GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 09:33

Tugay: "Ben değil biz dediğimiz zaman başarırız"

A
A
A
Tugay: "Ben değil biz dediğimiz zaman başarırız"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, mesaiye İzmir Metrosu’nun personeliyle buluşarak başladı. Tugay, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, "Her ne yapıyorsak yapalım, ‘ben’ değil ‘biz’ dediğimiz zaman başarırız. Birbirimizi dinlememiz, doğru anlamamız ve bir aile düşüncesiyle çalışmamız çok değerli. Sizden en büyük ricam budur" dedi.


Önceki haftalarda İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketlerin personeliyle bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bugün mesaiye İzmir Metro’da başladı. Başkan Tugay, personel ile kahvaltı yaptı. Tugay’a; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun, İzmir Metro Genel Müdürü Sinan Karakuzu, Demiryolu-İş Sendikası İzmir Şubesi Başkanı Hamdullah Giral, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Metro AŞ bürokratları eşlik etti. Tugay, kahvaltının ardından Narlıdere Kaymakamlık - Evka 3 metro hattının koordine edildiği Trafik Kontrol Merkezi’ni ziyaret ederek bilgi aldı. Tugay sonrasında atölyede çalışan personele emekleri için teşekkür etti.



Tugay: "Hangi kademede olursak olalım hepimiz için onurdur"


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi kocaman bir aile, böyle görmemiz gerekiyor. 159 yaşında bir kurum, Türkiye’nin en eski, köklü kurumlarından birisi. Bütünüyle baktığımızda İzmir’in ve Türkiye’nin en büyük, güçlü kurumlarından birisi. Böyle büyük ve güçlü bir kurumun üyesi, çalışanı olmak, hangi kademede olursak olalım hepimiz için onurdur" diye konuştu.



"Sülalemin ilk doktoru ve siyasetçisi benim"


Siyasete kötü diyenlerin ülkeye en büyük kötülüklerden birini yaptığını söyleyen Başkan Tugay, "Siyasetle ilgili konuşmak, tavır koymak kesinlikle kötü ve yanlış değil. Hepimizin ihtiyacı olan bir şey. Ben memur ailenin çocuğuyum, babamın öğretmen maaşıyla geçinmiş, okumuş bir ailenin çocuğuyum. Benim ailemde hiç doktor yok, ilk doktor benim. Sülalemizde hiç siyasetçi yok. Sülalemin ilk doktoru ve siyasetçisi benim. Orta halli bile diyemeyeceğim, onun da altı bir ailenin çocuğuyum ama İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı oldum. Bunu kendi hikâyem olarak görmüyorum, bu ülkenin çocuklarının hikâyelerinden biri olarak görüyorum. Hepimizin iyi ve mutlu olması için siyaset yapmamız lazım" şeklinde konuştu.



"Bu ailenin mensubu olmaktan çok büyük gurur duyuyorum"


Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Tugay, "İzmir, duruşu olan şehirlerden birisi. İzmir gerçekten aydın olmayı seçen şehirlerden birisi. Ben gerçekten gurur duyuyorum. Hem İzmir’den, hem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmaktan gurur duyuyorum. Şurada bir tabela gördüm, ‘ben değil biz’ anlamında. Her ne yapıyorsak yapalım, ancak ‘ben’ değil ‘biz’ dediğimiz zaman başarırız. Birbirimizi dinlememiz, doğru anlamamız ve bir aile düşüncesiyle çalışmamız çok değerli. Başkanınız olarak en büyük ricam budur. İzmir Metro bizim çok gurur duyduğumuz birimlerimizden birisi. Daha da iyiye gittiğini görüyorum, çok da mutlu oluyorum. 26 yıllık deneyimiyle kendini ispatlamış bir kurum. Bir sürü şehir, İzmir Metro’dan yardım istiyor. En son Kazakistan Astana’dan yapacakları metro için yardım istediler. Ne mutlu bize" şeklinde konuştu.



"Önümüzdeki 2 yılda tamamlarız"


İzmir’in ve Türkiye’nin çok daha iyi noktada olması gerektiğini kaydeden Tugay, "Bir şeyi aldığımızdan daha iyi bırakmak zorundayız. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni bütün birimleriyle daha iyi noktaya getirdiysek bu bizim onurumuzdur bunu unutmayın" şeklinde konuştu. Geçen günlerde Buca Metrosu projesinde inceleme yaptıklarını kaydeden Tugay, "Türkiye’nin en uzun tünelini yapıyoruz. 17,8 kilometre uzunluğunda tamamı tünel olan bir metro hattı yapılıyor. 2 yıl önce yüzde 2 seviyesindeydi, şu anda yüzde 50 seviyesinde diyebiliriz. 2 yılda yarısını yapmışız, bu demek ki aynı şekilde devam edersek önümüzdeki 2 yılda bunu tamamlarız. Bu, Türkiye’nin en değerli, en önemli metro projelerinden biri. Bu projenin şu anda sahipleri durumundayız. Büyük bir sorumluluk ama başardığımız zaman büyük bir onur olacak" ifadelerini kullandı.



Tugay: "Ben değil biz dediğimiz zaman başarırız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmirli Berra’nın ‘Oxford’ gururu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü mezunu Berra Okudurlar, dünya genelinde milyonlarca gencin okuma hayali kurduğu Oxford Üniversitesi’ne yüksek lisans için kabul edildi. ‘Karşılaştırmalı Edebiyat ve Kritik Çeviri’ alanında eğitim alma hakkı kazanan 12 gençten biri olan Okudurlar, büyük başarıya imza attı. Yıllardır verdiği emeklerin karşılığını aldığı için çok mutlu olduğunu ifade eden Okudurlar, "Oxford, her zaman parçası olmak istediğim bir üniversiteydi. Kolay olmadı ama başardım. Bu başarımın, tüm öğrencilere ilham vermesini, umut olmasını istiyorum" diye konuştu. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yaşayan 23 yaşındaki Berra Okudurlar, 2020 yılında İEÜ Fen-Edebiyat Fakültesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü’nü kazandı. Küçüklüğünden beri yazı yazmayı çok seven, boş zamanlarında bile çeviriler yapan Okudurlar, sevdiği ve hedeflediği bölümde okumanın da etkisiyle başarı basamaklarını hızla çıktı. Yüksek not ortalaması ve projelerdeki performansıyla ön plana çıkan Okudurlar, İEÜ’nün sağladığı çift anadal (ÇAP) fırsatını da çok iyi değerlendirerek Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde de okumaya başladı. İkinci diplomayı alacak Eş zamanlı olarak iki farklı alanda eğitimini sürdüren Okudurlar, 2024 yılında Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nın düzenlediği Genç Çevirmenler Yarışması’nda da ikincilik elde etti. Okudurlar, aynı yıl içinde İEÜ İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü’nden birincilikle mezun oldu. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden de bu sene mezun olarak ikinci diplomayı almaya hazırlanan Okudurlar, çalışkanlığı ve azmiyle herkese ilham verdi. Dünyanın en iyisi olarak gösteriliyor Okudurlar, üniversitede elde ettiği başarıları uluslararası alana da yayarak, birçok araştırmada dünyanın en iyi yükseköğretim kurumu olarak gösterilen İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’ne yüksek lisans için kabul edildi. Derslerindeki başarılarının yanı sıra referans mektupları ve şimdiye kadar yaptığı çalışmalarla da fark oluşturan Okudurlar, büyük gurur yaşadı. "Her fırsatı değerlendirmeye çalıştım" Uzun süredir büyük bir emek, sabır ve inançla sürdürdüğü eğitim yolculuğunun en özel dönemlerinden birini yaşadığını söyleyen Okudurlar, "Bu noktaya gelmemde disiplinli çalışmanın, merak duygumu canlı tutmanın ve zorluklar karşısında pes etmememin çok büyük payı var. Elbette süreç her zaman kolay olmadı; yorulduğum, zorlandığım, kendimi sorguladığım, arkadaşlarımla yeteri kadar görüşemediğim dönemler oldu. Ancak hayal ettiğim hedefe inanmak ve her gün o hedef için küçük de olsa bir adım atmak, bana güç verdi. Elime geçen her fırsatı değerlendirmeye çalıştım. Reddedilme ihtimalim olduğunu bilsem de hedefimden vazgeçmedim, girişkenlik gösterdim ve en sonunda istediğim noktaya ulaştım" dedi. "Heyecanlıyım, duygularım tarifsiz" Okudurlar, sözlerini şöyle sürdürdü: İngiltere’de okuma fırsatı bulmak, böylesine prestijli bir üniversiteden kabul alan 12 kişiden biri olmak, tarifsiz bir duygu. Heyecanlıyım, bu başarının kariyerimde bana yeni kapılar açacağına inanıyorum. Şu anda gelecek hedeflerimle ilgili net bir karar vermedim. İki farklı alanda eğitim almanın avantajını kullanarak kendime en uygun yolu seçeceğime inanıyorum." "Hikayem, umut ve cesaret versin" Öğrencilere de mesaj veren Okudurlar, "Hayalleriniz size büyük ya da uzak görünse bile onlardan vazgeçmeyin. Kendinizi geliştirmekten, yeni alanlar denemekten, hata yapmaktan ve yeniden başlamaktan korkmayın. Başarı, çoğu zaman bir anda değil; sabırla, istikrarla ve kendinize duyduğunuz güvenle geliyor. Benim hikayem, ‘Ben de yapabilirim’ diyen tüm öğrencilere umut ve cesaret verirse, bu başarı benim için çok daha anlamlı olacak" ifadelerini kullandı.
Düzce Düzce’de meydanda bilim, gündemde kalp sağlığı Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimi toplumla buluşturan Bilim Kafe etkinliği, halkın yoğun katılımıyla Düzce Merkez Büyük Camii meydanında gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Kayapınar’ın konuşmacı olarak katıldığı ve kalp sağlığının konuşulduğu etkinliğe; Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert ile Düzce halkı katılım sağladı. "Kalp krizinin belirtileri birkaç hafta önce kendisini hissettiriyor" Kalp krizinin belirtilerinin birkaç hafta önce kendisini hissettirdiğini dile getiren Kayapınar, çabuk yorulma, nefes darlığı, göğüs yanması ve ağrının sol kola yayılmasının sık görülen belirtiler olduğunu söyleyerek, bu belirtilerin görüldüğü kişilerin hızlı bir şekilde acil servise başvurması gerektiğini ifade etti. Madde kullanımı, sağlıksız beslenme, sigara ve alkol kullanımının erken yaşlarda başlaması sebebiyle kalp krizlerinin de oldukça arttığını dillendiren Kayapınar, erkeklerin 35, kadınların da 45 yaşından sonra sağlıklı olsalar bile Kardiyoloji doktoruna kontrollerini yaptırmalarını tavsiye etti. "Bilim hayatın içinde olduğu ve toplumla buluştuğu ölçüde değer kazanır" Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Bilim Kafe etkinlikleriyle bilimi sadece akademik alanla değil, toplumun her kesimiyle buluşturmayı amaçladıklarını ifade ederek bilimin hayatın içinde olduğu ve toplumla buluştuğu ölçüde değer kazandığını vurguladı. Toplumu yakından ilgilendiren bir konuda Düzce Üniversitesi akademisyenlerinin halkla bir araya geldiklerini belirten Öğretim Görevlisi Duygu Özdemir Cömert, "Düzce Üniversitesi 28 Haziran 2025 tarihinden itibaren sahalarda artık daha sık görülüyor. Çünkü Bilim İletişim Ofisimiz kuruldu. YÖK öncülüğünde kurulan bu ofis artık üniversitede üretilen akademik bilgiyi halkla buluşturmayı amaç edindi. Yani biz bugün burada akademik bilgiyi halkımızla paylaşmayı öncelik edindik. 1 Yıl içinde 43. etkinliğimizi Düzce Merkezde bulunan Büyük Cami önünde yapıyoruz. Prof. Dr. Osman Kayapınar hocamız kalp sağlığı ve kalp sağlığında bilinmeyenler konusunda halkımızı aydınlatıyor. Sadece sağlık ya da kalp sağlığı da değil birçok konuda halkımızı bilinçlendirdik. Daha önceki etkinliklerimizde ata tohumunu, sağlıklı yaşamın sırlarını, bitkileri, çocukları, aileyi konuştuk. Bir yıl içinde 43. Etkinliğimizi da burada yapıyoruz. Çok yoğun bir kalabalık var burada. Bu da bizleri çok mutlu etti. Çünkü amacımız halka ulaşmaktı ve amacımız gerçekleştirdiğimizi gördük. YÖK öncülüğünde Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in destekleriyle bu etkinliklere imza atıyoruz. Etkinliklerimizde devam edecek " dedi. Vatandaşlar memnun ayrıldı Etkinliğe katılan vatandaşlardan Halil Aykutlu, "Bu etkinlik için Düzce Üniversitesinin ilgili koordinatörlüklerine ve Tıp Fakültesi camiasına teşekkür ederiz. Gördüğüm ve izlediğim kadarıyla halkımızı bilinçlendirmek adına çok anlamlı bir çalışma oldu. Hocamızdan aldığımız ve öğrendiğimiz bilgiler ışığında bende hayatımı yeniden düzene sokmam gerektiğini fak ettim. Bir başka Düzceli Salim Yılmaz ise; "Bu program çok güzel oldu. Çok büyük katkı sağladı. Bende 11 defa anjiyo oldum. Osman hocanın burada program yapacağını duydum. Koşa koşa geldim. Düzce için çok faydalı etkinlikler. Türkiye’nin çoğu zaten kalp hastası. Çok güzel oldu, çok sevindim" diye konuştu. Halkın sorularıyla katıldığı etkinlikte Prof. Dr. Osman Kayapınar, vatandaşların sağlık sorunlarına cevap vermeye çalıştı.
Samsun Samsun’da kızların akran zorbalığında tutuklu sayısı 5 oldu Samsun’da 17 yaşındaki kız çocuğunun, akranları tarafından darbedildiği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından başlatılan soruşturmada tutuklu sayısı 5’e çıktı.Olay, 30 Nisan akşam saatlerinde bir ortaokulun bahçesinde ders dışında meydana geldi. İddiaya göre, aralarında daha önceden husumet bulunan öğrenciler, 17 yaşındaki D.A.’yı okul bahçesinde darbetti ve o anları cep telefonu kamerasına kaydetti.Görüntülerde, D.A.’nın saçlarından sürüklendiği, tekme ve yumruklarla darbedildiği, başının defalarca yere vurulduğu anlar yer aldı. Olay sırasında çevrede bulunan bazı öğrencilerin şiddeti engellemek yerine yönlendirdiği ve yaşananların cep telefonu kamerasıyla kaydedildiği görüldü.Darbedilen öğrenci D.A., önce İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek şikayetçi oldu, 5 Mayıs’ta da darp görüntülerini polise teslim etti. Görüntülerin incelenmesinin ardından Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma genişletildi.Soruşturma kapsamında olaya karışan kızlardan önce N.S. (19) tutuklandı. Mahkemeye sevk edilen S.G. (17), B.G. (14), H.K. (15) ve S.T.(14) de akşam saatlerinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.Aileye destekÖte yandan, darbedilen kız çocuğu ve ailesine, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerince sosyo-ekonomik ve psikososyal destek sağlandığı öğrenildi.
Nevşehir Tarih ve lezzet Kapadokya’da buluşacak Kapadokya Üniversitesi ev sahipliğinde 5. Kapadokya Gastronomi Festivali, 15-16 Mayıs tarihlerinde Kapadokya’nın önemli destinasyonları arasında yer alan Mustafapaşa’da gerçekleştirilecek. Nevşehir Valiliği himayesinde ’Yerel Miras, Yıldızlı Sofralar’ temasıyla düzenlenecek festivalde Kapadokya’nın köklü mutfak kültürü, yerel üretim birikimi ve Mustafapaşa’nın tarihi dokusu ziyaretçilerle buluşacak. 2021 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından ’Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ seçilen Mustafapaşa, tarihi taş konakları, meydanları, sokakları ve bağcılık kültürüyle festival süresince gastronominin merkezi olacak. Türkiye’de bir üniversiteye ev sahipliği yapan tek belde olma özelliğini taşıyan Mustafapaşa’da etkinlikler iki gün boyunca farklı noktalarda gerçekleştirilecek. Kapadokya Üniversitesi tarafından 2022 yılından bu yana sürdürülen gastronomi çalışmaları kapsamında düzenlenen festival, ilk olarak ’Bir Başka Kapadokya’ temasıyla başlamış, sonraki yıllarda Emine Erdoğan himayesinde gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası etkinlikleriyle büyüyerek geniş kitlelere ulaşmıştı. Festival kapsamında Kapadokya Yerel Üretici Pazarı, Kapadokya’nın Yıldızları Stantları, Gastronomi Sahnesi, Mustafapaşa Lezzet Rotası, tematik toplantılar ve yemek yarışmaları düzenlenecek. Yerel üreticiler ile kadın kooperatiflerinin ürünleri ziyaretçilerle buluşurken, Michelin Rehberi’nde yer alan Kapadokyalı şeflerin hazırladığı lezzetler de festival alanında sunulacak. Mustafapaşa Meydanı’nda kurulacak Gastronomi Sahnesi’nde ünlü şefler, gastronomi uzmanları ve sanatçılar ağırlanacak. Festival boyunca söyleşiler, konserler, canlı müzik performansları ile sürdürülebilirlik, tarih ve bağcılık temalı seminerler gerçekleştirilecek. Mustafapaşa Lezzet Rotası üzerindeki duraklarda ziyaretçilere bölgenin geleneksel tatları ikram edilirken, yemek yarışmaları da mutfak tutkunlarını bir araya getirecek. Festivalde sunulacak menülerde düşük karbon ayak izi hedefi esas alınacak ve çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik uygulamalar hayata geçirilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kapadokya Alan Başkanlığı, Ahiler Kalkınma Ajansı, Ürgüp Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye Aşçılar Federasyonu ve Kapadokya Aşçılar Derneği destekleriyle gerçekleştirilecek festivale, Kapadokya’nın lezzetini ve kültürünü yerinde deneyimlemek isteyen herkes davet edildi.