ASAYİŞ - 21 Ocak 2026 Çarşamba 11:42

Pompalı tüfekle öldürülen 5 çocuk babası Cengiz Akkurt’un davasında sanıktan şok iddia

A
A
A
Pompalı tüfekle öldürülen 5 çocuk babası Cengiz Akkurt’un davasında sanıktan şok iddia

Gaziantep’te 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt’un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada 2’nci duruşma görüldü. Hakim karşısına çıkan sanık Uğur K., "Nişanlım Melisa 13 yaşlarındayken ve daha sonraki süreçlerde maktul Cengiz Akkurt tarafından defalarca tacize uğramış. Fakat bunu bana anlatmamıştı. Benim amacım maktulü öldürmek değildi" dedi.


Gaziantep’te 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt’un sokak ortasında pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin dava Gaziantep 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanıklar Uğur K., Muhammet Enes K., sanık avukatları, maktul aile, maktul aile avukatları ve tanıklar hazır bulundu.


Duruşmada savuma yapan sanık Uğur K., "Nişanlım Melisa 13 yaşlarındayken ve daha sonraki süreçlerde maktul Cengiz Akkurt tarafından defalarca tacize uğramış. Fakat bunu bana anlatmamıştı. Daha sonra biz nişanlandıktan sonra yine nişanlımı taciz etmeye devam etmiş. Nişanlımda bana buradan gitmeyi teklif etti. Yoksa Cengiz’in bizi rahatsız edeceğini söyledi. Bende bu olayı öğrendikten sonra maktul ile konuşmak istedim. Olay gününden bir gün önce maktulle tesadüfen karşılıktık. Bende maktule nişanlımdan uzak durması gerektiğini söyledim. Bende olaydan 1 gün önce aracımın plakasını değiştirdim. Kardeşimle birlikte geziyorduk. Radara yakalanmamak ve bahsettiğim yarışlar nedeniyle ceza yememek amacıyla aracımın plakasını değiştirdim. Daha önce de aracımın plakasını değiştirdiğim olmuştur. Bu nedenle kesilen cezalar benim adıma kayıtlıdır ve geçmişte de ceza aldım. Olay günü kardeşimi aradım. Kardeşim ve halamla buluşup yemek yedik, ardından ayrıldık. Kardeşime, nişanlımın başına gelenler ve Makbul ile aramızda geçen konuşmalar hakkında hiçbir şey anlatmadım. Kardeşimle birlikte bir süre araçla seyir halindeyken kendimi rahatsız hissettim. Bunun üzerine kullandığım aracı kardeşime verdim ve direksiyona geçmesini söyledim. Kardeşim bana ne olduğunu sorduğunda başımın ağrıdığını söyledim. Yaklaşık 15 dakika birlikte araçla ilerledik. Eve yaklaştığımız sırada kardeşime aracı sola doğru sürmesini söyledim. Nedenini sorduğunda, biriyle görüşeceğimi ifade ettim. Daha sonra aracı durdurduk. Bu sırada kardeşim araç içerisinde telefonuyla oynuyordu. Maktulün çıktığını görünce, tüfeği koltuğun altından çıkardım. Kardeşim bu tüfeği daha önce hiç görmemişti ve araçta tüfek olduğunu kendisine söylememiştim. Kardeşim tüfeği görünce ‘Abi bu ne?’ dedi. Ben de kendisine ‘Senlik bir şey yok, sen arabada kal’ dedim ve aracın kapısını kapatarak indim. Kardeşim o sırada bana müdahale etmedi. Araçtan inerken yüzüme maske taktım. Maskeyi takmamın nedeni, elimde tüfekle kameralara yakalanmamaktı. Araçtan indikten sonra "Makbul, Cengiz" diye seslendim. Makbul bana doğru döndü. Kendisine "Her şeyden haberim var" dedim. Tüfeği doğrultarak doldur-boşalt yaptım. Bu hareketten sonra Makbul biraz geri çekilir gibi oldu. Ardından bana hakaret etti ve nişanlım hakkında da sözler söyledi. Bu sırada Makbul ile aramızda yaklaşık 2–3 metre mesafe vardı. Benim maktulü öldürmek gibi bir amacım yoktu. Eğer öldürmek isteseydim tüfeği doğrudan kafasına doğrultabilirdim. Ben tüfeği Maktulün ayağına doğru ateş ettim. Tüfekte başka mermiler de vardı ancak eyleme devam etmedim. Çünkü amacım maktulü öldürmek değildi. Maktulü vurduktan sonra araca doğru yürüdüm. Bu sırada kardeşimin aracı çalıştırdığını gördüm ve aracın arkasından koştum. Koşarken sokakta 3–4 genç gördüm ve onlara ambulansı aramalarını söyledim. Kısa süre sonra aracı kullanan kardeşime yetiştim. Kapıyı açmasını istedim ancak kapıyı açmadı. Daha sonra araçtan indim. Kardeşim bana ‘Abi sen ne yaptın’ dedi" ifadelerini kullandı.



"Olaydan sonra abim araca bindiğinde tüfek elindeydi"


Duruşmada savuma yapan diğer sanık Muhammet Enes K., "Olay günü abimle arabada eve gidiyorduk. Eve gittiğimiz esnada abim aniden koltuğun altından bir tüfek çıkardı ve araçtan indi. O ana kadar aracın içinde tüfek olduğunu bilmiyordum ve daha önce de görmemiştim. Tüfeği görünce şoka girdim. Abim araçtan inerken bana ‘Sen aşağı inme, senlik bir şey yok, beni bekle’ dedi. Abimin maske takıp takmadığını fark etmedim, o an dikkat etmedim. Kış mevsimiydi ve hava karanlıktı. Abim araçtan iner inmez aracı çalıştırarak oradan uzaklaştım. Bir miktar mesafe aldıktan sonra bir el silah sesi duydum. Makbul isimli şahsı tanımam, kendisini bilmem. Vurulma anını da görmedim. Dikiz aynasından baktığımda abimin koşarak araca doğru geldiğini gördüm. Sokaktan dönmek üzereyken abim araca yetişti ve araca vurarak beni durdurmamı, kendisini almamı istedi. Ben de aracı durdurarak abimi araca aldım. O esnada aracın plakasına bakmadım. Şokta olduğum için yaklaşık 10–15 saniye boyunca kapıyı açmakta tereddüt ettim. Abim araca bindikten sonra kendisine ‘Abi sen ne yaptın, bana neden haber vermedin?’ dedim. Bu sırada abim telefonla konuşuyordu. Kiminle konuştuğunu bilmiyorum. Ne kadar süre seyir halinde kaldığımızı da hatırlamıyorum. Abim yol boyunca telefonla konuşmaya devam etti. Şokta olduğum için kiminle konuştuğunu hatırlamıyorum. Olaydan sonra abim araca bindiğinde tüfek elindeydi. Ancak tüfeği aracın neresine koyduğunu görmedim. Evimize yaklaştığımızda ben araçtan ayrıldım. Ben araçtan indikten sonra abim aracı alarak yoluna devam etti. Kendisine nereye gittiğini sorduğumda bana bir şey söylemedi. Abim nişanlısının başına gelenlerle ilgili bana hiçbir şey anlatmadı. Abim içine kapanık bir kişidir. Daha önce herhangi biriyle bir sıkıntısı olduğuna dair bana bir şey söylememiştir. Mahkemenizden beraatime karar verilmesini talep ederim" dedi.



"Eşim kadınlarla tokalaşan biri değildir"


Mahkemede söz alan maktulün eşi E.A., "Olay günü eşim gece vardiyasında çalışacaktı. Evde uyuyordu. Hatırladığım kadarıyla eşim, işe gitmek amacıyla saat 22.30 sıralarında evden çıktı. Yaklaşık 15 dakika sonra komşularım, bir kişinin vurulduğunu söylediler. Olayla ilgili herhangi bir görgüm veya bilgim yoktur. Olayda adı geçen şahısları daha önceden tanımam. Melisa ile eşim arasında yaşandığı iddia edilen olayı duydum. Bu olayla ilgili olarak Melisa ile bizzat görüştüm. Melisa bana, öğretmenler tarafından sıkıştırıldığını ve bu nedenle işiyle ilgili olarak yanlışlıkla ifade verdiğini söyledi. Ben hem eşime hem de Melisa’ya, aralarında herhangi bir şey yaşanıp yaşanmadığını sordum. Melisa’nın abisi ile eşim, yaklaşık 5 saat boyunca aynı iş yerinde çalışmıştır. Eşim bana, Melisa’nın bir gün dükkana geldiğini ve sonrasında düştüğünü söyledi. Melisa zaman zaman evimize gelirdi, eve geldiğinde eşim de evde olurdu. Her ne kadar az önce huzurunuzda sanık Uğur, düğünde eşimin onunla tokalaşmak istediğini anlattığını söylemiş ise de böyle bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. O sırada eşimin yanındaydım. Eşim kadınlarla tokalaşan biri değildir. Düğün günü eşim, Melisa ve annesiyle hiçbir şekilde iletişime geçmemiştir. Ben de eşimle evlendiğimiz günden bu yana Melisa ve annesiyle yaklaşık sekiz yıl boyunca hiçbir şekilde görüşmedim. Melisa’nın abisi de düğünümüze gelmemiştir. Yaşanan olay nedeniyle şikayetçiyim. Suçların failleri hakkında gerekli cezaların verilmesini talep ederim" ifadelerini kullandı.


Mahkeme heyeti, tanık Melisa Sakine A.’nın yaralanmasının niteliğinin belirlenmesi için tüm tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine, tanıklar Melisa Sakine A. ve Eren K. hakkında yeniden zorla getirme emri çıkarılmasına karar verdi. Heyet ayrıca, sanıklar Uğur K. ve Muhammet Enes K. hakkında suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesi, delillerin henüz tam toplanmamış olması ve adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçeleriyle tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına hükmetti.



Olayın geçmişi


Gaziantep’in Şehitkamil ilçesine bağlı Seyrantepe Mahallesi’nde, 8 Şubat akşamı sokakta yürüyen 5 çocuk babası fabrika işçisi Cengiz Akkurt (53), pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Akkurt, kaldırıldığı özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen 2 zanlıyı yakalayarak gözaltına aldı. Zanlıların kaçışta ikiz plakalı araç kullandıkları ve olay sonrası aracın jant kapaklarını değiştirdikleri tespit edildi. Yapılan aramalarda saldırıda kullanılan av tüfeği ele geçirildi.


Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.



Pompalı tüfekle öldürülen 5 çocuk babası Cengiz Akkurt’un davasında sanıktan şok iddia

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okan Buruk: "Zor bir karşılaşmaydı ve beraberlik stratejik anlamda önemliydi" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Atletico Madrid ile zor karşılaşma oynadıklarını belirterek, beraberliğin stratejik anlamda önemli olduğunu vurguladı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı İspanyol ekibi Atletico Madrid ile 1-1 berabere kaldı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Önemli bir karşılaşma oynadıklarını belirten Buruk, "Seyircimizin bu tür maçları beklediğini, bu atmosferi yapmak için çok büyük çaba sarf ettiklerini her zaman biliyoruz. Çok güzel bir atmosfer vardı. Takımla birlikte hareket ettiler. Karşımızda çok dinamik, çok atletik, top onlardayken çok hızlı oynayan, savunma arkası koşuları yapan, çok hızlı oynayan bir takım vardı. Her zaman size tehlike yapabilecek bir takımdı. Erken gol yememiz ilk başta bizi düşürdü ama devamında golü bulduk hem topa çok sahip olduk. İkinci yarı biraz daha dengeli başladık. Daha az pozisyon verdik. Maçın son bölümünde kendi kalemize çekildiğimiz yerler vardı. Bu da 1 puanın bizim için de önemli olmasıydı. İlk 24’ü garantileyip, 16’nın içerisine girebilmek için 1 puan da önemliydi. Maçın son dakikasında çok önemli bir pozisyon geldi, değerlendiremedik. Oyucularımın performansından, mücadelesinden memnunum. Oyuncularıma teşekkür ederim. Zor bir karşılaşmaydı ve beraberlik stratejik anlamda önemliydi. Bundan sonra haftaya Manchester City deplasmanı var. Son 16’ya girmek için 1 maç daha oynayacağız" diye konuştu. "Önemli olan bu pozisyonlar içinde olmak" Maç içerisinde kaçan kritik pozisyonların hatırlatılması üzerine sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Futbolun içerisinde bu pozisyonlar çok fazla kaçar. Önemli olan bu pozisyonlar içinde olmak. O andaki fiziksel durumunuz, yorgunluğunuz, topa gelişiniz, öz güveniniz önemli. Bunu sadece bir iki şeyle söyleyemezsiniz. Dünyanın en iyi oyuncuları da bu pozisyonları kaçırır. Son dakika Sara’nın vuruşunda, kalecinin kurtardığı pozisyon oldu. Genel olarak oyuncularımın performansından memnunum. Ellerinden geleni yaptılar" şeklinde konuştu. "Hangi oyuncuyla konuşsam bu stattaki atmosferden bahsediyor" Bu tür maçlarda Mario Lemina gibi oyuncuların önemine dikkat çeken Okan Buruk, "Sörloth’a çok fazla uzun top vardı. Lemina’nın orada olmasını istedik. Oyun içerisinde topa sahip olmak önemliydi. Torreira ile birlikte bunu iyi yaptılar. Konsantrasyon çok önemli. Dün basın toplantısında da söyledim; bazen oyuncularınızı bu tür maçlara hazırlamanıza gerek kalmaz, onlar zaten kendiliğinden maçlara hazırlanırlar. Atletico Madrid, Liverpool maçları, oyuncuların iki katı performansını yükselten maçlar olabiliyor. Bunu bütün maçlarda aynı şekilde göstermeleri gerekiyor. Oynadıkları oyundan, mücadeleden zevk aldıklarını düşünüyorum. Bu taraftarın önünde oynamak da çok önemli. Bu tür maçlarda inanılmaz bir atmosfer oluyor. Rakipleri de çok etkiliyor. Hangi oyuncuyla konuşsam bu stattaki atmosferden bahsediyor" ifadelerini kullandı. "90 dakikalık bölümde rakibimizle başa baş oynamak sevindirici" Teknik direktör olarak maç performanslarının bu kadar değişmesinden mutlu olmadığını aktaran Buruk, sözlerine şöyle devam etti: "Buna maç seçmek demeyelim. O güzel bir kelime değil. Maçı önemsemek, konsantre olmak daha farklı oluyor. Bugün maçtan önce de şunu söyledim; hem sahadaki 11, hem kulübeye baktığımda güçlü oyuncular olması beni mental anlamda da güçlendiriyor. Osimhen’in dönmesi çok önemli. Önemli bir oyuncu bizim için. Osimhen’li, Osimhen’siz oyun farklı oluyor. Gol atmak anlamında demiyorum, baskılar, uzun toplar, ikinci toplar daha farklı profil. Icardi ile de önde baskıları yapıyoruz, çok gol atıyor. Osimhen’in istekli gelişi maç içerisinde takıma olumlu yansıdı. Bu gücümüz olduğunu gösterdik. Atletik anlamda Türkiye Ligi’nde oynadığımız maçların sertliği, topun oyunda kalma süresi, İspanya Ligi ile aynı değil. Onlar bize göre daha avantajlı. Bizim de bu tür takımlara karşı oyunu iyi yönetmemiz gerekiyor. İlk yarı 5-10 dakika yönetemedik, yorulduğumuz yerler oldu. İkinci yarı daha ilk yarı kadar yorulmadık. Bu da devamında daha oyun içerisinde güçlü olmamamızı sağladı. Sara girince hem topla hem baskılarda iyi olduk. 90 dakikalık bölümde rakibimizle başa baş oynamak sevindirici. Liverpool ile de oynadık ama Atletico Madrid daha güçlü ve fiziksel olarak daha atletik bir takım." Macar futbolcu Roland Sallai’nin performansıyla ilgili soruya 52 yaşındaki teknik adam, "Hücum oyuncusu. Hücum oyuncusunu bazen oyun içerisinde konumlandırırız, bazen içeride de konumlandırıyoruz. İçeriden yaptığı koşular bizim için önemli oluyor. Çok önemli performans sergiliyor. Ben de çok mutluyum. Çok iyi niyetli, takımı için her şeyini veriyor. Bu da çok önemli ve değerli" dedi. 3 gün sonra maçları olduğunu ifade eden Okan Buruk, "Rotasyon yapmamız gerekecek. Seyahat yapmayacağız, avantajımız o. Lig maçı da bizim için önemli. Bundan sonra ligde oynayacağımız her maç final" şeklinde konuştu. "Şampiyonlar Ligi’nde olmak çok önemli bir etken" Alınan bu sonucun transfer politikasını nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Okan Buruk, "Önümüzü görmek önemliydi. Önümüzü görmeyi beklemedik. Oyuncu izliyoruz. Oyuncu tabii ki buluyorsunuz ama ocak transferinde zor oluyor. Genç oyuncular buluyoruz ama oyuncularının birinci hedefleri Premier Lig’de oynamak oluyor. Türkiye Ligi’ni yaş sınırı düşük olan ve iyi olan oyuncular, Türkiye’yi başlangıç olarak görebiliyorlar. Şampiyonlar Ligi’nde olmak çok önemli bir etken. Bunun bize yardımcı fazla olacağını düşünüyorum. Buna göre transferimizi yapacağız" diye cevap verdi. "Çok otomatikleşmiş bir takım" Atletico Madrid’in, önemli bir teknik direktör takımı olduğunu vurgulayan Buruk, "Çok otomatikleşmiş bir takım. Çok formda olan bir takımdı. İkinci yarı değişiklikler oldu. Sörloth, rakipleri çok korkutan bir oyuncu. Sörloth’un çıkmasına sevindik. Onlar da üst üste maç oynuyorlar. Bu yorgunlukları düşünerek bence oyuncu değişikliklerini yaptı. Oyuncu değişikliklerine doğru bir şekilde cevap verdik, Jakobs, Sara ve İlkay’ı aldık. Bu oyuncu değişiklikleri oyunu dengelememize yol açtı. Bu tür bir takıma karşı güzel bir tecrübeydi. Avrupa maçları çok önemli oluyor. Bu kadar hızlı ve fiziksel gücüyle oynayan bir takıma karşı Galatasaray takımı ve oyuncularım için önemli tecrübe oldu. Bu turdan sonra kimle eşleşeceğiniz belli değil. Bu tür rakiplerle de oynayabiliriz" diyerek sözlerini tamamladı.
Siirt Siirt’te ’İki Kitap Bir Gönül Projesi’ tanıtıldı Siirt’te Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından finanse edilen, İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünce yürütülen "İki Kitap Bir Gönül Projesi" tanıtıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki çalışmaları kapsayan ve yeni hizmete giren Spor Müzesi’nin tanıtım videosunun izlenmesiyle başladı. Programda konuşan Vali Kemal Kızılkaya, bilginin gönülle, okumanın sorumlulukla, sporun dayanışmayla buluştuğu son derece anlamlı bir proje vesilesiyle bir araya gelmiş bulunmakta olduklarını söyledi. "İki Kitap Bir Gönül" Projesi’nin, gençlerin yalnızca akademik değil; insani, ahlaki ve sosyal yönleriyle de gelişimini hedefleyen çok kıymetli bir yolculuk olduğunu belirten Kızılkaya, "Valiliğimizin himayelerinde hayata geçirilecek bu çalışma; yurtlarımızda kalan üniversite öğrencilerimizin okumayla düşünce dünyalarını geliştirmelerini, gönüllülük faaliyetleriyle toplumsal duyarlılık kazanmalarını ve spor aracılığıyla aktif bir yaşam alışkanlığı edinmelerini amaçlayan önemli bir gençlik projesidir. Proje kapsamında gençlerimizin kitaplar aracılığıyla düşünce dünyalarını zenginleştirirken; çevre çalışmalarından sevgi evlerine, kan bağışından ağaç dikimine kadar birçok gönüllülük faaliyetinde aktif rol almaları bizler için son derece kıymetlidir. Spor faaliyetleriyle de desteklenen bu proje, gençlerimizin millî ve manevi değerler doğrultusunda yetişmelerine önemli katkılar sağlamaktadır" dedi. Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Çalgan da, birlikte durmak ve aynı duyguda buluşmak için bir arada olduklarını ifade ederek, "Bu proje bir sloganın değil, insanı insan yapan derin bir ihtiyacın ürünüdür" dedi. Program, sanatçı Sedat Anar’ın konseriyle sona erdi. Etkinliğe, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sporcu ve öğrenciler katıldı.