Son Dakika
|
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
İran’ın son füze saldırıları İsrail’deki birçok bölgede maddi zarara yol açtı
ABD ordusu, İran’ın tek yönlü saldırı İHA’larını vurdu
Tekirdağ’da takside yolcu dehşeti: Şoförü omzundan bıçakladı
ASAYİŞ
Fatih’te bitişik halde bulunan 2 gecekondu çöktü: Yaralılar var!
Katar’da askeri helikopter kazası: 3 Türk personel şehit
Trump, Hürmüz Boğazı’nı açması için İran’a 48 saat süre verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
TEM otoyolunda iki aracın çarpışma anı kamerada
Bogdan Stancu: "Türkiye soğukkanlı ve ofansif oynamayı seviyor"
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İran’dan ABD’ye Hürmüz uyarısı: "Enerji tesislerine saldırı olursa Hürmüz tamamen kapatılacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de komşularıyla bayramlaştı
Azerbaycan’dan Türkiye ve Katar’a başsağlığı
Isparta-Antalya kara yolunda feci kaza: 2 ölü, 4 yaralı
GÜNDEM
Bir oğlunu kaybetti, diğer oğlu için yardım istiyor
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:56:11
2020 yılında 22 yaşındaki oğlunu kas hastalığından kaybeden baba, aynı hastalığın 7 aylıkken teşhis edildiği 9 yaşındaki diğer oğlu için mücadele veriyor. Oğlunun tedavisi için destek çağrısında bulunan baba, "Bir oğlumu bu hastalıktan kaybettim. Şimdi diğer oğlum da aynı hastalıkla mücadele ediyor. Onu da kaybetmek istemiyorum" dedi. Muş’tan Denizli’ye yerleşen Kerem Doğan’ın hayatı, oğullarına konulan kas erimesi hastalığı teşhisiyle değişti. Ailenin büyük oğlu Ferdi Doğan, uzun yıllar hastalıkla mücadele ettikten sonra 2020 yılında 22 yaşındayken hayatını kaybetti. Aynı hastalığın küçük oğlu Tugay Doğan’da da 7 aylıkken tespit edilmesi üzerine aile yeniden büyük bir mücadeleye başladı. Şu anda 9 yaşında olan Tugay Doğan’ın tedavisi ve ihtiyaçları için destek arayan baba Kerem Doğan, oğlunun yaşam mücadelesini sürdürebilmesi için yardım beklediklerini söyledi. "Bir oğlumu bu hastalıktan kaybettim" Bir oğlunu hastalık nedeniyle kaybetmenin acısını yaşadığını belirten Kerem Doğan, "Bir oğlumu bu hastalıktan kaybettim. Şimdi diğer oğlum Tugay da aynı hastalıkla mücadele ediyor. Onu da kaybetmek istemiyorum. Oğlumun yaşayabilmesi için herkesin desteğine ihtiyacımız var" dedi. "Tüm Türkiye’den kim olursa olsun bu hastalığa yakalanan herkese yardım edilsin" Herkesten destek istediklerini ifade eden baba Doğan, "Oğlumuz için kampanya başlattık. 4 aya yakındır geziyorum ve kampanya var ama daha yüzde 1 bile olmadı. Oğlum diyor ki ‘Ben okula gideceğim’. İlk başlarda okula gidiyordu ama sonrasında hastalığından dolayı yürüyemedi ve okulu bırakmak zorunda kaldı. Herkesten destek istiyoruz. Tüm Türkiye’den kim olursa olsun bu hastalığa yakalanan herkese yardım edilsin" diye konuştu. "Oğlumun hayalleri var ama yürüyemediği için yapamıyor" Oğlunun hayalleri olduğunu ve destek istediklerini belirten anne Filiz Doğan ise, "Ben bütün Türkiye’den destek istiyorum. Benim bir çocuğum vefat etti ve diğer çocuğumda kas erimesi hastası. Destek istiyoruz. Oğlum, okula gitmek, top oynamak, gezmek istiyor. Ama yürüyemediği için hiçbir şey yapamıyor. Çok üzülüyorum" ifadelerini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:53
Gediz’in Yunuslar köyündeki şehitliği resmi statüye kavuştu
Kütahya’nın Gediz ilçesine bağlı Yunuslar köyü, Milli Mücadele yıllarının en çetin çatışmalarına sahne olan topraklarıyla, vatan savunmasının simgesi olmaya devam ediyor. Köy girişinde bulunan ve yıllardır köylülerin titizlikle koruduğu 61. Tümen 174. Alay Şehitliği, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde 2023 yılında resmi şehitlik statüsüne dahil edildi. Araştırmacı-Tarihçi Yazar Hüseyin Göksal, uzun yıllar sürdürdüğü arşiv taramaları ve saha araştırmalarıyla bu kutsal mekanın hikayesini gün ışığına çıkardı. Göksal, şehitlikte yatan 7 askerin bizzat buraya defnedildiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: "Gediz genelindeki pek çok şehitlik temsili nitelikteyken, Yunuslar Köyü Şehitliği direkt kabirlerin bulunduğu bir mezarlıktır. Çocukluğumuzda her biri mezar yığını şeklinde belliydi. 2020 yılında Gediz Kaymakamlığı’nın desteğiyle bugünkü anıt görünümüne kavuştu. Burada yatan kahramanlar, 1920’li yıllarda Yunan işgaline karşı direnirken şehit düşen evlatlarımızdır." Şehitlikte yatan isimsiz kahramanlardan birinin hikayesi, bölgedeki sözlü tarih çalışmalarında sıkça karşımıza çıkıyor. Anlatılanlara göre; Gediz’in Kayaköy köyünden olan bir asker, vatani görevini yaparken hava değişimi (tebdili hava) izni alarak memleketine doğru yola çıkar. Geceyi geçirmek için Yunuslar köyündeki bir köy odasına misafir olur. Ancak durumu haber alan işgalci Yunan askerleri köyü basar. Asker olduğu anlaşılan vatan evladı, köy içinde şehit edilir ve naaşı köylüler tarafından şimdiki şehitlik alanına defnedilir. Bu hikaye hem Yunuslar hem de Kayaköy halkı tarafından nesilden nesile aktarılmaktadır. İstiklal Harbi döneminde Gediz ve çevresi, stratejik konumu nedeniyle büyük çarpışmalara sahne olmuştur. Özellikle 24 Ekim 1920 tarihinde başlayan Gediz Taarruzu sırasında, Yunuslar Köyü ile Yaylaköy arasında bulunan Derbent Boğazı, savunma hattının en kritik noktalarından biriydi. Yunuslar köyünde, Hüseyin Göksal’ın Genelkurmay arşivlerinden yaptığı tespitlere göre, sadece Derbent Boğazı mevkiinde yaşanan savaşlarda 128 askerimiz şehit düşerken, 61.Tümen 174.Alay birlikleri, Yunan birliklerinin ilerleyişini durdurmak ve iç bölgelere sızmayı engellemek için bu darboğazda cansiparane bir mücadele verdi. Gediz Muharebeleri, düzenli ordunun kuruluş sürecinde ve Batı Cephesi’ndeki stratejilerin belirlenmesinde önemli bir ders ve tecrübe noktası olmuştur. Yunuslar Köyü girişine dikilen "61. Tümen 174. Alay Şehitliği" tabelası, bölgenin tarihi önemini tescillerken, ziyaretçilere de bu kutsal toprakların hikayesini fısıldıyor. Köylülerin 1940’lı yıllardan bu yana büyük bir duyarlılıkla çevresini kapatıp koruduğu bu alan, artık devlet koruması altındaki resmi bir anıt mezar olarak gelecek nesillere taşınıyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:49
Geliştirdiği müzik temelli yöntem otizmde yüzde 25 oranında pozitif gelişim sağladı
Müzisyen ve akademisyen İlhan Uğur Yazar’ın, otizm tanısı konulan kızıyla iletişim kurmak için evde başlattığı müzik temelli çalışmalar, yüzde 25 oranında gelişim sağlayan "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" adıyla akademik bir modele dönüştü. Müzik sayesinde sosyal hayata karışan genç kız ise konservatuvarı kazanarak büyük bir başarıya imza attı. İlhan Uğur Yazar’ın 1997 yılında dünyaya gelen kızına 1,5 yaşındayken otizm tanısı konulmasının ardından başlayan zorlu süreç, babanın müziği bir iletişim aracı olarak kullanmasıyla farklı bir boyuta taşındı. Ritim egzersizleri, ses tekrarları ve etkileşimli oyunlarla kızının müzikle bağ kurmasını sağlayan Yazar, bu sayede onun sosyalleşmesine ve iletişim becerilerini geliştirmesine katkıda bulundu. Zamanla okumayı öğrenen, Güzel Sanatlar Lisesi ve ardından konservatuvarı kazanan genç kız, TRT Gençlik Korolarında korist olarak görev alarak büyük bir başarı öyküsü yazdı. Kendi çocuğunda elde ettiği bu başarıyı diğer çocuklara da ulaştırmak isteyen Yazar, çalışmaları akademik bir zemine taşıdı. Geliştirilen "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" modeli kapsamında, 5 otizmli öğrenci ve ailelerinin katılımıyla yürütülen 6 aylık bilimsel çalışmada, otizmli çocukların sosyal uyum ve iletişim becerilerinde yüzde 25 oranında gelişim gözlemlendi. "Kızım müzikle bağ kurmaya başladı" Kızının otizmli olduğunu öğrenince her şeyin değiştiğini aktaran İlhan Uğur Yazar, "Süreç, 1997’de kızımın doğumuyla başladı. Ancak otizmli olduğunu öğrendiğimizde her şey değişti. Çareler aramaya başladık, açıkçası çok zor bir süreçti. Ben de en iyi bildiğim şeyin müzik olduğunu düşündüm. Evde kızımla bolca vakit geçirmeye başladık, şarkılar söyledik. Kızım müzikle bir bağ kurmaya başladı. Bu bağ sayesinde onunla iletişimimiz güçlendi. Önce seslerle ve hecelerle karşılık vermeye başladı, ardından konuşmaya başladı. En iyi yaptığım şey müzikti; oyunlar oynadık, müzikal çalışmalar yaptık, notasyonlar ürettik. Bu süreçle birlikte kızım küçük küçük okumaya da başladı. Süreç, Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanması ve ardından konservatuvar okumasına kadar ilerledi" dedi. "Süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" Doğru yöntemlerle süreci iyi yönetenlerin avantaj sağlayacağını belirten Yazar, "Biz 1,5 yaşına kadar hiçbir şey anlamadık. Ancak seslere tepki vermemesi, kendi etrafında dönmesi ve tekrarlayan hareketleri dikkat çekince bir uzmana başvurduk ve kızımızın otizmli olduğunu öğrendik. Sonrasında ne yapacağınızı bilemediğiniz bir süreç başlıyor. Doğru yöntemleri bulup bu süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" diye konuştu. "Kızım sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi" Kızının tam anlamıyla sosyal hayata karıştığını ifade eden İlhan Uğur Yazar, "Kızımda ‘Absolut kulak’ dediğimiz durum da var. TRT Gençlik Korolarında korist olarak bulundu. Şu anda sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi. Tüm ailelerin bu konuda cesaretlenmesi lazım. Çocuklarıyla çok fazla ilgilenmeleri gerekiyor. Biraz abartmak lazım; yapılan en küçük şeyi bile çok değerli görüp ödüllendirmek onların gelişimi için büyük bir destek sağlıyor" diye konuştu. "Geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz" Yazar, kendi çocuğuyla başlayan sürecin zamanla akademik bir çalışmaya dönüştüğüne da dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Kızımla başlayan bu süreçten sonra çok sayıda otizmli çocukla çalıştım. Piyano çaldık, şarkılar söyledik ve bunu müzik terapi olarak devam ettirdik. Akademik çalışmamızda 5 öğrenciyle yaklaşık 6 aylık bir süreç yürüttük ve aileleri de bu sürece dahil ettik. Bu çalışmanın sonunda otizm şiddetinde yaklaşık yüzde 25’lik bir azalma gözlemledik. Aynı zamanda çocukların iletişim becerilerinde ciddi bir gelişim olduğunu gördük. Bu sonuçların daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz." "Bu çalışma adeta bir hazineydi" Çalışmayı kitap haline getiren yayınevi sahibi Serkan Korkmaz ise elde edilen sonuçlara rağmen yöntemin yeterince geniş kitlelere ulaşmadığını söyledi. Korkmaz, "Otizm terapisi alanında yüzde 25’lik bir gelişme sağlayan bir çalışmanın toplumda bilinmemesi gerçekten büyük bir eksiklikti. Bu bilgi adeta bir hazineydi. Biz de bu nedenle çalışmayı kitaplaştırarak daha geniş kitlelere ulaştırmak istedik. Bu çalışmayı ‘BEMÜTER’ adıyla kitaplaştırdık. Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi yöntemiyle yürütülen 6 aylık süreçte otizm şiddetinde yüzde 25 azalma, iletişim ve bilişsel becerilerde gelişim elde edildi. Bu değerlendirmeler uluslararası ölçeklerle ve bağımsız uzmanlar tarafından yapıldı" ifadelerini kullandı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:45
TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde halkla ilişkilerin geleceğini anlattı
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), halkla ilişkiler alanının Türkiye’de ve dünyadaki dönüşümünün ele alındığı önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. İGÜ İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından düzenlenen "Türkiye’de ve Dünyada Halkla İlişkiler: Yerelden Küresele İletişimin Gücü" başlıklı etkinlik, 17 Mart Salı günü Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen’in konuk konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin moderatörlüğünü Doç. Dr. Sarp Bağcan üstlendi. Programa; İİSBF Dekanı Prof. Dr. Kenan Aydın, Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Tuğçe Keleş başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, idari personel ve öğrenci katıldı. Etkinlikte halkla ilişkiler alanının dünyada ve Türkiye’de geçirdiği dönüşüm, iletişim yönetiminin kurumlar açısından artan stratejik rolü ve mesleğin geleceğine ilişkin yaklaşımlar ele alındı. "İletişim hayatın her alanını kuşatan bir unsur" Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Sarp Bağcan, iletişimin bireylerden kurumlara kadar hayatın her alanını kapsayan temel bir unsur olduğuna dikkat çekerek, "İletişim, aslında hayatın her alanını kuşatan bir unsur. Çoğu zaman fark etmiyoruz ama iletişim adeta oksijen gibi, her yerde. Göremiyoruz ve onsuz yaşamamız mümkün değil. Televizyondan sosyal medyaya, açık hava reklamlarından gazetelere kadar pek çok araç üzerinden sürekli bir iletişim akışı içindeyiz. Kurumlar, şirketler, markalar, siyasi yapılar ve sivil toplum örgütleri de bu araçları kullanarak kimi zaman bizi müşteri, kimi zaman seçmen, kimi zaman da kamuoyunun bir parçası olarak görerek iletişim stratejileri geliştiriyor. İşte bu süreci tasarlayan ve yöneten alan halkla ilişkilerdir; başka bir ifadeyle iletişim yönetimidir." ifadelerini kullandı. "Halkla ilişkiler stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası" Etkinliğin konuk konuşmacısı İpek Özgüden Özen ise konuşmasında halkla ilişkiler alanının küresel ölçekte geçirdiği dönüşüme dikkat çekti: "Dünyada halkla ilişkiler, stratejik yönetimin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. Kurumlar yalnızca krizleri yönetmek veya marka bilinirliği sağlamak için değil, aynı zamanda toplum, çalışan ve paydaşlarla uzun vadeli güven ilişkisi kurmak için Halkla İlişkiler ve İletişim Yönetimini kullanıyor. Bu bağlamda Halkla İlişkiler Profesyonelleri veri analitiği, dijital iletişim, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlarda da aktif rol üstleniyor." Konuşmasında iletişim liderliğinin kapsamına da değinen Özen, halkla ilişkilerin günümüzde stratejik bir disiplin hâline geldiğini vurgulayarak, "İyi iletişim lideri olmak; analitik düşünceyi özgün fikirlerle birleştirmek, insan odaklı yaklaşımı benimsemek, paydaşlarla güçlü bağlar kurmak ve toplumsal sorumlulukları gözetmek demektir. Halkla ilişkiler artık stratejik liderlik, toplumsal etki oluşturma ve güven yönetimi disiplini hâline gelmiştir. Kurumlar yalnızca ürün veya hizmetlerini değil, toplumun sorunlarına çözüm üreten projeleri, sürdürülebilir ve etik değerleri de iletiyor. Değişen müşteri ve jenerasyon beklentileri iletişimin merkezinde yer alıyor" ifadelerini kullandı. Akademi ve sektör iş birliğine vurgu Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin (TÜHİD) sektörde üstlendiği role ve akademi ile kurulan iş birliklerinin önemine de değinen İpek Özgüden Özen; "TÜHİD, halkla ilişkiler mesleğinin Türkiye’deki standartlarını belirleyen, sektörün gelişimini destekleyen ve etik ilkeleri koruyan bir platform olarak öne çıkıyor. Akademi ile kurulan iş birliği, öğrencilerin gerçek dünyada deneyim kazanmasını ve sektörün genç yetenekleri yetiştirmesini sağlıyor. Bu iş birliği, hem mesleğin prestijini artırıyor hem de sektörün geleceğini güvence altına alıyor. Akademi ve sektör birlikte hareket ederek halkla ilişkilerin gücünü artırabilir, kurumların stratejik hedeflerine ulaşmasına ve toplumsal güvenin güçlenmesine katkıda bulunabiliriz." diyerek bu iş birliklerinin mesleğin gelişimi açısından önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Halkla ilişkiler alanına ilişkin güncel yaklaşımların ve mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerin paylaşıldığı etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Mart 2026 Salı- 11:48
Tunceli İl Özel İdare Genel Sekreterliğine Kaymakam Levent Küçük görevlendirildi
2
19 Mart 2026 Perşembe- 16:08
Düzce Valisinden sürücülere: "Vatandaşına tuzak kuran bir bakış açımız yok"
3
22 Mart 2026 Pazar- 19:11
Çeltik tarlasında tehlikeli yolculuk: Drona asılıp uçtu
4
22 Mart 2026 Pazar- 13:51
İstanbul Valisi Gül: "9 kişi göçük altında kaldı, 7 kişi hastaneye sevk edildi"
5
22 Mart 2026 Pazar- 09:48
Rizelilerin vazgeçilmezi ’susamsız simit’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’la gündeme geldi
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:18
Ramazan davulunu çalacak kimse bulamayınca davulu çalmak muhtara kaldı
Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı Sarnıç Kırsal Mahallesi’nde muhtar, köyde davul çalacak kimse bulunamayınca Ramazan davulculuğunu gönüllü olarak üstlendi. Sarnıç Kırsal Mahallesi Muhtarı Hilmi Okur, Ramazan ayında sahura kalkmakta zorlanan özellikle yaşlı vatandaşların mağdur olmaması için davulu kendisinin çalmaya karar verdi. Daha önce köyde yıllarca davul çalan kişilerin bu yıl çeşitli nedenlerle görevi üstlenmemesi üzerine çözümü kendisi sahura kaldırmakta bulan Muhtar Hilmi Okur, Ramazan boyunca gönüllü olarak davul çalacağını söyledi. Sarnıç Kırsal Mahallesi Muhtarı Hilmi Okur, köyde yıllardır süren Ramazan davulu geleneğinin kesintiye uğramasını istemediğini belirterek, "Hilmi bu sene davul yok mu, davul çalmayacak mı diye söylediler. Sahura kalkamadık, davulun sesini duymadık diyenler oldu. Daha önce Kadir ve Caner kardeşler 7-8 yıl davul çaldı. Bu yıl yoğunlukları olduğu için ısrar edemedim. Başka arkadaşlara söyledim ama kabul eden olmadı. Yaşlı teyzelerin akşam yedikleri yemekle oruç tutmalarına vicdanım el vermedi. Ben de bu görevi gönüllü olarak üstlenmeye karar verdim" dedi. Ramazan boyunca sahur vaktinde köy sokaklarını dolaşarak davul çaldığını ifade eden Muhtar Hilmi Okur, "Hiçbir talebim yok, ücret de almayacağım. Amacım sadece çok sevdiğim yaşlı teyzelerimizin ve abilerimizin sahura kalkmasına yardımcı olmak. Ben 60 yaşındayım, Yıllardır bu köyde Ramazan davulu geleneği devam ediyor. Bu geleneğe ara verilmesini istemedim. Kapılarını tek tek çalıyorum, pencerelerinden sesleniyorum. Onlar da çok mutlu oluyorlar" diye konuştu. Köy halkı da Muhtar Okur’u davul geleneğini sürdürmesinden memnun olduklarını dile getirdi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:16
Arkadaşlarının top olarak oynadığı boş pet şişeyi çöpe atan kız öğrenci çevre duyarlılığıyla taktir topladı
Hatay’da sosyal deney amaçlı bilinçli olarak yere bırakılan ve arkadaşlarının top oynadığı boş pet şişeyi fark eden Hacer Kurtoğlu, herkesin bakıp geçtiği şişeyi yerden alarak çöpe attı. Davranışıyla takdir toplayan bilinçli öğrenciye akıllı saat hediye edildi. Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’nde bulunan Narlıca Anadolu Lisesi’nde öğrencilere çevre duyarlılığını artırmak için sosyal deney için okul koridoruna boş pet şişe bırakıldı. Lise 9’uncu sınıf öğrencisi olan Hacer Kurtoğlu, koridorda yürüdüğü esnada arkadaşlarının top olarak oynadığı şişeyi yerden alarak çöp kutusuna attı. Kurtoğlu’nun arkadaşlarının top oynadığı pet şişeyi alıp çöpe attığı anlar kameraya yansıdı. Yerdeki şişeyi alıp çöpe attığı davranışıyla takdir toplayan Kurtoğlu’na okul idaresi tarafından akıllı saat hediye etti. Sosyal medyadan izlediği sosyal deneyin başına geleceğini düşünmediğini ifade eden Kurtoğlu, şişeyi çöpe attığı davranışından dolayı akıllı saat hediye edildiğini söyledi. "Ben böyle sosyal deneyleri sosyal medyada görüyordum ama başıma geleceğini düşünmemiştim" Okulda yerde gördüğü çöpleri her gördüğünde çöpe attığını söyleyen ve takdir toplayan davranışıyla akıllı saat kazanan öğrenci Hacer Kurtoğlu, "Narlıca Anadolu Lisesi’nde 9’uncu sınıfa gidiyorum. Ben o zaman sınıftan çıkmıştım. 12’nci sınıflar şişeyle top oynuyorlardı, ben de oradan geçince şişeyi çöpe attım. Böyle olacağını bilmiyordum, okulumuzun müdürü de kameralarda görmüş. Ödül vermek için beni çağırdı ve bu davranışımdan dolayı akıllı saat verildi. Normalde de yerde gördüğüm çöpleri alıp çöpe atan biriyim. O gün ilk çöp o değildi. Ben böyle sosyal deneyleri sosyal medyada görüyordum ama başıma geleceğini düşünmemiştim. İnsanlarda çevrelerini temiz tutsun. Belki yapacakları bir davranış benim gibi olay büyüyebilir" ifadelerini kullandı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:14
Sökeli esnaftan afet bilinci için örnek davranış
Söke’de yıllardır motosiklet tamir ustalığı ve motosiklet tutkusu ile tanınan Selahattin Özdemir ve eşi Ayten Özdemir, örnek bir davranış sergileyerek afet gönüllülerine destek oldu. Özdemir çifti, Söke’de faaliyet gösteren Söke Tim Arama Kurtarma (SÖTAK) ekibine jeneratör hediye etti. SÖTAK Projesi’nin paydaşlarından biri olan Söke Tarih Araştırmaları ve Kültür Değerlerini Koruma Derneği’nin Başkanı ve eğitimci İsmail Caner Genç, Selahattin Özdemir’in SÖTAK projesi kapsamında yürütülen çalışmaları takdir ettiğini belirterek destek olmak istediğini ifade ettiğini söyledi. Genç; "Jeneratörü tutanakla teslim alıp kendilerine teşekkür belgemizi sunduk. Selahattin Usta’ya ve eşi Ayten Hanım’a çok teşekkür ederiz. Selahattin ağabeyi tüm Sökeliler örnek almalı. Söke’ye afet ve deprem durumlarında kullanılabilecek malzemelerin kazandırılması için desteklerin artmasını diliyoruz" dedi. Özdemir, "Ben de Söke için vefa borcumu bir şekilde ödemek istiyorum. Ben ve eşim Ayten Hanım SÖTAK’ın çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Kendilerine gücümüz yettiğince destek olmak istedik" dedi. Söke’de afetlere hazırlık amacıyla gönüllü çalışmalarını sürdüren SÖTAK ekibi, yapılan bu tür anlamlı bağışların kendileri için büyük moral ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:14
Aynı kubbe altında iki nesil: Hafız oğul mukabele okuyor, imam hatip baba namaz kıldırıyor
15 yaşındaki Bayburtlu hafız Yusuf Aslan, tarihi Yakutiye Camii’nde mukabele okurken, babası İmam Hatip Enis Aslan yaklaşık 28 yıldır aynı camide vakit, cuma ve teravih namazlarını kıldırıyor. Baba ve oğul, ramazan ayının manevi atmosferini aynı camide birlikte yaşıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:13
AK Parti İstanbul’dan 39 ilçenin 961 mahallesinde lokum ikramı
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı, Ramazan ayı boyunca İstanbul’un 39 ilçesinde ve 961 mahallesinde teravih namazı sonrası vatandaşlara lokum ikramında bulunuyor. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Ramazan çalışmaları kapsamında ilçe teşkilatları sahada aktif olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Ramazan ayının manevi atmosferini ve dayanışma ruhunu İstanbullularla paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler çerçevesinde, İstanbul’un dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geliniyor. Program kapsamında İstanbul’un simgeleşmiş tarihi camilerinden mahallelerdeki yerel camilere kadar kentin farklı noktalarında teravih namazı sonrası vatandaşlara lokum, salep, çay ve su ikramı yapılıyor. Cami çıkışlarında kurulan mobil ikram stantları vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Teşkilat mensupları tarafından gerçekleştirilen ikram programları sayesinde Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhu mahallelerde canlı tutulurken, vatandaşlarla kurulan gönül bağları da güçleniyor. "Ramazan’ın bereketini İstanbullularla paylaşıyoruz" AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Ramazan ayı boyunca yürütülen çalışmaların İstanbul’un her mahallesinde devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimidir. Teşkilatlarımızla birlikte İstanbul’un 39 ilçesinde ve 961 mahallesinde vatandaşlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz. Teravih namazı sonrası camilerimizin önünde gerçekleştirdiğimiz lokum ikramlarıyla hem Ramazan’ın bereketini paylaşıyor hem de hemşehrilerimizle gönül köprüleri kuruyoruz. AK Parti teşkilatları olarak Ramazan ayı boyunca İstanbul’un her köşesinde vatandaşlarımızla buluşmaya, onların sofralarına, dualarına ve muhabbetine ortak olmaya devam edeceğiz." İstanbul genelinde yürütülen Ramazan faaliyetlerinin ve gelenekselleşen ikram programlarının Ramazan ayı boyunca tüm mahallelerde aralıksız şekilde devam edeceği belirtildi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:11
Şehitlikte temizlik yapan kadınların duygusal anları
Kırıkkale’de Ramazan Bayramı öncesinde şehitlikte yürütülen bakım ve temizlik çalışmaları sırasında görevli kadın personel duygusal anlar yaşadı. Şehitlikte temizlik yapan personelden biri komşusunun mezarını görünce duygulandığını belirtirken, asker annesi olan bir başka görevli ise gözyaşlarını tutamadı. Kırıkkale Şehitliği’nde Ramazan Bayramı öncesinde bakım, onarım ve temizlik çalışması başlatıldı. Kırıkkale Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda şehit mezarlarında genel temizlik ve çevre düzenlemesi gerçekleştirildi. Bayram öncesinde şehit ailelerinin mezar ziyaretlerini daha huzurlu bir ortamda yapabilmesi için alanda kapsamlı bakım çalışması yapıldı. "Burayı her zaman güzelleştireceğiz" Çalışmalara katılan belediye personeli Şükran Pehlivanlı, şehitlikte görev yaparken duygulandığını belirterek, "Gerçekten çok duygulandım. Bunlar da bir zamanlar yaşıyordu. Anneleri, babaları olan pırlanta gibi gençlerdi. Komşumun oğlu Atilla Durmuş’un mezarını görünce daha da duygulandım. Allah mekanlarını cennet eylesin. Onlar bu vatan için canlarını feda etti. Biz de burayı her zaman koruyacağız ve güzelleştireceğiz" dedi. "Sanki böyle kokuları geliyor" Belediye personeli Havva Kaplan ise şehitlikte çalışmanın kendisini derinden etkilediğini ifade etti. Oğlunun da Kıbrıs’ta asker olduğunu anlatan Kaplan, "Temizlik yapmak için buraya gelmeyi çok istiyordum. Çiçeklerimizi diktik. Diyorum acaba bunlar gölge yapar mı? Böyle bir serinlik yapar mı? Anlıyorum yani, annelerini anlıyorum. Bakıyorum, ben de diyorum asker annesiyim. Acaba bu şehitlerimizin anneleri neler hissediyor? Allah’ım sabır versin. Bir de asker annesi olaraktan çok zor. Hepsi de daha küçük küçük çocuklar. Dayanamadım yani, çok duygusal. Burası çok duygusal. Sanki böyle kokuları geliyor çocukların" diye konuştu. Park ve Bahçeler Müdürü Okan Oluk, yaklaşık 22 personelin görev aldığı çalışmaların 5 gün süreceğini belirterek, bayram öncesinde şehit ailelerinin mezarları huzurlu bir ortamda ziyaret edebilmesi için bakım ve düzenleme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:11
Didim Belediyesi Uluslararası Matematik Günü etkinliğine ev sahipliği yapıyor
Miletos’un yetiştirdiği büyük düşünür Thales’in mirası, 14 Mart Dünya Matematik Günü’nde Didim Belediyesi tarafından düzenlenen uluslararası bir etkinlikle yeniden gündeme taşınıyor. Didim Belediyesi, bilim ve düşünce tarihinin önemli merkezlerinden biri olan Miletos’ta anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Program kapsamında, UNESCO tarafından tüm dünyada yayınlanacak "Mathematics and Hope" (Matematik ve Umut) başlıklı webinar ve panel programı, 14 Mart Dünya Matematik Günü kapsamında Miletos’tan gerçekleştirilecek. Programda matematiğin insanlığa ilham veren gücü, alanında uzman akademisyen ve bilim insanlarının katkılarıyla ele alınacak. Etkinlikte matematiğin yalnızca bir bilim dalı olmadığı; aynı zamanda insanlığın düşünce dünyasını geliştiren, geleceğe dair umut üreten evrensel bir dil olduğu vurgulanacak. Uluslararası izleyici kitlesine ulaşacak programda, Miletos’un bilim tarihindeki önemi ve antik çağdan günümüze uzanan bilimsel mirası da ele alınacak. "Thales’in mirasını yaşatıyoruz" Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada Miletos’un bilim tarihindeki önemine dikkat çekerek "Dünya Matematik Günü’nde böylesine anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz. Miletos, yalnızca bölgemizin değil, insanlık tarihinin en önemli düşünce ve bilim merkezlerinden biridir. Thales’in ortaya koyduğu bilimsel yaklaşım bugün hâlâ insanlığa ilham vermeye devam ediyor. Biz de Didim Belediyesi olarak bu mirası yaşatmak ve yeni kuşaklara aktarmak için çalışıyoruz. 14 Mart günü Miletos Antik Kenti’nde gerçekleştirilecek etkinliğe tüm halkımızı davet ediyorum" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:10
Ramazan ayında sağlık farkındalığı Düzce’de artıyor
Düzce’de Ramazan ayında düzenlenen etkinliklerle sağlıklı beslenme, oruç tutma alışkanlıkları ve sağlık konularında vatandaşlara bilgi verildi. Düzce’de, Ramazan ayında toplum sağlığını desteklemek ve farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, sağlık hizmetleri alanında önemli adımlar atıldı. Düzce İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı’na bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi ve Toplum Sağlığı Merkezi ekiplerinin yanı sıra İl Ambulans Servisi Başhekimliği ve Düzce Atatürk Devlet Hastanesi ekipleri de önemli bir iş birliği gerçekleştirdi. Merkez ilçede bir alışveriş merkezinde kurulan farkındalık standı, her yaştan Düzceli vatandaşın ilgisini çekti. Etkinlikte, Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenme, doğru oruç tutma alışkanlıkları, yeterli sıvı tüketimi, kronik hastalığı bulunan bireylerin dikkat etmesi gereken hususlar ve fiziksel aktivitenin önemi gibi konularda bilgilendirmeler yapıldı. Farkındalık programı kapsamında, karbonmonoksit ölçümü de yapılarak sigara bırakma polikliniği hakkında detaylı bilgi verildi. Ayrıca, kanser taramaları, evlilik öncesi sağlık taramaları, karbonmonoksit zehirlenmeleri ve tüberküloz konularında da dikkat çekici bilgiler sunuldu. Acil sağlık hizmetleri ve Kamu Hastaneleri hizmetlerinin işleyişine dair ayrıntılı bilgiler de vatandaşlarla paylaşıldı. Etkinlikte, sağlıklı yaşam bilincini artırmayı hedefleyen bilgilendirici broşürler dağıtılarak, Düzcelilerin sağlıklı yaşam tarzı konusunda daha bilinçli olmaları sağlandı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:10
Büyükşehir e 38’den şehri tanıtmaya ve ekonomiyi canlandırmaya katkı
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kayseri Mesleki Eğitim ve Kültür A.Ş. (KAYMEK) bünyesine hizmet veren online satış platformu e 38, hem Kayseri’nin kültür ve coğrafi değerlerini tanıtmaya hem de satışına aracılık ettiği ürünlerle ekonomisini canlandırmaya katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın önemli projelerinden olan e 38 online satış platformu, yeni ve zenginleşen içeriği ile ticari faaliyetlere aracılık etmesinin yanı sıra diğer taraftan da zenginlikler şehir Kayseri’yi tanıtmaya yönelik gayretleri ile dikkatleri çekmeyi sürdürüyor. 2 farklı yabancı dil seçeneği ile dünyaya açılan ve Kayseri’ye özgü temaların yanında her türden sanatsal ürün içeriği ile gerek KAYMEK’teki kursiyerlerin ortaya koyduğu sanat eseri ürünleri, gerekse diğer el emeği ürünlerin pazarlanmasına aracılık ediyor. Yerli ve milli yazılım ile yaklaşık 200 ülkeye hitap eden e 38, birbirinden farklı ve değerli el emeği olan 900’den fazla ürün ile insanlara hizmet veriyor. Her türlü imkân ve kolaylık ile hem tanıtım hem kazanım Büyükşehir Belediyesi KAYMEK bünyesinde hizmet veren e 38, ürünlerinde hızlı kargo, kapıda ödeme, taksit imkânı, 14 gün içinde iade ve tüm ürünlerde ücretsiz kargo fırsatı ile hem şehri tanıtım hem şehre kazanım sağlıyor. Kadın kooperatiflerine destek Kayseri’de Valilik ve Büyükşehir Belediyesi dayanışması ile sayıları her geçen gün artan ve gayretleri ile adeta göz dolduran üretime yönelik kurulan kadın kooperatifleri için de ayrı bir bölüm tahsis eden e 38, burada kadın kooperatiflerinin birbirinden farklı el işçiliği kilim, çanta, cüzdan, tablo, takı, kupa bardak, kemer, bez bebek, vazo gibi ürünleri dünyaya tanıtarak satışına aracılık ederken, böylelikle kadın emeğinin simgesi olan kadın kooperatifleri ile üyelerine ve şehir ekonomisine de katkıda bulunuyor. Sanata, kültüre, üretime, ekonomiye ve şehre katkı E 38’deki özel tasarım ürünler bölümünde ise Kayseri’ye özgü coğrafi, doğa ve tarih değerleri gibi olgular bir tişört baskısı ile filografi tablo, rölyef, el işçiliği gibi şekillerde resmedilerek hem sanata hem kültüre hem üretime hem ekonomiye ve hem de şehrin tanıtımına olmak üzere kapsamlı bir kazanç sağlıyor. Kayseri’ye özgü Soğanlı Bez Bebeklerinin de yer aldığı e 38 Kayseri’yi tanımak isteyenlere fırsat niteliğinde olurken, sanatın hemen her türü de bu platformda somutlaşmış bir şekilde insanların beğenisine sunuluyor. Dekorasyon, ev tekstili, giyim, hediyelik eşya, takı & mücevher, özel tasarım ürünler, kadın kooperatifleri ve blog bölümlerinin yer aldığı online satış platformunda yüzlerce ürün yer alıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:09
Yüksekova’da bir aileyi hayrete düşüren olay
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir vatandaşın satın aldığı leblebinin içerisinden metal parçası çıktı. Ailenin dikkati sayesinde fark edilen yabancı cisim, bir sağlık faciasını önledi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:06
Yüksekova semalarında gece-gündüz devriye nöbeti: Jetler sınır güvenliği için havada
ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim ederken; Türk Hava Kuvvetleri de bölge güvenliğini sağlamak amacıyla Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde gece-gündüz demeden devriye uçuşlarını sürdürüyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:05
Kampüs iftarlarında birlik beraberlik ruhu
Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan "Kampüs İftarları" programı kapsamında, Muğla’da üniversiteli gençler ve protokol üyeleri iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın bereketini paylaştı. Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün gençlerle bağları güçlendirmek ve Ramazan ayının manevi atmosferini kampüslere taşımak amacıyla düzenlediği "Kampüs İftarları" programı, Muğla Uluslararası Gençlik Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Uluslararası Gençlik Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı iftar programına; Uluslararası Projeler Daire Başkanı Feyyaz Soydoğan, İletişim Koordinatörü Nevruz Özbay, Gençlik ve Spor İl Müdürü Kazım Açıkbaş, kurum yöneticileri, gençlik liderleri ve çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Ezanın okunmasıyla birlikte aynı sofrada oruçlarını açan gençler ve protokol üyeleri, samimi bir ortamda sohbet etme imkanı buldu. Birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birinin sergilendiği gecede, gençlerin talep ve önerileri dinlenirken, Gençlik Hizmetleri’nin projeleri üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. İl Müdürü Kazım Açıkbaş ve beraberindeki heyet, iftar sonrası yaptıkları değerlendirmede, bu tür buluşmaların gençlerle olan gönül bağını daha da sağlamlaştırdığını ifade ettiler. Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde paylaşılan sofraların, üniversite gençliği arasındaki dayanışmayı artırdığına dikkat çekildi. Program, iftar sonrasında gençlik merkezinde gerçekleştirilen sıcak çay sohbeti ve çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder