KÜLTÜR SANAT - 08 Mayıs 2026 Cuma 10:42

Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor

A
A
A
Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor

Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi.


Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi.


"Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’


Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi.


‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’


Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı.


‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’


Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi.


‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’


Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.


(FD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçında şike davasında savunma yapan futbolcu: "Başka maçlar için bahis oynadım" Ankaraspor-Nazilli Belediyespor futbol müsabakasında şike yapıldığı iddiasına ilişkin davaya devam edildi. Duruşma, dava dosyasında eksik hususların giderilmesi ve dinlenmeyen tanıkların beyanlarının alınması için ertelendi. Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Nazilli Spor’un eski futbolcusu Özkan Taştemur, "Söz konusu maç için bahis oynamadım. Başka maçlar için bahis oynadım. Bu nedenle TFF’den men cezası aldım" dedi. TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta 28 Nisan 2024 tarihinde Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı’nda Ankaraspor-Nazilli Belediyespor erkek futbol takımları arasında oynanan futbol müsabakasında şike yapıldığı iddiasına ilişkin davaya İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, 4 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Başka maçlar için bahis oynadım" Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık eski Nazilli Spor futbolcusu Özkan Taştemur, "Nazilli spor futbolcusuyum. Söz konusu maçta 90 dakika boyunca Nazilli Spor futbolcusu olarak oynadım. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Maç öncesi kimseyle sonuca ilişkin görüşme yapmadım. Kimse tarafından yönlendirilmedim. Müsabakada, hem bizim takımdan, hem de karşı takımdan sakatlananlar oldu. Maç devam ederken Ankarasporun oyuncusu sakatlandığında Tibet bunu görmediği için top oynamaya devam etti. Oyuna devam edilmesine karşı takım tepki gösterdi. Bizim takımdan da Serhat Arslan’ın o esnada çapraz bağlarında sakatlanma oldu. Bu maçtaki 0-0 beraberlik bizim lehimize oluyordu, bu nedenle bu beraberlik için hafta başından hazırlıklarımızı yaptık. Kimseyle şike anlaşması yapmadık, suçlamaları kabul etmiyorum. Söz konusu maç için bahis oynamadım. Başka maçlar için bahis oynadım. Bu nedenle TFF’den men cezası aldım. Kimseyle şut çekilmemesi için görüşme yapmadım. Teknik direktörlerimiz veya kulüp başkanlarımız bize bir telkinde bulunmadı" ifadelerini kullandı. "Kulüp başkanlarımdan ya da teknik direktörlerimden herhangi bir telkin almadım" Savunmasında söz konusu maçın son dakikalarında oyundan alındığını belirten eski Nazilli Belediyespor futbolcusu tutuksuz sanık Talha Erdoğan, "Nazilli Belediyespor futbolcusuyum. Ankaraspor’dan kimseyi tanımıyorum ama iddianamede benim onlarla telefonda görüştüğüm öne sürülüyor. Müsabakada ilk 11’de yer aldım. Maçın son dakikalarına doğru oyundan çıktım. Şike suçlamalarını kabul etmiyorum. Ankaraspor oyuncusunun yaralanmasına rağmen Tibet’in oyuna devam etmesine tepki gösterdiler. Kulüp başkanlarımdan ya da teknik direktörlerimden herhangi bir telkin almadım. Maçın seyri ile ilgili kimseyle görüşmedim. Müsabakanın 0-0 bitmesi bizim için yeterliydi. Suçsuzum, beraatımı talep ediyorum. Benim TFF’den herhangi bir men cezam bulunmamaktadır" şeklinde konuştu. Bir sonraki duruşma tanıklar dinlenecek Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı tedbirlerinin ayrı ayrı devamına hükmederek, dinlenmeyen tanıkların beyanlarının alınması, maça ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun beklenmesi ve diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Zonguldakspor Futbol Kulübü Anonim Şirketi ‘suçtan zarar gören’ sıfatıyla, Ankaraspor ile Nazilli Belediyespor ‘malen sorumlu’ sıfatıyla, aralarında Ankaraspor Kulübü’nün sahibi Ahmet Okatan, Ankaraspor Kulübü Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu ve Nazillispor Başkanı Şahin Kaya’nın da bulunduğu 52 kişi ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, 2. Lig Beyaz Grup’ta 28 Nisan 2024’te Etimesgut Atatürk stadyumunda oynanan Ankaraspor-Nazilli Belediyespor karşılaşmasında hakemlerin maç boyunca kritik kararlar vermek zorunda kalmadığı, kart gösterilmediği, penaltı, disiplin cezası ve diğer siyah-beyaz ihlallerin hiçbirinin gerçekleşmediği belirtildi. Maça ilişkin TFF tarafından hazırlanan rapora göre, maçın gidişatının ve sonucunun usulsüz bahis kazançları elde etmek amacıyla etkilendiğine dair açık ve güçlü bahis kanıtlarının bulunduğu, hesapları izlenen bahis şirketlerinde maçın berabere bitmesi için son derece şüpheli maç öncesi bahislerin kaydedildiği, hazırlanan gözlemci raporuna göre ise hakemlerin maç boyunca kritik kararlar vermek zorunda kalmadığı, müsabakada kart gösterilmediği, penaltı, disiplin cezası ve diğer siyah beyaz ihlallerin hiçbirinin gerçekleşmediği aktarıldı. Maçın her iki takım için de top çevirme şeklinde geçtiği, birbirlerine baskı kurmadıkları, zaman geçirmek maksatlı defans oyuncularına ya da kaleciye geri pas yaptıkları ve gol atma ya da birbirlerine üstünlük kurma amacında olmadıkları kaydedildi. Maç görüntülerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna da yer verilen iddianamede, maç sonucunun 0-0 olarak sona erdiği, maçın her iki takım için de top çevirme şeklinde geçtiği, takımların birbirlerine baskı kurmadıkları, zaman geçirmek maksatlı defans oyuncularına ya da kaleciye geri pas yaptıkları, gol atma ya da birbirlerine üstünlük kurma amacında olmadıkları ifade edildi. Ayrıca maçın tek gol pozisyonu olabilecek anının ise maçın 89. dakika 40. saniyesinde gerçekleştiği, Nazilli Belediyespor oyuncusunun rakip kaleye doğru atak yaptığı, kaleci ile karşı karşıya kalamadan bu atağın Ankarasporlu oyuncular tarafından engellendiği, Nazilli Belediyespor oyuncusunun topu kaybetmesinden sonra topa yakın mesafede olmasına karşın topu tekrardan kazanmak için hiçbir çaba sarf etmediği kaydedildi. Maçtan sonra ‘’hayırlı olsun’’ mesajı attığı belirtildi Nazilli Belediyespor Kulüp Başkanı Şahin Kaya’nın dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelere yer verilen iddianamede, ‘’Zonguldak teşvik gönderecekmiş Ankaraspor’a ondan bizim biran önce görüşmemiz lazım dayı" şeklinde maçtan önce yapılmış konuşma içerikleri görüldü. Maçtan sonra şüpheli Hasan Güney’in Ankaraspor Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu’na ’hayırlı olsun’ mesajı attığı, bu mesajın ekran görüntüsünün de Nazilli cephesine gönderildiği belirlendi. Bir gün sonra ise Şahin Kaya’nın Hasan Güney’e, "Her yerde konuşuyormuşsun, maçı bağladım aradım diye. Böyle şeyler söyleme dayı" şeklinde mesaj attığı görüldü. Her iki takımın da bu anlaşmadan menfaat sağladıkları ve kadroda olan ancak maçta oynamayan oyuncu grubunun da maça ilişkin anlaşmayı bildiklerinin değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, 28 Nisan 2024’te Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadında Ankaraspor-Nazilli Belediyespor erkek futbol takımları arasında oynanacak olan maçın öncesinde, maç sonucunu etkileyecek şekilde maçın berabere bitirilmesi için Hasan ile Şahin’in ortak irade içerisinde oldukları, şüpheliler Şahin Kaya ve Hasan Güney’in, şüpheli Abdurrahman vasıtası ile Memet Emin ile iletişime geçtikleri, Abdurrahman’ın aracılık etmek sureti ile Şahin ve Memet’in maçın öncesinde, maç sonucunu etkileyecek şekilde maçın berabere bitirilmesi konusunda anlaştıkları, maçın sonucunun berabere bitmesi neticesinde Ankaraspor takımının bir üst lige çıkması için play offlara kalmasının ve Nazilli Belediyespor takımının da da ligde kalmasının kesinleşeceği, böylece her 2 takımın da bu anlaşmadan menfaat sağladıkları ve kadroda olan ancak maçta oynamayan oyuncu grubunun da maça ilişkin anlaşmayı bildiklerinin değerlendirildiği, buna göre oyuncu gruplarının şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunarak üzerlerine atılı suçu işledikleri kaydedildi. Kulüp başkanlarına 4 yıl 6 aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Şahin Kaya ve Mehmet Emin Katipoğlu’nun ‘şike’ suçundan 1’er yıl 6’şar aydan 4’er yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Diğer şüphelilerin ise aynı suçtan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapsi istendi.
Ankara Bakan Gürlek: "Vatandaşlarımızı bağımlılık tehdidin insafına bırakmamak için tüm imkanlarımızla mücadelemizi sürdürüyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Bağımlılık zincirlerini kırmak ve tek bir vatandaşımızı dahi bu tehdidin insafına bırakmamak için tüm imkânlarımızla mücadelemizi sürdürüyoruz" dedi. Adalet Bakanlığı uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında, infaz sistemimizde kapsamlı ve güçlü bir dönüşüm sürecin yürütüldüğünü açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ceza infaz kurumlarının bilimsel esaslara dayanan, sistematik bir Rehberlik ve Rehabilitasyon modeli uygulandığı ifade edildi. Bağımlılıkla mücadelede hükümlü bireylerin topluma yeniden kazandırılması ve toplumsal huzuru güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtilen açıklamada, çalışmaların bu doğrultuda kararlılıkla sürdürüldüğü dile getirildi. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürüttükleri kararlı çalışmalarla, madde bağımlılığıyla mücadelelerini infaz sisteminde çok daha güçlü ve etkili bir seviyeye taşıdıklarını kaydetti. Bakan Gürlek, şu ifadelere yer verdi: "Bağımlılıkla mücadeleyi sistematik bir rehabilitasyon modeline dönüştürüyor; müstakil kurumlarımızda ve özgülenmiş bölümlerimizde, uzman hekimler ve psiko-sosyal destek ekiplerimizle her hükümlü için bireysel ve kapsamlı rehabilitasyon süreçleri yürütüyoruz. Sorumluluk bilincini güçlendiren, sosyal ve mesleki gelişimi destekleyen uygulamalarla hükümlüleri yeniden topluma kazandırmayı hedefliyoruz. Bağımlılık zincirlerini kırmak ve tek bir vatandaşımızı dahi bu tehdidin insafına bırakmamak için tüm imkânlarımızla mücadelemizi sürdürüyoruz."
Samsun Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hantavirüsün kemirgenlerden bulaştığını belirterek, sokak hayvanlarının özellikle fare ve sıçan popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynadığını söyledi. Atlantik Okyanusu’nda seyreden bir yolcu gemisinde ortaya çıkan şüpheli hantavirüs vakalarının ardından açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, virüsün bulaşma yolları ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Hantavirüsün esas olarak fare ve sıçan gibi kemirgenler aracılığıyla taşındığını ifade eden Özkaya, insanların ise kemirgen dışkısı, idrarı veya yuva kalıntılarının bulunduğu ortamlarda havaya karışan virüs parçacıklarını soluyarak enfekte olabileceğini kaydetti. Özkaya, özellikle uzun süre kapalı kalan kulübe, ahır, çatı katı, garaj ve depo gibi alanların temizliği sırasında riskin arttığını belirterek, "Kurumuş kemirgen dışkıları süpürülürken ya da temizlik yapılırken havaya yayılan parçacıkların solunması bulaş açısından tehlike oluşturabilir" dedi. "İlk belirtiler grip ile karıştırılabiliyor" Hantavirüsün ilk belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını ifade eden Özkaya, "Ateş, kas ağrısı, halsizlik, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülebilir. Bazı hastalarda süreç ilerlediğinde nefes darlığı, öksürük ve akciğerlerde sıvı birikimi gelişebilir. Özellikle kemirgen teması sonrası nefes darlığı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" diye konuştu. "İnsandan insana bulaş riski yok denecek kadar az" Hantavirüsün çoğu vakada insandan insana bulaşmadığını vurgulayan Özkaya, salgın riskinin düşük olduğunu söyledi. Türkiye açısından büyük bir tehdit beklemediklerini belirten Özkaya, "Ülkemizde şehir yaşamında kemirgenlerle temas oldukça sınırlı. Kırsal bölgelerde ise sokak hayvanları kemirgen popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynuyor. Bu nedenle hantavirüsün ülkemiz için ciddi bir salgın tehdidi oluşturacağını düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı. Uzmanından korunma önerileri Kemirgenlerin yaşam alanlarından uzak tutulmasının önemine değinen Özkaya, yiyeceklerin kapalı kaplarda saklanması, çöplerin açık bırakılmaması ve kemirgen giriş noktalarının kapatılması gerektiğini söyledi. Temizlik sırasında ise alanların önce havalandırılması, eldiven ve maske kullanılması gerektiğini belirten Özkaya, kurumuş dışkıların doğrudan süpürülmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Aydın Göreve başlayan Vali Varol’dan anlamlı talep Aydın Valisi Dr. Osman Varol, göreve başlaması dolayısıyla kendisine çiçek gönderilmesi yerine, öğrencilere burs desteği sağlayan vakıf ve derneklere ya da Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağış yapılmasını istedi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Aydın’a atanan Vali Dr. Osman Varol, görevine başladı. Sabah saatlerinde Aydın Valiliği’ne gelen Varol, valilik önünde düzenlenen törenle karşılandı. Karşılama mangasını selamlayan Vali Varol’a çocuklar tarafından çiçek takdim edildi. Aydın Valisi Dr. Osman Varol göreve başlamasının ardından sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında Aydınlı vatandaşlara seslenerek anlamlı bir çağrıda bulundu. Göreve başlaması münasebetiyle şahsına çiçek gönderilmesi yerine, geleceğin teminatı olan öğrencilere burs sağlayan vakıf ve derneklere destek verilmesini rica eden Varol, ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na da bağış yapılabileceğini belirtti. Vali Varol, dayanışma, paylaşma ve yardımlaşma kültürünün en güzel örneklerinden biri olacak desteklerin hem öğrencilerin eğitim hayatına katkı sunacağını hem de kahraman Mehmetçiğe güç vereceğini ifade etti. Gösterilecek hassasiyet ve destek için vatandaşlara teşekkür eden Varol, tüm Aydınlılara sağlık, huzur ve bereket dolu günler temennisinde bulundu. Vali Varol’un bu çağrısı kamuoyunda takdir topladı.
Yozgat Yozgat merkezli 9 ilde dolandırıcılık operasyonu: 980 milyon lira hesap hareketliliği tespit edildi Yozgat merkezli 9 ilde düzenlenen dolandırıcılık operasyonunda 14 kişi gözaltına alınırken, incelenen banka hesaplarında yasa dışı bahisten elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 980 milyon liralık para trafiği tespit edildi. Yozgat Jandarma Komutanlığı ekipleri, B.K.A. isimli şahsın vatandaşları internet sitesi üzerinden yorum ve beğeni yaparak para kazanma vaadiyle yaklaşık 450 bin lira dolandırdığı ihbarı üzerine harekete geçti. Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri konuyla ilgili çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda dolandırıcılık faaliyetlerinin 9 il üzerinden organize olarak yürütüldüğü tespit edildi. Şüphelilerin adreslerinin belirlenmesinin ardından Yozgat merkezli İstanbul, Ankara, İzmir, Kırklareli, Kars, Iğdır, Konya ve Kayseri illerinde 15 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında örgüt yöneticisi olduğu değerlendirilen H.B.’nin de bulunduğu 14 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çeşitli dijital materyaller ele geçirildi. İncelenen banka hesaplarında ise yasa dışı bahisten elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 980 milyon liralık para trafiği tespit edildi. İncelemelerde yasa dışı bahis faaliyetlerinde canlı destek ekibini yöneten 59 kullanıcının yanı sıra bahis oynatımında kullanılan 161 internet sitesi belirlendi. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Şefaatli Adliyesi’ne sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemleri sürüyor.