SPOR - 15 Ekim 2025 Çarşamba 01:29

Vincenzo Montella: "İlk yarıda maçı bitirmek beni mutlu etti"

A
A
A

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Gürcistan maçında futbolcuların hırslarını sahaya yansıttıkları için çok mutlu olduğunu söyledi. Türkiye’de kendisini yabancı hissetmediğinin altını çizen Montella, "Maçı ilk yarıda bitirmek beni mutlu etti. Play-off için matematiksel olarak 1 puanımız kaldı" dedi.

2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu 4. maçında A Milli Futbol Takımı, Gürcistan’ı 4-1 mağlup etti. Millilerde Teknik Direktör Vincenzo Montella karşılaşmanın ardından basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Galibiyeti hak ettiklerini belirten Montella, "2 maçta da iyi performans sergiledikleri, fazladan gol atarak hırslarını sahaya yansıttıkları için futbolcularıma teşekkür etmek istiyorum. Böyle bir galibiyet ayrıca mutlu etti. Maçın başından sonuna kadar müthiş mücadele ettiler. Özellikle ilk yarı biliyorsunuz. Zorlu rakibe karşı en iyi şekilde hazırlandık ve istediğimiz sonucu aldık. Futbolcularımız ilk dakikadan itibaren hırslarını sahaya yansıttı. Bir dahaki maça da en iyi şekilde hazırlanacağız. Matematiksel olarak 1 puanımız kaldı gibi görünüyor. En iyisini yaparak adım adım ilerlemek istiyoruz" dedi.

"Yetenekli ayaklar ve kafa topuna çıkabilen futbolcular"

Duran toplardan gelen gollerle ilgili olarak Vincenzo Montella, "Duran toplara her zaman çalışıyoruz. Hatta bu görevi en iyi şekilde yoğun çalışarak Hakan Balta hocamız yapıyor ve diğer teknik arkadaşlar inanılmaz güzel çalışma yapıyorlar. Futbolcularımız da özverili çalışıyor. O yüzden sonuçlara gittiğimiz için çok mutluyum. Yetenekli ayaklara ve en iyi şekilde kafaya çıkabilen futbolculara sahip olduğunuzda bu tarz tablolar ortaya çıkabiliyor. O yüzden ayrıca memnunuz. Bazen maçları duran toplarla çözebiliyorsunuz. O yüzden çalışmalarımızda duran toplar var" diye konuştu.

"Bizim bir hayalimiz var; Dünya Kupası’na gitmek"

Göreve geldikten sonra aldığı eleştiriler ve Dünya Kupası hedefine değinen Montella, "Eleştirilerin işimizin parçası olduğunu biliyorum. Bunlardan etkilenmemek en önemli konu. Ben etkilenmiyorum. Takımımız için en iyisi neyse onu yapmaya çalışıyorum. Forvetsiz oynadığımız için eleştiriler oldu ama bu maç ve geçen maçla ne kadar ultra ofansif bir takım olduğumuzu herkes gördü. Hatta fazlasıyla ofansif oyun sergiliyoruz. Gol de yiyebiliyoruz ama ofansif oynadığımız için çok gol atıyoruz. Bu akşam zorlu rakibe karşı ilk yarıda maçı bitirebilmek beni çok mutlu etti. Çalışkanlıkları beni çok memnun ediyor. Bizim bir hayalimiz var; Dünya Kupası’na gitmek. Milletimize de yaşatmak istiyoruz. O yüzden ne gerekiyorsa yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

"Anı olarak Dünya Kupası’nı yaşamak istiyorum"

En fazla maç kazanan teknik adam olma istatistikleriyle ilgili soruyu yanıtlayan teknik direktör Vincenzo Montella, "Play-off’a varmak üzereyiz. 1 puan kaldı ama futbolda matematiği tamamladığınız sürece hiçbir ifade bulamıyoruz. Bir dahaki maçlarda en çok puanı toplamak istiyoruz. İstatistikler çok güzel ama anı olarak onları tutmayı sevmiyorum. Dünya Kupası’na gittiğimizi düşünün. O anıyı yaşamak çok isterim. Play-off’larda çok önemli maçlar olacak. En iyi şekilde adım adım devam etmeliyiz" dedi.

"İnanılmaz bir gruba sahibiz"

İspanya maçından sonra gösterilen reaksiyonda motivasyonu nasıl sağladığını da açıklayan İtalyan teknik adam, "Gerçekten inanılmaz bir gruba sahibiz. Her seferinde söylüyoruz; aile ortamı var. Bu birliktelikten böyle reaksiyonlar çıkabiliyor. Çok güçlü gruba sahip olduğumuz için. O mağlubiyetten sonra toparlamamız gerektiğini biliyorduk. Futbolcularımız inanılmaz çalıştılar. Bu beni fazlasıyla gururlandırıyor. Federasyondaki tüm birimler de beni gururlandırıyor" şeklinde konuştu.

"Merih 2 gol attığı için mutluyuz, keşke Kerem de atabilseydi"

Kocaeli Stadyumu’ndaki atmosferi, Kocaelili futbolcu Merih’in 2 gol atmasını ve tabelada kentin plakasının yazılmasını değerlendiren Montella, "İnanılmaz taraftar, inanılmaz atmosfer vardı. Sonuna kadar onları arkamızda hissettik. Böyle güzel gecelerde böyle bir taraftar topluluğuyla olmak çok mutlu ediyor. Taraftarın da galibiyeti ve yaptığımız işi benimsemesi bizi gururlandırıyor. Çok güzel tesadüfler oldu. Kazanmamız için her şey vardı. Merih 2 gol attığı için mutluyuz, keşke Kerem de atabilseydi. Böyle bir sevgi yağmuruna tutulduktan sonra insan tekrar gelmek ister. Bizi çok mutlu etti ve çok fazla güç kattı" dedi.

"Sahip olduğumuz futbolcu grubu için çok şanslıyız"

İspanya mağlubiyeti sonrasında iki maçta 10 gol bulmalarını yorumlayan ve dünya seviyesinde futbolcularla çalıştığı için kendini şanslı hissettiğini belirten Vincenzo Montella, "Hatalarımız üzerinde çalışacağımızı söyledik. Geliştirmemiz gereken konuları baz aldık. Özverili çalıştılar ve en iyisini 2 maçta gösterdiler. Sırrımız çok fazla çalışmak ve çalışırken yaptıklarımıza ne olursa olsun inanmak. Çok şanslı olduğumuzu da söyleyebiliriz böyle bir futbolcu gruba sahip olduğumuz için. Sadece futbolcu olarak değerlendirmeyeceğim adamlar. Bu ortamı kurduğumuzda çok sevindik her seferin. Çünkü inanılmaz birliktelik var. Bu birlikteliğe kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğiz. Bu futbolcular her şeyin en iyisini hak ediyor" şeklinde konuştu.

"Kendimi hiçbir şekilde yabancı hissetmiyorum"

Türk teknik adam gibi davrandığının belirtilmesinin ardından bu konuda da görüşlerini paylaşan Montella şunları söyledi:
"Bu ülkede olduğum için ve çok yakın hissettiğim için hiçbir şekilde burada yabancı hissetmiyorum. Napoli dışında ufak bir kasabada büyüdüm. Aynı mantalite ve kültürde büyüdüm. Kendimi yabancı hissetmiyorum. Çok çalışan ve görevleri uygulayan gruba sahibiz. Çok memnun kalıyoruz. Futbolcularımız çok özverili çalışıyor. Bu akşam bir mutluluk daha yaşadım; ilk golü antrenmanda çalıştık ve o golde inançlarını futbolcularımız sergiledi. İçerden başarıları görünce gerçekten memnun kalıyorum ve buralı hissediyorum."

Gönül Efe – Enes Gümüş – Hamza Emin Usta

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Canik’te Geleneksel Mangala Turnuvası başlıyor Samsun’un Canik ilçesinde geleneksel hale gelen Mangala Turnuvası, bu yıl da çocukları, gençleri ve aileleri aynı masa etrafında buluşturarak hem rekabeti hem de kültürel mirası yaşatmaya hazırlanıyor. Canik Belediyesi tarafından düzenlenen ve ilçede artık bir gelenek haline gelen Canik Mangala Turnuvası, 10 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da başlayacak birinci tur karşılaşmalarıyla start alacak. Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda, katılımcılar strateji ve zekâ gerektiren bu kadim oyunda kıyasıya mücadele edecek. Turnuvaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, mangalanın sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras taşıdığını vurgulayarak, "Canik Mangala Turnuvası’yla sevince ortak oluyor, aile içi iletişimin güçlendirilmesine katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. 4 bin yıllık geçmişiyle dikkat çeken ve UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak tescillenen mangalanın, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde bilişsel gelişime katkı sunduğuna dikkat çekilirken, turnuva kapsamında çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin de düzenleneceği belirtildi. Canik’te her yıl yoğun ilgi gören turnuva, bu yıl da ailelerin katılımıyla hem rekabet hem de dayanışma atmosferi oluşturacak şekilde gerçekleştirilecek.
İstanbul Bakır yerine kaldırım taşı dolandırıcılığı davası devam ediyor Çin’e gönderilmesi gereken bakır külçeler yerine kaldırım taşı gönderilerek, 36 milyon dolarlık vurgun yapıldığı iddiasıyla açılan dolandırıcılık davası devam ediyor. Davada müşteki avukatı olarak görev yapan ve davaya ilişkin açıklamalarda bulunan şikayetçi firma avukatı Kazım Yiğit Akalın, "Tek bir mağdura karşı Cumhuriyet tarihinde işlenen en büyük dolandırıcılık suçu. Tam 36,5 milyon dolar. Başka büyük suçlar var ama onlarda birçok mağdur var. Bu konuda tek bir mağdur var. Bu suçu işleyen kişi hakkında adli kontrol yurt dışı yasakları bile kalktı" dedi. Çin’e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen ve Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edilirken, mahkeme, yabancı şirketlerin Çin ile bağlantı noktasının açıklanmadığı, evrakta şirketin Çince adı, kayıtlı adresi, irtibat kişisi ve iletişim bilgileri gibi detaylı bilgilere yer verilmediği, belgelerin ve olay özetinin ayrıntılı olarak açıklanmadığı gerekçesiyle resmi makamlardan gelecek yazının beklenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşmasının 22 Ekim’de görüleceği davaya ilişkin ise dolandırılan firmanın avukatı Kazım Yiğit Akalın açıklamalarda bulundu. "Çin’e 7 gemi ile bakır gidecekti, açıldığı zaman kaldırım taşı olduğu tespit edildi" Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan avukat Kazım Yiğit Akalın, "Birleşen bir dava vardı. 10 sanık dinlendi. Bakır yerine kaldırım taşı çıktığını gören tanıklar dinleniyor. Önümüzdeki celsede tanıkların dinlenmesine devam edilecek. Kaldırım taşlarını ilgili fabrikaya taşıyan şoförler dinlenecek. Aslında dosya sonuçlandı ama mahkeme bu konuda ısrarcı oldu. Çin’e 7 gemi ile bakır gidecekti. Çin’de konteynerler açıldığı zaman kaldırım taşı olduğu tespit edildi. Buna ilişkin olarak, müvekkil olan firma da konuya dair girişimlerde bulundu. Çin’de noterlik kurumu gibi bir kurum var. Bu kurum gemi ile gelenlerin kaldırım taşı olduğunun tespitini gerçekleştirdi. Mahkeme de Çin adli makamlarına yazı yazarak, orada yapılan tespitlerin tercümesini istedi. Noterlik kurumunun gerekli yetkilendirmesinin olup olmadığına dair, gerçekten bir noter mi değil mi buna ilişkin bir resmi belge istendi. Aslında biz bunların hepsini tercümeli bir şekilde sunmuştuk" dedi. "Her şey fotoğraflandı, tutanak altına alındı ve açıkça kaldırım taşı yazıldı" Konteynerler daha gitmeden iki farklı konteynerde aynı ikiz mührün vurulduğunun tespit edildiğini belirten Akalın, "Gümrük bunda bir yanlışlık olduğunu görünce durdurdu. İkiz mühürlü iki konteyner de orada bulunan görevliler tarafından açıldı. Açıldığı zaman zaten kaldırım taşları ortaya çıktı. Bunların hepsi fotoğraflandı, tutanak altına alındı ve açıkça kaldırım taşı yazıldı. Daha sonra firma o konteynerleri dışarı çıkardı. Daha sonra bunun da tespiti yapıldı. Buna dair de tanıklar dinlendi. Konteynerler yakın bir park alanına çekildi. O ikiz mühürler sökülerek, yerine iki farklı mühür takılarak, birkaç sonra gümrük sahasına tekrar sokuldu. Bu şekilde tekrar Çin’e gönderildi. Aslında Türkiye’de hepsi tespit edildi. Kaldırım taşlarını üreten firmanın sahibi, kaldırım taşı olarak satıldığını ve bu firmaya naklettiğini anlattı. Tanıklık yaparak, şu kadar milyonluk ürün sattım dedi. Bu ürünü sattıkları firmanın kaldırım taşlarını kullanmasının mümkünatı yok. Ortada bu kadar delil varken hala Çin’de ısrar ediliyor. Kabul etmek mümkün değil ama maalesef şu anda mahkemenin böyle bir tutumu var. Tek bir mağdura karşı Cumhuriyet tarihinde işlenen en büyük dolandırıcılık suçu. Tam 36,5 milyon dolar. Başka büyük suçlar var ama onlarda birçok mağdur var. Bu konuda tek bir mağdur var. Bu suçu işleyen kişi hakkında adli kontrol yurt dışı yasakları bile kalktı" ifadelerini kullandı. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre’de bulunan şirket ile Tekirdağ’da bulunan şirket arasında saf bakır alımına ilişkin sözleşme yapıldığı belirtildi. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ’dan Çin’in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatıldı. İddianamede, sevkiyatın ulaştığı sırada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşları gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Savcılık, örgüt yöneticisi oldukları öne sürülen sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit’in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Diğer sanıklar Saime Çokyiğit, Dursun Çokyiğit, Muammer Karaman, Orhan Mollaoğlu, Ferhat Ulusoy, Başak Yeşilbaş, Sinan Çokyiğit, Ufuk Çatalbaş, Tayfun Gıcır, Ramazan Öner ve Vedat Ulusoy’un ise "örgüte üye olma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapisleri istendi. Sanıklar Sedat Uzun, Çağrı Koçoğlu ve Bora İbiş hakkında ise "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından aynı oranda hapis cezası talep edildi.
İstanbul Küçükçekmece’de silahlı saldırıda ölen Muhammet Mutluay davasında olay yerinde keşif yapıldı İstanbul Küçükçekmece’de halı sahaya giderken maskeli şahısların açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Muhammet Mutluay davasında bugün olay yerinde keşif yapıldı. Mutluay ailesi ve avukatları, sanıkların "olası kast" ile değil "kasten öldürme" suçundan yargılanmasını talep etti. İstanbul Küçükçekmece’de 30 Ekim 2024’te yaşanan olayda çalıntı araçtaki maskeli şahıslar çevreye rastgele ateş açmış, o sırada arkadaşlarıyla halı sahaya gitmek için başka bir otomobille yoldan geçen Muhammet Mutluay başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirmişti. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların eylemi "olası kast" ile gerçekleştirdiği belirtilmişti. 19 yaşındaki Muhammet Mutluay’ın ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıyla ilgili davada kritik bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, ailenin talebi üzerine olay yerinde bilirkişi eşliğinde keşif gerçekleştirdi. "Doğrudan aracı hedef aldılar" Keşif sonrası açıklamalarda bulunan Mutluay ailesinin avukatı Şeyda Karayazgan, iddianamedeki suç vasfına itiraz ettiklerini belirtti. Karayazgan, "Dosyayı incelediğimizde şüphelilerin doğrudan aracı hedef alarak ateş ettiklerini net bir şekilde görüyoruz. İddianame her ne kadar olası kast üzerinden düzenlenmiş olsa da bu incelemelerden sonra suçun ’doğrudan kast’a döneceğine inanıyoruz. Evladımızı göz göre göre öldürdüler" dedi. "Tasarlayarak ve kastla hareket ettiler" Ailenin diğer avukatı Ertuğrul Aydoğan ise sanıkların olay yerine hazırlıklı ve maskeli geldiklerine dikkat çekerek, "Sanıklar buraya belli bir hazırlık yaparak geldiler. Dolayısıyla eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiler. Öldürme kasıtlarının olduğu ve tüm eylemlerini doğrudan bu amaçla yaptıkları sabittir" ifadelerini kullandı. "Bu kasten işlenen bir cinayettir" Oğlunu kaybeden baba Tanju Mutluay, adaletin yerini bulmasını beklediklerini vurguladı. Keşif sonucunda suçun kasten işlendiğinin tescilleneceğini umduğunu belirten acılı baba, "Bu zaten kasten işlenen bir cinayettir. Temennimiz sanıkların en ağır cezayı almalarıdır. Sadece failler değil; uyuşturucu temini sağlayanlar ve suç aleti satanlara yönelik cezalar ağırlaştırılmadıkça maalesef her akşam yeni bir ölüm haberi dinlemeye devam edeceğiz" dedi.