BASKETBOL - 06 Temmuz 2017 Perşembe 13:13

Euroleague’de yılın yöneticisi Maurizio Gherardini oldu

A
A
A
Euroleague’de yılın yöneticisi Maurizio Gherardini oldu

Fenerbahçe Doğuş’un İtalyan Genel Menajeri Maurizio Gherardini, THY EuroLeague'de 'Yılın yöneticisi' ödülünün sahibi oldu.

Sezonu THY Euroleague ve Basketbol Süper Lig şampiyonluklarıyla tamamlayan Fenerbahçe’de Genel Menajer Maurizio Gherardini, ödüllendirildi. Euroleague’in resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, ‘Yılın yöneticisi’ ödülünün sahibi bu sene Maurizio Gherardini’nin olduğu belirtildi. Yılın yöneticisi ödülü böylece Türkiye’ye 2 kez geldi. Bu ödülü daha öncede 2013 yılında Anadolu Efes Başkanı Tuncay Özilhan kazanmıştı.

İtalyan yönetici, 2014 yılında Fenerbahçe Basketbol Takımı’nın Genel Menajerliği’ne getirilmişti. 

Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
Denizli Denizli’nin unutulan türküleri 150 öğrencinin emeğiyle sahneye taşındı Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, ilçe ilçe, köy köy gezerek derledikleri 15 özgün Denizli türküsünü resim, tiyatro ve koro gösterileriyle sahneye taşıdı. Denizli’de kültürel mirası yaşatmaya yönelik örnek bir çalışma hayata geçirildi. Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü" derleme projesi kapsamında önemli bir projeyi başarıyla tamamladı. Uzun süren saha çalışmaları kapsamında Denizli’nin Tavas, Acıpayam ve Çameli ilçeleri ile Tavas’ın Nikfer Mahallesi başta olmak üzere birçok mahalle ve köy ziyaret edildi. Ayrıca Burdur’un Gölhisar ilçesinde de derleme çalışmaları yapıldı. Proje ekibi, yöre halkı, yerel sanatçılar ve kaynak kişilerle bir araya gelerek, unutulmaya yüz tutmuş eserleri kayıt altına aldı. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış ya da zamanla unutulmuş 15 özgün Denizli türküsü tespit edilerek, yeniden düzenlendi. Derlenen eserler sadece müzik alanında kalmadı, farklı sanat disiplinleriyle zenginleştirildi. Resim bölümü öğrencileri, türkülerin anlattığı hikâyeleri hayal ederek eserler hazırladı. Hazırlanan çalışmalar düzenlenen sergide sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Türkülerin hikâyeleri de tiyatro gösterilerine dönüştürülerek sahnede canlandırıldı. Öğrenci ve öğretmenlerin ortak çalışmalarıyla yeniden bestelenen eserler ise koro eşliğinde dinleyicilerle buluştu. Projede yaklaşık 35 ila 40 öğrenci aktif görev alırken, toplamda 150 öğrenci çalışmanın bir parçası oldu. Müzik, resim ve tiyatronun bir araya geldiği çalışma, Denizli’nin kültürel hafızasına önemli katkı sundu. Okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler, Denizli’nin kültür hazinesine yeni bir nefes bırakmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini ifade ettiler.