EKONOMİ - 16 Şubat 2026 Pazartesi 10:34

"Taşınmaz ilanlarında yetki doğrulaması başladı"

A
A
A
"Taşınmaz ilanlarında yetki doğrulaması başladı"

Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "EİDS iki aşamalı bir sistem olarak planlandı. İlk aşamada kimlik ve yetki doğrulaması devreye alındı. İkinci aşama olan ilan yayınlama izni uygulamasıyla birlikte artık taşınmaz ilanları yalnızca malik veya e-Devlet üzerinden yetkilendirilmiş yetki belgeli emlak işletmeleri tarafından verilebilecek" dedi.



Ticaret Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’nde (EİDS) 15 Şubat itibarıyla tüm illerde taşınmaz ilanları için yetki doğrulaması zorunlu hale geldi. Daha önce kiralık taşınmazlar ve satılık iş yeri ilanlarında uygulanan sistem, pilot iller sonrasında artık satılık konut ve arsa ilanlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "EİDS iki aşamalı bir sistem olarak planlandı. İlk aşamada kimlik ve yetki doğrulaması devreye alındı. İkinci aşama olan ilan yayınlama izni uygulamasıyla birlikte artık taşınmaz ilanları yalnızca malik veya e-Devlet üzerinden yetkilendirilmiş yetki belgeli emlak işletmeleri tarafından verilebilecek" şeklinde konuştu.



"Yetki doğrulaması olmadan ilan yayınlanamayacak"


Yeni düzenleme ile birlikte satılık konut ve arsalar dahil tüm taşınmaz ilanlarında, emlak işletmelerinin ilan verebilmesi için taşınmaz sahibinin e-Devlet sistemi üzerinden "Taşınmaz İlanı Yayınlama İzni" vermesi zorunlu olacak.



Özelmacıklı, "Bu düzenleme özellikle sahte ilan, yetkisiz portföy girişi ve ilan kirliliğinin önüne geçilmesi açısından son derece kritik. Artık kimliği belirsiz hesaplar üzerinden ilan verilmesi mümkün olmayacak. Sisteme yalnızca yetki belgesi sahibi emlak işletmeleri dahil olabilecek. Bu uygulama hem tüketiciyi hem de kayıtlı ve mevzuata uygun çalışan sektör temsilcilerini koruyacaktır" ifadelerini kullandı.



"İlan izni e-Devlet üzerinden verilecek"


Özelmacıklı, taşınmaz ilanı yayınlama izni sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Taşınmaz sahipleri gerçek ve tüzel kişi ayrımına göre e-Devlet kapısı üzerinden ‘EİDS Taşınmaz İlanı Yayınlama İzni İşlemleri’ hizmetine giriş yaparak tapu bilgilerini seçecek, ilgili emlak işletmesinin yetki belgesi numarasını sisteme girecek ve yetki bitiş tarihini belirleyerek işlemi tamamlayabilecek. İlan yayınlama izni süresi en az üç ay olarak tanımlanacak. Hisseli tapularda bir hissedarın izin vermesi yeterli olacak. Ancak miras intikali yapılmamış taşınmazlarda ilan verilebilmesi için öncelikle tapu tescil işlemlerinin tamamlanması gerekecek. Tapusuz, yabancılara ait ve dernek, vakıf gibi bazı özel statüdeki taşınmazlar kapsam dışında değerlendiriliyor. Öte yandan ilanı yayınlanacak taşınmazın malik türünün gerçeğe aykırı beyan edilmesi halinde, yetki belgesinin iptaline kadar varan yaptırımlar ve 684 bin 214 TL’ye ulaşabilen idari para cezaları söz konusu olabilmektedir."



"Yetkilendirme sözleşmesi de sisteme entegre edilmeli"


Düzenlemenin sektör açısından önemli bir adım olduğunu vurgulayan Özelmacıklı, "Mevcut yönetmelik emlak işletmelerinin yetkilendirme sözleşmesi olmadan ilan veremeyeceğini açıkça düzenliyor. EİDS sistemine yetkilendirme sözleşmesinin de entegre edilmesi ve dijital teyit mekanizmasıyla desteklenmesi sektör disiplinini daha da güçlendirecektir. Ayrıca beklentimiz ilan verme izninin tek bir emlak işletmesi ile sınırlandırılmasıdır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DİSİDER’den ekonomik yatırımlarda ’barış ve güvenlik’ vurgusu Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Başkanı Şeyhmus Akbaş, dünyada son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin barış ve güvenliğin ülkeler için ne denli hayati olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymakta olduğunu belirterek, "Küresel ölçekte artan belirsizlikler yalnızca güvenlik politikalarını değil; ekonomik istikrarı, toplumsal huzuru ve kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemektedir" dedi. DİSİDER Başkanı Şeymus Akbaş, dünyada son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin barış ve güvenliğin ülkeler için ne denli hayati olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymakta olduğuna dikkat çekti. Küresel ölçekte artan belirsizliklerin yalnızca güvenlik politikalarını değil; ekonomik istikrarı, toplumsal huzuru ve kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilemekte olduğunu belirten Akbaş, bu nedenle sürecin doğru okunması, sağduyulu ve sorumluluk temelli yaklaşımların güçlendirilmesinin büyük önem taşımakta olduğunu kaydetti. Akbaş, terörsüz bir Türkiye hedefi doğrultusunda atılan her yapıcı adımı son derece kıymetli bulduklarını özellikle ifade etmek istediklerinin altını çizerek, "Barış ve güven ortamının kalıcı hâle gelmesi; toplumsal birlikteliği pekiştirdiği gibi, ekonomik canlılığın artması, yatırımların sürdürülebilirliği ve refahın geniş kesimlere yayılması açısından da belirleyici bir rol oynamaktadır. Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) olarak; barışın, güvenin ve istikrarın güçlenmesine katkı sunan her sürecin yanında olduğumuzu kararlılıkla vurguluyoruz. Barışın kalıcılaştığı bir Türkiye’nin; yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de huzur ve refah içinde yaşayacağı bir ülkenin en sağlam teminatı olacaktır. Bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yürüttüğü çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Demokrasi, özgürlükler ve adalet başlıklarıyla birlikte; toplumun tüm kesimlerinin kendilerini özgürce ifade edebildiği, dil meselesinin de evrensel değerler temelinde ve kapsayıcı bir anlayışla ele alındığı bir yaklaşımın toplumsal barışı güçlendireceğine inanıyoruz. Komisyonun çalışmalarının, ortak geleceğimize ışık tutacak bir raporla yakın zamanda TBMM’ye sunacaklarına inanıyoruz. DİSİDER olarak biliyoruz ki bu süreç yalnızca siyasi ya da güvenlik başlığı değildir. Bu süreç; annelerin yüreğine, gençlerin hayallerine ve çocukların umutlarına dokunmaktadır. Silahların sustuğu, sözün ve sağduyunun konuştuğu bir ülkede üretim büyür, emek değer kazanır, gelecek daha güvenle inşa edilir. Bu anlayışla; barışın ve kardeşliğin güçlenmesi için atılan her samimi adımın yanında durmaya devam ederek, tüm toplumu terörsüz Türkiye hedefi etrafında ortak bir vicdanda buluşmaya davet ediyoruz" dedi.