GÜNDEM - 04 Ocak 2025 Cumartesi 18:02

’Yerel Reform Buluşmaları’nda mali ve idari özerklik vurgusu

A
A
A
’Yerel Reform Buluşmaları’nda mali ve idari özerklik vurgusu

“Yerel Reform Buluşmaları”nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, katılımcı demokrasinin ve yerelin önemine değinerek belediyelerin idari ve mali açıdan daha özgür olması gerektiğine dikkat çekti. Kentlilere en iyi hizmeti sunmak için başta halk sağlığı alanında olmak üzere diğer pek çok konuda belediyelere daha fazla idari sorumluluk verilmesini isteyen Tugay, hedeflerinin başarılı yerel yönetim uygulamalarını hayata geçirmek olduğunu söyledi. Yerel Reform Girişimi Derneği Kurucu Başkanı Murat Karayalçın da yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinden yana olduklarını, bunun karşısında olan vesayet kurumunun tartışılması gerektiğini aktardı.


Yerel Reform Girişimi Derneği (YRGD) tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi’nin katkıları ile “Başka Bir Kent Yaşamı Mümkün” sloganıyla düzenlenen Yerel Reform Buluşmaları’nın ikincisi, Ahmed Adnan Saygın Sanat Merkezi’nde (AASSM) yapıldı. “Merkezi İdare ve Yerel Yönetimler Yetki Paylaşımında İdari ve Mali Özerklik” temalı buluşmaya; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Yerel Reform Girişimi Derneği Kurucu Başkanı Murat Karayalçın, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Aziz Kocaoğlu ile ilçe belediye başkanları, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.



“Kayyumlarla antidemokratik dönemin zirvesini yaşıyoruz”


Programın açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, her geçen yılın belediyeleri idari ve mali özerklik konusunda ileriye değil geriye götürdüğünü belirterek, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş ile birlikte gittikçe artan bir vesayetin belediyeler üzerinde hakimiyet kurduğuna dikkat çekti. Tugay, “Bu sistemde çeşitli kanun ve düzenlemeler gücü merkezi hükümetin daha fazla yetkisine vermeye başladı. Neredeyse bütün bakanlıklar, bu bakanlıklara bağlı kurumlar, kurullar, yerel yönetimlerin yetki alanlarına daha fazla müdahale etmeye başladı. Şu anda da bu çabalar sürüyor. Bu dönemde gittikçe daha kolay uygulanır hale gelen kayyum atamaları ile antidemokratik dönemin zirvesini yaşıyoruz. 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin birinci parti olması, Türkiye’nin önemli büyükşehir, ilçe belediyelerini kazanmasının ardından CHP’nin özellikle halka doğrudan temas eden sosyal belediyecilik uygulamaları engellenmeye çalışılıyor, farklı baskı ve kısıtlama tekniklerini de yaşıyoruz” şeklinde konuştu.



“Hedefimiz başarılı yerel yönetim uygulamalarını hayata geçirmek”


Kentlerin gelişiminde katılımcı demokrasinin önemine değinen Başkan Tugay, “CHP’li belediyeler olarak katılımcı yerel demokrasi uygulamalarını geliştirmek için pek çok yol ve yöntemi deniyoruz. Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ile iletişim içerisinde birlikte şehri yönetmek için çaba gösteriyoruz. Bir taraftan da toplumun yaşadığı ağır sosyo ekonomik duruma karşı toplumu koruyucu politikalar uygulamaya çalışıyoruz. İzmir 157 yıllık bir belediyecilik tarihine sahip. Bu topraklar ise yaklaşık 200 yıllık bir yerel yönetim deneyimine sahip. Bu süre içerisinde İzmir her zaman demokraside iddialı bir şehir oldu. Sosyo kültürel seviyesini her zaman yükseklerde tutmayı başarmış bir şehir oldu. Ama daha iyisini sağlayabileceğimizi biliyoruz. En önemli hedefimiz demokrasi bilincini artırmak, demokrasinin konfor konusu olmadığını, tam tersine zorunluluk olduğunu insanlarımıza doğru yollardan anlatmak ve onların katılımı ile başarılı yerel yönetim uygulamalarını gerçekleştirmek. CHP’li belediyeler olarak bizler sürekli bunun arayışı içerisindeyiz” dedi.



“Belediyelere daha fazla sorumluluk verilmeli”


Yerel yönetimler olarak idari ve mali açıdan daha özgür olmak istediklerini vurgulayan Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı: “Mali açıdan belediyelerin kendi kaynaklarını kendi oluşturacak alanlara ihtiyacı olduğunu kesin bir şekilde söyleyebilirim. İdari açıdan da belediyelere daha fazla sorumluluk yüklenmesi gerektiğine inanıyorum. Bir hekim olarak söylüyorum. Sağlık hizmetinde belediyelerin daha fazla rolü olmalı. Merkezi hükümetin yürüttüğü sağlık sistemi, ben ve benim gibi düşünen pek çok hekimin gözünde ağır hatalarla dolu. İnsanlarımız eşit, adil sağlık hizmeti alamıyor. Özelikle koruyucu hekimlik, halk sağlığı alanında çok büyük sorunlar yaşanıyor. Yerel yönetimlere bu konuda daha fazla sorumluluk verilmesi kesinlikle toplumumuzun daha sağlıklı olmasını sağlayacak. Benzeri talebi birçok konu için de söyleyebilirim.”



“Kamu yönetiminin bir bütün olarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor”


Yerel Reform Girişimi Derneği Kurucu Başkanı Murat Karayalçın da Yerel Reform Girişimi Derneği’ni 6 ay önce kurduklarını, amaçlarının yerel yönetimlerin bir reforma tabi tutulması, yeniden düzenlenmesi gibi konulara katkı sunmak olduğunu söyledi. Anayasanın 123. maddesinin Türkiye’de kamu yönetiminin merkezi yönetim ve yerel yönetimlerle bir bütün olduğunu söylediğini aktaran Karayalçın, “O bütünün birlikte reforma tutulması gerekiyor. Türkiye’de kamu yönetiminin bir bütün olarak gözden geçirilmesi ve yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Yerel Reform Girişimi Derneği olarak, Türkiye’de merkezi yönetimin yeniden düzenlenmesi konusunu sürekli Türkiye’nin gündeminde tutmak istiyoruz. İnsanlarımızın daha güzel bir gelecek yaşaması için bir gereklilik olduğunu görüyoruz” diye konuştu.



Yerel yönetimlerde idari ve mali özerklik talebi


Özerkliğin Türkiye’de yerel yönetimlerin temeli olduğunu da ifade eden Murat Karayalçın, “Özerk bir yönetim yoksa belediyelerin ve öteki yerel yönetim birimlerinin, merkezi idarenin bir şubesinden herhangi bir farkı olmayacak. Belediye ancak özerk ise belediyedir. Özerkliğe sahipse başı dik hemşehrilerine hizmet verecektir Aksi takdirde memurlaştırılmış bir yapının söz konusu olacağını düşünüyorum. Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinden yanayız. Tartışılmasını istediğimiz konu bu değil. Tartışılmasını istediğimiz konu bunun karşısında olan karanlık vesayet kurumudur. Vesayet kurumunun tartışılmasını istiyoruz” dedi.



“Yerel yönetimler güçlü olmalı”


Üniter devletin güçlü olması için yerel yönetimlerin güçlü olması gerektiğine dikkat çeken Karayalçın şunları söyledi: “Anayasanın 123. Maddesi’ne göre merkezi yönetim ile yerel yönetim bir bütündür. Merkezi yönetim de belediye başkanlarımız da kamu yararı gözeterek çalışıyor. Her ikisi de kamu hizmeti üretiyor. Bir bütünün iki parçası ama Anayasanın 127. Maddesi bu ikisinin kamu yönetimin bütünlüğünü oluşturmasına rağmen, merkezi yönetimin, yerel yönetimler üzerinde bir vesayet yetkisine sahip olduğunu, kamu hizmetinin bütünlüğünü sağlamak gerekçesiyle açıklıyor. Böyle bir şey olur mu? Genel olarak vesayet yetkisi siyasi iktidarlar tarafından bir tehdit aracı olarak kullanıldı. Sigorta primlerini ödemeyenlerin yalnızca yüzde 5’i CHP’li belediyeler ve infaz ediliyor. Geri kalanlara dokunulmuyor.”



“Türkiye yerel yönetimlere artık farklı biçimde bakmaya başlamalı”


Pandemi, deprem ve artan yoksulluk karşısına CHP’li belediyelerin parti ayrımı yapmadan başarılı bir sınav verdiğini söyleyen Karayalçın, konuşmasını şöyle tamamladı: “Kendilerini kutlamak gerekiyor. Yoksulluğun derinleştiği bu dönemde belediye başkanlarımız bana göre yine çok başarılı bir sınav veriyor. Türkiye’de yerel yönetimler adına önemli bir durum. Halkımız yerel yönetimlere artık farklı biçimde bakmaya başlamalı. Yerel Reform Girişimi Derneği olarak biz bu farklı bakışa katkıda bulunmak istiyoruz.”


Program, YRGD Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Nazlı Kayı’nın kolaylaştırıcılığında Prof. Dr Levent Köker, Bülent Baratalı ve Dr. Aydın Arı’nın katıldığı oturumla sona erdi.



’Yerel Reform Buluşmaları’nda mali ve idari özerklik vurgusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Polise çarpıp kaçan şahıs, olay yerine gelince yakayı ele verdi: 1’i polis 2 yaralı Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bir şahıs, araç inceleyen polis memuruna ve bir vatandaşa çarpıp kaçtı. Olaydan yarım saat sonra merak edip olay yerine gelen şahıs, polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, yapılan kontrollerde şahsın 2.83 promil alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Germir Mahallesi Hulusi Akar Bulvarı’nda meydana gelen olayda, Serdar T., yönetimindeki 38 ST 608 plakalı otomobille başka bir araçta inceleme yapan polis memuru S.T.’ye ve Ö.B.’ye çarparak, kaçtı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak, Serdar T.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Sağlık ekipleri de yaptıkları ilk müdahalenin ardından polis memuru S.T. ve Ö.B.’yi ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırdı. Olaydan yaklaşık yarım saat sonra merak edip olay yerine gelen Serdar T., polis ekiplerinin dikkatiyle yakalandı. Serdar T. ekipler tarafından gözaltına alınırken, yapılan kontrollerde Serdar T.’nin 2.83 promil alkollü olduğu ve alkol nedeniyle daha önceden 3 kez ehliyetinin alındığı belirlendi. Serdar T.’ye ‘alkollü araç kullanmak’ ve ‘ehliyetsiz araç kullanmak’ suçundan toplamda 37 bin 356 TL idari para cezası yazıldı. Gözaltına alınan Serdar T. işlemler için karakola götürüldü.
Kilis Kilis’in yeni Valisi Ömer Kalaylı oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla hazırlanan ve 7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Valiler Kararnamesi ile Kilis Valisi değişti. Kararname kapsamında Kilis Valisi Tahir Şahin, Trabzon Valiliği’ne atanırken, Sarıyer Kaymakamı Ömer Kalaylı Kilis’in yeni Valisi oldu. Kilis Valiliği’ne atanan Ömer Kalaylı kimdir? 1979 yılında Kahramanmaraş’ta doğan Ömer Kalaylı, ilk ve orta öğrenimini Kahramanmaraş’ta tamamladı. 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Kalaylı, 2003 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından açılan kaymakam adaylığı sınavını kazanarak Gaziantep Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. Adaylık sürecinde Yavuzeli ve Araban Kaymakam Vekilliği görevlerinde bulunan Kalaylı, Ankara TÖMER’de Fransızca dil eğitimi aldı. 25 Eylül 2004 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından bir yıl süreyle Fransa’ya gönderilen Kalaylı, Franche-Comté Üniversitesine bağlı CLA Dil Okulunda Fransızca eğitim gördü. Bu süreçte Paris’te ENA cole Nationale d’Administration bünyesinde düzenlenen ve "Fransa’da Valilik Kurumu, Adem-i Merkeziyet, Yönetimin Modernleşmesi ve Devlet Reformu" konularını kapsayan eğitim programına katıldı. Dönem Kaymakamlık Kursunu üstün başarıyla tamamlayan Ömer Kalaylı, kura ile Gaziantep’in Karkamış ilçesine atanarak yaklaşık 1 buçuk yıl görev yaptı. Daha sonra sırasıyla Diyarbakır’ın Lice ilçesi Kaymakamlığı (2007-2009), Sivas’ın Gürün ilçesi Kaymakamlığı 2009-2013, Sivas Vali Yardımcılığı 2013-2016, Sakarya Akyazı Kaymakamlığı (2016-2018), Uşak Vali Yardımcılığı ve Uşak İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği ile Gaziantep Şehitkamil Kaymakamlığı 2019-2022 görevlerinde bulundu. Kalaylı, 21 Aralık 2014 tarihinde İçişleri Bakanlığı’nca Çin Halk Cumhuriyeti’nde düzenlenen ve Çin’in yönetim sistemi konulu kısa dönem yurt dışı eğitim programına katıldı. İkinci üniversite eğitimini Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Adalet Bölümünde 2016 yılında tamamlayan Kalaylı, aynı üniversitenin Sosyoloji Bölümünden ise 2022 yılında mezun oldu. Evli ve iki çocuk babası olan Ömer Kalaylı, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.