GÜNDEM - 05 Şubat 2023 Pazar 11:57

Çocukluk hayaliydi, yolların kadın kaptanı oldu

A
A
A
Çocukluk hayaliydi, yolların kadın kaptanı oldu

Şehirlerarası yolcu otobüslerinin şoför koltuğunda oturan ve her gün binlerce kilometre yol kat eden Türkiye'nin sayılı kadın otobüs şoförlerinden Serenay Göç, çocukluk hayalini gerçekleştirirken kadınların her işte başarılı olabildiklerinin de örneği oldu.

27 yaşındaki Serenay Göç, şehirlerarası otobüslerde şoförlük yapıyor. Bartın'dan Türkiye'nin dört bir yanına yolcu taşıyan Göç'ü yolcu otobüsünün şoför koltuğunda görenler büyük ilgi gösteriyor. Hayatlarında ilk kez bir kadın otobüs şoförü ile yolculuk yapan yolcuların şaşkınlığı ise otobüs perondan ayrıldıktan sonra yerini huzur ve keyif dolu bir yolculuğa bırakıyor. Serenay Göç, çocukluk hayali olan şehirlerarası otobüs kaptanlığı öncesinde yaklaşık 10 yıl kadar şehirlerarası otobüslerde hosteslik yaptı. Daha sonra E Sınıfı ehliyet almak için müracaatta bulunan Göç, yazılı ve uygulamalı sınavları başarıyla tamamladı. Göç, bir yıldır şehirlerarası yolcu otobüslerinin kaptan koltuğunda oturuyor.

Sefer öncesi kalkış saatinden yaklaşık bir saat önce terminale gelen Göç, şoför koltuğuna oturup yola çıkmadan önce otobüsün iç ve dış aksamını tek tek kontrol ediyor. Çıkış evraklarını aldıktan sonra hareket saatini beklerken erkek meslektaşlarıyla bir süre sohbet eden ve yol hatıralarını paylaşan Göç, her yolculuk öncesi ve her molada 4 yaşındaki kızını görüntülü arayıp sohbet etmeyi de ihmal etmiyor. Yolcuların otobüsteki yerini almasından sonra emniyet kemerini takıp yola çıkan Göç'ün temel prensiplerinden biri trafik kurallarına harfiyen uymak oluyor. Seyir halindeyken her şeyi unutan ve sadece yola odaklanan Göç'ün dikkati de yolcular tarafından takdirle karşılanıyor. Her seferin sonunda kendilerine kaptanlık yapan Göç'le hatıra fotoğrafları çektiren yolcular, Göç'e dualar edip hayırlı yolculuk temennisinde bulunuyorlar. Türkiye'deki sayılı kadın otobüs şoförlerinden biri olan Göç, kadınların her işi yapabileceklerinin de örneklerinden biri oluyor.
Çocukluk yaşlarından bu yana büyük araçlara ilgi duyduğunu ve şehirlerarası otobüs kaptanlığı gibi erkeklere özgü olarak kabul edilen bir mesleği de bu yüzden seçtiğini söyleyen Serenay Göç, “Otobüs şoförlüğü maceram büyük araçlara olan sevgimden ve ilgimden dolayı başladı. Genel olarak bütün motorlu taşıtlarla ilgileniyorum zaten. Otobüs ve tırları ayrıca seviyorum. Mesleğe hosteslikle başladım önce. 9 yıl muavinlik ve hosteslik yaptım. E Sınıfı ehliyetimi almamın ardından 1 senedir de kaptanlık koltuğundayım” dedi.

Kendisini şoför koltuğunda görenlerin önce şaşırdığını, sonra ise büyük memnuniyet duyduklarını söyleyen Göç, “Beni otobüsün şoför koltuğunda görenler tabi başta kadın olduğum için şaşırıyorlar. Şaşıranlar da oluor. “Siz mi kullanacaksınız?” şeklinde sorularda soruyorlar. Yola çıktıktan sonra herkesin şaşkınlığı huzurlu ve keyifli bir yolculuğa bırakıyor. Yolcularımız da benim direksiyon başında resim ve videolarımı çekiyorlar. Sosyal medyalarında paylaşıyorlar. Arkadaşlarına, akrabalarına gönderiyorlar” diye konuştu.

Bir kadın olarak erkeklerin egemen olduğu otobüs şoförlüğü mesleğinde zorluklarla da karşılaştığını ama bunların aşılabilecek şeyler olduğunu kaydeden Göç, “Genelde erkeklerin yoğunlukta olduğu bir yerde çalıştığım için illaki ufak tefek zorlukları oluyor ama aşılmayacak şeyler değil. Yolculuklarda kızımı özlüyorum. 4 yaşında Nefes Mira adında bir tane çocuğum var. Annem bakıyor, beraber yaşıyoruz. Onu çok özlüyorum ama onun için zaten her şey hayattaki. Onun için devam ediyoruz ve edeceğiz. Ben emekli olana kadar bu işi yapmak istiyorum. İnşallah yapacağım da" şeklinde konuştu.

Aynı otobüste dönüşümlü olarak şoför koltuğuna geçen Emin Güngör de Göç'le birlikte çalışmaktan son derece mutlu olduğunun altını çizerek, “Yaklaşık bir yıldır birlikte çalışıyoruz. Serenay kaptanla çalışmaktan gayet de memnunum. Hiçbir sıkıntımız yok, hiçbir sorunumuz yok. Şoförlüğü de on numara, gayet sakin. Direksiyona geçtiği zaman her şeyi unutuyor ve yola odaklanıyor. İşini severek yapıyor. Gerçekten bir bayan kaptanla çalışmak onur ve gurur verici. Herkesin gurur duymasını istiyoruz. Yani bu meslekte bir bayanın olması gerçekten çok sevindirici bir şey” diyerek duygularını ifade etti.

Göç'le birlikte İstanbul'dan Bartın'a seyahat eden yolculardan Arzu Bayrak, “Bir kadının otobüs kaptanlığı yapması gerçekten gurur verici. Serenay kaptan kadınların toplumun her alanında ne kadar başarılı olduklarının ve olabileceklerinin simgesi adeta. Yolculuğumuzun her anı keyif doluydu. Çok dikkatli ve trafikte diğer şoförlere karşı da çok saygılı. İşini severek yaptığı her halinden belli. Allah yolunu hep açık eylesin diliyorum” dedi.

Çocukluk hayaliydi, yolların kadın kaptanı oldu

Bülent Bostancı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 117 yıllık gelenekte ustalara vefa: 50 yıllık keşkekçiler ödüllendirildi Sakarya’nın Hendek ilçesi Dikmen Mahallesi’nde 117 yıldır imece usulüyle sürdürülen toplu bayramlaşma ve keşkek ikramı geleneğinde, yıllardır kazan başından ayrılmayan ustalar bu yıl da unutulmadı. Aralarında 50 ve 30 yıldır keşkek pişiren isimlerin de bulunduğu ustalar ile organizasyona katkı sağlayan vatandaşlar plaketlerle ödüllendirildi. Her Ramazan Bayramı’nda sürdürülen asırlık gelenekte, sabahın erken saatlerinde ateş başına geçen keşkek ustaları, hem geleneği yaşatıyor hem de kendilerinden sonraki kuşaklara örnek oluyor. Yarım asra varan tecrübeleriyle kazan başında yer alan ustalar, geleneği sürdürmenin gururunu yaşıyor. Mahallede her bayram yaklaşık 32 kazan keşkek pişirilirken, hazırlanan yemekler on binlerce vatandaşa ikram ediliyor. Hendek’in yüksek kesimlerinde bulunan Dikmen Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan bu köklü gelenek, imece usulüyle yaşatılmaya devam ediyor. Bu çerçevede kazan başında duran ve organizasyonlara katkı sağlayan 18 kişi plaketle ödüllendirildi. "Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir" Yaklaşık 50 yıldan beri kazan başına geçen 78 yaşındaki Mustafa Akdağ, "Belki 50 seneden beri kazan başındayım. Bu bize dedelerimizden kalan bir gelenektir ve emanettir. Bizden sonrada arkadaşlarda devam ettiriyor. İyi bir gelenek Allah razı olsun bütün arkadaşlarımızdan" derken Sefer Ulusoy, "İmece usulü olarak yapıyoruz ve maddiyatı mahalle sakinlerimizden topluyoruz. Büyük katılım oluyor yaklaşık 10 gün devam ediyoruz imece usulüyle pişiriciler, hazırlanmalar var ve bunlarda bütün vatandaşların katkısı oluyor. Bu gelenek Trabzon’dan gelme bir gelenek. Bizlerde dedelerimizden kalma geleneği devam ettiriyoruz. Birlik ve beraberlik olduğu müddetçe ölene kadar bu geleneği devam ettirmek istiyoruz. 18 arkadaşımıza da plaket vereceğiz. Herkese katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi.
Samsun Thorsten Fink: "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün maçları kazanmalıyız" Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, ligi ilk 5 sırada bitirip Avrupa Kupalarına gitmek için kalan 8 maçın tamamını kazanmaları gerektiğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor’u evinde ağırlayacak Samsunspor’da Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, Nuri Asan Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Milli arayı iyi değerlendirdiklerini ifade eden Fink, Konyaspor mücadelesiyle ilgili şunları söyledi: "Konyaspor, yeni hoca değişikliğinden sonra çok güçlü bir takım haline geldi. Top onlardayken çok etkili oynuyorlar. Güçlü oyunculara sahip bir rakibe karşı oynayacağız. Eğer bu maçı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermemiz gerekiyor. Geldiğim günden beri oynayacağımız en zor karşılaşmalardan biri olacak. Sadece oyun anlamında değil, taktiksel anlamda da farklı varyasyonlar deneyen bir rakibe karşı oynayacağız. Bu karşılaşmayı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermeliyiz." "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor" Gelecek sezon Avrupa’da oynamak için kalan 8 maçı da kazanmaları gerektiğini vurgulayan Fink, "İlk beş ile aramızda 8 puan fark var. İlk beşte olmak istiyorsak öncelikle bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor. Ama elbette ki maç maç, hafta hafta ilerlememiz lazım. Her maçı oynadıktan sonra bir sonraki maça en iyi şekilde hazırlanmamız gerekiyor. İlk beşe girme şansımız olursa bunu istiyoruz. Bunu canı gönülden istiyoruz. Sadece lig değil, Türkiye Kupası’nda da hedefimiz var ve kendi evimizde Trabzonspor’a karşı oynayacağız. Ama öncesinde ligdeki karşılaşmalarımıza odaklanmamız gerekiyor. Konyaspor karşılaşmasına en iyi şekilde odaklanmalı ve pozitif enerjiyle oynamalıyız" dedi. "1 yıl elde edilmiş başarı, başarı değildir" Başarının uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade eden Fink, "Başarı uzun vadeli bir süreçtir. Kısa vadede ya da bir maç özelinde elde edilen başarı, gerçek başarı değildir. Benim için başarı, genç bir oyuncuyu A takıma kazandırmak ve sonrasında başka kulüplere transferini gerçekleştirmektir. Şu an 7. sıradayız ama hedefimiz ilk 5’te olmak. Sezonun genelinde fena bir performans göstermedik. Avrupa’da takım çok iyi bir performans sergiledi. Ben uzun vadede elde edilen başarıya inanıyorum. Sadece 1 yıl için elde edilmiş bir başarı yeterli değil; bunu yıllara yaymak önemli. Sezon sonuna kadar kaç puan toplarız bilemiyorum ama gelişimimiz devam ediyor. Daha fazla gelişmek, uyum ve becerilerimizi artırmak istiyoruz. Sezon öncesi kampına kadar kendimizi geliştirerek daha güzel bir futbol ortaya koymayı hedefliyoruz. Ben hoca olarak daha fazla maç kazanmak istiyorum. Avrupa’daki performansımızı sürdürürken, Türkiye Kupası maçlarını da en iyi şekilde oynamak zorundayız. Sezon öncesi kampından sonra oyun sistemimizin tam olarak oturacağını düşünüyorum. Ön tarafa oynayıp gerektiğinde sakin kalmalıyız. Duran toplarda da kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Futbolda duran topların önemi çok büyük, Arsenal örneğini verebilirim. Takımımın gelişiminden dolayı çok mutluyum. Daha fazla topa sahip olacağız ve geçiş oyununu etkili oynayacağız, bunu Avrupa ve büyük maçlarda da başardık. Fenerbahçe karşılaşmasında da bunu iyi gösterdik. Gelişimimizi sürdürüyoruz ama biraz daha zamana ihtiyacımız var" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin Dünya Kupası’na gitmesinden mutluyum" A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını da değerlendiren Fink, "Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını tebrik etmiştim. Bu sadece milli takım için değil, ülkede yaşayan herkes için çok önemli bir başarı. Türkiye bir futbol ülkesi ve bu gelişmeden dolayı çok mutluyum. Milli Takım Teknik Direktörü Montella’yı birkaç hafta önce tebrik ettim. Bu başarı Türkiye’deki tüm hocalar için çok değerli. Ben de çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı.