POLİTİKA - 26 Mart 2024 Salı 17:15

İstanbullunun en büyük korkusu deprem, hızla yaklaşıyor

A
A
A
İstanbullunun en büyük korkusu deprem, hızla yaklaşıyor

Bir araştırma şirketi tarafından 408 bin 79 kişiyle yapılan ’Büyük İstanbul Depremi Anketi’, İstanbulluların birinci önceliğinin deprem olduğunu ve depreme kendi imkanlarıyla hazırlık yapmaya çalıştıklarını gösterdi.

Beklenen büyük İstanbul depremi tanımında artık “Beklenen” kelimesinin yerini “Kapıdaki” kelimesi aldı. Yapılan anket çalışmasında verilen cevaplarla İstanbulluların birinci önceliğinin deprem olduğunu ve depreme kendi imkanlarıyla hazırlık yapmaya çalıştıkları anlaşılıyor.

Özellikle İstanbul’da 2019 yılında verilen seçim vaatlerinin tutulmadığı tartışmaları ve adayların hemen hepsinin gündeminde kentsel dönüşümün yer aldığı bu kampanya döneminde Özdemir Araştırma Şirketi İstanbul genelinde 10-25 Mart tarihleri arasında telefonla arama yöntemi (IVR) kullanarak 408 bin 79 kişiyle büyük çaplı bir anket çalışması yaptı. Yapılan anket çalışmasının sonuç raporunda şu iki tespit öne çıkıyor: İstanbullunun en büyük korkusu deprem; en büyük derdi ise depreme hazırlanmak.

Katılımcıların yaş, cinsiyet, ilçe ve köken olarak İstanbul’u yansıttıkları dev ankette İstanbullulara muhtemel büyük depreme karşı yaptıkları şahsi hazırlıkları ve depreme yönelik kamusal çalışmalar soruldu. Araştırma bulgularına göre İstanbulluların yüzde 83,7’si beklenen büyük İstanbul depremine karşı hazırlık yapılmadığını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 38,6’sı deprem tatbikatlarına katılırken yüzde 27,2’sinin de deprem çantası hazır ve yüzde 45,1’i ise deprem toplanma alanlarını biliyor. Yapılan anket çalışmasında verilen cevaplarla İstanbulluların birinci önceliğinin deprem olduğunu ve depreme kendi imkanlarıyla hazırlık yapmaya çalıştıkları anlaşılıyor.

Büyük İstanbul Depremi Anketi sonuçları, Özdemir Araştırma Şirketi sosyal medya hesabından paylaşıldı.

İstanbullunun en büyük korkusu deprem, hızla yaklaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Terzilerde ‘fiyat’ ve ‘çırak’ çıkmazı: "Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" Bolu’da 20 yıldır terzilik yapan Kıymet Dinç, hazır giyimdeki fiyat dengesizlikleri ve maliyet artışlarının mesleği zorladığını söyledi. Müşterilerin tadilat ücreti ürünün fiyatını geçtiğinde tepki gösterdiğini belirten Dinç, "İnce işçilik yapmamıza rağmen emeğimizin karşılığını almakta zorlanıyoruz. ’Eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar tuttu?’ sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz" dedi. Bolu’da yaşayan ve 20 yıldır terzi dükkanı işleten 48 yaşındaki Kıymet Dinç, unutulmaya yüz tutan meslekler arasına giren terzilikte yaşanan zorlukları anlattı. Son yıllarda vatandaşların tadilat ve özel dikim kıyafet için terzilere olan ilgisinin azaldığını belirten Dinç, özellikle tadilat ücretlerinin bazen kıyafetin sıfır fiyatını geçmesi nedeniyle müşterilerle karşı karşıya geldiklerini ifade etti. Dinç, kadın bir esnaf olarak yaşadığı zorluklara ve sektördeki "çırak" krizine de dikkat çekti. "Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar" Erkeklerin kadın terzilere karşı değişik tavırlar sergilediğini aktaran Kıymet Dinç, "Bazen erkekler terziye tavırlarıyla, hareketleriyle tepki gösterebiliyorlar. Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar. Mesela içeride, kabinde soyunmak yerine dışarıda soyunanlar oluyor. Tepkimiz sonradan büyük oluyor ama yine de anlayışla karşılamaya çalışıyoruz" dedi. "Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor" Meslekte fazla çırak bulamadıklarını ve bir çırağın yetiştirilebilmesi için dört yıl gerektiğini aktaran Dinç, "Şu an bu meslekte fazla çırak yetişmiyor. Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor; çıraklık, kalfalık, ustalık. Ancak bu meslekte de yavaş yavaş bazı şeyler düşmeye başladı. Bu mesleği fazla seçen öğrencimiz yok. Bazen bu mesleği geçim kaynağı olarak da görmüyorlar" şeklinde konuştu. Mağazalardan yeni kıyafet almayıp ürünü tadilat ettirenlerin bazen de o tadilat parasının ürünün normal fiyatını geçtiğini söylediğini belirten Dinç, "Tabii ki almak yerine ‘Ürünümü tadilat ettireyim’ diyenler oluyor. Ancak bazen tadilat parası ürünün parasını geçiyor. Müşteri de o zaman bize tepki gösterebiliyor. ‘Ben eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar fiyat?’ diyor. Bazen biz müşteriye çok ince işçilik yapmamıza rağmen istediğimiz fiyatı alamıyoruz. Müşteriyle bir tatsızlık yaşanabiliyor. Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" diye konuştu. Özel dikim abiyelerde daha fazla yoğunluk olduğunu ifade eden Dinç, "Hem özel dikim hem de tadilat yapıyoruz ama özel dikim abiyelerde biraz daha yoğunluk oluyor" dedi.