Son Dakika
|
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
Kağıthane’de metrobüs yangını!
Çöp evde bitkin halde bulunan adamın yeni hali şaşırttı
İran: "ABD’nin teklifini değerlendirmeyi sürdürüyoruz"
7 Haziran'da 6 sandık: AK Parti'nin adayları belli oldu
Vatikan: "Papa ile Rubio arasındaki görüşme samimi geçti"
Niklas Süle, 30 yaşında futbolu bıraktı
EKONOMİ
’’Tüketim tarihi konusunda doğru bilgi, ekonomik kayıpları önleyecektir’’
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:23:33
Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin açıklamada bulundu. Dernek, gıda ürünlerinde yer alan ‘Son Tüketim Tarihi’ (STT) ile ‘Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi’ (TETT) farklı anlamlar taşıdığının altını çizdi. Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), tüketim tarihi konusunda doğru bilginin önemine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) olarak, gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin son dönemde gündeme gelen değerlendirmeler kapsamında; gıda güvenliği, tüketici bilgilendirmesi ve ekonomik etkiler açısından bazı hususlara ilişkin görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmanın önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Gıda ürünlerinde yer alan "Son Tüketim Tarihi" (STT) ile "Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi" (TETT) farklı anlamlar taşımaktadır. Son Tüketim Tarihi, özellikle hızlı bozulabilen ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde güvenlik kriterini ifade eder. Bu tarihin geçmiş olduğu ürünler tüketilmemeli ve satışa sunulmamalıdır. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise uygun saklama koşullarında ürünün kalite özelliklerinin en iyi şekilde korunduğu süreyi ifade etmektedir. Tavsiye edilen tüketim tarihi geçen ürünlerin ambalaj bütünlüğünün, tadının, kokusunun ve görünüşünün tüketime uygun bulunması durumunda ürünlerin tüketimi mümkün olabilmektedir. Bu tarih, gıdanın güvenliğine değil, ideal kalite seviyesine işaret etmektedir. Dolayısıyla bu tarihin geçmesi, her ürün için gıdanın güvensiz ya da bozuk olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak ürünün niteliğine göre saklama koşulları, ambalaj bütünlüğü ve ilgili mevzuat hükümleri her zaman belirleyicidir. Uluslararası düzeyde de Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş ancak uygun saklama koşulları korunmuş ve güvenlik kriterlerini karşılayan ürünlerin değerlendirilmesi gıda israfını azaltmaya yönelik sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olarak ele alınmaktadır Ülkemizde de gıda kaybının azaltılması sürdürülebilirlik açısından önemli bir gündem maddesidir. FAO verilerine göre, Türkiye’de tarladan sofraya gıda kaybı her yıl yaklaşık 20 milyon tona ulaşmaktadır. Bu kayıpların azaltılması; doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir üretim, gıda sistemlerinin verimliliği ve gıda fiyatlarında enflasyonla mücadele açısından önem taşımaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla, STT ve TETT arasındaki farkın daha anlaşılır şekilde anlatılmasının hem tüketici farkındalığına hem de gıda israfının azaltılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Sektör olarak en temel önceliğimiz tüketici sağlığı ve gıda güvenliğidir. Yürürlükteki mevzuata ve bilimsel kriterlere tam uyum içinde; gıda güvenliği, şeffaflık, tüketici güveni ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.’’
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:10
Milyarderlerin yüzen sarayları Antalya’da inşa ediliyor
Antalya Serbest Bölge’nin yılın ilk 4 ayındaki ticaret hacmi 408 milyon dolara yükseldi. ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin en önemli özelliklerinden biri ihracat ağırlıklı olması. Bölgemizde ihracatın ithalatı karşılama oranı Nisan ayı itibarıyla yüzde 192 olarak gerçekleşti" derken, bölgede inşa edilen 58 metrelik "Amanda" adlı süperyatın onlarca milyon dolara İtalyan bir müşteriye satıldığını belirten Nebula Yat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Sürer ise, "Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" ifadelerini kullandı. Antalya Serbest Bölge, yılın ilk 4 ayında ulaştığı ticaret hacmi, ihracat ağırlıklı üretim yapısı, yat sektöründeki kümelenme ve yüksek katma değerli üretimle ekonomiye katkısını sürdürdü. Antalya Serbest Bölge A.Ş. (ASBAŞ) Genel Müdürü Zeki Gürses, bölgenin 2026 yılının ilk 4 ayındaki ticaret hacmi, istihdam rakamları, ihracat performansı, yat üretimindeki büyüme ve altyapı yatırımlarının etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Antalya Serbest Bölge’de yat üretiminin yanı sıra medikal, elektrik ve elektronik sektörlerinin de öne çıktığını belirten Gürses, bölgenin hem ticaret hacmi hem de istihdam açısından Antalya ve Türkiye ekonomisi için önemli bir üretim merkezi konumunda olduğunu söyledi. "İlk 4 aydaki ticaret hacmi 408 milyon dolar olarak gerçekleşti" Antalya Serbest Bölge’nin yılın ilk 4 ayında 408 milyon dolarlık ticaret hacmine ulaştığını belirten ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, geçen yıl aynı dönemde bu rakamın 395 milyon dolar olduğunu ifade etti. Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin ilk 4 aydaki ticaret hacmi 408 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen seneki rakam 395 milyon dolardı. Bu da yüzde 3’lük bir artış gerçekleştiğini gösteriyor" dedi. Nisan sonu itibarıyla bölgede 79 firmanın faaliyet gösterdiğini kaydeden Gürses, yat sektörünün bölgede güçlü bir kümelenme oluşturduğunu vurguladı. Gürses, "Nisan sonu itibarıyla 79 firmamız var. Ağırlıklı sektörümüz yat sektörü. Bu alanda bir kümelenme var ve 44 firmamız faaliyet gösteriyor. Bunun yanı sıra ticaret hacmi ve istihdam anlamında çok büyük katkı sağlayan diğer sektörlerimiz de var. 4 medikal, 13 elektronik firmamız bulunuyor. Bu 3 sektör, Antalya Serbest Bölge’ye gerek istihdam gerekse ticaret hacmi olarak ciddi anlamda katkı sağlayan, katma değerli üretim yapan firmalarımızdan oluşuyor" ifadelerini kullandı. Bölgede yaklaşık 7 bin 200 kişinin çalıştığını aktaran Gürses, yat sektöründe dönemsel olarak dışarıdan desteklenen personelle birlikte bu sayının daha da yükseldiğini belirterek, "Şu anda Antalya Serbest Bölge’de toplam çalışan sayısı 7 bin 200 civarında. Geçici süreyle dışarıdan desteklenen personelleri de dahil ettiğimizde, çünkü yat sektörüne dönemsel olarak Antalya’dan da istihdam katkısı sağlanıyor, aylık ortalama 10 binin üzerinde olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim" diye konuştu. "İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 192" Antalya Serbest Bölge’nin en dikkat çeken yönlerinden birinin ihracat ağırlıklı üretim yapısı olduğunu ifade eden Gürses, Nisan ayı itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 192’ye ulaştığını söyledi. Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin en önemli özelliklerinden biri ihracat ağırlıklı olması. Bölgemizin ihracatın ithalatı karşılama oranı Nisan ayı itibarıyla yüzde 192 olarak gerçekleşti. Son dönemde ülkemizde ihracat anlamında rakamsal olarak bir gerileme söz konusu. Son açıklanan rakamlarla ülkemizin ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70’in altına kadar düştü. Fakat Antalya Serbest Bölge’de bunun tam tersi bir eğilim var. Bu da burada ne kadar katma değerli üretim yapıldığının ve yurt dışına ihracat gerçekleştirildiğinin bir göstergesi" ifadelerini kullandı. Antalya’nın ihracatının yüzde 27’si Serbest Bölge’den Antalya Serbest Bölge’nin tek başına Antalya ihracatında önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Gürses, "Bir mukayese yapacak olursak, Antalya ilinin toplam ihracatının yüzde 27’si oranındaki ihracat rakamını Antalya Serbest Bölge karşılıyor. Türkiye genelindeki sıralamaya baktığımızda ise Antalya Serbest Bölge, bir il olarak değerlendirilse 28’inci sırada yer alıyor" dedi. "Burada üretilen yatlar dünyanın her tarafına satılıyor" Yat sektörünün döviz kazandırıcı faaliyetler, alt sektörlere katkısı ve nitelikli istihdam sağlaması nedeniyle bölge için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürses, Antalya Serbest Bölge’de yat üretiminde güçlü bir kümelenme oluştuğunu belirtti. Gürses, "Yat sektörü çok önemli. Çünkü imalat ve üretim ciddi katma değer sağlıyor. Satış yönünden döviz kazandırıcı faaliyetler yürütülmesi, birçok alt sektörü desteklemesi ve nitelikli eleman istihdam etmesi nedeniyle çok ciddi katkı sunuyor. Onun için burada bir kümelenme gerçekleşti" diye konuştu. Bölgenin 80’in üzerinde ülkeyle ticaret ilişkisi bulunduğunu ifade eden Gürses, özellikle yat sektöründe dünyanın farklı noktalarına ihracat yapıldığını söyledi. Avrupa Birliği ülkeleriyle ticaret hacminin yüzde 50’nin üzerinde olduğunu, Amerika dahil OECD ülkeleriyle de çalıştıklarını belirten Gürses, "Burada üretilen yatlar dünyanın her tarafına satılıyor. Özel siparişlere binaen dünyanın her tarafına satılıyor" dedi. "90 metreye kadar yat imalatı yapılabiliyor" Antalya Serbest Bölge’de 2021 yılında tamamlanan yaklaşık 17 milyon dolarlık altyapı yatırımlarının bölgenin kapasitesini ciddi şekilde artırdığını belirten Gürses, bu yatırımlarla birlikte bölgenin Doğu Akdeniz’in en kapasiteli yat üretim ve bakım-onarım merkezi haline geldiğini söyledi. Gürses, "2021 yılında tamamladığımız altyapı yatırımlarıyla birlikte burada 2 bin tona kadar yatlara hizmet verme imkanına sahibiz. Şu anda Doğu Akdeniz’de en kapasiteli yat üretim ve bakım-onarım merkezi haline geldik. Bu sayede buraya gelen yatların boyları uzadı. Eskiden 25-30 metreye kadar yat imalatı yapılabilirken, şu anda 90 metreye kadar yat imalatı yapılabiliyor" ifadelerini kullandı. İlk 4 ayda 12 tekne teslim edildi Antalya Serbest Bölge’de 2025 yılı sonuna kadar 832 teknenin imal edilerek sahiplerine teslim edildiğini belirten Gürses, yılın ilk 4 ayında 12 teknenin daha tamamlanıp teslim edildiğini söyledi. Gürses, "Toplamda bugüne kadar üretilen yat sayısı 844’e ulaştı. 2000-2025 yılları arasında Antalya Serbest Bölge’de üretilen yatların ortalama boyu 18 metre iken, bu yılın ilk 4 ayında üretilen yatların ortalama boyu 30 metreye çıktı. Daha büyük yatların da imalatı devam ediyor" dedi. Rıhtımda 50 ve 60 metre boylarında yatların teslim öncesi son donanımlarının yapıldığını ve deneme testlerinin gerçekleştirildiğini aktaran Gürses, bakım-onarım faaliyetlerinde de hızlı bir gelişme yaşandığını kaydetti. "Rıhtımlarımızın kapasitesi dolu" Altyapı yatırımlarının ardından Akdeniz ve Orta Doğu’dan büyük yatların bakım-onarım için Antalya Serbest Bölge’ye yoğun ilgi gösterdiğini belirten Gürses, geçen aylarda 80 metrelik bir teknenin bakım-onarımının tamamlanarak gönderildiğini, 74 metrelik başka bir teknenin de gelmek için talepte bulunduğunu açıkladı. Yaklaşık 400 metrelik yat bağlama rıhtımına rağmen kapasitenin dolduğunu belirten Gürses, "Rıhtım yatırımlarımızı bitirmemize rağmen, yaklaşık 400 metrelik bir yat bağlama rıhtımımız olmasına rağmen, şu anda rıhtımlarımızın kapasitesi dolu. Liman başkanlarımızın izniyle yükleme-boşaltma rıhtımlarımızı da yat bağlama rıhtımı olarak kullanmaya başladık. Serbest bölgedeki yatırımlarımızın karşılığını ciddi anlamda almaya başladık" diye konuştu. Antalya Serbest Bölge’de şu ana kadar bakım-onarıma gelen tekne sayısının 248’e ulaştığını belirten Gürses, "Bunun 218 tanesini teslim ettik, 30 tanesinin bakım-onarım faaliyeti şu anda devam ediyor. Şu ana kadar bu faaliyetlerden 144 milyon dolarlık bir ticaret hacmi gerçekleşti" dedi. "Her üretilen yat yeni bir müşteri kazandırıyor" Bölgede yapılan yatırımlarla birlikte 90 metre ve 2 bin tona kadar yatlara hizmet verilebildiğini belirten Gürses, 560 tonluk travellift ve modern yat bağlama yatırımlarının firmaların elini güçlendirdiğini söyledi. Gürses, altyapı yatırımları sayesinde içerideki firmaların daha büyük siparişler alabildiğini belirterek, "Şu anda dünyada kabul edilebilir en güvenli sistemin yatırımını Antalya Serbest Bölge’de gerçekleştirdik. Toplam rıhtım yatırımlarımızla birlikte yaklaşık 17 milyon dolarlık bir yatırım yapmıştık. Burada 90 metre ve 2 bin tona kadar yatlara hizmet verebiliyoruz. Ayrıca 560 tonluk travelliftimiz var. Bu anlamda elimiz çok güçlendi" dedi. Antalya Serbest Bölge’de üretilen yatların Monaco, Cannes ve Florida gibi dünyanın önemli fuarlarında sergilendiğini kaydeden Gürses, "Burada üretilen yatlar dünyanın önemli fuarlarında sergileniyor. Monaco’da, Cannes’da, Florida’daki fuarlarda yer alıyor. Her üretilen yat yeni bir müşteri kazandırıyor. Çünkü Türk işçisinin emeğiyle üretilen yatlar gerçekten çok kaliteli. Bu yatların denizlerdeki sayısının artması da burayı cazibe merkezi haline getirdi" ifadelerini kullandı. Elektronik ve medikal sektörü de öne çıkıyor Antalya Serbest Bölge’de yat sektörünün yanı sıra elektrik-elektronik ve medikal sektörlerinin de katma değerli üretim açısından öne çıktığını belirten Gürses, elektronik sektöründe faaliyet gösteren firma sayısının 13’e çıktığını söyledi. Elektronik sektörünün kilogram başına ihracat değerinin yüksekliğine dikkat çeken Gürses, "Elektrik ve elektronik sektöründe sayı 13’e kadar çıktı. Bu bizim için mutluluk verici. Çünkü katma değeri son derece yüksek. Kilogram değeri 7-8 bin dolara, bazen 10 bin dolara kadar çıkan ürünler var. Bu, ülkemiz ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlıyor" dedi. Bu sektörlerin teknoloji transferi ve nitelikli istihdam açısından da önemli olduğunu belirten Gürses, üniversite gençlerinin bölgede çalışma imkanı bulduğunu söyledi. Medikal sektörünün de özellikle kadın istihdamına katkı sağladığını belirten Gürses, "Medikal sektörü de kadınları istihdama kazandırma yönünden çok önemli bir katkı sağlıyor. Yaklaşık yüzde 80 kadın istihdamı sağlıyor. Aynı şekilde teknoloji transferi açısından da önemli. Bu 3 sektör bizim için gerçekten çok önemli. Daha çok gelişmeleri için çalışıyoruz" diye konuştu. 58 metrelik Amanda haziranda teslim edilecek Antalya Serbest Bölge’nde faaliyet gösteren Nebula Tersanesi tarafından inşa edilen 58 metrelik "Amanda" adlı süperyat da bölgedeki yat üretim kapasitesinin geldiği noktayı ortaya koydu. Nebula Yat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Sürer, onlarca milyon dolara İtalyan bir müşteriye satılan Amanda’nın teknik özellikleri, yapım süreci ve teslim takvimine ilişkin bilgi verdi. Amanda’nın 58 metrelik bir süperyat olduğunu belirten Sürer, "Amanda, Nebula Tersanesi’nin ürettiği 58 metrelik bir süperyat. Tasarımcısı dünyaca meşhur Espen Oeino. Amanda’nın yapımı 3 yıl sürdü. Bin 300 groston hacme sahip. Yenilikçi bir sevk sistemi olan dizel elektrik sevk sistemine sahip. Teknede dizel jeneratörler elektrik üretiyor, elektrikli pervanelerimizde de sevk sistemi çalışıyor" dedi. Yatta 7 misafir kabini ve 15 kişilik mürettebat kapasitesi bulunduğunu belirten Sürer, Amanda’nın 14 misafire konforlu deniz tatili imkanı sunacak şekilde tasarlandığını söyledi. Sürer, "Teknemizde 7 misafir kabini ve 15 mürettebat için mürettebat kabinleri mevcut. Bu, 14 kişilik bir misafir kapasitesi demektir. Aynı zamanda 15 kişilik de mürettebat kapasitesi var" ifadelerini kullandı. "Çapa atmadan sabit durabilecek sisteme sahip" Amanda’nın ileri teknoloji donanımlarıyla dikkat çektiğini belirten Sürer, süperyatın dynamic positioning sistemi sayesinde çapa atmadan sabit durabildiğini anlattı. Sürer, "Teknemiz aynı zamanda dynamic positioning dediğimiz, çapa atmadan sabit durabilecek bir sabitleme sistemine sahip. Bu, baş pervane ile kıç pervanelerin senkronize çalışmasıyla oluşan bir sistem" dedi. Amanda’nın 6 güvertesi bulunduğunu, teknede asansör, servis mutfakları ve ana mutfak gibi otel standardında donanımlar yer aldığını belirten Sürer, "Oldukça geniş bir hacmi var. İçinde 6 güverte olduğu için bir asansörü var. Her katta servis mutfakları, en alt katta ana mutfağı var. Konforlu bir deniz tatili için gereken her şey otel standartlarında teknemizde mevcut. Ana makine dairesinden mutfağa, servisten temizliğe, güverte temizliğinden halatların toplanmasına kadar çok çeşitli personel bulunduğu için ciddi anlamda personel ihtiyacı oluyor. Lüks bir yatta konfor her şeyden önce geldiği için gereken her türlü donanım, ekipman ve personel teknede mevcut" diye konuştu. "Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" Amanda’nın suyla buluştuğunu ve teslim öncesi test sürecinin başladığını belirten Sürer, süperyatın Haziran 2026’da sahibine teslim edilmesinin planlandığını açıkladı. Sürer, "Teknemiz aslında suyla buluştu. Teknelerin yapım aşamasında bitime yaklaşan ilk aşama suya indirilmektir. Suya indirildikten sonra deniz suyuyla çalışan sistemlerin test edilmesi gerekiyor. Burada da 2-3 aylık bir süre gerekiyor. Bütün sistemler test ediliyor. Ondan sonra deniz testi dediğimiz seyre çıkılıp bütün raporlar alındıktan sonra sahibine teslim ediliyor. Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:07
Alanya’da deneme amaçlı ekilen ananasta ilk meyve topaları çıktı
Antalya’nın Alanya ilçesinde tropikal meyve üretimi her geçen yıl çeşitlenirken, deneme amaçlı ekilen ananaslarda ilk meyve topalarının görülmesi üreticiyi heyecanlandırdı. İlçede uzun yıllardır tropikal meyve üretimi yapan Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, yaklaşık 2 yıl önce bin metrekarelik alanda başladıkları ananas üretiminde olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi. Türkiye’de tropikal meyve üretiminin merkezi haline gelen Alanya’da avokado, mango, papaya, ejder meyvesi ve passion fruit gibi birçok ürün yetiştirilirken, ananas da üreticilerin denediği yeni ürünler arasında yer aldı. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, Alanya’nın iklim yapısının tropikal meyveler için uygun olduğuna dikkat çekerek, ananasın da bölge şartlarına uyum sağladığını ifade etti. Yaklaşık iki buçuk yıllık gelişim sürecinin ardından bitkilerin ilk meyve topalarını verdiğini belirten Hüddoğlu, ‘’Alanya’mızda 40’a yakın tropikal meyve üretiyoruz. Bunlardan bir tanesi de ananas. Ananası da bahçelerimizde deniyoruz. Bölgemizde de yoğun bir ekim var. Ananas iki buçuk sene içerisinde verime geçti. Şu anda gelişimi güzel. Topalarını vermeye başladı. Önümüzdeki aylarda hasat edeceğiz. Bu şekilde devam ederse ananas verimliliği güzel olacak. Çünkü ülkemizde çok fazla ananas tüketimi var. Yerli üreticiye destek verildiğinde bu şehirde tropikal meyvenin her çeşidini üretebiliriz’’ dedi. Ali Hüddoğlu’nun eşi Kristina Hüddoğlu ise, ’’Eşim tropikal meyve üretiyor. Benim en sevdiğim meyve ananas olduğu için bahçemize ananas ekelim dedik, denemek istedik. Alanya’da oluyor. Meyve olgunlaştıkça rengini değiştirecek, turuncu ve sarı olacak. Ama çok güzel gelişiyor’’ ifadelerini kullandı. Bahçedeki ananasların gelişiminin üreticilerin beklentilerini karşılaması, bölgede alternatif tropikal ürünlere olan ilgiyi de artırdı. Önümüzdeki aylarda yapılacak ilk hasatla birlikte Alanya’da ananas üretiminin yaygınlaşması öngörülüyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:07
Üreticiden yatırımcıya sektörün buluşma noktası Olivtech oldu
Gurme İzmir Olivtech Fuarı, üreticiden yatırımcıya sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, "Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz" dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti" diye konuştu. "Verimli geçti" Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek "Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti" ifadelerini kullandı. "Fuardan memnun ayrılıyoruz" Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, "Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. "Sektörün lokomotif fuarlarından" Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, "Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" dedi. "Müşteri portföyümüz gelişti" Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, "Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik" diye konuştu. "Bu fuarı çok seviyoruz" Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, "Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:15
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 12:05
Çavdarhisar’da yol kontrol faaliyetleri
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:34
İstanbul’un enflasyonu Ekim ayında yüzde 40,84 oldu
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre, İstanbul’da Ekim ayında perakende fiyatlar aylık yüzde 3,31, yıllık bazda yüzde 40,84 arttı. İstanbul’un Ekim ayı enflasyonu belli oldu. Ekim ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi aylık artışı yüzde 3,31 olarak gerçekleşti. 2024 Ekim ayına göre 2025 Ekim ayında İstanbul’da yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İTO 2023=100 bazlı İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde yüzde 40,84 olarak gerçekleşti. 2025 Ekim ayında İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde; bir önceki aya göre giyim ve ayakkabı harcamaları grubunda yüzde 17,26, haberleşme harcamaları grubunda yüzde 5,42, gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda yüzde 4,05, lokanta ve oteller harcama grubunda yüzde 3,97, alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda yüzde 2,38, çeşitli mal ve hizmetler harcama grubunda yüzde 2,33, konut harcamaları grubunda yüzde 2,21, ev eşyası harcamaları grubunda yüzde 2,02, eğlence ve kültür harcamaları grubunda yüzde 1,39, ulaştırma harcamaları grubunda yüzde 0,61 artış izlendi. Eğitim harcamaları ve sağlık harcamaları gruplarında ise fiyat değişimi izlenmedi. İstanbul’da 2025 Ekim ayı fiyat indeksinin belirlenmesinde; kış sezon ürünlerinin devreye girmesi ile giyim ve ayakkabı harcamaları grubunda yer alan bazı ürünlerde izlenen yukarı yönlü fiyat değişimleri, haberleşme harcamaları grubunda yer alan bazı ürün ve hizmetlerdeki yukarı yönlü fiyat değişimleri, gıda harcamaları grubunda yer alan bazı ürünlerde kış mevsimsel etkisi ile lokanta ve oteller harcama grubunda yer alan ürünlerde piyasa koşullarına bağlı olarak izlenen fiyat değişimleri etkili oldu. 2025 Ekim ayında en yüksek grup artışı giyim ve ayakkabı harcama grubunda (yüzde 17,26) ile izlendi. Toptan Eşya Fiyatları İndeksi Toptan fiyat hareketlerini yansıtan ve 2025 Eylül ayında yüzde 1,29 oranında artan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi 2025 Ekim ayında yüzde 1,51 oranında arttı. Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı yüzde 23,78, yıllık ortalama değişim oranı ise yüzde 29,73 oldu. Ekim 2025’te toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; gıda maddeleri grubunda yüzde 3,40, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 3,13, madenler grubunda yüzde 2,53, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 1,05 artış; kimyevi maddeler grubunda yüzde 0,81, işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 0,91 azalış gözlenirken; mensucat grubunda herhangi bir değişim gözlenmedi. Yıllık ortalama bazda 2025 Yılı Ekim ayı gruplar itibariyle artışlar sırasıyla; inşaat malzemelerinde yüzde 55,47, mensucatta yüzde 43,72, gıda maddelerinde yüzde 29,49, işlenmemiş maddelerde yüzde 27,05, yakacak ve enerjide yüzde 22,30, kimyevi maddelerde yüzde 18,78, madenlerde yüzde 17,94 artış gerçekleşti.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:15
Honaz’ın meşhur cennet hurması bu kez cips olarak damakları şenlendirecek
Tohum bankası projesiyle tüm Türkiye’nin dikkatini çeken Honaz Belediyesi, şimdide ilçenin üretiminde lider olduğu cennet hurması çalışmasıyla öncülük etti. El değmeden hurma cipsi üretmeye başlayan belediye, hem üreticilere hem de Honaz’a katkı sağlayacak. Kuru cennet hurması üretiminde Türkiye birincisi olan Denizli’nin Honaz ilçesinde, hurmanın ihracat ürününe dönüşmesiyle dikim alanları her geçen yıl daha da genişliyor. Yaklaşık bin 500 ailenin geçim kaynağı haline gelen cennet hurması, iç piyasanın yanı sıra yurt dışı pazarına da gönderiyor. İhraçlık kiraz üretiminde de Türkiye’de söz sahibi olan ilçede üreticilere öncülük eden ve 2 bin 500 ata tohumunu korumak için Yerel Tohum Bankası kuran Honaz Belediyesi, cennet hurması ticaretinin geliştirilmesine yönelik önemli bir projeye imza attı. Honaz Belediyesi Yerel Tohum Merkezi, ilçede yetişen cennet hurmasından tamamen el değmeden, hijyenik şartlarda cips üretimine başladı. Sağlıklı atıştırmalık olarak dikkat çeken bu yenilikçi ürün, hem Honaz’a katma değer sağlayacak hem de çiftçilere yeni gelir kapısı oluşturacak. Safran ve ata tohumu projelerinden sonra yeni bir başarı Projenin Honaz ilçesinde ilk kez uygulandığını belirten Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, "Cennet hurması veya bilinen adıyla elmasını işleyerek cips formunda tüketiciye sunuyoruz. Bu yöntemle hem ürünün raf ömrünü uzatıyor hem de çiftçilerimize yeni kazanç kapıları açıyoruz. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için ürünleri katma değerli hale getirmek çok önemli. Honaz Belediyesi olarak daha önce ilçemizde safran üretimi ve ata tohumlarından fide yetiştirme projelerini başarıyla yürüttük. Üreticimize ve ilçemize katkı sağlamak için tarımsal üretimi endüstriyel boyuta taşımalıyız. Cennet elmasıyla başladığımız bu modeli, önümüzdeki dönemde domates ve diğer meyve sebzelere de uygulamayı planlıyoruz" dedi. "Honaz üretiyor, Honaz kazanıyor" Projede görev alan ziraat mühendisleri ve belediye çalışanlarına teşekkür eden Kepenek, sözlerini şöyle tamamladı: "Yenilikçi projelerle ilçemizi hem tarımsal hem ekonomik olarak güçlendiriyoruz. Ürünümüzü tadan herkese afiyet olsun. Honaz Belediyesi’nin öncülüğünde başlatılan Cennet Elması Cipsi Projesi, bölge tarımına yeni bir yön kazandırırken, yerel üreticilere de sürdürülebilir gelir imkânı sunuyor. Honaz üretiyor, Honaz kazanıyor"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:11
Yağışlar sonrası ormanlarda mantar patlaması yaşandı
Bilecik ve ilçelerinde geçtiğimiz gün yağan sağanak yağış sonrası ormanlarda adeta mantar fışkırırken, mantar toplayıcı Süleyman Kımkak, "Sararan mantarlardan uzak durun, mantar şakaya gelmez" dedi. Havaların yağışlı gitmemesi nedeniyle Bilecik’te mantar sezonu başlarken, azda olsa mantar toplayan vatandaşlar geçen sezonun hiç istedikleri gibi gitmediğini dile getirdiler. Mantar toplayan Sercan Doğan geçen yıl yağmurlarının az olması sebebi ile mantar sezonun geç başladığı anlatarak, "Sezon mantarımız hayırlı olsun! İlk mantarımızı aldık. Buna halk dilince çayır mantarı derler ve sofra değeri vardır. Bu mantar marketlerden aldığımız kültür mantarının organik olanıdır" dedi. Mantar toplayıcı Süleyman Kımkak, Bilecik merkeze bağlı Ulupınar köyünde bu sezonun ilk mantarı topladıklarını anlatarak, "Bugün bayağı şanslıyız, yemin ediyorum. Dün de bayağı güzel yağmur yağmıştı. Kültür mantarının çeşitlerini topluyoruz. Bu şekilde bakın, kültür mantarına çok benzer ama arkası beyazdır. Bunlara çimen mantarı derler, çayır mantarı a derler. Şu kıyısı sararıyorsa kesinlikle bunları almıyorsunuz. Böyle arkası pembe olmalı, bu şekilde olmalı; siyaha yakın, böyle açık olmalı. Böyle kapalı da olsa yan tarafı sararmayacak arkadaşlar. Sararan mantarlardan uzak durun, mantar şakaya gelmez. Bakın, sararma yok, aynı orijinal, temiz bir ve çok taze mantarlar. Gördüğünüz gibi genellikle böyle küçük oluyor ya da daha açılıyor, arkası siyahlaşıyor" dedi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 12:02
Yağışlar sonrası ormanlarda mantar patlaması yaşandı
Bilecik ve ilçelerinde geçtiğimiz gün yağan sağanak yağış sonrası ormanlarda adeta mantar fışkırırken, mantar toplayıcı Süleyman Kımkak; "Sararan mantarlardan uzak durun, mantar şakaya gelmez" dedi. Havaların yağışlı gitmemesi nedeniyle Bilecik’te mantar sezonu başlarken, azda olsa mantar toplayan vatandaşlar geçen sezonun hiç istedikleri gibi gitmediğini dile getirdiler. Mantar toplayan Sercan Doğan geçen yıl yağmurlarının az olması sebebi ile mantar sezonun geç başladığı anlatarak" Sezon mantarımız hayırlı olsun! İlk mantarımızı aldık. Buna halk dilince çayır mantarı derler ve sofra değeri vardır. Bu mantar marketlerden aldığımız kültür mantarının organik olanıdır" dedi. "Sararan mantarlardan uzak durun, mantar şakaya gelmez" Mantar toplayıcı Süleyman Kımkak, Bilecik merkeze bağlı Ulupınar Köyü’nde bu sezonun ilk mantarı topladıklarını anlatarak, "Bugün bayağı şanslıyız, yemin ediyorum. Dün de bayağı güzel yağmur yağmıştı. Kültür mantarının çeşitlerini topluyoruz. Bu şekilde bakın, kültür mantarına çok benzer ama arkası beyazdır. Bunlara çimen mantarı derler, çayır mantarı a derler. Şu kıyısı sararıyorsa kesinlikle bunları almıyorsunuz. Böyle arkası pembe olmalı, bu şekilde olmalı; siyaha yakın, böyle açık olmalı. Böyle kapalı da olsa yan tarafı sararmayacak arkadaşlar. Sararan mantarlardan uzak durun, mantar şakaya gelmez. Bakın, sararma yok, aynı orijinal, temiz bir ve çok taze mantarlar. Gördüğünüz gibi genellikle böyle küçük oluyor ya da daha açılıyor, arkası siyahlaşıyor" dedi. (CKT-
01 Kasım 2025 Cumartesi - 11:51
TAG’ın kurucusu Öktem: "Siber güvenlik tehdit edilmemeli"
Ulaşım teknolojilerinde dışa bağımlılığa karşı mücadele eden TAG yerli ve millî çözümlerle öne çıkıyor. TAG’ın kurucusu Oğuz Alper Öktem, "Ülkemizin mühendisleriyle, Türkiye’de olmayan bir sistemi kendi kaynaklarımızla kurduk. Global yatırımı ülkemize taşıyor, Türkiye’de teknolojiye ve istihdama dönüştürüyoruz. Ayrıca bu ülke insanın özellikle seyahat verilerinin içeride kalması, insan ve yatırım sermayesinin sömürülmemesi ve siber güvenliğin tehdit edilmemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı’nın yenilikçi ulaşım hizmeti TAG, ülke ekonomisine katkı sağlayan, teknolojisini ve bilgi güvenliği altyapısını tamamen yerli mühendislik gücüyle geliştiren bir ulaşım hizmeti olarak büyümesini sürdürüyor. TAG, ulaşım teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltan, Türkiye’nin dijital güvenliğini önceliklendiren ve rekabetçi bir pazar yapısına katkı sunan milli bir alternatif olarak konumlandığını duyurdu. Batı sermayesinin, Avrupa’dan sonra ülkemiz kent ulaşım sistemleri ve vatandaş verilerine yönelik artan ilgisi dikkat çekiyor. Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote olan Martı, halka açık yapısıyla küresel yatırımı Türkiye’ye getirirken; bu yatırımı yerli mühendisliğe, teknoloji geliştirmeye ve sürdürülebilir ulaşım çözümlerine yönlendirerek ülke ekonomisine değer katmayı sürdürdüğünü açıkladı. TAG’ın kurucusu Oğuz Alper Öktem, TAG’ın büyüme yolculuğunu şu sözlerle dile getirdi: "Her ülkenin kendi ulaşım sistemleri vardır; Rusya’nın Yandex’i, Çin’in Didi’si, Endonezya’nın Gojek’i, Singapur’un Grab’i ve Hindistan’ın Ola’sı gibi. Biz de ülkemizin mühendisleriyle, Türkiye’de olmayan bir sistemi kendi kaynaklarımızla kurduk. Global yatırımı ülkemize taşıyor, Türkiye’de teknolojiye ve istihdama dönüştürüyoruz. Ayrıca bu ülke insanın özellikle seyahat verilerinin içeride kalması, insan ve yatırım sermayesinin sömürülmemesi ve siber güvenliğin tehdit edilmemesi gerektiğine inanıyoruz."
01 Kasım 2025 Cumartesi - 11:47
Kırıkkale Belediyesi’nin şirketi vergi rekortmeni oldu
Kırıkkale Belediyesi’nin iştiraki olan Personel Hizmetleri A.Ş., elde ettiği yüksek vergi matrahıyla kentin vergi rekortmenleri listesine girdi. Başkan Ahmet Önal, "Bu başarı, şeffaf yönetim anlayışımızın ve Kırıkkale ekonomisine yaptığımız katkının bir göstergesidir" dedi. Kırıkkale Belediyesi’nin iştiraklerinden biri olan Kırıkkale Belediyesi Personel Hizmetleri A.Ş., elde ettiği yüksek vergi matrahıyla kentin vergi rekortmenleri listesine girmeyi başardı. Şirket, Kırıkkale’deki önde gelen firmalar arasında yer alarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Belediye şirketinin başarısı, kurumsal mali disiplinin ve şeffaf yönetim anlayışının bir yansıması olarak değerlendirildi. Şirketin vergi sıralamasında gösterdiği performansın, Kırıkkale ekonomisine yapılan katkının da somut bir göstergesi olduğu vurgulandı. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, başarının belediye yönetiminde uygulanan şeffaf ve disiplinli mali politikanın sonucu olduğunu belirterek, "Kırıkkale Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz, aynı zamanda şehrimizin ekonomik gelişimine de öncülük ediyoruz. Personel A.Ş.’mizin vergi rekortmenleri arasında yer alması bizler için büyük bir gurur. Bu başarı, doğru planlama ve liyakate verdiğimiz önemin bir sonucudur." dedi. Başkan Önal, ödediği her verginin millete hizmet olarak geri döndüğünü vurgulayarak, "Bu başarı sadece Personel A.Ş.’nin değil, tüm Kırıkkale’nin başarısıdır. Şirketin tüm çalışanlarını ve yöneticilerini tebrik ediyor, Kırıkkale’mizi ekonomik ve sosyal anlamda daha da ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı ayrıca, belediye iştiraklerinin kamu kaynaklarını etkin ve verimli biçimde kullanarak şehir ekonomisine katkı sağlamayı sürdüreceğini söyledi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 11:41
Öğrenci mahallesinin altyapısına 502 milyon yatırım
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 502 milyon 28 bin TL yatırımla üniversite öğrencilerinin yoğunlukla yaşadığı Menteşe ilçesinin Kötekli ve Yeniköy mahallelerinde yürüttüğü yol ve altyapı çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Kent genelinde yaşam kalitesini yükseltmek ve modern, güvenli bir altyapı oluşturmak amacıyla projelerini aralıksız sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi, özellikle öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı üniversite yerleşkesinin de bulunduğu Kötekli ve Yeniköy mahallelerinde kapsamlı bir yenileme çalışması yürütüyor. Projenin kapsamı ve süreci hakkında vatandaşların bilgi sahibi olabilmesi için Büyükşehir Belediyesi ekipleri, mahallelerde bilgilendirme broşürleri dağıtarak çalışmanın detaylarını anlattı. Kötekli ile Yeniköy Modern ve Güvenli Yola Kavuşacak Proje kapsamında Kötekli Mahallesi Sıtkı Koçman Caddesi’nde 2 bin 200 metre, Yeniköy Mahallesi 404 Sokak’ta ise bin 500 metreye ulaşan güzergâhta kaldırım, plentmix temel, binder, aşınma ve reglaj çalışmaları yapılacak. Toplam 3 bin 700 metre sıcak asfalt serimi ile yollar modern ve güvenli hale getirilecek. Proje ile 7 bin metre yağmursuyu hattı, 6 bin metre içme suyu hattı döşenecek ayrıca 200 metrelik dere ıslahı yapılacak ve güzergâh üzerinde 2 adet köprü niteliğinde menfez inşa edilecek. İşletmeci Ecrin Savaş, "Yerel halk ve öğrenciyi hitap eden kesim olduğu için Yeniköy ve Kötekli Mahallesinde herkes için iyi ve ferah bir ortam olacağını düşünüyorum. Bu altyapı projesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. İnşallah en kısa zamanda tamamlanır ve hem yerel halk, hem de bizler faydalanabiliriz" dedi. Çalışmaların hızla devam ettiğini kaydeden Kötekli Mahalle Muhtarı Yusuf Çetin, "Öncelikle emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Kötekli Mahallemizin yolları eskimiş idi. Yolların yapılması gerekiyordu. Bu konuda çalışmalar başlanıldı. Şu anda dereler ıslah ediliyor, yeni köprüler yapılıyor" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında görevli İnşaat Mühendisi İpek Dela Aydın, çalışmaların 5 etapta tamamlanmasının planlandığını belirterek, "Menteşe ilçemiz Kötekli ve Yeniköy mahallelerimizi kapsayan yol, altyapı, kaldırım, çevre düzenlemesi ve peyzaj işlerine kapsayan yapım işimizin 5 etapta tamamlanmasını planlıyoruz. Şu ana kadar tamamlanan imalatlarımız, yağmur suyu tahliyesi için 1. etapta yapımı planlanan 785 metre menfezin 355 metresi tamamlandı. Yağmur suyu imalatları kapsamında 140 metre tip direnaj borusu yerleştirildi. 950 metre asfalt sökümümüzü tamamladık. Yapılacak olan peyzajın sulaması için 576 m3’lük sulama depomuzu inşa ettik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın önderliğinde projemiz ile Kötekli ve Yeniköy’e altyapı, üst yapı ve çevre düzenlemeleri ile yeni bir çehre kazandırmak için durmaksızın çalışıyoruz" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın her köşesinde vatandaşların yaşam kalitesini artırmak, çağdaş, güvenli ve sürdürülebilir bir şehir altyapısı oluşturmak için çalıştıklarını belirterek, Kötekli ve Yeniköy mahallelerinin hem yerel halkın, hem de üniversite öğrencilerinin bir arada yaşadığı dinamik bölgeler olduğunu, burada başlattıkları projenin yalnızca bir yol veya altyapı çalışması değil; aynı zamanda kentin kimliğini güçlendiren, yaşam standartlarını yükselten bir dönüşüm projesi olduğunu açıkladı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 11:14
Torlukçuların dumanlı hayatı: Zor şartlarda üretilen kömürün tonu 28 bin liradan satılıyor
Kırıkkale’de ormanlık bölgeye kurdukları çadırlarda yaşayan torlukçular, zorlu şartlar altında meşe odunundan mangal kömürü üreterek geçimlerini sağlıyor. Her sezon yaklaşık 40 ton kömür üreten torlukçular, ürünlerinin tonunu 28 bin liradan toptancılara satıyor.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:59
Yeni F-MAX Gaziantep’te kullanıcılarla buluşuyor
Ford Trucks’ın ağır ticari araç pazarındaki referans modeli F-MAX’in yeni yüzü, 3 Kasım’da Gaziantep’teki kullanıcılarla buluşuyor. Ford Trucks, ağır ticari araç segmentindeki öne çıkan modeli F-MAX’in yeni yüzünü, Türkiye turu kapsamında Gaziantep’teki kullanıcılarla buluşturacak. Gaziantep Nakliyeciler Sitesi’nde 3 Kasım Pazartesi günü gerçekleştirilecek etkinlikte lojistik ve ağır ticari araç sektörünün temsilcileriyle sürücüler, Yeni F-MAX ürün sunumuna katılarak aracı yakından inceleyip test etme imkânına sahip olacak. Katılımcılar ayrıca düzenlenecek bilgi yarışmaları, oyunlar ve eğlenceli etkinliklerde çeşitli hediyeler kazanma şansı yakalayacak. 25 Eylül 2025’te Ford Otosan Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde gerçekleştirilen lansmanla tanıtılan Yeni F-MAX, iç ve dış tasarımıyla dikkat çekerken yüksek verimlilik sunan Ecotorq GEN2 motoru ile öne çıkıyor. Yüzde 11,3’e varan yakıt tasarrufu sağlayan bu yeni motorunun yanı sıra, Yeni F-MAX’in performansı, konfor ve dayanıklılığı uzun yol taşımacılığında dikkat çekiyor. Modern tasarım ve teknolojik donanımlarıyla dikkat çeken Yeni F-MAX’in yenilikleri arasında Dijital Ayna Sistemi, siyah çerçeveli ön farlar, kişiselleştirilebilir 12 inç dijital gösterge paneli ve 12.4 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj, elektronik park freni ve anahtarsız çalıştırma gibi özellikler bulunuyor. Güvenlik Kilidi ile ek güvenlik sunan Yeni Ford F-MAX, ayrıca 13 dil destekli Sesli Asistan ve yatak yanındaki dokunmatik kontrol ünitesi gibi özellikleriyle sınıfında öne çıkıyor. Yeni F-MAX Türkiye Turu Programı Tanıtım etkinlikleri, Gaziantep’in ardından aşağıdaki takvime göre devam edecek: 5 Kasım 2025: Mersin, Hasan Şeker TIR Garajı 7 Kasım 2025: Kayseri, Ambar Nakliyeciler Sitesi 11 Kasım 2025: Konya, Kamyon Garajı 13 Kasım 2025: İzmir, Işıkkent 17 Kasım 2025: Bursa, Karacabey Kooperatifi 22-23 Kasım 2025: Edirne, Kapıkule Sınır Kapısı 24 Kasım 2025: Edirne, Hamzabeyli Sınır Kapısı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:59
Bafra OSB’lerde üretim atağı: Vali Tavlı’dan yatırım turu
Samsun Valisi Orhan Tavlı, Bafra Tarıma Dayalı İhtisas (TDİ) Sera Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile Bafra Karma OSB’de faaliyet gösteren firmalarda incelemelerde bulundu. Bafra TDİ Sera OSB’de yapımı devam eden bir seracılık firmasını gezen Vali Tavlı, üretim süreci ve planlanan yatırımlar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ardından Bafra Karma OSB’ye geçen Tavlı, büyük firmaların fason üretimini yaparak 250’nin üzerinde kişiyi istihdam eden işletmede incelemelerde bulundu. Vali Tavlı ayrıca, kamu hastaneleri, veteriner klinikleri ve distribütörler aracılığıyla yurt içinde; yurt dışında ise 6 kıta ve 100’ün üzerinde ülkeye tıbbi alet ihracatı yapan firmayı da ziyaret etti. Firmanın üretim kapasitesi, ihracat ağı ve teknolojik altyapısı hakkında bilgi alan Tavlı, başarılarından dolayı firma yetkililerini tebrik etti. Vali Tavlı, "Kuzeyin üretim merkezi haline gelen Samsun’da 2023 yılında 7 tane faal OSB vardı. Şu anda OSB sayısı 11’e ulaştı. Altyapı ve üstyapı çalışmaları eş zamanlı ilerlerken, birçok yatırımcımız fabrika kurulumlarını tamamladı, bir kısmı üretime geçti. Bu gelişmeler şehrimizde yüksek teknoloji ve katma değerli üretim altyapısını güçlendirirken, istihdam ve ihracat rakamlarımızı da daha yukarılara taşıyacaktır" dedi. Geçen gün çıkan yangında zarar gören bir geri dönüşüm tesisine de uğrayan Vali Tavlı, firma sahipleri ve çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaretlere; Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdal Sefa Kocabaş, Bafra Karma OSB Müdürü İsmail Hakkı Koç ve Bafra TDİ Sera OSB Müdürü Hamit Bozer de katıldı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:52
Tarım sektörüne yön verenler Growtech Antalya’da dünyaya seslenecek
Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı GROWTECH Antalya’da tarım sektöründe uzman akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve firmaların temsilcileriyle, kamu yöneticilerinin katılacağı konferanslarda tarım sektörünün nabzı tutulacak. Tarım sektörünün tüm yönleriyle ele alınacağı GROWTECH Antalya’da tarım sektöründe uzman akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve firmaların temsilcileri 23 farklı oturumda deneyimlerini paylaşacak ve geleceğe yönelik çözüm önerilerini tartışacak.Dünya Çiftçiler Birliği (WFO) Başkanı Arnold Puech d’Alissac’ın da konuşmacı olarak yer alacağı konferanslarda, Dünya Tohumculuk Federasyonu (ISF) Başkanı Arthur Santosh Attavar, Uluslararası Tarım Gazetecileri Federasyonu (IFAJ) Genel Sekreteri Adrian Bell, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Genel Sekreteri Doç. Dr. Hamit Ayanoğlu, Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Temsilcisi Mahmut Ali Cengiz Körosmanoğlu, Uluslararası Tarım Derneği Başkanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Seda Özel, Tarım Yazarı ve Fütürist Mine Ataman gibi bir çok isim güncel bilgiler aktaracak. Sürdürülebilirlik ve inovasyon öne çıkacak GROWTECH Antalya’da konferanslar kapsamında 4 gün boyunca, Gençlerin Tarıma Bakışı, Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Kadın İzi, Tarımsal Sulama, Önemli Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Sürdürülebilir Üretimi ve Dış Pazarın Talepleri, Türkiye’de Seracılık Yatırımlarına Yönelik Teşvik Süreçleri, Sürdürülebilir Seracılık, Üretici Kooperatifleri, Küresel Tarım Ticaretinde Değişen Yollar, Yönler, Tarım Diplomasisi, Suya Sabuna Dokun, Yeşil Etki, Yeşil Yakalılar, Gıda Hakkı, 2050’de Tarım: Küresel Trendler ve Bölgesel Farklılıklar,Antalya Örneğinde Türk Tarımının Dünü, Bugünü, Yarını, Tarım’da #Yapayzeka ve Tarım’ın Geleceği gibi pek çok ilgi çekici başlık ele alınacak. "Ufuk açıcı ve yol gösterici olacak" GROWTECH Antalya’da bu yıl da tarım sektörünün önemli isimlerini bir araya getireceklerini kaydeden Fuar Direktörü Engin Er, "Bu yıl her yıl olduğu gibi ülkemizde ve dünyada tarım sektörüne yön veren önemli isimleri buluşturacağız. Değerli konuklar, konferanslarda paylaşacakları bilgilerle tarım sektörünü çok yönlü olarak ele alarak sektörün bugününü ve geleceğini de masaya yatıracak. Konferans programının tüm katılımcılar için ufuk açıcı ve yol gösterici olacağını düşünüyorum. Fuara olan ilgi ve katılımdan da memnunuz. Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile 36 ülkeden 700’ün üzerinde katılımcımız var; fuara 135 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi bekliyoruz" diye konuştu. İki yeni konferans sahnesi Tarım sektörüne yön veren etkinliklerine her yıl yenilerini ekleyen GROWTECH. Antalya; Bitki Islahı Proje Pazarı ve ATSO GROWTECH Tarım İnovasyon Ödülleri’nin yanı sıra; bu yıl iki yeni konferans sahnesiyle dikkat çekecek. İnovasyon sahnesinde akıllı tarım teknolojileri, dijitalleşme, markalaşma, pazarlama, uluslararası pazarlara açılma ve tarımsal girişimcilik gibi geleceği şekillendiren konular ele alınacak. Sürdürülebilirlik sahnesinde ise iklim krizi, yeşil tarım uygulamaları, sürdürülebilir gıda sistemleri, kalkınma hedefleri ve kamu-özel sektör iş birlikleri de gündemde olacak.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:49
100 ürün geçen senenin fiyatlarıyla satışa sunuluyor
ŞOK Marketler, Kasım ayı boyunca 100 ürünü geçen senenin Kasım ayı fiyatlarıyla satışa sunarak müşterilerinin bütçesine destek oluyor. ŞOK Marketler, Kasım ayında yeni bir kampanya başlatarak müşterilerinin bütçesine katkı sağlamaya devam ediyor. 1-30 Kasım 2025 tarihleri arasında ŞOK Marketler’de 100 ürün, geçen senenin Kasım ayındaki fiyatlarıyla satışa sunuluyor. Kampanyaya dahil ürünler arasında konserveden bakliyata, peynir ve zeytinden hijyen ürünlerine temel gıda ve temizlik ürünleri bulunuyor. Kampanya kapsamındaki ürünler www.sokmarket.com.tr adresinden incelenebiliyor. ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel: "Geçen yılın fiyatlarıyla müşterilerimizin bütçesine destek olmaktan mutluluk duyuyoruz" Kampanya hakkında değerlendirmede bulunan ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel şunları söyledi: "Kasım ayı boyunca 100 ürünü geçen senenin Kasım ayı fiyatlarıyla satışa sunarak müşterilerimizin bütçesine destek olmaktan mutluluk duyuyoruz. Temel ihtiyaç ürünlerini yılın her günü uygun fiyatlarla müşterilerimize ulaştırma hedefiyle çalışıyoruz. ŞOK Marketler olarak "Her gün ucuz fiyat" politikamızla tasarrufun adresi olmayı sürdürürken, ülkemizin ve hanelerin ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyoruz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder