DÜNYA - 19 Ocak 2026 Pazartesi 19:52 | Son Güncelleme : 19 Ocak 2026 Pazartesi 19:54

Merz, Grönland ve ek gümrük vergilerini Trump ile Davos’ta görüşmeyi planlıyor

A
A
A
Merz, Grönland ve ek gümrük vergilerini Trump ile Davos’ta görüşmeyi planlıyor

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD’nin Grönland planına karşı tutumları nedeniyle Avrupa ülkelerine getirmek istediği ek gümrük vergilerinin kimseye fayda sağlamayacağını belirterek, "Bu gerilimin devam etmesini istemiyoruz. ABD ile ticaret savaşı istemiyoruz. Ancak, uygunsuz bulduğumuz bu tür gümrük vergileriyle karşı karşıya kalırsak buna tepki verebiliriz. ABD Başkanı Donald Trump ile Davos’ta görüşmeyi planlıyorum" dedi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, genel başkanlığını yaptığı Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Yürütme Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland planına karşı tutumları nedeniyle Avrupa ülkelerine ek gümrük vergileri getirmesine dönük kararına değinen Başbakan Merz, gerekmesi durumunda Avrupa’nın çıkarlarını korumak için tepki verileceğini belirtti. Trump’ın gümrük vergisi tehdidi gündeme geldiğinden bu yana Avrupa Birliği içinde gerilimi artırmama konusunda hemfikir olunduğunu kaydeden Merz, "Gümrük vergileri kimseye fayda sağlamıyor, hatta herkese zarar veriyor. Amerikalı tüketiciler artık gümrük vergilerinin etkisini hissediyor. Gümrük vergileri ithalatın yapıldığı ülkelerce ödenir ki bu durumda Amerikalı tüketiciler gümrük vergisi ödeyecek. Amerika'da ekonomi, Amerikan hükümetinin bir yıl önce öngördüğü kadar iyi gitmiyor. Bence bunun gümrük vergisi politikasıyla da bir ilgisi var" ifadelerini kullanarak, ABD’nin atacağı adımın ekonomik sonuçları konusunda uyarıda bulundu.

Merz, "Bu tırmanışın devam etmesini istemiyoruz. ABD ile ticaret savaşı istemiyoruz. Ancak, uygunsuz bulduğumuz bu tür gümrük vergileriyle karşı karşıya kalırsak buna tepki verebiliriz" dedi

"Grönland'a askerler keşif amaçlı gitti ve döndü"

Merz, Grönland’a keşif amaçlı giden Avrupa ülkelerinin askerlerinin geri dönmesine ilişkin soru üzerine, "Misyona katılan ülkeler, büyük çoğunlukla İskandinav ülkeleriydi. Bu tamamen bir keşif misyonuydu, planlandığı gibi gerçekleştirildi ve planlandığı gibi tamamlandı. Amerikalıların olduğu bir toplantıda bu misyon kararlaştırıldı. Dolayısıyla Amerikan hükümeti için sürpriz olmadı. Danimarka hükümeti ile koordineli olarak, Danimarka'da güvenlik açıkları olup olmadığı, Danimarka'da somut tehditler olup olmadığı konusunda bir keşif misyonu gerçekleştirildi ve bu keşif misyonunun sonuçları şu anda değerlendiriliyor. Bunu Amerikalılarla görüşeceğiz ve perşembe akşamı Brüksel'de birlikte bu konuyu da tartışacağız" dedi.

Grönland'ın güvenlik durumunun uzun vadeli değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Merz, "ABD bir zamanlar Grönland'da 30 binden fazla asker bulunduruyordu. Şu anda bu sayı 200'ün altında. Yani açıkça görülüyor ki ABD’nin kendi tehdit analizi de şu anda sunulduğu kadar dramatik değil. Ancak bu, tehdidin tekrar artmayacağı anlamına gelmez. Güvenlik durumu daha zor hale gelebilir ve burası Avrupa NATO bölgesi olduğu için bölgeyi korumak da bizim çıkarımıza. Grönland, önümüzdeki yıllarda kesinlikle çok daha fazla ilgi görecektir. Toprak bütünlüğü ve egemenliği NATO içindeki üye devletler için de geçerlidir ve ben Amerikan hükümetini bu ilkeleri ihlal etmemesi konusunda ikna etmek için her şeyi yapacağım. Çünkü bu, NATO içindeki işbirliği bağlamında başka sonuçlar doğurabilir ancak bu anlaşmazlığı birlikte çözme şansımızın olduğunu düşünüyorum" dedi.

"En büyük endişem Grönland değil Ukrayna"

Merz, şu anda Avrupa'da güvenlik tehdidinin daha çok batıdan değil doğudan geldiğini savunarak, "Ukrayna'daki savaşı görüyoruz. Bu, tüm güvenliğimiz, özellikle de Doğu Avrupa ve Batı Avrupa'nın güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Grönland şu anda Rusya tarafından bazı yerlerde ifade edildiği kadar büyük bir tehlike altında değil ve bu nedenle önümüzdeki günlerdeki görüşmelerimde odak noktamı tekrar biraz daha Ukrayna'ya vermek istiyorum. Çünkü Putin hala müzakere masasına oturup bu savaşı sona erdirmeye hazır değil. Ve bu gerçekten de şu anda Avrupa'nın güvenliği için en büyük endişem, Grönland değil, Ukrayna" ifadelerini kullandı.

"Trump ile görüşeceğim"

Başbakan Merz, Grönland ve ek gümrük vergileri konularının ağırlıkta olduğu başlıkları ele almak üzere İsviçre'nin Davos kentinde gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu’nda ABD Başkanı Trump ile görüşmeyi planladığını da kaydetti. Merz, ABD'nin Avrupa mallarına uygulayacağı gümrük vergilerinin Alman ve Avrupa ekonomilerine de zarar vereceğine dikkat çekerek, Trump ile görüşmesinde bir çözüm bulmak istediğini söyledi.

"Suriye’deki anlaşma cesaret verici bir işaret"

Suriye’de gelişmelere ve Şam yönetimi ile terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye uzantısı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 14 maddelik anlaşmaya ilişkin soru üzerine ise Başbakan Merz, "Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’nın Suriye'deki iç siyasi durum nedeniyle bugün ve yarın için planlanan Berlin ziyaretini iptal ettiğini öğrendik. Bu 14 maddelik planı henüz nihai olarak değerlendirmedik. Bunu federal hükümet içinde yapacağız, ancak ülkedeki tüm uygulama sürecini desteklemek istiyoruz. Suriye, Orta Doğu'da büyük ve önemli bir ülke, tüm bölgeye refah ve barış getirebilecek bir ülke. Bu bakımdan, bu ülkenin istikrara kavuşması, barışın hâkim olması ve nüfusu oluşturan farklı grupların iyi bir şekilde bir arada yaşayabilmesi bizim de çıkarımıza. Dün ateşkes ilan edilmesi cesaret verici bir işaret. Ancak bu konuda kesinlikle daha yapılacak çok iş var. Bu çalışmaları Suriye hükümetine verdiğimiz destekle takip ediyoruz" dedi.

Trump, 8 Avrupa ülkesine ek gümrük vergisi duyurmuştu

ABD Başkanı Donald Trump, 17 Ocak'ta Grönland ile ilgili tartışmalarda dünya barışının tehlikede olduğunu savunarak, ülkesinin Grönland'ı almasına karşı çıktıkları gerekçesiyle Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya'ya gümrük vergileri getireceğini duyurmuştu.
Avrupa Birliği, ABD’nin ek gümrük vergilerine karşı verilecek yanıtı değerlendirmek üzere perşembe günü olağanüstü toplantı yapılacağını duyurdu. Avrupalıların planları arasında toplam tutarı 93 milyar euroyu bulan gümrük yaptırımları ile Amerikan şirketlerinin Avrupa pazarındaki faaliyetlerine kısıtlamalar var.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.