Son Dakika
|
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Niklas Süle, 30 yaşında futbolu bıraktı
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı
İlkay Akkaya konserinde bayraklı protestoda bulunan öğrencilere saldırı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan halka birlik çağrısı
EKONOMİ
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:15:22
Hakan Bucak Gayrimenkul, İstanbul’un merkezinde marina yaşamını üst segment konut deneyimiyle buluşturan Marinada Residence projesini tanıttı. Sınırlı sayıda bağımsız bölümden oluşan proje, lokasyonu ve sunduğu yaşam standardıyla öne çıkıyor. Hakan Bucak Gayrimenkul, Ataköy Marina’da konumlanan Marinada Residence projesini tanıttı. Marina, otel, restoranlar ve sosyal alanlarla bütünleşen bir yaşam çevresinin parçası olarak konumlanan proje, denizle kurulan ilişkinin günlük hayatın doğal bir parçası haline geldiği seçili adreslerden biri olarak öne çıkıyor. Açıklamaya göre, toplam 72 konut ve 3 ticari üniteden oluşan Marinada Residence, sınırlı arzı, düşük yoğunluklu yerleşim anlayışı ve geniş metrekareli daire tipleriyle öne çıkıyor. 1+1’den penthouse’a uzanan farklı tipolojilerdeki daireler, geniş yaşam alanları ve seçili ünitelerde öne çıkan deniz ve marina manzarasıyla bulunduğu segmentte farklılaşıyor. Proje, Ataköy Marina içindeki konumuyla sahil hattı, sosyal yaşam alanları ve seçkin çevresiyle bütünleşen bir yaşam kurgusu sunuyor. Proje, şehrin merkezinde yer alırken ana ulaşım akslarına yakınlığıyla da günlük yaşamda önemli bir kolaylık sağlıyor. Bu yönüyle denizle kurulan güçlü bağ ile şehir hayatının dinamizmi arasında dengeli bir yaşam sunuyor. Projenin mimari tasarımı Tabanlıoğlu Mimarlık imzası taşıyor. Deniz odaklı yerleşim anlayışı, malzeme kalitesi ve detay çözümleriyle öne çıkan proje, yüksek yoğunluklu konut anlayışından ayrışarak daha seçili ve rafine bir yaşam kurgusu ortaya koyuyor. Güncel yönetmeliklere uygun mühendislik yaklaşımı ve güçlü teknik altyapısıyla proje, sunduğu yaşam standardını güven boyutuyla da destekliyor. "Toplam projenin değeri 250 milyon dolar" Hakan Bucak Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bucak, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Proje Ataköy Marina’da yer alıyor, denize sıfır konumda. Daireler 1+1’den penthouse’a kadar değişiyor. 1+1, 5+1 arasında daire tiplerimiz var, 72 dairenin tipleri de birbirinden farklı. 5+1 villa da var, normal 5+1 flat daire de var. 1+1 dairenin metrekaresi 202 metrekareden başlıyor, brüt bin 260 metrekareye kadar giden bir penthouse dairemiz de var. 72 rezidansın 20 tanesi satıldı, ilk lansmanla beraber. Artık 52 tane dairenin satışıyla operatif olarak ilgileneceğiz. Lüks gayrimenkul yatırımcısı tarafından yoğun bir talep var. Direkt anahtar alıp oturabileceğiniz bir proje. Dolayısıyla satış operasyonu başlattık diyebiliriz. Projenin toplam değeri 250 milyon dolar, şu an satışta kalan stokun değeri 175 milyon dolar" şeklinde konuştu. "Yabancı yatırımcı şu an yüzde 25’imizi kapsıyor" Bucak, sözlerine şöyle devam etti: "Yabancı yatırımcı şu an yüzde 25’imizi kapsıyor, özellikle Orta Doğu’daki savaştan sonra yabancıların ilgisini sahada çok ciddi anlamda görmeye başladık. Körfez ve İranlı yatırımcılar, özellikle Dubai’de yaşayan expatlar şu anda Türkiye’ye gelmeye başladılar. Şu an çok yoğun olmasa da geçmişe nazaran, 3 ay öncesine nazaran iki kat bir talep görüyoruz. Ama toplam projede yüzde 25 yabancı yatırımcı yüzde 75 yerli yatırımcı olarak tamamlayabiliriz. Buranın metrekare fiyatı 9 bin 500 dolar bandına geliyor. Fiyatlarımız deniz kenarı projelere göre orantılı" ifadelerini kullandı. "Projemiz sadece konut değil yaşam deneyimi sunuyor" Hakan Bucak Gayrimenkul Genel Müdürü Levent Deveci ise "Marinada Residence, düşük yoğunluklu yerleşim anlayışıyla planlanmış, geniş metrekareli daire seçenekleri sunan bir proje. Seçili ünitelerde öne çıkan deniz ve marina manzarası, güçlü mimari altyapısı ve yüksek malzeme kalitesiyle bulunduğu segmentte ayrışıyor. Marina, otel, restoranlar ve sosyal alanlarla birlikte çalışan yapısı sayesinde kullanıcılarına yalnızca bir konut değil, günün farklı anlarına yayılan bir yaşam deneyimi sunuyor. Bu bütüncül yapı, projeyi hem kullanım hem de değer perspektifinde güçlü bir noktaya taşıyor" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:53
Denizli Ticaret Odası, Denizli İhracatçılar Birliği’ne tebrik ziyaretinde bulundu
Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Meclis Başkanı Salih Sarıkaya ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Denizli İhracatçılar Birliği’ni ziyaret ederek DENİB Başkanı Osman Uğurlu ve yönetim kuruluna hayırlı olsun dileklerini iletti. Ziyaret kapsamında, Denizli iş dünyasının mevcut durumu, küresel ekonomik gelişmelerin ihracata ve ekonomiye etkileri ve kurumlar arası iş birliğinin önemi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. DTO heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden DENİB Başkanı Osman Uğurlu, "Başkanımız ve kıymetli heyetini ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Denizli Ticaret Odası’nın yürüttüğü projeleri takdirle takip ediyoruz. Denizli iş dünyasının karşı karşıya olduğu zorlukların aşılmasında kurumlar arası iş birliği büyük önem taşıyor. Bizler de DENİB olarak her türlü desteği vermeye, süreçleri ortak akılla ve birlikte hareket ederek yürütmeye hazırız. Küresel rekabetin giderek arttığı bu dönemde, özellikle finansmana erişim, maliyet baskıları ve yeni pazarlara açılım konularında iş dünyamıza destek olmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Denizli’nin üretim ve ihracat gücünü daha ileriye taşımak adına tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Ortak akıl ve iş birliğiyle Denizli ekonomisini daha ileriye taşıyacağımıza inanıyoruz" DTO Başkanı Uğur Erdoğan ise ziyarette yaptığı değerlendirmede, Denizli iş dünyasının güçlü üretim altyapısı ve ihracat kabiliyetine dikkat çekerek şunları ifade etti: "Denizli İhracatçılar Birliği, ilimizin dış ticaret vizyonuna yön veren en önemli kurumlarımızdan biridir. Yeni dönemde Sayın Başkanımıza ve yönetimine başarılar diliyoruz. Küresel ölçekte rekabetin arttığı bu süreçte, iş dünyamızın ihtiyaç duyduğu dönüşümün sağlanması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi adına kurumlarımız arasında güçlü bir koordinasyon büyük önem taşıyor. Denizli Ticaret Odası olarak bizler de üyelerimizin rekabet gücünü artıracak projeler üretmeye, finansmana erişimden dijitalleşmeye kadar pek çok alanda destek sağlamaya devam edeceğiz. Ortak akıl ve iş birliğiyle Denizli ekonomisini daha ileriye taşıyacağımıza inanıyoruz."
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:51
Araban Ovası’nda etkili olan yağışlar yeşil sarımsak hasadını geciktirdi
Gaziantep’in Araban ilçesinde, her yıl nisan ayı ortalarında başlayan yeşil firik sarımsak hasadı bu yıl aralıksız yağışlar nedeniyle gecikti. Gaziantep’in Araban ilçesinde, binlerce dönüm arazide ekili bulunan ve AB tesciline sahip Araban sarımsağında yeşil firik hasadı için hazırlıklar tamamlandı. Ancak son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyretmesi ve etkili olan yağışlar nedeniyle Araban ilçesinde yeşil firik sarımsak hasadı gecikti. Arabanlı Sarımsak üreticisi Tahir Öztürk, ’’Önceki yıllarda Araban Ovası’nda Nisan ayı ortalarında başladığımız yeşil firik sarımsak hasadına bu yıl, bölge ve ilçe genelinde etkili olan aralıksız sağanak yağışlar ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyretmesi nedeniyle, yeşil firik sarımsak hasadımızda gecikme oldu. İlçe genelinde etkili olan ve aralıksız devam eden yağışlar nedeniyle sarımsak üretim alanlarımızda oluşan çamur nedeniyle tarlalara hasat yapmak için giremedik. Yabancı ot ilaçlaması yapmak için tarlaya giren traktörlerimiz çamur batağına dönen sarımsak alanlarımızda çöküyor ama kalite ve rekolte de hiçbir kaybımız olmadı. Hatta, yoğun yağışlar nedeniyle geçen yıllara oranla bu yıl kalite ve rekolte arttı" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:49
Bölgenin en kapsamlı inşaat fuarı, Elazığ’da başladı
Kentin inşaat ve emlak sektöründeki potansiyelini ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak, sektördeki ticari hareketliliği artırmak ve bölge ekonomisine katkı sağlamak amacıyla Elazığ Belediyesi tarafından ikincisi düzenlenecek Elazığ İnşaat Fuarı, kapılarını ziyaretçilerine açtı. Kentin inşaat ve emlak sektöründeki potansiyelini ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak, sektördeki ticari hareketliliği artırmak ve bölge ekonomisine katkı sağlamak amacıyla Elazığ Belediyesi tarafından ikincisi düzenlenecek Elazığ İnşaat Fuarı, Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre merkezinde kapılarını ziyaretçilerine açtı. 120 markanın olduğu fuar alanında inşaat sektörü ve emlak alanındaki firmaların bölgedeki potansiyeli keşfetmesi ve sektördeki gelişmeleri yakından takip etmesi için önemli bir fırsat oluşturması beklenirken, fuarın 3 gün süreceği aktarıldı. Elazığ İnşaat Malzemeleri ve Yapı fuarında olduklarını belirten Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, "İnşaat sektörü sürekli değişen, kendisini yenileyen ve yeniliğe açık bir alan. Bu anlamda yenilikleri de görmüş oluyoruz. Ayrıca, dirençli kentlerin daha sağlıklı oluşmasında altyapı ve üstyapının oluşmasında da büyük bir önem taşıyor. Bu anlamda ilimiz için önemli bir kazanımdır. Emeği geçen Elazığ Belediyesi ve Ticaret Sanayi Odamıza teşekkür ederim" dedi. İkincisi düzenlenen inşaat fuarına katılım sağladıklarını aktaran Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, "Gerçekten de üretim yapan firmalarımız ürettikleri ürünleri burada teşhir etme fırsatı buldular. İnşaat sektörü devamlı yenilenme isteyen bir sektör, firmaların birbirinden kıymetli ürünler çıkardıklarına bizzat şahit oldum. Fuarın ilimize ve bölgemize hayırlar getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Programa, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, İl Emniyet Müdürü Aydın Karan, Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ ve inşaat sektörüyle uğraşan vatandaşlar katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:42
ESOGÜ’de geliştirilen yerli gres teknolojisi Nemli A.Ş.’ye devredildi
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 16:38
Köfteci Yusuf’ta insanlık dersi
04 Kasım 2025 Salı - 14:21
Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor
TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu, lojistikte standart dışı ahşap palet ve sandıkların güvenlik, maliyet ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğu söyleyerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kalite standartlarını güçlendirecek düzenleme ve etkin denetimleri hızlandırmasını talep etti. Balcıoğlu, özellikle zincir marketler dâhil tüm sektörlerde dayanıklılık ve sertifikasyonun satın alma kriterlerine eklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de zincir marketler ve üretim tesislerinde ahşap palet/sandık kullanımının artması, kalite konusunu tedarik zincirinin kritik bileşeni haline getirdi. TAPSİAD (Tüm Ahşap Ambalaj ve Palet Üreticileri Derneği) Başkanı Akın Balcıoğlu, piyasada standartlara uymayan üretimlerin yaygınlaşmasının; depolamada uygunsuz istif, sevkiyatta devrilme/kırılma, ürün zayiatı ve iş güvenliği sorunlarını büyüttüğünü vurguladı. Zincir marketlere çağrı: Fiyat kadar dayanıklılık ve sertifikasyon Balcıoğlu, depolarda raf ve forklift hatlarının standart ölçü ile tasarlandığını, ölçü ve malzeme kalitesi düşük paletlerin akışı bozduğunu belirtti. Balcıoğlu, "Satın alma kriterlerinde dayanıklılık testleri, izlenebilirlik ve sertifikasyon yer almalı. Aksi halde lojistik güvenliğini ve müşteri memnuniyetini riske atıyoruz" dedi. Denetim ve mevzuat: Bakanlığa ve TSE’ye ortak çağrı Başkan Akın Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın piyasa gözetimi ve denetimini güçlendirmesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile denetim ve uygulamadaki boşlukların giderilmesi gerektiğini belirtti. Balcıoğlu’na göre sektöre standart dışı ürün girişi, hem firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor hem de iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Paletlerin standarda uygun üretilmesi ve sahada düzenli olarak kontrol edilmesi, işletmelerde yaşanabilecek kaza oranlarını düşürürken doğal kaynak kullanımını da optimize ediyor. Bu kapsamda TSE ile sektör paydaşlarının daha yakın çalışması, denetim süreçlerinin hem hızını hem de etkinliğini artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. Çevresel sürdürülebilirlik: Kısa ömür daha çok ağaç tüketimi demek "Her kırılan palet yeni bir kesim baskısı demek" diyen Balcıoğlu, paletlerin sık sık yenilenmesinin hem orman kaynakları üzerinde ekonomik bir yük oluşturduğunu hem de karbon emisyonlarını artırdığını söyledi. Balcıoğlu’na göre daha uzun ömürlü, standartlara uygun ve onarılabilir paletlerin kullanılması, tedarik zincirlerinde ciddi maliyet avantajı sağlarken doğal kaynakların korunmasına da katkıda bulunuyor. Böylece odak yalnızca üründe değil, gelecekteki çevresel etkilerde de konumlanmış oluyor. İhracat potansiyeli kaliteden geçiyor Türkiye’de ahşap palet ve sandık üretimi, iç pazarın yanı sıra yakın coğrafyaya yapılan ihracatla da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Başkan Akın Balcıoğlu, kaliteli ve standartlara uygun üretimin yalnızca ihracat imajı için değil; taşımada ürün güvenliği, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zinciri verimliliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Balcıoğlu’na göre sertifikalı üretim, uluslararası pazarlarda Türk ürünlerine duyulan güveni artırırken rekabetçiliği de güçlendiriyor. TAPSİAD Başkanı Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sektör paydaşlarının piyasa gözetimi, lisanslandırma, izlenebilirlik ve eğitim başlıklarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Balcıoğlu, standartların sahada etkin şekilde uygulanmasının hem haksız rekabeti önleyeceğini hem de kalite algısını yukarı taşıyacağını vurguladı. "Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz" diyen Balcıoğlu, ortak bir koordinasyon mekanizmasının sektörde uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlayacağını söyledi.
04 Kasım 2025 Salı - 13:46
BTSO Akademi iş dünyasını geleceğe hazırlıyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi, iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan yeni programlarla faaliyetlerini sürdürüyor. Ekim ayında 9 farklı eğitim programı düzenleyen BTSO Akademi, sunduğu nitelikli içeriklerle iş dünyası temsilcilerinden yoğun ilgi görüyor. İş dünyası temsilcilerinin ve profesyonel çalışanlarının gelişimine yönelik olarak hayata geçirilen BTSO Akademi Projesi kapsamında Ekim ayı yoğun bir eğitim programıyla tamamlandı. BTSO Akademi kapsamında Türkiye ve dünya ekonomisi, enerji verimliliği, mevzuat, sürdürülebilirlik, dış ticaret ve fikri mülkiyet konularında, Bursalı firmaların ihtiyaçlarına özel olarak hazırlanan 9 ayrı eğitim programı gerçekleştirildi. Geçen ay düzenlenen eğitimler arasında "E-İhracatta Yeni Fırsatlar", "TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları", "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Bilgilendirme Toplantısı" ve "Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi ve İklim Kanunu" gibi başlıklar yer aldı. Alanında uzman eğitmenler, örnek başarı hikayeleri ve uygulamaya dönük önerilerle katılımcıların bilgi ve becerilerini pekiştirdi. "İş dünyamızın talepleri her zaman önceliğimiz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi’nin Bursa iş dünyasının gelişiminde öncü bir rol üstlendiğini belirtti. Sektörlerden gelen talepler doğrultusunda oluşturulan eğitim takviminin iş dünyası için önemli bir yol haritası niteliğinde olduğunu ifade eden Başkan Burkay, şunları söyledi; "Bilginin en önemli güç haline geldiği günümüzde, şirketlerimizin nitelikli insan kaynağıyla büyümeleri büyük önem taşıyor. 2014 yılında başlattığımız BTSO Akademi Projesi ile bugüne kadar 800’e yakın eğitim programında 115 bini aşkın katılımcıya ulaştık. Ekim ayında da üyelerimizin talepleri doğrultusunda farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verecek kapsamlı eğitimler düzenledik. İş dünyamızın gelişimi ve rekabet gücünü artırmak, bizim en temel önceliğimiz olmaya devam edecek. Tüm firmalarımızı bu eğitimlerimizden daha fazla faydalanmaya davet ediyorum." İş dünyasının eğitim ve gelişim platformu olarak faaliyet gösteren BTSO Akademi’ye akademi.btso.org.tr uzantılı web sitesinden erişilebiliyor. Söz konusu bağlantı ile planlanan eğitimler takip edilebilirken aynı zamanda eğitim önerileri de aktarılabiliyor. BTSO Akademi kapsamında Kasım ayında ilk eğitim programı ‘E-ihracatta Doğru Beyanname Uygulamaları ve KDV İade Süreçleri’ olurken, ‘Tekstilde E-ticaret & E-ihracat Yolculuğu ve Başarı Hikayeleri’, ‘Parampos Ödeme Sistemleri’, ‘İhracatlar İçin Devlet ve Eximbank Destekleri’, ‘Bilişim Sektöründe Geleceği Kodla: Global Başarı ve Finansal Dönüşüm’ ile ‘İhracat Fırsatları - Afrika’ programları da planlanan eğitimler arasında yer aldı.
04 Kasım 2025 Salı - 13:35
İhracatta çifte rekor!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ekim ayında hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdıklarının altını çizerek, "2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Böylelikle, en yüksek Ekim ayı ihracatı gerçekleşirken son on iki aylık toplamda da 270,2 milyar dolara ulaşarak yeni bir rekora daha imza attık. Böylece 270 milyar dolar eşiği aşılmış oldu" dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 13:31
Yüreğir Ziraat Odası 18. Tarım Fuarı’nda Çukurova’nın bereketini tanıttı
Adana Yüreğir Ziraat Odası 18’incisi düzenlenen Adana Tarım Fuarı’nda bölge tarımının gücünü ve çeşitliliğini bir kez daha sektörün tüm paydaşları ile buluşturdu. Çukurova’nın verimli topraklarında yetişen ürünlerin sergilendiği stant, hem üreticilerin hem de ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Tarım Fuarı’ında, Yüreğir Ziraat Odası tarafından narenciye, avokado, muz, karpuz, yer fıstığı, pamuk, pikan cevizi, ejder meyvesi, hurma, nar, şadok, şeker kamışı ve mango gibi Adana’nın marka değerine sahip ürünler tanıtıldı. Ziyaretçilere taze ve doğal ürünlerden oluşan ikramlar sunulurken, şehrin tarım potansiyeli, iklim avantajları ve ürün yelpazesinin genişliği hakkında bilgilendirme yapıldı. Çiftçilerle sektör temsilcileri arasında kurulan etkileşim, hem bilgi paylaşımını hem de iş birliklerini destekledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, fuarın hem üreticiler hem de bölge tarım ekonomisi açısından önemine dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu fuar, Adana’nın tarımsal zenginliğini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak için büyük bir fırsat. Üreticilerimiz, yeni teknolojileri, modern tarım çözümlerini ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yakından görme imkanı buluyor. Aynı zamanda ürünlerimizi, üretim gücümüzü ve bereketli topraklarımızın sunduğu çeşitliliği geniş kitlelere aktarıyoruz. Çiftçilerimiz bu fuarlarda hem kendilerini geliştiriyor hem de bölgenin tarımsal profilini güçlendiriyor." Başkan Doğan, standı ziyaret eden tüm katılımcılara teşekkür ederek, önümüzdeki dönemlerde de bölge tarımının gelişimine katkı sağlayan projelere, tanıtım çalışmalarına ve tarımın geleceğine yatırım yapmaya devam edeceklerini belirtti. Doğan, "Yüreğir Ziraat Odası olarak görevimiz, üreticimizin yanında olmak, onların sesini duyurmak ve Adana tarımının yükselen değer olmasına katkı sağlamaktır. Fuarda standımıza gösterilen ilgi ve destek, doğru yolda olduğumuzu vurgular nitelikteydi" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 13:21
Kütahya’da ’Melki’ bereketi
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki semt pazarları, güz mevsiminin gözde lezzeti Melki (Kanlıca) mantarının tezgâhlarda yer almasıyla adeta Melki pazarına dönüştü. Zorlu şartlarda toplandığı belirtilen mantarın kilosu, 150 TL ile 200 TL arasında alıcı buluyor. Tavşanlılı vatandaşların sonbahar ve kış aylarında büyük rağbet gösterdiği Melki mantarı (Kanlıca), semt pazarlarında yerini aldı. Dağlık bölgelerde zorlu arayışlar sonucu toplanan bu doğal lezzet, yüksek fiyatına rağmen vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Tavşanlı’da kurulan semt pazarlarında Melki mantarı için özel bir bölüm oluşurken, mantar satışı yapan esnaf semt pazarının gözdesi haline geldi. Pazarda Melki mantarının kilosu, kalitesine ve tazeliğine göre 150 TL ile 200 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor. Satış yapan esnaflar, Melki mantarının fiyatının yüksek olmasının nedenini mantarın doğada zor bulunmasına ve toplanmasının zorluğuna bağladı.
04 Kasım 2025 Salı - 13:11
ATO Başkanı Baran: "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu, ticaretin önündeki engelleri kaldırdı ve yatırımcılar için güvenli bir liman oldu. Bu tablo Kamboçya ile ticaretimize de yansıyacaktır" dedi. Kamboçya Ticaret Bakanı Cham Nimul, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Bakan Nimul, ziyarette yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğini geliştirmek ve kolaylaştırmak amacıyla Türkiye-Kamboçya Karma Ekonomik Komisyonu’nun kurulduğunu hatırlatarak, 4. Karma Ekonomik Komisyon toplantısı için Türkiye’de bulunduklarını ve bu süreçte çevre, enerji ve ticaret alanlarında iş birliklerini geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını aktardı. Türkiye ile ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek istediklerine dikkati çeken Bakan Nimul, bunun için ticaret odalarını buluşturarak, özel sektörü bir araya getirmeyi hedeflediklerini söyledi. İki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmenin bir parçasının da ticaret anlaşmaları olduğunu kaydeden Nimul, Türkiye ile Tercihli Ticaret Anlaşması tesis etmek için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi. Kamboçya’da gıda işleme tesisleri ile medikal ekipmanlara yönelik yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Bakan Nimul, Ankara ile gıda sanayi, medikal ekipman konusunda iş birliği yapmak istediklerini aktardı. Yenilenebilir enerji alanında Ankara’nın önemli bir merkez olduğunu kaydeden Bakan Nimul, bu alanda da yatırım ve üretim iş birliklerine açık olduklarını ifade etti. Türkiye’nin müteahhitlik hizmetlerindeki başarılarına da değinen Bakan Nimul, ülkesinde yol, liman, demiryolu gibi altyapı yatırımlarına ihtiyaç olduğunu ve Türk müteahhitlerinin bu alanlarda faaliyet gösterebileceğini söyledi. "Direkt uçuş bizi heyecanlandırıyor" Bakan Nimul, Kamboçya ile Türkiye arasında doğrudan uçuş bulunmadığı için yolculuk süresinin aktarmalı uçuşlarla 24 saati bulduğunu belirterek, Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Kamboçya’nın Başkenti Punom Pen’e 12 Aralık itibariyle direkt uçuş başlatacağını, böylece uçuş süresinin 11 saate ineceğini söyledi. Bakan Nimul, "Ülkelerimiz arasındaki direkt uçuş bizi heyecanlandırıyor. Ulaşımın kolaylaşması ticaret, ekonomi ve turizm ilişkilerimize olumlu yansıyacaktır" dedi. ATO Başkanı Baran da iki ülke arasındaki uçuş süresinin 11 saate inmesinin çok önemli bir gelişme olacağını belirterek, "Ankara’dan da Kamboçya’ya direkt uçuş başlamasını isteriz" diye konuştu. Baran, Kamboçya ile ikili ilişkilerin 1959 yılında başladığını, Türkiye’nin 2013 yılında Punom Pen’de büyükelçilik açmasıyla geliştiğini kaydetti. "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu" Ankara ekonomisi hakkında bilgi veren Baran, Ankara’nın 32 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle, Türkiye’nin ihracatta üçüncü, ithalatta ikinci ili durumunda olduğunu söyledi. Savunma ve medikal sanayi başta olmak üzere, sanayi üretiminde Başkent’in güçlü bir merkez haline geldiğini anlatan Baran, Ankara’nın sağlık turizmi alanında da öne çıktığını aktardı. Türkiye’nin son 20 yıllık süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner politikalarıyla önemli bir aşama kat ettiğine dikkati çeken Baran, "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu, ticaretin önündeki engelleri kaldırdı ve yatırımcılar için güvenli bir liman oldu. Bu tablo Kamboçya ile ticaretimize de yansıyacaktır" şeklinde konuştu. Güneydoğu Asya’da yer alan Kamboçya ile Türkiye’nin ticari ilişkilerinin henüz yolun başında olduğunu kaydeden Baran, "İki ülkenin ticaret hacmine baktığımızda 307 milyon doları bizim ithalatımız olmak üzere, 330 milyon dolarlık dış ticaretimiz mevcut. Ancak iki ülke arasındaki yakın diyaloga bakıldığında, bu rakamın yeterli düzeyde olmadığı görülüyor" dedi. Kamboçya ile dış ticaret hacminin 1 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini bildiren Baran, "Bu hedefe Başkent Ankara olarak gıda, hazır giyim, medikal üretimi, yenilenebilir enerji ve müteahhitlik hizmetleri alanlarında gerçekleştireceğimiz iş birlikleriyle katkıda bulunabiliriz" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 12:55
Manavgat’ta Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nin ikincisi başlıyor
Manavgat Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali, 8-9 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festival, Cumartesi günü saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’ndan kortej yürüyüşüyle başlayacak, ardından 10.30’da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önündeki açılış töreniyle devam edecek. İki gün sürecek festival boyunca konserler, halk oyunları gösterileri, workshoplar, geleneksel üretim canlandırmaları ve festival çarşısı ile dolu dolu bir program Manavgat halkı ve ziyaretçilerle buluşacak. "Zeytinin bereketi Manavgat’ta kutlanacak" Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festival öncesinde yaptığı açıklamada, ilçenin tarımsal potansiyeline ve yerel üreticinin emeğine dikkat çekti. Çiçek, "Zeytin ve zeytinyağı, bu toprakların kültürel hafızası, sağlığın ve bereketin simgesidir. Manavgat’ımızın verimli topraklarında yetişen zeytinlerin hak ettiği değeri görmesi için bu festivali geleneksel hale getirdik." dedi. Bölgede yaklaşık 50 bin dönüm arazi üzerinde 2 milyon zeytin ağacı bulunduğunu belirten Çiçek, bu ağaçlardan yılda ortalama 50 bin ton zeytin ve 10 bin ton zeytinyağı elde edildiğini söyledi. Festivalin, bu potansiyeli hem yerel hem ulusal düzeyde tanıtmayı amaçladığını ifade etti. "Zeytin sağlıktır" Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festival vesilesiyle zeytin ve zeytinyağının sağlık açısından önemine de değinerek, "Zeytin ve zeytinyağı, hem beden hem de zihin sağlığını destekleyen, yaşam kalitesini artıran doğal bir üründür. Zeytinin bu topraklardaki varlığı, sağlıklı yaşamın da sembolüdür" ifadelerini kullandı. Renkli etkinlikler, keyifli deneyimler Festivalin ilk günü, kortej ve açılış töreninin ardından Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun gösterisi ile devam edecek. Ardından katılımcılar Saraçlı Mahallesi’ne geçerek zeytinin köy kültüründeki yerini yakından gözlemleyecek. Saraçlı Etkinlik Alanı’nda köylü kadınların taş üzerinde geleneksel zeytin kırma ve zeytinyağı pişirimi, Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun ikinci gösterisi ve Osman Derin konseri gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 9 Kasım Pazar günü, Atatürk Kültür Merkezi önünde festival çarşısı tüm gün açık olacak. Zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin yer alacağı çarşıda, yerel üreticiler vatandaşlarla buluşacak. Aynı gün ayrıca, Çiftçi Danışma ve Eğitim Merkezi’nin açılışı, Ayhan Rüzgar stand-up gösterisi, zeytinyağlı yemek workshopları ve çocuklara özel zeytin temalı atölyeler düzenlenecek. Festival boyunca zeytinyağlı krem, sabun ve mum yapım atölyeleri, çocuklara yönelik boyama etkinlikleri, şişme oyun alanları ve yüz boyama etkinlikleriyle renkli bir atmosfer oluşturulacak. 8-9 Kasım tarihlerinde 10.00-18.00 saatleri arasında açık olacak festival çarşısı, üreticiler, gastronomi meraklıları ve vatandaşları zeytinin bereketi etrafında buluşturacak.
04 Kasım 2025 Salı - 12:33
Karabük’te 1600 konut için başvurular 10 Kasım’da başlıyor
Karabük’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ tarafından yürütülen "Ev Sahibi Türkiye" projesi kapsamında 1600 sosyal konut için başvurular 10 Kasım-19 Aralık 2025 tarihleri arasında alınacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ tarafından yürütülen "Ev Sahibi Türkiye" projesi kapsamında Karabük’te yapılacak olan sosyal konut sayısı belirlendi. Proje kapsamında Karabük merkezde 1000, Eflani’de 50, Eskipazar’da 150, Ovacık’ta 50, Safranbolu’da 150 ve Yenice’de 200 konut olmak üzere toplam 1600 konut inşa edilecek. Başvuruların Emlak Katılım, Ziraat ve Halk Bankası üzerinden 5 bin TL karşılığında yapılacağı bildirildi. AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ile Ali Keskinkılıç, yaptığı açıklamada projenin Karabük’te konut sahibi olmak isteyen vatandaşlara önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
04 Kasım 2025 Salı - 12:26
Bakan Şimşek: ‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘‘Manipülasyon ile mücadelenin çok boyutu var. Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu. Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız’’ dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen 9’uncu Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılış programına katıldı. Bakan Şimşek, programda yaptığı konuşmada sermaye piyasalarının geliştirilmesine yönelik kapsamlı mesajlar verdi. Bankacılık merkezli finansman modelinden sermaye piyasası merkezli yapıya geçişin Orta Vadeli Plan dahilinde olduğunu belirten Şimşek, fiyat istikrarı ve dezenflasyon süreci, manipülasyonla mücadele gibi konularda da açıklamalarda bulundu. Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin önemine ilişkin konuşan Bakan Şimşek, ‘‘Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin önemli bir bileşeni olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede düzenleyici çerçevenin sürekli iyileştirilmesi bizim için önemli bir odak noktasıdır’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’ Türkiye’de bankacılık ağırlıklı finansman modelinin ağırlıkta olduğunu belirten Bakan Şimşek, ‘‘Türkiye’de şirketlerin finansman ihtiyacının sadece yüzde 12’si sermaye piyasalarından karşılanmış. Yüzde 88’i bankacılık ve finans sektöründen. ABD’de bu rakam yüzde 60. AB’de ise sermaye piyasalarından karşılanan finansman yüzde 30’lar civarında. Biz bankacılık ağırlıklı finans modelinden sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz. Bu geçiş Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi gerçekleştirmemize güçlü bir destek verecektir. Kaynaklarımızı uzun vadeli üretken alanlara yönlendirmemiz gerekiyor. Bunu bankacılık sistemi üzerinden yapmamız kolay değil. Kaynaklarımızın lirada tutulmasını, lirada değerlenmesini liraya rağbeti artırmamız gerekiyor. Bu da sermaye piyasaları ağırlıklı bir modeli gerektiriyor. 2025’in ilk 9 ayına bakarsanız toplam finansmanın yüzde 34’üne yakını sermaye piyasalarından elde edilmiş, bankacılık sektörünün payı düşmüş. Bu kısmen belki konjonktüreldir ama yine de trend çok önemlidir. Aslında bizim varmaya çalıştığımız nokta da bunun benzeri ve ötesi. Yani sermaye piyasalarının ağırlıklı olarak Türkiye’de finansman ihtiyacının karşılandığı bir alana dönüşmesi. Dolayısıyla ilerleme var, bu güzel bir gelişme. Bunu devam ettireceğiz’’ şeklinde konuştu. ‘‘Manipülasyon ile mücadele olmazsa olmazımız’’ Manipülasyonla mücadelenin dozunun artırılacağına dikkat çeken Bakan Şimşek, ‘‘Bu alanda düzenlemeye ihtiyaç olacak. Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu. Manipülasyon ile mücadelenin çok boyutu var. Finansal okuryazarlık onlardan bir tanesi. Manipülasyonla mücadelede tabii ki finansal okuryazarlık esastır fakat yine de bizim cezaları artırma yönünde ve düzenleyici çerçeveyi güçlendirme noktasında bir ilave çabamız olacak. Eğer manipülasyonla güçlü mücadele edemezsek bu alana olan güven zayıf kalır. Onun için bu bizim olmazsa olmazımızdır. Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız. Bu kongredeki belki de duymak istediğiniz, benim de iletmek istediğim en önemli mesaj bu’’ şeklinde konuştu. Sermaye piyasalarında yatırımcı tabanının geliştiğini görmenin sevindirici olduğunu belirten Şimşek, hem fonların büyüklüğünün hem borsada işlem gören şirket sayısındaki artışın hem de yatırımcı sayısındaki artışın ekosistemdeki pozitif enerjiyi gösterdiğini söyledi. Bunlara rağmen hisselerin sadece 51 gün tutuluyor olmasının ayrı bir problem olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, ‘‘Bu konular hakikaten üzerinde çalışmamızla sonuç alacağımız, sadece regülatörlerin, düzenleyici kuruluşların, kamunun yapabileceği bir iş değil. Bütün sermaye piyasalarının, ekosistemin birlikte başaracağı bir konu. Dolayısıyla yabancı yatırımcının gelmesini, eski seviyelere gelmesini istiyoruz. Bunun için de yapacağımız birtakım düzenlemelerle sisteme olan güvenin güçlendirilmesi, ekosistemin iyi işlemesi, en önemlisi de dezenflasyon programının başarıya ulaşması gerekiyor. 2023’ten bu yana ilgi arttı, doğru bir trendde ve doğru yoldayız. Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi bizler için en önemli hedeflerin başında geliyor’’ diye konuştu. Bakan Şimşek, ‘‘Dezenflasyonla birlikte tekrar piyasalar derinleşecek ve Borsa İstanbul’un piyasa değerinin GSYH’ye oranı kendisine benzer ülkelerle yarışacak noktaya gelecek. Yani bugün üç yıllık hareketli ortalamalara bakarsanız yüzde 32 civarı ama 2024 sonu itibarıyla yüzde 29 civarı. Bunun mutlaka dünya ortalamalarına varması biraz zaman alır ama bunun ikiye katlanması oldukça gerçekçi, makul bir hedef olarak görülebilir’’ sözlerini ifade etti. ‘‘Borsa bir oyun alanı değildir’’ Halka arzlarda sermaye piyasası kurulundan tek beklentilerinin olduğunun altını çizen Şimşek, ‘‘Kural bazlı gitmemiz lazım. Sürecin şeffaf, kurala dayalı olması lazım. Bu yönde de önemli adımlar atıldığını biliyorum. Halka arzların da önümüzdeki dönemde tekrar güçlü şekilde başlaması da önemli bir husus. Kurumsal yönetişim ve şeffaflığa değindim. Bu alanda hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Manipülasyonla mücadele konusunu zaten konuştuk. Finansal okuryazarlık en kritik bileşenlerin başında geliyor. Bence uzun vadeli bakış açısının eksik olmasının da temelinde bu var. Yoksa mevduatın vade olarak pay sahipliği süresi başka türlü anlatılamaz’’ dedi. Borsanın bir oyun alanı olmadığını vurgulayan Bakan Şimşek, ‘‘Uzun vadeli bir perspektifle gerçek bir ortaklığın tesis edilmesi esastır. Gerçek bir pay sahipliği, gerçek bir ortaklık... Dolayısıyla bütün bu konularda sektörümüzle hemfikiriz. Sektörümüzün beklentileriyle bizim vizyonumuz tam da örtüşüyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzle ve sektörün bütün ekosisteminin bileşenleriyle birlikte çalışacağız ve bunları başaracağız’’ dedi. ‘‘Fiyat istikrarı bizim en büyük önceliğimizdir ve burada ilerleme var’’ Dezenflasyon sürecine ilişkin de bilgi paylaşan Bakan Şimşek, ‘‘Fiyat istikrarı bizim en büyük önceliğimizdir ve burada ilerleme var. Mali disiplin aslında sermaye piyasalarının gelişmesi açısından da çok önemlidir. Fiyat istikrarı olmazsa olmaz ama mali disiplin de ciddi katkıda bulunacak bir birleşendir. Sürdürülebilir cari açık da makro finansal istikrar açısından çok değerlidir. Dolayısıyla bizim temel önceliklerimiz bunlar. Bu önceliklerde ilerleme sağladık. Bu ilerlemenin kalıcı hale gelmesi için de yapısal dönüşüm esas gündemimizdir’’ açıklamasında bulundu. Dezenflasyon programını üç evreli düşündüklerini, şu anda ikinci evrede olduklarını belirten Şimşek, ‘‘Nihai hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme ve kapsayıcı büyüme, yani daha adil gelir dağılımıdır. Bakın enflasyonda bir düşüş var. Kim ne derse desin, 1-2 aylık yavaşlama bunlar normaldir. Hiçbir zaman lineer gitmiyor. Gerçek hayatta iniş çıkışlar oluyor. Önemli olan trendin kalıcı olarak ne yöne gittiğidir. Bu sene enflasyon niye 20’li rakamlar değil de 30 civarında bir rakamda kalacak diye sorarsanız önemli faktörlerden bir tanesi yaşadığımız kuraklık ve zirai don kaynaklı gıda enflasyon şoku diyebiliriz’’ şeklide konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 11:56
Salihli’de kamu yatırımları masaya yatırıldı
Manisa’nın Salihli İlçe Kaymakamı Ali Güldoğan başkanlığında, kamu kurumlarının ilçede yürüttüğü yatırım ve hizmetlerin ele alındığı "Yatırımların Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Kaymakamlık toplantı salonunda düzenlenen toplantıya ilgili kurum amirleri katıldı. Toplantıda, devam eden kamu yatırımlarının son durumu ve planlanan projeler hakkında bilgi alındı. Ayrıca, çalışmaların etkin, verimli ve zamanında tamamlanması için yapılması gereken görev ve sorumluluklar görüşüldü. Kaymakam Ali Güldoğan, yatırım süreçlerinin yakından takip edildiğini belirterek, "İlçemizde vatandaşlarımıza sunulan hizmet kalitesini artırmak için kurumlar arası koordinasyon büyük önem taşıyor." dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 11:53
Tatvan’da alıç hasadı
Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Yelkenli köyünde alıç hasadı başladı. Bu yıl yaşanan kuraklık nedeniyle alıç rekoltesinde düşüş yaşanırken, köylüler zorlu hasat mesaisine başladı. Yelkenli köyünde doğal olarak yetişen alıç, bu yıl kurak geçen mevsim nedeniyle önceki yıllara göre daha az ürün verdi. Dağlık ve sarp arazilerde yetişen alıç meyvesini toplamanın oldukça zahmetli olduğunu belirten köylüler, buna rağmen toplamayı sürdürdüklerini söyledi. Alıç toplayanlardan Gamze Tarlan, "Bu sene havalar çok kurak geçti, ağaçlarda geçen yıla göre daha az meyve var. Toplanması da oldukça zor ama emeğimizin karşılığını almak için sabırla çalışıyoruz. Alıcı hem evimizde tüketiyoruz hem de sirke yaparak değerlendiriyoruz" dedi. Yelkenli köyü sakinleri, alıç sirkesinin kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olduğunu ifade ederek, bu yılki düşük rekoltenin fiyatlara da yansıyabileceğini dile getirdi. Uzmanlar, alıcın şeker, tansiyon, kalp ve kabızlık gibi rahatsızlıklara iyi geldiğini belirtiyor.
04 Kasım 2025 Salı - 11:52
’’Yerli kömür teşviki, enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak’’
Türkiye enerji üretiminde önemli bir yere sahip olan yerli kömürle elektrik üreten santrallere yönelik önemli bir adım atıldı. Karara göre, EÜAŞ ile sözleşme imzalamaları halinde, santrallere 31 Aralık 2029 tarihine dek alım garantisi verilecek. Milli enerji ve maden politikası kapsamında düzenlemeler devam ediyor. Son olarak, yerli kömürle üretim yapan termik santrallere, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ile sözleşme imzalamaları halinde, 31 Aralık 2029’a kadar alım garantisi verildi. Konuyu değerlendiren Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı, bu teşvikle Türkiye’nin enerji arz güvenliğine ve cari açığının azaltılmasına katkı sağlayan santrallerin kapanma tehlikesinin bertaraf edildiğini söyledi. Yağlı, Türkiye’nin yerli kömür potansiyelinin stratejik değerine dikkat çekerek, "Bu teşvik, Türkiye’nin sahip olduğu linyit rezervlerinin ekonomiye daha güçlü kazandırılması için atılmış önemli bir adım ve ülkemizin yerli kaynaklara dayalı enerji stratejisinin güçlü bir yansıması. Yerli kömür, ülkemizin baz yük kapasitesinin bel kemiği ve dışa bağımlılığın azaltılmasında vazgeçilmez bir rol oynuyor" dedi. Küresel zorluklara karşı stratejik bir sigorta Rusya-Ukrayna savaşı sonrası küresel enerji piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaların Avrupa’yı yeniden kömüre yönelttiğini hatırlatan Yağlı, buna karşın Türkiye’de uzun süre yerli kömür santrallerinin satış bedellerinin HES, RES ve GES gibi kaynaklarla aynı seviyede belirlendiğini söyledi. 2024 yılı boyunca elektrik fiyatlarının düşük seyretmesinin yerli termik santrallerde ciddi kayıplara neden olduğunu dile getiren Yağlı, "Bu teşvik, üretim sürekliliği için hayati bir nefes niteliğinde. Yerli kömürden üretilen elektrik, cari açığın azaltılmasına yıllık yaklaşık 4,5 milyar dolar katkı sağlıyor. Santrallerin ekonomik ömürleri boyunca bu katkı 100 milyar dolara ulaşacaktır" dedi. Türkiye’nin enerji ithalatına ödediği yıllık ortalama 75 milyar dolar içinde yerli kömürün sağladığı katkıya dikkat çeken Yağlı, teşvik sayesinde enerji arz güvenliği için stratejik bir sigorta oluşturulduğunu ifade etti. Cari açığa katkı, 200 bin kişilik istihdam Yerli kömür santrallerinin enerji arz güvenliğini garanti ettiğini belirten Yağlı, istihdama ve bölgesel kalkınmaya da büyük destek verdiğine değindi. Yerli kömür üretiminin son 5 yılda cari dengeye 50 milyar doların üzerinde katkı sağladığını aktaran Yağlı, yerli kömüre dayalı termik santrallerde ve kömür işletmelerinde 50 bin doğrudan, 200 bin dolaylı kişinin çalıştığını da bildirdi. Yerli kömür santrallerinin bulundukları bölgelerde geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirten Yağlı, "Bu tesisler sadece enerji üretmiyor; bulunduğu şehirlerde ekonomiyi, istihdamı ve sosyal yapıyı ayakta tutuyor. Santrallerin konumlandıkları bölgelerde oluşturdukları ekosistem, yerel kalkınma açısından son derece kritik" şeklinde konuştu. "Cumhurbaşkanımızın milli enerji ve maden politikasının bir yansıması" Teşvik mekanizmasının bu nedenlerle Türkiye’nin kendi kaynaklarını ekonomiye kazandırması yönünde doğru ve gerekçeli bir hamlesi olduğunu söyleyen Yağlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu teşvik, yerli kömür santrallerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alarak kapanma riskini ortadan kaldıracak, ithal kaynaklara olan bağımlılığı azaltacak, cari açığa yıllık milyarlarca dolarlık katkıyı koruyacak ve enerji arz güvenliğimiz için stratejik bir sigorta görevi görecektir. Bu teşvik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yürütülen milli enerji ve maden politikası kapsamında devreye alındı. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar başta olmak üzere, bu teşvikin hayata geçmesine katkı sunan tüm karar vericilere teşekkür ederiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder