma Hamlesi Programımız kapsamında verilen destekler nelerdir? 9900 sayılı Hedef Yatırımlar teşvikinin yanında makine ekipman hibe desteği, sabit yatırım tutarının yüzde 25’i veya makine ekipman tutarının yüzde 15’ine kadar hibe desteği yatırımcımız alabiliyor. Hedef Yatırımlarda olan vergi oranı yüzde 20, hedef yatırımların aksine yerel kalkınma hamlemizde ise bu oran yüzde 50’ye çıkmış durumda. Teşvik sisteminde olan SGK destekleri, özellikle ön plana çıkıyor. 6’ncı bölge de olan 12 yıl boyunca SGK işveren hissesi primi ve 10 yıl boyunca SGK işçi primi desteği mevcut. Burada asgari ücret üzerinden yatırımcılara ciddi bir maliyet getiren SGK primlerinin tamamını yüzde 100’ünü Bakanlığımız 12 yıl boyunca işveren primini, 10 yıl boyunca da SGK işçi primini karşılıyor. Yine yerel kalkınma hamlesinde, makine ekipmanlarında KDV muafiyeti var. KDV ödemiyor yatırımcılar. İthal getirilen makinelerde ise gümrük vergisi muafiyeti söz konusu. Bunun yanında teşvik belgenizi aldıktan sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve Milli Emlak İl Müdürlüğü yapılan başvurular kapsamında, hazine arazisi tahsisi durumu olabiliyor teşvik belgeli yatırımlarda. Yine eğer makine ekipman hibe desteğinden eğer faydalanmak istemez ise yatırımcı, kredi çekmeniz durumunda sabit oranınızın yüzde 70’ine kadar çektiğiniz kredilerde faiz tutarının yüzde 20’sine kadar bir faiz indirimine tabii oluyorsunuz. Şu an ön başvuruları almaya başlamadık. 1-2 ay içerisinde yaptığımız tanıtım toplantıları sonrasında OSB ve TSO’larımızla iş birliği içerisinde bu programın duyurusunu da yaparak, özellikle öncelikli olarak ilimizde faaliyet gösteren yatırımcıları ve il dışından orta ve büyük ölçekli yatırımcıları ilimize çekerek bölgemizde gayri safi yurt içi hasılayı, üretim değerini arttırmayı, istihdamı arttırmayı ve özellikle ihracata dayalı mobilya ve yer fıstığı ürünlerinde ihracata yönelik üretimi gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz’’ dedi.
Bütçe Ocak ayında 214,5 milyar TL açık verdi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:24 Bütçe Ocak ayında 214,5 milyar TL açık verdi Ocak ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 635,8 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 421,2 milyar TL ve bütçe açığı 214,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı Ocak ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Ocak ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 635,8 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 421,2 milyar TL ve bütçe açığı 214,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 179,4 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 241,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Ocak ayında 139 milyar 259 milyon TL açık vermiş iken 2026 yılı Ocak ayında 214 milyar 543 milyon TL açık verdi. 2025 yılı Ocak ayında 23 milyar 759 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2026 yılı Ocak ayında 241 milyar 873 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak ayı itibarıyla 1 trilyon 635 milyar 788 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 456 milyar 416 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 179 milyar 372 milyon TL olarak gerçekleşti. 2026 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 18 trilyon 978 milyar 815 milyon TL ödenekten Ocak ayında 1 trilyon 635 milyar 788 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 1 trilyon 56 milyar 342 milyon TL harcama yapıldı. Ocak ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 54,9 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 7,2 iken 2026 yılında yüzde 8,6 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32 oranında artarak 1 trilyon 179 milyar 372 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 7 iken 2026 yılında yüzde 7,3 oldu. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak ayı itibarıyla 1 trilyon 421 milyar 245 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 1 trilyon 181 milyar 218 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 208 milyar TL oldu. 2025 yılı Ocak ayında bütçe gelirleri 917 milyar 83 milyon TL iken 2026 yılının aynı ayında yüzde 55 oranında artarak 1 trilyon 421 milyar 245 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Ocak ayı gerçekleşme oranı 2025 yılında yüzde 7,2 iken 2026 yılında yüzde 8,7 oldu. 2026 yılı Ocak ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 49 oranında artarak 1 trilyon 181 milyar 218 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 7,1 iken 2026 yılında yüzde 8,5 oldu.