EKONOMİ
Nilüfer’de emlak vergisi 1. taksit dönemi 4 Mayıs’ta başlıyor 03 Mayıs 2026 Pazar - 13:34:36 Nilüfer Belediyesi, 2026 yılı emlak vergisi ilk taksit ödemelerini almaya başlıyor. Bu çerçevede ödemeler 4 Mayıs ile 1 Haziran tarihleri arasında yapılacak. Vatandaşların işlemlerini kolaylaştırmak için çeşitli alternatifler sunuluyor. Mahalle muhtarlıklarında tahsilat vezneleri hizmet verecek. Nilüfer Belediyesi Halk Evi vezneleri ise hafta sonu da açık kalarak mesai yapacak. Ayrıca dileyen vatandaşlar tüm bu işlemlerini internet üzerinden de kolayca gerçekleştirebilecek. Nilüfer Belediyesi, bu dönemde vatandaşların ödemelerini en az zaman kaybıyla yapabilmesi için birden fazla alternatif sunacak. Bu kapsamda mahalle muhtarlıklarına vezneler kurulacak. Nilüfer Belediyesi Halk Evi gişeleri hafta sonu da açık tutulacak. Ayrıca vatandaşlar, internet ve mobil bankacılık aracılığıyla da ödemelerini yapabilecek. Nilüfer Belediyesi Halk Evi’nin yanı sıra Alaaddinbey, Çalı, Görükle ve Göçmen Konutları’nda bulunan vezneler tüm tahsilat dönemi boyunca hizmet verecek. Vatandaşlar bu noktalarda nakit ya da kredi kartıyla ödeme yapabilecek. Özellikle belediye hizmet binalarına gelmekte zorlanan veya vakit bulamayan Nilüferliler için mahalle muhtarlıklarına gezici vezneler kurulacak. Nakit ve kredi kartıyla ödeme alacak olan vezneler, bulundukları mahallede 09.00-12.00 ve 13.00-15.30 saatleri arasında hizmet verecek. Açıklanan takvime göre vezneler 4 Mayıs Pazartesi günü Minareliçavuş ve Odunluk, 5 Mayıs Salı günü Işıktepe ve Esentepe, 6 Mayıs Çarşamba günü Ertuğrul ve Özlüce, 7 Mayıs Perşembe günü Karaman ve Ataevler, 8 Mayıs Cuma günü ise Gökçeköy ile 30 Ağustos-Zafer mahallelerinde olacak. İkinci hafta gezici vezneler, 11 Mayıs Pazartesi Üçevler ve Hasanağa, 12 Mayıs Salı Gümüştepe ve Yüzüncüyıl, 13 Mayıs Çarşamba Cumhuriyet ve Barış, 14 Mayıs Perşembe İrfaniye ve Kayapa, 15 Mayıs Cuma günü ise Gölyazı ve Demirci mahallelerinde hizmet verecek. Üçüncü hafta 18 Mayıs Pazartesi Büyükbalıklı ve 23 Nisan, 20 Mayıs Çarşamba Beşevler ve Konak, 21 Mayıs Perşembe Fethiye ve Kızılcıklı, 22 Mayıs Cuma günü ise Ürünlü ve İhsaniye mahallelerinde vezne kurulacak. Tahsilatın son günü olan 1 Haziran Pazartesi günü ise Akçalar ve Altınşehir mahallelerinde ödeme alınacak. Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ndeki vezneler 23 Mayıs Cumartesi ve 24 Mayıs pazar günleri 09.00-16.00 saatleri arasında açık olacak. Hafta içi belediyeye gelme imkanı bulamayanlar bu sayede ödemelerini hafta sonu da yapacak. İnternet üzerinden ödeme yapmak isteyen Nilüferliler, https://e-islem.nilufer.bel.tr adresinden ya da www.turkiye.gov.tr web sitesinde e-Devlet üzerinden işlem yapabilecek. Nilüfer Belediyesi’nin Vakıfbank IBAN TR57 0001 5001 5800 7293 7677 37 (Alıcı: Nilüfer Belediye Başkanlığı) numaralı EFT ya da havale yoluyla ödeme yapılabilecek. 7/24 çalışan FAST sistemini kullananlar ise "kolay adres" olarak tanımlı 1910025989 vergi numarasıyla 100 bin TL’ye kadar olan vergilerini hesaplarından ödeyebilecek. Bunlara ek olarak tüm PTT şubelerinden 488666 numaralı Posta Çeki hesabına T.C. kimlik ve sicil numarasıyla ödeme yapılabilecek. Halkbank şubeleri de ödeme noktaları arasında yer alıyor. Halkbank ATM’lerinde "Ödemeler" menüsündeki "Belediye Vergi Ödemesi" bölümünden Nilüfer Belediyesi seçilerek sicil numarasıyla işlem tamamlanabilecek. Vatandaşlar, ödeme noktaları ve takvim ile ayrıntı bilgiyi Nilüfer Belediyesi’nin 444 16 03 numaralı çağrı merkezinden ya da www.nilufer.bel.tr adresinden alabilirler.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:29 ATO Başkanı Baran: "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getirerek, "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel gerilimler ekonomiyi zorluyor ATO Başkanı Baran, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengelerini derinden sarstığını belirterek, yaşanan gelişmelerin küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu söyledi. Dünyada belirsizliğin yeni bir norm haline geldiğine dikkat çeken Baran, özellikle İran, İsrail ve ABD ekseninde yaşanan gerilimlerin küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı" Dünya petrol ve LNG ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Gürsel Baran, "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün ülkeler Hürmüz konusunda bir an önce anlaşmanın sağlanmasını bekliyor" açıklamasında bulundu. Türkiye yatırım için güçlü bir merkez Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye’nin ‘Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ ile yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu kaydeden Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini belirtti. Transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağını ifade eden Baran, yüksek katma değerli hizmet ihracatına yönelik kazanç istisnasının da yüzde 100’e çıkarılacağını söyledi. Yine programda bölgesel merkezini İstanbul Finans Merkezi’ne taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağının yer aldığını bildiren Baran, merkezini farklı bir noktaya taşıyanlara ise yüzde 95 oranında istisna uygulanacağını kaydetti. "Düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik ‘Tek Durak Büro’ uygulamasının da önemli olduğunu belirten Baran, "Gündeme gelen yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında geliyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" diye konuştu. "Dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" Programın girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik boyutuna da değinen Baran, start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Baran, "Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, özellikle genç girişimcilerimizin önünü açacak ve ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan Baran, "Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden, ülkemiz ekonomisini güçlendirecek olan her türlü programı destekliyoruz" şeklinde konuştu. "Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor" Küresel belirsizlikler ve maliyet baskıları nedeniyle şirket karlılıklarının zayıfladığını kaydeden Baran, "Ülkemizde üretim ve istihdamda önemli bir rol üstlenen KOBİ’lerimiz vergi yükünü yüklenirken, yararlanabildikleri indirim ve istisnalar sınırlı. Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor. İş dünyası olarak, düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri artırarak, vergi gelirlerinde de artış sağlayacağını her fırsatta dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı. ‘Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’yla birlikte, ülke içinde, üretim ve ticaret yapan işletmeler için de vergi konusunda bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Baran, "Vergide adalet ve rekabet için yedi ayrı oranda uygulanan kurumlar vergisinin yüzde 15 olarak tek orana indirilmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi. "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Baran, önerdikleri modelin en başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu vurgulayarak, "Bu modelin en başarılı örneği, uzun yıllardır yerli sermaye olsun, yabancı sermaye olsun tüm şirketlere yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranını uygulayan İrlanda’dır. İrlanda, bu politikasıyla Avrupa Birliği içinde en çok yatırım çeken ve kişi başına milli gelirini en fazla artıran ülkelerin başında gelmiştir. Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir. Böylelikle ekonomimizin bütünü, tedarik zincirinin tamamı desteklenmiş olacaktır" diye konuştu.
Vodafone "Bi’ Düşünsene" programına 2 binden fazla başvuru alındı
10 Kasım 2025 Pazartesi - 11:33 Vodafone "Bi’ Düşünsene" programına 2 binden fazla başvuru alındı Vodafone’un üniversiteli gençlere yönelik düzenlediği "Bi’ Düşünsene" fikir maratonunda başvurular tamamlandı. Gençleri yeni nesil teknolojilerle geleceği birlikte şekillendirmeye teşvik eden programa 2 binden fazla başvuru alındı. Programın final etkinliği 2 Aralık’ta yapılacak. Vodafone’un üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediği "Bi’ Düşünsene" fikir maratonunda başvurular tamamlandı. 195’ten fazla üniversiteden, 2 binden fazla başvurunun alındığı programda büyük final 2 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak. Kazanan öğrencilere 750 bin TL’yi bulan para ödüllerinin yanı sıra staj programlarında öncelik ve tersine mentorluk imkânları da sunulacak. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler, şunları söyledi: "Vodafone’da gençleri geleceğin liderleri olarak görüyoruz. Onların enerjisini ve yenilikçi bakış açılarını kapsayıcı kurum kültürümüzle buluşturmayı önemsiyoruz. Teknolojinin gücüyle daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolculuğumuzda gençleri de yanımıza almak istiyoruz. Bi’ Düşünsene fikir maratonuyla, gençlere sadece fikirlerini paylaşacakları bir platform değil, aynı zamanda Vodafone’un dinamik dünyasını yakından tanıyacakları bir deneyim sunuyoruz. Programla, global ölçeğimizin ve teknoloji liderliğimizin sunduğu fırsatlardan daha fazla genç arkadaşımızın haberdar olmasını sağlarken, ufuklarını genişletmeyi, teknolojinin sınır tanımayan dünyasını keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. 15 Eylül’de başlayan programımızın başvuru süreci geçen hafta tamamlandı. Tüm Türkiye’den, 195’ten fazla üniversiteden, 2 binden fazla, epey yüksek bir başvuru sayısına ulaştık. Programımızın final etkinliğini 2 Aralık’ta İstanbul’da düzenleyeceğiz." Üniversitelerde deneyim alanları kuruldu Program için ülke genelinde 10 üniversitede etkinlikler düzenlenerek Vodafone’un sürekli eğitim/gelişim kültürü ve global çapta sunduğu kariyer fırsatları tanıtıldı. Üniversite kampüslerinde öğrencilere ilgi çekici, enerji dolu ve akılda kalıcı bir atmosferde eğlenceli ve interaktif deneyimler sunuldu. Program kapsamında, Vodafone ve Vodafone FreeZone sponsorluğunda hem kampüslerde hem de dijital platformlarda iletişim ve etkileşim faaliyetleri yürütülmeye devam ediyor. Kazananlara para ödülü ve staj imkânı "Vodafone Bi’ Düşünsene" fikir maratonuna başvuru için "E-Atıkları Dönüştür, Geleceği Tasarla" ve "Dijital Dünyaya Akıllı Dokunuş" olmak üzere iki farklı simülasyon senaryosundan biri seçildi. Her simülasyon Test Tabanlı Görev, Metin Tabanlı Görev, Sunum Hazırlığı Görevi ve Video Tabanlı Sunum Görevi olmak üzere dört farklı görevden oluştu. Adaylar, başvurularını proje web sitesi üzerinden gerçekleştirip projelerini Ludi platformuna yükledi. Ludi üzerinden sunulan projeler arasından yapılacak değerlendirme sonucunda 30’u seçilecek. Finale kalacak 10 fikir ise Vodafone çalışanlarından oluşan bir değerlendirme kurulu tarafından belirlenecek. Finalist takımlar İstanbul’da 2 Aralık’ta gerçekleşecek büyük finale davet edilecek. Finalde birinci olan takıma 750 bin TL, ikinci takıma 500 bin TL ve üçüncü takıma 250 bin TL para ödülü sunulacak. Ayrıca, ilk 3’e giren takımlara staj programlarında öncelik, son 10 takıma ise liderlik ekibine tersine mentorluk imkânı sağlanacak. Vodafone’un "Bi’ Düşünsene" fikir festivali hakkında ayrıntılı bilgiye vodafone.com.tr/hakkimizda/insan-kaynaklari/bi-dusunsene adresinden ulaşılabileceği belirtildi.
KOOP-DES’ten 63 kooperatife 34,8 milyon lira hibe desteği
10 Kasım 2025 Pazartesi - 10:36 KOOP-DES’ten 63 kooperatife 34,8 milyon lira hibe desteği Ticaret Bakanlığı tarafından Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) kapsamında 2025 yılı için 63 kooperatife 34,8 milyon lira tutarında hibe desteği sağlanmasına karar verildi. Ticaret Bakanlığı tarafından 2020 yılından bu yana yürütülen Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) kapsamında, kooperatiflere hibe destekleri sağlanmaya devam ediliyor. Bu kapsamda bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "2020-2024 yılları arasında 772 kooperatifimizin 826 projesine yönelik olarak alınan hibe desteği kararlarının toplam tutarı 110,5 milyon lira olmuştur. Sağlanan bu desteklerle; kooperatiflerimizin üretim altyapıları güçlenmiş, istihdam olanakları artmış, yerel ekonomilerde katma değer oluşturulmuş ve ülkemizin kalkınma hedeflerine somut katkı sağlanmıştır" ifadeleri kullanıldı. "45 ilimizden 63 kooperatifimizin 68 projesi, hibe desteği almaya hak kazanmıştır" Açıklamada, 2025 yılında sağlanan desteklere ilişkin, "Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı’nın 2025 yılı çağrı dönemine ilişkin proje başvurularının değerlendirilmesi sonucunda, 45 ilimizden 63 kooperatifimizin 68 projesi, hibe desteği almaya hak kazanmıştır. Bu kapsamda, 2025 yılı için toplam 34,8 milyon lira tutarında hibe desteği sağlanmasına karar verilmiştir. Destek sağlanacak illerimiz arasında; Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bartın, Batman, Bitlis, Bolu, Çankırı, Çorum, Denizli, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzurum, Giresun, Hakkari, Hatay, Isparta, İstanbul, Kahramanmaraş, Karabük, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Siirt, Şanlıurfa, Trabzon, Uşak ve Yozgat yer almaktadır. Bu projelerle, üretimden pazarlamaya, markalaşmadan ihracata kadar geniş bir yelpazede kooperatiflerimizin rekabet gücü ve sürdürülebilirliği daha da güçlenecektir" açıklamasında bulunuldu. "Kooperatifçiliği dayanışmanın ve milli kalkınmanın temel unsurlarından olarak görüyoruz" KOOP-DES kapsamındaki destek limitlerinde önemli artışlar gerçekleştirildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Makine-ekipman ve demirbaş alımı destek limitimiz, 2024 yılında 400 bin lira iken 1 milyon liraya yükseltilmiştir. Sergi ve fuar katılımı destek limitimiz, 60 bin liradan 150 bin liraya çıkarılmıştır. Nitelikli personel istihdamı desteğimiz, azami iki personel için yıllık 408 bin liradan 532 bin 800 liraya yükseltilmiştir. Bu artışlar sayesinde kooperatiflerimiz, üretim altyapılarını modernize etme, pazarlama kapasitelerini artırma ve daha fazla istihdam sağlama imkanına kavuşacaktır. Ticaret Bakanlığı olarak, kooperatifçiliği yalnızca bir ekonomik model değil, yerli üretimin, dayanışmanın ve milli kalkınmanın temel unsurlarından olarak görüyoruz. Bu anlayışla, Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) kapsamında, daha fazla sayıda kooperatifimize, daha yüksek limitlerle destek sunma yönündeki çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Üreten, istihdam sağlayan, yerel ekonomilere değer katan tüm kooperatiflerimize hayırlı olmasını diliyoruz."
Şapa karşı ’hayvanlara küflü domates yedirmeyin, idrar içirmeyin’ uyarısı
10 Kasım 2025 Pazartesi - 10:33 Şapa karşı ’hayvanlara küflü domates yedirmeyin, idrar içirmeyin’ uyarısı Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Şentürk, şap hastalığına karşı hayvanlara küflü domates yedirilmesi ve idrar içirilmesi gibi uygulamaların yanlış olduğunu belirterek, "Yüksek konsantrasyonlu sirke de kullanılmamalı. Sirke ve yemek sodası sulandırılarak kullanılmalı" dedi. Şentürk, yaptığı açıklamada, Afrika kökenli Sat-1 virüsünün neden olduğu şap hastalığının Türkiye’de ciddi ekonomik kayba yol açtığını belirtti. Hastalıkla mücadelenin en etkili yolunun aşılama olduğunu vurgulayan Şentürk, bunun dışında alınacak bazı önlemlerle hastalıkla daha etkin mücadele edilebileceğini anlattı. Birçok üreticinin kulaktan dolma bilgilerle mücadele ettiğini duyduklarını dile getiren Şentürk, şöyle konuştu: "Bazı hurafe bilgiler var. Domates yedirilmesi ya da idrar içirilmesi gibi uygun olmayan mücadele yöntemleri uygulanıyor. Bunlardan uzak kalmalarını tavsiye ederim. Küflü domates yedirilmesini önerenler bile oluyor duyuyoruz. Domates asidik bir yapıya sahiptir. Bu virüsün en önemli özelliklerinden bir tanesi, asidik ortamlarda ve çok yüksek alkollü ortamlarda canlılığını çok fazla sürdüremez. Ama domates yedirmekle mücadele olmaz." İdrar içirilmesinin de farklı hastalıkların hayvandan hayvana geçmesine yol açabileceğine dikkati çeken Şentürk, "Çok basit uygulamaları var örneğin karbonat uygulamaları yapabilirler. Sirkeli suyla hayvanların ağızlarını dezenfekte edebilirler. Aslında en iyisi veteriner arkadaşların gösterdiği yolda ilerlemek" dedi. Sirkeli su nasıl kullanılmalı Şentürk, yemek sodası sulandırılıp ağız bölgesine uygulanmasını önererek, şöyle devam etti: "Hatalı olanlardan birisi de çok yoğun konsantrasyonda sirke uygulamaları yapılıyor. Bunlar da hayvanlarda ağız bölgesinde bazen yemek borusunda sirkenin sebep olduğu olumsuzluklara bağlı farklı lezyonların oluşmasına ve hayvanın acı çekmesine yol açabiliyor. Sirkeyle ağzı yıkayabiliyor. Evet sirke kullanabilir ama bunun sulandırılması gerekiyor. Basit bir şekilde ifade etmek gerekirse en azından bire 9 oranında sirkeyi sulandırıp ağız bölgesindeki lezyonlar üstüne uygulayabilirler. Yüzde 10’luk bikarbonat, yemek sodası uygulaması yine önemli etkilerden bir tanesine sahiptir." Üreticilere öneriler İşletmeye şap virüse girdikten sonra yetiştiricilerin yapacağı en önemli uygulamanın, ayak banyolarını, ayak dezenfeksiyon havuzlarını kullanmaları olacağını vurgulayan Şentürk, hastalığa yakalanan işletmelerde hayvanlara, D vitamini, çinko, A ve E vitamini verilmesini önerdi. Antibiyotik ve ağrı kesici gibi ilaçların veteriner hekime danışmadan kullanılmaması gerektiğini belirten Şentürk, şunları söyledi: "Ayaklarda ve işletmedeki dezenfeksiyon için eğer işletme sahibinin ekonomik gücü çok yüksek değilse bire 18 oranda çamaşır suyuyla ortamı dezenfekte edebilirler. Ayak lezyonları için yüzde 2’lik süt kestik veya yüzde 3-5 bakırsülfat (göz taşı) uygulaması yapabilirler. Bu virüs güneşi sevmez. Virüs güneş ışığında iki gün içinde ortadan kaybolur ama nemli ortamlarda altı ay kadar canlılığını koruyabiliyor. O nedenle yeteri miktarda güneş ışığı almayan ağırlarda küçük işletmelerde, dezenfekte etmek büyük önem taşıyor."
Ayakkabının fiyatını 1 milyon 88 bin lira gösterip 13 bin liraya düşürdüler
10 Kasım 2025 Pazartesi - 10:22 Ayakkabının fiyatını 1 milyon 88 bin lira gösterip 13 bin liraya düşürdüler Bir online alışveriş sitesinde ayakkabının fiyatı 1 milyon 88 bin lira gösterilip yüzde 99 indirimle 13 bin 415 liraya düşürüldü. 11 Kasım’a yönelik indirim kampanyası kapsamında "11.11 Kasım İndirimleri", "11.11 İndirimleri" ve "11.11 Süper Alışveriş Günleri" adı altında online internet siteleri, birbiriyle yarış içinde satışlarını artırma mücadelesi veriyor. İnternette bu fırsatı yakalamak isteyen tüketiciler bazen aldatıcı, yanıltıcı ilan ve reklamla karşılaşabiliyor. Bir online alışveriş sitesinde 11.11 indirimlerinde bu kez kampanyanın dozu kaçtı. Fiyatı 1 milyon 88 bin lira gösterilen ayakkabının fiyatı, yüzde 99 düşürülerek 13 bin 415 liraya indirilmiş gibi gösterildi. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, bunun yanıltıcı ilan ve reklam olarak haksız ticari uygulamalara girdiğini söyledi. Bu şekilde abartılı durumla karşılaşanların alo 175 tüketici ihbar hattına şikayet etmesini isteyen Ağaoğlu, "Ayrıca internet üzerinden Reklam Kuruluna iletildiği takdirde Ticaret Bakanlığı gerekli incelemeyi yaparak aldatıcı ilanlarla ilgili gerekli yaptırımları uygular" dedi. Önce zam sonra indirim Ülkede genellikle yapılan indirimlerin aldatıcı ve yanıltıcı olduğuna dikkati çeken Ağaoğlu, "Önce bindirip sonra indiriyorlar. Yasal mevzuata göre son 10 gün boyunca uygulanmış en düşük fiyattan indirim yapılabilir. Tüketici bu durumda malı satın alırsa indirimden önceki fiyatı satıcı ispatlamak zorunda. Aksi takdirde ödediği bedelin indirim oranı kadarını geri alabilir" diye konuştu. Ağaoğlu, bu konuda Ticaret Bakanlığının 11 Kasım indirimlerine dikkati çektiğini hatırlatarak, "Hem yanıltıcı reklam yapanları uyardı hem de tüketicileri dikkatli olmaya çağırdı. Şüpheli durumları tüketicilerin ihbar etmelerini istedi" ifadesini kullandı.
EN YAKIT çağrı merkezi kullanıcı memnuniyetinde seviyeyi yükselttiğini duyurdu
10 Kasım 2025 Pazartesi - 09:37 EN YAKIT çağrı merkezi kullanıcı memnuniyetinde seviyeyi yükselttiğini duyurdu "Akıllı şarj çözümleriyle" kullanıcı deneyimini üst seviyeye çıkardığını duyuran EN YAKIT, müşteri odaklı çağrı merkezi yaklaşımıyla yüzde 98’lik rekor memnuniyet oranı yakaladı. Yeni nesil teknolojiler ve geniş kapsama alanıyla elektrikli araç sürücülerinin konforlu bir hizmet almasını sağlamayı hedefleyen EN YAKIT, çağrı merkezi çalışmalarıyla da dikkat çekici bir performans sergiledi. Müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) ekim ayı verilerine göre, EN YAKIT Çağrı Merkezi, müşteri memnuniyetinde sektör standartlarının üzerine çıkarak rekor performansa ulaştığını duyurdu. Çağrı merkezi ile müşterilerine ortalama 15 saniye içinde ulaşarak sektör standartlarının üzerinde bir hızla hizmet verdiğini açıklayan şirket, gerçekleşen görüşmeleri yaklaşık 2 dakikalık etkin iletişimle çözüme ulaştırdı. Çağrı merkezine toplamda 5 binden fazla çağrı ulaşırken, bu yüksek iletişim trafiğine rağmen kalite ve hızdan ödün verilmediği belirtildi. Bunun sonucunda, kısa sürede çağrıların yüzde 98’i başarıyla sonuçlandırıldı, gelen taleplerin büyük çoğunluğu ilk temasta çözüme kavuşturuldu. Bu standart en yoğun çağrı saatleri olan 11.00-17.00 aralığında da korundu. Çağrı merkezi ekibi bu dönemlerde de kesintisiz ve hızlı hizmet sundu. Şirket, yeni nesil teknolojiler, geniş kapsama alanı ve çağrı merkezi ile sunduğu hizmetin tüm aşamalarını kapsayan uçtan uca uygulamalarla elektrikli araç sürücülerinin deneyimini en yüksek seviyeye çıkarmayı sürdürdüğünü duyurdu. Tüm bu çalışmalar şirketin, Türkiye genelinde sunduğu elektrikli araç şarj ağında kolaylık, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor.
SYS Grup ihracattaki başarısını ’Dış Ticaret Zirvesi’ne taşıdı
10 Kasım 2025 Pazartesi - 09:36 SYS Grup ihracattaki başarısını ’Dış Ticaret Zirvesi’ne taşıdı Türk savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi 80’den fazla ülkeye yaptığı ihracatla uluslararası alanda başarıyla temsil eden SYS Grup, ihracat vizyonunu II. Dış Ticaret Zirvesi’nde paylaştı. Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) tarafından düzenlenen II. Dış Ticaret Zirvesi, CANiK markasının da bağlı bulunduğu Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) ana sponsorluğunda İstanbul Kültür Üniversitesi Akıngüç Oditoryumu’nda 7 Kasım’da gerçekleştirildi. SYS Grup Yönetim Kurulu Üyesi Nafia Didem Aral, "Sürdürülebilir Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye’’ temalı zirvede yaptığı konuşmada dış ticaret fazlasının, sadece ihracatın ithalatı aşması değil, aynı zamanda bir ülkenin teknolojik, entelektüel ve üretim kapasitesinin rakamsal yansıması olduğunu söyledi. Türkiye’nin son yıllarda yapmış olduğu sanayileşme hamleleri ile bu dönüşümün eşiğinde olduğunu vurgulayan Aral, ülkenin artık emek yoğun değil, bilgi ve teknoloji yoğun üretim modeliyle büyüyen bir ekonomi olma yolunda kararlı adımlar ile ilerlediğini belirtti. Savunma sanayisinin yüzde 80’lere yaklaşan yerlilik oranı, yüksek teknolojiye dayalı yıllık 10 milyar doları aşan ihracatı, ileri mühendislik, malzeme bilimi, yapay zeka ve mekatronik temelli çözümleriyle, sadece ihracat kalemi değil, katma değerin ana kaynağı haline geldiğini dile getiren Aral, her bir ihracat ürününün, Türkiye’nin fikri sermayesinin, AR-GE gücünün ve bağımsızlık vizyonunun bir dışa yansıması olduğuna işaret etti. SYS Grup’un Samsun’daki üretim merkezinde başlayan yolculuğunun; bugün Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’taki tesislerle küresel boyut kazandığını anlatan Aral, CANiK markasının bugün 80’den fazla ülkede kalite, güven ve mühendislikte "Made in Türkiye" markasını gururla temsil ettiğini vurguladı. SYS Grup olarak sadece Türkiye’den ihracatla sınırlı kalmayıp, küresel savunma sanayisinin en büyük olduğu coğrafyalarda tedarik zincirinin merkezinde üretim yapma stratejisi izlediklerini ifade eden Aral, "ABD ve Birleşik Krallık’taki tesislerimiz, Türk mühendislerinin geliştirdiği teknolojileri ve kalite standartlarını dünya pazarına taşımakta; aynı zamanda Türkiye’ye sermaye dönüşü sağlamaktadır. Bu model, ‘yerelden küresele ve küreselden yerele değer aktarımı’nın savunma sanayisindeki en somut örneğidir" dedi. Didem Aral, savunma sanayisinin Türkiye için artık sadece "koruyan" değil; sürdürülebilir büyümeyi ve hedeflenen dış ticaret fazlasına katkı sağlayacak bir sektör haline geldiğini belirtti. Türkiye’nin artık yalnızca üreten bir ülke değil; aynı zamanda ürettikleri ile dünyayı yönlendiren, yeni şartlar belirleyen bir ülke olma yolunda olduğunu vurgulayan Aral, "SYS Grup olarak biz bu dönüşümün sadece bir parçası değil, öncülerinden olmayı hedeflemekteyiz. Her bir üretim hattımızda, her bir ihracat sözleşmemizde şu inancı taşıyoruz: Birlikte çalışarak, birlikte üreterek sürdürülebilir dış ticaret fazlası veren Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu.
500 bin sosyal konutta başvurular başladı
10 Kasım 2025 Pazartesi - 09:33 500 bin sosyal konutta başvurular başladı Sosyal konutlara başvuruya ilişkin bilgi veren Emlak Uzmanı Mustafa Özelmacıklı, "e-Devlet üzerinden yapılan başvurularında yetkili bankalar, başvuru sahibi adına hesap açarak hesap numarasını SMS ile bildirecekler. 5 bin TL başvuru ücreti yalnızca bu hesaba yatırılacak. Başvuru yapan vatandaşlarımız sistemin verdiği IBAN’a, EFT/havale/ATM yoluyla mutlaka ödemelerini yapmalılar. Süresinde ödeme yapılmazsa ise başvuruları iptal olur" dedi. "Ev Sahibi Türkiye" sloganı ile 81 ilde inşa edilecek olan 500 bin konut için başvurular bugün alınmaya başladı. Başvurular yetkili banka şubeleri ya da e-Devlet üzerinden olmak üzere iki şekilde yapılabilecek. Sadece e-Devlet başvurularında sistemsel yoğunluğu azaltmak için ilk 5 gün başvurular kimlik numarasının son hanesine göre alınacak. E-Devlet üzerinden yapılacak başvurular 18 Aralık 2025’te sona ererken, banka şubelerinden yapılacak başvurularda ise başvurular 19 Aralık 2025 tarihinde sona erecek. Yüzyılın Konut Projesi’nde başvuruların bugün itibarı ile başladığını hatırlatan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özelmacıklı "Vatandaşlarımız e-Devlet üzerinden veya Ziraat Bankası, Halkbank ve Emlak Katılım şubeleri aracılığıyla kampanyaya başvurabilirler. Sadece e-Devlet üzerinden yapılacak başvurularda sistemsel yoğunluğu azaltmak için yalnızca kampanyanın ilk 5 gününde; T.C. Kimlik Numarası’nın (TCKN) son rakamına göre başvuru alınacak. 10 Kasım’da TCKN’nin son rakamı ‘0’ olan, 11 Kasım’da son rakamı ‘2’, 12 Kasım’da son rakamı ‘4’, 13 Kasım’da son rakamı ‘6’, 14 Kasım’da ise TCKN’nin son rakamı ‘8’ olan vatandaşların başvuruları alınacak. 15 Kasım itibarıyla da kimlik numarasına bakılmaksızın tüm vatandaşlar başvuru yapabilecek. Yetkili banka şubelerine yapılacak başvurularda ise kimlik numarası şartı aranmayacak. Başvuru bedeli olarak da 5.000 TL alınacak. Şehit Aileleri, Terör, Harp ve Vazife Malulleri’ne ait başvuru işlemleri, başvuru bedeli alınmaksızın sadece Banka Şubelerinden yapılacak" dedi. "Sadece başvuru yapmak yeterli değil" Konuya ilişkin çok önemli hatırlatmalarda da bulunan Özelmacıklı "e-Devlet üzerinden yapılan başvurularında yetkili bankalar, başvuru sahibi adına hesap açarak hesap numarasını SMS ile bildirecekler. 5 bin TL başvuru ücreti yalnızca bu hesaba yatırılacak. Başvuru yapan vatandaşlarımız sistemin verdiği IBAN’a, EFT/havale/ATM yoluyla mutlaka ödemelerini yapmalılar. Süresinde ödeme yapılmazsa ise başvuruları iptal olur. Kurada hak sahibi olamayanlar başvuru bedellerini, kura çekiliş tarihinden itibaren 5 (beş) iş günü sonrasında başvuru yapılan Bankanın Şubeleri ve ATM’lerinden geri alabilecekler" diye konuştu. "Başvuru öncesi ikamet şartına dikkat edilmeli" Bakanlık tarafından paylaşılan başvuru bilgilendirme formunun incelenmesini de tavsiye eden Özelmacıklı "Öncelikle şu ifade edelim ki başvuru sırasında konut tipi ayrımı olmayacak, proje bazında başvuru yapılacak. Başvuru sahiplerinin, proje hangi yerleşim biriminde ise (il merkezi, ilçe veya belde) o bölgede adrese dayalı kayıt sistemine göre en az 1 yıldır ikamet etmesi şarttır. Bulunduğu ilçede proje yoksa, aynı il merkezindeki projelere başvuru yapılabilmektedir; ayrıca büyükşehirlerde belirlenen merkez ilçelerde oturanlar, il merkezindeki projelere başvuru yapabilecek. Emekli ve deprem bölgesindeki proejeler başvuru yapacak olan vatandaşlarımız ayrıca nüfusa kayıtlı oldukları ilden de başvuruda bulunabilirler. Son bir yıl içerisinde ikametgâhını değiştiren kişiler, önceki ikamet adreslerinin bulunduğu il/ilçe/belde bölgesine başvuruda bulunabilecekler" ifadelerini kullandı. "Hisseli tapusu olanlarda değere bakılacak" Özelmacıklı, "Konut başvurusu yapacak kişilerin, kendileri, eşleri veya çocukları adına 24 Ekim 2025 itibarıyla tapuda kayıtlı bir konutu olmaması ve daha önce TOKİ’den konut almamış olması gerekiyor. Konut dışında başka bir gayrimenkule sahip olunabiliyor ancak bu mülklerin toplam belediye rayiç değeri 1 milyon TL’yi geçmemeli ve bunun belgesi sözleşme sırasında belediyeden alınarak teslim edilecek. 10 Kasım 1995’ten sonra doğan genç başvuru sahipleri için ayrıca anne ve babaları üzerine T.C. sınırları dâhilinde 24 Ekim 2025 tarihi itibariyle tapuda kayıtlı bağımsız konutlarının bulunmaması gerekiyor" şeklinde konuştu. "Birden fazla başvuru alınmayacak " Özelmacıklı "Bir hane halkı adına, yani kişinin kendisi ve eşi adına yalnızca bir adet başvuru yapılabilecek. Sehven birden fazla başvuru yapılması durumunda ikinci başvuru yapan eşin başvurusu iptal edilecek. Evlilik tarihi dikkate alınmaksızın, başvuru dönemi sonu itibariyle evli olan eşlerin başvuru şartlarını birlikte taşıması gerekecek. Hak sahibi olup sözleşme imzalayanlar konutlarını devredemeyecek. Konutların, adet, brüt metrekare, net metrekare ve fiyat bilgileri projenin ihalesi yapıldıktan sonra kesinlik kazanacak. Hak sahiplerine konutlar; yüzde 10 peşinat ve 240 ay vade ile satılacaktır. Taksit ödemeleri, sözleşme tarihini takip eden ay itibariyle başlatılacak. Hak sahiplerinin konutlarına ait kalan borç bakiyesi ve aylık taksitler her yılın Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez, bir önceki 6 aylık dönemdeki Memur Maaş Artış Oranı dikkate alınarak İdarece tespit edilen oranda artırılacak" diyerek sözlerini noktaladı.
Tarımın kalbi 4 gün boyunca Manisa’da attı
09 Kasım 2025 Pazar - 15:02 Tarımın kalbi 4 gün boyunca Manisa’da attı Manisa 19. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, dört gün boyunca yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Tarım ve hayvancılık sektörünün önemli buluşma noktalarından biri haline gelen fuar, çiftçiler, üreticiler ve vatandaşların ilgisini topladı. Tarım şehri Manisa’da geleneksel hale gelen ve 19 yıldır düzenlenen fuar, bu yıl da üreticiler ile firmaları bir araya getirdi. 6 Kasım Perşembe günü kapılarını açan fuar, 9 Kasım Pazar günü sona erdi. Çok sayıda firmanın katılım sağladığı organizasyonda binlerce tarımsal alet, ekipman ve araç sergilendi. Tarım sektöründeki yeniliklerin tanıtıldığı fuarda, özellikle tarım makineleri, ekipmanları ve dijital tarım teknolojileri dikkat çekti. Bu yıl 140 firma ve 390 marka yer alarak üreticilere sulama sistemlerinden verim artırıcı teknolojilere kadar geniş bir yelpazede ürün sundu. Ziyaretçiler, stantları gezerek yeni ürün ve teknolojileri inceleme fırsatı buldu. Özellikle Ziraat Bankası’nın yerli traktör alımlarında sunduğu yüzde 50 sübvansiyon kredisi, üreticilerin ilgisini çekti. Fuarda uygulanan çeşitli indirimlerin satışlarda rekor seviyelere ulaştığı öğrenildi. TACK Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu, fuara bu yıl da ilginin büyük olduğunu belirtti. Simsaroğlu, 19 yıllık süreçte fuarın tarım sektörüne yön verdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Önümüzdeki yıl daha fazla firma ve markanın yer alacağı, daha çok üreticinin faydalanacağı bir fuar hedefliyoruz. Her yıl biraz daha gelişiyor, büyüyoruz. Sadece Manisa değil, çevre illerden de çok sayıda üretici için bir buluşma noktası oluşturduk. Geleneksel hale gelen fuarımıza katkı sunan tüm paydaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunarız." Fuarın önümüzdeki yıllarda da büyüyerek sektöre katkı sağlamaya devam etmesi hedefleniyor.