SAĞLIK - 25 Şubat 2026 Çarşamba 12:47

Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi

A
A
A
Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi

Gaziantep’te, kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.


Gaziantep’te yaşayan Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin çocuğu olarak dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha Yalçın, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Daha sonra aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi.


Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Gerçekleştirilen operasyon, tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu.


Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti.


"4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık"


Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabi bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi.


"Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir"


Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında her hangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı.


"Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı"


Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabi bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabi burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Uludağ’da kamp sezonu açılıyor Bursa’da Uludağ Milli Park Müdürlüğü, Sarıalan ve Çobankaya mevkiindeki çadır ve karavan alanları için 2026 yaz sezonu kiralama ilanını duyurdu. Sezon boyunca Uludağ’da konaklamak isteyenler için kayıt takvimi ve ücretler belli oldu. Açıklamaya göre, sezonluk kamp tutmak isteyenler için başvurular 1 Haziran - 10 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. Kısa süreli, günübirlik kamp yapmak isteyenler ise 11 Haziran 2026 tarihinden itibaren kayıt yaptırabilecek. Tüm başvurular Uludağ Milli Park Müdürlüğü’ne bizzat yapılacak. 2026 sezonu günlük konaklama bedelleri elektrik hariç olarak belirlendi buna göre günlük çadır yeri normal bedel 500 TL, engelli, gazi, şehit yakını, bakanlık personeli yüzde 30 indirimli 365 TL. Karavan yeri günlük normal bedel 725 TL, engelli, gazi, şehit yakını, bakanlık personeli yüzde 30 indirimli 522,50 TL. Elektrik talep edenlerden ayrıca günlük 50 TL depozito alınacak. Ancak 30 günden az kalanlara elektrik verilmeyeceği belirtildi. "Kayıtsız konaklama kaçak sayılacak" Müdürlük, kamp kayıt belgesi olmadan konaklama yapanların "kaçak kamp" olarak değerlendirileceğini ve yasal işlem başlatılacağını vurguladı. Başvuruda istenecek belgeler ise şu şekilde belirlendi. Kimlik Belgeleri: Konaklayacak tüm şahısların kimlik fotokopileri Araç Belgeleri: Başvuru sahibinin adına tescilli araç ruhsat fotokopisi İndirim Belgeleri: Gazi, şehit yakını, engelli kartı veya Bakanlık personel kimliği fotokopisi. Engelli indirimi için en az yüzde 40 rapor şart. Taahhütname: Görevli personelden alınarak imzalanacak Sezonluk kiralama yapanlara en fazla 2 taksit imkanı sunuluyor. 1. taksit başvuru sırasında, 2. taksit ise en geç 15.07.2026 tarihine kadar ödenecek. Ödemesini zamanında yapanlara HGS üzerinden ücretsiz araç tanımlaması yapılacak. Geç ödeme yapanlar bu haktan yararlanamayacak. Elektrik kurallarına uymayana kamp yasağı Açıklamada, elektrik bağlantısına yetkisiz müdahale edenlerin ve çıkış işlemi yapmadan alanı terk edenlerin bir sonraki dönem başvurularının reddedileceği de net şekilde belirtildi. Doğaseverler, Uludağ’da kamp planı yapmadan önce evraklarını eksiksiz hazırlamalı. Eksik evrakla gelenlerin başvurusu kabul edilmeyecek.
Aydın Süt üreticileri için iklimle uyumlu yol haritası çizildi Aydın’da düzenlenen konferansta, süt sığırcılığında iklim değişikliğinin üretimden hayvan sağlığına kadar geniş etkileri ele alınırken, sektör için iklim dirençli yol haritası masaya yatırıldı. Avrupa Birliği Ufuk Avrupa Programı Climaax Projesi kapsamında desteklenen Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (ADSYB) tarafından yürütülen ‘Süt Çiftliklerinde İklim Direncinin Artırılması: CliResDairy Projesi’ kapsamında konferans gerçekleştirildi. Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferansta proje süreci ve 19 aylık çalışma kapsamında elde edilen bulgular değerlendirilirken, süt sığırcılığında iklim değişikliğinin etkileri de masaya yatırıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör, Avrupa genelinde 15 ülkeden seçilen tek tarımsal örgüt olmalarının haklı gururunu yaşadıklarını belirtti. "Üretimde, iklim değişikliğini görmezden gelmek mümkün değil" İklim değişikliğini görmezden gelerek üretimi sürdürebilmenin artık mümkün olmadığını vurgulayan Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sedat Güngör; "İklim değişikliği, tarımı doğrudan etkileyen bir gerçektir. Artan sıcaklıklar, kuraklık ve aşırı hava olayları yetiştiricilerimizi her geçen gün daha fazla zorlamaktadır. İlimizde son 2 yılda yaşanan kuraklık, bu sene yaşadığımız sel baskınları gibi olaylar tarımımızı oldukça zorlamakta. Bugün projemizin çıktılarını sizlerle paylaşarak sektörümüzün geleceği konusunda bizleri doğrudan ilgilendiren bu konuyu birlikte değerlendireceğiz. Climaax Programı 19 ortaklı bir konsorsiyumdur. 15 ülkeden 68 projeye destek vermiştir. Ülkemizden de ilk çağrıda 4 proje geçti. Cliresdairy Projesi kapsamında içerisinde tarımsal örgüt olarak tek Aydın Damızlık Birliği var. Diğerleri genelde yatırım ajansları, kalkınma ajansları ve belediyeler. Bu açıdan biz konuyu önemsiyoruz. Bu da bizim için ayrı bir övünç kaynağıdır. 2024 yılında başladığımız bu proje, artık son aşamaya geldi. bu süreç boyunca elde ettiğimiz bulgular, son yıllarda sahada da gözlemlediğimiz sorunların ne kadar ciddi ve çok boyutlu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Proje kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar sektörümüzün karşı karşıya olduğu iklim etkilerini, tüm boyutlarıyla ortaya koymakta. Bu risklerin, üretimden hayvan sağlığına, yem temininden işlem yapısına kadar geniş bir etki alanına sahip olduğu açıkça görülmektedir. Proje aynı zamanda bu risklere karşı yetiştiricilerimize iklimle uyumlu bir yol haritası çizmektedir diye düşünüyoruz. Yaptığımız projenin sonucunda, çok net bazı mesajlar aldık. Bu mesajların iklim değişikliğini görmezden gelerek üretimi sürdürebilmek artık mümkün değil. İklim değişikliğini muhakkak dikkate almamız gerekir. İklim değişikliği ile mücadele sadece tek bir kurumun ya da tek bir kesimin üstlenebileceği bir süreç değil. Dolayısıyla bilimsel verilere dayalı, planlı ve birlikte yürütülen süreç ile bu riskleri yönetmek gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde iklim değişikliği konusu, küresel gündemde daha da belirleyici bir hale gelecektir. Konferansımızın sektörümüze katkı sağlaması dileğiyle" dedi. "Bu gibi çalıştayların sonuç bildirgeleri önemli" Bu gibi çalıştayların ve sonuçlarının karar vericiler adına önemli olduğunu ifade eden Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği eski Başkanı ve Burdur Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kamil Özcan; "İklim değişikliği, aslında bu bölgeyi ve bölge insanları olarak bizleri etkiliyor. Onun için bugünkü çalışma önemli, bu gibi çalıştayların sonuç bildirgeleri önemli. Karar vericilere önemli fikirler vereceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. "İklim değişikliği artık geleceğin değil bugünün gerçeğidir" İklim değişikliğine bağlı afetlerin tarım sektörü açısından ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu ifade eden Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz; "İlimiz, ülkemizin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden olup, süt sığırcılığı öne çıkan faaliyetlerindendir. 517 bin büyükbaş hayvan varlığı ile 8. sırada ve yaklaşık 600 bin ton süt üretimiyle de 4. sırada yerini almaktadır. Hayvan varlığımızın yüzde 73’ü kültür ırkı hayvanlardan oluşmaktadır. Bu da yüzde 48 olan Türkiye ortalamasının üzerindedir. İlimiz, tüm dünyada olduğu gibi artan sıcaklıklar, kuraklık, aşırı yağışlar ve taşkınlar gibi çoklu iklim riskleriyle karşı karşıyadır. Özellikle son yıllarda yaşanan iklim değişikliğine bağlı afetler, tarım sektörümüz açısından ciddi bir uyarı niteliğindedir. İklim değişikliği artık geleceğin değil maalesef bugünün gerçeğidir. Bu amaçla yola çıkan Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’mizin yürütücülüğünü üstlendiği bu proje ilimiz özelinde süt sığırcılığı sektörünün iklim değişikliğine karşı direncini artırmayı hedefleyen son derece önemli ve stratejik bir çalışma özelliği taşımaktadır" dedi. "Ortak paydamız, Türk çiftçisinin, Türk tarımının daha iyi olması" Ortak paydalarının Türk çiftçisi ve tarımını daha ileriye götürmek olduğunun altını çizen Aydın 27. Dönem Milletvekili Rıza Posacı; "Sektörümüz zor bir sektör. O bakımdan bu kurumlara çok önem veriyorum. Bu örgütlerin, Tarım ve Orman Bakanlığı ile beraber, omuz omuza çalışması lazım. Zaman zaman çatıştıkları oluyor ama bunlar eminim ki, bizi daha ileriye götürmek için. Ortak paydamız, Türk çiftçisinin, Türk tarımının daha iyi olması. Tabi son dönemde ülkemizde, dünyamızda bu küresel ısınma sebebiyle de çok büyük problemler yaşıyoruz. O bakımdan bu çalıştay bana göre çok önemli. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından söz alan Süt Çiftliklerinde İklim Direncinin Artırılması: CliResDairy Projesi Koordinatörü Dr. Hediye Cerit, sunum yaparak proje hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Konferans, proje bulgularının sunumu ve ‘İklim Risklerinden Dayanıklılığa: Süt Sığırcılığının Geleceği’ konulu panel ile devam ederken, projenin sektöre ve üreticilere hayırlı olması temennilerinde bulunuldu.
Aydın AYTO’da kadınlara dış ticaret eğitimi Aydın Ticaret Odası (AYTO) ev sahipliğinde düzenlenen "Kadın Gücüyle Kalkınma Projesi" kapsamındaki eğitim programında, kadın girişimcilere dış ticaret, e-ihracat, finansman ve lojistik süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgiler aktarıldı. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Uluslararası Ticarette Kadın Organizasyonu Derneği (UKODER) iş birliğiyle yürütülen Kadın Gücüyle Kalkınma Projesi kapsamında düzenlenen Gümrük ve Dış Ticaret Eğitimi’nin ikinci etabı, Aydın Ticaret Odası’nın (AYTO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kadınların dış ticarette daha etkin rol almasını hedefleyen program, yoğun ilgi gördü. AYTO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan AYTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ergün Evran, ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından birinin kadınların ekonomik hayata aktif katılımı olduğunu vurguladı. Evran, kadın girişimcilerin üretim, ticaret ve özellikle dış ticarette daha güçlü yer almasının hem yerel hem de ulusal ekonomiye önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Etkinliğin, kadınların bilgiye erişimini artırarak dış ticaret süreçlerinde daha aktif rol almalarını desteklemeyi amaçladığını belirten Evran, eğitimde edinilecek bilgi ve deneyimlerin katılımcıların iş hayatına somut katkılar sağlayacağına inandıklarını kaydetti. "Hayalle başlayan proje, il il büyüyor" UKODER Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Ağdağ, projenin her geçen gün büyüyerek farklı illerde hayata geçirildiğini belirterek, mentörlük desteğinin projenin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Ağdağ, Ticaret Bakanlığı ve TİM’in katkılarıyla daha geniş kitlelere ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. AYTO Yönetim Kurulu Üyesi Belgin Çekmen Altay’a koordinasyon sürecindeki katkıları dolayısıyla teşekkür eden Ağdağ, UKODER’in faaliyetleri hakkında da bilgi verdi. TİM adına konuşan Meral Beyazıt ise eğitimin ikinci durağının Aydın olmasının kendileri için önemli olduğunu belirterek, sahada katılımcılarla birlikte büyümeyi önemsediklerini ifade etti. Beyazıt ayrıca Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Projesi hakkında bilgi verdi. Açılış konuşmalarının ardından uzman eğitmenler tarafından ihracat sürecinin temel adımları, vergilendirme ve ithalat mevzuatı, e-ihracat ve e-ticaret süreçleri, dış ticaret finansman araçları, ödeme yöntemleri, ihracat alacaklarının tahsili ve sigortalanması, lojistik yöntemleri ile Ticaret Bakanlığı’nın hizmet sektörüne sunduğu destekler hakkında sunumlar gerçekleştirildi. Program, soru-cevap bölümünün ardından plaket takdimiyle sona erdi. Etkinliğe, kurum müdürleri, sivil toplum ve meslek kuruluşu temsilcileri de katıldı.