DÜNYA - 05 Ocak 2026 Pazartesi 21:25 | Son Güncelleme : 05 Ocak 2026 Pazartesi 22:08

Venezuela'nın devrik lideri Maduro ve eşi hakim karşısında

A
A
A

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, hakkında uyuşturucu kaçakçılığı ve silah bulundurma suçlamalarıyla ABD'de başlatılan davanın ilk duruşmasında, "Ben masumum, suçlu değilim, dürüst biriyim, hala ülkemin başkanıyım" dedi.

ABD'nin geçtiğimiz cumartesi günü Venezuela'ya düzenlediği askeri operasyonla New York'a kaçırdığı Venezuela'nın devrik lideri Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, haklarında uyuşturucu kaçakçılığı ve silah bulundurma suçlamalarıyla başlatılan dava kapsamında ilk kez hakim karşısına çıktı.

ABD Bölge Yargıcı Alvin Hellerstein tarafından yürütülen davanın duruşmasına Maduro, ayakları kelepçeli olarak getirildi. Yargıç Hellerstein, duruşmaya, görevinin adaleti sağlamak olduğunu söyleyerek başladı.

Yargıç Maduro'nun sözünü kesti

Yargıç Hellerstein, daha sonra Maduro'dan ayağa kalkıp kimliğini doğrulamasını istedi. Maduro, tercüman aracılığıyla, Venezuela Devlet Başkanı olduğunu ve evinde "esir alındığını" söyledi. Yargıç Hellerstein ise şu anda hukuki meseleleri ele almanın zamanı olmadığını söyleyerek Maduro'nun sözünü kesti ve savunma için vakti olacağını belirtti.

Suçlamaları reddetti

Maduro, hakkında uyuşturucu kaçakçılığı ve silah bulundurma suçlamalarını reddederek, "Ben masumum, suçlu değilim, dürüst biriyim, hala ülkemin başkanıyım" ifadelerini kullandı. Maduro, iddianameyi gördüğünü ancak okumadığını söyledi.
Maduro'nun suçsuz olduğunu beyan etmesinin ardından Yargıç Hellerstein, bunun kayıtlara geçeceğini söyledi ve Maduro'nun eşi Cilia Flores'ten kimliğini ve avukat tarafından temsil edildiğini teyit etmesini istedi.

Maduro'nun eşi Flores de tercüman aracılığıyla yaptığı konuşmada, hakkındaki suçlamaları reddederek, "Tamamen suçsuzum ve masumum" ifadelerini kullandı. Flores, ayrıca Venezuela First Lady'si olduğunu dile getirdi.
Yargıç Hellerstein, duruşma boyunca aldığı notların Maduro'da kalmasına izin verirken, Maduro ve eşinin tutuklandıklarını Venezuela konsolosluğuna bildirme hakları olduğunu aktardı. Maduro ve eşi, konsolosluğun kendilerini ziyaret etmesini istediklerini belirtti.

Yargıç Hellerstein, davanın bir sonraki duruşmasının 17 Mart'ta görüleceğini duyurdu.

Maduro ve eşi, kefaletle serbest bırakılma talebinde bulunmadı

Maduro ve eşi, duruşmada kefaletle serbest bırakılma talebinde bulunmazken, duruşmanın ardından çiftin avukatları açıklamalarda bulundu. Maduro'nun avukatı Barry Pollack, Maduro'nun "egemen bir devletin başı olduğunu ve bu statünün sağladığı ayrıcalıklara hakkı olduğunu" dile getirerek, Maduro'nun "kaçırılması" nedeniyle karmaşık bir dava süreci beklediğini söyledi. Pollack, müvekkilinin şu anda serbest bırakılmasını talep etmediğini, ancak daha sonrası için bu hakkı saklı tuttuğunu belirtti.
Maduro'nun eşinin avukatı Mark Donnelly, ise Cilia Flores'in kaburgalarında ciddi morluklar dahil olmak üzere önemli yaralanmalar yaşadığını, röntgen çekilmesi ve fiziksel muayene yapılmasını talep ettiğini söyledi.

Maduro mahkeme salonunda izleyiciyle tartıştı: "Ben bir savaş esiriyim"

Maduro, duruşmanın sona ermesinin ardından mahkeme salonunda çıkarılacağı sırada izleyiciler arasında olan 33 yaşındaki Pedro Rojas ile tartışmaya girdi. Ayağa kalkan Rojas, İspanyolca Maduro'ya seslenerek, onu "gayrimeşru" başkan olarak nitelendirdi. Maduro ise Rojas'a doğru bakıp İspanyolca konuşarak, "Ben kaçırılmış bir başkanım. Ben bir savaş esiriyim" dedi.
Rojas, daha sonra yaptığı açıklamada, Maduro hükümeti tarafından daha önce hapse atıldığını belirtti.

Maduro ve eşi yakalanarak ABD'ye kaçırılmıştı

ABD, geçtiğimiz cumartesi günü Venezuela'nın başkenti Karakas'taki sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemiş, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD ordusu tarafından yakalanarak yargılanmak üzere ABD'ye kaçırılmıştı. ABD saldırısında asker ve sivil olmak üzere en az 40 kişi hayatını kaybetmişti. İki ABD'li yetkili ise Maduro'yu yakalamaya yönelik genel operasyonda yaklaşık 6 askerin yaralandığını belirtmişti.
Maduro, ABD tarafından 2020 yılında bu yana uyuşturucu terörizmi komplosu da dahil olmak üzere birçok suçla itham ediliyordu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te yetim ve öksüz çocuklar için iftar programı Kilis’te Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen iftar programında Vali Ömer Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklarla bir araya gelerek toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Kilis’te Dünya Yetimler Günü dolayısıyla düzenlenen iftar programında yetim ve öksüz çocuklar protokol üyeleriyle bir araya geldi. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen programa Kilis Valisi Ömer Kalaylı da katıldı. Programda konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Dünya Yetimler Günü’nün çocukların yalnız olmadığını hissettirmek açısından önemli bir vesile olduğunu belirtti. Kalaylı, yetim ve öksüz çocuklara sahip çıkmanın hem kültürel hem de dini bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Kalaylı konuşmasında, "Bugün idrak ettiğimiz Dünya Yetimler Günü; yavrularımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların hayatlarına sevgi ve umutla dokunmak ve toplumsal dayanışma duygularımızı güçlendirmek açısından son derece anlamlı bir vesiledir." İfadelerini kullandı Toplumun temelinde yetimi koruma ve gözetme anlayışının bulunduğunu belirten Kalaylı, devletin bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi. Yetim ve öksüz çocukların korunması ve güvenli bir ortamda yetişmesi için çeşitli çocuk kurumlarının açıldığını belirten Kalaylı, çocukların devletin himayesinde büyütüldüğünü söyledi. Çocukların sevgi ve şefkat ortamında büyümesinin önemine değinen Kalaylı, imkanı olan ailelerin koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. İftar programına Kilis Valisi Ömer Kalaylı’nın yanı sıra Cumhuriyet Başsavcısı Emre Kaya, Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Çağlar Yaşar ve diğer protokol üyeleri katıldı. Öte yandan program sonunda semazen gösterisi de gerçekleştirildi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırılıyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi. İftardan sonra açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, 1840’ta ’Postahane-i Amire’ olarak temelleri atılan PTT’nin, bugün 186 yıllık köklü tarihiyle milletin en güvendiği kurumlardan biri olarak dimdik ayakta durduğunu dile getirdi. "Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada ve hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede hizmet sunuyoruz" PTT tarafından dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi yapıldığını ifade eden Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda PTT’yi, sürekli yenileyerek, hizmet kalitesini zirveye taşıyoruz. 38 bin 779 personel, 3 bin 476 işyeri ve 11 bin 371 aracından oluşan hizmet ağıyla sektördeki öncü konumunu pekiştiriyoruz. Bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre şekillenen ürün portföyümüzle dünyanın 220’den fazla noktasına uluslararası posta ve kargo gönderimi gerçekleştiriyoruz. Hiçbir bankanın olmadığı 785 noktada, hiçbir kargo şirketinin ulaşmadığı 337 ilçede vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. Banka ATM’sinin bulunmadığı yerlerde ise 63 adet PttMatik ile bu açığı kapatıyor, devletimizin varlığını her köşede hissettiriyoruz. Çünkü biz kar odaklı bir özel şirket değiliz; öncelikle vatana, millete hizmet için varız" açıklamalarında bulundu. "Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı." PTT’nin kapasitesini artırarak hizmetlerini daha erişilebilir hale getirmeyi sürdüreceklerini belirten Uraloğlu şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı, posta ve kargo hizmetleri açısından önemli bir eşiğin aştığımız bir yıl oldu. Günlük kargo kabulü 1 milyon adedi aşarak tarihi bir seviyeye ulaştı. Posta gönderileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise günlük yaklaşık 2,5 milyon gönderinin vatandaşlarımıza ulaştırıldığı güçlü bir dağıtım altyapısından söz ediyoruz. Bu rakamlar, yalnızca bir büyüklüğü değil; devletimizin her noktaya erişme kabiliyetini, vatandaşına kesintisiz hizmet sunma kararlılığını ve lojistik altyapımızın geldiği seviyeyi de gösteriyor. Türkiye’nin dört bir yanında, en ücra yerleşim yerlerinden en yoğun ticaret merkezlerine kadar uzanan bu hizmet ağı; ekonomik hayatın sürekliliği, e-ticaretin gelişimi ve vatandaş memnuniyeti açısından kritik bir rol üstleniyor. Önümüzdeki dönemde de bu kapasiteyi daha ileriye taşıyarak, hızlı, güvenilir ve erişilebilir hizmet anlayışımızı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" Uraloğlu, Türkiye Kart’ın yakın zamanda daha fazla ilde yaygınlaştırılacağını vurgulayarak, "Türkiye Kart Projesi, tek kartla ulaşım, bankacılık ve finansal işlemleri entegre ederek vatandaşlarımıza büyük kolaylık sağlıyor. Pilot illerden başlayarak; Konya, İstanbul Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, Kayseri, Yozgat, Rize, Gümüşhane, Adıyaman/Kahta, Hakkari/Yüksekova, Kars/Kağızman, Çankırı gibi pek çok noktada entegrasyonu tamamladık. Çankırı/Eldivan’da çalışmalarımız sürüyor; Samsun ve Kütahya Belediyeleriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Marmaray hattında devreye alınması için ise protokol çalışmalarımız sürüyor. Yakın zamanda daha fazla ilde, hatta milli parklar ve tabiat parklarındaki yaya geçiş sistemlerinde de Türkiye Kart’ı yaygınlaştıracağız. İnşallah kısa sürede 81 ilin tamamında tek kart dönemiyle vatandaşlarımızın hayatını daha da kolaylaştıracağız" diye konuştu. "Milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık" ‘Aynı Gün Teslim’ projesinde de önemli mesafeler kat ettiklerini söyleyen Uraloğlu, "Bursa’da başlayan pilot uygulama, Ankara, Konya, Eskişehir, İzmir, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Bolu, Malatya illerimizde de pilot çalışmaları devreye aldık. Yerinde Dağıtım Modeli kapsamında da Şanlıurfa ve Adana’da parça başı dağıtım devreye aldık; milyonlarca gönderiyi aynı gün varış noktasına ulaştırdık. Diğer illerde de planlamalarımız sürüyor" şeklinde konuştu. Ayrıca çevre dostu bir yaklaşımla ’Ambalaj Geri Dönüşüm Projesi’ni Ankara’da pilot olarak başlattıklarını belirten Uraloğlu, kargo ambalajlarını teslim anında geri toplayarak dönüşüme kazandırdıklarını kaydetti. 6 Şubat depremlerinde enkaz altında kalarak kolunu kaybeden Emine Kuş, iftar programı sonrası Bakan Uraloğlu’na deprem sürecinde desteklerinden dolayı teşekkür etti.
İstanbul Penta Teknoloji’nin 2025 konsolide cirosu 32,3 milyar TL’ye ulaştı Türkiye’nin en önemli teknoloji dağıtıcılarından Penta Teknoloji 2025’teki konsolide cirosunu Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirdi. Buna göre Penta Teknoloji’nin kârı bir önceki yıla göre yüzde 35 artarak 32,3 milyar TL’ye ulaştı. Bilişim teknolojileri sektöründe hizmet veren ve bu alanda 35’inci yılını geride bırakan Penta Teknoloji, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Penta Teknoloji’nin 2025 yılı konsolide cirosu önceki yıla göre yüzde 35’lik artışla 32,3 milyar TL, brüt kârı ise yüzde 28’lik artışla 2,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr’ı (FAVÖK) yüzde 16 artarak 1,2 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 3,7 olan Penta Teknoloji’de vergi öncesi kâr ise 340,5 milyon TL olarak gerçekleşti. "35 yıldır teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağıyız" Sürdürülebilir büyüme stratejilerinin somut çıktılar üreten güçlü bir iş modeline dönüştüğünü vurgulayan Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunarak, işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine ve sektörün büyümesine katkı sağlıyoruz. 2025 yılında yeni marka iş birliklerimizle portföyümüzü sürekli genişletirken, güçlü lojistik altyapımız ve katma değerli hizmetlerimizle dağıtım kapasitemizi artırdık. Kurum içinde ise dijital kültürün yaygınlaştırılması ve veri odaklı yönetim anlayışının geliştirilmesi için önemli adımlar attık. Bugün Penta Teknoloji olarak 35. yılımızı geride bırakırken, etki ettiğimiz geniş ekosistemde teknolojiyi kalıcı değere dönüştüren stratejik bir çözüm ortağı konumuna ulaştık. Önümüzdeki dönemde de finansal performansımızı ve pazardaki gücümüzü artırırken; insan odaklı yaklaşımımız ve güçlü ortaklıklarımızla sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz" dedi.