YEREL HABERLER - 15 Aralık 2011 Perşembe 14:27

VAKIFBANK`TAN BASIN KURULUŞLARINA KOBİ DESTEĞİ

A
A
A
VAKIFBANK`TAN BASIN KURULUŞLARINA KOBİ DESTEĞİ

Türk Basın Birliği Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı M. Erhan Durukan, Vakıfbank Gaziantep Merkez Şube Müdürlüğü’ne atanan Turgut Döke’yi makamında ziyaret ederek, bankanın yerel medyaya desteği ile ilgili görüş alışverişinde bulundu.
Gaziantep reel sektörünün ihtiyaç ve sorunları ile birlikte basın ve medyanın sorunlarına değinen Vakıfbank Gaziantep Merkez Şubesi Müdürü Turgut Döke, "Basın kuruluşlarına KOSGEB kredisiyle destek olan ilk banka Vakıfbank’tır. Vakıfbank olarak, gazi şehrin geleceğine ışık tutan yerel basın kuruluşlarını desteklemekten mutluluk duyuyoruz" dedi.
Mayıs 2011 tarihinden itibaren görev yapmaya başladığını hatırlatan Turgut Döke sözlerini şöyle tamamladı:
"Vakıfbank Gaziantep Merkez Şubesi Müdürlüğü’ne, Antakya Merkez Şubesi’nden tayin oldum. Anadolu’nun ekonomik ve sosyal olarak en hızlı büyüyen kenti Gaziantep’te finans sektörünün temsilcisi olarak çalışmaktan onur duymaktayım. 57 yıldır ülkemizin ve sektörün güzide temsilcisi VAKIFBANK, yeni kurumsal imajıyla, bireysel bankacılıkta olduğu kadar, ticari bankacılıkta da müşterisinin halinden en iyi anlayan bankadır. Bankamız sektörde Kobi bankacılığının yeni adını ’KOBİDOST’ ile tanımlamakta ve 12 farklı
paketle reel sektörün finansal ihtiyaçlarını en uygun fiyatlamayla karşılamaktadır."
Yerel basının Gaziantep’in gelişiminde çok önemli bir görevi yerine getirdiğini belirten Türk Basın Birliği Şube Başkanı Durukan ise, "Çıkardıkları gazetelerle, görsel yayınlarla, radyo programlarıyla yerel medya adeta Gaziantep’in tarihini yazmakta ve şehrimizi geleceğe taşımaktadır. Dolayısıyla mutlaka desteklenmelidir" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Sunar Yatırım’dan sürdürülebilirlik vurgusu: "Üretimin geleceği dönüşümde" Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir" dedi. Türkiye’nin tarıma dayalı en köklü sanayi gruplarından biri olan Sunar Yatırım’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Yeşil İş Platformu’nun COP31 çerçevesinde Adana’da düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılarak, sanayideki dönüşümün üretimin geleceği üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sanayide karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıkları ele alındığı konferansta Çomu, Sunar Yatırım’ın entegre üretim modeli, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve biyoendüstriye dönüşüm stratejilerini de paylaştı. "Çukurova’dan dünyaya uzanan biyoendüstri yolculuğu" Konuşmasında Sunar Yatırım’ın dönüşüm hikayesini anlatan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şirketin üretim modelini anlatarak, "Sunar Yatırım olarak yapımızı Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu olarak görüyoruz. 1974 yılında başlayan üretim serüvenimiz bugün 6 kıtaya yayılan, 120’den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştü. Bizim yaklaşımımız yalnızca tarımsal hammaddeleri işlemek değil; onları gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmektir" dedi. Çomu konuşmasında, sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, üretim kararlarının artık yalnızca ekonomik değil, çevresel etkileri de dikkate alacak şekilde şekillendiğini ifade etti. "Entegre yapı ile çevresel etkiyi azaltıyor, verimliliği artırıyor" Mustafa Nuri Çomu, entegre yapıları sayesinde aynı tarımsal hammaddenin gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda katma değerli ürünlere dönüştürülebildiğini, böylece hem kaynak verimliliğinin artırıldığı hem de döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine entegre edildiğini söyledi. Çomu, sürdürülebilir üretim yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde, "Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir. Enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçlerimizi birbirine entegre bir sistem olarak ele alıyor; üretimimizi hem çevresel etkiyi azaltacak hem de verimliliği artıracak şekilde sürekli geliştiriyoruz" ifadelerini kullandı. 2027’de tesislerin tüm elektrik ihtiyacını kendi GES santrallerinden karşılayacak Konferansta Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik stratejisine de değinilerek, şirketin yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim yaklaşımını üç ana eksende yürütüldüğü ifade edildi. 41,5 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi yatırımlarının bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olduğu belirtildi. 2025 yılı itibarıyla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandığı ve 3.529 ton karbon salımının önlendiği paylaşıldı. Ayrıca 36 ambalaj optimizasyon projesiyle plastik kullanımının azaltılması ve kaynak verimliliğinin artırılması yönünde önemli ilerleme kaydedildiği ifade edildi. İleri biyolojik atıksu arıtma sistemleri ve biyogaz üretimi uygulamalarıyla da suyun yeniden kullanımının sağlandığı ve atıkların enerjiye dönüştürülerek üretim süreçlerine geri kazandırıldığı aktarıldı. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı; karbon salınımını da 2027’ye kadar yüzde 50, 2030’a kadar ise yüzde 75 azaltmayı hedefliyor. "Petrol bazlı plastiklere alternatif olan biyobozunur biyopolimerleri, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz" Konferansta Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, sanayi ölçeğinde uygulanabilirlik ve dönüşüm kapasitesi açısından da değerlendirildi. Bu kapsamda Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki üretim modelleri içindeki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çomu, biyoplastik dönüşümünü "alternatif bir ürün geliştirme süreci" olarak değil, doğrudan sanayinin üretim altyapısını etkileyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak tanımladı. Bu çerçevede Sunar NP’nin geliştirdiği çözümlerin yalnızca çevresel fayda değil, aynı zamanda mevcut endüstriyel sistemlerle uyumlu çalışabilirlik hedefi taşıdığını vurguladı. Çomu, "Plastik tartışması bugün dünyada çok kritik bir noktaya geldi. Ancak burada önemli olan, her malzemenin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğidir. Sunar NP olarak biz, petrol bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirilen biyobozunur biyopolimerleri yalnızca çevresel bir çözüm değil, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz" dedi. "Dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür" Biyoplastik üretiminde en kritik unsurun üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini koruyabilmek olduğunu söyleyen Çomu, geliştirilen ürünlerin mevcut üretim hatlarında kullanılabilir, proses stabilitesi sağlayan ve ölçeklenebilir yapıda tasarlandığını belirtti. Sunar NP’nin W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Bu ürünlerin 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünerek mikroplastik oluşumunu engellediği ve böylece döngüsel ekonomi yaklaşımına doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki rolüne ilişkin değerlendirmesinde "Biz biyoplastikleri yalnızca çevre dostu bir alternatif olarak değil, geleceğin üretim standardını şekillendiren temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür" ifadelerini kullandı. Konferansta Sunar Yatırım’ın tarımdan biyoendüstriye uzanan entegre üretim modeli, sürdürülebilir sanayi dönüşümüne yönelik örnek yaklaşımlar arasında gösterildi.
İstanbul Sezai Karakoç Kütüphanesi yenilenen yüzüyle hizmete açıldı Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un talimatlarıyla yenilenen Sezai Karakoç Kütüphanesi, artırılan kapasitesi, modern çalışma alanları ve yeni sosyal donatılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Esenyurt Belediyesi, öğrencilerin daha konforlu ve verimli bir ortamda ders çalışabilmeleri amacıyla Sezai Karakoç Kütüphanesi’nde kapsamlı yenileme çalışmaları gerçekleştirdi. Atatürk Mahallesi’nde bulunan Necmettin Erbakan Parkı içerisindeki kütüphane, modern altyapısı ve genişletilen kapasitesiyle yeniden hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar kapsamında kütüphanenin elektrik altyapısı tamamen yenilenirken, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun yeni nesil çalışma masaları yerleştirildi. Priz ve internet erişimine sahip modern masalar sayesinde öğrenciler daha rahat çalışma imkânına kavuştu. Ayrıca kütüphanede daha önce bulunmayan mola alanları oluşturularak öğrencilerin hava şartlarından etkilenmeden dinlenebileceği sosyal alanlar hizmete sunuldu. Kütüphanede uygulamaya alınan turnike sistemiyle giriş-çıkışlar kontrollü hale getirilirken, öğrencilerin daha düzenli ve disiplinli bir çalışma ortamında vakit geçirmesi sağlandı. Yapılan yenileme çalışmalarıyla birlikte kütüphanenin kapasitesi 80 kişiden 124 kişiye çıkarıldı. İç ve dış cephesi tamamen yenilenen kütüphane, modern görünümü ve sessiz çalışma ortamıyla öğrencilerden yoğun ilgi görüyor. Öğrencilere çay, çorba ve çeşitli ikramların da sunulduğu kütüphane, Esenyurtlu gençlerin önemli çalışma alanlarından biri haline geldi. "Kütüphanenin yeni halinden çok memnunuz" Sezai Karakoç Kütüphanesi öğrencilerinden Resul Yağız yapılan yenileme çalışmalarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: "Geçen sene de bu kütüphaneyi kullanıyordum. O dönem yoldan geçen küçük çocuklar ya da ders çalışmayan kişiler de içeri giriyordu. Bu durum ders çalışan öğrencileri olumsuz etkiliyordu. Yapılan yeni düzenlemelerle birlikte artık daha kontrollü bir sistem oluştu. Şu anda kütüphaneye daha çok düzenli ders çalışan öğrenciler geliyor ve ortam çok daha sessiz hale geldi. Eskiden öğrenciler için mola alanı yoktu. Soğukta, yağmurda ya da sıcak havalarda dışarı çıkmak zorunda kalıyorduk. Yapılan yenilemeyle birlikte artık kendimize ait bir mola alanımız var. Böylece hava şartlarından etkilenmeden molalarımızı daha rahat geçirebiliyoruz. Ayrıca masalar büyütüldü ve priz sistemi yenilendi. Geçen yıl ciddi şarj sıkıntısı yaşıyorduk. Her masada priz bulunmadığı için telefonumuzun ya da bilgisayarımızın şarjı bittiğinde ders çalışmayı bırakmak zorunda kalıyorduk. Şimdi ise her masada priz bulunuyor. Hem daha geniş hem de daha konforlu çalışma alanları oluşturuldu. Yapılan bu yenilikler öğrenciler için çok daha rahat ve verimli bir çalışma ortamı sağladı. Bize bu imkânları sağlayan Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’a teşekkür ederim." (RU-
Kocaeli Gebze’de doğayla şehir yeniden buluştu Gebze Millet Bahçesi, baharın gelişiyle birlikte yürüyüş yolları, biyolojik göleti, spor alanları ve sosyal donatılarıyla her yaştan vatandaşın uğrak noktası haline gelirken, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlere şehir merkezinde huzurlu yaşam alanı sunuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, hem şehircilik hem de kent estetiği alanında yaptığı çalışmalarla takdir topluyor. Özellikle şehir merkezinin kalabalığından uzaklaşmak isteyen aileler ve doğaseverler, büyükşehirin kente kazandırdığı doğal alanlarda vakit geçirmeyi tercih ediyor. Bu noktada eski askeri kışla alanı üzerine kurulan Gebze Millet Bahçesi, sunduğu doğal güzelliklerle öne çıkan adreslerin başında geliyor. Günün her saatinde farklı hareketliliğe sahne olan millet bahçesi, sabah yürüyüşleriyle başlayan günün, akşam saatlerinde aile buluşmalarıyla devam ettiği canlı bir sosyal yaşam alanı haline geldi. Şehrin ortasında doğa ve sessizlik alanı Sultan Orhan Mahallesi’nde bulunan millet bahçesi, geniş yeşil alanları, peyzaj düzenlemeleri ve gölgelik dinlenme noktalarıyla Gebze’de doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen vatandaşların ilk adreslerinden biri oldu. Şehir merkezinde olmasına rağmen sunduğu sakin atmosfer, alanı özellikle bahar aylarında cazibe merkezine dönüştürüyor. Proje içerisinde yer alan 12 bin 600 metrekarelik biyolojik gölet, doğal görünümü ve çevresindeki yürüyüş alanlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle gün batımı saatlerinde oluşan manzara, vatandaşların en çok vakit geçirdiği ve fotoğraf çektiği noktalar arasında yer alıyor. Spor ve aktif yaşam alanları Gebze Millet Bahçesi yalnızca dinlenme değil, aynı zamanda aktif yaşam merkezi olarak da öne çıkıyor. Bu bağlamda 6,5 kilometrelik yürüyüş yolu, 5,2 kilometrelik bisiklet parkuru, futbol ve basketbol sahaları ile açık spor alanları gençler tarafından yoğun şekilde kullanılırken, sabah ve akşam saatlerinde yaşanan hareketlilik, şehir hayatının yoğun temposu içinde vatandaşlara geniş bir nefes alanı sunuyor. Gebze Millet Bahçesi içerisinde yer alan üç farklı çocuk oyun alanı ve Lokomotif Çocuk Köyü, ailelerin en çok tercih ettiği bölümler arasında bulunuyor. Geniş piknik alanları ise özellikle hafta sonları ailelerin doğayla iç içe vakit geçirmesine imkan sağlıyor. Sosyal yaşamın yeni merkezi Gebze Millet Bahçesi; kütüphane, kafeler, restoranlar ve dinlenme alanlarıyla yalnızca bir yeşil alan değil, gün boyu yaşayan bir sosyal yaşam merkezi haline geldi. Özellikle öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kütüphane, sessiz ve verimli çalışma ortamıyla dikkat çekiyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ulaşım yatırımları kapsamında bölgeye yaklaşık 5 kilometrelik yeni yol kazandırıldı. Kavşak düzenlemeleri ve 740 araç kapasiteli otopark alanı ile Millet Bahçesi’ne erişim kolay ve konforlu hale getirildi. Gebze’nin yeni nefes alanı Doğa, spor ve sosyal yaşamın bir araya geldiği büyük şehir yaşam alanı olarak öne çıkan Gebze Millet Bahçesi, Gebzeliler tarafından çok sevildi. Çocuk seslerinin yürüyüş yollarına karıştığı, gençlerin spor yaptığı, ailelerin huzurla vakit geçirdiği bu alan, Gebze’nin yeni kent kimliğinin en güçlü simgelerinden biri olarak gösteriliyor.