YEREL HABERLER - 12 Nisan 2012 Perşembe 19:03

TİCARET MESLEK LİSESİ ÖОRENCİLERİNDEN KÖY OKULLARINA YARDIM ELİ

A
A
A
TİCARET MESLEK LİSESİ ÖОRENCİLERİNDEN KÖY OKULLARINA YARDIM ELİ

Yozgat Ticaret Meslek Lisesi öğrencileri, köy okullarındaki arkadaşlarına kırtasiye ve giyecek yardımında bulundu.
Yozgat Ticaret Meslek Lisesi, ihtiyacı olan öğrencilere maddi ve manevi destek olmak amacıyla bir dizi etkinlik düzenledi. Bu kapsamda Yozgat Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi`ni ziyaret eden öğrenciler, okulda düzenledikleri kermesten elde edilen gelir ile Başınayayla köyü ve Bişek köyü ilköğretim okullarında ihtiyaç sahibi öğrencilere kırtasiye malzemesi, SBS hazırlık kitapları ve giyecek yardımında bulundu.
Ticaret Meslek Lisesi Psikolojik Danışmanı Nilay Özer, yapılan etkinliğin amacının öğrencilere, kendi kültürel değer yargılarını hatırlatma, aynı il sınırı içerisinde yaşayan arkadaşlarının yaşam koşullarını yakından görme ve kendi yaşamını buna göre düzenleme, paylaşmanın insani mutluluğunu yaşamama olduğunu belirterek, "Bu konuda bize destek olan başta okul idareci ve öğretmenlerine, etkinliğin amacının gerçekleşmesine hizmet eden tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum`` dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Çocuğunuzun kalp hastası olmasını istemiyorsanız bu 5 öneriye dikkat edin Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert, dünya genelinde her 100 doğumdan birinde, Türkiye’de ise her bin doğumun 8-10’unda görülen doğumsal kalp hastalıklarına karşı erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü verileri ve ülkedeki istatistikler, çocukluk çağı kalp hastalıklarının sanılanın aksine yaygın bir sağlık sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Dünya genelinde her 100 canlı doğumdan birinde kalp anomalisi tespit edilirken Türkiye’de ise her bin doğumun 8 ila 10’unda doğumsal kalp hastalığı görülüyor. Bu oranlar, Türkiye’de her yıl yaklaşık 10-15 bin çocuğun kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini gösterirken gecikmiş tanı ve tedavi eksikliği, bu hastalıkları çocukluk döneminin ciddi sağlık problemlerinden biri haline getirdiği kaydedildi. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Nuri Cömert çocukluk çağında görülen kalp hastalıkları hakkında bilgi verdi. "Doğumsal ya da sonradan gelişen bir kalp hastalığı olabilir" Çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarının temel olarak iki ana grupta incelendiğini belirten Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Doğumsal (Konjenital) kalp hastalıkları, yapısal bozukluklar: Kalbin odacıkları veya büyük damarlar arasında deliklerin ya da anormal bağlantıların bulunmasıdır. Bu hastalıklar riskli gebeliklerde anne karnında ekokardiyografi (Fetal EKO) ile teşhis edilebilir. Doğum sonrası ise fiziksel muayene, kalp ultrasonu ve kalp kateterizasyonu ile tanı kesinleştirilip tedavi süreci başlanabilir. Edinilmiş (sonradan kazanılmış) kalp hastalıkları: İnfeksiyon kaynaklı 5-15 yaş arasında görülen akut romatizmal ateş veya enfeksiyonlara bağlı gelişen kalp tutulumlarıdır. Pandemi sonrası artan obezite ve hareketsiz yaşam, edinilmiş kalp hastalıklarını tetiklemektedir" dedi. Ebeveynlerin özellikle bebeğin ilk aylarında dikkat etmesi gereken "alarm" niteliğindeki semptomları sıralayan Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Siyanoz: Ağız çevresi ve tırnak diplerinde görülen morarmalar. Solunum güçlüğü: Sık nefes alma veya nefes alırken zorlanma. Gelişim geriliği: Beslenme bozukluğu, yeterli kilo alamama ve aşırı terleme" şeklinde konuştu. "Spor sırasında harcanan efor, altta yatan gizli bir hastalığı tetikleyebilir" Ergenlik sürecinin ise artan stres faktörleri nedeniyle kalp sağlığı açısından hassas bir dönem olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Bu dönemde görülen çarpıntıların birçoğu zararsız olsa da, nadiren ilaç tedavisi gerekebilir. Bu dönemde spor öncesi tarama önerilmektedir. Spor sırasında harcanan efor, altta yatan gizli bir hastalığı tetikleyebilir. Bu nedenle spora başlayacak çocuklarda elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi ile detaylı kontrol yapılması hayati önem taşır" diye konuştu. "Okul çağındaki çocuklar günde 9-11 saat uyumalıdır" Çocuklarda kalp sağlığını korumak için 5 temel stratejinin olduğunu belirten Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Düzenli sağlık kontrolleri: Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa erken tarama kritiktir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz: Obeziteyi önlemek için tam tahıl ve taze besin odaklı diyet uygulanmalıdır. Çocuklar haftada en az 150 dakika fiziksel aktiviteye yönlendirilmelidir. Sigara ve pasif içicilikten kaçınma: Evde sigara içilmemelidir; pasif içicilik çocukların damar yapısını doğrudan olumsuz etkiler. Enfeksiyon yönetimi ve tedavisi: Aşı takvimine uyulmalı ve el hijyenine dikkat edilmelidir. Çünkü romatizmal ateş gibi enfeksiyonlar kalp kapakçıklarını etkileyebilir. Stres yönetimi ve uyku: Okul çağındaki çocuklar günde 9-11 saat uyumalıdır. Aile içi stresin azaltılması kalp ritmini olumlu yönde etkiler" ifadelerini kullandı.
Tunceli Tunceli’de yönetimde kadın imzası Emniyetten teknik kurumlara, sosyal hizmetlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok alanda kadın yöneticiler Tunceli’nin yönetiminde aktif rol alıyor. Tunceli’de kadınlar, kamu yönetiminden güvenlik hizmetlerine, sosyal destek çalışmalarından teknik kurumlara kadar birçok alanda etkin görevler üstlenerek kentin yönetiminde söz sahibi oluyor. Kent genelinde birçok kurumun başında kadın yöneticiler bulunurken, emniyet teşkilatında da önemli görevlerde kadın personelin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Kentte; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Zabıta Müdürlüğü, Karayolları 86’ncı Bölge Şefi ve İl Özel İdaresi, 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli İl Müdürlüğü ile Kızılay İl Başkanlığı gibi kurumların başında kadın isimler yer alıyor. Kadınların kentin güvenliği, sosyal yapısı ve yönetiminde üstlendikleri rol, Tunceli’de kadınların kamusal alandaki etkinliğini ortaya koyuyor. "Kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl de kadınların şehir yönetimindeki yerinin önemine dikkat çekti. Vali Aygöl, "Ülkemizde bir ilk çalışma yapıldı, Asayiş Şube Müdürü olarak bir kadın müdürümüzü tercih ettik, Ahlak Büro Amiri olarak da kadın personel tercih ettik. Kadınların ülkede olduğu kadar Tunceli’de de çok kıymetli bir yönü var. Kadınlarımız çok kıymetli, çok değerli. Sadece emniyette, asayişte kadınlarımız etkin olarak ön planda değil. Şehrimizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürümüz bir kadın, Zabıta Müdürümüz bir kadın, teknik bir kurum olan Karayolları Müdürümüz bir kadın, İl Özel İdaremizin teknik konularına bakan Genel Sekreter Yardımcımız bir kadın. Açıkçası kadınlarımız hayatımızın her yerinde hem başarılı bir şekilde çalışıyor, hem de bu şehrin güvenliği, imarı ve yapımında bize destek veriyor. Ayrıca bugün belediyemizin güvenliğini kadın özel güvenlik görevlilerimiz sağlamakta. İşin özü; kadınlarımız hayatımızın her anında olduğu gibi hizmetlerimizin de her anındalar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yeniden tebrik ediyorum" dedi.
Antalya Sanayinin 17 yaşındaki oto tamircisi kadın ustası Antalya’da babasının yanında oto tamirciliğini öğrenen 17 yaşındaki meslek lisesi öğrencisi Selen Tıraşoğlu, sanayi sitesinde araçların bakımından şanzıman söküp takmaya kadar birçok işi yapabiliyor. Küçük yaşlardan beri babasının yanında büyüyen genç kız, önyargıları kırarak mesleğini geliştirdiğini belirterek, "İleride kendi tamirhanemi açmayı çok istiyorum" dedi. Antalya’da 45 yıldır oto tamirciliği yapan babası İbrahim Tıraşoğlu’nun yanında büyüyen 17 yaşındaki Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren sanayi sitesine gidip gelmeye başladı. İlkokul yıllarında babasının esnaf arkadaşlarının güler yüzü ve sanayi sitesinde ikram edilen "sanayi tostu" ile ortama alışan genç kız, zamanla otomobillere olan ilgisini fark etti. Lisede eğitimine devam eden Tıraşoğlu, bir süre Anadolu Lisesi’nde okuduktan sonra otomobillere olan ilgisinin ağır bastığını belirterek Endüstri Meslek Lisesi’ni tercih etti. Okul çıkışlarında babasının tamirhanesine gelerek çalışmaya başlayan genç kız, kısa sürede araç tamir setlerine hakimiyet kazandı. "Babanın mesleğini devralırsın’ diye şakalaşıyorlardı" 2025 yılında düzenlenen Ahilik Haftası etkinliklerinde "Yılın Çırağı" seçilen Selen Tıraşoğlu, küçük yaşlardan itibaren otomobillere karşı özel bir ilgisi olduğunu söyledi. Araba sürmeyi ve bir şeyleri söküp takmayı hobi olarak gördüğünü belirten Tıraşoğlu, mesleğe yönelme sürecini şu sözlerle anlattı: "Öncelikle bu benim baba mesleğim ve ben meslek lisesi okuyorum. Küçüklüğümden beri babam bu meslekte olduğu için arabalara karşı ilgim vardı. Araba sürmek, bir şeyleri söküp takmak benim hobimdi. Babam da bizi küçük yaşlardan itibaren böyle yetiştirdi. Sanayiye gelir giderdim, en çok da tost için gelirdim. Zamanla ustalarla bir samimiyet oluştu. Büyüdükçe ‘babanın mesleğini devralırsın’ diye şakalaşıyorlardı. Bir süre sonra bu işin gerçekten sevdiğim bir meslek olduğunu fark ettim ve tamamen mesleğime dönüştürmek istedim." "Başta ‘yapabilir misin’ diye soruyorlar, sonra tebrik ediyorlar" Sanayi sitesine gelen müşterilerin başlangıçta şaşırdığını ancak yaptığı işi gördükten sonra destek verdiğini ifade eden genç çırak, şöyle konuştu: "İlk başta ailem de çok sıcak yaklaşmıyordu ama elim takım tutunca ve müşterilerin tepkilerini görünce onlar da destek oldu. Gelen müşteriler önce şaşırıyor. ‘Bunu yapabilir misin, o tekerleği kaldırabilir misin’ gibi sorular soruyorlar. Sonra işimi yaptığımı görünce tebrik ediyorlar. Kendi çocuklarından örnek verip ‘Keşke benim çocuklarım da böyle olsa’ diyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor." "Kız çocuklarının bu mesleğe girmesini istiyorum" Sanayi sitesinde çalışan bir kadın olarak birçok kişiye örnek olduğunu söyleyen Tıraşoğlu, sektörde kadınların sayısının artmasını istediğini şu şekilde dile getirdi: "Arkadaşlarım ve tanıdıklarım beni örnek gösterdiklerinde çok gururlanıyorum. Kız çocukları bu mesleğe girdikçe insanların önyargıları da kırılıyor. Bu önyargıyı kıran ilk kişilerden biri olmak beni çok mutlu ediyor. İleride kendi tamirhanemi açmayı çok istiyorum. Genel olarak da kız çocuklarını bu işe kazandırmak istiyorum." Kadın müşterilerden özel ilgi Kadın müşterilerin bir kadın tamirciyle muhatap olmaktan memnuniyet duyduğunu anlatan Tıraşoğlu, sanayide bu durumun kendisi için ayrı bir motivasyon olduğunu söyledi. Genç çırak, "Kadın müşterilerim çok mutlu oluyor. Sanayiye geldiklerinde bir kadınla muhatap olmanın ne kadar güzel olduğunu söylüyorlar. Dertlerini bana anlatmanın kendilerini rahatlattığını ifade ediyorlar. İlk defa gelenler ‘Bundan sonra hep sana geleceğiz’ diyor. Bu da bana daha fazla çalışma motivasyonu veriyor" şeklinde konuştu. Sanayinin sevgisini "tost" ile öğrendi Sanayi sitesine küçük yaşlardan itibaren gidip geldiğini anlatan genç kız, ustaların kendisine basit işler yaptırarak mesleğe alıştırdığını söyleyerek, şöyle devam etti: "10-11 yaşlarındayken babamla sürekli sanayiye gelirdik. Babamın arkadaşları bana küçük sökme takma işleri yaptırırdı. Bir yandan da bana tost söylerlerdi. O zamanlar sanayinin sevgisi ve esnaf sıcaklığı içime işlemişti. O yüzden daha çok gelmek istiyordum. Şimdi de bana çok yardımcı oluyorlar. Hepsine teşekkür ediyorum." "Şanzıman söküp takabiliyorum" Meslekte birçok işi öğrenmeye başladığını belirten Tıraşoğlu, "Şu anda gelen araçların bakımını ve ön düzenini rahatlıkla yapabiliyorum. Yanımda kalfam olduğunda şanzımanı indirip söküp takabiliyorum. Hedefim motoru tamamen tek başıma toplayabilmek. Motor üzerinde çalışmak en zevk aldığım işlerden biri. Çünkü en zor iş o ve motorun parçalarını söküp takarken arızanın sebebini daha kolay anlayabiliyorum" ifadelerini kullandı. "Kızımla gurur duyuyorum" Genç kızın babası ve ustası İbrahim Tıraşoğlu ise kızının mesleği kendi isteğiyle seçtiğini belirterek gurur duyduğunu söyledi. Tıraşoğlu, "Bu mesleği sev veya sevme diye bir şey söylemedim, kendisi istedi. İnsan sevdiği işi yaparsa daha başarılı ve daha mutlu olur. Ben bu işe 1981 yılında başladım. 1996’dan beri kendi iş yerim var. Hayat şartları zor. En güzel şey insanın sevdiği işi yapması ve kendi ayaklarının üzerinde durması. Kızımla gurur duyuyorum. Zorlamayla değil kendi isteğiyle yaptığı için mutluyum. Müşterilerimiz de çok destek oluyor."
Batman Cumhuriyetin tanığı 113 yaşındaki Cemile ninenin Kadınlar Günü kutlandı Batman’ın Sason ilçesinde yaşayan, cumhuriyetin kuruluşunun tanıklarından 113 yaşındaki şehit annesi Cemile Yıldırım, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ziyaret edildi. Cumhuriyetin kuruluş yıllarına tanıklık eden ve 7 çocuk ile 80’in üzerinde torun sahibi olan Cemile Yıldırım’ı, Sason Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Mutalip Çelik ve beraberindekiler evinde ziyaret etti. Ziyarette Cemile nineye bir buket çiçek takdim edilerek Kadınlar Günü kutlandı. Sason Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Mutalip Çelik, şehit ailelerini hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını belirterek, "Kadınlar Günü vesilesiyle 113 yaşındaki şehit annemiz Cemile nineyi ziyaret ederek gününü kutladık. Allah kendisinden razı olsun. Cumhurbaşkanımıza ve ülkemize sürekli dua ediyor. Bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz. Cemile ninemize de sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyoruz" dedi. Yaklaşık 25 yıl önce terörle mücadelede oğlunu şehit veren Cemile Yıldırım ise yaşadığı zorluklara rağmen ülkesinin bugün daha iyi durumda olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için sık sık dua ettiğini belirten Cemile nine, "Allah Müslümanlara güç ve kuvvet versin. Cumhurbaşkanımıza her zaman dua ediyorum. Allah ona güç kuvvet versin" diye konuştu.