POLİTİKA - 24 Nisan 2025 Perşembe 15:53

Kadem Ekşi: "Kiptaş, İstanbul Yenileniyor’ kampanyasında bağımsız tekil 79 konut yenilemiş''

A
A
A

Jeofizik Mühendisi ve Eski İBB Deprem ve Doğal Afetler Komisyonu Başkanı Kadem Ekşi, Kiptaş'ın 7 yılda bağımsız tekil 79 konut yenilemiş olmasının, akıllara ziyan bir durum olduğunu söyledi.

Ekşi, İstanbul'da meydana gelen 6.2'lik depremin ardından şehirdeki yapı stoğu ve deprem riskiyle alakalı açıklamalarda bulundu. Ekşi, "Temel barınma hakkı, güvenli yaşam hakkı konularında atmamız gereken çok hızlı adımlar var. Bu adımları maalesef atamadık. 7'inci yıldayız. Son ‘İstanbul Yenileniyor' kampanyasında bağımsız tekil 79 konut yenilemiş Kiptaş. Bu akıllara ziyan bir durum. İstanbullular adına son derece ne kadar savrulduğumuzun en açık ifadesi bu olsa gerek" dedi. İstanbul'da dün meydana gelen 6.2'lik deprem vatandaşlarda endişeye sebep oldu. Depremin ardından İstanbul'un depreme ne kadar hazır olduğu sorusu yine akıllara geldi. Jeofizik Mühendisi ve Eski İBB Deprem Ve Doğal Afetler Komisyonu Başkanı Kadem Ekşi de İstanbul'da riskli yapı stoğu, deprem riski ve yapılması gerekenler konusunda açıklamalarda bulundu.

"O parayla 200 bin konutu yenilemiş olurduk"

Ekşi, "İBB devasa bir kurum. Bütçenin kentsel dönüşüm ve deprem kapsamındaki kullanım miktarları, daha önceki Kadir Bey döneminde yüzde 5.9'unu kentsel dönüşüme ayırıyorduk. KİPTAŞ aracılığıyla aşağı yukarı 83 bin konut, Mesken ve Gecekondu Müdürlüğü eliyle de 17 bin, yani 100 bin konut Kadir Topbaş beyin hizmet döneminde İstanbullulara deprem güvenli yaşam alanı olarak teslim edildi. Yani yıllık ortalaması 5 bin. İstanbul'da reklam algı manipülasyon ve şov yerel yönetimlerde öne çıkınca finansman ve kaynaklarda da çeşitlilik artırılmayınca 0,85'e düşürülmüş. Yani aşağı yukarı 6 kat daha az kaynak aktarılmış. İBB kaplumbağa hızı ile adeta bu çalışmaları yaptı. Söyleşiler çalıştaylar sempozyumlar bilinen ritüel zaman kaybıyla İstanbul cebelleşti. Sorunlarla yüzleşme noktasında bir hizmet akdi gerçekleştirilemedi. Bu dönemde Kiptaş aracılığıyla 3 bin 254 konutta kaldık. Eski belediye başkanında, belediye meclisine gelip afet odaklı deprem eylem planını açıkladığı mecliste, gözümüzün içine baka baka yılda 20 bin, 5 yılda 100 bin, 10 yılda İstanbul'da tüm birimlerinin yenileyeceğini ifade eden meclis konuşması ve tutanaklar var.

Kadem Ekşi:

İstanbullu olarak çok sevindik tabii. En azından hızlı bir değişim ve toparlanma sürecini şehrimizin hazırlanacağına inanmak istedik. Ama finansman noktasında kaynakların azaltılması ve şehrin en önemli problemlerinden bir tanesi de deprem. Ulaşım raylı sistemler su temini ne kadar önemliyse, yaşam temel barınma hakkı güvenli yaşam hakkı esas anayasa gereği bu alanda atmamız gereken çok hızlı adımlar var. Bu adımları maalesef atamadık. 7'inci yıldayız. Son ‘İstanbul Yenileniyor' kampanyasında bağımsız tekil 79 konut yenilemiş Kiptaş. Yani bu akıllara ziyan bir durum. İstanbullular adına son derece ne kadar savrulduğumuzun en açık ifadesi bu olsa gerek. İstanbul'da 600 bin civarında binanın hızla yenilenme gerçeği elimizde. İBB hızlı tarama testleri ile 350 bin riskli yapı konutunu tespit etmişler. Ama bunlara müdahale edeceğimiz bir eylem planı yok. Bugün 560 milyarlık bir finansman kaynak kayıp. İstanbul'un aşağı yukarı yıllık bütçesinden bahsediyoruz. O parayla 200 bin konutu yenilemiş olurduk" dedi.

Kadem Ekşi:

"Bu deprem bize son uyarısını verdi"

Kadem Ekşi, "Özellikle Beylikdüzü Büyükçekmece Esenyurt Avcılar gibi ilçelerimizde başka problemler de var. Biz İBB meclis araştırma raporunda da Tübitak'ın hazırlamış olduğu heyelan envanteri gibi çok önemli bir projeyi o zaman İstanbulluların dikkatine meclise sunmuştuk. İBB burada da maalesef özellikle heyelan sahalarını imara açmakla meşgul. Beylikdüzü'nde 8 kilometrelik bir alanı, bugün yerleşime uygunluk çalışmaları kapsamında heyelan sahalarını imara açmaya çalışıyorsunuz. Bu deprem bize aslında son uyarısını verdi. Bilim dünyasının ifade etmiş olduğu artık kırılmayan bir bölge var ve 7 büyüklüğünde ya da daha büyük bir deprem bekleniyor. Bizim 40 binin üzerinde çok acil müdahale etmemiz gereken yapı stoğumuz var. Bu aşağı yukarı 600 bin riskli birimin, konutun dönüşüm sürecini hızla toparlamamız lazım. Yani İstanbul'un boşa geçirecek zamanı yok. Çarçur edilen kaynaklar 5 yıl içerisinde İstanbul'un bu konut varlığını güvenli hale dönüştürebileceğimiz bir alanı önümüze açar" diye konuştu.

"Kamunun refleksleri biraz zayıf ama çoğu yapımızı güçlendirdik"

Ekşi, "Kamu kurumlarının binalarının yüzde 54'ü güvenli hale getirildi. Kamunun refleksleri biraz zayıf ama çoğu yapımızı güçlendirdik. Kamu birçok konuda bence iyi mesafeler aldı. İbadethanelerimiz, okullarımız, spor salonlarımız, bunların hepsi elden geçirildi. Yıkıldı yeniden yapıldı. Eksikler hala elbette var. Ben kamunun daha iyi organize olduğunu ve kamuda ciddi bir değişim ve dönüşümün kısa sürede olmasa bile 20-25 yıllık zaman diliminde bu işi çözdük diye düşünüyorum. Bizim asıl odaklanmamız gereken konu konut varlığı. Çünkü vatandaşın gelir düzeyi alt orta gelir grubunda, yani çok parası da yok. Yarısı Bizden kampanyalarına vatandaşımız sahip çıktı. Devletimiz o anlamda önemli katkıyı ortaya koyuyor" şeklinde konuştu.

Halit Arslan - Bayram Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Terzilerde ‘fiyat’ ve ‘çırak’ çıkmazı: "Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" Bolu’da 20 yıldır terzilik yapan Kıymet Dinç, hazır giyimdeki fiyat dengesizlikleri ve maliyet artışlarının mesleği zorladığını söyledi. Müşterilerin tadilat ücreti ürünün fiyatını geçtiğinde tepki gösterdiğini belirten Dinç, "İnce işçilik yapmamıza rağmen emeğimizin karşılığını almakta zorlanıyoruz. ’Eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar tuttu?’ sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz" dedi. Bolu’da yaşayan ve 20 yıldır terzi dükkanı işleten 48 yaşındaki Kıymet Dinç, unutulmaya yüz tutan meslekler arasına giren terzilikte yaşanan zorlukları anlattı. Son yıllarda vatandaşların tadilat ve özel dikim kıyafet için terzilere olan ilgisinin azaldığını belirten Dinç, özellikle tadilat ücretlerinin bazen kıyafetin sıfır fiyatını geçmesi nedeniyle müşterilerle karşı karşıya geldiklerini ifade etti. Dinç, kadın bir esnaf olarak yaşadığı zorluklara ve sektördeki "çırak" krizine de dikkat çekti. "Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar" Erkeklerin kadın terzilere karşı değişik tavırlar sergilediğini aktaran Kıymet Dinç, "Bazen erkekler terziye tavırlarıyla, hareketleriyle tepki gösterebiliyorlar. Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar. Mesela içeride, kabinde soyunmak yerine dışarıda soyunanlar oluyor. Tepkimiz sonradan büyük oluyor ama yine de anlayışla karşılamaya çalışıyoruz" dedi. "Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor" Meslekte fazla çırak bulamadıklarını ve bir çırağın yetiştirilebilmesi için dört yıl gerektiğini aktaran Dinç, "Şu an bu meslekte fazla çırak yetişmiyor. Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor; çıraklık, kalfalık, ustalık. Ancak bu meslekte de yavaş yavaş bazı şeyler düşmeye başladı. Bu mesleği fazla seçen öğrencimiz yok. Bazen bu mesleği geçim kaynağı olarak da görmüyorlar" şeklinde konuştu. Mağazalardan yeni kıyafet almayıp ürünü tadilat ettirenlerin bazen de o tadilat parasının ürünün normal fiyatını geçtiğini söylediğini belirten Dinç, "Tabii ki almak yerine ‘Ürünümü tadilat ettireyim’ diyenler oluyor. Ancak bazen tadilat parası ürünün parasını geçiyor. Müşteri de o zaman bize tepki gösterebiliyor. ‘Ben eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar fiyat?’ diyor. Bazen biz müşteriye çok ince işçilik yapmamıza rağmen istediğimiz fiyatı alamıyoruz. Müşteriyle bir tatsızlık yaşanabiliyor. Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" diye konuştu. Özel dikim abiyelerde daha fazla yoğunluk olduğunu ifade eden Dinç, "Hem özel dikim hem de tadilat yapıyoruz ama özel dikim abiyelerde biraz daha yoğunluk oluyor" dedi.