BASKETBOL - 02 Kasım 2018 Cuma 14:33

Nikola Kalinic: '3 finalde 1 şampiyonluk kötü bir istatistik'

A
A
A
Nikola Kalinic: '3 finalde 1 şampiyonluk kötü bir istatistik'

Dört yıldan beri Fenerbahçe’de forma giyen Nikola Kalinic, 3 Euroleague finalinden sadece 1 şampiyonluk çıkarmalarının kötü bir istatistik olduğunu söyledi.

Fenerbahçe’ye transfer olduktan sonra sarı lacivertli forma altında 5 kupa kazanan Nikola Kalinic, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle bir sezon uzak kaldığı Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’ne bu sene yeni forma numarasıyla daha fazla şampiyonluk kazanmak için döndü. 

RedBull.com’a bir röportaj veren 26 yaşındaki forvet, Euroleague’de oynadıkları 3 finalden sadece 1 şampiyonluk çıkarmalarının kötü bir istatistik olduğunu düşünüyor. "BSL şampiyonlukları elbette çok değerli ama Avrupa’da oynadığımız üç finalden yalnızca bir şampiyonluk çıkarmamız, benim için kabul edilemez bir şey. Benim başarı kriterlerime göre, bu oranın en az yüzde 50 olması gerekir. Tabii ki bunu değiştirmek için bu sezon bir şansımız olacak" açıklamasını yapan Kalinic, geçen sene uzak kaldığı parkelerde yeni yeni kendini bulmaya başladığını söyledi.

"Her şeyin daha da iyiye gideceğinden eminim" 

Tecrübeli basketbolcu, "Bu sezon işimi sağlama almalı ve ilk günden itibaren ritmimi geri kazanmak için çaba göstermeliyim. Bunu yapabileceğime inanıyorum. Yazı çok iyi geçirdim, biraz dinlenmeye ve basketbolu zihnimden çıkarmaya ihtiyacım vardı. Bunu yaptım ve sonrasında sahaya fiziksel olarak yüzde yüzümle geri dönüp iyi bir antrenman yoğunluğuna geçiş yaptım. Bu sezona dair çok pozitif hislerim var, her şeyin daha da iyiye gideceğinden eminim" ifadesini kullandı.

"Fenerbahçe bize olağanüstü bir profesyonellik sunuyor" 

Fenerbahçe’de uzun süredir oturmuş bir kadro olduğunu ve kendilerini aile gibi hissettiklerini de sözlerine ekleyen Nikola Kalinic, "Bunun için hepimiz Fenerbahçe’ye teşekkür etmeliyiz. Bugünün spor dünyasında, özellikle de Avrupa basketbolu gibi finansal konjonktürün çok değişken olabildiği bir ortamda, bu yapıları uzun süre bir arada tutmak hiç kolay değil. Bizim burada bu kadar uzun kalmış olmamız, Avrupa basketbolu için bir anomaliye karşılık geliyor. Peki bu nasıl mümkün oluyor? Fenerbahçe’deki karar vericiler, en hayati şeyin bu yapıyı korumak olduğunu biliyor ve bunu birinci öncelikleri addediyorlar. Bugün meslektaşlarımız en üst düzey kulüplerde bile kontratlarının gereği olan parayı almakta güçlük çekebiliyorken, bu kulüp bize ilk günden bu yana olağanüstü bir profesyonellik sunuyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını korumayı başardı ve 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla başarılı performansını sürdüren OYAK Çimento sektör ortalamasının üzerinde kar marjı yakalarken; sahip olduğu yüksek likit pozisyonu ve sağlam bilanço yapısıyla önümüzdeki dönemde yeni büyüme ve genişleme yatırımlarına hız vereceğinin sinyalini verdi. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını koruyarak, 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento, 2025 yılına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Açıklanan verilere göre şirket, 2025 yılında toplam 56,5 milyar TL net satış rakamına ulaştı. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento finansal dayanıklılığını ve operasyonel gücünü koruyarak 2025’te de Çimento sektöründe olumlu olarak ayrıştı. İhracat hacmi yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında arttı 2025’te şirketin satış gelirleri, sınırlı fiyat artışlarının etkisine rağmen hacimlerdeki büyümenin etkisiyle 56,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, çimento ve hazır beton hacmi de bir önceki yıla göre (yıllık bazda yüzde 3 ve yüzde 25) artış gösterdi. Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteren OYAK Çimento’nun toplam beton hacmi, 60 adet beton tesisinin sektördeki güçlü konumuna paralel olarak ikinci ve üçüncü çeyrekteki çift haneli büyümesi sonrasında, yılın son çeyreğinde de yüzde 4 oranında arttı. İhracat hacmi ise yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında artış gösterdi. 2025 yılında Türkiye’nin yedi bölgesindeki yaygın tesis ağı ve lojistik gücüyle fark oluşturan OYAK Çimento, özellikle beton ve agrega operasyonlarında yakaladığı çift haneli büyüme ivmesini yıl geneline yayarak pazar liderliğini pekiştirdi. "Finansal gücümüzü yeni yatırımlarla taçlandıracağız" Yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp Tunçsoy, "Sağlam bilanço yapımız ve güçlü likidite pozisyonumuzla desteklenen; TCC ve OYAK’ın bütünleşik sinerjisi ve CIMPOR’un global çimento pazarındaki gücü, OYAK Çimento’nun sınır ötesi büyüme yolculuğunda yatırım stratejisini hızlandıran ve ölçeklendiren belirleyici bir kaldıraç görevi görmektedir. 2025 yılı, küresel ve yerel piyasalardaki tüm zorlu şartlara rağmen operasyonel gücümüzü kanıtladığımız bir yıl oldu. Etkin maliyet yönetimimiz ve verimlilik odaklı stratejimiz sayesinde sektörde yine en yüksek kâr marjını yakalayarak liderliğimizi perçinledik. Enerji verimliliği yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederken, asıl heyecan verici olan nokta ulaştığımız finansal olgunluktur. Sahip olduğumuz güçlü bilanço ve yüksek likit pozisyonumuz, bize ilerleyen dönemlerde büyüme yatırımlarına hız verme noktasında güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Yeni döneme hazırız; sadece mevcut konumumuzu korumakla kalmayacak, stratejik yatırımlarla büyüme hamlemizi bir üst seviyeye taşıyacağız" dedi "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi koruduk" 2025 yılı genelinde, enflasyonun altında kalan fiyat hareketlerine karşın etkin maliyet yönetimi ve operasyonel çeviklik sayesinde OYAK Çimento’nun performansını en üst seviyede tuttuğunu belirten Tunçsoy, şöyle devam etti: "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi korurken, çevre coğrafyalardaki potansiyel büyüme alanlarına odaklanarak bölgesel bir güç olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik. Yıl genelinde karbon nötr yolculuğumuzun en kritik halkası olan sürdürülebilir enerji projelerimize odaklandık. Alternatif yakıt kullanım oranımızı yüzde 30 seviyelerine taşırken, 115 MW kapasiteli güneş enerjisi ve atık ısı geri kazanım sistemlerine yönelik yatırımlarımızla yüzde 70 sürdürülebilir enerji hedefimize bir adım daha yaklaştık." Finansal şeffaflık ve kurumsal disiplinin altını çizen Tunçsoy, WisdomTree’nin yedi küresel endeksine dahil edilmelerini, GRI onaylı ilk entegre raporun yayımlanmasını ve Ekim ayında gerçekleştirilen 4,9 milyar TL’lik temettü ödemesini hatırlatarak, "2025 yılını, finansal dayanıklılığımızı ve operasyonel gücümüzü bir kez daha kanıtlayarak geride bırakıyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımızla sektördeki öncü konumumuzu daha da sağlamlaştırmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Geleceğe güvenle bakıyoruz" OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti: "CIMPOR-OYAK Çimento’nun, 2024 yılında küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi bir adım atması ile başlayan sürecin devamında, dayanıklı finansal performansımızı 2025 yılında da devam ettirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin yedi bölgesindeki entegre tesis ağımız ve küresel bilgi birikimimizle sadece finansal değil, toplumsal ve çevresel sorumluluk alanlarında da sektöre yön veriyoruz. OYAK Çimento’nun sergilediği sağlam finansal tablo ve sürdürülebilir nakit üretme gücü, uluslararası sermaye piyasalarında gördüğümüz güvenle 2025 yılında da teyit edilmeye devam etti. Küresel arenada karşılık bulan bu başarımızın odağında, verimlilik temelli büyüme stratejimiz yer alıyor. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisine olan sarsılmaz inancımızla hem yerel hem de küresel pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeyi 2025 yılında da sürdürdük. Tavizsiz mali disiplinimiz, küreselleşme ve yatırımlarımız konusundaki kararlılığımız, sürdürülebilirlik taahhütlerimizle tüm paydaşlarımız için kalıcı değer oluşturmaya devam edeceğiz. Bu istikrarlı yolculuğumuza emekleri ve güvenleriyle katkı sağlayan tüm çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum."
Edirne Bakan Kurum: "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de "Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut" kapsamında düzenlenen ’Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Bakan Kurum, "500 bin sosyal konut seferberliğimiz kapsamında Edirne’de inşa edeceğimiz 2 bin 537 konutumuzun kura heyecanını yaşıyoruz. Şimdiden yeni yuvalarımızın kıymetli annelerimize, babalarımıza, yavrularımıza ve gençlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık" Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Edirne’de bugüne kadar yaklaşık 27 milyar liralık yatırımımızda devam ediyor. Edirne’de hamdolsun, 7 bin 597 konutu, eğitimden sağlığa, sosyal donatı alanlarından altyapıya kadar birçok projeyle birlikte şehrimize kazandırdık. Meriç Nehri kenarında, yürüyüş ve bisiklet yolları, gençlerimiz için sosyal alanlar, kütüphaneler ve 7 gün 24 saat hizmet veren millet bahçesiyle toplam 600 bin metrekarelik büyük bir projeyi Edirne’ye armağan ettik. Ayrıca Selimiye Camii’nin eski ihtişamına kavuşması için meydan ve çevre düzenlemesini gerçekleştirdik. Çarpık yapıları kaldırdık, tarihi silueti ortaya çıkardık. Yeşil alanları, aydınlatması ve zemin düzenlemeleriyle Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık. Edirne’nin kalbi Saraçlar Caddesi’nde de restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarını tamamladık. Caddeyi ışıl ışıl, modern ve huzurlu bir görünüme kavuşturduk" şeklinde konuştu. "455 bin konutu hızla tamamlıyoruz" "Bir yandan deprem bölgesinde 455 bin konutu hızla tamamlıyoruz, diğer yandan 500 bin sosyal konut projemizi sürdürüyoruz" diyen Bakan Kurum, "Bugüne kadar yaklaşık 72 ilde 314 bin konutun hak sahiplerini belirledik. Edirne’de de 2 bin 537 konutumuzun inşa sürecini başlatıyoruz. Vatandaşlarımızı bir saat, bir dakika daha erken yuvalarına kavuşturabilmek için işçi kardeşlerimizle birlikte gece gündüz, 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" 2 yıl gibi kısa bir sürede Avrupa ülkesi büyüklüğünde alanı yeniden inşa ettiklerini belirten Bakan Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır. Biz sadece afet sonrasında değil, afetlere hazırlık noktasında da kararlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar 2 milyondan fazla konutun dönüşümünü gerçekleştirdik" dedi. "İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük" "Yapılan her iki dönüşümden birini bugün İstanbul’da hayata geçiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki yaşanabilecek bir İstanbul depremi, Allah korusun, bir milli güvenlik meselesidir. Bunun tek ve zorunlu çözümü kentsel dönüşümdür" ifadelerini kullanan Bakan Kurum, "Bu anlayışla İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük, 300 bin konutluk kentsel dönüşüm projesini de hızla sürdürüyoruz. Bu süreçte belediyelerimizin sorumluluk alması, vatandaşlarımızın dönüşüme destek vermesi hayati öneme sahiptir. Biz devlet olarak dönüşümü teşvik edecek her adımı atıyoruz. Milletimizden gelen talepleri dikkate alıyor, süreci kolaylaştıracak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Son olarak İstanbul’da ’Yarısı Bizden’ kampanyasında uzun süredir beklenen bir düzenlemeyi uygulamaya alıyoruz. Kampanya 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Bu tarihe kadar evini ya da iş yerini riskli yapı olarak tescil ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan yararlanabilecek. Böylece ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği gibi zaman alan işlemler nedeniyle yaşanabilecek mağduriyetlerin de önüne geçmiş olacağız. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
Sakarya Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi" Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclisi’nde kabul edilen "Kafe ve Kafeterya İşletmeleri Temel İçecek Grupları Azami Fiyat Tarifesi" çerçevesinde küçük bardak çayın azami satış fiyatının KDV hariç 100 TL olarak belirlenmesi kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Esnafa fırsat verildiğini aktaran Mübeyyen Arça isimli vatandaş, "Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" dedi. Sakarya’da kafe ve kafeterya işletmeleri küçük bardak çayı en fazla 100 TL’den satabilecek. SATSO fiyatları doğrudan belirlemiyor ancak aldığı kararla işletmelere çayı 100 TL’ye kadar satma imkanı tanımış oldu. Bu durum bazı vatandaşlar tarafından "üst sınırın zamanla referans fiyat haline gelebileceği" endişesiyle eleştirildi. Karara ilişkin 5. Meslek Komitesi adına açıklama yapan Meclis Üyesi Gökçe Yıldızlı, "Komite olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, fiyat standardının oluşturulması ve işletmelerin maliyet artışlarına oranla sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bir tarife hazırladık. Fiyat farkları çok açık. Bizler bir tavan fiyat belirledik ancak bu tavanın altında dileyen dilediği fiyatta satabilecektir. Çünkü işletmeler arasında kira gibi maliyetler değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple küçük bardak çay 100 TL, büyük/duble çay 150 TL, Türk kahvesi 200 TL, 330 ml Su 50 TL, 500 ml Su ise 60 TL azami olarak komitemiz tarafından belirlenmiştir. Hayırlı olsun" ifadelerini kullanmıştı. Ancak karar, sahada farklı tepkilere yol açtı. Kararın fahiş fiyatların önüne geçme gayesi taşıdığı belirtilse de, belirlenen azami rakamların piyasada nasıl bir etki oluşturacağı ve fiyatların üst sınıra mı yaklaşacağı sorusu kamuoyunda tepkiye yol açtı. Bazı tüketiciler, tavan fiyat uygulamasında bazı işletmelerin işi fırsata çevirip çayı 100 liradan satabileceğine değindi. "Çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" Karara ilişkin SATSO’nun piyasada açık kapı bıraktığını ve bazı fırsatçı esnafın bu karara dayanarak çayı 100 lira yapabileceğini belirten Çiğdem Kaya, "Çirkin bir durum bugün dışarıda bir çay içemeyecek miyiz? 100 lira bir çaya vermek çok ağır. Bir bardak çay 100 lira olursa, çayın kilosu zaten 298 lira civarında ben alırım bir kilo sabah, öğle ve akşam demler içerim. O açık bırakılan kapıdan içeri girerler" derken Mübeyyen Arça, "Normalde dışarıda çok çay içen biri değilim. Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi. Bence bu fırsatı vermemeliydi" dedi. "Esnaf bu durumu değerlendirir" Üniversite öğrenicisi Ceren Eren, "Sakarya pahalı bir şehir, öğrenciler için artı olarak zor. Zaten kafelerde maksimum çay ve kahve içilebiliyor. Esnaf bu durumu değerlendirir, çoğu esnafta bunu 100 lira yapar ve kullanır. Bizde gitmeyiz ve bu şekilde boykot edebiliriz" diye konuştu.