TEKNOLOJİ - 05 Mart 2013 Salı 11:41

İnternet 'Sözlükleri’nin perde arkası

A
A
A
İnternet 'Sözlükleri’nin perde arkası

İnternette 'Sözlükler', evde annesine, iş hayatında patronuna, okulda dostuna veya sokakta sevgilisine aklına gelen “herhangi bir şeyi” söyleyecek cesareti bulamayanların buluştuğu platformlar haline geldi.

1999 yılında Ekşi Sözlük ile başlayan sözlük furyası, her geçen gün daha da çok gelişerek en güçlü iletişim kanallarının bile referans aldığı ortamlara dönüştü. İçeriğini kullanıcıların oluşturduğu sözlükler, insanlara her konuda özgürce konuşabilmeyi vaat etti. Böylece geleneksel medyada izleyici olan sıradan vatandaş, yeni mecralarda içerik üreticisi konumuna geldi.

Sözlükler hakkında söylenebilecek en belirgin şey insanların genellikle toplumda sergileyemedikleri kişiliklerini, sanal mekanlarda ve sanal kimliklerle temsil edebilmesi. Kullanıcı, bir nickname ile sözlükte bir kimlik sahibi oluyor ve fikirlerini bu rumuz üzerinden aktarıyor. Aktarılan içeriğin saldırı maksadı taşıması halinde ise saldırı sahibinin bir rumuzdan ibaret olması bolca tartışma konusu oluyor. Şahan Gökbakar’ın “Celal ile Ceren” filminin İMDb’de en kötü film seçilmesinin altında da yine sözlük camiası çıkmıştı.

Trollere de ev sahipliği yapıyor

Sözlük bir havuzsa eğer, o havuza bodoslama atlayan kişilerin başında da troller geliyor. Bütün yazdıklarında muhaliflik yapan troller, dikkat çekmek için önemsenen ve gündem olan konuları eğlenceli hale getiriyorlar. Üstelik bunu yaparken kendileriyle çelişmemek gibi bir kaygıları da yok. Daha önce ölümüne muhalif olduğu bir konunun, başka bir zaman diliminde en sıkı savunucusu olabiliyor. Peki yönetim troller için nasıl bir son hazırlıyor?

Arı maya uçmayı öğreniyor

Her canlının ölümü tadacağı gibi, her sözlükçü de bir gün uçurulacaktır. ‘Uçurulmak’, sözlükten atılmayı ifade ediyor. Yani format dışı bir tanım girildiğinde ya da sözlük ahalisini rahatsız edecek davranışlar sergilendiğinde kapı gösteriliyor.

“Çok iyi de oldu çok güzel iyi oldu tamam mı?”

Bir sözlükçü için en önemli meselelerden biri de “motto” adı verilen kalıplara hakim olmaktır. Kimi zaman komik bir videoda geçen bir söz, zaman zaman da siyasi liderin dil sürçmesinden kaynaklanan hatalar bir anda kutsal cümlelere dönüşüveriyor. “çok iyi de oldu çok güzel iyi oldu tamam mı?”, “eyyorlamam bu kadar”, “işsazı issinin issassız”, “beyin bedava”, “sabri sarıoğlu was here”, “çocuğumu keserim”, “yok artık lebron james” ve “evlat olsa sevilmez” gibi kalıplar bunlardan sadece bir kaçı.

“Ekşimiş ruhların buluşma yeri” mi?

Sözlüğün sınır tanımaz ve durdurulamaz yapısı zamanla dikkat çekti ve karşılıklı silahlar da çekildi. Bunların en belirgin örneği Ekşi Sözlük ile Fatih Altaylı arasında yaşandı. Altaylı, sözlük için “Ekşimiş ruhların buluşma yeri” başlıklı bir yazı yazdı. Daha sonra ise mahkeme ve tazminat süreçleri yaşandı. Fatih Altaylı, sözlüğe 9.500 TL tazminat ödedi, sözlük yazarları ise bu parayla hayvan barınaklarına mama gönderdi.

Sözlükçüler ne dedi?

benyeniyimgaliba / itü sözlük
Kimi konularda enerji patlaması yaşıyorum ve ben bu patlamayı bir nickname arkasına saklanarak yazamamış olsaydım beni evden aldırırlardı. Tabi birde sözlük mecralarında sürekli olan kız tavlama mevzusu vardır ki ona değinmek bile istemem. Sevdiğim adama, onu nasıl sevdiğimi anlatamadım ama sözlükte bir ozan oldum çıktım.

charlieprince / ekşi sözlük
Sözlükler genel anlamda tek kelime ile söyleyecek olursak muhabbet mecralarıdır. Günlük hayatta muhabbetlerin içeriği çoğu zaman sıradandan öteye gitmez, niş konular üzerinde karşılıklı yorum yapabilmek herkesin başına gelemez. Bu yüzden sözlükler karşılıklı bilgi alışverişi ve tabii ki tecrübe paylaşımı için kullanılan mekanlardır. Sözlüklerin içeriğindeki bilgi, sözlüğün temasına göre farklılık gösterebilmektedir ve dolayısıyla sözlük kullanıcıları talep ettikleri temaya kanalize olabilirler.

satanist yiyen kedi / ekşi sözlük
Neden sözlük yazarı olduğum hakkında aklımda kesin çizgilerle oluşturulmuş bir çerçeve yok aslında. Ancak, sözlüğün en görkemli yanı kuşkusuz bilgi aktarımıdır. Bilgi aktarımı konusu da ne yazık ki üzerinde yazı yazmak için epey sıkıcı bir konu, insanın insanlaşma tarihinden, yazarları öldürdüğümüzden, yok kütüphaneleri yağmaladığımızdan filan bahsedeceğim; bu düşüncem burada kalsın. Bunlar bir tarafa, bazı yanlış anlaşılmalar da var sözlükler hakkında, dışarıdan bakan çoğu göze çoğulcu ve eşitlikçi bir hayal dünyası gibi gözükse de içerisine girince bir şeylerin tam olarak da aklınızda oluşturduğunuz şekilde olmadığını görüyorsunuz.

enstantane insan / itü sözlük
Sözlük bana daha çok gençlerin takıldığı bir yer gibi geldiğinden ortamın samimi olduğunu düşünüyorum. Daha çok arkadaş ortamı gibi açıkçası bilgi edinmektense bir şekilde gündemi takip etmek ve eğlenmek için sözlükte vakit geçiriyorum.

wearetheworldbabe / itü sözlük
Sözlük benim için bir tür toplumsal hafıza görevi görüyor. Kişi ve olaylar hakkındaki girdiler, bilgiyi ham ve taraflı haliyle veriyor. Tarafsız bilginin kutsallaştırıldığı bir ortamda öznel ve taraflı bilgi bizi standartlardan kurtarabilir. Benim sözlükte muhalefet ya da yaftalama gibi bir derdim yok. Sadece kişisel görüş ve deneyimlerden oluşan bir günlüğün, gelecekten geçmişe bakıldığında ana akımın dışında alternatif bir toplumsal hafıza görevi göreceğini düşünüyorum.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta Belediyesi’nden Sütçüler’de yeni öğrenci yurduna yardım eli Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Sütçüler ilçesi ziyaretinde ilçeye yapılan 198 öğrenci kapasitesi yurt inşaatında incelemelerde bulundu. Sütçüler Belediye Başkanı İsmail Yurdabak, yapımı tamamlanan yurt hakkında bilgi verdi, desteklerinden dolayı Başkan Başdeğirmen’e teşekkür etti. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen bir taraftan kent merkezinde hizmetlerine devam ederken, bir taraftan ilçe ve köylere de önemli hizmetlerde bulunuyor. Başkan Başdeğirmen, bu kapsamda Sütçüler ilçesinde öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanması için yapımı tamamlanan 198 kişi yurt için destek verdi. Sütçüler ilçesinde öğrenciler için hayata geçirilen yeni yurt, eğitimde fırsat eşitliğine önemli katkı sağlayacak. Yapımında Isparta Belediyesi de destek vererek projeye güç kattı. Isparta Belediyesi, yurdun ısınma sistemi için 10 adet kalorifer peteği temin ederken, inşaatta kullanılmak üzere tüm yurt için briket desteği sağladı. Sütçüler Belediye Başkanı İsmail Yurdabak, yapımı tamamlanan yurt hakkında bilgi verdi, desteklerinden dolayı Başkan Başdeğirmen’e teşekkür etti. Başkan Yurdabak, "Sütçüler ilçesinde öğrenim görecek 198 öğrencimiz burada barınacak. Her odamızda tuvalet ve banyosu mevcut. Müdür odasından personel odasına kadar hepsi tamamlandı. Sütçüler Belediyemizin bütçesinden yapımına başladık. Sizlerden de Allah razı olsun. İnşaat sürecinden önemli destekleriniz oldu. Çok büyük emeğiniz var bu yurtta. Yurdumuzu inşallah Haziran ayından itibaren yeni eğitim öğretim yılında öğrencilerimizin hizmetine sunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Başkan Başdeğirmen ve Başkan Yurdabak, yurdun içerisinde incelemelerde bulundu. Öte yandan, yeni yurt, öğrencilere sadece barınma imkânı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyal ve akademik yaşamlarını destekleyecek modern altyapıya sahip. Öğrenciler, güvenli ve sıcak bir ortamda eğitimlerine odaklanabilecek.
İstanbul Ramazan coşkusu Ümraniye’nin dört bir yanında yaşanıyor Ümraniye Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini ilçenin her köşesine taşımaya devam ediyor. Birlik ve beraberliği güçlendiren kültürel programlar, gönül sofralarında buluşmalar ve ihtiyaç sahiplerine yönelik kapsamlı sosyal desteklerle Ramazan’ın huzuru ve bereketi Ümraniye’de dolu dolu yaşanıyor. İlçe meydanında kurulan etkinlik alanı, yapılan organizasyonlar ve sürdürülen yardımlarla her yaştan vatandaş Ramazan iklimini derinden hissediyor. 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda kurulan Ramazan Etkinlik Çadırı, gün boyu farklı programlara ev sahipliği yapıyor. Meydan ve çevresi Ramazan’a özel ışıklandırmalarla süslenirken aileler de çadırda çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçiriyor. Etkinlik çadırında özellikle çocuklara yönelik sahnelenen tiyatro oyunları ve animasyon film gösterileri miniklerin ilgisini çekiyor. Geleneksel Ramazan eğlenceleriyle tanışan çocuklar hem eğleniyor hem de kültürel değerlerle buluşuyor. Aileler için hazırlanan oturma alanları ve ikram noktaları da sıcak bir Ramazan ortamı oluşturuyor. Enderun usulü teravih namazlarıyla manevi derinlik Gündüz kuşağında gerçekleştirilen programlar kapsamında Necmettin Nursaçan, Said Ercan gibi kıymetli isimlerin yanı sıra akşam programlarında Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ve Prof. Dr. Mustafa Karataş gibi sevilen hocaların sohbetleri yer alıyor. Ezgi ve tasavvuf müziği konserleri ve ilahi programlarıyla çadırda huzur dolu anlar yaşanıyor, vatandaşlar Ramazan gecelerini maneviyatla taçlandırıyor. Ümraniye’nin farklı camilerinde kılınan Enderun usulü teravih namazları, Ramazan gecelerine ayrı bir anlam katıyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan bu özel ibadet geleneğinde namaz farklı makamlarla eda ediliyor, ilahilerle zenginleşen teravih programları cemaatin yoğun katılımıyla gerçekleşiyor. Bu özel uygulama sayesinde hem gelenek yaşatılıyor hem de Ramazan’ın ruhu daha derinden hissediliyor. Gençler aynı sofrada buluşuyor Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhu gençlerle daha da güçleniyor. İlçedeki farklı liselerde düzenlenen iftar programlarında öğrenciler, öğretmenleri ve Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ile aynı sofrada buluşuyor. İftar öncesi gerçekleştirilen kısa söyleşiler ve manevi içerikli etkinliklerle gençler Ramazan’ın anlamını daha yakından idrak ediyor. Bu buluşmalar, okul ortamında birlik duygusunu pekiştirirken gençler arasında güçlü bir dayanışma bağı oluşturuyor. İhtiyaç sahiplerine erzak kolisi desteği Ramazan boyunca ihtiyaç sahibi aileler de unutulmuyor. Temel gıda ürünlerinden oluşan erzak kolileri titizlikle hazırlanarak ekipler tarafından vatandaşların evlerine ulaştırılıyor. Kolilerde un, yağ, bakliyat, şeker ve benzeri temel ihtiyaç malzemeleri yer alıyor. Bu destek sayesinde birçok ailenin iftar ve sahur sofralarına bereket taşınıyor. Öte yandan ihtiyaç sahibi vatandaşlara sunulan Sosyal Destek Kartı uygulaması Ramazan’da da aktif şekilde kullanılıyor. Anlaşmalı marketlerde geçerli olan kart sayesinde aileler kendi ihtiyaçlarını kendileri belirleyebiliyor. Bu uygulama hem pratik bir çözüm sunuyor hem de vatandaşların alışverişlerini gönül rahatlığıyla yapmalarına imkan tanıyor. Aşevi ile her gün sıcak yemek ve sokakta iftariyelik dağıtımları Ümraniye Belediyesi Aşevi, Ramazan boyunca her gün düzenli olarak sıcak yemek hazırlıyor. Evinde yemek yapma imkânı olmayan, yaşlı, engelli ya da zor durumda olan vatandaşlara yemekler ulaştırılıyor. Büyük bir titizlikle sürdürülen hizmet, ilçede güçlü bir sosyal dayanışma örneği olarak devam ediyor. İftara yolda yakalanan vatandaşlar için de çeşitli noktalarda iftariyelik dağıtımı gerçekleştiriliyor. Metro çıkışları ve yoğun bölgelerde kurulan stantlarda su, hurma, sandviç ve meyve suyundan oluşan paketler vatandaşlara ikram ediliyor. Böylece orucunu dışarıda açmak zorunda kalan vatandaşlar da Ramazan’ın paylaşma ruhunu hissediyor. Ümraniye’de Ramazan, kültürel etkinliklerle zenginleşen meydanlarda, camilerde yükselen dualarda, gençlerin buluştuğu sofralarda ve ihtiyaç sahiplerine uzanan yardım eliyle bütün yönleriyle yaşanıyor. Ümraniye Belediyesi, gerçekleştirdiği çalışmalarla hem sofraları hem de gönülleri ısıtmaya devam ediyor, Ramazan’ın huzuru ve bereketi ilçede her geçen gün daha güçlü hissediliyor.
Samsun OMÜ’den iki yeni patent: Tepsilerde hijyen ve elektrokromik ölçümde yenilik Ondokuz Mayıs Üniversitesi mühendisleri, unlu mamul tepsilerinin dış yüzeylerini ürünle temas etmeden yıkayan bir makine ve elektrokromik cihazların performansını mikroişlemci ile ölçen bir sistem geliştirdi. İki buluş da Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), ulusal patent performansına iki yeni tescil daha ekledi. Ulusal Patent Tescili verilerine göre dördüncü sırada yer alan üniversitenin iki patenti, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. OMÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cengiz Görkem Dengiz tarafından geliştirilen "Unlu Mamul Tepsilerinin İçlerinde Gıda Varken Dış Kısımlarının Yıkanması İçin Makine" başlıklı buluş patent aldı. Makine, üretim hattında bulunan ve içinde gıda yer alan tepsilerin dış yüzeylerinin temizlenmesini hedefliyor. Sistem, tepsilerin iç kısmındaki ürüne temas etmeden dış yüzeylerin yıkanmasına imkân sağlayacak şekilde tasarlandı. Çalışma, endüstriyel üretim süreçlerinde hijyen uygulamalarına yönelik teknik bir çözüm sunuyor. Elektrokromik cihazlar için mikroişlemci tabanlı ölçüm sistemi Patent tescili alan ikinci çalışma, Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim İnanç ile Özge Akpınar Saruhan tarafından geliştirilen "Mikroişlemci Tabanlı Elektrokromik Cihaz Parametre Ölçüm Cihazı" oldu. Buluşta, açık kaynak kodlu bir mikroişlemci aracılığıyla elektrokromik cihazların kontrolü ve performans parametrelerinin ölçümü amaçlanıyor. Sistem; optik modülasyon, anahtarlama süreleri, renklenme verimliliği ve çevrim ömrü gibi teknik verilerin ölçülmesine yönelik bir altyapı içeriyor. Çalışmanın, elektrokromik malzemelerin araştırma ve test süreçlerinde kullanılması öngörülüyor. OMÜ, söz konusu iki patentle birlikte Ar-Ge faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmaların tescil sürecini tamamlamış oldu.